Geç Algılama ve Anlama Durumu İçin Ne Yapılmalı?

Günümüzde öğrenme çocukluk döneminden başlar. Bir insanın öğrenmesi hiçbir zaman bitmez, yaşı ilerledikçe çeşitli konularda bilgi sahibi olmaya devam eder. Bilgi dediğimiz kavramın tabiri caizse sonu yoktur, dolaylı olarak öğrenmenin de bir sonu yoktur. Bu beynimizin normal durumdayken yaptığı bir aktivitedir. Fakat bazı durumlarda algılama konusunda sıkıntı yaşanabilir, anlamakta sıkıntı çekebiliriz. Bu durum doğuştan olabileceği gibi sonradan da ortaya çıkabilir. Çeşitli nedenler etki olarak kişide algılama ve anlama konusunda yavaşlama yapabilir.

Geç Algılama ve Anlama Durumu Nedir?

Beynimiz yukarıda bahsedildiği gibi normal aktivitelerinde öğrenmeye açık bir organımızdır. Tabii ki her kişinin bir algılama kapasitesi vardır fakat bu farklar bir sorun niteliğinde değildir. Geç algılama ve anlama durumu, adı üstünde kişinin normal bir insana göre algılama ve anlama durumlarında yaşadığı sıkıntılardır. Fakat başta da örnek verildiği gibi bu durum normal insandakine göre fazla bir farklar barındırır. Bu yüzden her geç algılama durumunu sorun olarak görmek doğru değildir.

Geç Algılama ve Anlama Durumuna Neler Sebep Olur?

Bu sorun doğuştan olabileceği gibi sonradan da olabilir. Doğuştan olabilen durumlar bebeklerin kafasının üst kısmında bulunan bıngıldak bölgesinden ve doğuştan zeka seviyesinin daha az olmasıdır. Sonradan olabilen durumları ise yüksek ateş, sinir sisteminin yıpranması, hamilelikte kullanılan sigara ve rastgele ilaçlar, uyku bozukluğu şeklinde sıralamak mümkündür.

1. Doğuştan Kaynaklı Sorunlar

Bebekler doğduklarında bıngıldak bölgeleri açık olur ve bu bölge zamanla kapanır. Bebeğin bu bölgesinin kapalı olarak doğması veya normal zamandan daha geç kapanması durumları zeka seviyesini olumsuz etkileyebilir. Bu konuda bir doktora gitmek en doğru tercih olacaktır. Ayrıca bir bebek doğuştan zeka seviyesi düşük olarak doğabilir. Bu durum da geç algılama ve anlama konusunda sıkıntı yaşanmasına nedendir.

2. Yüksek Ateş

Yüksek ateş hemen hemen herkesin başına gelebilen fakat bebekler ve çocuklarda daha fazla görülen bir durumdur. Vücudumuzun normal sıcaklığı 36 derece civarındadır. Bu sıcaklığın artması ve yüksek ateş olarak tanımlanır. Uzun süre yüksek ateş durumda kalan bir kişinin havale geçirmesi sonucu beyin hücrelerinde sorunlar meydana gelebilir.

3. Sinir Sisteminin Yıpranması

Sinir sistemlerinin yıpranması durumu algılama ve anlama konusunda sorunlar çıkarabilir. Aşırı yorgunluk gibi durumlar sinir sistemini olumsuz etkileyebilir.

4. Hamilelikte Kullanılan Sigara ve Rastgele İlaçlar

Sigara kullanımı kişinin kendi sağlına dahi zarar vermekle beraber hamile olan bir kadının sigara kullanması bebeği için olumsuz bir durumdur. Hamilelik döneminde sigara kullanımının etkilerinden bir tanesi de bebekte oluşabilen zeka geriliğidir. Hamilelik döneminde yapılan bir başka yanlış da doktorun önermediği ilaçları kullanmaktır. Bazı ilaçlar özellikle hamilelik döneminde kullanılmaz.

5. Uyku Bozukluğu

Uyku düzeni bir insanın sağlığı için önemli bir konudur. Uyku zamanında vücut toparlanır ve yeni güne kendini hazırlar. Uyku düzenin bozulması çeşitli sorunlara yol açabilir. Bu sorunlardan bir tanesi kişinin gün içinde algı ve anlama konularında sıkıntı yaşamasıdır.

Geç Algılama ve Anlama Durumunda Ne Yapılmalıdır?

Bahsi geçen durumların sebepleri yukarıda görüldüğü gibi çeşitli konulardan olabilir. Doğuştan kaynaklı sorunların belli başlı kesin çözümleri yoktur. Tabii ki bir doktora görünmeli ve neler yapılabileceği konusunda danışılmalıdır. Ayriyeten yüksek ateş ve sinir sisteminde kalıcı sorunlar için de bilindik kesin bir çözüm yoktur. Aynı şekilde bu gibi yaşanılan durumlar bir doktora görünmekte fayda vardır. Bunlar dışında hamilelik döneminde kullanılan sigara ve rastgele ilaçlar bebeğin zekası konusunda sorun yaratabileceği için dikkat edilmelidir. Uyku düzeni konusunda ise kişinin en uygun düzeni kendisine belirlemesi ve buna uyması gerekir.

Her kişinin kendine has uyku ihtiyacı vardır. Bunun dışına çıkmaz ve uyku düzeninizi korursanız gün içinde uykudan kaynaklı algılama ve anlama konusunda sıkıntı yaşamazsınız. Vitamin eksikliği gibi durumlar da algı ve anlama konusunda sıkıntı yaratabilir. Bu sebeple kan değerleri ve vitaminleri ölçtürmek için test yaptırılıp doktora danışılmasında fayda vardır. Son olarak olabildiği kadar stresten ve sıkıntıdan uzak durulmalıdır. Kafanızın yoğun olduğu zamanlarda algılama ve anlama konularında sıkıntı yaşamak doğal bir sonuçtur. Bu yüzden bu konuya dikkat etmekte fayda vardır.

Ev ödevlerini yaptırmanın kolay yolları

Okul çağındaki çocukların en büyük sorunu; eve geldikten sonra ödevlerini yapmaları için ebeveynlerinin verdiği mücadeledir.

Okulun en büyük gerekliliklerinden biri de ev ödevidir. Özellikle 5-7 yaş arasındaki çocuklar günde en az bir saat ev ödevi yapmalıdır.

İşte çocuğunuza ev ödevlerini yaptırmanın 6 kolay yolu;

1. Çocuğunuzun ödevlerine bakıp hangisi için kaç dakika ayıracağına siz karar verebilirsiniz. Böylelikle onun da bu zaman limitine uymasını sağlayabilirsiniz.

2. Ev ödevinin ne zaman yapılacağına dair birtakım kurallar belirleyebilirsiniz. Örneğin; Fayda sağlaması için ev ödevini okuldan gelir gelmez yapması için yönlendirebilirsiniz.

3. Okuldan geldikten sonra biraz ara verip, başka aktiviteler yaptıktan sonra da ödeve başlatabilirsiniz. Ancak hangi zaman aralığını seçerseniz seçin, ev ödevi söz konusu olduğunda bunu düzenli olarak uygulamaya çalışın.

4. Bir okuma günlüğü tutabilir, çocuğunuzla birlikte kitap okurken yaşadıklarınızı bu günlüğe yazabilirsiniz.

5. Her gece aynı saatte çocuğunuzla birlikte bir kitap okuyabilirsiniz.

6. Çocuğunuzun okul sonrası yaptığı spor, resim veya müzik gibi aktivitelerin saatlerini de çocuğunuzun ev ödevlerine göre ayarlamaya dikkat edin.

Öğrenme Güçlükleri Eğitimi Nasıldır

Öğrenme güçlüğü olan çocuklar yaşıtlarıyla birlikte okul ve sınıf düzeni içinde eğitimlerine devam etmektedirler. Çok ağır öğrenme sorunları olanlar dışında özel bir sınıf ve eğitim sistemine gerek duyulmamaktadır. Ancak var olan sistemde kendi hallerine bırakıldıklarında bu çocuklar akademik ve duygusal olarak zarar gördükleri, var olan potansiyellerini kullanmakta zorlandıkları bilinmektedir. Bireysel farklılıklarının değerlendirildiği ve dikkate alındığı eğitim sisteminde çocukların öğrenme becerilerinde gelişmeler gözlemlenebilmektedir.

Öğrenme bozukluğu yaşayan çocukların eğitimsel terapi olarak adlandırılan profesyonel yardıma ihtiyaç duydukları bilinmektedir. Ama sadece uzmanlardan alınacak bireysel desteğin değil okul, aile ve uzman işbirliği ile yürütülen sistemli çalışmaların en etkili sonucu verdiği görülmektedir. Eğitimsel terapi çalışmalarında çocuğun sorun yaşadığı alanların ve güçlü yanlarının tespit edilmesi, değerlendirmeler sonucunda ortaya çıkan ihtiyaçlara yönelik çalışmaların planlanması esastır. Uzman yardımı kadar aileye ev ortamı ile ilgili sunulacak öneriler ve sınıf öğretmeni ile ortak çalışmalar eğitimin etkinliği için önemlidir.

Öğrenme güçlüğü olan çocukların zekâ sorunları yoktur. Sadece standart, var olan öğrenme teknikleri ile öğrenmekte sorun yaşarlar. Sınıf arkadaşları ile aralarındaki bu farklılık nedeniyle normal sınıf ortamında sahip oldukları potansiyeli kullanmakta zorlanırlar. Bu nedenle okul sistemi içindeki öğretmenlerden ve bu konuda uzmanlaşmış profesyonellerden yardım almaları önemlidir.

Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar bazı öğrenme alanlarında sorun yaşayıp zorlansalar da, güçlü olan ve potansiyellerini ortaya koyabilecekleri farklı öğrenme becerilerine de sahip olabilirler. Örneğin okurken ya da yazı yazarken çok zorlanan bir çocuk resimde, müzikte, sporda ya da satrançta başarılı olabilir. Eğitim sisteminde öğrenme güçlüğü çeken çocuklar için farklı alanlara yer verilmesi çok daha fazla önem taşır.

Öğrenme güçlüğü olan çocuğa yaklaşım nasıl olmalıdır?

Öğrenme güçlüğü olan çocukların akademik başarı alanında yaşadıkları zorluklar problemin en dikkat çekici belirtisi olmasına rağmen, maalesef tek sorun değildir. Bu çocuklar zamanında fark edilip, gerekli önlemler alınmadığı takdirde ilerde kayıp bireyler haline gelmektedirler. Birçoğu “tembel”, “yaramaz” ya da “yetersiz” olarak değerlendirildikleri için sahip oldukları potansiyeli hiçbir zaman gösteremezler. Bazıları eğitim hayatlarını yarım bırakır, bazıları ise yaşadıkları başarısızlıklar nedeniyle duymaya alıştıkları olumsuz eleştirileri kendi benlik algıları olarak kabul ederler. Aileleri, yakın çevreleri ve öğretmenler tarafından yeterince çalışmayan kişiler olarak değerlendirirler. Bunlar sonuncunda da okul ile ilgili her şeyden giderek uzaklaşan, yeterli özgüvene sahip olmayan, içine kapanan, ailesi ile iletişim kuramayan, uyumsuzluk ya da saldırganlık gibi davranış problemleri yaşayan bireyler yetişmektedir. Bu nedenle sorunların fark edildiği dönemde hemen önlem alınması önerilmektedir.

Anne‐babalara öneriler

  • Çocuğunuzun yaşadığı öğrenme güçlüğü hakkında mümkün olduğunca fazla bilgi edinmeye çalışın.
  • Zorlandığı ve yapamadığı becerileri zaten fark edeceksiniz, bunların yanı sıra çocuğunuzun güçlü yanları, olumlu özelliklerini destekleyin. Başarılı olduğu, becerilerini gösterebileceği bir alan keşfetmesine ve başarıyı yaşamasına yardımcı olun.
  • Öğrenmesini destekleyecek farklı yöntemler deneyin. Öğrenmenin tek bir yolu yoktur, farklı öğrenme yöntemlerini kullanarak (görsel, işitsel, yaparak) çocuğunuzun öğrenmeden keyif almasını sağlayabilirsiniz. Örneğin para kavramını öğretmek için birlikte alışveriş yapmak, masa başında çalışmaktan daha etkili olabilir.
  • Sevginizi ve desteğinizi koşulsuz olarak verin. Sadece başarılı olduğunda, sınavdan iyi not aldığında değil her zaman onu sevdiğinizi bilmesini sağlayın.
  • Yaşadığı zorluklar hakkında onunla konuşun. Ona zor gelenleri ve bunlarla baş etmek için neler yapabileceğinizi birlikte tartışın. Kimse çocuğunuzu kendisinden iyi tanıyamaz.
  • Okul ve öğretmen ile sürekli iletişim halinde olun. Sadece notları değil davranışları ve gösterdiği çaba hakkında da bilgi edinmeye çalışın.
  • Ders çalışma becerisini desteklemek için uygun ders çalışma yöntemlerini öğretin. Ödevine yardım etmek yerine ödevini nasıl yapabileceği konusunda yardım etmeye çalışın.
  • Günlük hayatının planlı ve düzenli olmasına dikkat edin. Odasının, masasının ders çalışmak için uygun (yeterince ışık alan, sessiz bir ortamda, dikkat dağıtacak uyaranlardan uzak) halde olmasına özen gösterin.
  • Zorlandığımız durumlarda profesyonel destek için uzmanlara başvurun.

PedagogSoru Sor

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.