Otizmde en önemlisi erken teşhis!

Otizmin erken dönemde teşhisi otizmli çocukların eğitimi ve topluma kazandırılması açısından önemlidir. Erken tanı için ise en büyük görev aileye düşmektedir.

Otizmin erken dönemde teşhisi otizmli çocukların eğitimi ve topluma kazandırılması açısından önemlidir. Erken tanı için ise en büyük görev aileye düşmektedir. Bu yüzden özellikle anne-babaların bebeklerini ikinci ayından itibaren çok iyi gözlemlemeleri gerekir.

Otizmde erken tanı çok önemli!

  • Otizm ailenin duygusal, toplumsal ve ekonomik günlük yaşantısını etkileyen bir durum.
  • Otizm bir beyin hastalığı.
  • Erken tanı ile otizmli çocuk, uygun birebir eğitim ile kendi başına bazı işleri yapabilecek hale getirilebilir.
  • Hatta bazı durumlarda eğitim sayesinde çocuk neredeyse bu hastalığı yok edecek düzeye gelebilir.
  • Erken tanı ile eğitime bir an önce başlamak ve yol almak çok önemli.

Anne babalar, bebeğinizi otizm açısından gözlemleyin

  • Anne baba bebeğinin ikinci ayından itibaren çok iyi gözlemci olup bebeğinin otizm işaretleri taşıyıp taşımadığını araştırmalıdırlar.
  • Gözlemlemede en önemlisi göz temasıdır.
  • Bebeğin başta annesi olmak üzere karşısındaki kişiyle göz teması kurmaması, seslenmeye tepki vermemesi,
  • Gözleriyle bir şeyi takip etmemesi seslere tepki göstermemesi,
  • Kayıtsız olması veya duymuyormuş gibi davranması,
  • Sosyal gülümsemesinin olmaması veya sarılmaması,
  • Taklit etmemesi veya oyun oynarken bir senaryo ile oyun kurmaması,
  • Dönen bir nesneyi saatlerce takip etmesi,
  • Ayak parmakları üzerinde ve kendi etrafında dakikalarca dönebilmesi,
  • Anlamsız vücut hareketleri yapması,
  • Anlamsız sesler çıkarması ve aynı kelimeyi defalarca anlamsız şekilde tekrarlayabilmesi,
  • Konuşma becerisinin olmaması,
  • Yaşıtları ile oynamaması,
  • Annesi ayrıldığında kayıtsız olması,
  • Parmağı ile işaret etmemesi, ilgisini çeken bir eşyayı işaretle istememesi otizm belirtilerindendir.

Aile Çocuğa Konuşması İçin Nasıl Yardım Edebilir?

Konuşma yaşı çocuktan çocuğa farklılık gösterebilir. Çocuklarda konuşmanın gelişimi için ailenin de tutumu önemlidir. Çocuktan konuşmasını istemek değil, çocuğu konuşmaya teşvik etmek, konuşmayı eğlenceli hale getirmek önemlidir.

Konuşma yaşı çocuktan çocuğa farklılık gösterebilir. Çocuklarda konuşmanın gelişimi için ailenin de tutumu önemlidir. Çocuktan konuşmasını istemek değil, çocuğu konuşmaya teşvik etmek, konuşmayı eğlenceli hale getirmek önemlidir.

Konuşma gelişimi 2.5 yaşında tamamlanmış olmalıdır

  • 1 yaşında çocuk bir-iki kelime kullanmalı, ‘buraya gel’ gibi basit istekleri takip
  • edebilmeli, ‘ayakkabıların nerede’ gibi basit soruları anlayabilmelidir.
  • Çocuk; 2-3 yaşlarında, iki ya da üç kelimelik cümleleri konuşurken veya bir şeyler
  • sorarken dilini kullanmalı ve ‘topunu getir ve masanın üstüne koy’ gibi iki isteği aynı
  • anda yerine getirebilmelidir.
  • Ayrıca çocuğun konuşması hem aileye hem de onu tanımayanlara anlaşılır olmalıdır.
  • Konuşma gelişimi 2.5 yaşında tamamlanmış olmalıdır.
  • Eğer bir çocuk 3 yaşına geldiği halde hala konuşamıyorsa bu durum gecikmiş konuşma olarak adlandırılır.
  • Bir çocuk 2 yaşında eğer tek tek sözcük kullanamıyorsa ebeveyn konuşma gecikmesinden şüphelenmelidir.

Dil nasıl öğrenilir?

  • Çocuklar dili ve konuşmayı, çevrelerinde konuşulan dili dinleyerek, işiterek ve uygulayarak öğrenirler.
  • Bu yol, dil kodunun kurallarını edinmelerini sağlar.
  • Dil bir defada öğrenilmez, zaman içinde yerleşir, edinilir.

Aile çocuğuna konuşmayı öğrenmesi için nasıl yardım edebilir?

  • Aile çocukla bol bol konuşmalı ve kitap okumalıdır.
  • Çocuktan konuşmasını isteyerek değil, çocuğu konuşmaya teşvik ederek ve konuşmayı eğlence haline getirerek çocuğa yardımcı olunmalıdır.
  • Dil gelişimi konusunda ne zaman profesyonel yardım alınmalıdır?
  • Anne babalar çocuklarının konuşma sorunları ile ilgili yardım alma konusunda zaman zaman kararsızlık yaşarlar.
  • Ancak anne babalar çocuklarının dil gelişimi konusunda kaygı duymaya başladıkları zaman profesyonel bir yardım almalı ve gecikmemelidirler.
  • Hiçbir çocuk yardım almak için küçük değildir.
  • Eğer bir sorun varsa, erken müdahale önemlidir.
  • Ayrıca işitme sorunları da dil ve konuşmayı etkiler.
  • Özellikle yaşamın ilk yılı, dil ve konuşma öğrenilmesi için önemlidir.
  • Hafif işitme kayıpları bile çevredeki dil ve konuşma girdilerinin kaçırılmasına sebep olabilir ve önemli gelişimsel gecikmelerle sonuçlanabilir.
  • Bilhassa kulak enfeksiyonu, sık üşütme ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonu ya da alerji durumları sık tekrarlanıyorsa, çocuk düzenli olarak odyoloğa götürülmelid ve işitme muayenesi yaptırmalıdır.
  • Bunların yanında dil özrüne sebep olan fiziksel nedenler olabilir.
  • Ancak dil özrü herhangi bilinen bir fiziksel neden olmaksızın da gözlenebilir.
  • Bazen çocuklar dilin kurallarını öğrenebilmek için yeterli dil girdisine maruz kalmayabilirler.
  • Çocuk konuşmaya ihtiyaç duymayabilir çünkü aileler konuşmadan ziyade çocuğun işaretlerine ve jestlerine hemen karşılık verirler.
  • Ayrıca birçok dil özrünün tanımlanabilen bir nedeni yoktur.
  • Çocuk gelişiminde deneyimli bir dil ve konuşma terapisti çocuğun dil gelişimini değerlendirebilir, bireysel veya grup terapi planı yapabilir.

Ev Ödevi ve Ders Çalışma İle İlgili Aileye Öneriler

Öğrenciler okulda gördükleri konuları, karşılaştıkları soru ev ödevleri ile pekiştirerek öğrenme faaliyetlerini kalıcı hale getirirler. Bu nedenle ev ödevleri eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır ve çocuklara haftanın 7 günü öğrenme faaliyetlerini pekiştirme ve organize etme olanağı sağlar.

Çocuklara verilen ev ödevlerinin etkin ve verimli olmasının temel şartı onların yapabilecekleri düzeyde olmalıdır. Çünkü ev ödevleri çocukların kapasitelerinin üstüne çıktığı zaman gerçek amacından sapmış olacaktır. Öğrenme faaliyetini pekiştiren bir etkinlik olan ödevler çocukları zorlayacak düzeyde olursa öğrenme faaliyetini baltalayabilir.

Yapılan araştırmalara göre 8 yaşın altında olan çocuklarda ev ödevleri 1 saati üzerindekiler için ise 2 saati aşmayacak şekilde planlanmalıdır. Öğretmenlerimizin ve ailelerin unutmaması gereken en temel ilke, özellikle okulun ilk gününden itibaren önemli olanın çocuğun ödev yapma alışkanlığını kazanmış olmasıdır.  Bu alışkanlığı kazanmaları için çocukların yapabilecekleri ödevleri vermek en temel koşuldur. Çocuklarımız bu alışkanlığı kazandığı zaman ev ödevlerini günlük yaşamlarının bir parçası olarak algılamaya başlar. Nasıl yemek yemek,  dişlerini fırçalamak, oyun oynamak için onları motive etmemize gerek yoksa ev ödevleri içinde ekstra uğraş vermemize gerek kalmayacaktır.

Ev Ödevi ve Ders Çalışma İle İlgili Aileye Öneriler

  • Çalışma İçin günün belli bir saati belirlenir:

Çalışma saatlerini çocuklarınızla birlikte belirlemeniz ve bu saatler konusunda kararlı ve tutarlı olmanız çocuklarınızın düzenli çalışma alışkanlığı kazanmalarına yardımcı olacaktır.

  • Çalışma için tutarlı olunup, belli bir süre belirlenmelidir:

Ev ödevleri ve ders çalışma süresini belirlerken çocuklarınızın odaklanabilme süresini göz önüne alarak belirlemeniz önemlidir. 8 yaşındaki bir çocuğun 2 saati aşkın bir süre ders çalışmasını beklemek gerçekçi olmayan bir tutum olacaktır.

  • Çalışma zamanı çocuğa 15 dakika önce hatırlatılmalıdır:

Bu hatırlatma çocuğun ders çalışmaya mental olarak geçişini kolaylaştırır.

  • Çalışma için uygun bir yer belirlenir:

Tıpkı ders çalışma süresi gibi ders çalışma mekanı da çocuğun ödev yapması konusunda oldukça önemlidir. İyi havalandırılmış, yeterli ışığa sahip ve sessiz bir mekanda çalışması odaklanmasına ve alışkanlık kazanmasına faydalı olacaktır.

  • Çalışmaya başlamak için çocuğa yardımcı olunmalıdır:

Çocuklar çalışmaya başlarken zorlanabilirler çünkü günün yorgunluğu, arkadaşı ile yaşadığı problem ve ders karşı tutumu, onun için engelleyici olabilir. Ders çalışmaya başlarken onun yanında bulunmak veya ilk 5 dakika birlikte çalışmak odaklanmalarına yardımcı olacaktır.

  • Mola zamanları önceden belirlenmelidir:

Mola zamanlarını önceden belirlemek ve bu zamanlara uygun bir tutum içinde olmak çocuğun ders çalışma ve ev ödevi yapması konusundaki sorumluluğunu artıracaktır. Çünkü çocuk ne zaman çalışacağını ve ne zaman dinleneceğini bilecektir. Unutmayalım ki çocuklar net, açık ve kısa yönergeleri daha etkin biçimde uygularlar.

  • Çalışmalar kontrol edilir ve her olumlu davranış övgüyle karşılanır:

Motivasyonun en zahmetsiz ve masrafsız yolu olumlu davranışların övülmesi ve çocuğun cesaretlendirilmesidir. Olumlu davranışlarını överek çocuğun motive olmasını sağlayabilirsiniz.

  • Konulan kurallar sabırla devam ettirilmelidir.

Çocuk eğitiminin en temel taşı SABIR.  Sabırla uyguladığınız olumlu, çocuğun gelişim ve ihtiyaçlarına uygun her kural bir süre sonra alışkanlık halini kazanacaktır.



Gaziantep Öğrenci Koçluğu

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.
Adresimiz

Sinerji Danışmanlık
Yasem İş Merkezi Kat:3 No:317
Çetinkaya Arkası Şehitkamil /Gaziantep

Takip Et
İletişim & Randevu

Adress: Mücahitler Mah. 52083 Sok. Yasem İş Merkezi (Çetinkaya Arkası) Şehitkamil / Gaziantep

Telefon: 0 534 363 98 96  
Email: bilgi@okanbal.com
Çalışma Saatleri:
Pazartesi – Cuma; 12:00 – 20:00
Cumartesi; 12:00 – 20:00
Pazar; 12:00 – 20:00

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?
Merhabalar Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?
Bize Yazın yada Arayın 0 534 363 98 96
Uzman Psikolojik Danışman Okan Bal, Pedagog, Aile Danışmanı ve Öğrenci Koçu, Başlıca Danışmanlık Konuları, Aile Danışmanlığı, Evlilik Danışmanlığı, Anne Baba Danışmanlığı, Öğrenci Koçluğu, Çocuk Danışmanlığı, Çocuk Pedagog, Ergenlik Danışmanlığı, Ebeveyn Danışmanlığı, Bireysel Danışmanlık Desteği, Zeka Testleri, Çocuk Gelişim Testleri Konuları. Başta Gaziantep, Şehitkamil, Şahinbey Olmak Üzere Çevre İller Olan Adıyaman, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Kilis, Nizip, Besni gibi yaşam alanlarından destek almak için randevu oluşturabilir destek alabilirsiniz.