Sınav Kaygısı İle Nasıl Baş edilir?

Sınav öncesi aşırı endişe duymak öğrencileri nasıl etkiliyor? Sınav kaygısını gidermek için neler yapılabilir?
Kaygı, hayatın olağan akışında, bazı stres durumlarında her insanın zaman zaman duyumsadığı temel duygulardan biridir. Kimi insanlar kaygıyı korkulacak, hayatı mahvedecek bir öcü olarak görür. Sanılanın aksine kaygı kurtulunması, yok edilmesi gereken bir duygu değildir. Düşük kaygı düzeyi kişiyi umursamaz yapar, sorumluluklarını ertelemesine, işlerin birikmesine neden olabilir. Ilımlı düzeyde kaygı enerji verir, içsel motivasyonu arttırır ve kişiyi hedefine ulaşması için harekete geçirir. Aşırı kaygı düzeyleri ise kişiyi harekete geçirmek yerine hiçbir şey yapamaz duruma getirebilir, kişinin işinden gücünden olmasına neden olur.

Sınav kaygısı
Sınav kaygısında sınav ve sonuçlarına dair aşırı, çarpıtılmış olumsuz düşünceler vardır. Bu düşünceler kişinin aşırı endişe duyumsamasına neden olur ve bedende, zihinde birtakım değişikliklere sebebiyet verir.

Sınav öncesinde ya da esnasında, sınavla ilgili değerlendirme öncesinde ya da esnasında ellerde uyuşma, terleme, titreme, mide ağrıları, baş ağrısı, baş dönmesi, zihnin boşalmış hissi, yüzde kızarma, nefes alamama gibi belirtileri yaşıyorsanız sınav kaygınız olabilir. Bu belirtilerle beraber kişinin zihninde olumsuz düşünceler hakimdir. Bu durum, kişinin sınav öncesinde edindiği bilgi ve becerilerini sınav esnasında gösterememesine, performans düşüklüğüne ve başarısızlığa götürebilmektedir. Ve en nihayetinde kendini gerçekleştiren kehanet gibi kendisi ile ilgili değersizlik yetersizlik düşünceleri olan kişinin bu düşüncelerinin pekişmesine neden olur.

BUNLARI DENEYİN
Senav kaygısı yaşıyorsanız, bunları deneyin:
1. Beslenmenize dikkat edin.
2. Düzenli yormayacak şekilde spor aktiviteleri, egzersizler yapın.
3. Uyku hijyenini sağlayın.
4. Sınavlara en iyi şekilde, bir plan ve program dahilinde hazırlanın.
5. Zamanı iyi kullanın. (hazırlanma aşamasında ve sınav esnasında)
6. Kendi kapasitenizin farkına varın ve gerçekçi beklentiler ve hedefler koyun.
7. Sınav ve sonuçları ile ilgili olumlu tutum ve düşünceler geliştirin.
8. Yeterli ve uygun bir hazırlık aşamasından geçtikten sonra sınavdan sonra sonuç ne olursa olsun kendinizi ödüllendirin.
9. Bedeninizdeki belirtileri fark ettiğiniz anda doğru nefes alma teknikleri ve gevşeme egzersizleri ile kendinizi rahatlatın.

Tüm bunlara rağmen yine de baş etmekte zorlanırsanız profesyonel destek almanızda fayda olabilir. Bilişsel davranışçı terapi yöntemi ile kaygılarınızla baş etmek mümkün hale gelebilir.

Sınav Stresine Karşı Neler Yapılmalıdır

Bu zorlu süreçte anne babalar da çocukların motivasyonunda önemli rol oynuyor. Nefes egzersizleri, eksikliklere takılmak yerine olumlu düşünmek ve ailece kaliteli zaman geçirmek gibi önlemler başarılı sonuçlar alınmasına yardımcı oluyor.

Kendinizi yetersiz hissetmeyin

Sınav yaklaştıkça öğrencilerde sınavın nasıl geçeceğine ve sonuçlarına dair önemli endişeler görülmektedir. Korku, tehlikeyi yok etmek ya da ondan kaçmak için bir sinyal görevi görürken; “nesnesiz korku” olarak tanımlanan endişe, daha içsel süreçlere bağlı olarak gelişmektedir.  Endişeli öğrenci sürekli kendisi ile uğraşır, eleştirir ve tatminsizlik hisseder. Daha rahat yapıdaki öğrenciler ise sınavı objektif güçlükler içinde görerek ona göre hazırlık yapabilir.

Yoğun sınav kaygısı fiziksel rahatsızlıklara neden olabilir

Sınav öncesi, konsantrasyon zorluğu, panik reaksiyonları ve sindirim sistemi bozuklukları gibi birtakım bedensel rahatsızlıklar öğrenciyi etkileyebilmektedir. Konulara hakim olunduğunda; endişenin yerini güven, huzursuzluğun yerini konsantrasyon almaktadır. Öğrenmede belirsizlik kalırsa bunun psikolojik belirsizlik duygusuna ve endişeye dönüşmemesi mümkün değildir.

Bu sorulara cevabınız çoğunlukla evet ise sınav stresi yaşıyorsunuz demektir

  • Sık sık çarpıntım olur ve hızlı nefes alıp veririm
  • Gergin ve sinirli olurum
  • Ellerim ve vücudum terler
  • Titreme olur
  • Ağzım kurur
  • Mide ve bağırsak şikayetlerim olur
  • Telaşlı ve şaşkın olurum. Dikkatimi sorulara veremem
  • Sık sık baş ağrısı ve dönmesi yaşarım
  • Ortamdan uzaklaşmak isterim
  • Çok yorgun ve uykusuz olurum
  • Yemek yiyemem ya da çok yerim
  • Ne kadar çalışmış olsam da kendime güvenmem
  • Kafamda kaygılı düşünceler olur

Olumsuz düşüncelerden uzaklaşın

Sınav kaygısı yaşanırken, ailelerin çocuklarına olumlu motivasyonda bulunmaları gerekir. Sınava girecek öğrencilere sonuca değil, sürece odaklanmanın gerekliliği hatırlatılmalıdır. Her aile küçüklükten itibaren çocuğunun yeteneklerini ve ilgi alanlarını takip etmeli ve bu alanlar doğrultusunda çocuktan beklentide bulunmalıdır. Sınav stresi yaşayanlar içsel konuşmalarında olumsuz cümlelerden arınmak için çabalamalı, olumsuz düşünceler yerine alternatif olumlu düşünceler içinde olmalıdır.

Son ana kadar ders çalışmayın

Beden ve zihnin birbirini etkilediği unutulmamalıdır. Bu nedenle sınav döneminde doğru beslenme ve uyku düzeni çok önemlidir. Bunların yanında çok yorgun hissettirecek aşırı egzersizden, fazla uyarıcı maddelerden kaçınmak gerekmektedir. Son ana kadar ders çalışmak kişinin gevşemesine izin vermeyeceği için sınav sonucunu etkilemektedir.

Bunun yerine aile ve arkadaşlarla keyifli aktiviteler gerçekleştirilmelidir.

Hedefleriniz gerçekçi olsun

Sınavdan önce gevşeme tekniklerini öğrenmek, nefes egzersizleri yapmak, eksikliklere değil daha önceki olumlu süreçlere odaklanmak ve gerçekçi bir beklentiye sahip olmak rahatlamayı sağlar. Bununla beraber her sınav öncesi biraz kaygı hissetmenin normal olduğu unutulmamalıdır. Bu kaygı kontrol altına alınabilir ancak öğrencide aşırı bir kaygı varsa bununla ilgili psikolojik destek almak gerekmektedir.

Çocuklara Ödev Yapma Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır?

Çocuklar, okula başladıkları dönemlerde ödevlerini yapmakta sorun çıkarabilirler. Çünkü artık oyun zamanları azalmış, yeni sorumlulukları alma zamanı gelmiştir.

Ödevlerini nasıl yapacaklarını, bilgiye nasıl ulaşacaklarını bilmezlerse ödev yapmak onlara sıkıcı gelebilir. Ailelerin çocuklarına bu yolu çizerken anlaşılır ve basit bir yol çizmesi gerekiyor.

Yardım etmek çocukları yorulduğunda onların yerine çocukların ödevini yapmak değil, nasıl yapması gerektiği konusunda bilgilendirmek, sözlüğe nasıl bakacağını, bilgiye nasıl ulaşacağını öğrenmesini sağlamak, bunları kendi yapabilecek hale gelene kadar yönlendirici olmaktır.

Çocuklar ne yapacağını öğrendikçe ödev yapma sorumluluğunu tamamen çocuğun kendisine bırakmalı ve sorlandığı durumlarda ona yardıma hazır olduğu mesajını vermelidirler. Fazla yardım edilen çocuklar sorumluluk alma alışkanlığını kazanamaz ve sorumluluklarının başkalarının üzerine yıkma davranışını alışkanlık haline getirebilir. Yardım eden kişi yanlarında olmadığında başaramayacakları hissine kapılıp, çabuk vazgeçen, yapamadıklarında ağlayan, problem çıkaran çocuklar haline gelebilirler.

Hiç yardım edilmediği zaman da çocukta zorluklar karşısında desteksiz kalabileceği duygusunu uyandırır. Bu durum, hayatının başka alanlarında da güvensiz ve korkak tavırlar oluşturmasına neden olabilir.

Çocuklar genelde neden ödev yapması gerektiğini anlayamaz ve ödevlerden kurtulmanın yollarını arar. Çocukların bir türlü ödev yapmaya başlayamaması, ödevlerini yazmayı unutmaları, ödev için gerekli eşyaları bulamamaları, çeşitli bahanelerle ödev yapmayı ertelemeleri, bitmedi yapamıyorum diye ağlamaları beklenen tepkiler arasındadır.

Böyle bir durum yaşarsanız sorunu kendi direkt olarak kendi sorununuzmuş gibi yansıtmayın. Bu durumu yaşarsanız öncelikle çocuğunuzu dinleyin, duygularını açığa çıkarmasına fırsat verin. “Seni duyuyorum, duygularını anlıyorum, onları kabul ediyorum, sana bu sorunla baş etmende ve kendi çözümünü bulmanda yardım etmek istiyorum…”

Çocuk sosyal yaşamında hiçbir sorumluluk almıyor, ondan beklenen vazifeleri yalnız başına yapamıyorsa ödev sorumluluğunu da alamayacaktır.

Çocuklara ödevler dışında da yaşına uygun sorumluluklar vermeye çalışın. Eğer sorun sadece ödev yapmakla ilgili değil, dersi takip etme ya da belirli derslerin ödevlerinde sıkıntı yaşıyorsa bu zorlanmaların kaynağını bulmaya çalışmak, öğretmeniyle görüşmek ve öğrenme süreçleri ya da dikkatle ilgili bir problem olup olmadığını anlamaya çalışmak gerekir. Sabır ve zamanlar bu yolu kat ettiğinizi göreceksiniz.

Ev ödevleri elbette ki çok değerli ancak çocuğunuzun bedensel, zihinsel ve duygusal sağlığını destekleme ve geliştirme çabalarınızdan vazgeçmeyin. Ev ödevleri kadar çocuğunuzun hobileri olması spordan ve sanattan zevk alması da çok önemlidir.

Eğer bu sorumluluk çocukta oluşmadıysa ve sürekli ödevlerini hatırlatan bir ebeveyn iseniz çocuk, “Nasıl olsa ben hatırlamasam da annem-babam hatırlatır.” düşüncesi oluşur ve siz söylemeden, hatırlatmadan ödev yapmaz.

Anne-baba eve gelir gelmez, dinlenmeden ödev yapması konusunda çocuğa sürekli uyarılarda bulunursa çocuk ödev yapmaktan soğur.



Gaziantep Öğrenci Koçluğu

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.
Lisans
Uzman Psikolojik Danışman Okan Bal, Pedagog, Aile Danışmanı ve Öğrenci Koçu, Başlıca Danışmanlık Konuları, Aile Danışmanlığı, Evlilik Danışmanlığı, Anne Baba Danışmanlığı, Öğrenci Koçluğu, Çocuk Danışmanlığı, Çocuk Pedagog, Ergenlik Danışmanlığı, Ebeveyn Danışmanlığı, Bireysel Danışmanlık Desteği, Zeka Testleri, Çocuk Gelişim Testleri Konuları. Başta Gaziantep, Şehitkamil, Şahinbey Olmak Üzere Çevre İller Olan Adıyaman, Kahramanmaraş Şanlıurfa, Kilis, Nizip, Besni gibi yaşam alanlarından destek almak için randevu oluşturabilir destek alabilirsiniz.