Boşanmada “Karı-Koca” Rolü Bitse de “Anne Baba” Rolü Devam Eder

Evlilik gibi boşanma da bir süreçtir. Hiçbir çift evlenirken boşanmayı aklının ucundan bile geçirmez. Evlilikte karı koca rolleri, sorumluluklar, günlük hayattaki koşuşturmalar, stresli yaşamlar ve karşılıklı beklentilerin karşılanmaması vb neticesinde boşanma gibi istenmeyen bir durumla karşılaşılıyor. Her evlilik özeldir ve boşanma gerekçeleri de kendine özgü sebepleri içerir. Özellikle ebeveynli ailelerde boşanma kararında çocuklarda oluşan korku, kaygı ve üzüntü davranışları çocuğun bu duruma karşın farklı tepkiler göstermesine neden olabilir.

Çiftlerin unutmaması gereken en önemli durumun boşanmanın karı-koca arasında olduğudur. Anne ve babalığın boşanma sonrası da devam edeceği hep akılda tutulması gerekir.

Unutmayın sizin eşinizle çok ciddi sorunlarınız olabilir ama çocukların ne annesi ile ne de babasıyla sorunları vardır. Çocuk için dünyanın en güzeli kendi annesi, dünyanın en güçlüsü kendi babasıdır.

Bu nedenle anne babanın birbiriyle anne baba rolünde iyi iletişim içinde olmaları, çocuklarına karşı sevgi ve sıcaklık göstermeleri, onların boşanma sonrası duruma uyum göstermelerini kolaylaştıracaktır.

Boşanan Ebeveynlere Tavsiyeler

  • Artık Karı – koca olmasanız bile çocuklarınızdan dolayı görüşmek zorunda olan iki yetişkin olduğunuzun bilincinde olarak hareket etmelisiniz.
  • Boşanma sonrası süreçte daha bilinçli davranış sergilemek için uzman desteği ile ebeveynlik danışmanlığı alabilirsiniz.
  • Yaşadığınız bu zorlu süreç her ne kadar sizin yıpratıcı olsa da çocuklarınızın ihtiyaçlarını göz ardı etmemelisiniz.
  • Çocuğunuz için eşinizle uzlaşmaya açık ve bazı isteklerinizden feragat etmeye hazır olmalısınız.
  • Diğer ebeveynle yüz yüze konuşmakta zorlanıyorsanız, çocukların önünde tartışmak yerine mesaj, bir aracı ya da e-posta yoluyla iletişim kurabilirsiniz.
  • Çocuğunuzun yetişmesinde sizin kadar diğer ebeveynin de sorumluluğu olduğunu unutmamalısınız.
  • Velayeti sizde olsa bile diğer ebeveynin çocuk üzerindeki haklarına saygılı olmalısınız.
  • Çocuğun diğer ebeveynle ilişkisinden dolayı kendini suçlu hissetmesine sebep olacak söz ve davranışlardan uzak durmalısınız.
  • Ebeveynlerden birini kaybeden çocuk, diğerini de kaybetme kaygısı yaşayacaktır. Çocuğunuza ayrı yaşamanın onu terk etmek anlamına gelmediğini anlatmalısınız.

Boşanma sonrasında ebeveynler yaşadıkları suçluluk psikolojisiyle çocuğa aşırı ilgi gösterme çocuğa hayır dememe gibi yanlış tutum ve davranışlara yönelebiliyorlar; burada evlilik sürecindeki rutinin bozulmaması çocuğun gelişimi ve psikolojisi açısından önemli bir yer etmektedir. Boşanmış olsanız bile anne baba çocuğa karşı tutarlı davranış sergilemeye devam etmelidir.

Okan BAL

Uzman Pedagog & Aile Danışmanı

Çocuk Terapisi ve Danışmanlık – Gaziantep Pedagog

Çocuklarda yaşanan psikolojik sorunlar, davranış sorunları, okul problemleri, etkili çocuk – ebeveyn iletişimi vb. konularda, Gaziantep’te bulunan merkezimizde Uzman Pedagog tarafından terapi ve danışmanlık verilmektedir.

Zeka testi, dikkat ve gelişim testleri uygulanmaktadır.

Çocuklara yönelik terapi ve danışmanlık konularımızdan bazıları aşağıdadır:

• Hiperaktivite
• Dikkat Eksikliği
• Davranım Bozukluğu
• Öğrenme Güçlüğü
• Okula Uyum Sorunları
• Okul korkusu (okul fobisi)
• Ayrılma Kaygısı (anneden, evden)
• Okul Öncesi Dönemi Sorunları
• Altını Islatma
• Tırnak Yeme
• Okul Dönemi Sorunları
• Çocuk ve korku
• Ergenlik Dönemi Sorunları
• Yeme Bozuklukları
• Sınav Kaygısı
• Sınavda Heyecanı Kontrol Etme
• Boşanmış Aile Çocukları için Danışmanlık
• Ders Çalışmaya Karşı İsteksizlik
• Özsaygı (Özgüven) Sorunları
• Çekingenlik
• İçe Kapanıklık
• Öfke Kontrolü
• Diğer psikolojik sorunlar
• Çocuklara zeka, dikkat, gelişim vb. testler uygulanmaktadır.

 

ÇOCUĞUNUZDAKİ BELİRTİLERE DİKKAT!

Çocuğunuz dikkatini toparlayamıyorsa,

Sürekli gergin, huzursuz ve sinirliyse

Uyku düzensizlikleri yaşıyorsa

Aşırı halsizlik ya da hareketlilik varsa

Sürekli suçluluk duygusu çekiyorsa

Tüm bunlar problemin sinyalleri olabilir…

 

PEDAGOGA BAŞVURMAK  İÇİN  ÇOCUĞUNUZDA SORUN ÇIKMASINI  BEKLEMEYİN!

Büyük çoğunlukla anne babalar çocuklarında gözle görülecek bazı davranış problemleri ortaya çıktığında yardım almayı seçmektedirler. Bu durumda psikolog, problem iyice kökleşmiş ve derinleşmiş bir haldeyken aile ve çocukla karşılaşır. Ailelerin  ‘büyüyünce geçer’ şeklindeki önyargısı tedaviyi geciktirmektedir. Oysa sorunlar ‘büyüyünce geçmez, daha da güçleşir.’ Çocuğun psikolojik gelişiminde gözle görülür herhangi bir aksama olmadan da çocuğun psikolojik gelişimini anlamak ve bilgilenmek için uzmana başvurulmalıdır. Özellikle okul öncesinde çocuğun hemen her yaşında anne baba olarak; bilgilenmek, varsa soru işaretlerine cevap bulmak için gidilir. Psikologa, bebeğe hazırlanmak, bebekle ilişki kurmanın psikolojik yönlerini keşfetmek, varsa ilk çocuğu kardeş doğumuna hazırlamak, kreşe veya anaokuluna hazır olup olmadığını, ilkokula hazır olup olmadığını anlamak vb. konularda sağlıklı gelişimle ilgili bilgiler almak için gidilebilir.

Fazla Kilolar Psikolojinizi Bozmasın

Bazen psikolojik problemler yeme isteğini artırıp beraberinde fazla kiloları getirebilirken, bazı durumlarda da fazla kilolar kişiye stres ve depresyon belirtileri ile geri dönebilir. Kilo problemlerinde diyet ve egzersizin yanında psikolojik destek alınması da önemlidir.

Mutsuzluk çikolata ve hamur işine itebiliyor

Depresyon ve kilo arasında her zaman yakın bir ilişki vardır. Depresyondaki kişiler keyifsizlik ve mutsuzluk problemi yaşar, sosyal hayata katılmak istemez ve enerjisini toplayamaz. Bu durumda kişi hiçbir şeyden zevk alamadığından daha çok yemek yemeye yatırım yapabilir. Bu yatırımda tercihler genellikle mutluluk veren yiyecekler olan çikolata, şekerli ürünler ya da hamur işleridir. Ancak burada geçici bir haz duygusu yaşanır ve tekrar bu yiyeceklere yönelme ve kilo artışı gündeme gelir. Depresyona bir de kilo problemi eklenmiştir. Daha çok depresyon kilo alımına sebep olur ancak kısa sürede kilo kaybı da depresyonda görülebilen bir durumdur.

Görünümünden memnun olmamak da depresyon nedeni olabilir

Beslenmeyi düzenleyememe, tiroit, diyabet, kronik hastalıklar, uzun süre yatak istirahati, genetik yatkınlık, düzensiz yaşam, düzensiz yemek yemeler, hareketsizlik gibi pek çok sebeple alınan kilolar da depresyona sebep olabilir. Beden imajından hoşnut olmama, kendini beğenmeme, kilolu olma sebebiyle etraftan gelen bakışlar, eleştirilere maruz kalma, flört ilişkilerine başlayamama, kendine güvenin azalması durumları ve hayal edilen beden imajında olamama mutsuzluk getirebilir.

Stresten yemeyin

Kendine değer veren kişi bedeni ve ruhsal durumu ile yeterince ilgilenen, kendine iyi bakabilmek için mesai harcayan bir yapıdadır. Duygusal eksiklikler yemekle doldurulmaya çalışıldığında probleme problem eklemekten başka bir sonuca götürmeyecektir. Her streste yemek yemekten geçici haz almalar, uzun vadede daha derin mutsuzluklara yol açabilir. Mutsuzlukların ve duygusal boşlukların çözümü yemek yemek ile gelmeyecektir.

Diyet ve spor kadar psikolojik yardım da önemli

Sürekli diyete başlama, sürdürememe, bırakma, başarısızlık ve hayal kırıklığı döngüsünün tekrar tekrar yaşanması ve vücuda besin alımının ayarlanamaması psikolojik sorunların varlığı ve stres yönetiminin iyi yapılmadığına işarettir. Burada psikolojik destek almak, sorunun kaynağına yönelme, içsel farkındalık kazanma, kısırdöngüyü içsel olarak kırma ve problem davranıştan uzaklaşma için etkili olacaktır. Kilo probleminde, psikolojik destek ile aynı zamanda yapılan, kişiye özel beslenme programının depresyon ve anksiyete bozukluğunda azalmaya yol açtığını ve kilo verme programında daha başarılı olunduğuna dair çalışmalar vardır. Kilo kontrolünde altta yatan bir psikolojik stres varsa sadece beslenme programı almak başarı oranını düşürür, eş zamanlı terapi görmek fiziksel ve ruhsal sağlığa kavuşmada etkilidir.

PedagogSoru Sor

Gaziantep Öğrenci Koçluğu

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.