Ergenlik Döneminde Hangi Durumda Psikolojik Destek Alınmalıdır

Ergenlik dönemi hem ergen için ve hem de ergenin ailesi için zor dönemdir. Aile, ergeni anlamakta güçlük çekerken, ergen anlaşılma duygusunu tam olarak yaşayamadığını düşünür. Ebeveyn bu dönem, çocuğunu ne kadar iyi tanır ve hangi davranış, tutum ve tepkilerin ergenlikle ilişkili olduğunu ayırt edebilirse,  ebeveyn-ergen çatışmaları o denli az olur.

Ergenler, bağımsızlık istekleri doğrultusunda anne-baba ve ailenin diğer üyeleri ile tartışmalar yaşayabilirler. Bu çatışmalar genellikle kiminle arkadaşlık edileceği, eve dönme saatleri, sigara ve madde kullanımları, ders çalışma, telefon, bilgisayar kullanımı, kıyafet ve yemek gibi konulardır. Bazı durumlarda bu gibi sorunlar aile ve ergen arasında ciddi sorunlar çıkmasına neden olabilir. Çözüm için destek gereksinimi duyulan durumlarda, sorunlar büyümeden ve kişiler ve ilişkiler örselenmeden, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında çalışanlardan destek almak gerekir.

Ergenlik döneminde psikolojik destek alınmasını gerektiren durum ve sorunlar şunlardır;

  • Sınav kaygısı (LGS, TYT, YKS, AYT )
  • Anksiyete bozuklukları
  • Depresif belirtiler ve depresyon
  • Öfke ve dürtü kontrol problemleri
  • Davranış bozuklukları
  • Takıntı ve tekrarlar
  • Fobiler,
  • Tikler,
  • Arkadaş ilişkilerinde sorunlar ve yalnızlık
  • Aile içi çatışmalar
  • Dikkat eksikliği, hiperaktivite sorunları
  • Okulda uyum sorunları, derslerde başarısızlık, ilgisizlik okula gitmeme
  • Bağımlılık sorunları (cep telefonu, internet, oyun, madde vs. )
  • Cinsel kimlik bozuklukları
  • Uyku ve yeme bozuklukları

Ön Ergenlik Nedir? Anne Babaya Öneriler

Günümüzde yeni bir kavramla karşı karşıyayız: Ön Ergenlik. Beslenme değişiklikleri ve sosyal uyaranların ergenlik yaşını öne çekmesiyle ortaya çıkan bir kavramdır.

Pek çok araştırmacı, hekim ve eğitimci tarafından ergenlik dönemi kız çocuklar için 11 -13 yaş arası, erkek çocuklar için ise 13 – 15 yaş olarak belirtilmişse de son yıllarda gerek beslenme şekillerindeki değişiklikler, gerekse sosyal ve duygusal uyaranlar ergenlik yaşının daha aşağılara inmesine neden olmuştur. Günümüzde kız çocuklarında 9 -11 yaş, erkek çocuklarında ise 11 -13 yaş aralığında ergenlik belirtileri görülmektedir.

Ön ergenlik dediğimiz bu devrede ortaya çıkan fiziksel değişiklikler, boy uzaması, hormonsal değişiklikler, tüylenme vb. değişimlerin yanı sıra çocuk duygusal değişiklikler de yaşar ki çocuğu ve ebeveyni en çok zorlayan aslında duygusal ve sosyal alandaki değişikliklerdir. Bu değişimlerin ortaya çıkışıyla birlikte hem çocuk, hem de yetişkin hemen hemen aynı soruyu sorar: “Çocuğuma ne oluyor?” ya da “bana ne oluyor?” Bu değişikliklerin ortaya çıkardığı birincil duygu ise kaygı ve endişedir. Oysa bütün sorunları çözümlemekte olduğu gibi burada da öncelikli olarak yapılacak şey, sakin ve soğukkanlı olmaktır. Bu süreçte duyguları iyice karmaşıklaşan çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şey, anne babasından alacağı destektir.

Nasıl davranmalı?

Ön ergenlik dediğimiz dönemdeki belirtiler çocuktan çocuğa farklılık gösterir (Göğüslerin büyümeye başlaması, adet görme zamanı, tüylenme, sesteki değişiklik, hormonsal değişiklikler dolayısıyla terlemedeki artış, yüzde sivilcelenme, öz bakımda isteksizlik ve yetersizlik vb.) Bu dönemi yaşayan çocukların mümkünse önceden bilgilendirilmeleri gerekir.
Ergenlik özellikleri benzer hatta aynı olsa da her bireyin ergenlik dönemini yaşayışı, aile yapısına, ailede gördüğü kabul ya da davranışa göre değişebilir. Bu dönemde kemik ve kas koordinasyonu henüz sağlanmamıştır, yani kaslar ve kemikler hızla değiştiği için, birey el kol hareketlerini koordine etmekte zorluk yaşayabilir. Sakarlıklar yapabilir, beceriksiz davranabilir.

Çocuk bu değişiklikleri yaşarken anne – babalar ne yapmalı?

  • Bu dönem hakkında detaylı bilgi edinmeli, çocuğun duygusal ve fiziksel olarak ne gibi değişiklikler yaşayacağı hakkında bilgi sahibi olmalı.
  • Bu dönemin çok kısa sürmeyeceğinin, öğrendiği bilgilerin hemen her şeyi çözmeye yetmeyeceğinin bilincinde olmalı.
  • Bu dönemde çocuğun sergileyebileceği olumsuz tutumlar ya da isyankâr davranışlar karşısında soğukkanlılığını kaybetmemeli.
  • Bu dönemde güven temelli iletişimin çok önemli olduğu unutulmamalı,
  • Kabul, anlayış, olumsuz eleştirilerden kaçınma, duyguları anlama ve kabul etmenin çok önemli olduğunun bilincinde olunmalı.
  • Ergenlik döneminde aile, okul ya da sosyal çevrenin aşırı denetimi ve kontrolü, çocuğu, genci isyana, olumsuz düşünce ve davranışlara yöneltebilir. Bu yüzden kontrol mekanizmaları çocuğun üzerinde yoğunlaştırılmamalıdır.
  • Ergenlik döneminde çocuğun öz bakım konusunda şikayetçi olduğunu duyarız. Yüzündeki sivilcelere, vücudundaki değişikliklere ayak uydurmakta zorlanan genç, zaman zaman temizlik ve öz bakım konusunda isteksiz davranabilir. Sivilcelerin yarattığı görüntü, terleme ve buna çözüm arayışı sonrasında yaşadığı moral bozukluğu ve kendinden memnun olmama duygusu, bazılarında mutsuzluk ve içe dönüklük yaratırken, bazıları da bu konuda çok daha gayretli, öz bakım konusunda da daha dikkatli olabilirler.
  • Genellikle çok küçük yaşlarda çocuklarının yetenek ve ilgilerini geliştirmek için çabalayan ebeveynler, ön ergenlik döneminde akademik kaygılar nedeniyle çocuğun yetenek ve ilgilerini ihmal edebilirler. Oysa gerçekte ön ergenlik döneminde ihtiyaç duyulan bu gibi faaliyetlerin ciddiyetle sürdürülmesinde yarar vardır. Çocuk ya da gencin bu dönemde katılacağı faaliyetlerin hem uygun sosyal ortam yaratmada, duygusal olarak iyi hissettirmede, hedef oluşturmada, mücadele etme ve sosyal beceri geliştirmede son derece yararlı ve geliştirici olacağı açıktır. Özellikle de sağlıklı arkadaş seçimi için yetenek ve becerileri doğrultusunda yönlendireceği çalışmaların faydası ilerleyen yaşlarda ortaya çıkacaktır.
  • Sanat, spor, kültür, yetenek vb. yönlendirmelerin en önemli olduğu dönemler, ilk çocukluk ve ergenlik dönemleridir. İlk çocukluk döneminde çocuğun yeteneğini keşfetmek, sosyal çevresini genişletmek açısından önemli olan bu faaliyetler, ergenlik döneminde ise iletişim becerileri geliştirmek, kendisini herhangi bir alanda yeterli ve değerli hissetmesini, sağlıklı bir sosyal çevre oluşturmasını sağlamak açısından çok önemlidir. Ergenlik döneminde çocuğun yetenek ve hobilerini izleyerek bu konuda teşvik etmek ve desteklemek de bu dönemin sağlıklı geçişi açısından son derece önemlidir.

Öfkeli Ergenle Başetme ve İletişim

Ergenlik çağı dönemi tüm aileler için çeşitlenen nedenlerle bir kabusa dönüşmektedir. Ergenlik dönemi çıkmazların, çelişkilerin, sınır aşımlarının, tartışmaların en çok yaşandığı dönemdir. Bu dönemin dünyası apayrıdır. Ergen kendi kurallarını kendi koyan, kendini herzaman haklı ve fazlaca bağımsız hisseden, duygularını sınır aşımlarıyla yaşayan ve özellikle de ailesinin kendisini anlamadığını düşünen ve kendini aileye genelde kapattığı bir süreçtir. Bu gelişim evresinde aileye meydan okumak özellikle karşı gelmek varoluşlarını besler; ben varım ve özgürüm kimse bana müdahale edemez deme tarzı, aile ile sürekli tartışmalar öfke nöbetleri şeklindedir.

Evde ki sorunlar olumsuz çevre ile desteklendiğinde genellikle işler madde bağımlılıklarına, evden kaçmalara, patolojilere kadar gitmektedir. Kısacası uçların dönemidir bu dönem bu yüzden de oldukça hassastır, çünkü tehlikelidir.

Ergenin dünyasına girmek sabır ve anlayış ister. Taleplerine direkt karşı çıkan ebeveyn tutumları, baskıcı ya da şiddetli davranışlar ergenleri evlerinden iyice uzaklaştırır. Ev adeta bir güç savaşları serisi haline gelir böylece ergenin gizleme, yalan söyleme davranışları da gelişebilir. Ailesinin karşı çıktığı her şey artık ona daha yakın ve keyif verici gelmeye başlar. Zıtlıkların ve abartıların döneminde ailelerin işleri iyice zorlaşmaktadır.

Bu dönemde huzurlu bir ev ortamı için öncelikle, bolca ergeni dinlemek gerekir. Karşı çıkacağınız görüşleri bile öncelikle ifade vermeden dinlemek en büyük kazançlardandır. Ergene onu anladığınızı böyle düşünmesinin normal olduğunu, kendiniz o yaşta iken neler düşündüğünüzü anlatarak süreci rahatlatmak mümkündür. Özellikle ben dili kullanarak kendinizi ifade etmek, ergenin düşüncelerine saygı duyduğunuzu ve sizde yarattığı duygularda ötürü ona karşı geldiğinizi anlatmanın bir başka yoludur. Bu dönemde çok baskıcı olmayarak özellikle arkadaş çevresini tanımanın çok büyük önemi vardır.

Özellikle her dönemde olmakla beraber bu dönemde de ergeni başkalarıyla kıyaslamamak gerekir. Birlikte zaman geçirme ise altın değerindedir. Çocuklarınızın duygu düşünceleri bazen sizi rahatsız etse de ifade etmelerine engel olmayın. Özellikle cevap şeklinizin olumlu cümle ile başlaması önem arz etmektedir. Öfke sorunlarında özellikle nefes ve kas gevşeme egzersizleri de işe yaramaktadır. Çatışmaların sonlanmadığı evlerde psikolojik destek almaktan çekinilmemelidir.

Ergenin zorlu dünyasından kendinizin de başka zaman diliminin koşullarında geçtiğini unutmayarak, daha ılımlı ve anlayışlı tavırlar işleri kolaylaştıracaktır.

Gaziantep Tercih Danışmanlığı

PedagogSoru Sor

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.