TYT Baraj Puanı, TYT Barajı Geçmek İçin Kaç Net Gerekli?

YKS’de barajı geçmek için kaç net yapmak gerekiyor? TYT barajını geçmek için kaç net yapılmalı?

TYT BARAJINI GEÇMEK İÇİN KAÇ NET YAPILMALI?

Her adayın, testlere verdiği doğru ve yanlış cevapların sayısı belirlenir, doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının dörtte biri çıkarılarak adayın ilgili testten almış olduğu ham puan (adayın net sayısı) bulunur.

• TYT puanının hesaplanabilmesi için adayların Temel Matematik Testi veya Türkçe Testinde en az 0,5 ham puan almış olmaları gerekiyor. AYT ve YDT’de ağırlıklı puanların hesaplanabilmesi için adayların ilgili testlerin en az birinden, en az 0,5 ham puan almış olmaları lazım.

• Meslek yüksekokullarında bir program tercih edebilmek için TYT puanının en az 150 ve üzeri olması gerekir.

• Merkezi yerleştirmede bir lisans programını tercih edebilmek için programın puan türünde en az 180 puan almış olmak gerekiyor.

• TYT puanı ile öğrenci alan yükseköğretim programlarını tercih edebilmek için TYT’de 150 ve üzeri puan almak gerekiyor. SAY, SÖZ, EA ve DİL puan türleri ile öğrenci alan lisans programlarını tercih edebilmek için ilgili puan türünde 180 ve üzeri puan almak lazım.

TYT’de 150 ve üzeri puan alan adaylar, ön lisans programlarını tercih edebilecek ayrıca özel yetenek sınavıyla öğrenci alan yükseköğretim programlarına başvurabilecekler.

Baraj, TYT’de 150, AYT’de 180

TYT’teki 150 barajı ile AYT ve YDT’deki 180 barajını aşmak çok zor değil. TYT’de her testten 5’er net yapan aday, 160 puan alabilecek. Yine TYT’den ortalama 15 ile 35 arası net yapıp AYT ve YDT’den 15-30 arası net yapanlar barajı aşabilecek. Ancak 2,5 milyonun üzerindeki aday arasından sıyrılıp, iyi bir bölüme girebilmek için adayların, bu netlerden çok daha fazlasına ihtiyacı var.

Diploma notu önemli

– Ortaöğretimde alınan 100 üzerinden diploma notu, 5 ile çarpılarak Ortaöğretim Başarı Puanı’na (OBP) dönüştürülecek. Böylece, 50 olan en düşük diploma notu için OBP 250 olacak, en yüksek 100 olan diploma notu için de OBP 500 olacak. Diploma notu bildirilmeyen adayların diploma notu ile 50’nin altında olan diploma notları, 50 olarak değerlendirmeye alınacak.

– Her aday için hesaplanmış olan OBP; 0,12 katsayısıyla çarpılarak sınav puanlarına eklenecek ve böylece adayların yerleştirme puanları hesaplanacak

Çocuğunuz Kekeliyorsa Neler Yapılmalı

Kekemelik; çocuğun konuşmasının gerek akıcılık gerekse zamanlama yönünden yaşına uygun olmayan biçimde bozulmasıdır. Konuşma sırasında ses ve hece yenileme, sesleri uzatma, sözcüklerin parçalanması, konuşma sırasında ara vermeler ve tek heceli sözcük tekrarları gibi aksaklıklar görülmektedir. Bazen kekelemeye göz kırpma, tikler, dudak ve yüz hareketleri, kafa hareketleri, nefes alma davranışları ya da yumruk sıkma gibi motor davranışlar da eşlik edebilir. Bunlar çocuğun kekelemeye başlamadan önce kekelemeden kurtulmak için yapmış olduğu davranışlardır.

Genellikle ergenlik döneminden önce başlar. Erkek çocuklarında 3 kat daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Kesin nedeni bilinmemekle beraber çocuğun konuşma akıcılığında bozulmaya neden olabilecek genetik, nörolojik ve psikolojik etkenler suçlanmaktadır.

Kekemelik şikayetiyle gelen çocukların büyük bir kısmında ailede konuşma bozukluğuna sahip kişiler olduğu öğrenilmektedir. Böyle bir genetik yatkınlığa sahip çocuklarda ani korkma ve korkutulma, travmalar, hayat düzeninde ki değişiklikler (kardeş doğumu, annenin çalışmaya başlaması, v.b.) gibi psikolojik etkenler çocuğun konuşma akıcılığında bozulmalara sebep olabilmektedir.

Konuşma sorunu; çocuğun kendine olan güvenini ve yetkinliğini olumsuz etkiler. Bana gülecekler, benimle alay edecekler endişesiyle konuşmaya çekinir. İletişim kurmaktan kaçındığı için arkadaşlık kurmakta zorluk çekebilir. Sosyal ve duygusal olarak içine dönen çocuğun; okul başarısı, ilerleyen dönemde birey olarak mesleki başarısı ve toplumsal iletişimi bozulabilir.

Kekemeliğin herhangi bir ilacı veya ameliyatı bulunmamaktadır. Uzmanlarca tanı konmuş bireylere dil ve konuşma terapistleri tarafından kekemelik terapisi uygulanıyor. Bazı durumlarda, özellikle ailede kekemelik geçmişi varsa ve çocuğun kekemeliği şiddetliyse terapilere hemen başlanması gerekebiliyor.

Çocuklukta konuşma ve dil gelişiminin en hızlı olduğu dönemde başlayan ve nörolojik bir duruma bağlı olmayan akıcılık sorunları Gelişimsel Kekemelik olarak adlandırılır. Genellikle 2-5 yaşlar arasında görülmekte, geçici olduğu ve tedavi gerektirmediği bilinmektedir. Kekeleme çocuğu sıkıntıya sokan bir durumda artar, çocuğun hoşlandığı durumlarda azalır, bazen çok iyi konuşurken bazen şikayetler çok artar, cansız şeylerle ve evcil hayvanlarla konuşma sırasında kekeleme görülmez.

Ailelere Öneriler;

Çocuğun kendini rahatça ifade etmesine olanak tanınmalı.

Çocuğun konuşma hızını azaltmak için onunla yavaş, sakin ve telaşsız bir şekilde sık sık duraklayarak konuşulmalı.

Çocuğa konuşması konusunda baskı yapılmamalı, kelime ya da cümleleri düzeltilmemeli ve tamamlanmamalı.

Konuşurken sabırla dinlenmeli, çocuğun dikkati konuşması üzerine çekilmemeli.

Ailenin tüm üyelerinin sırayla konuşması ve birbirlerinin sözünü kesmeden dinlemesi sağlanmalı.

Alay etme, utandırma, zorlama gibi tutumlardan kaçınılmalı.

Konuşma dışında diğer alanlardaki girişimlerine ve başarılarına açıklayıcı övgülerle geri dönüş yapılarak özgüveni desteklenmeli.

Ev içindeki aşırı titiz, düzenli, denetimci ve kuralcı tutum gevşetilmelidir.

Kekemeliğin ruhsal ve sosyal sorunlara yol açmadan çözülmesini sağlamak için uzman desteği alınmalı.

Boşanma durumunda çocuğumuza yaklaşım nasıl olmalı?

Boşanma öncesi dönemde ebeveynler yaşadıkları çatışmalar nedeniyle sıklıkla çocuklarına karşı ilgide azalma yaşarlar. Bu süreçte çocuk çevresinde olup biten çatışmaları yaşı ve gelişim seviyesine göre algılayabilir. Boşanma hiçbir zaman bir çocuğun istediği bir durum değildir. Aile birliğinin parçalanması istenmeyen bir durumdur. Ancak mutsuz ve çatışmalı bir evde büyümektense tek ebeveynin olduğu daha sakin ve huzurlu bir ev çocuk için daha uygundur.

Boşanma durumunda ve sonrasında anne babanın ebeveynlik işlevlerini ihmal etmemeleri çocukla tutarlı ve sevgi dolu etkileşimi sürdürmeleri çocuğun ve gencin boşanmadan en az etkilenmelerini sağlar.

Anne babaların boşanma konusunda çocuğa ve gence en doğru yaklaşımı aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Ayrı yaşamanın ne anlama geldiğini, (özellikle küçük çocuklarda) anne ve baba birlikte, suçlayıcı olmadan konuşarak çocuğun anlamasını sağlamak.
  • Çocuğun yaşına uygun bir biçimde boşanmanın onların suçu olmadığını, ama onları nasıl etkileyeceğini açık ve sade bir dille anlatmak.
  • Çocuğu her zaman sevileceğine, en iyi şekilde bakılacağına inandırmak ve bu doğrultuda davranmak.
  • Çocukları diğer ebeveynle mutlu ve sıcak bir ilişki için cesaretlendirmek.
  • Eski eşle ilişkiyi mümkün olduğunca sorunsuz sürdürmek, Çocuklarla ilgili konularda işbirliği yapmak, bu mümkün değilse de en azından aradaki sorunları çocuklara yansıtmamak.
  • Çocukların hayatlarındaki başka insanlardan ve uzmanlardan yardım ve rehberlik istemeleri için onları cesaretlendirmek.

PedagogSoru Sor

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.