Çocuğunuz Kekeliyorsa Neler Yapılmalı

Kekemelik; çocuğun konuşmasının gerek akıcılık gerekse zamanlama yönünden yaşına uygun olmayan biçimde bozulmasıdır. Konuşma sırasında ses ve hece yenileme, sesleri uzatma, sözcüklerin parçalanması, konuşma sırasında ara vermeler ve tek heceli sözcük tekrarları gibi aksaklıklar görülmektedir. Bazen kekelemeye göz kırpma, tikler, dudak ve yüz hareketleri, kafa hareketleri, nefes alma davranışları ya da yumruk sıkma gibi motor davranışlar da eşlik edebilir. Bunlar çocuğun kekelemeye başlamadan önce kekelemeden kurtulmak için yapmış olduğu davranışlardır.

Genellikle ergenlik döneminden önce başlar. Erkek çocuklarında 3 kat daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Kesin nedeni bilinmemekle beraber çocuğun konuşma akıcılığında bozulmaya neden olabilecek genetik, nörolojik ve psikolojik etkenler suçlanmaktadır.

Kekemelik şikayetiyle gelen çocukların büyük bir kısmında ailede konuşma bozukluğuna sahip kişiler olduğu öğrenilmektedir. Böyle bir genetik yatkınlığa sahip çocuklarda ani korkma ve korkutulma, travmalar, hayat düzeninde ki değişiklikler (kardeş doğumu, annenin çalışmaya başlaması, v.b.) gibi psikolojik etkenler çocuğun konuşma akıcılığında bozulmalara sebep olabilmektedir.

Konuşma sorunu; çocuğun kendine olan güvenini ve yetkinliğini olumsuz etkiler. Bana gülecekler, benimle alay edecekler endişesiyle konuşmaya çekinir. İletişim kurmaktan kaçındığı için arkadaşlık kurmakta zorluk çekebilir. Sosyal ve duygusal olarak içine dönen çocuğun; okul başarısı, ilerleyen dönemde birey olarak mesleki başarısı ve toplumsal iletişimi bozulabilir.

Kekemeliğin herhangi bir ilacı veya ameliyatı bulunmamaktadır. Uzmanlarca tanı konmuş bireylere dil ve konuşma terapistleri tarafından kekemelik terapisi uygulanıyor. Bazı durumlarda, özellikle ailede kekemelik geçmişi varsa ve çocuğun kekemeliği şiddetliyse terapilere hemen başlanması gerekebiliyor.

Çocuklukta konuşma ve dil gelişiminin en hızlı olduğu dönemde başlayan ve nörolojik bir duruma bağlı olmayan akıcılık sorunları Gelişimsel Kekemelik olarak adlandırılır. Genellikle 2-5 yaşlar arasında görülmekte, geçici olduğu ve tedavi gerektirmediği bilinmektedir. Kekeleme çocuğu sıkıntıya sokan bir durumda artar, çocuğun hoşlandığı durumlarda azalır, bazen çok iyi konuşurken bazen şikayetler çok artar, cansız şeylerle ve evcil hayvanlarla konuşma sırasında kekeleme görülmez.

Ailelere Öneriler;

Çocuğun kendini rahatça ifade etmesine olanak tanınmalı.

Çocuğun konuşma hızını azaltmak için onunla yavaş, sakin ve telaşsız bir şekilde sık sık duraklayarak konuşulmalı.

Çocuğa konuşması konusunda baskı yapılmamalı, kelime ya da cümleleri düzeltilmemeli ve tamamlanmamalı.

Konuşurken sabırla dinlenmeli, çocuğun dikkati konuşması üzerine çekilmemeli.

Ailenin tüm üyelerinin sırayla konuşması ve birbirlerinin sözünü kesmeden dinlemesi sağlanmalı.

Alay etme, utandırma, zorlama gibi tutumlardan kaçınılmalı.

Konuşma dışında diğer alanlardaki girişimlerine ve başarılarına açıklayıcı övgülerle geri dönüş yapılarak özgüveni desteklenmeli.

Ev içindeki aşırı titiz, düzenli, denetimci ve kuralcı tutum gevşetilmelidir.

Kekemeliğin ruhsal ve sosyal sorunlara yol açmadan çözülmesini sağlamak için uzman desteği alınmalı.

Boşanma durumunda çocuğumuza yaklaşım nasıl olmalı?

Boşanma öncesi dönemde ebeveynler yaşadıkları çatışmalar nedeniyle sıklıkla çocuklarına karşı ilgide azalma yaşarlar. Bu süreçte çocuk çevresinde olup biten çatışmaları yaşı ve gelişim seviyesine göre algılayabilir. Boşanma hiçbir zaman bir çocuğun istediği bir durum değildir. Aile birliğinin parçalanması istenmeyen bir durumdur. Ancak mutsuz ve çatışmalı bir evde büyümektense tek ebeveynin olduğu daha sakin ve huzurlu bir ev çocuk için daha uygundur.

Boşanma durumunda ve sonrasında anne babanın ebeveynlik işlevlerini ihmal etmemeleri çocukla tutarlı ve sevgi dolu etkileşimi sürdürmeleri çocuğun ve gencin boşanmadan en az etkilenmelerini sağlar.

Anne babaların boşanma konusunda çocuğa ve gence en doğru yaklaşımı aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Ayrı yaşamanın ne anlama geldiğini, (özellikle küçük çocuklarda) anne ve baba birlikte, suçlayıcı olmadan konuşarak çocuğun anlamasını sağlamak.
  • Çocuğun yaşına uygun bir biçimde boşanmanın onların suçu olmadığını, ama onları nasıl etkileyeceğini açık ve sade bir dille anlatmak.
  • Çocuğu her zaman sevileceğine, en iyi şekilde bakılacağına inandırmak ve bu doğrultuda davranmak.
  • Çocukları diğer ebeveynle mutlu ve sıcak bir ilişki için cesaretlendirmek.
  • Eski eşle ilişkiyi mümkün olduğunca sorunsuz sürdürmek, Çocuklarla ilgili konularda işbirliği yapmak, bu mümkün değilse de en azından aradaki sorunları çocuklara yansıtmamak.
  • Çocukların hayatlarındaki başka insanlardan ve uzmanlardan yardım ve rehberlik istemeleri için onları cesaretlendirmek.

Çocuğunuz İlkokula Hazır mı? Okul Olgunluk Ölçeği

Çocuğun Okula hazır olması demek; 
hem akademik ve hem de duygusal olgunluğunun yeterli olup olmamasına bağlıdır. . . 
Çocuğunuz 2013-2014 arası doğumluysa, 
ilk okula başlama konusunda yeterli olup olmadığı, -Çocuğunuzun ilk okula Yeterli olmasına rağmen anaokuluna göndermenizin zararları ne olabilir? -İlkokula yeterliliği olmamasına rağmen, başlatmanızın zararları ne olabilir? -Zorunlu eğitim yaşı nedir? -Hangi durumlarda Veli dilekçesiyle ya da doktor raporu ile kayıt olmayabilir? . .
.
.
Çocuk, Ergen ve Aile Psikolojisi
Randevu Al: 0 534 363 98 96
.
Hizmetlerimiz
.
-Çocuk Psikolojisi
-Çocuk Gelişimi
-Ebeveyn Danışmanlığı
-Anne Baba Eğitimi
-Ergenlik Danışmanlığı
-Öğrenci Koçluğu
-Aile Danışmanlığı
-Boşanma Psikolojisi
-Boşanmış Ebeveyn
-Çocuk Gelişim Testi
-Dikkat Eksikliği
-Zeka Testleri
-Oyun Terapisi
-Öğrenme Güçlüğü
-Disleksi
-Otizm
-Konuşma Bozukluğu
-Öfke ve Hırçınlık
-Okul Olgunluk Testleri
-Gelişim Geriliği
-Kekemelik Sorunları
-Okul Korkusu
-Okul Başarısızlığı
-Yeme Bozukluğu
-Uyku Bozukluğu
.
.
Çocuk, Ergen ve Aile Psikolojisi
Randevu Al: 0 534 363 98 96
PedagogGaziantep.Com

PedagogSoru Sor

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.