Psikolojik Danışma, Gaziantep Psikolojik Danışmanlık, Danışmanlık Merkezi Gaziantep, Psikolojik Danışman Gaziantep, Okan Bal Psikolojik Danışman
Hiperaktif, çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik ve dikkat eksikliği belirtileri olan bir bozukluk durumudur. Hiperaktiflik genellikle 3-4 yaş çocukluk döneminde başlasa da bebeklik döneminde de görülebilir. Hiperaktif bebeklerde fazla uyuma, huysuzluk, huzursuzluk, sürekli ağlama gibi belirtiler görülmektedir. Ayrıca erkeklerde görülme olasılığı kızlara oranla 3-4 kat daha fazladır. Hiperaktivite değişik nedenlerle olabilir. Bunlar arasında; beyinde bazı yapısal işlevsel bozukluklar, kalıtım etkisi, çevre etki görülmektedir. Hiperaktiflik gebelik döneminde tespit edilememektedir. Bu yüzden doğum öncesi herhangi bir önlem yada…
Read More
Kişilik bozuklukları, insanın davranışlarında uzun süreli bozukluklara sebep olan, çevresel veya kalıtsal faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilen hastalıklardır. Modern psikolojide tanımlanmış birçok farklı türü vardır. Toplumda görülme sıklığı %6-10 arasında değişir. Kişilik bozukluklarına maruz olanların kötü bir yanı, kendi kendilerine psikolojik bir yardım talep etmemeleridir. O, içinde bulunduğu kişilik bozukluğu ile günlük hayatı, gerçekleri çok farklı algılamakta ve sorunun kendi bakış açısında olduğunu fark etmemektedir. Burada kişilik bozukluğu hastasının yakınlarına çok iş düşmektedir. Tabi ki doktoruna da. Kişilik bozukluğu tedavi…
Read More
Panik atak genel olarak bazı psikiyatrik bozukluklarla birlikte görülen, bunun yanı sıra yine bazı fiziksel rahatsızlıklarla birlikte de görülebilen bir tür endişe nöbetidir. Günümüzde yoğun olarak yaşanabilen panik atak aslında genel anlamda günlük yaşamdaki kaygılardan kaynaklanmaktadır. Yaşanılan kaygılar ve korkular beyinde alt bilince yerleşerek nöbetler halinde ortaya çıkan bir hal almaktadır. Bu şekilde kişi benzer durumlarda panik atak şeklinde tepkiler vermektedir. Panik atak birçok kişi tarafından önemsiz veya normal bir rahatsızlık gibi görülmektedir. Ancak aşırı düzeye geldiğinde kişinin psikolojik anlamda yıpranarak…
Read More
Ölüm korkusu, insanlara has bir özelliktir. İnsanlar kendini anlamaya başladığında, bunu yaşamaya başlarlar. Fakat ölümün bilinmeyen şekilde, bilinmeyen bir tarihte ve kesinlikle gerçekleşecek olması belirsizlik içerir. Bu korkuyla özdeşleşen kişiler, zaman içinde psikolojik sorunların içine düşebilirler. Korkularının derecesine göre evden çıkmaz, toplu taşıma araçlarına binmez ve insanlardan kaçmaya başlarlar. Yaşamlarında çok sayıda şeyle karşılaşmayı istemezler. Kişinin bu korkuyu günlük yaşamını etkileyecek düzeyde yaşaması halinde, mutlaka bir uzamandan destek alması gerekir. Bu aşamada ölüm korkusu aşılması gereken bir sorun haline gelmiştir.…
Read More
İlişki zamanla yıpranır. Ama herkes ister, ilk günkü gibi taze kalmayı… Evliliğin canlılığını korumak için hayata geçirilebilecek tüyolar: Her gün Her gece sohbet edin. En az 10-15 dakika gününüzü nasıl geçirdiğinizi birbirinize anlatın. Yanınızda kimse yokken ve birbirinizin yüzüne bakarken… Birbirinize dokunun. Sarılma, el ele tutuşma, sırtını sıvazlama, masaj yapma… Her ne olursa: cinsellikten bağımsız, tüm dokunma formları ilişkiyi güçlendirir. Gün içinde yapacağı ve farklı olan en az 1 şey öğrenmeden evden ayrılmayın. Önemli bir yemeği ya da toplantısı mı…
Read More
Hiç kuşkusuz tüm ilişkilerdeki erek mutlu olmaktır. Gerek evlilik gerekse flört olsun, ilişkide her iki tarafında beklentileri vardır. Beraberliklerin çerçevesi ve sınırları tarafların birbirinden beklentileri ile oluşturulur. Ne süre ki taraflardan birinin hayal kırıklıkları başlar, işte tam da o noktada ilişkide tehlike çanları çalmaya başlar nedeni ise bir ilişkide en istenmeyen his güvensizlik ve beraberinde getirdiği hayal kırıklıkları ve öfkedir. Her insan kişilik yapısına, geçmişte yaşadığı menfi deneyimlere ve mevcut olan ilişkisine yüklediği anlama dayalı şekilde ayrılma kararı alır. bazıları…
Read More