Boşanan Ebeveynlere Ebeveyn Danışmanlığı

Boşanmanın bir geçiş dönemi olduğu ve boşanmadan ziyade boşanma sonrası beliren tüm değişim ve uyum sürecinin çocuğu ve beraberinde ebeveynleri etkilediği görülmektedir.  Boşanmada anne baba arasındaki süre gelen ve devam eden çatışma ve anlaşmazlık kritik öneme sahiptir.  Öyle ki çatışmalı bir ebeveyn ilişkisinden boşanma ile uzaklaşan bir çocuk ebeveyn kaybına karşın bu çatışmadan daha fazla olumsuz yönde etkilenmektedir.  Değişim ve uyum sürecindeki olumsuzluklar, çocuğa almak isteyebileceğinden fazla yetişkinlik rollerinin dayatılmasını, ebeveyn kaybına yönelik yas ve özlemi, çökkünlüğü, mutsuzluğu ve farklı ortamlarda kendini gösterebilen uyum ve davranış sorunlarını getirebilir.  Burada boşanma sonrası ebeveyn çatışmasının nasıl yönetildiği, çoğunlukla babayı içeren ebeveyn kaybının nasıl giderildiği ve değişebilecek sosyo ekonomik şartları nasıl idare edebilecekleri belirleyicidir.

Boşanan anne-babalara ve çocuklarına yönelik bu aile terapisi içerikli çalışma seanslarında hedeflenen ebeveynleri süregelen çatışmalarını yönetmede ve boşanma kararını çocuklarına açıklamada yönlendirici olurken ebeveyn ve çocuklarını boşanma sonrası yeni ilişki dinamiklerine hazırlamaktır.

Çalışma sürecinde ele alınacak alanlar şunlardır:

  • Boşanma ve sonrasında ebeveyn ilişkileri
  • Boşanmanın çocuklara etkileri üzerine bilgilendirme
  • Boşanmanın çocuğa anlatılması ve değişime hazırlık
  • Çocukla anne baba ayrılığı ve değişen ebeveyn çocuk ilişkisinin çalışılması
  • Değişim sürecinde çocuk ve ebeveynin toplumsal yaşama uyumu ve olası destek kaynakları
  • Olası yeniden evliliklerde değişecek ilişki dinamiklerine hazırlanma

Akran Zorbalığı Önleme

Akran zorbalığı bir veya çok sayıda çocuğun, kendilerinden daha zayıf olanları bilerek ve devamlı olarak rahatsız etmesi ve karşısındakinin kendini koruyamayacak halde olduğu bir saldırganlık çeşididir.

Zorbalık ile saldırganlık arasında ki farklılığın iyi anlaşılması gerekmektedir. Çünkü saldırganlık ve şiddet içeren eylemler birbirine denk çocuklar arasında yaşanırken zorbalık, kurbanın korkmasına, acı çekmesine neden olur ve güçlerde orantısızlık görülür. Kurban tarafından herhangi bir kışkırtma tahrik söz konusu değildir. Güçlü olan, zayıf olan çocuğa baskı yapar, fiziksel, sözel ve psikolojik sadırı eylemlerini gerçekleştirir.

AKRAN ZORBALIĞI HANGİ ÇOCUKLARDA GÖRÜLÜR

Genel olarak 7-16 yaş aralığındaki çocuklarda karşılaşılan zorbalık, 9-15 yaşları arasında maksimum seviyeye çıkıyor. Zorbalar ve kurbanlar genelde aynı sınıfta bulunuyorlar ve aynı yaşta oluyorlar. Toplumsal yeteneklerin gelişmesi nedeniyle kurbanların yaşları yükseldikçe zorbalığa uğrama düzeyleri azalıyor.

Hangi Çocuklar daha çok zorbalığa maruz kalır

Okulda ve sınıfta yalnız hisseden, aktivitelere iştirak etmeyen, arkadaş edinemeyen, iletişim kurmada problem yaşayan ve kendini ispatlama yeteneklerinden yoksun çocukların akran zorbalığına maruz kalma ihtimali daha fazla. Kurban olan çocuklar diğer çocuklara kıykatiyen daha kaygılı, güvensiz, mutsuz, çekingen ve daha duyarlı olabilirler.

Çocukların Saldırgan Yetiştirilmesi

Akran zorbalığını gerçekleştiren çocukların en baskın talepleri, diğer çocuklar üstünde baskınlık kurmak ve denetimi elinde tutmaktır. Bu çocuklar genelde saldırgan davranışlar takınarak bir gruba lider olabileceğini küçük yaşta farketmiştir. Zorbalık uygulayan çocuklar, saldırganlığın gücünü genelde evlerinde öğrenir veya benzer disiplin biçimlerine maruz kalarak büyütülmüşlerdir. Ayrıca bu çocuklar, genelde dışa dönük kişilik özellikleri sergilerler. Arkadaş edinmeyi ve sürdürmeyi seven, sosyal ilişkilerden haz duyan, arkadaşları içerisinde tanınmış olan çocuklardır.

Çocukların Zorbalığa Maruz Kalmaması İçin Aileler Ne Yapmalıdır

Akran zorbalığının nedenlerini incelerken okul ve aile ortamı, içinde bulunulan toplumun özellikleri beraber değerlendirilmeli. Zorbalığın başlıca nedenleri arasında sınıflarda yükselen öğrenci sayısı, öğrenciler arasında rekabetin aşırı pekiştirilmesi, problemlerin şiddetle halledilebileceğine olan inanç ve tutumlar, kurbanın düşük benlik saygısı sayılabilir.

Anne Babalara Düşenler:

• Çocuklarınızın saldırgan davranışlarla istedikleri şeyleri yapmayın.
• Çocuklarıza sosyal yetişkinliğne uyan görevler verilerek kendine güvenin oluşması yönünde destekleyin.
• Çocuklar kızgın ve sinirliyken onlarla tartışmamalı, çocuğun sakinleşleşmesinin ardından bu durumu beraber konuşularak değerlendirin.
• Ebeveynler çocuğun izlediği televizyon kanalları, filmler ve oynadığı oyunları, konusu ile ilgili seçici ve dikkatli olmalıdır.
• Aileler çocuklarının diğer arkadaşlarının yanısıra tanınmış olması yönündeki isteklerini, çocuklarına yansıtmaktan kaçınmalıdır
• Anne babalar, çocuklarının hareketleri hakkında sık sık öğretmenlerinden bilgi almalı ve şayet bir alanda problem belirtilirse, çocuğuna nasıl yardım edebileceği konusu ile ilgili öğretmenler ve uzmanlar ile işbirliği yapmalıdır

Boşanma sonrası kadın psikolojisi

Boşanma sonrası kadın ne yapmalıdır?

Evlilik, kadın ve erkek için güzel umutlarla başlar, masallardaki gibi sonsuza kadar mutlu olma inancı kalplerde çarpar. Ama bazen beklenmedik sorunlarla başlayan süreç, boşanmayla son bulur. Boşanma, herkes için yaralayıcı olsa bile kadınları daha çok etkiler. ‘Yüksek Topuklar’ ekibi olarak, bu zor durumda yanınızda olmak istedik ve boşanan kadın nasıl mutlu olur, hayata nasıl yeniden başlar gibi sorular için Nörolog Dr. Mehmet Yavuz’a danıştık. “Boşanma bir son değil, bir başlangıçtır” sözüyle ilk adımınızı atın ve mutlu olma yolunu aydınlatmak için önerileri uygulayın.

Boşanma ardından zaman yeni bir başlangıç yapma zamanıdır. Ancak bu her zaman düşünüldüğü kadar kolay olmaz. Genellikle erkekler bu süreci daha kolay atlatırken kadınlar evlilik sürecinde aldıkları derin yaralarla yaşamaya çalışırlar. İç varlıklarında acı, öfke, kin, pişmanlık gibi pek çok farklı duyguyu bir arada hissederler. Kişi kendini her anlamda dibe vurmuş gibi hisseder.

Boşanan kadın nasıl hisseder?

Hiçbir çift boşanmak için evlenmez. Ancak şunu unutmamak gerekir ki evlenmek kadar boşanmakta hayatın gerçeklerinden bir tanesidir. Boşanma sadece eski eşinizi ile aranızda yaşadığınız bir durumda değildir. Genellikle bu sürece ailenizden tutan da arkadaşlarınıza kadar pek çok kişi katılır. Boşanma sonrasında çevrenizdeki insanların kendinizi iyi hissetmeniz için verdikleri tavsiyeler tam tersi bir etki yaratıp bu süreci atlatmanızı zorlaştırabilir. Boşanma sonrasında yaşanan duygusal dalgalanmalardan en az zararla kurtulabilmek için bazı öneriler.

Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nden Nörolog Dr. Mehmet Yavuz’a sorduk: Peki boşanma sonrasında ayrılık acısını nasıl hafifletilir? Bu durumun bir travmaya ya da boşanma depresyona dönüşmemesi için neler yapılabilir?

Arkadaşlarınızı seçin

Boşandıktan sonra ister istemez arkadaş çevrenizde bazı değişikler olacaktır. Ortak arkadaşlarınızın bazılarını kaybedeceksiniz. Ama bunun moralinizi düşürmesine izin vermeyin. Özellikle boşanma sonrasında siz siz olduğunuz için seven yanındayken kendinizi iyi ve huzurlu hissedeceğiniz insanları çevrenizde bulundurun, ayrılık acısı atlamanın en iyi yollarından biri budur.

Aile desteği alın

Bu süreçte aile desteği çok önemli. Ailenizden uzaklaşmak yerine onlarla dertleşin, sohbet edin. Bu zor süreci onlarla paylaşmak size kendinizi iyi hissettirecektir.

Onu hatırlatan her şeyi atın

Eşyaları atarak işe başlayabilirsiniz. Tabii ki eşyaları atmak kolay ama anıları silmek zaman alacaktır. Anıların en az hatırlaması için eğer imkanınız varsa yaşadığınız evi değiştirin mümkün olduğunca onunla birlikte gittiğiniz yerlere gitmeyin. Bunun yerine yeni yerler keşfedin. Yani, bu yaranın kabuk tutması için kaşıyıp kanatmayın, bırakın kendi kendine iyileşsin.

Dolabınızı baştan yaratın!

Eşyalar gibi dolabınızı da baştan yaratın. Onunla birlikte aldığınız kıyafetleri atın, yerine yenisini alın. Eşya, kıyafet derken eski eşinizi size hatırlatacak eşyalardan yavaş yavaş kurtulmuş olacaksınız.

Sporu hayatınıza dahil etmek için özen gösterin

Kendinizi dört duvar arasına kapamayın. Daha önce egzersiz yapmadıysanız yavaş yavaş sporu hayatınıza dahil edin. Evde egzersizler ve hobiler, stres ve üzüntüden arınmaya yardımcı yöntemlerdir. Derin nefes alarak, psikolojik ve fizyolojik olarak gevşeyip rahatlayabilirsiniz. Açık havada yürüyüşler yapın ve oksijenin yoğun olduğu yerleri tercih edin. Her gün mutlaka duş alın. Suyun terapi etkisini unutmayın. Belki size basit gelebilir ama her gün 15 bardak su içmek, ruh halinizin iyileşmesine yardımcı olacaktır. Bu denemeye ne dersiniz?

Tatile çıkın

İlk olarak kısa süreliğine de olsa bulunduğunuz ortamdan uzaklaşıp kısa bir tatile çıkmak bir süreliğine her şeyden uzaklaşmak sizi rahatlatacaktır. Yalnız tatile çıkıp yaşadıklarınızın muhasebesini yapabilir, kendi durumunuzu değerlendirebilir, yaşamınızda nereleri değiştirmeniz gerektiğiyle ilgili tespitlerde bulunabilirsiniz. Tatile çıkarken kendinizi dış dünyaya kapatmayın, yeni insanlarla tanışmaya açık olun.

PedagogSoru Sor

Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.