Çocuğunuza 12 adımda öz güven kazandırmak

Okula başlama yaşının gittikçe azaldığını, aileler açısından başarısızlıkların olumlu karşılanmadığını, dolayısıyla çocukların bu tempoya ayak uydurabilmesi için güçlü sinirlere, kalıcı bir öz güvene ihtiyaçları vardır.

Güçlü bir öz farkındalık ve öz güvenin temel yapı taşlarının ise aile içinde yerleştiği bilinmektedir.

Özgüven Nasıl Gelişiyor?

Çocuğun ilk derin ilişkisini anne ve baba ile kurduğunu, ilk muhatabı olan bu kişilerle sorunlar yaşadığında, bocaladığında zorlandığını vurguluyor. Ailenin sorunlara yaklaşım biçimleri çocuk için çok önemli bir rol model oluyor. Çevresindeki olaylara nasıl yaklaşması gerektiğini, çatışma ve zorluklarla nasıl ustaca baş edebileceğini işte bu rol model belirliyor. Çocuk ancak ailesinin desteği ile yüksek bir öz güvene sahip olma şansını yakalayabiliyor.

12 Adımda Özgüven

1. Çocuğunuzu şartsız sevin.

2. Ona güvenin. Sorumluluk alıp başarı hissini yakalamasına yardımcı olun.

3. Çocuğunuzun anlattıklarını dikkatli ve kesintisiz dinleyebilmek için zaman ayırın ve onu göz teması kurarak dinleyin.

4. Bazı kuralları koymanız gerekecektir. Uyarılarınızı tekrar etmekten kaçınmayın. Kararlı ve açık bir şekilde uyarın ve kendisinin doğru davranacağına güvendiğinizi hissettirin.

5. Çocuğunuzun değişik yemekleri denemek, yeni bir arkadaş edinmek, bisiklete binmek gibi yeni deneyimlerde bulunmasını destekleyin.

6. Risk almaya başlayınca tabii ki yanlışlar da eşlik edecektir. Bunlar onun öz güveni için değerli yaşantılardır. Yanlışlarını bağışlamanız çocuğunuzun kendi hataları ile daha kolay baş edebilmesini sağlayacaktır.

7. Her çocuk cesaret bekliyor. Onun iyi başardığı şeyleri övmeniz ve bunu onun duyması yeterli olacaktır.

8. “Neden kız kardeşin gibi uslu olamıyorsun?”, “Neden Ayşe gibi çalışmıyorsun?” gibi örnekler çocuğunuza başarısız olduğu şeyleri hatırlatacak, utanç duyma, kıskanma gibi olumsuz hislerle kendi öz değerlerini indirgemesine sebep olacaktır.

9. Her şeyi beğenmeyin, kabullenmeyin ve seçici olunuz

10. Hislerinizi gösterin, gizlemeye çalışmayın. Kızmak, kavga etmek, üzülmek ve sevinmek her ailede olabilecek ruh halleridir ve normaldir. Sakinleştiğinizde ve neşeniz yerine geldiğinde çocuğunuz da bu ruh hallerini aynen hissedecektir. Bu da öz güveni güçlendiren bir örnektir.

11. Çocuğunuz kendisini başkaları ya da kardeşi ile kıyasladığı zaman ona yakınlık gösterin ve artı özelliklerini övün.

12. Cesaret vermek ilerlemeyi takdir etmektir, sadece başarıyı değil. Övgü ile cesaretlendirmek arasında fark vardır. Birincisi yapılan işi ödüllendirirken diğeri kişiyi ödüllendirir.

Çocuklarda konuşma gecikmesi

Konuşma geriliği; çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır.

Aylara göre konuşmanın normal gelişimi:

2. ay mırıldanma, yabancılara gülücük sese yönelme

3. anlamlı olmayan sesler çıkarma

4. ay gülme

6.ay sesli harfleri tekrar etme

9.ay sessiz harfleri tekrar eder

12.ay tek kelimeleri söyler

15.ay eliyle gösterip anne baba dışında kelimeleri söyler

18.ay 10 kelimeye kadar söyler

21.ay iki kelimeli cümleler

24.ay ihtiyaçlarını anlatacak kadar en fazla 3 kelimeli cümleler kurar

30.ay kendini ben diye tanımlar ve adını bilir

36.ay sayıları bilir konuşmaları anlaşılır olur

4 yaş olayları hikâyelendirir

KONUŞMA GERİLİĞİ SEBEPLERİ

Anatomik sebepler

Beyin hasarı

Anne karnında geçirilen enfeksiyonlar

Mikrosefali ( baş çevresi küçüklüğü )

Yarık damak

Enfeksiyonlar

Menenjit

Tekrarlayan orta kulak enfeksiyonu

Kimyasal ajanlara maruz kalma

Gebelikte alkol kullanma

Yenidoğan sarılığı

Travma

Kafa travması

İntrakaranial kanama

Damar tıkanıklığı ile seyreden hastalıklar

Metabolik

Otizim

Noromüsküler gelişim hastalıkları

Çevresel

En sık görülen nedenleri: zekâ geriliği, işitme kaybı, gelişimsel dil becerileri kaybı, otistik hastalılardır.

KONUŞMA GERİLİĞİNE YAKLAŞIM

Konuşma geriliği olan çocuklarda konuşmaları algılanmasında ve sesleri duymasında problem olmadığı tespit edilmelidir. Detaylı bir muayene sonrası başka becerilerinde gecikme olup olmadığı belirlenir. Genetik, metabolik, kas sinir hastalığı açısından araştırılır. Bulunan konuşma geriliğine yönelik tedavi planlanır.

KONUŞMA GERİLİĞİNDE KLİNİK İPUÇLARI

Çocuğun ilk sözcüğünü, anlamlı sözcüğünü ve anlaşılır konuşması ne zaman söylediği

İşitme ve görme problemi varlığı

Nörolojik gelişimi normal mi?

Çocukta gelişme geriliği varlığı

Konuşmasında normalden sapma var mı? ( otizm bulgusu olabilir )

Ailesel yoksunluk, ilgisizlik var mı?

Ailesel bilinen hastalık varlığı

Konvülsiyon hikâyesi varlığı

Konuşma geriliğinin tanısını koymada ve hastaya yaklaşımda önemli ipuçlarıdır.

MUAYENE BULGULARI

Baş çevresinde büyüklük veya küçüklük varlığı

Anormal yüz görünümü varlığı

Şekil bozukluğu olan kulak ve göz varlığı

Kulak zarında bozulma

Sosyal bozukluk içine kapanıklık korku ve tedirginlik hali

Sosyal çevre ile uyumsuzluk, ilgisizlik, kendine has ayrı bir hayatta yaşama

Beslenme bozukluğu ve büyüme gelişme geriliği varlığı

Koordine hareket bozukluğu

Çocukta halsizlik zayıflık çabuk yorulma

Muayene esnasında kontrol ve dikkat edilmesi gereken noktalardır. Şikâyetin tanımlanmasında yardımcı olur.

Bebeğinizin konuşmasını hızlandıracak neler yapabilirsiniz

Bebeklerde konuşma bebekten bebeğe farklılık gösterebilir.

Bu yüzden telaşa kapılmamalısınız ama genel olarak bebekler 7 ile 10. aylarda 2 heceli, kısa ve tekrar eden kelimeleri söylemeye başlamalıdır örnek olarak: “mama, dede, baba, cici, anne…” kelimeleri verilebilir. Ayrıca anne ve babalar ilk önce anne mi baba mı polemiğine girmemelidir. Çünkü bebekler a, b, m, d, y harflerini daha kolay söylemektedir. Bu nedenle ‘baba’ demek ‘anne’ demekten daha kolaydır. Bebeklerin en zor söylediği harfler k, t, r dir. Özellikle r sesini bebek dört yaşına kadar düzgün çıkaramamaktadır. Tekrarlamasını istediğiniz sesleri taklit edebilirsiniz.

Bebeğiniz 12. Ayından sonra yetişkinlerin kelimelerine benzer kelimeler kullanabilir. “Bu ne? Hani? Nerede?” gibi sorular bile sormaya başlar. 14.ayını doldurmuş bebek, bu nedir? Bu kimdir? Sorusuna düzgün ve anlaşılır cevaplar verebilir.

17.-18. Ayından bebek günlük kelimeler kullanmada artmaya başlar.
18-24 aylık bebekler 30 50 kelime söyleyebilir. Kendi ebeveynleri onların sohbetlerinin en az yüzde seksenini anlar. Kendini ailesine çok iyi tanıtmıştır.

24-36 aylık; yani 2-3 yaşındaki çocuk kelime hazinesini geliştirmiştir. 70 ile 120 kelime arasında kelimeleri kullanır. 36. ayını bitirmiş bir çocuk en azından üç yüz ile dört yüz kelime kullanır. Konuşmaları dışarıdan insanlar tarafından anlaşılır. Düzgün cümleler kurabilir.

Bu aşamaya kadar ki gelişimlerini doğal olarak tamamladıysa çocuğunuzun bundan sonraki gelişimleri de normal devam edecektir. Belirtiğimiz gibi her çocuğun gelişim düzeyi aynı olacak diye bir beklenti içine olunmamalıdır. Bazen kardeş olan çocuklar bile gelişim farklılıkları sergileyebilir. 9-10 aylıkken kelimeleri düzgün çıkarabilen çocuğun kardeşi ilk düzgün kelimesini 18 aylıkken söyleyebilir.

Çocuğunuzun konuşmada normal gelişimini izlemesini, yeterli olmasını istiyorsanız onunla konuşmayı sohbet etmeyi aksatmamalısınız.

Bebeğin Konuşmasını Hızlandıracak Neler Yapabilirim?

Çocuğunuzun konuşma aşamalarını daha hızlı atlatabilmesi için sizin de uygulayabileceğiniz bir çok teknikler vardır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz.

• Çocuğunuza sık sık adı ile seslenin.

• Onunla konuşurken mutlaka yüz yüze olun. Altını değiştirirken, onu beslerken bile mutlaka yüzüne bakarak konuşun. Unutmayın iletişim önce beden dili ile başlar.

• Ona sık sık şarkı söyleyin.

• Çocuğun anlaması kolay cümleler kullanarak, yüksek tonda ve anlaşılır bir şekilde konuşmanız, duygusal ifadelere yer vermeniz ve aynı şeyi birkaç kere tekrarlamanız işe yarayabilir.

• Onunla konuşurken abartılı mimikler ve kocaman açılmış gözler dikkatini size vermesine yardımcı olur.

• Çocuğunuz bazı kelimeleri yanlış kullandığında onu düzeltmek yerine aynı kelimeyi doğru şekilde telaffuz ederek onun kelimenin doğru şeklini öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Onların kelimeleri yanlış kullanmaları son derece doğaldır.

Çocuğunuza şarkı söyleyerek de konuşmasının hızlanmasına yardımcı olabilirsiniz.
• Cevabı “Evet” ya da “Hayır” olan sorular yerine açık olanları tercih edin. Mesela “Legolarla mı oynamak istersin yoksa yapbozla mı?” gibi.

• Çocuğunuzun “Ne” ve “Neden” ile başlayan sorularını mutlaka cevaplandırın. Cevaplarınız onun neden-sonuç ilişkisini anlamasına yardım edecektir. Eğer sorduğu sorunun cevabını bilmiyorsanız, bilmediğinizi de açıkça söyleyebilirsiniz.

• Günlük aktivitelerinizde (onu beslerken, onunla oynarken, altını değiştirirken vb.) onunla konuşmayı sürdürün.

• Sürekli tekrarlayarak aynı sesi çıkaran oyuncaklar bebeğinizin daha hızlı konuşmasına katkı sağlayacaktır.

• Günlük programlarınızle ilgili onu bilgilendirin. Mesela, “Şu an eve gidiyoruz.”, “Şimdi kahvaltı zamanı!” gibi.

• Eğer çocuğunuzun büyüdüğünde sizinle konuşmasını istiyorsanız onunla şimdiden konuşmalısınız. Aile içi iletişimi sağlamak için tek kural vardır: konuşmak…



Gaziantep Öğrenci Koçluğu

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.
Lisans
Uzman Psikolojik Danışman Okan Bal, Pedagog, Aile Danışmanı ve Öğrenci Koçu, Başlıca Danışmanlık Konuları, Aile Danışmanlığı, Evlilik Danışmanlığı, Anne Baba Danışmanlığı, Öğrenci Koçluğu, Çocuk Danışmanlığı, Çocuk Pedagog, Ergenlik Danışmanlığı, Ebeveyn Danışmanlığı, Bireysel Danışmanlık Desteği, Zeka Testleri, Çocuk Gelişim Testleri Konuları. Başta Gaziantep, Şehitkamil, Şahinbey Olmak Üzere Çevre İller Olan Adıyaman, Kahramanmaraş Şanlıurfa, Kilis, Nizip, Besni gibi yaşam alanlarından destek almak için randevu oluşturabilir destek alabilirsiniz.