Çocuklarda Dikkat Eksikliği

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite (DEHB) çoğu kez öğrenme güçlüğü ile birlikte seyreder. DEHB olan çocuklarda görülebilecek çeşitli öğrenme bozuklukları arasında okuma bozukluğu ve dille ilgili yetersizlikler en sık görülendir. Zeka düzeyi ile DEHB arasında doğrudan bir ilişki belirlenememiştir. Hemen her zeka seviyesindeki çocuklarda DEHB görülebilir. Bozukluğun nedeniyle ilgili genetik ve nörolojik-biyolojik açıklamalar halen araştırılıyor; ancak sebep sonuç ilişkisi kesin olarak tanımlanmamıştır. Öğrenme güçlüğü DEHB ile görülse de ayrı olarak ele alınır. Öğrenme güçlüğünde beynin farklı işlevler gösteren bölümleri arasındaki iletişim yeterince kurulamamakta ve bilgi etkin bir şekilde aktarılamamaktadır. Dikkat, görsel algılama, dili kullanma ve kas koordinasyonu gibi alanlardaki bir eksiklik, okuma, yazma, aritmetik, dil öğrenme, konuşma ve anlama becerilerinde yetersizliğe yol açar. Öğrenme güçlüğü çoğunlukla zeka ile akademik gelişim puanları arasında zeka lehine anlamlı bir farkın belirlenmesiyle anlaşılır. Ek uygulamalar çocuğun özellikle hangi alanlarda öğrenme güçlüğü yaşadığını gösterir ve eğitsel araçların çocuğun ihtiyaçlarına göre belirlenmesinde yönlendirici olur. DEHB’nin Dikkat Eksikliği alt türünde çocuk detaylara odaklanamaz ve dikkatsizlikten kaynaklanan hatalar yapar. Çocuk belli bir süre bir konuya odaklanmakta zorlanır. Talimatları kavrayıp ödevlerini yerine getiremez. Önceliklerini belirleyip organize olamaz; ince ve ayrıntılı zihinsel / bedensel çaba gerektiren işlerden kaçınır. Sık sık eşyalarını unutup, kaybeder; yapacaklarını unutur; hemen dağılır ve kendisiyle doğrudan konuşulduğunda bile dinlemiyormuş gibi görünür. Bu belirtilerin çoğunu sergileyen bir çocuğun ilk hangi yaşta ve ne zamandır bunları yaşadığı ve ayrıca ev, sosyal ve okul yaşamında ne tür sorunlar yaşadığı teşhiste önemlidir. Ancak örneğin çocuk can sıkıntısından ya da başka bir yerde başka bir şeyle ilgilenme isteğine bağlı bir şeye odaklanamıyorsa; ya da genelde yorgun ve uykusuz olup odaklanamıyorsa bunları DEHB olarak göremeyiz. Doğuştan gelen yaygın gelişimsel bozukluğu, görme ve işitme sorunlarını, depresyonu ya da kaygı bozukluklarını benzer ortak belirtiler gösterseler de bunlar farklı sorunlardır.

DEHB/ Dikkat Eksikliğinin Tedavisi

Tedavide hedeflenen çocuğun okulda ve evde kendine yeter bir duruma gelmesidir. Tedavi, bir uzmanın yönlendirmesiyle ebeveynin, öğretmenlerin ve rehber öğretmenin birlikte katılımıyla eğitsel, psikolojik ve tıbbi gereçlerin birlikte kullanıldığı disiplinli bir çalışmayla devam ettirilir. Eğitsel tedavi çocuğun özgül ihtiyaçlarını temel alırken öğretmenin ve rehber öğretmenin işbirliğini gerektirir. Psikolojik tedavide çocuk ve aile ile birlikte çalışılır. Bilişsel davranışçı yöntemlerle yapıyı güçlendirmek, dikkati dağıtacak etkenleri azaltmak ve organizasyon becerisini geliştirmek hedeflenir. Tıbbi uygulamada DEHB / Hiperaktivite tedavisinde kullanılan ilaçlardan faydalanılır.

Çocuğunuzun dikkat eksikliği ve öğrenme sorunlarının üstesinden gelmesine nasıl yardımcı olabilirsiniz?

Anne-babanın yapabileceği en iyi şey çocuğun durumundan haberdar olmak üzere öğretmeninden bilgi almak ve öğretmenin tespiti ve yönlendirmesiyle bir uzmanla görüşmektir. Herhangi bir değerlendirmeden önce çocuğunuzun bir görme ya da işitme sorunu olmadığından emin olun. Çocuğunuzla konuşurken ona ismiyle hitap ederek göz teması kurun ve sizi dinlediğinden emin olmak için söylediklerinizi tekrar etmesini isteyin. Dikkat eksikliği ile başa çıkmakta en etkin yol sürekli tekrar etmektir. Çocuğunuzun ev ve okul ile ilgili yapması gerekenleri sürekli tekrar etmesini sağlayın. Bunu yaparken yapılacak işi küçük bölümlere bölmek ve çocuğunuzun dikkatini toplayabileceği uygun süreler arasında mola vermesi önemlidir. Çocuğunuzun organize etme ve planlama becerilerini geliştirmesi için yaşam ve çalışma alanlarını yeniden düzenleyebilirsiniz. Yapacaklarını ve okula götüreceklerini önceden not ederek bu notu kontrol etmesini sağlayabilirsiniz. Düzenli yapılması gerekenleri belirleyerek bunları hep aynı sırada ve şekilde yapması için birlikte pratiğini yapabilirsiniz. Çocuğunuzun öğretmeni ile teması ve işbirliğinizi koparmadan öğrenme sürecini takip edebilir çocuğunuzun güçlü yanlarına göre alternatif öğrenme yöntemleri belirleyip bunları kullanabilirsiniz. Örneğin ezberi ya da görseli güçlü olan çocukların öğrenirken bu yeteneklerini de kullanacakları şekilde materyali biraz değiştirmek yaratıcı olabilir. Çocuğunuz sorunlarından dolayı kendini aptal görebilir; gergin ve sinirli olabilir bunlarla birlikte dikkat eksikliği ya da öğrenme güçlüğü yaşayan çocuğunuzun sevgi ve desteğinizi koşulsuz her zaman hissetmesi önemli.

Çocuklarda Alt Islatma

Yatak ıslatma çocuklar arasında karşılaşılan en sık sorunlardan biridir. Değerlendirmelerde 5 yaşın üzerindeki çocukların yüzde yirmisinde bu sorunun yaşandığı görülmektedir. Altını ıslatma (Enürezi) iki türde görülebilir. Birincisinde çocuk neredeyse her gece yatağını ıslatır ve geceleri tuvalete kalkma alışkanlığını henüz geliştirememiştir. ikincisinde çocuk tuvalete kalkma alışkanlığını geliştirmiş ancak uzun bir kuru kalma dönemi sonrasında birden yatağını ıslatmağa başlar. Birinci türdeki vakalar daha sık görülür ve görece uzun dönemli bir iyileşme sürecini gerektirir.

Çocuğunuzun yatak ıslatma sorununun olası nedenleri nelerdir?

Geceleri yatağını ıslatmaması için bir çocuğun öncelikle tuvaleti geldiğinde uyanabilmesi, ikincisi kalkana kadar bir süre tuvaletini tutabilmesi gerekmektedir. Bu, sinir sisteminin ve mesane bölgesindeki kasların gelişmiş olmasıyla ilgili bir durumdur. Bu gelişim bazı çocuklarda diğerlerine göre daha geç olabilir. Özellikle anne ya da babada bu gelişim gecikmiş ve çocukluk dönemi sonuna dek tamamlanmamışsa genetik olarak benzer bir durumu çocukta da gözlemek olasıdır. Bu durum çocuklarda görülen birinci tür enurezinin başlıca nedenidir.
Çocuklarda görülen ikinci türde enürezinin nedenlerinden biri ailede yaşanan bir değişimin sonucu olabilir. Ailede yaşanan bir ölüm, boşanma ya da küçük çocuklar için aileye bir kardeş gelmesi birden bu tür bir sorunla karşılaşılmasına neden olabilir. idrar yolu ya da mesane enfeksiyonu özellikle kızlarda altını ıslatma nedeni olabilir. Bu durum idrar tahliliyle tespit edilir ve antibiyotik tedavisiyle giderilir. şeker hastası ya da kan şekeri yüksek olan çocuklarda da geceleri altını ıslatma görülebilir. Çocuğunuz aşırı açlık ya da susama, sıklıkla tuvalete gitme ihtiyacı, kilo kaybı, bitkinlik, mide bulantıları, nefes kokusu yaşıyorsa şeker hastalığındaki çok su tüketimine bağlı yeniden altını ıslatmağa başlayabilir. Çok nadir olarak yatağını ıslatma sorunu doğuştan mesane sfinkter kasının olmamasına ya da omurgadaki bir deformasyona bağlı olabilir. Genellikle doğumdan gelen bu tip bozukluklar çocukların gece ve gündüz altlarına kaçırmalarına neden olur. Bazen daha önce tuvalet alışkanlığı kazanmış bir çocuk omurga gelişimindeki düzensizliğe bağlı da sonradan yatağını ıslatmağa başlayabilir. Yatak ıslatmak bunların dışında uyku bozuklukları ile ilgili de olabilir. Çocuk çok derin ya da fazla uyuyor olabilir. Çocuğun gündüzleri çok uykusu geliyorsa, sabahları zor uyanıyorsa ya da sıklıkla kabus görüyorsa durum uyku bozuklukları ile ilgili olabilir. Fiziksel travmalar nadiren erkek çocuklarda yatağı ıslatmağa neden olur. Ancak kız çocuklarda bisikletin selesinden kaymak gibi çok hafif durumlar bile mesane kontrolünde azalmaya ve altını ıslatmaya neden olabilir. Benzer şekilde cinsel tacize maruz kalmış bir çocuk da mesane kontrolünü bir ölçüde yitirebilir.

Çocuğunuzun yatak ıslatma sorununun üstesinden gelmek için neler yapabilirsiniz?

Ailelerin bu konuda yapabileceği öncelikli en önemli şey bu durumun çocuğun hatası olmadığını kabul etmek ve bunu işlevsel bir sorun olarak görüp gerekli uzman desteğini almağa yönelmektir. Belli bir yaşın üzerinde olup yatağını ıslatıyor olmak çocuk için utanılacak bir durum olabilir. Anne ve baba çocuklarına duygusal desteği vererek çocuğun yanında olduklarını hissettirebilir, çocuğa güven ve moral verebilirler. Anne ve baba çocuğun ihtiyaç duyduğu mahremiyeti sağlayarak bu sorunun kardeşlerinin ve başka çocukların yanında gündeme gelmesini engelleyebilirler. Kardeşleri ve diğer çocuklar bu konuda çocuğunuzla dalga geçmemeliler. Uzman bir tıp doktoru çocuğunuzun altını ıslatma sorununun birinci türden mi yoksa ikinci türden mi olduğunu belirleyebilir. Her iki türden birinde ya da diğerinde olsun çoğu durumda bir uzman pedagog, doktorun da tespiti ışığında aile ve çocukla çalışarak yardımcı olabilir. Bu süreç, bilgilenme, bilgilendirme, tutum yönlendirmesini ve davranışsal terapiyi içeren bir süreç olup anne baba ve çocuğun birlikte çalışmasını gerektirir.

Çocuklar ve Depresyon

Tıkılmış,hareket etme dürtüsü bastırılmış çocuklar strese girmekte zamanla depresif belirtiler göstermektedir.Peki siz çocuğunuzun depresyonda olduğunu nasıl anlarsınız?

Çocuklarda depresyon, yetişkinlerde olduğu gibi olmayabilir. Yetişkinler içine kapanıp evden dışarı çıkmak istemez ve genel olarak hayat enerjileri düşer. Diğer taraftan çocuklarda depresyon saldırganlık olarak ortaya çıkabilir. Çocuk daha saldırgan davranır, anne babasına, arkadaşlarına vurur, okulda kurallara uymakta zorluk çıkarır. Çok hırçın davranışlar sergiler, daha fazla ağlar. İstediği olmayınca önce saldırgan davranır, sonra da ağlayabilir ve pişman olabilir. Genel olarak normal sergilediği davranışlarda değişiklik gösterebilir. Depresyon belirtileri pasif de olabilir; tamamen içine kapanıp hiçbir şey yapmak istemez, ağlama nöbetleri yaşayabilir, kabuslar görebilir, normal uyku düzenine göre fazla ya da az uyuyabilir.

Özellikle küçük çocuklarda depresyon genel olarak saldırganlık ve davranış problemi olarak yansır. Bu nedenle çocuğunuzda saldırganlık artarsa mutlaka profesyonel destek alıp çocuğunuzun tedavi görmesini sağlamalısınız.

Gaziantep Tercih Danışmanlığı

PedagogSoru Sor

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.