Kimler öğrenci koçluğuna ihtiyaç duyar?

Kimler öğrenci koçluğuna ihtiyaç duyar?
👇🏻👇🏻👇🏻
🚩 Sınavlara hazırlanan, kendisini stres altında hisseden öğrenciler [stres yönetimi]
🚩 Sınav esnasında çok heyecanlanarak bildiklerini unutan öğrenciler [sınav kaygısı]
🚩 Sınavlardan korkan öğrenciler [NLP teknikleri]
🚩 Ders çalışma esnasında zihnini derse odaklanmada zorlanan öğrenciler [odaklanma becerileri]
🚩 Verimli ders çalışma yöntemini bilmeyen öğrenciler [ders çalışma teknikleri]
🚩 Ders çalışmayı erteleyen öğrenciler [planlama becerileri]
🚩 Çalıştıkları dersi hafızalarında tutamayan öğrenciler [hafıza teknikleri]
🚩 Özgüven sorunu yaşayan öğrenciler [özgüven geliştirme teknikleri]
🚩 Başarısız olacağından korkan öğrenciler [pozitif yaşam becerileri]
🚩 Gelecekte hangi mesleğin kendine uygun olduğunu tespit edememiş öğrenciler [kendini tanıma ve ilgi alanlarına göre doğru meslek seçimi]
🚩 Zaman yönetimi yapamayan öğrenciler [etkin zaman yönetimi becerileri]
🚩 Sosyal anlamda problem yaşayan öğrenciler [sosyal becerileri geliştirme/kendini ifade edebilme]

 

Uzman Pedagog Desteği İle Öğrenci Koçluğu
İletişim: 0 534 363 98 96

Ev Ödevi ve Ders Çalışma İle İlgili Aileye Öneriler

Öğrenciler okulda gördükleri konuları, karşılaştıkları soru ev ödevleri ile pekiştirerek öğrenme faaliyetlerini kalıcı hale getirirler. Bu nedenle ev ödevleri eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır ve çocuklara haftanın 7 günü öğrenme faaliyetlerini pekiştirme ve organize etme olanağı sağlar.

Çocuklara verilen ev ödevlerinin etkin ve verimli olmasının temel şartı onların yapabilecekleri düzeyde olmalıdır. Çünkü ev ödevleri çocukların kapasitelerinin üstüne çıktığı zaman gerçek amacından sapmış olacaktır. Öğrenme faaliyetini pekiştiren bir etkinlik olan ödevler çocukları zorlayacak düzeyde olursa öğrenme faaliyetini baltalayabilir.

Yapılan araştırmalara göre 8 yaşın altında olan çocuklarda ev ödevleri 1 saati üzerindekiler için ise 2 saati aşmayacak şekilde planlanmalıdır. Öğretmenlerimizin ve ailelerin unutmaması gereken en temel ilke, özellikle okulun ilk gününden itibaren önemli olanın çocuğun ödev yapma alışkanlığını kazanmış olmasıdır.  Bu alışkanlığı kazanmaları için çocukların yapabilecekleri ödevleri vermek en temel koşuldur. Çocuklarımız bu alışkanlığı kazandığı zaman ev ödevlerini günlük yaşamlarının bir parçası olarak algılamaya başlar. Nasıl yemek yemek,  dişlerini fırçalamak, oyun oynamak için onları motive etmemize gerek yoksa ev ödevleri içinde ekstra uğraş vermemize gerek kalmayacaktır.

Ev Ödevi ve Ders Çalışma İle İlgili Aileye Öneriler

  • Çalışma İçin günün belli bir saati belirlenir:

Çalışma saatlerini çocuklarınızla birlikte belirlemeniz ve bu saatler konusunda kararlı ve tutarlı olmanız çocuklarınızın düzenli çalışma alışkanlığı kazanmalarına yardımcı olacaktır.

  • Çalışma için tutarlı olunup, belli bir süre belirlenmelidir:

Ev ödevleri ve ders çalışma süresini belirlerken çocuklarınızın odaklanabilme süresini göz önüne alarak belirlemeniz önemlidir. 8 yaşındaki bir çocuğun 2 saati aşkın bir süre ders çalışmasını beklemek gerçekçi olmayan bir tutum olacaktır.

  • Çalışma zamanı çocuğa 15 dakika önce hatırlatılmalıdır:

Bu hatırlatma çocuğun ders çalışmaya mental olarak geçişini kolaylaştırır.

  • Çalışma için uygun bir yer belirlenir:

Tıpkı ders çalışma süresi gibi ders çalışma mekanı da çocuğun ödev yapması konusunda oldukça önemlidir. İyi havalandırılmış, yeterli ışığa sahip ve sessiz bir mekanda çalışması odaklanmasına ve alışkanlık kazanmasına faydalı olacaktır.

  • Çalışmaya başlamak için çocuğa yardımcı olunmalıdır:

Çocuklar çalışmaya başlarken zorlanabilirler çünkü günün yorgunluğu, arkadaşı ile yaşadığı problem ve ders karşı tutumu, onun için engelleyici olabilir. Ders çalışmaya başlarken onun yanında bulunmak veya ilk 5 dakika birlikte çalışmak odaklanmalarına yardımcı olacaktır.

  • Mola zamanları önceden belirlenmelidir:

Mola zamanlarını önceden belirlemek ve bu zamanlara uygun bir tutum içinde olmak çocuğun ders çalışma ve ev ödevi yapması konusundaki sorumluluğunu artıracaktır. Çünkü çocuk ne zaman çalışacağını ve ne zaman dinleneceğini bilecektir. Unutmayalım ki çocuklar net, açık ve kısa yönergeleri daha etkin biçimde uygularlar.

  • Çalışmalar kontrol edilir ve her olumlu davranış övgüyle karşılanır:

Motivasyonun en zahmetsiz ve masrafsız yolu olumlu davranışların övülmesi ve çocuğun cesaretlendirilmesidir. Olumlu davranışlarını överek çocuğun motive olmasını sağlayabilirsiniz.

  • Konulan kurallar sabırla devam ettirilmelidir.

Çocuk eğitiminin en temel taşı SABIR.  Sabırla uyguladığınız olumlu, çocuğun gelişim ve ihtiyaçlarına uygun her kural bir süre sonra alışkanlık halini kazanacaktır.

Boşanmış Aileler ve Çocuk Psikolojisi

Günümüzün en yaygın problemlerinden biri de boşanmış aileler ve onların çocuklarıdır. Bazı çocuklar ailelerinin boşandığını hissetmezken, bazı çocuklar bu dönemi çok güçlüklerle atlatır. Hatta çoğu zaman tedaviye ihtiyaç duyar. Bunun nedeni anne ve babasının artık yanında olmayacağını hissetmesi, tercih yapmak zorunda olduğunu düşünmesidir. Fakat çoğu zaman boşanan taraf fark etmeksizin çocuk annesinin babasını sevmediğini ya da babasının annesini sevmediğini düşünerek psikolojik bunalıma girebilir. Çiftler boşanma evrelerinde sona yaklaşmışsa bu durumu uzatmadan halletmelidir. Çocuğun alışma süresinin geniş tutulması ve bu nedenle boşanmak yerine evleri ayırmak yanlış olabilir. Çocuk her istediğinde anne ya da babasını görebileceğini her zaman bilmelidir. Eğer çok sorunlu bir evlilik sonlandırılıyorsa, o zaman hiçbir şekilde durum çocuğa yansıtılmamalıdır. Özellikle çocukla birebir diyaloglarda eşler birbirini eleştirmemelidir. Bu tutum kesinlikle çocukların psikolojisini bozacaktır.

Boşanmış Aileler Çocuklarına Nasıl Davranmalı?

Boşanmış aileler bu kararlarından önce ve sonrasında  çocuğun pedagoga görünmesi  faydalı olacaktır. Çocuk özellikle anne ya da babadan birine düşkünse, boşanma sonrasında da beraberliği kesmemeli ve aynı evde yaşıyormuşçasına vakit geçirilmelidir. Çocuğa bu durum detaylandırılmadan anlatılmalıdır. Yaşanan kötü durumlar ve boşanma noktasına gelen taraf sakinliğini korumalıdır. Çocuk sayısının tek olması onun için bu dönemi daha zor hale getirebilir. Yalnız, unutulmamalıdır ki çocuğa hiçbir şekilde anne ya da babasını görme konusunda sınırlandırma getirilmemelidir. Bu oldukça yanlış tutumlardan biridir. Mahkeme önünde çocuğun ifadelerinin ve görüşlerinin alınması her zaman sağlıklı olmayacaktır. Çocuğun kimle yaşamak istediğinin önemi kadar çocuğa kimin daha iyi bakacağı da önemli bir husustur.

 

Bazı boşanmış ailelerin çocukları, üzüntülerini ya da korkularını dışarı vurmaktan çekinirler. Örneğin, kolay kolay ağlamazlar ama yanlış başına kaldıklarında ağlayabilirler. İçlerinde yaşadıklarını belli etmek yerine mutlu görünmeyi yeğlerler fakat ufak bir sıkıntıda çöküşe ya da depresyon dönemine dahi girebilirler. Çocuklarını güçlü ve mutlu sanan aileler pek çok zaman yanılarak istedikleri gibi davranır ve istedikleri gibi konuşurlar. Her zaman çocuk psikolojisi ön planda tutulmalı ve aileler çocuklarını çok iyi tanımalıdır.

 

Anne ya da baba olarak çocukların hayatında yeri büyük olan insanların çocuklarına bu dönemde arkadaş gibi yaklaşması da doğru değildir. Çünkü çocukların her şeyden önce bir anne ve bir babaya ihtiyaçları vardır. Yaşamlarının her evresinde arkadaşlık kavramının abartılmaması gerektiği de söylenebilir. Bunların dışında çocuklara sadece maddi ihtiyaç anlamında bakılmaması gerektiği de bilinmelidir. Evden ayrılan tarafın her gün çocuğu ile iletişim kurması, görüntülü konuşması ya da onu görmesi önemli ayrıntılardır. Çocuğun gün içinde neler yaptığını bilmesi ya da onunla diyalog halinde kalmaya çabalaması çocuğun süreci daha kolay ve hızlı şekilde atlatmasına yardımcı olacaktır.

Ailesi boşanmış çocuklarda farklı bir özgürlük dönemi hissedilir. Anne ya da baba bazı izin görevlerini birbirine atarak aslında çocuğu istemeden gereksiz bir özgürlük dönemine sokarlar. Örneğin, dışarı çıkmak isteyen çocuğun annesinden izin alması ve babasına sorması gerektiği cevabı ile karşılaşması direkt olarak çocuk beyninde anneyi geçersiz kılacaktır. Bir zaman sonra çocuk büyüdüğünde anneyi görmezden gelerek istediğini yapmaya başlamasının sebebi de budur.

Çocuğunuz İçin Pedagog ‘dan Yardım Alın

Anne ve babanın boşanmış olması asla ortak bir maneviyata sahip oldukları gerçeğini değiştirmemektedir. Her zaman çocuk hakkında irtibat halinde kalmak ve aralarındaki anlaşmazlığı çocuk konusuna yansıtmamak önemlidir. Doğru ebeveynler sadece aynı evi paylaşan kişiler değildir. Çocuğunun anne ve babasının boşanması halinde çok daha mutlu olduğunu ispatlayan pek çok boşanma vakası da bulunmaktadır. Bu nedenle boşanmış ailelerde çocuk psikolojisi her şeyden önce düşünülmesi ve gerekirse yardım alınması gereken konulardan biridir.



Gaziantep Öğrenci Koçluğu

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.
Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?
Merhabalar Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?
Bize Yazın yada Arayın 0 534 363 98 96
Uzman Psikolojik Danışman Okan Bal, Pedagog, Aile Danışmanı ve Öğrenci Koçu, Başlıca Danışmanlık Konuları, Aile Danışmanlığı, Evlilik Danışmanlığı, Anne Baba Danışmanlığı, Öğrenci Koçluğu, Çocuk Danışmanlığı, Çocuk Pedagog, Ergenlik Danışmanlığı, Ebeveyn Danışmanlığı, Bireysel Danışmanlık Desteği, Zeka Testleri, Çocuk Gelişim Testleri Konuları. Başta Gaziantep, Şehitkamil, Şahinbey Olmak Üzere Çevre İller Olan Adıyaman, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Kilis, Nizip, Besni gibi yaşam alanlarından destek almak için randevu oluşturabilir destek alabilirsiniz.