İlişkilerdeki Kavganın Nedenleri

Sevmek ve sevilmek aşırı güzel bir his. Birbirini seven insanlar iyi anlaşsalar da bazen tartışmalar da kaçınılmaz oluyor. halbuki ki, iyi temas, hiç anlaşmazlığa düşülmeyen değil anlaşmazlıkların en müsait biçimde çözümlendiği ilişkidir. Peki, ilişkilerde azami görülen kavga nedenleri nelerdir? Bunları sizin için yedi başlıkta toparlamaya çalıştık.

KISKANÇLIK
ilişkilerde en çok görülen kavga nedenlerinden birisidir. çiftlerden birinin diğerini kıskanması sık sık anlaşmazlıklara hatta kavgalar sebep olabilmekte. Elbette seven insanların birbirini kıskanması doğaldır. lakin bu sevdiğiniz kişinin hayatını agu edecek boyutlara ulaşırsa kavga da kaçınılmaz olacaktır. Böyle pozisyonlarda karşınızdakinin sevdiğiniz şahıs olduğunu aklınıza getirmeniz daha makul davranmanızı sağlayacaktır.

KIRICI OLAN ELEŞTİRİLER
Birbirini seven kişiler elbette birbirlerini eleştirme hakkına da sahiptir. lakin eleştiri yapıcı olursa faydalı bir araçtır ters takdirde karşınızdaki kişinin size olan sevgisinin azalmasına sebep oluyorsunuz.

İLETİŞİMSİZLİK
Birbirini seven bireyler arasında iletişim aşırı önemli bir konu. ilişkide çiftler arasındaki iletişim kopmaya başladığı anda kavgalar da kaçınılmaz hale gelmektedir. Yapılması gereken, ilişkide uygulanan duygusal ve fiziksel iletişim kanallarını daima açık tutmaktır.

SORUMLULUKLAR
Kadın – erkek ilişkilerinde ve ya evliliklerde, her insanın üzerine düşen sorumluluklar bulunmaktadır. ilişkide çiftlerden birisi yahut her ikisi sorumluluklarını yerine getirmezlerse, bu kavga etmek için müsait bir gerekçe oluşturur. Yapılması gereken ilişkide, hepimizin üstüne düşen ve müşterek sorumlulukları kesin olarak belirlemek ve bunları tam şekilde yerine getirmektir.

BEKLENTiLER
İlişki başladığı ilk andan itibaren çiftler birbirini tanımaya ve tanıdıkça karşısındakinden bazı beklentiler oluşturmaya başlar. Beklentilerin karşılanmaması durumunda ise ilişkide kavgalar görülmekte. Bu konu hakkında yapılması gereken şey karşınızdakinden asla karşılayamayacağı ütopik beklentiler içine girmemenizdir.

ÜÇÜNCÜ KİŞİLER
İlişkilerde kavgaların sebeplerinden çoğu da üçüncü kişilerle olan ilişkilerdir. Birbirini seven insanlar için, mühim olan kendilerinin düşündükleri ve söyledikleridir. hısım, arkadaş vb. bu gibi üçüncü insanların temas içerisinde etkin olmaları çiftler arasında kavga çıkmasına sebep olacaktır.

CiNSELLiK
Birlikteliklerde çiftlerin birbirleriyle cinsel açıdan da ahenk arasında olmaları zorunludur. Cinsel yaşantıdaki sorunlar ilişkilerde kavga sebebi olabilmektedir. beraber çözülemiyorsa, profesyonel kişilerden yardım almak doğru bir tutum olacaktır.

Hem iş hem de sağlıklı bir evlilik için bazı tüyolar

İş yaşamı, özellikle geleneksel olarak ev kadınlığı ve annelik rollerini üstlenen kadınlar için bir varoluş alanıdır. Ama hem çalışmak hem de ev kadını olmak kolay değildir. Evliliğin ilk günlerinde alınabilecek birkaç önlem ile hem iş hem de sağlıklı bir evlilik hayatının gerçekleşecektir.

Kadın kendini keşfetmeye, yeteneklerini sınamaya, sosyal ilişkilerini geliştirmeye ve ekonomik özgürlüğünü kazanmaya bir işte çalışarak başlar. Bu durum kadınların sadece ev hanımı ve anne olmadıklarını göstermeleri açısından oldukça önemlidir.

Evlilik ise kadının iş yaşamındaki mevcut durumuna, pozisyonuna, eş olma, ev kadını olma ve annelik rollerinin sırasıyla dâhil olduğu bambaşka bir platformdur.

Özellikle evliliğin ilk yıllarında kadınlar, üstlendikleri tüm rolleri kusursuz bir biçimde oynamayı hedeflemekteler. Bu konuda bazen kendilerine oldukça acımasız davranarak, mükemmel bir eş, ev kadını ve iş kadını olmaya çalışabilirler. Bir süre sonra, kadın kendine zaman ayıramamakta, kendisiyle ilgili isteklerini hep erteler duruma gelmekte.

Çalışan kadın, çevresinin ona yüklediği sorululukları tam anlamıyla yerine getiremediğinde kendisini beceriksiz, başarısız, hiç kimseye yetişemeyen biri olarak görür. Tükenmiş, mutsuz ve yalnız hisseder. Bu duygularla evine ve eşine gereken ilgiyi gösteremez, iş yerinde verimi bile düşebilir ve kendini çaresiz hissedebilir.

Çalışırken bir evliliğin gerçekleşmesi durumunda, ilk günlerde alınabilecek birkaç önlem ile bu sorunların önüne geçilebilir.

* Evli bir kadın, mutlaka kendisine zaman ayırmalıdır. Belirli aralıklarla arkadaşlarıyla bir araya gelebilir, onlarla sohbet ortamı oluşturabilirler.

* Hem iş yerinde hem de evde en iyi olmak düşüncesinden vazgeçerek onun yerine yeterince iyi olmayı öğrenmelidirler.

* Evdeki tüm sorumlulukları üstlenmek yerine, eşleriyle birlikte iş bölümü yaparak sorumlulukları dağıtabilirler.

* Gün içerisinde yaşanan olumlu ya da olumsuz tüm süreçleri eşleriyle paylaşabilmeli, fikir alışverişinde bulunabilmelidirler. Sağlıklı bir iletişim, sağlıklı bir ilişkiyi de beraberinde getirecektir.

* Evlilik içerisinde karşılaşılan herhangi bir durumun çiftler tarafından çözümlenememesi durumunda profesyonel bir yardım almayı düşünebilirler.

Eş Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz

Çok güzel hayallerle , bembeyaz gelinlik ve damatlıklarla , düğünlerle , derneklerle kuruluyor evlilikler. Ancak bir çoğu hüsranla sonuçlanıyor. Aile içi yaşanılan huzursuzluklar ve boşanmalar giderek artıyor. Özellikle de evliliklerinin daha ilk yıllarında boşananlara baktığımızda , ‘ Şiddetli Geçimsizlik ‘ denilip geçiliyor.

Elbette gerek eğitim, gerek iş, gerekse sosyal ortamda yüzlerce kişi ile tesadüf eseri tanışıyor, içlerinden sadece bir tanesine ilgi duyup, bir ömür boyu geçireceğiniz kişi ile evlilik kararı alıyorsunuz.

Ancak bu önemli kararı vermeden önce , doğru eş seçiminde bulunduğunuza inanıyor musunuz? Çünkü vereceğiniz bu önemli karar;

-Bundan sonraki hayatınızın kiminle geçeceğini,
-Sizi bekleyen yeni sorumlukları veya sorunları,
-Duygusal, sosyal , cinsel yaşamınızın doyumunu,
-Çocuğunuzun nasıl bir anne ve baba ile büyüyeceğini
-En önemlisi de kiminle yaşlanacağınızı belirleyecek

Eş seçimi tesadüflere bırakılacak , rastgele bir süreç değildir. Tüm bu nedenlerle toplumun temel direği olan ailenin ilk adımıdır evlilik. Öyle tesadüflere bırakılacak bir kurum değildir; aşkla, sevgiyle, bilinçle atılmalıdır bu temeller.

İlk önce kişilik özelliklerinizi, evlilikten beklentilerinizi , eşinizden ne isteyip istemediğinizi fark etmeli ve kendinizi iyi tanımalısınız. Daha sonra karşınızdaki kişiyi tanımak için adım atmalısınız. Birbirinizi tanımak için en az 6 aylık bir süreye ihtiyacınız olacaktır.

Eş Seçerken Şunları Kendinize Sorun!

Kendimi evlenmeye hazır hissediyor muyum?
Evliliğin getirdiği sorumlukları üstlenmeye hazır mıyım?
Aşkla, severek ve isteyerek mi evleniyorum yoksa sırf ailemden veya yaşadığım sorunlardan kaçmak için sığınacak bir liman olarak mı görüyorum?
Ona karşı sevgi ve saygı besliyor muyum?
Fiziksel ve cinsel yeterince çekici buluyor muyum?
Fikirlerine saygı duyuyor muyum?
Onu “ben “ olmaya zorlamadan, boğmadan kendisi olma özgürlüğünü tanıyabilecek miyim ?
Duygu ve düşüncelerimi ona açık ve net bir şekilde ifade edebiliyor muyum?
Evliliğimizde oluşabilecek problemlerle başa çıkabileceğime inanıyor muyum?
Ailesi ve geçmişi hakkında yeterince bilgim var mı?
Aile yapımızın, örf ve adetlerimizin, dini inançlarımızın olası farklılıklarını biliyor muyum? Bu farklılıkların doğurabileceği problemlere ve çözümlerine hazır mıyım?
Yetiştireceğim evladıma anne babalık ya­pabilme potansiyeline sahip miyim?

Bu soruların en az yarısına “evet” dediyseniz evlenme­ye hazır olduğunuzu düşünebilirsiniz.

Aşk Her Şeyi Halleder mi?
Evlendikten sonra eş seçiminden dolayı pişmanlık duyan bireylerin genellikle;

• Acele ve ani evlilik kararı almaları
• Evlenememe korkusuyla fazla düşünmeden hareket etmeleri
• Birbirini yeterince tanımadan evlenmeleri
• Evliliğin sorumluluklarını taşıyabilecek kadar olgun olmamaları
•Evlenmeden önce eşlerinde var olan problemleri görmezden gelmeleri
• Eşlerinde veya ilişkilerinde var olan prob­lemleri “ nasıl olsa ben düzeltirim” diyerek evlilik sonrasına ertelemeleri
• Eşlerden birinin risk taşıyan bazı davranışlar (zararlı madde kullanımı, şiddet eğilimi vb.) içinde bulunması
• Eşlerden birinin ruh sağlığının bozuk olması
• Eşin ailesiyle anlaşamamaları
• Aşkın her türlü problemi halletmeye yeterli olduğuna inandıkları görülmüştür.

Gaziantep Tercih Danışmanlığı

PedagogSoru Sor

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.