Çocuk Terapisi ve Danışmanlık – Gaziantep Pedagog

Çocuklarda yaşanan psikolojik sorunlar, davranış sorunları, okul problemleri, etkili çocuk – ebeveyn iletişimi vb. konularda, Gaziantep’te bulunan merkezimizde Uzman Pedagog tarafından terapi ve danışmanlık verilmektedir.

Zeka testi, dikkat ve gelişim testleri uygulanmaktadır.

Çocuklara yönelik terapi ve danışmanlık konularımızdan bazıları aşağıdadır:

• Hiperaktivite
• Dikkat Eksikliği
• Davranım Bozukluğu
• Öğrenme Güçlüğü
• Okula Uyum Sorunları
• Okul korkusu (okul fobisi)
• Ayrılma Kaygısı (anneden, evden)
• Okul Öncesi Dönemi Sorunları
• Altını Islatma
• Tırnak Yeme
• Okul Dönemi Sorunları
• Çocuk ve korku
• Ergenlik Dönemi Sorunları
• Yeme Bozuklukları
• Sınav Kaygısı
• Sınavda Heyecanı Kontrol Etme
• Boşanmış Aile Çocukları için Danışmanlık
• Ders Çalışmaya Karşı İsteksizlik
• Özsaygı (Özgüven) Sorunları
• Çekingenlik
• İçe Kapanıklık
• Öfke Kontrolü
• Diğer psikolojik sorunlar
• Çocuklara zeka, dikkat, gelişim vb. testler uygulanmaktadır.

 

ÇOCUĞUNUZDAKİ BELİRTİLERE DİKKAT!

Çocuğunuz dikkatini toparlayamıyorsa,

Sürekli gergin, huzursuz ve sinirliyse

Uyku düzensizlikleri yaşıyorsa

Aşırı halsizlik ya da hareketlilik varsa

Sürekli suçluluk duygusu çekiyorsa

Tüm bunlar problemin sinyalleri olabilir…

 

PEDAGOGA BAŞVURMAK  İÇİN  ÇOCUĞUNUZDA SORUN ÇIKMASINI  BEKLEMEYİN!

Büyük çoğunlukla anne babalar çocuklarında gözle görülecek bazı davranış problemleri ortaya çıktığında yardım almayı seçmektedirler. Bu durumda psikolog, problem iyice kökleşmiş ve derinleşmiş bir haldeyken aile ve çocukla karşılaşır. Ailelerin  ‘büyüyünce geçer’ şeklindeki önyargısı tedaviyi geciktirmektedir. Oysa sorunlar ‘büyüyünce geçmez, daha da güçleşir.’ Çocuğun psikolojik gelişiminde gözle görülür herhangi bir aksama olmadan da çocuğun psikolojik gelişimini anlamak ve bilgilenmek için uzmana başvurulmalıdır. Özellikle okul öncesinde çocuğun hemen her yaşında anne baba olarak; bilgilenmek, varsa soru işaretlerine cevap bulmak için gidilir. Psikologa, bebeğe hazırlanmak, bebekle ilişki kurmanın psikolojik yönlerini keşfetmek, varsa ilk çocuğu kardeş doğumuna hazırlamak, kreşe veya anaokuluna hazır olup olmadığını, ilkokula hazır olup olmadığını anlamak vb. konularda sağlıklı gelişimle ilgili bilgiler almak için gidilebilir.

Neden kendime güvenim yok?

Bir topluluk içindeyim ve harika bir fikrim var ama içimdeki bir şey fikrimi söylememi engelliyor. Bir an dışa dönük ve heyecanlıyken hemen ardından içedönük ve utangaç oluyorum. Bazen riske girebilirken bazen çok tedbirli davranıyorum; bazen bir lider konumundayken bazen sadece birilerini takip edebiliyorum. Bir bukalemun gibi ortama ayak uyduruyor, çevremdeki insanlara göre davranıyorum. Kendim olamıyorum. Kendime güvenim yok. Bazen, kim olduğumu bile bilmediğimi düşünüyorum.”

Davranış biçiminde ısrarlı ve sürekli değişiklik yapmak, eksik benlik imajının göstergesidir. Bu durum sizi kolayca çekingenliğe götürür. Gerçekten tanıdıklarında, insanların sizi sevmeyeceklerinden korkuyorsunuz. Olduğunuzdan farklı davranarak insanların sizi tanımasını engelliyorsunuz. Övülmeyi ve takdir edilmeyi isteyerek, bunları elde edecek şekilde davranıyorsunuz. Yine de insanlarla aranıza mesafe koymak istiyorsunuz. Başkaları tarafından sevilmeyi istemekle beraber ilgi odağı olmayı istemiyorsunuz. Çok fazla ilgi sizi rahatsız ediyor; sizin istediğiniz şey insanların arasına karışmak ancak en tutarlı insanlar kendilerine güvenen kişilerdir. Davranışlarımızın temelinde başkalarının onayını almak olmamalıdır. Kendinize güvenmediğiniz için karşılaştığınız her kişinin övgü ve takdirini kazanmayı istiyorsunuz.

 

Tartışma becerilerinizi geliştirin ve düşüncelerinize sahip çıkın. Başkalarının karşı olduğu bir fikri savunmak ilk bakışta korkutucu gelebilir ama bu en gerekli becerilerden biridir; size çok şey kazandırır. İki insanın birbirleriyle ne kadar uyumlu olduklarının bir önemi yoktur, her konuda anlaşacak değiller; şayet her konuda anlaşıyorlarsa ortada bir sorun var demektir. Hepimiz birbirimizden farklıyız ve bunun için sevinmeliyiz. Hepimiz aynı olsaydık hayat çok sıkıcı olurdu. Bir konuda farklı fikirlerde olmak, birbirini sevmemek değildir. İnsanlar farklı fikirlerde olup yine de iyi arkadaş olabilirler, birbirlerini sevebilir ve saygı duyabilirler. Kimse bir konuda en iyiyi bildiğini söyleyemez. Kendi görüşünüzü bildirmeye, en az diğer diğer insanlar kadar hakkınız var.

O halde fikrinizi etkili bir şekilde ifade etmenin yollarını öğrenin. Toplum içinde konuşma becerilerinizi geliştirmek için kurs ve seminerlere katılın. Samimi bir ortamda tartışabilir, fikirlerinizi savunabilir ve değerli tavsiyeler alabilirsiniz. Evde, işte veya sosyal ortamda birinin düşüncelerini, kendi düşüncenizmiş gibi savunabilirsiniz. Bir toplantıda söylemeye çekindiğiniz fikri not alın ve ilgili birimin müdürüne verin. Fikirlerinize sahip çıkın ki insanların içinde gururla yürüyebilesiniz.

 

Kendine güveninizi geliştirmek için bir oyunculuk kursuna veya tiyatro grubuna katılın. Eğer ilgi odağı olmaktan kaçınıyorsanız; kendinize güvenmek için ihtiyaç duyduğunuz şey, belki de budur. Yetişkinler için oyunculuk eğitimi veren bir kursa veya tiyatro grubuna katılın. Bu, gerçek kişiliğinizi bulmak için benzersiz bir fırsattır. Farklı karakterleri canlandırarak kendinizi ve oynadığınız karaktere ne kattığınızı daha iyi anlayabilirsiniz.

Yine aynı bağlamda yararlanabileceğiniz başka bir alıştırma, bir ergen gibi davranmaktır. Ergenlik yılları hepimizin asi olduğu zamanlardır. Belki hırçın biriydiniz, belki değildiniz. Başkalarından farklı olmanın, en azından otorite sahiplerinden farklı davranmanın nasıl bir şey olduğunu görün. Bir yetişkin olarak bu duyguların sizi güçlendirmesini sağlayın.

Eşlerarası Cinsel İsteksizliğin Nedenleri?

Unutmayın, eşinizle aranızda cinsel uyumsuzluk var ve siz bunu konuşmuyorsanız, cinsel isteksizlik kaçınılmaz olacaktır.

Bireyin cinsel yaşamındaki olumsuzluklar, haz ve doyum duygusunu yitirmekten öte, sıkıntı kaynağıdır. Psikolog Ayşe Kayhan: “Birlikteliklerde; şefkat, sevgi, cinsellik, paylaşım ve korunma gibi duygusal doyumlar, daha kırılgandır ve risk taşır” diyor.

Eşinizin ya da sizin, duygusal doyum alanlarınızın dışında kalma isteğiniz sürekli hale geldiğinde, ret yanıtı alan taraf için, ilişkinin geneline yansıyan bir güven sorunu oluşturur.

CİNSEL UYUMSUZLUK CİNSEL İSTEKSİZLİĞİ DOĞURABİLİR

Unutmayın, eşinizle aranızda cinsel uyumsuzluk var ve siz bunu konuşmuyorsanız, cinsel isteksizlik kaçınılmaz olacaktır. Tüm cinsellikle ilgili sorunlarda olduğu gibi, cinsel isteksizliğe de, primer (birincil) veya sekonder (ikincil) diye bir ayrımla bakmak gerekir.

Cinsel yaşamda, eşinizle birbirinize karşı duyduğunuz istek çok önemlidir. İsteksizliğin, cinselliği tamamen etkilediği çok nadir görülse de, sıklıkla istekte azalma ve yok sayma eğilimi oluşur. Bu durum, eşinizle birbirinize olan tepkiniz veya sevişmenizin şekline karşı verdiğiniz tepki olabilir.

“HAZ ALAMIYORUM”

Cinsel uyumsuzluk dolayısıyla ortaya çıkan isteksizlik hali, her türlü cinsel çağrıdan kaçınmanıza neden olur. Mastürbasyondan aldığınız haz, eşinizle yaşadığınız cinsellikten daha çok tatmin eder sizi.
Cinsel uyumsuzluğun doğurduğu cinsel isteksizlik, çoğunlukla kadınlarda görülür ve bu duruma, iğrenme-tiksinme hissi eşlik eder.

Erkekler ise; başarısızlık korkusu, performans kaygısı yaşayarak, cinsel yaşamdan kaçınırlar. Cinsel uyumsuzluk nedeniyle uzmana başvuranların sayısal çoğunluğu kadınlardadır ve evlilikteki sorunlar, sıkıntılar cinsel alana yansımıştır.

CİNSEL UYUMSUZLUĞU GÖZ ARDI ETMEYİN

Eşinizle birbirinizi tanıma sürecinde, tensel yaşamınızın herhangi bir yerinde, cinsel uyumsuzluk hissederseniz, bunu göz ardı etmeyin. Cinsel çekim ile cinsel arzuyu birbirine karıştırmadan değerlendirin.

Cinsel uyum veya uyumsuzluğu, bedensel temasın içinde yakalayabilirsiniz, bunun dışında; cinsel uyumsuzluk, eşinizle sizin dünya görüşünüz, cinsel kimliklerinizi ilişkiye taşıyışınız (Toplumsal etki, kültürel gelişim vb.) sırasında da ortaya çıkabilecek ve fark edilebilecek bir durumdur.

PROFESYONEL DESTEK ALMAYA AÇIK OLUN

Evliliğinizde, cinsel uyumsuzluk sorununu çözme yoluna gitmezseniz; “Geçer, alışırız.” gibi düşüncelerle tedaviyi geciktirirseniz, evliliğinizin temelini zayıf kılarsınız. Bu durumun, genel ilişki bozukluğuna ve cinsel ilgi azlığına neden olacağını unutmayın! Böyle bir durumda, mutlaka profesyonel bir yardım almalısınız, ancak önemli olan; eşinizin ve sizin profesyonel yardım almaya istekli olmanız. Eşinizle, cinsel yaşantınız hakkında konuşun; birbirinize duyduğunuz sevgiyi iyi tanımlayın, çünkü; dostluk ve yaşam paylaşımındaki dayanışmanın gücünü, birbirinize duyduğunuz tutku ve aşkla karıştırabilirsiniz.

SAĞLIKLI BİR CİNSEL YAŞAMDA…

• Bedeninizle barışık olun.
• Mastürbasyon yapın.
• Kurduğunuz fantezileri eşinizle paylaşın.
• Eşinizle cinsellik üzerine konuşun.
Evliliğinizdeki aksaklığın giderilmesi için, ortaklaşa çaba harcamanız; eşinizle aranızdaki güven duygusunun güçlenmesi gerekir.
Cinsellik, ertelenmemesi gereken bir paylaşımdır. Kariyerinizdeki, sosyal yaşamınızdaki, anne-baba kimliklerinizdeki başarılarınızda, cinselliğin etkisi büyüktür, çünkü cinsellik her bireyin olduğu gibi sizin de duygusal doyum alanınızdır.

Gaziantep Tercih Danışmanlığı

PedagogSoru Sor

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.