Çocuk Pedagoguna ihtiyaç duyulan konular

Anne-babalar çocuklarını pedagoga götürmek için defalarca düşünüyor, sorunları çözmek için çeşitli yöntemleri deniyor ve en son çare olarak bir pedagoga başvuruyor. Pedagoga gitmeye karar verene kadar sorun iyice ilerliyor, bu da çözüme ulaşmayı güçleştiriyor. Pek çok aile, ilkokuldan itibaren çocuklarının eğitimi için ciddi bir bütçe ayırıyor, oysa çocuklar için yapılacak yatırımın en büyüğü ilk 6 yılda yapılmalı, çünkü kişilik gelişiminin yüzde yetmiş beşi okul öncesi dönemde tamamlanıyor. Bu dönemlerden sonra çocuğunuzu daha iyi koşullarda yaşatabilirsiniz, ama daha sağlıklı ve mutlu, daha güvenli ve sosyal, daha zeki ve kendini geliştiren bir insan olmasına katkınız çok azalır.

Hangi durumlarda pedagoga gidilmeli?

Aileler pedagoglara çocuklarıyla ilgili aşağıdaki durumlar için başvurabilir.

· Gelişim kontrolü için
· Davranış ve uyum bozuklukları, hastalıkların tedavisi, sakatlıklar için
· Aile ile ilgili sorunlar ve yaşam değişiklikleri için
· Psikolojiyle ilgili sorulara yanıt için

Gelişim kontrolü
Pedagoga gitmek için çocukların herhangi bir sorun yaşamasını veya bir hastalık, davranış bozukluğu geliştirmesini beklemek yanlıştır. 0-6 yaş döneminde çocukları, gelişim kontrolü yaptırmak için düzenli aralıklarla bir uzmana götürmek gerekir. Gelişim kontrolü seanslarına psikoloğun da onayıyla, anne-babalar, çocuk bakıcıları veya çocukla ilişkide olan diğer aile büyükleri de katılabilir. Gelişim kontrolleri sayesinde anne-babaların edinecekleri bilgiler aşağıdaki gibidir;

· Çocuğunuzun gelişiminin normal olup olmadığını öğrenirsiniz. Gelişim kontrolü seanslarında çocukların gelişimleri 5 grupta incelenir; fiziksel, hareket, dil, sosyal-duygusal, zeka gelişimi.
· Geriden gelen gelişim alanlarını ve bu alanları desteklemek için yapmanız gerekenleri öğrenmiş olursunuz. Pedagogunuz size bu alanı geliştirmenizi sağlayacak egzersizler, oyun ve oyuncaklar önerecektir. Örneğin, siz çocuğunuzun konuşma problemi olduğunu ancak 18. ayda farkedebilirsiniz, ancak bir pedagog bunu 8-10 aylar arası farkedip, dil gelişimini destekleyici egzersizlere ağırlık vermenizi sağlayabilir. Bu şekilde sorunlar çıkmadan önleyebilirsiniz.
· Çocuğunuzun gelişimini desteklemek için neler yapabileceğinizi öğrenirsiniz.
· Çocuğunuzun zayıf ve güçlü yönlerini, eğilimlerini ve bunları geliştirme yollarını öğrenirsiniz.
· Çocuğunuzla sağlıklı iletişim kurmayı öğrenirsiniz.
· Farkına varmadan yaptığınız hataları görme ve düzeltme olanağı bulursunuz.
· Çocuğunuzla oyun oynamayı ve ona herhangi bir şeyi doğru yöntemlerle öğretmeyi öğrenirsiniz.
· Spor, sanat veya bilimin herhangi bir dalına çocuğunuzu sağlıklı bir şekilde yönlendirmeyi öğrenirsiniz.
· Yaşına göre hangi oyun ve oyuncakları tercih etmeniz gerektiğini öğrenirsiniz.
· Çocuğunuzun içinde bulunduğu dönemle ilgili gerekli bilgileri ve bu dönemlerde dikkat etmeniz gereken konuları öğrenirisiniz. Örneğin; 8 ay civarı yabancılardan korkma, 12 ay civarı özgürlüğünü ilan etme, 18 ay civarı tuvalet eğitimine hazırlık vb.
· Ortaya çıkabilecek olası uyum ve davranış bozuklukları ve hastalıkları hızla teşhis edebilme, önlem alabilme ve tedaviye başlayabilme olanağı bulursunuz.

Gelişim kontrollerine başlamak için en ideal dönem 6-8 aylar arasıdır. Pedagoglar gelişim kontrollerini farklı periyotlarla yapabilirler. Çocuğun gelişimine göre seanslar daha sık yapılabilir. Ancak gelişimi normal çocuklar için genellikle aşağıdaki program yeterli olmaktadır.

6 – 36 ay arası 2 ayda bir görüşme
3 yaş – 6 yaş arası 4 ayda bir görüşme

Davranış ve uyum bozuklukları, hastalıklar, sakatlıklar
Aileler, yaygın gelişimsel bozukluklar, cinsiyet anomalileri ve kromozomal bozukluklar için pedagoglara başvurabilir. Örneğin, otizm, hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı, down-sendromu, zeka geriliği, konuşma bozuklukları, öğrenme güçlükleri gibi hastalıkların tedavisinde psikologlardan yardım alınabilinir. Bu hastalıklarda tıbbi tedavi gerekliyse, pedagoglar destek tedavi programlarını yürütürler. Bunun dışında bu hastalıkların tanısının konamadığı durumlar olabilir, ancak çocuğun hastalığa eğilimi vardır; bu durumlarda tıbbi tedavi uygulanamaz ama bir psikologla düzenli çalışarak, egzersiz yapılarak sorunu tamamen çözmek veya sorunun ilerlemesini engellemek mümkün olabilir.

Kaza sonucu ve doğuştan olan sakatlıklarda da, tıbbi tedavilerin yanı sıra, psikolojik destek almak hem tedaviye uyumu artırır, hem de çocuğun ve ailenin sorunla başaçıkmasını kolaylaştırır. Bu tür sakatlıklara örnek olarak, körlük, sağır ve dilsizlik, ortopedik sakatlıklar, ağır konuşma bozuklukları vb. Verilebilinir.

Uyum sorunları ve davranış bozukluklarının tedavisinde çoğunlukla psikolojik yardım tek başına yeterli olmaktadır. Bu sorunlar çok yaygındır ve bir çok aile bunları yardım almayı gerektirir bir sorun olarak görmez. Anne-babalar genellikle, bu tip sorunların kendiliğinden geçmesini bekler veya sorunu gidermek için o kadar sağlıksız yöntemler dener ki, sorun yer değiştirerek başka bir forma girer veya büyüyerek çözülemez hale gelir. Uyum ve davranış bozukluklarına örnek olarak aşağıdaki sorunları sıralayabiliriz;

– Gece korkuları
– Fobiler
– Kaygı bozukluğu
– Parmak emme (bebeklik dışında)
– Tırnak yeme
– Öfke ve saldırganlık
– Altını ıslatma
– Dışkı kaçırma veya tutma
– Kekemelik
– Tikler
– Yalan söyleme
– Çalma
– Kardeş kıskançlığı
– Cinsel sorunlar ve mastürbasyon
– Yeme bozuklukları
– Uyku bozuklukları
– İçe kapanıklık
– Aşırı inatçılık

Ailelerin bu sorunları çözmede yaptıkları en büyük yanlışlardan biri sorunu ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Oysa, soruna yol açan sebebi ortadan kaldırmak gerekir. Yoksa sorun ya büyüyerek veya yeni bir sorun olarak bir süre sonra yeniden ortaya çıkar. Örneğin tırnağını yiyen bir çocuğu baskı yoluyla veya çeşitli cezalarla bu alışkanlığından vazgeçirebilirsiniz, ancak tırnak yeme alışkanlığına yol açan duygusal sebepler ortadan kalkmadıkça sorun tekrarlar veya çocuk altına kaçırma vb. Gibi yeni bir sorun geliştirir.

Aile ile ilgili sorunlar ve yaşam değişiklikleri
Boşanma, aile bireylerinden birinin ölümü, bakıcının değiştirilmesi, şehir veya ev değişikliği, okula başlama, kreşe başlama, kardeş doğumu ve annenin işe başlaması gibi yaşam değişiklikleri çocuklar için önemli duygusal sorunlara yol açabiliyor. Yetişkinler gibi, çocuklar da bu tip değişimlerden farklı düzeylerde etkilenebiliyorlar. Bu değişimlerden önce pedagoga başvurarak çocukların bu değişime hazır olup olmadıklarıno öğremekde ve hazır değillerse bu olayların çocuklara nasıl anlatılabileceği konusunda danışmakta yarar vardır. Özellikle boşanma ve kardeş doğumu konularında mutlaka birkaç seanslık danışmanlık alınması gerekir; birçok çocuk bu değişimlerden çok etkilenmektedir.

Psikolojiyle ilgili sorulara yanıt
Aileler çocuklarının psikolojilerine zarar vermeden bazı basit sorunları çözebilmek için de pedagoglara başvurabilirler. Bu sorunların bir kısmı basit önerilerle giderilebilir. Sağlıksız yöntemlerle çözüldüğünde ise yukarıda sayılan uyum bozukluklarına veya duygusal sorunlara yol açabilir. Sorunların hepsinin çocukluk çağlarında ortaya çıkmadığını, çocukluk dönemlerinde yaşanan olayların ve sağlıksız eğitim yöntemlerinin ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde ortaya çıkan sorunlara zemin hazırladığını da unutmamak gerekir. Ailelerin yanıtlarını merak ettiği sorulara aşağıdaki örnekler verilebilir;

– Çocuğumu kreşe hangi yaşta göndermeliyim?
– Başını duvara vuruyor, nasıl engel olabilirim?
– Yüzümüze vuruyor, bu davranışından nasıl vazgeçirebilirim?
– Çok inatçı, her dediği yapılsın istiyor, ne yapabilirim?
– Yatağını ne zaman ayırmalıyım?
– Bana çok düşkün, onu kendimden nasıl uzak tutabilirim?
– Ders çalışmayı sevmiyor, nasıl ders çalışmasını sağlayabilirim?
– Okula gitmek istemiyor, ne yapmalıyım?
– Kardeşine vurmasını nasıl engellerim?

Maslow İhtiyaç Hiyerarşisi Modeli

Maslow’un ihtiyaç hiyerarşisi kuramı, insanların içindeki motivasyonun dış faktörlere göre değil, tamamıyla kendi içindeki sıralı ihtiyaçlara göre şekillendiğine odaklanmaktadır. Abraham Maslow, bu ihtiyaçların bazılarının diğerlerinden daha öncelikli olduğunu, öncelikli olanlar karşılanmadan diğerlerine sıra gelemeyeceğini savunmuştur. Fakat hiçbir adımı tam olarak karşılayabilmek mümkün değildir. Ayrıca insan ihtiyaçlarının sonu olmadığını, bir adımdaki ihtiyaçlar karşılandıkça hemen sonrasında karşılanması gereken bir yenisinin ortaya çıkacağını belirtmiştir.

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi, piramidin aşağısından yukarı doğru sırasıyla 5 adımdan oluşmaktadır:

Fizyolojik İhtiyaçlar: Açlık, susuzluk, nefes alma, uyku gibi yaşamsal ihtiyaçlar
Güvenlik İhtiyacı: Bedenin, ailenin, kaynakların, sağlık durumunun vs. güvende olması
Sosyal İhtiyaçlar: Arkadaşlık, sevgi, sosyalleşme, ait olma hissi, kabul görme
Değer Verilme/Saygınlık İhtiyacı: Başarı, itibar, özsaygı, özgüven, saygınlık
Kendini Gerçekleştirme: İşi başarıyla tamamlama, kendini geliştirme, tüm potansiyelini
kullanabilme, yaratıcılık, problem çözme

Bu beş kategoriyi daha ayrıntılı bir şekilde incelemek gerekirse;

1. Fizyolojik İhtiyaçlar

Maslow ihtiyaç sıralamasında ilk olarak fizyolojik ihtiyaçlardan bahsetmiştir. Bu fizyolojik ihtiyaçlar bir kimsenin nefes almak, yemek yemek, su içmek, uyumak, dinlenmek ve barınmak gibi biyolojik olarak yaşamlarının sorunsuz bir biçimde sürdürülebilmesi için karşılanması gereken ihtiyaçlarını kapsamaktadır. Fizyolojik ihtiyaçların karşılanması hayati açıdan çok önemli hatta zorunlu olduğundan, belli bir ölçüde karşılanmazlarsa, diğer ihtiyaçların ortaya çıkmaması oldukça muhtemeldir.Tarihe de dönüp baktığımızda özgürlük, demokrasi, sanat, müzik ve spor gibi kavramların gelişmiş olduğu toplumlar, fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayabilme kaygısı olmayan toplumlardır.

2. Güvenlik İhtiyacı

Fizyolojik ihtiyaçlar karşılanmışsa, güvenlik ihtiyacı baş gösterir. Güvenlik ihtiyaçları, içinde bulunduğumuz ülkenin koşullarına göre farklılık gösterse de genel olarak tehlikeden korunma, güvenli bir barınma sağlama, korku hissetmeme, kurallara uyma ve güvenme gibi ihtiyaçlardır. Ekonomik güvenceye sahip olmak da bu güvenlik ihtiyacına dahildir. Toplulukların askeri ve polis teşkilatları da güvenlik ihtiyaçlarından kaynaklanmaktadır .

3. Sosyal İhtiyaçlar

İnsanlar sosyal varlıklardır. Yaşamak için diğer insanlarla yardımlaşmaya, iyileşmek için sosyal desteğin varlığına ihtiyaç duyarlar. Aile kurmak, arkadaş edinmek, sosyal bir grup tarafından kabul görmek, bir grubun bir parçası olmak, o gruba karşı bir aidiyet hissetmek gibi bütün bu yaptıklarımız, Maslow’un ihtiyaç hiyerarşisindeki bu adımı temsil ediyor.

4. Değer Verilme/Saygınlık İhtiyacı

Az önce bahsetmiş olduğumuz sosyal ihtiyaçlar karşılanmadığı takdirde bir kişinin değer verilme ve saygınlık gibi ihtiyaçları hakkında endişelenmesini beklemeyiz. Fakat halihazırda bir aile kurmuş, seven, sevilen, bir ekibin parçası olmayı başarabilmiş kimseler, bu ihtiyaçlarını karşıladığı takdirde çevresindeki diğer insanlar tarafından da sevgi ve saygı görebilmeyi hedefler. Başkaları tarafından değer ve saygı görmek, kişinin özgüvenini arttırır ve kendisini yeterli hissetmesine sebep olur.

5. Kendini Gerçekleştirme

Maslow hiyerarşisinde en üst basamakta yer alan ve kuram için oldukça önemli ve kritik bir yer arz eden kategoridir. Karşılanması en zor ve karşılanma ihtimali en düşük olan ihtiyaç grubudur çünkü kendisinden önceki tüm adımların eksiksiz bir şekilde olmasa da en azından bir kısmının tamamlanmış yani her adımdaki ihtiyaçların belli bir ölçüde karşılanmış olması gerekiyor. Kendini gerçekleştirme adımı tanımlanırken kişinin kendi potansiyeline erişebilmesi olarak belirtildiği için, asla tam olarak tamamlanabilecek bir durum yoktur. Bir hedef değil bir yolculuğa benzemektedir bu yüzden. Mükemmele, sonsuz yaratıcılığa, potansiyelimizin tamamına erişmeye olan sürekli çabamız, kendimizi gerçekleştirme ihtiyacımızın doğurduğu bir sonuçtur. Bu beş ihtiyaç kategorisi dışında Maslow bir de bilişsel gereksinimler ve estetik gereksinimlerden bahsetmiştir fakat kendini gerçekleştirme ihtiyacının içinde alındığı için ayrı ihtiyaç kategorisi olarak ayrıntılı incelenmemiştir.

Boşanma sürecinde çocuklarda ve ergenlerde gözlenen belirtiler nelerdir?

0-1 yaş: Sinirlilik , uyku ve yeme düzeninin bozulması, Dışa atım sorunları ve huzursuzluk gelişebilir. Ağlama, parmak emme, anneye yapışma gözlenebilir.

1-3 yaş: Çocuk, anne yada babanın evde olmadığını anlar. Birlikte yaşadığı ebeveyne adeta yapışır. Daha çok ağlayan ve korkan bir çocuk olmuştur. Kızgınlık, öfke, masturbasyon gözlenebilir.

Okul öncesi dönem (3-6 yaş): Neden boşanıldığını tam anlayamazlar. Ancak anne babanın üzgün olduğunu ve ayrı yaşadığını anlayabilirler. Korkular, kabuslar ve boşanmadan kendini sorumlu hissetme duyguları yaşayabilirler. Sinirlilik, karşı gelme, uyku ve yeme düzeninde bozulma olabilir. Anne babanın çocuğa zaman ayırması ve sevgisini hissettirmesi önemlidir.

İlkokul Çağı (7-12 yaş): Bu dönemde kişisel bağımsızlık ve arkadaşlık ilişkilerinin gelişmesi beklenir.  Anne babadan birine ya da her ikisine de öfke duyabilirler. Kendilerini reddedilmiş ve kandırılmış hissedebilirler. Anne babadan birini iyi diğerini kötü görme eğiliminde olurlar. Genellikle daha zayıf ve güçsüz olanın tarafını tutarlar. Olumsuz davranışlar, ders başarısızlığı, depresif yakınmaları olabilir. Geçici bir süre için okul başarısızlığı normal kabul edilmektedir. İlgili ve değer veren bir ebeveynin varlığı süreci olumlu etkiler.

Ergenlik Çağı: Ergenlik bedensel, bilişsel ve toplumsal olarak olgunlaşmanın olduğu dönemdir. Daha çok kendi yaşamlarına odaklanmışlardır. Çoğunlukla boşanmayı kabul etmezler. Kızgınlık çok yoğundur (fiziksel şiddet dahi görülebilir) İhanete uğramış, reddedilmişlik duygusu yaşarlar. Gelecekteki evlilikleri dahil ilişkilere güvenlerini kaybederler.

Boşanma sonrası ebeveynlerle görüşme nasıl olmalıdır?

Görüşmede çocukla yeterince zaman geçirilmelidir. Görüşmelerin zaman ve sıklığı net olmalıdır. Diğer ebeveynin evinde de bir odasının olması yararlı olabilir. Çocuğa eski eşe yönelik olumsuz duygu ve düşünceler aktarılmamalıdır. Eski eşle yaşanan sorunlar nedeniyle görüşmeler aksatılmamalı, Eşler arasındaki sorunlar çocuğa yansıtılmamalı, Çocuğun diğer ebeveynle görüşmesi gerçek tehdit kaynağı olmadıkça engellenmemelidir. Görüşmelerde çocuk şımartılmamalıdır.



Gaziantep Öğrenci Koçluğu

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.