Öfkeli Sinirli Çocuk İçin Neler Yapılmalı

Öfke nöbeti, çocukların herhangi bir şeyin yapması engellendiği zaman gösterilen güçlü ve olağanüstü kızgınlık olarak açıklanır ve bu durum her yaşta görülebilmektedir. Bu davranış şekli genellikle 18 ay ile 3 yaş arasında ortaya çıkmakla birlikte, 5-6 yaşa kadar da görülebilmektedir.

Hangi karakter eğiliminde olursa olsun, hemen her çocukta öfke nöbetini tetikleyen bazı şeyler vardır. Başlıca sebepler;

– İlgi çekmek istemek,
– Sahip olamayacağı bir şeyi istemek,
– Bağımsız olduğunu ispat etmeye çalışmak,
– Kıskançlık ve inatçılık,
– Yorgunluk ve açlık olarak görülebilir.

Elbette ki, bu kriz anlarını tamamen yok etmek mümkün değildir. Çocuğun gelişim süreci içerisinde aile bireyleri ve diğer kişiler ile belli başlı konularda çatışma yaşaması da doğal bir süreçtir. Ancak çocuğun neden öfkelendiğini doğru bir şekilde analiz edip, davranışını olumluya dönüştürebilmek ve bu kriz anlarını en aza indirmek de mümkün.

– Olayları çocuğunuzun bakış açısından görmeye çalışın. Bazen çocukken neler hissettiğinizi düşünmek çocuğunuzun neler hissettiğini daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.
– Anne-babalar tarafından yaramazlık olarak görülen bazı davranışlar, aslında çocuğun gelişim süreci içinde normal olan bir davranıştır. Bu durumda ailenin çocuk üzerinde fazla baskı kurması öfke krizlerine yol açabilir.
– Aile içerisinde uygulayacağınız kuralların az sayıda ve anlaşılır olması, çocuğunuzun bu kuralları aklında daha kolay tutmasına ve daha kolay uyum sağlamasına yol açacaktır.
– Çocuğunuzun hasta veya yorgun olduğu dönemlerde davranışlarına karşı daha toleranslı olabilirsiniz.
– Çocuğunuz güzel davranışlar sergilediğinde onun bu davranışlarını takdir etmek, benzer davranışları tekrarlaması için onu teşvik edecektir.
– Çocuğunuzun sizin davranışlarınızı taklit ederek yaşamı öğrendiğini unutmayın. Sizin sorunların çözümü karşısındaki tutumlarınız onun da davranış şekillerini belirleyecektir.
– Çocuğunuzun mümkün olduğunca ne giyeceği veya ne yiyeceği konusunda seçim yapmasına izin verin. Bazı şeylerin kendi kontrolünde olduğunu görmek onu biraz daha rahatlatacaktır.
– Çocuğunuzun talep ettiği bir şey için “hayır” diyecekseniz, nedenleri ile birlikte açıklayın.
– En başta “hayır” dediğiniz bir şey için, daha sonraki taleplerde kabul etmemeniz önemlidir. Çünkü çocuğunuz ona boyun eğeceğinizi kısa sürede anlayacaktır ve hayır dediğiniz her şey için sizi zorlayacaktır.
– Çocuğunuzun yapmamakta ısrar ettiği bir davranışı karşısında, olayın akışını ters yöne çevirmek için şakanın gücünü kullanmayı tercih edebilirsiniz. Araba koltuğuna oturmak istemediğinde, “O halde araba koltuğuna ben oturayım, sen de arabayı kullan” diyerek koltuğa tırmanmaya çalışabilirsiniz.

Tüm bu önerilerimize ek olarak, çocuğunuzla mümkün olduğunca rahat ve eğlenceli zaman geçirmeye bakın. Birlikte zor bir gün geçirdiyseniz, parka veya yürüyüşe çıkmak ikinize de iyi gelebilir.

Çocuklarda Üstün Zeka Nasıl Anlaşılır?

Bazı çocuklar doğuştan üstün zeka sahibi olarak doğmaktadır. Ancak pek çok anne baba bunu fark etmekte oldukça zorlanmakta ve başarısız olmaktadır. Küçük yaşlarda fark edilmeyen bu durum ise zaman gittikçe körelmekte ve zamanla normal insan seviyesine düşmektedir. Siz ebeveynler olarak çocuklarınıza dikkat etmeli ve onları iyi tanımalısınız. Peki üstün zekalı olan çocuklar nasıl anlaşılır, nasıl özelliklere sahip olurlar? Eminim ki bu sorunun cevabını pek çok anne baba merak ediyor. Şimdi sizlere bunu anlayabilmeniz için birkaç ipucu vereceğiz.

Çocuklarda Üstün Zeka Nasıl Anlaşılır

-Çocuğunuz yaş seviyesine göre daha zor ve karışık soruları çözebiliyorsa dikkat edebilirsiniz.
-Müziğe, resme yani sanata karşı ilgili bir çocuksa ve bu çok küçük yaşlardan beridir fark ettiyseniz çocuğunuz üstün zekalı olabilir.
-Üstün zekalı çocuklar erken yaşta okuma, yazma alışkanlığı kazanmaktadır.
-Öğrenmeye ve araştırmaya karşı oldukça meraklı olurlar.
-Kendine güvenleri üst seviyede olurlar.
-Üstün zekaya sahip olan çocuklarda sorumluluk duygusu hayli gelişmiş olur.
-Yaşıtlarına göre daha farklı ve fazla soru sorarlar.
-Bazı durumları, soruları sezerek çözüme ulaştırma gibi bir yetenekleri vardır.
-Matematiğe ve uzaya karşı yaşıtlarına göre çok daha fazla ilgili ve meraklı olurlar.
-Sürekli bir şeyleri keşfetmek, eşyaları farklı özelliklerde ve niteliklerde kullanmak gibi niteliklere sahip olurlar.

 

Gaziantep Zeka Testi İçin Randevu Alın

2-4 Yaş Çocuklar İçin Eğitici Oyunlar

Çocuklarınız ile hem kaliteli hem de keyifli vakit geçirmek için pahalı oyuncaklara ihtiyacınız yoktur. Bunun için sadece çocuklarınızın ihtiyaçlarına cevap vermek, onları anlamak ve gelişimlerine uygun ortam hazırlayarak etkinler yapabilir, gelişimlerini destekleyebilirsiniz.

2-4 yaş dönemi çocukların el kol koordinasyonlarının geliştiği, zekalarının sürekli dinamik olduğu, çabuk öğrendikleri dönemdir. Bu dönemde çocuklarınızın yanında olarak, onlara destek olarak, beraber etkili etkinler yaparak hem keyifli zaman geçirebilir hem de onların gelişim ve öğrenmelerini destekleyebilirsiniz. 2-4 yaş çocuklar için eğitici oyunlar arasından birkaçı şunlardır;

Balonlar ile elektriğin ve yer çekiminin keşfi: Bu etkinlik özellikle yerinde duramayan afacanlar için oldukça eğlencelidir. Bunun için 4 5 balonu şişiriniz ev hava fırlatınız. Zıplayarak balonların yere düşmesini engelleyiniz. Bunun dışında ise balonları kazak veya yünlü herhangi bir eşyaya sürterek ardından saçlarınızı nasıl havalandırdığını gözlemleyebilirsiniz.
2-4-yas-cocuklar-icin-egitici-oyunlar

Hayvan tahmin etme oyunu: 2,3,4 yaşındaki çocuklar duyarak ve hissederek öğrenmeye daha hevesli ve açıktır. Bunun için çeşitli hayvanların minyatürlerini alınız. Çocuklarınızı gözlerini kapatarak eliniz hayvanı veriniz ve bir yandan da eline verdiğiniz hayvanın sesini taklit ederek çocuğunuzun hayvanı doğru tahmin etmesini sağlayınız.

Kendi oyun hamurunu kendin yapma: Bunun için 1 su bardağı tuz, 1 su bardağı un, 1 su bardağı su ve kurabiye kalıpları, gıda boyaları alarak işe başlayınız. Malzemeleri bir araya getirerek çocuğunuz ile beraber yoğurunuz.

Ergenlik Döneminde Hangi Durumda Psikolojik Destek Alınmalıdır

Ergenlik dönemi hem ergen için ve hem de ergenin ailesi için zor dönemdir. Aile, ergeni anlamakta güçlük çekerken, ergen anlaşılma duygusunu tam olarak yaşayamadığını düşünür. Ebeveyn bu dönem, çocuğunu ne kadar iyi tanır ve hangi davranış, tutum ve tepkilerin ergenlikle ilişkili olduğunu ayırt edebilirse,  ebeveyn-ergen çatışmaları o denli az olur.

Ergenler, bağımsızlık istekleri doğrultusunda anne-baba ve ailenin diğer üyeleri ile tartışmalar yaşayabilirler. Bu çatışmalar genellikle kiminle arkadaşlık edileceği, eve dönme saatleri, sigara ve madde kullanımları, ders çalışma, telefon, bilgisayar kullanımı, kıyafet ve yemek gibi konulardır. Bazı durumlarda bu gibi sorunlar aile ve ergen arasında ciddi sorunlar çıkmasına neden olabilir. Çözüm için destek gereksinimi duyulan durumlarda, sorunlar büyümeden ve kişiler ve ilişkiler örselenmeden, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında çalışanlardan destek almak gerekir.

Ergenlik döneminde psikolojik destek alınmasını gerektiren durum ve sorunlar şunlardır;

  • Sınav kaygısı (LGS, TYT, YKS, AYT )
  • Anksiyete bozuklukları
  • Depresif belirtiler ve depresyon
  • Öfke ve dürtü kontrol problemleri
  • Davranış bozuklukları
  • Takıntı ve tekrarlar
  • Fobiler,
  • Tikler,
  • Arkadaş ilişkilerinde sorunlar ve yalnızlık
  • Aile içi çatışmalar
  • Dikkat eksikliği, hiperaktivite sorunları
  • Okulda uyum sorunları, derslerde başarısızlık, ilgisizlik okula gitmeme
  • Bağımlılık sorunları (cep telefonu, internet, oyun, madde vs. )
  • Cinsel kimlik bozuklukları
  • Uyku ve yeme bozuklukları

Çocuğunuzu Pedagog Rehberliğinde Bilinçli Büyütün

Çocuğunuzun sağlıklı ve mutlu büyümesini desteklemek, ileride oluşabilecek problemlerinin önüne geçmek için çocuğunuzu uzman pedagog danışmanlığında büyütebilir, gelişimini takip ettirebilir ve çocuğunuz büyürken sağlıklı iletişim kurma yollarını öğrenebilirsiniz.

Bir pedagoga sadece sorunlar oluştuğunda değil, çocuğunuzu uzman rehberliğinde bilinçli büyütmek için de gidebilirsiniz. Bu süreç anne-baba olmaya karar verme ile başlar. Yani hamilelik öncesi, hamilelik ve doğum sonrası, bebeklik ilk aylar ilk yıllar, okul öncesi dönem ve orta öğretim dönemi şeklinde devam eder.

Çocuğun ve ailenin hayatını zorlaştırarak tüm ailede mutsuzluk yaratan psikolojik problemleri çözmek amaçlı;

Çocuğunuzun ve sizin yaşamınızı zorlaştırdığını gördüğünüz psikolojik sorunlar mutlaka çocuk psikolojisi konusunda eğitimli ve deneyimli bir pedagog desteğiyle çözülmelidir.

Bu tür sorunlara ilaveten, çocuğunuzun hayatını olumsuz etkileyeceğini düşündüğünüz bazı değişiklikler ve olaylarda çocuğun etkilenmesini en aza indirmek ve durumlara uyumunu kolaylaştırmak amacıyla da pedagog’dan psikolojik destek alabilirsiniz.

Tüm bu durumlar aşağıdaki gibi sıralanabilir;

  • Boşanma ve ayrılıklar,
  • Kardeş kıskançlıkları, aileye yeni bir bebeğin gelişi,
  • Aile içi ciddi problemler (işsizlik, kumar, alkol, çatışma ve kavgalar ),
  • Gelişimsel bozukluklar,
  • Kreşe, anaokuluna ve ilkokula başlamada zorluklar,
  • Okul değişiklikleri ve arkadaş dışlanmaları,
  • Okul başarısızlıkları ve ödev yapmada güçlükler,
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozuklukları,
  • Konuşma bozuklukları ve kekemelik,
  • Korku ve kaygı bozuklukları,
  • Yalnız kalmaktan korkma, yalnız yatamama,
  • Uyku ve beslenme bozuklukları,
  • Takıntı ve zorlayıcı tekrarlar,
  • İçine kapanıklık, ilişki kurmada güçlükler,
  • Anne veya babada psikiyatrik, psikolojik sorunlar,
  • Ailede yaşanan travmatik olaylar, kayıplar vs.,
  • Anneye aşırı düşkünlük, anneden ayrılma kaygısı,
  • Anne ve babayla yatmakta ısrar,
  • Gece kabusları, gece ağlayarak uykudan uyanmalar,
  • Gece diş gıcırdatmaları, uyku bozuklukları,
  • Gece ya da gündüz alt ıslatma, dışkı kaçırma,

2018 AYT SORULARI KOLAY MI ZOR MU YORUMLARI

Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS ) ikinci  oturumu Alan Yeterlilik Testi (AYT). Doğa Koleji akademik kadrosu sınavla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

2 milyon 19 bin 664 öğrencinin başvurduğu AYT saat 13:15’te tamamlandı. Toplam 160 soru ve 180 dakika olan sınavda öğrenciler hazırlandıkları puan türlerine göre testleri yanıtladı. Doğa Koleji akademik kadrosu AYT sorularını öğrencilerden aldığı bilgiler doğrultusunda şöyle değerlendirdi:

,Doğa Koleji Akademik Direktörü Salih Zeki Akbay:  
Genel olarak 11. Ve 12. Sınıf müfredatı ağırlıklı bir sınav hazırlanmıştır. Fen bilimleri soruları daha kolay iken Matematik ve sözelde Tarih soruları daha belirleyici hale gelmiştir. Edebiyatın sürprizi ise ‘Divan Edebiyatı’na ağırlık verilmesi olmuştur. Öğrencilerimiz tercih yaparken sıralamalar bu yıl değişeceği için mutlaka yardım almalılar.

Matematik Testi(40 soru): 
Matematik Bölüm Başkanı Arzu Uz: “Matematik testinde soruların bazıları ayırt edici düzeyde, yorum gücüne dayalı, sözel ifadesi bol ve işlem gerektiren zaman alıcı sorulardı. Fakat zaman problemi yaşanmamıştır. Güncel bilgiler sorularda kullanılmıştır, müfredat dışı soruya rastlanmamaktadır. Soru dağılımları ve zorluk düzeyleriyle ilgili olarak matematik orta, geometrinin ise sınavın ayırt edici bölümü olduğu söylenebilir. Geometride trigonometri dahil 14 soru sorulmuştur. Geometri soruları, sözel ağırlıklı, analitik sorularının sayısının ve belirleyiciliğinin yüksek olduğu bir sınavdı.”

Fen Bilimleri Testi(40 soru): Bu testte 14 Fizik, 13 Kimya ve 13 Biyoloji sorusu yer aldı.
Fizik Bölüm Başkanı İlhan Bulut: “Sınav genel anlamda temel Fizik bilgileriyle çözülebilecek seviyede olup 11 soru yorum, 3 soru ise işlem sorusuydu. İşlem soruları, geçmiş yıllarda olduğu gibi işlem fazlalığı olmayan rahatlıkla çözülebilecek sorulardan oluşması nedeniyle öğrenciyi yormayan bir test olmuştur. 11 ve 12. sınıf konuları eşit dağılmış, 1-2 soru haricinde sorular genelde tek bir kazanımı ölçecek nitelikte hazırlanmıştır. Elektromanyetik dalga ve basit harmonik hareket konularından ikişer soru geldiği tespit edilmiştir. Bu da bizi sınavın kapsayıcılığının geniş olmadığı yorumuna götürmüştür.”

Kimya Bölüm Başkanı İbrahim Türken: “Öğrencilerimizden gelen bilgilere göre kimya soruları beklenildiği gibi 11. ve 12. sınıf müfredatından gelmiştir. Soru sorulmayan ünite bulunmamaktadır. Soru dağılımında 13 sorunun 6’sı 12. sınıf müfredatına ayrılırken, 11. sınıf müfredatından 7 soruya yer verilmiştir. Soruların zorluk düzeyi geçen seneyle kıyasla daha kolaydır. Müfredat dışı veya çok zor denilebilecek sorulara yer verilmemiştir.”

Biyoloji Bölüm Başkanı Muhammet Kılıçöz: “Biyoloji sorularının hatasız ve müfredata uygun, zorluk bakımından dengeli dağıldığı söylenebilir. Soruların çoğunluğu doğrudan bilgiyi ölçerken, bir kısmı yoruma dayalıdır. Bazı sorularda birden fazla kazanım ölçülmüştür.
13 biyoloji sorusundan birer tanesi 9 ve 10.sınıf, 6 tanesinin 11.sınıf, diğer 5 tanesinin ise 12.sınıf konularından geldiği görülmüştür.”
Ayırt ediciliği yüksek bir sınavdır. Doğa Koleji Biyoloji Bölümü olarak sınav soruları beklediğimiz gibi gelmiştir. Kullandığımız eğitim dokümanlarımız ve uyguladığımız deneme sınavları ile örtüşen bir sınav olduğunu gözlemledik,  ileri biyoloji konularında iyi ve dikkatli olan öğrencilerin bu sınavda başarı düzeylerinin daha yüksek olacağını düşünmekteyiz.”

Türk Dili ve Edebiyatı- Sosyal Bilimler-1 Testi(40 soru): Bu testte 24 Türk Dili ve Edebiyatı, 10 Tarih-1 ve 6 Coğrafya-1 sorusu yer aldı.

Sosyal Bilimler-2 Testi(40 soru): Bu testte 11 Tarih-2, 11 Coğrafya-2, 12 Felsefe Grubu (Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji, Mantık) ve 6 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi sorusu yer aldı.

Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Eda Dağdelen: “Bugün yapılan AYT’de ÖSYM son yıllarda en çok soru sorduğu Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nı bu yıl biraz daha arka plana atmış görünüyor. Bugünkü sınavda en fazla soru ‘’Divan Edebiyatı’’ konusundan gelmiştir. İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı, Geçiş Dönemi, Servet-i Fünun, Fecr-i Ati gibi konulardan soru çıkmamıştır. 24 soruluk Türk Dili ve Edebiyatı dersinin 5 sorusu anlam bilgisinden çıkmıştır. Sınavda son yıllarda soru çıkan tiyatro türüne bu sınavda hiç yer verilmemiştir. Sınav orta düzeyde bir zorluğa sahiptir ve müfredat dışı bir soru yoktur.”

Tarih Bölüm Başkanı Cem Şimşek: “Sınava giren öğrencilerimizden aldığımız bilgilere göre AYT sınavındaki tarih soruları genel olarak bilgiyi ölçen sorulardan olmuştur. Sosyal Bilimler-2 testinden gelen 11 soru, Sosyal Bilimler-1 Testinden gelen sorulara göre daha ayrıntı bilgi içermektedir. Sosyal Bilimler-2 testinde, Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi konularından 2 soru gelmiştir.
Tarih sorularının ayırt edici olduğu söylenebilir. Müfredat dışı soru sorulmamıştır. Birden fazla kazanımı ölçen sorular yer almıştır.”

Coğrafya Bölüm Başkanı Burcu Bıyık Sarısözen: “2018 AYT sınavında Edb-Sos ve Sos2 coğrafya soruları, 11 ve 12.sınıf lise müfredatından gelmiştir. Geçen yıllarda uygulanan LYS 3 ve LYS 4 testlerinde 9 ve 10. sınıf müfredatından soru sorma geleneği bu yıl sona ermiştir.
Öğrencilerden aldığımız bilgiye göre, müfredat dışı soru bulunmamaktadır. Dünya ve Türkiye haritalarını tanıma ve grafik yorumlama becerisi önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Genel itibari ile bilgi ve yorum içerikli sorulardan oluşan coğrafya sorularının çok zor olmadığı anlaşılmaktadır. AYT coğrafya soruları EA ve SÖZ puan türünden hazırlanan öğrenciler için ortak paydaş olmuştur.”

Felsefe Bölüm Başkanı Sabri Yılmaz: “Paragraf şeklinde ve yorum ağırlıklı sorular çıkmış, genel olarak öğrencileri zorlamamış ve müfredat dışı bir soru çıkmamıştır.”

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Abdullah Albayrak: “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi soruları beklenenin aksine daha çok bilgi sorusu olarak karşımıza çıkmıştır. Sınıf düzeyinde incelendiği zaman 12. sınıf müfredatına ağırlık verildiği ve müfredat dışı olmadığını söyleyebiliriz. Sınavın en zor soruları; sözlü, fiili ve takriri sünnet çeşitleri sorusu ile, içerikte ve seçeneklerde yüksek çeldiriciler içeren Siddharta Gautama’nın kurmuş olduğu din sorusu olarak karşımıza çıkmıştır. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi yorum sorularının da analiz yeteneğini ölçecek nitelikte zorlayıcı sorular olduğunu söyleyebiliriz. Genel olarak değerlendirdiğimizde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi sorularının zorluk derecesinin, orta seviyenin üstü olduğunu ifade edebiliriz.”

Çocuk Gelişim Testleri

DENVER – II Gelişim Tarama Testi

0-6 yaş aralığındaki çocuklara uygulanan test, çocukların gelişimindeki gecikmeleri saptamayı amaçlamaktadır. Çocuktan yaşına uygun çeşitli işlemler yapması istenir. Test uygulaması esnasında anne-babanın da ev gözlemlerini içeren bölümler vardır. Kaba ve ince motor becerileri, dil gelişimi, sosyal becerileri ve öz bakım becerileri ölçülür.

Ankara Gelişim Tarama Envanteri

0-6 yaş çocukların gelişimini değerlendiren, gelişimin yaşına uygunluğunu değerlendirmel normal ve anormali erken saptamaya yardımcı olan bir gelişim estidir.

PORTAGE Erken Çocukluk Dönemi Gelişim Ölçeği

0 – 6 yaş arası çocukları bebek uyarımı, sosyal gelişim, dil gelişimi, bilişsel gelişim, öz bakım ve fiziksel gelişim açısından değerlendirir. Ev ziyaretleri, bireysel etkinlik ve geliştirilmesi gereken alanlarına ait çalışma programı ve yönlendirmeyi kapsar.

Metropolitan Okul Olgunluğu Testi

5-6 yaş ile 6 – 0 yaş arasındaki çocuklara uygulanan test, ilköğretime başlayacak çocuğun sosyal, bilişsel, fiziksel ve duygusal olarak okula hazır olup olmadığını ölçmeyi amaçla- maktadır.

ROJEKTİF TESTLER

Projektif testler, çocuk ve gencin dünyayı algılayış biçimi, içsel süreçleri,problemle başa çıkma becerileri, hakkında ipuçları toplamak üzere uygulanır. Bu testler, çocuk ve gencin kendini nasıl algıladığı, duyguları, ailesi ve çevresi hakkındaki görüşleri ile ilgili bilgi verir. Projektif testlerde çocuktan yapması istenen şeyler, resim çizmesi, bazı yarım bırakılmış öyküleri tamamlaması, belli resimlere uygun öyküler anlatması üzerine kuruludur. Problem durumlarında esneme töleransı, problemi çözmek için ne gibi yöntemler düşündüğü, çevresini ne kadar güvenli ya da tehlikeli bir yer olarak gördüğü, bu çalışmalar sonucunda elde edilen bilgiler arasındadır.

Uzman bu çalışmalar sonucunda, çocuğun kendisini ve çevresini nasıl algıladığına dair bir örüntü oluşturur. Bu örüntüye göre; çocuğa özel ve aile ile işbirliği içinde terapi süreci planlanır.

CAT (Çocuklar için Algı Testi)

Üzerinde resimler bulunan 10 karttan oluşan projektif bir test olup, 3-10 yaş arasındaki çocuklara uygulanır. Testte, çocukların kendilerini hayvan figürleri ile ilişkilendiriş biçimi ve onların sembolik anlamları yorumlanır.

TAT (Tematik Algı Testi)

9-10 yaştan itibaren yetişkinlere de uygulanan test kişilik oluşum süreçleri hakkında bilgi vermeyi amaçlar. Üzerinde resimler bulunan 30 karttan oluşan projektif bir testtir.

Louisa Düss Psikanalitik Hikayeler Testi

Yarım bırakılmış öyküleri çocuğun tamamlaması şeklinde uygulanır. Çocuğun kişilik komplekslerinin,çatışmalarının,ebeveynle ilişkisinin saptanmasını amaçlamaktadır..

Draw a Person (Bir İnsan Çiz)

Bireyin kendini algılayış biçimi,kendini dünya da konumlandırışı,beden imajı,çatışmaları ve baş etme süreçlerini değerlendirebilmek amacıyla uygulanan projektif bir testtir.

Aile Çiz Testi

Aile ilişki dinamiklerini ve çocuğun aile içinde kendini nasıl gördüğünü ve ailesini nasıl algıladığını değerlendiren bir testtir.

Peabody Resim-Kelime Testi

2.5-12 yaş arasındaki çocuklara uygulanan test, resimlerle kelime (kavram) gelişimini saptamayı amaçlamaktadır. Test, çocuktan, kendisine söylenen kelimeye uygun olan resmi bulup numarasını söylemesi ya da resmi göstermesi istenerek uygulanır.

Gessel Gelişim Figürleri Testi

2.5-6 yaş arasındaki çocukları gelişimsel olarak değerlendirmek için kullanılır. Gelişim ve olgunlaşma sürecindeki aşamalar için elde edilmiş normlara göre bebeğin gelişimi değerlendirilir. Belli davranışların varlığına ya da yokluğuna bakılarak uygulanan bir testtir. Test sonucunda bebeğin gelişim yaşı ve zeka yaşı belirlenir.

Bender Gestalt Görsel Motor Testi

5-10 yaş arasındaki çocuklara uygulanarak görsel motor algılamayı ölçmeyi amaçlamak- tadır. 9 geometrik şeklin kopya edilmesi şeklinde uygulanan test, öğrenme bozukluğu tanısında, görsel algılama bozukluğunu ve organik yönlü belirlemek için uygundur.

Frostig Görsel Algı Testi

Çocukların görsel algı,organizasyon ve el göz koordinasyonunu değerlendirmeyi amaçlar. 5 yaş 6 ay ile 6 yaş 0 ay arasındaki çocuklara uygulanabilmektedir.

Wechsler Çocuklar için Zeka Testi (WISC-R)

6-16 yaş arasındaki çocukların zihinsel seviyelerini ölçmek için kullanılır. Sözel ve Perfor- mans olmak üzere iki ana alt ölçeği bulunur. Bu alt ölçeklerde çocuğun, kalıcı bilgi edinme, aritmetik-matematik becerisi, soyut düşünme, akıl yürütme, kelime bilgisi ve sözel ifade, kısa süreli işitsel dikkat, görsel hafıza ve görsel dikkat, görsel analiz ve sentez yeteneği, tepki ve çalışma hızındaki güçlü ve zayıf yönleri hakkında bilgi verir.

Testin alt bölümlerine bakılarak çocuğun yaşına uygun düzeyde, hangi alanlarda desteğe ihtiyacı var, çıkan sonuçlar doğrultusunda yapılması gerekenler, izlenmesi gereken yol ailenin de desteği ile oluşturulur.

Goodenough Harris Adam Çizme Testi

Goodenough Harris Adam Çizme Testi 7-9 yaş arasındaki çocuklara uygulanır. Çocuğun çizdiği resim üzerinden zeka gelişimini ölçmeyi amaçlamaktadır.

Gaziantep Öğrenci Koçu

Öğrenci Danışmanlığı, Gaziantep Öğrenci Koçu

Hem Akademik Hem de Kişisel Sosyal Gelişimi ve Çocuklarınızın Başarısı İçin Profesyonel Öğrenci Danışmanlığı Randevu Alın.

WhatsApp İle Randevu Alabilirsiniz..

online-psikolojik-danisma-randevual-whatsapp-tel

 

 

 

Öğrenci Koçluğu Nedir?

Öğrencilerin kendilerini tanımaları, güçlü yanlarını ve yeteneklerini keşfetmelerini, hedef koymalarını sağlamaya ve kaynaklarını daha iyi kullanabilmelerine yönelik , yol haritası ve eylem planı yapmalarına destek sağlayan hizmettir.

Öğrenci koçluğu hangi faydaları sağlıyor?

Tamamen kişinin özelinde oluşturulacak, gizlilik ve etik değerler çerçevesinde sunulan bir programdır. Katılımcıların durum değerlendirmesini yaparak;

  • Öğrencinin okul başarısını artırmayı,
  • Kendine uygun hedefler seçmesini,
  • Etkin çalışmayı öğrenmesini,
  • Zamanı önceliklerini seçerek kullanmasını,
  • Güçlü yönlerini açığa çıkartması ve kullanmasını,
  • Doğru iletişim kurmasını,
  • Kendine güvenini geliştirmesini hedefler.

Öğrenci kimliğindeki bireyin, okul yaşamını ve hayatının diğer alanlarını düzenlemesinde çözüm üretici yaklaşımlarda bulunur. Öğrencinin, içsel dünyasında farkındalığını arttırır. Ders ve okul başarısının yanı sıra, hayat başarısı konusunda yardımcı olur, yön gösterir. Yeni bakış açıları geliştirerek kendini daha iyiye taşımasına yardımcı olur.

 

2018 TYT SORULARI Kolay mı Zor mu Yorumları

Fen Bilimleri Eğitim Kurumları Üniversite Hazırlık Bölüm Başkanlarının 2018 TYT ile ilgili derslere göre yorumları aşağıdaki gibidir.

Fen Bilimleri Eğitim Kurumları Üniversite Hazırlık Bölüm Başkanlarının 2018 TYT ile ilgili derslere göre yorumları aşağıdaki gibidir. 

Türkçe: Türkçe sorularının soru kökleri, dil bilgisi ve anlam oranları açıklanan örnek TYT ve ÖSYM’nin geçmiş yıllardaki sınavlarına benzerdi. Yazım kurallarından 3 soruya yer verilmesi dikkat çekici. Paragraf sorularında, öğrenci üzerinde oluşan zaman baskısı işleri zorlaştırmış olabilir. Sınavdaki anlam soruları gerek uzunluk gerekse yoğunluk bakımından okuma alışkanlığı olmayan öğrenciler için zorlayıcı olmuştur.

Matematik: Matematik için ilk izlenim soruların açıklanan örnek TYT sorularına benzediği yönünde. Okuduğunu anlamaya ve yorumlamaya dayalı, çok fazla bilgi istemeyen ama verilen bilgiyi yorumlayıp oradan çıkarım yapılmasını hedefleyen sorular.
Soruların zorluk derecesi ortalama. Ayrıca uzun metinli ve çok işlemli olduğu için genel olarak adaylar süre sıkıntısı yaşadılar.
Geometri soruları ise yayınlanan örnek sorularla paralellik gösteriyor. Şekilli ve öğrencinin daha fazla analiz yapmasını gerektiren sorular sorulmuş. Şekil ve metin arasındaki ilişkiyi görmek gerektiği için soruların zaman alıcı olduğu söylenebilir.

Fizik: Fizik soruları günlük hayata dair temel kavramları irdeleyen ve müfredat dahilinde açık, anlaşılır sorulardan oluşmuştur. Kırılma sorusu Fizik bölümünde diğerlerine göre ayırt edici bir soru olarak nitelendirilebilir.

Kimya: Müfredat dışı herhangi bir soru yok. Dikkatli bir öğrencinin çok rahatlıkla yapabileceği sorular.

Biyoloji: TYT Biyoloji soruları örnek olarak açıklanan TYT sorularında olduğu gibi 9. Sınıf ve 10. Sınıf üniteleriyle sınırlandırılmış. TYT Biyoloji zorluk derecesinin beklediğimiz düzeyde olduğunu ve ortalama bir öğrencinin de soruları rahatlıkla yanıtlayabileceğini söyleyebiliriz.

Tarih: Sorular YGS’de çıkan soru tarzlarıyla benzerlik gösteriyor. Görsellik üzerinden yorum yapmayı gerektiren bir soru sorulmuş. İki soru paragraf üzerinden yorum yapılarak çözülebilir. İki İnkılap Tarihi sorusu basit bilgi sorusu olarak sorulmuş. Tarih sorularında genel olarak öğrencilerin zorlanmadığını söyleyebiliriz.

Coğrafya: Bir mekan olarak dünyayı tanıma soruları sorulmuş. Müfredata uygun ve yapılabilir nitelikte sorular. Daha önceki sınavlara benzer. Çalışan öğrencilerin kolaylıkla yapabileceği sorular.

Felsefe: Bilgiyi ölçen bir soru olmakla birlikte genel olarak yoruma dayalı sorulardı. Soruların içinde geçen kişi isimleri ve kavramlar önyargı oluşturup sorunun zor algılanmasına sebep olacak nitelikteydi. Paragraflar çok uzun değildi. Felsefe bilgisi çok iyi olmayan öğrencilerin zorlanacağı tarzda sorulardı.

Anne Baba Danışmanlığı

 

Ebeveyn Danışmanlığı, hamilelik, bebeklik, çocukluk ve ergenlik dönemlerinde çocuklarınızı sağlıklı bir biçimde yetiştirmenize yardımcı olan, çocuğun karşılanması gereken ihtiyaçları, çocuğun gelişim özellikleri, hangi davranışın normal hangi davranışın normal dışı olduğunu ayırt etme, çocuğun yaşına uygun gelişiminin sağlıklı bir şekilde ilerleyip ilerlemediğini tespit etme ve sosyal-duygusal gelişimi yerinde olan çocuklar yetiştirmek için sağlıklı, işlevsel ebeveynlik becerileri konularında verilen danışmanlık hizmetidir.

Çocuklarla iletişimde neler dikkat edilmeli?

İletişim sadece konuşmak değil, aynı zamanda karşımızdakini aktif bir şekilde dinlemektir. Çocuklarla konuşurken göz kontağı, beden dili gibi pek çok nokta önemlidir. Çocuklarla konuşurken ne söylediğimiz kadar, nasıl söylediğimiz de önemlidir.

Çocuklarda yemek ve uyku sorunlarına nasıl müdahale edilmeli?

Çocukların yaşadıkları yemek ve uyku sorunlarına zamanında ve uygun yöntemlerle müdahale edilmediğinde, bu sorunlar anne, baba, çocuk arasında çatışmaya yol açabileceği gibi, ileriki yaşlarda da devam eden sorunlar olarak kalabilir.

Çocuklara tuvalet alışkanlığı nasıl kazandırılmalı?

Tuvalet alışkanlığı kanma sürecinde sadece çocuğun hazır olma hali önemli değildir. Anne babanın da bu sürece hazır olması oldukça önemlidir. Çocuğun yaşından çok, fiziksel ve sosyal duygusal olgunluk seviyesi önem taşır.

Çocuklara kural ve sınır koyarken nelere dikkat edilmeli?

Toplumsal hayat kural ve sınırlardan meydana geldiği için, çocuklarımızı büyütürken de kurallarımızın ve sınırlarımızın olması önemlidir. Bu kural ve sınırları çocuğumuzun yaş ve gelişim düzeyine göre ayarlamalı ve bu konuda tutarlı ve kararlı olmalıyız.

Çocuklara oyuncak seçerken nelere dikkat edilmeli?

Çocuklara oyuncak seçerken onların gelişimini destekleyici ve keyifli vakit geçirmelerini sağlayacak oyuncaklar seçilmeli. Oyuncak alırken çocuğun da olması ve tercihlerini belirtmesi önemlidir. Oyuncakların güvenli ve sağlıklı olması da bir diğer konudur.

Çocuklarla nasıl oyun oynamalı?

Çocuklarla oyun oynarken en güzeli onların oyununa dahil olmak ve onlar gibi oyundan keyif almaktır. Oyun çocuk için öğrenme sürecidir ama anne babalar olarak bizim öğretici olmamıza gerek yok, zaten bizi model alıp doğru ve yanlış davranışları öğrenecekler

Kaliteli zaman nedir?

Kaliteli zaman ne sadece annenin ne de sadece babanın tekelinde olan bir zaman aralığı değildir. Çocuk hem annesi hem de babası ile zaman geçirmeye ihtiyaç duyar. Önemli olan, çocuğa ayırdığımız zaman aralığını onunla geçirmek ve bölmemektir.

Anne baba tutarlılığı neden önemlidir?

Çocuklar anne babaları arasındaki tutum farkını fark ettikleri andan itibaren bunu kendi lehlerine kullanmaya çalışırlar. Anne baba tutarlılığı, aile birliği olsa da, anne baba boşanmış olsa da önemlidir. Çünkü çocuk karşısından birliği ifade eder.

Çocuklar neden yalan söyler?

Çocuklar özellikle 4 yaşla birlikte yalan söylemeye başlarlar. Bu yalan, biz yetişkinlerin kullandığı yalan olmasa bile, zamanla bizlerin yanlış tutumları ile bu şekilde bir yalana da dönüşebilir. Yalan söyleme gereği duyan çocuğun, gerçekleri söylememek için korktuğu ve çekindiği bir şeyler olabilir. Bu, anne baba çocuk ilişkisi açısından değerlendirilmelidir.

Çocuklar neden hırsızlık yapar?

Çocuklar arkadaşlarında gördükleri eşyaları ve oyuncakların kendilerinde de olmasını çok isterler. Bir çocuk için bunun en kısa yolu, o eşyayı izinsizce o arkadaştan almaktır. Bu durum, özellikle çocukların sosyalleşmeye başladığı ve çok fazla kişi ile iletişim etkileşim içinde olduğu okul öncesi dönem ve ilkokul döneminde görülebilir.

Çocuklarda davranış problemleri nelerdir, çözümü nasıl olmalıdır?

Çocuklarda ortaya çıkan davranış problemlerinin birçoğu, anne baba çocuk ilişkisi çerçevesinde değerlendirilmelidir. Yolunda gitmeyen, yanlış giden bir şeyler varsa, bu durumlar çocukların davranış problemi sergilemesine neden olabilir. Aslında çocuk tırnaklarını yiyerek, altını ıslatarak, bazı şeylerin yolunda gitmediği ile ilgili anne babasına sinyal vermektedir. – Parmak emme – Tırnak yeme – Tikler – Kendine şiddet uygulama – Başkasına şiddet uygulama – İsteklerini ağlayarak ifade etme – Altını ıslatma, kaka yapma ( Enurezis, Enkoprezis)

Öğrenme Güçlüğü Belirtileri Nelerdir?

Okul öncesi dönem belirtileri:

-Dil gelişiminde gecikmeler, konuşma bozukluğu (yanlış telaffuz, kelime dağarcığının yavaş gelişmesi…vb. )
-Zayıf algısal- bilişsel yetenekler
-Zayıf kavram gelişimi
– Yetersiz motor gelişim (öz bakım becerilerinde güçlük, sakarlık, çizim becerilerinde sorun)
– Bellek ve dikkat problemi (sayıları, alfabeyi, haftanın günlerini öğrenmede güçlük)

Okul dönemine ilişkin belirtiler:

– Akademik başarı, okul başarısı yaşıtlarına ve zekasına oranla düşüktür. Bazı derslerde başarısı normal yada normal üstü iken bazı derslerde düşüktür.

– Okuma becerisi, okuma hız ve niteliği açısından yaşıtlarından geridir. Harf-ses uyumu gelişmemiştir. Bazı harflerin seslerini öğrenemez harfin şekli ile sesini birleştiremez.

– Yazma Becerisi, yaşıtlarına oranla el yazısı okunaksız ve çirkindir, sınıf düzeyine göre yazı yazması yavaştır, yazarken bazı harf ve sayıları, kelimeleri ters yazar, karıştırır b-d, m-n, i-i, 2-5, d-t, g-g, g-y, ve-ev gibi, yazarken bazı harfleri, heceleri atlar yada harf/hece ekler, sınıf düzeyine göre yazılı imla ve noktalama hataları yapar. Küçük-büyük harf, noktalama, hece bölme hataları, yazarken kelimeler arasına hiç boşluk bırakmaz yada bir kelimeyi iki-üç parçaya bölerek yazar. Örneğin (Ka lem), (ya pa bil mek) gibi.

– Aritmetik Beceriler, aritmetikte zorlanır, dört işlemi yaparken yavaştır, parmak sayar, yanlış yapar, problemi çözüme götürecek işleme karar veremez, sayı kavramını anlamakta güçlük çeker, bazı aritmetik sembolleri öğrenmekte zorlanır, karıştırır, sınıf düzeyine göre çarpım tablosunu öğrenmekte geridir.

– Çalışma Alışkanlığı, ev ödevlerini almaz, eksik alır, ev ödevlerini yaparken yavaş ve verimsizdir, ders çalışırken yavaş ve verimsizdir, ders çalışırken sık sık ara verir, çabuk sıkılır.

– Organize Olma Becerisi, odası, çantası, eşyaları ve giysileri dağınıktır. Defter ve kitaplarını kötü kullanır ve yırtar, yazarken gereksiz satır atlar, boşluk bırakır, sayfanın belirli bir kısmını kullanmaz, zamanını ayarlamakta güçlük çeker, düşüncelerini organize edemez.

– Oryantasyon (yönetim) becerileri, sağ- sol karıştırır, yönünü bulmakta zorlanır, doğu-batı, kuzey-güney kavramlarını karıştırır. Alt-üst, ön-arka kavramlarını karıştırır, zamana ilişkin kavramları (dün-bugün önce-sonra gibi) karıştırır. Gün ay, yıl, mevsim kavramlarını karıştırır. Saati öğrenmekte zorlanır.

– Sıraya koyma becerisi, haftanın günlerini, ayları, mevsimleri doğru saysa bile aradan sorulduğunda (*****adan önce hangi gün gelir, marttan sonra hangi ay gelir, haftanın dördüncü günü hangisidir gibi) yanıtlamakta zorluk çeker, yada yanlış yanıtlar.

– Sözel ifade becerisi, duygu ve düşüncelerini sözel olarak ifade etmekte zorlanır. Serbest konuşurken düzgün cümleler kuramaz, heyecanlanır, takılır, şaşırır, sınıfta sözel katılımı azdır, bazı harflerin seslerini doğru olarak telaffuz edemez.

– Motor Beceriler, Top yakalama, ip atlama gibi hareket ve oyunlarda yaşıtlarına oranla başarısızdır. Sakardır, düşer, yaralanır, istemeden bir şeyler kırar.

Çatal-kaşık kullanmakta, ayakkabı-kravat bağlamakta zorlanır, ince motor becerilere dayalı işlerde (düğme ilikleme, makas kullanma, boncuk dizme gibi) zorluk çeker).

Öğrenme Güçlüğü Görülme Sıklığı

Farklı tanı ölçütleri nedeniyle çeşitli ülkelerde bildirilen oranlar çok farklıdır. (% 1-30) Erkeklerde daha sık görülmektedir. Literatürde Çin % 1, Venezüella % 3,3 olarak belirtilmektedir.

Nedenleri:

Kesin olarak nedeni bilinmemekle birlikte; olası nedenler:

1- Genetik Etmenler:

Bazı araştırmalara göre öğrenme yetersizliği olan çocukların % 25-60’nda sorunun genetik olduğu bildirilmiştir. özel öğrenme güçlüğü olan çocukların anne babalarında benzer sorunlar olma olasılığı normal populasyondan 5-12 kat fazla, ikizlerde özel öğrenme güçlügü olma ihtimali yüksek (bir çocukta varsa diğerinde olma olasılığı yüksek) kardeşlerde benzer sorunların olma olasılığı yüksektir.

2- Beyin Hasarı:

Hafif düzeyde hasarın öğrenme bozukluğuna, gelişimsel sapmaya, hiperaktiviteye neden olabileceği ileri sürülmektedir.

Metropolitan Okul Olgunluğu Testi

Metropolitan Okul Olgunluğu Testi, okula yeni başlayan birinci sınıf çocuklarının yönergeleri anlamaya hazırlıklı olmalarını sağlayacak olan özellikleri ve başarılarını ölçmek üzere hazırlanmıştır.

Her alt test uzman kişi tarafından sözlü olarak verilen yönergeye göre çocuğun işaretleyeceği ve kopya edeceği resimlerden meydana gelmiştir

Beş-altı yaş arası çocuklara uygulanan bu testin süresi yaklaşık 30 dakikadır.

Çocukları anaokulun sonunda veya birinci sınıfın başlangıcında değerlendirmek için hazırlanan ve on altı sayfadan oluşan bu test, altı ayrı alt testten oluşmaktadır. Bu testler şu şekilde sıralanmaktadır:

Kelime anlama (15 madde) : Bu test dilin anlaşılması ve kavranmasını belirlemeye yönelik bir testtir. Çocuktan, her sırada dört resim içinden söylenileni seçmesi istenmektedir.

Cümleler (14 madde) : Bu testte çocuktan kendisine anlatılan cümleyi anlaması ve gördüğü resimle bunu birleştirmesi gibi karmaşık bir işlem beklenilmektedir.

Genel Bilgiler (14 madde) : Sosyokültürel faktörün etkisinin fazla olduğu alt testlerden biri olan genel bilgi alt testinde söz konusu olan resimler, çocukların günlük hayatta her zaman karşılaşabileceği görme ve elleme olanağına sahip olduğu nesnelere aittir. Çocuktan gösterilen resimle tanıdığı nesne arasında ilişki kurması ve nesneyi isimlendirmesi istenilmektedir.

Eşleştirme (19 madde) : Okuma yazmanın öğrenilmesinde önemli bir yer tutan eşleştirme, metropolitan okul olgunluğu testinin en önemli bölümlerinden birini oluşturmaktadır. Benzerliklerin tanınmasını içine alır. Her madde de hayvanların, eşyaların, sayıların, harflerin, kelimelerin dört ayrı resmi sıralanmıştır. Sıranın ortasında çerçeve içine alınmış resmin aynısının çocuktan bulması ve çerçeve içine alması istenir. Genellikle bu testte şekilleri doğru olarak işaretleyemeyen ve ters işaretleyen çocuklarda okuma ve yazmada problemlerin görüldüğü belirtilmektedir.

Sayılar (24 madde) : Bu test sayı bilgisini ölçmektedir. Bu alt testte sayılar ve seriler hakkında belirli bir eğitimden geçmemiş olan okul öncesi çocuklarda o zamana kadar kazanılmış olan sayı kavramını dolayısıyla sayı olgunluğunu ölçmek amaçlanmaktadır.

Kopya etme (10 madde) : Çocuğun gördüğü şekli doğru olarak algılaması ve buna mekan içerisinde yer verme yeteneğini ölçen bir testtir. Yazının öğrenilmesinde kopya etme önemli bir yer tutmaktadır. Yazı yazmayı öğrenmede gerekli olan, görsel algı ve hareket kontrolünün bileşimini ölçmektedir. Gördüğünü doğru algılayamayan ya da algıladığını mekanda doğru şekilde yerleştiremeyen çocukların, daha sonraları, okuma yazmanın öğrenilmesinde zorluk çekmeleri araştırmacıların özellikle üzerinde durduğu konulardan biridir (Çataloluk 1994). Bu tür testlerin çocuklarda, fiziksel gelişmeyi belirlediği kadar, zihinsel olgunluğu da belirledikleri saptanmıştır. Çocuğun, çizme ve yazmada gösterdiği mekanda ters algılama eğilimi kopya etme alt testinde kendini gösterebilir.

Bütün bu alt testlerde her maddeye doğru verilen yanıt bir puan ile değerlendirilir. Puanların tümü testin toplam puanını oluşturur. Her alt testin kendine ait puanları da belirlenir.

Denver II Çocuk Gelişim Tarama Testi

Küçük çocuklarda varolan gelişimsel sorunları tespit etmek amacıyla geliştirilmiş bir ölçme aracıdır. Çocuğun yaşına uygun birtakım becerilerini değerlendirmek, gelişimsel olarak şüpheli durumları objektif olarak ölçmek ve risk altındaki çocukları izleyebilmek için 116 madde ve 4 alt bölümden oluşan bir ölçektir.

Zeka testi değil, gelişim testidir.

0-6 yaş arasındaki çocuklara uygulanan bir testtir. Çocuğun yaşının küçük olduğu durumlarda anne,baba ve çocukla birlikte uygulama yapılmaktadır.

Anne babadan çocukla ilgili bazı bilgiler alınır ve uygulamaya geçilir. Test formunda yer alan maddelerden anneye yöneltilmesi gereken sorular anneye yöneltilir ve çocuğun yapması beklenen maddeler ise çocuğa yöneltilir. Testin verilişinde standart yönergeye uyulması gerekmektedir.

Denver II sağlıklı görünümdeki çocuklarda olası gelişimsel sorunları saptamak amacı ile kullanılır. Üç temel alanda değerlidir:

a) Sağlıklı gözüken çocukları olası sorunları yönünden taraması,

b) Gelişimsel gerilik olduğundan kuşkulanılan işlevleri nesnel şekilde saptama olanağı vermesi,

c) Riskli bebekleri (örneğin doğum öncesi sorunlar, düşük doğum ağırlıklı ya da erken doğmuş, çoğul gebelikler, ailede gelişimsel sorunu olanlar, yardımcı üreme teknikleri ile doğan bebekler v.b.) izlemede kullanılabilmesi.

Kapsadığı kişisel-sosyal, ince motor, dil ve kaba motor alanlarda çocuğun kendi yaş grubundaki diğer çocuklarla karşılaştırılarak hangi yüzdelik diliminde olduğunu göstermesi açısından diğer birçok gelişimsel tarama testine göre daha kolay uygulanma özelliği taşımaktadır.

Çocuk Gelişim Testi Nasıl Yapılır?

İster sağlıklı olsun isterse gelişim sorunu olsun, çocukları gelişimsel olarak izlemlemek ve değerlendirmek önemlidir. Anne babaların gözünden kaçan detaylar, bazen gelişimsel olarak önemli olabiliyor. Çocuğun gelişimsel olarak yaşıtlarından geride ya da ileride olma durumunda, çocuk kadar anne babanın da yönlendirilmesi ve onlara doğru rehberlik yapılması gerekmektedir.

Bu amaçla uygulanan gelişim testleri bulunmaktadır. Bir çocuğa gelişim testi uygulamak için, gelişimsel olarak risk altında olma zorunluluğu yoktur. Genel gelişim durumunu takip etmek, kazanmış olduğu bilgi ve beceri düzeyini belirlemek adına da gelişim testi yapılabilir.

Ancak gelişim testi ile zeka testi birbirine karıştırılmamalıdır. Gelişim testi doğum sonrasında ve onu izleyen süreçlerde uygulanabilir, ancak zeka testinin yapılabilmesi için çocuğun 6 yaşını doldurmuş olması gerekmektedir.

Gelişim testinde çocuklar 5 ana gelişim alanında değerlendirilir.

  1. Zihinsel gelişim
  2. Sosyal- duygusal gelişim
  3. Motor gelişim
  4. Dil gelişimi
  5. Özbakım gelişimi

Özbakım gelişimi ile ilgili maddeler çocuğun anne ya da babasına sorularak doldurulmaya çalışılır, ancak diğer gelişim alanlarında çocukla birebir uygulama yapılır.

Bu uygulama sırasında önce çocuğun takvim yaşı gün/ay/yıl olarak hesaplanır ve bu aralıkta ondan beklenen becerileri yapıp yapamadığı test edilir.

Uygulama sırasında testi yapan kişi çocuğa tardım etmez, onu yönlendirmez. Sadece soruları sorar ya da yönergeleri vererek çocuğun bu yönergeler uygun davranıp davranmadığını gözlemler.

Gelişim testi sonucunda eğer çocukta bir ya da birkaç gelişim alanında yaşıtlarında geride olma durumu tespit edilirse, detaylı bir gelişim taraması için farklı alanlara da yönlendirilebilir.

Örneğin, tüm gelişim alanlarında yaşıtlarının düzeyinde fakat dil gelişim alanında geride çıkan bir çocuk, dil gelişimine yönelik çalışmalar planlanır.

Gelişim testi 6 ayda bir tekrarlanabilir. Test sonucuna göre çocuk gelişim takibine alınmışsa, her ay test tekrarlanmaz ama her ay kontrol sırasında hangi becerileri kazandığı, gelişim hızı takip edilir. Gerekli görülürse aileye ev destek programı hazırlanır ve Ebeveyn danışmanlık hizmeti sağlanır.

Sınav Esnasında Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Sevgili öğrenciler sınav esnasında aşağıdaki dikkat edilecek hususlar sıralanmıştır. Bu Bilgiler Sınav Öncesi Zihnen Sınava Hazırlanmanız Adına Size Yardımcı Olacak ve Karışılabileceğiniz Soru ve Sorunlarla Nasıl Baş edeceğiniz Konusunda Bilgi İçermektedir.

– Sınava başladığınızda her şeyi unuttuğunuz duygusuna kapılabilirsiniz. Bu geçici bir durumdur. Birkaç soruyu çözdükten sonra bu durum ortadan kalkar.

– Sınavın başında çok heyecanlı iseniz soruları çözmeye başlamadan önce 5-10 saniye nefes alıp-veriniz. Kendi kendinizi sakinleştirmeye çalışınız. Soruları cevaplarken heyecanlanmayın, telaşlanmayın kendinizi kontrol ediniz.

– Sınava en iyi bildiğiniz ve ağırlık verdiğiniz bölümden başlayınız.  Denemelerle kazandığınız deneyimi değiştirmeyiniz.

– Her Soruya Ne Kadar Zaman Ayarlamanız Gerektiğini Unutmayınız.

– Zor sorularla kolay sorular arasında puan değeri bakımından fark yoktur. Zor soruyu çözdüğünüzde de, çok kolay bir soruyu çözdüğünüzde de aynı puan değerini alacaksınız.

– Optiğe işaretleme yaparken denemelerde nasıl yapıyorsanız aynı şekilde yapmaktan vazgeçmeyin.

– Zaman yetmez diye bir şey düşünmeyin. Çünkü size verilen toplam süre mutlaka soruların çözümlerine göre görevlilerce hesaplanarak belirlenmiştir. Kimseye size verilenden fazla süre verilmiyor. Zaman yetmemesi soruların cevaplarını bilip bilmemeye, çabuk yada geç bulmaya bağlıdır.

– Esas olanın bildiklerinizi çözmek olduğunu düşünün. Bir iki tekrarla anlayamadığınız, cevabını bulamadığınız soruya bırakıp sonraki soruya bakın.

– Sınavdaki soruları sırayla çözünüz. Turlama tekniğini kullanınız. Birinci turda doğruluğundan kesinlikle emin olduğunuz soruları cevaplayınız. Size zor gelen soruların cevaplandırılmasını ikinci tura bırakınız.

– Bir soruyu belirli bir süre geçtiği halde çözemiyorsanız soru üzerinde daha fazla uğraşmayınız. Bir sonraki tura bırakınız. Sorularla inatlaşmayınız. Diğer sorulara geçiniz . Aklınız çözemediğiniz sorularda kalmasın.

– Uzun sorulardan korkmayın özellikle paragraf sorularından, çünkü bu tür sorular aslında iyi açıklanmıştır. Paragraf ya da parçaya bağlı sorularda önce alttaki soruyu okuyun.

– Sınav sırasındaki dikkatiniz dağılabilir. Soruyu tekrar okumak yerine dikkatinizi toplamak için kalemi bir süre bırakıp 5-10 sn. dinlenin. ( derin nefes alma, gözleri kapama gibi )

– İlk doğru gördüğünüz seçeneği hemen işaretlemeyin, tüm seçenekleri okuyun. Çünkü en doğrunun istendiği bir soru ise ilk seçtiğiniz ne kadar doğru olsa da en doğru olmayabilir. Doğru cevabı bulduğunuzu sanarak diğer seçenekleri okumamak sizin zararınıza olabilir.

– Dört yanlış bir doğruyu götürür. Bu yüzden anlamadığınız soruları kesinlikle boş bırakınız.

– Soruları çok dikkatli okuyup, anladıktan sonra cevaplayınız. Sorulara kendinizden yorum katmayınız. Soruyu hazırlayan gibi düşünmeye çalışınız.

– Soru kökü bazen“olamaz “, “değildir “, yanlıştır “, mamalıdır “gibi olumsuz ifadeler taşıyabilir. Zihin hep olumlu soru türlerine şartlandığı için, sorudaki olumsuz ifade gözden kaçabilir. Altı çizgili ifadeleri de dikkatlice okumanız gerekir.

– soru kökleri sorunun anlaşılmasında önemli yer tutar “……….değildir ?”, “……..yoktur?”, “…………….beklenmez?”, “………….en önemlidir?”, “……………..olamaz?” v.b. bu nedenle soru kökünü anlamaya çalışın hatta soru kökünün altını çizin.

– Soruyu anlayamadığınız zaman önce soru kökünü sonra seçenekleri okuyun. Daha sonra da seçeneklerin ışığında soruyu bütünüyle inceleyin.

– Bir sorunun cevap seçeneklerini eleyip ikiye indirdiğinizde o sorunun doğru cevabını bulma şansınız % 50’dir.Kalan iki seçenek arasında tahmininizi hızlı bir şekilde yapınız ve fikrinizi değiştirmeyiniz.

– Bazen iki veya üç doğru cevabın ard arda aynı seçeneği temsil eden harfte toplandığı görülebilir. Eğer daha fazla sayıda aynı harf olursa tekrar kontrol ediniz. Büyük bir ihtimalle en az birinin yanlış olduğunu göreceksiniz.

– Önceden bildiğinizi sandığınız bazı soruları hatırlamayabilirsiniz. Böyle durumlarda ümitsizliğe düşmeyiniz.

– Çözemeyeceğiniz soruların da olduğunu unutmayınız. Karamsar olmayınız.

– Cevap kağıdına, doğru yerlere, kaydırma yapmadan kodlama yapın. Bunun için soru kitapçığındaki her sayfa için şu işlemi yapın. Önce o sayfadaki soruların cevaplarını soru kitapçığı üzerinde işaretleyin, sonra o sayfadaki sorular bitince cevapları cevap kağıdına topluca işaretleyin. Sonra da bir sonraki sayfada yer alan sorulara bakın. Böylece hem cevapları kaydırmadan cevap kağıdına işlemiş olacaksınız hem de belirli aralıklarla zihninizi toparlamak için zaman kazanmış olacaksınız.

– Eğer zihninizin sınavdan koptuğunu fark eder veya hissederseniz (aynı soruyu veya satırı anlamadan tekrar tekrar okuyorsanız, camdan dışarıya bakıyorsanız. v.b.) birkaç saniye zihninizi dinlenmeye ihtiyacı vardır demektir. Dinlendiğiniz bu süreyi kayıp olarak düşünmeyin. Kaleminizi

bırakın, gözlerinizi kapatın, alnınızı ve şakaklarınızı ovarak veya sizi rahatlatacak başka bir dinlenme egzersizi yaparak 5-10 saniye gibi bir süreyi bu amaçla kullanınız.

– Sınav süresini son saniyesine kadar değerlendiriniz.

– Soruların cevaplarını işaretlerken, kodlamanız da bir hata ve kaydırma olmadığından emin olunuz bu nedenle Cevaplamanız bittiğinde, cevap kâğıdınızı son bir kez kontrol ediniz.

– Sınav sonunda tüm belgelerinizi eksiksiz olarak salon görevlilerine teslim ediniz.

 

Okan Bal
Uzman Pedagog & Aile Danışmanı

 

Sınav Kaygısı Yaşıyorsanız Uzman Pedagog Desteği Alabilirsiniz Tıklayın

D2 Dikkat Testi ve Dikkat Geliştirme

D2 DİKKAT TESTİ

9 ile 60 yaş arası uygulanan ve seçici dikkatle zihinsel konsantrasyonun belirlenmesinde kullanılan bir tekniktir. Maksimum 8 dakikada tamamlanan testle psikomotor hızı ve performans ortaya çıkmaktadır. D2 testi bireysel veya grup halinde tek formla uygulanmaktadır. 14 satır ve 47 karakterden oluşan testte 658 item bulunmaktadır. ‘D’ ve ‘p’ harflerinin kullanıldığı testte harflerde 3 farklı işaret bulunmakta olup, ‘d’ harfinin iki işaretli olanlarının bulunması istenmektedir. Uzun süre konsantrasyona ihtiyacı olanların ve dikkat gerektiren işlerle uğraşanların performansları ölçülmekte, özellikle personel alımlarında D2 testi kullanılmaktadır.

D2 dikkat testi ile hız, dikkat, işe adaptasyon, zaman kullanımı ve işe verilen önem saptanır. Uzmanlar tarafından yapılan testin güvenilirlik derecesi bu nedenle önemlidir. 1962 yılında Brickenkamp tarafından geliştirilen D2 testi, daha sonraki yıllarda daha da geliştirilmiştir. D2 testinin amacı dikkat yeteneğinin sürekliliğinin ve görsel tarama becerisinin saptanması ve değerlendirilmesidir. D2 testinin ilk kullanılmaya başlandığı yıllarda amaç bireyleri ayırt etmek iken günümüzde başta eğitim, spor, klinik ve endüstri olmak üzere birçok alanda dikkat ölçümünde kullanılmaktadır.

 

D2 Dikkat Testi Nasıl Uygulanmaktadır?

  • D-2 Dikkat Testi; 9- 60 yaş arasına uygulanır.
  • Seçici dikkat ve zihinsel konsantrasyonu belirlemek için geliştirilmiştir.
  • Psikomotor hız, doğru ve yanlış işaretlemeler gösterilen performansın kalitesi bu testte değerlendirilmektedir.
    -Psikomotor hız,
    -Doğru ve yanlış işaretlemeler
    -Gösterilen performansın kalitesi bu testte değerlendirilmektedir.
  • En fazla 8 dakika içerisinde test sonlanmalıdır.
  • Deneğin her satırı 20 sn içerisinde tamamlaması beklenir.
  • Test 14 satır, her satırda 47 karakter ve toplam 658 itemi içerir. “d” ve “p” harflerinin 3 farklı işaretli biçimi yer almaktadır. Bunlar harflerin üstünde, altında, üstünde ve altında olmak üzere yer alır.
  • Test sonucuna göre dikkat geliştirme seansları uygulanmaya başlanır.

 

Dikkat Eksikliği İle İlgili Olarak Uzman Pedagog Yardımı Alabilirsiniz Tıklayın

Üniversite Sınavı Öncesi Sınav Kaygısı Nasıl Yenilir?

Sınavlar geldi. Üniversite giriş sınavı için ise bir hafta kaldı. Sınav öncesi, en zor geçen son gün ve sınav sırasında olabilecek bir heyecan ya da kaygı, sonuçları etkileyebilir. Peki, o saatleri nasıl daha sakin geçirebiliriz?

Bir gün önce

1. Nasıl rahatlayacağınızı ve gevşeyeceğinizi öğrendiğinizden emin olun. Kriz anında, nasıl davranacağınızı bilirseniz kendinizi daha güvende hissedebilirsiniz.

2. Komik bir film, eğlenceli bir kitap ya da dergi okumak rahatlatır.

3. Ne kadar kaygılı olursanız olun sınava yakın bir zamanda (örneğin bir gece önce ya da aynı sabah ) çalışmayın. Ilık bir duş alın, kısa bir yürüyüş yapın, sizi kaygılandırmayacak insanlarla sohbet edin.

4. Sınavdan önce normal hayatınızda değişiklik yapmaya çalışmayın. Örneğin normalde yedi saat uyuyorsanız ve bu yeterli geliyorsa, sadece sınav olduğu için daha erken yatmaya çalışmayın. Çünkü uyuyamazsanız, kaygınız artar. Alışık olmadığınız aktiviteleri de sınavdan önce yapmayın, alışık olmadığınız yemekleri yemeyin. Sadece bazı değişiklikler yapabilirsiniz: Örneğin kahveyi azaltmak ya da taze meyve ve sebze yemeye çalışmak iyi gelebilir.

5. Kendinizi kötü hissetseniz de bir şeyler yemeye çalışın. Birkaç tuzlu bisküvi de olur. Önemli olan midenizin boş olmamasıdır.

6. Sınavın nerede ve saat kaçta olduğunu bildiğinize emin olun. Sınav yerine çok geç ya da çok erken gitmeyin. Erken gitmek, sizin gibi kaygılı olanlarla konuşmak ya da söylediklerine kulak misafiri olmak, sadece kaygınızı yükseltir. Geç kalmak da aynı şekilde…

7. Sınav girişi için belgelerinizin hazır olduğundan emin olun

8. Ders materyalini evde bırakın. Son dakika göz gezdirmeye çalışmak sadece kaygınızı artırır.

Sınav sırasında bunlara dikkat edin!

1. Sıraya oturduğunuzda rahat olduğunuza emin olun. Tuvalete gitme ihtiyacınız varsa giderin. Eğer çok terliyor ya da üşüyorsanız kıyafetlerinizde ona göre bir ayarlama yapın. Daha önce çalıştığınız nefes egzersizlerini birkaç kez uygulayın. Gerçekten rahat olduğunuza inandığınızda sınav kâğıdına bakın.

2. Birçok kişi için en gergin an bu andır. Şimdiye kadar nasıl ve ne kadar hazırlandığınız, şu an önemli değil. Sizin için şu an en önemli olan, elinizden gelenin en iyisini yapmaktır.

3. Aklınıza olumsuz ve kaygınızı artırıcı düşünceler geliyorsa, içinizden “Dur,” deyin. Bu yolla düşüncelerinizin önüne geçtikten sonra o an için uygun stratejiyi belirleyin (gevşeme, nefes alma egzersizi, vs).

4. Olumsuz düşünceleri sorgulayın ve daha işe yarar, daha gerçekçi alternatifler bulmaya çalışın. Örneğin: “Bu sınavdan yüksek not alamazsam mahvolurum,” yanlış düşüncedir. Onun yerine “Sınava çalıştım ve yüksek not almak için elimden geleni yapacağım. Ancak alamazsam da bir telafisi mutlaka olacaktır. Bu dünyanın sonu değil,” diye düşünmek doğru olur.

5. Soruların sırasına göre gitmek zorunda değilsiniz. En iyi hazırlandığınızı düşündüğünüz konuyla ilgili sorudan başlayın. Acele etmeyin. Sorudaki yönergeyi dikkatle okuyun. Olumsuz ifadelere özellikle dikkat edin.

6. Etrafınızdakileri görmezden gelmeye çalışın. Düşünmek için kafanızı kaldırdığınızda, insanlara değil pencereden dışarıya tavana ya da yere bakmaya çalışın.

7. Zamanı ayarlayın. Gözünüz saatinizde olsun. Bir soruyla uğraşmayı bırakmak ve diğer soruya geçmek için uygun zamanı böylece anlayabilirsiniz.

8. Kaygınız giderek kötüleşirse, kalemi kâğıdı bırakın. Gözlerinizi bir süreliğine kapatın ve nefes egzersizlerini deneyin.

9. Kaygınızdan tamamen kurtulmaya çalışmayın, çünkü bir miktar kaygı gerekli ve doğaldır. Kaygı duyabileceğinizi kabul edip onu kontrol altında tutmaya çalışın.

Aileler, çocuklarınıza güvenin ve kaygılanmayın!

Ailelerin çoğu sınava girecek olanlardan daha kaygılı. Bu kaygıyı onlara yansıtmadıklarını düşünseler de yansıtıyorlar. Çocukları onların başarı beklediklerini, hayal kırıklığı yaşayacaklarını biliyor. Oysa bu girilecek sınavdan daha büyük bir sorumluluk ve yüktür. Ailenizi hayal kırıklığına uğratma, onların gözünde değersizleşme korkusu, tüm sınavların yaratacağı kaygıdan büyük bir kaygı yaratır. Bu nedenle sevgili aileler kaygılanmayın. Çocuklarınıza, çalışmalarına ve kendi katkınıza güvenin. Onların sınav stresini artırmayın. Çocuklarınızın sizler için her sınavdan, her başarıdan, her kazançtan önemli olduğunu hatırlayın ve bunu onunla paylaşın. Herkese başarılar dilerim.

Yaz Tatili Nasıl Değerlendirilmelidir?, İşte Öneriler

Uzun bir eğitim öğretim sürecinden sonra tatile girecek olmanın mutluluğunu yaşayan öğrenciler için nasıl bir tatil programı olmalı?, Uzman Pedagog ve Öğrenci Koçu Okan Bal Yaz Tatili hakkında önerileri;

Yaz tatilini mutlu, verimli ve güzel bir şekilde geçirmek için her öğrenci kendi üzerine düşen bir yaz tatili programı çıkarmalıdır. Planlama ve hedef koyma hayatımızın her alanında olması gerekir. Programı hazırlarken dinlenmeye, gezmeye, arkadaşlıklara, eğlenmeye vakit ayrıldığı gibi dönem içerisinde akademik başarısı düşük olan derslerin telafisi de göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle okuldaki dersleri düşük ve ders konusunda eksiklikleri fazla olan öğrenciler için bu tatiller diğer arkadaşlarını yakalamada önemli bir fırsat olarak görmelidirler.

Şu anda 8. sınıfa geçenler için LGS sınavı ön hazırlığın başladığı, 12. sınıfa geçenler için ise Üniversite sınavına hazırlığın başladığı bir döneme girecekleri ve önlerinde değerlendirebilecekleri bir tatil durmaktadır. Artık Üniversiteye hazırlık konusunda 11. sınıftan itibaren ciddi şekilde önemseyen öğrenci sayısı da azımsanmayacak derecede yüksektir.

Programları hazırlarken gelecek yıl karşımıza çıkacak durumları da göz önünde bulundurmakta fayda olacaktır. Özellikle sınav hazırlığında son yıla girmiş olan öğrenciler için bu yaz eksiklerini tamamlamak için bulunmaz kaftan niteliğinde zaman dilimleri içermektedir. Peki ders çalışma, konu eksiğini tamamlama ve sınav hazırlığı nasıl olmalıdır?

Benim kanaatime göre her öğrenciye aynı reçete sunmak veya şöyle demek; en verimli tatil şu şekilde geçilir gibi tabirler hem itici ifadeler olur hem de öğrencilerin bireysel özelliklerini göz ardı etmiş oluruz. Bu nedenle her öğrenci kendi durumu ile ilgili bir analiz yapıp, kendine özel bir çalışma stratejisi oluşturmalıdır.

Önünde duran yaz tatilini ele aldığında yakın hedef, orta hedef ve uzak hedef şeklinde günü, haftayı ve tatil sonunu planında kapsayan bir program yapmalıdır. Oluşturulacak hedeflerde çalışmayı artıracak, çalışma isteğini kamçılayacak hedefler olmalıdır. Hayali olan ayakları yere sağlam basmayan plan ve hedeflerden uzak durmalıdır. Çünkü bu tür hedefler öğrencinin çalışma azminin kırılmasına çalışmayı bırakmasına neden olan davranışlar oluşturur.

Bu belirtilen durumlar ışığında bazı plan hazırlama stratejilerini sizlerle paylaşmak isterim.

1- Konu tekrarı yapmak: İnsan öğrendiklerinin %75’ini bir hafta içerisinde, %66’sını bir gün içerisinde, %54’ünü de bir saat içerisinde unutur. Unutmayı önlemenin en iyi yolu yapılan tekrarlardır. Özellikle geçmiş konulardan çok fazla hatası çıkan öğrenciler genel tekrara ağırlık vermelidir.

2- Eksik kalan konuları tamamlamak: Konu eksiği fazla olan, konuları sınava kadar yetiştirememe korkusu yaşayan öğrenciler, tatilde önceliği eksik konularını tamamlamaya ayırmalıdır. Çünkü, eksik bilgilerin üzerine yapılan öğrenme verimli sonuçlar vermez, yeni bilgilerin tam ve bilinçli olarak öğrenilmesini engeller.

3- Çalışılmış olunmasına rağmen zayıf hissedilen derslere ya da konulara yoğunlaşmak:Örneğin öğrencinin matematikten çok fazla eksiği varsa, öğrenci tatil döneminde bu derslere daha fazla vakit ayırarak bu zayıflığını gidermelidir.

4- Yeni konular çalışmak: Konu eksikleri olmayan ve çalıştığı konulardan çok az soru kaçıran öğrenciler bu stratejiyi kullanabilirler.

5- Sınav hazırlığında olan öğrenciler; hem 8. sınıfa geçen hem de 12. sınıfa geçen öğrenciler için eksikleri tamamlama, ders konularını tekrar etme, denemelerle kendilerini sınama yapmaları sonucunda elde sınava bir adım önde başlayacaklarını unutmamaları gerekir.

6- Özellikle 12. sınıfa geçen öğrencilerin TYT konularını tamamlamak önemli bir etken olup dönem içerisinde AYT konularına çalışma vakitlerini de böylelikle artırmış olurlar. Konuları tamamlamak daha fazla soru çözme, çıkmış soruları analiz etme ve netleri artırmada etken olacaktır.

 

KİTAP OKUMAK OLMAZSA OLMAZLARDAN

Ders eksiklerini tamamlama düzeyinde hazırlanan planların yanında tatiller öğrencilerin yeni şeyler keşfetmesinde kendi kişisel gelişimlerinde katkıda bulunacakları zaman dilimleridir. Kişisel gelişim kavramı içerisinde en etkili gelişim aracı kitaplardır. Bu tatilde okunacak her kitap yeni okyanuslara açılacak gemi niteliğinde olup öğrencinin bireysel gelişmesinde katkı sağlayacaktır. Kitabın başarı ile olan ilişkisi artık yadsınamayacak bir gerçek iken kitap okumaya karşı ilgisi olmayan öğrencilerin kalıcı başarıları yakalaması çok zor olacaktır.

Ayrıca tatilde kitap okumaya başlamak böyle bir alışkanlığa sahip olmayan öğrenciler için bu alışkanlığı kazanmaları, kitap okumanın keyfini yaşamaları açısından bulunmaz bir fırsattır. Bundan dolayı kitap okumak, iyi bir tatil programının olmazsa olmazlarındandır. Haftalık veya aylık kitap bitirme hedefleri koymak kitap okumaya teşvik açısından önemli bir adım olacaktır.

Tüm planlamaların ardından öğrencilerin aklına şu soru gelebilir;

Peki tatil demek yoğunluklu olarak ders çalışmak, tekrar yapmak ve kitap okumak mı demek?

Tabii ki hayır. Senenin yorgunluğunun atılması, bedenin ve zihnin dinlenmesi ve rahatlaması da gerekir. Zaten okul olmadığından bunlara ayıracak bol bol vakit olacaktır. Bundan dolayı hazırlanılacak tatil programına zevk alınacak birtakım aktiviteleri de eklemek önemlidir.

Bu aktiviteler;

* Sevilen ve zararsız televizyon programlarının izlenmesi,

* Bilgisayar ile çalışma ve sınırlı oyun oynama,

* Yaz okuluna gidilmesi,

* Yakınların ziyareti,

* Arkadaşlarla bir araya gelip ortak birtakım aktiviteler yapılması,

* Sportif aktivitelere katılma,

* Eğitici kurslardan faydalanma,

* Bir Müzik Aleti Çalmayı Öğrenme

* Resim Yetenekleri Geliştirme

* Zeka Oyunları İle İlgilenme (Satranç, Dama, Hafıza vb)

* Katkı sağlayacak geziler ve hobilere daha çok zaman ayrılması şeklinde olabilir.

 

BİR ENSTRÜMAN ÇALMAYI ÖĞRENMEK

Yaz tatilleri öğrencilerin pozitif gelişimleri açısından kaçırılmayacak fırsatlarla doludur. Öğrenme bir yaşam biçimi olarak kabul edilecek olursa okulların kapanması ile yeni şeyler öğrenmeleri de kapanmayacaktır. Tatil planlamasında çocukların eğlencelerini, dinlenmelerini ve eğitsel çalışmalarını da göz önünde bulundurmak gerekir. Çocukların gelişim özellikleri ön planda tutularak onların daha sağlıklı büyümelerine katkı sağlayacak planlamalar amaç edinilmelidir. Yaz tatili planlamasında bunlara dikkat etmek onların gelişimlerine olumlu katkı sağlayacaktır.

Çeşitli araştırmacılar, bir müzik aleti çalmanın beynin sol tarafını güçlendirdiğini tespit etti. Bunun, müzik eğitimi almış çocukların öğrendikleri bilgilerin beşte biri kadar daha fazlasını hatırlamalarını sağladığı belirtildi. Müzik derslerinin etkinliğini araştıran bir araştırmada da müzik derslerinin zaman içinde çocukların IQ’sunu 7 puan artırdığı belirlendi.

Bu bilgiler ışığında gelin anne baba olarak yaz tatilinde tatil planları arasına çocuğunuza bir müzik aleti çalmayı hedef olarak koyun ama muhakkak çocuklarında isteklerini ve  düşüncelerini alarak ortak bir kararla bir hedef oluşturun.

 

SAĞLIĞA DA DİKKAT EDİLMELİ

Ancak, tüm bunları yaparken ölçülü olmak, ipin ucunu kaçırmamak da önemlidir. Tatilde öğrencinin sağlığına da dikkat etmesi oldukça önemlidir. Tatil boyunca alınan besinlere dikkat etmek, öğünleri düzenli ve zamanında yemek, kalkış ve yatış saatlerinin düzenli olmasına çalışmak ve riskli aktivitelerden sakınmak sağlık için oldukça önemlidir.

En kötü bir plan bile plansızlıktan daha iyi olacağını asla unutmayın. Önünüze koyacağınız her hedef sizi başarıya bir adım daha yaklaştıracaktır. Bu tatilin öncelikle sağlıklı ve huzurlu geçmesi ve sonrasında size başarı getirecek nitelikte olması dileğiyle…

 

Okan Bal
Uzman Pedagog & Öğrenci Koçu

Çocuk ve Ergende Öğrenme Güçlüğü

Çocuklarda Öğrenme Güçlükleri nedir? Belirtileri nedir?  Nasıl ilerler?

Öğrenme güçlüğü çocuğun okuma/ anlama, matematik ya da yazma becerilerinde çocuğun başarısı standart ölçme ve değerlendirme gereçlerine göre çocuğun kronolojik yaşının, zeka düzeyinin ve yaşına uygun eğitim düzeyinin aşağısında kaldığında ele alınan bir sorundur.  Öğrenme güçlüğü teşhisi konduğunda çocuğun okumada anlamada, matematikte ya da yazmada yetersizliğinin akademik başarısını ya da ilgili becerileri gerektiren günlük eylemleri belirgin olumsuz etkiliyor olması gerekir.  Disleksi yani okuma güçlüğü görülme oranı populasyonda %4 tür.  Diskalkuli yani matematiksel hesaplama güçlüğü görülme oranı %1 dir.

Öğrenme güçlüğü görülen çocuklarda gelişim genel olarak normal seyreder ve hiçbir sosyal sorun gözlenmez.  Ancak okul çağında derslerde diğer çocukların başarısına erişememenin getirdiği utanç, akran ilişkilerini olumsuz etkiler. Öğrenme güçlüğüne bağlı tekrarlı yaşanan utanma hali en sonunda öz güven gelişimini engelleyebilir.

Öğrenme güçlüğü olan çocuklarda bu sorunu tanımlayan belirgin bir duygusal, zihinsel, somatik ya da ilişkilerle ilgili bir nitelik tanımlanmamıştır.

Sınav Kaygısı İçin Psikolojik Destek

Sınav Kaygısı Nedir?

Sınav öncesi ve/veya sınav sırasında yaşanan ve öğrenilen bilginin etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan başarıyı düşüren yoğun kaygıya sınav kaygısı denir. Sınav kaygısı, sınav sonucuna ilişkin olumsuz düşünce, inanç ve beklentilerden kaynaklanan endişe ve bu endişeye bağlı olarak bedenin olağan işleyiş dengesinin bozulmasına yol açan fizyolojik/bedensel tepkilerle ortaya çıkan yoğun duygulanım boyutlarından oluşur.

Sınav kaygısına yönelik danışmanlık ile endişeye yol açan olumsuz düşünce, inanç ve beklentilerin belirlenerek daha gerçekçi düşüncelerin geliştirilmesinin sağlanması, sınav öncesi ve sırasında ortaya çıkan heyecansal tepkilerin kontrol edilmesinde yeni davranış ve becerilerin kazandırılması yoluyla sınav kaygısıyla başa çıkılmasını sağlayan bir süreçtir.

Sınav Kaygısı Belirtileri Nelerdir?

Kaygının belirtileri; fiziksel, zihinsel, duygusal, davranışsal ve sosyal olmak üzere beş alanda ele alınabilir:

  • Kaygının Fiziksel Belirtileri: Kalp atışında hızlanma; nefes almada güçlük çekme; nefes alış verişinin hızlanması; mide bulantısı, ishal, sık sık idrara çıkma; ellerde ve ayakta titreme, uyuşma, karıncalanma; terleme, üşüme, yüz kızarması, kaslarda gerginlik; göz kararması, baş dönmesi, baş ağrısı; uykusuzluk, halsizlik vb. gibi haller. Ayrıca yalnızca sınav esnasında burun akıntısına, mide bulantısına, tuvaletin gelmesi vs. de sınav kaygısına işaret olabilir.
  • Kaygının Zihinsel Belirtileri: Dikkati toplamada güçlük; unutkanlık; düşüncelerini organize etmede zorlanma; odaklanma problemleri; okuduğunu anlamada güçlük; felaket yorumları içeren düşünce ve inançlar.
  • Kaygının Duygusal Belirtileri: Huzursuzluk, sinirlilik, gerginlik, korku, endişe, panik, heyecan, güvensizlik gibi duygular.
  • Kaygının Davranışsal Belirtileri: Kaçma (Ders çalışmayı bırakma), kaçınma ( Ders çalışmayı erteleme) şeklinde örnek gösterilebilir.
  • Kaygının Sosyal Belirtileri: Aile ve arkadaşlardan uzaklaşmak, yalnız kalmayı istemek, sosyal geri çekilme, aşırı sosyalleşerek ders çalışmayı ertelemek olabilir.

Sınav Kaygısının Nedenleri?

  • Mükemmeliyetçi yaklaşım,
  • Baskıcı, otoriter anne –baba tutumları,
  • Reddedici, küçük düşürücü anne –baba tutumları,
  • Kaygı düzeyi yüksek anne –baba,
  • Beklenti düzeyi yüksek anne –baba,
  • Tutarsız anne –baba davranışları,
  • Baskıcı- otoriter öğretmen tutumları,
  • Reddedici, küçük düşürücü öğretmen tutumları,
  • Beklenti düzeyi yüksek öğretmen,
  • Tutarsız öğretmen davranışları,
  • Sınanma, değerlendirilme korkusu,
  • Reddedilme korkusu,
  • Öğrenilmiş çaresizlik yaşanması,
  • Görev ve sorumlulukları erteleme,
  • Çalışma alışkanlıklarında yetersizlik,
  • Zamanı iyi kullanmama,

PedagogSoru Sor

Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.