Okul fobisi nedir, belirtileri neler? Çocuğunuz okula gitmek istemiyorsa

Bilimsel araştırmalardan elde edilen bilgilere, 7-12 yaş civarındaki çocukların en büyük endişeleri arasında okul gelmektedir. Çocuğun belkide ilk defa ailesinden uzaklaşıp hiç tanımadığı yetişkinlerle bağ kuracağı okul ortamında ödev zorunluluğu, sınavlara hazırlanma gibi sorumlulukların olması endişelenmenin ana nedenlerindendir. Çocuğun endişesiyle beraber velilerde de artan okul telaşı, aileleri en çok sıkıntıya sokan sorunlardan biridir. Özellikle de çocuğunu ilk defa okula gönderecek ailelerin çocuklarının bir an evvel adapte olabilmesi yani okula kolay uyum sağlayabilmesi için öncesinde birtakım manevi rahatlatmalar yapmalı, çocuğuna destek olmalıdır. Aksi takdirde çocuklarda okul fobisinin görülmesi kaçınılmaz olacaktır. Okula dair olumsuz düşüncesi olan ya da mutlu olamayan çocuklarda görülen okul fobisine en çok okulların açılmaya başlandığı eylül aylarında rastlanmaktadır. Peki okul fobisi nedir? Çocuklarda okul fobisi nasıl önlenir? Okula gitmek istemeyen çocuğa nasıl davranılmalı? Çocukların okula uyumu nasıl kolaylaşır? Okulun ilk günü kabus gibi geçmemesi için öneriler.

İlk defa okula gidecek olan çocuklarda yaşanabilecek olan bazı adaptasyon sorunları yeniden gündem haline geliyor. Toplumsallaşmanın ilk ve en önemli adımlarından biri olan okul, çocuğun gelişimi üzerinde büyük bir rol oynamaktadır. Özellikle de küçüklüğünden beri ailesi tarafından her şeyden korunan, kural tanınmayan ve duygusal anlamda yaşının olgunluğu verilmemiş tüm çocuklarda okul dönemi daha zor olmaktadır.

Anne ve babadan uzak kalma başta olmak üzere çeşitli nedenlere bağlı olarak görülebilen okula gitme korkusu, okul fobisi ya da okul reddi gibi tanımlar, okula gitmek istemeyen çocuklar için kullanılır. Yalnızca ilkokul çocuklarında değil okul öncesinde de görülebilen ancak o zamanki okul korkusunun gelişimin bir parçası olduğu göz ardı edilmemelidir.

Hemen hemen her dönemde görülebilecek olan ayrılık kaygısına bağlı yaşanan okul fobisi ya da okul korkusu durumu, çocukluk çağında yaygın olarak görülebilen kaygı bozuklarındandır. Daha çok 7-9 yaş aralığında görülen bu sorun yaşın büyümesiyle beraber azalmaktadır. 5 yaşına kadar doğal bir durum olarak görülen, devamında ise birtakım psikolojik sorunların habercisi olarak görülen okul fobisi, okul korkusuna göre çok daha şiddetlidir. Okul korkusu, çocuğun ne olduğunu kavrayamadan yaşadığı bir duygu olmakla beraber verdiği normal bir tepkidir. Okul fobisi ise çocuğun okula gitmeyi reddetmesidir. Okul korkusu 1 haftayı aşkın bir sürede görülürken, manevi desteklere rağmen çözüme kavuşturulamıyorsa okul fobisi vardır.

Okul maratonuna başlayacak olan öğrencilerde ilk defa yaşanacak olan bu deneyim kimi zaman tatlı heyecan oluştururken kimi zaman okul fobisi gibi stresli durumlara sebep olabiliyor. Karın ağrısı, mide bulantısı gibi gerekçelerle okula gitmek istemeyen çocuklardaki bu durum hem kendilerinde hemde ailelerinde sıkıntılı bir hal alabiliyor.

Okul fobisine sahip olan çocuklarda bu durumun önlenmesi için veliler öğretmen değiştirme, okul transferi ya da farklı bir sınıfa alma gibi davranışlara yönelebiliyor.

Okul fobisi olan çocuğa karşı öfkeli ya da sinirli davranmak sorunu daha da işin içinden çıkılmaz hale getirir. Suçlamadan, sevildiğini ve değer verildiğini hissettirerek fobiye neden olan etkenleri tespit etmek okul fobisi çözümünün ilk aşamalarındandır. Bu durumun her çocukta olabilecek bir şey olup halledilebilir olduğu izah edilmeli, gerekli güven sağlanmalıdır.

Okulu sevdirme ve uyum sağlama konusunda yapılabilecek şeylerden birisi de İlk günlerde okulun bahçesine, sonra okul içine, daha sonra sınıfa götürülme gelebilir.

1. OKULU BERABER ZİYARET EDİN

Okulların açılması yaklaştığı zaman, ebeveyni ile beraber çocuğun okulunu ziyaret etmesi; bahçeyi, sınıfları, kütüphaneyi görmesi ve öğretmenleriyle tanışması, okula uyumu kolaylaştırır.

2. OKUL HAKKINDA BİLGİ VERİN

Okulda nasıl davranması ve okul kurallarının neler olduğu, teneffüs saatlerinin nasıl değerlendirilmesi gerektiği gibi konularda konuşmak çocuğun okulda karşılaşacağı değişiklikler hakkında bilgi edinmesi sağlanır.

3. İLK GÜN BİRLİKTE GİDİN

Okulun başladığı ilk gün anne ve babanın çocuğuna eşlik etmesi onu rahatlatır. Fakat anne ve babaların okul içerisinde uzun vakit geçirmesi, çocuğu olumsuz etkiler.

4. UZMAN DESTEĞİ ALIN

Okul fobisi olan çocukların, okula uyum sağlamasını hızlandırmak için uzaman desteği almak önemlidir. Özellikle anne ve babaların çocuklarıyla vakit geçirebileceği yeterli vakti yoksa çocukların akademik başarısı açısından uzman desteği şart.

Çocuğunuzun Duygusal Zekasını Geliştirmek İçin Bunları Yapın

Duygusal zeka doğumla gelişen bir duygu değildir.
Zamanla ve deneyimlerle gelişen bir olgudur.
Kuşkusuz ebeveynlerin bu konuda rolü de bir hayli çoktur. için bunları mutlaka yapın.

-Çocuğunuzun duygularını tanıyın ve bunların ne olduğunu öğrenmesine yardım edin.
-Çocuğunuzun hangi duyguyu neden yaşadığını anlayın ve empati gösterin
-Çocuğunuz size duygularından bahsettiğinde onu dikkatle dinleyin
-Çocuğunuzu, duygularını ifade etmesi için cesaretlendirin.
-Çocuğunuz canını sıkan bir durum yaşadığında, duygularını kontrol etmelerine yardım edin.
-Problem çözme becerilerini geliştirmek için yaşadıkları sorunlarla ilgili kendi çözüm yollarını bulmaları için cesaretlendirin. Gerektiğinde yol gösterin.
-Ayrıca iletişim kurarken bu sihirli sözcükler çocuğunuzun duygusal zekasının gelişmesinde yardımcı olacaktır.

Ne hissediyorsun

-Duygularını ifade etmen ne hoş. şimdi seni daha iyi anladım.
-Kendini bu şekilde savunman çok etkili. Aferin.
-Seninle gurur duyuyorum.
-Çevrene karşı saygılı davranmanı takdir ediyorum.
-Anne ve baban olarak her zaman yanındayız.

Çocukta Göz Teması Kurması

Ebeveynliğin en unutulmaz anlarından biri bebeğinizi kollarınıza ilk kez aldığınız andır. Dünyayla, ve dışarıdaki sizinle ilk karşılaştıkları an! Anneler hep bebeklerinin ilk bakışlarında onları nasıl gördüklerini merak ederler. Bulanık bir leke gibi mi gözüküyorlar? Kim olduğunu biliyorlar mı? Ve o an ne olduğunu farkındalar mı? 

Bebeğinizi ilk kucağınıza aldığınızda; saf ve koşulsuz sevgiyle onun gözlerine bakarsınız. Bu an, anne ile bebek arasındaki bağı daha da güçlendirdirir. 

Üstelik araştırmalara göre bebekler annelerini göz teması kurmasalar da tanıyorlar. Fisher-Price’da Çocuk Araştırmaları Müdürü Dr. Deborah Weber’a göre; “Araştırmalar bebeklerin doğduktan bir gün sonra, yabancıların yüzündense annelerinin yüzüne bakmayı tercih ettiklerini göstermektedir.” 

Göz teması bebeğinizin yakında size tepki vermeye başlayacağı anlamına gelir. Çok geçmeden gülümsemeler de görmeye başlayacaksınız! Her gülümseme tarih edilemez bir mutluluk! Miniğiniz büyüdüğünde ise göz temasıyla kurduğunuz bu ilişkiye yeni bir boyut eklenebilir: Bir yaramazlık yaptığında gözlerinden anlama yeteneği! Ama şimdilik konunun dışına çıkmayalım! 

Weber, “Bebekler ortalama olarak iki ay veya 4-8 hafta içerisinde göz teması kurabilirler,” diyor. Ama göz teması kurduğunu görmezseniz telaşlanmayın. Unutmayın, her çocuk kendi hızında gelişir. Bebeğiniz uyarılmış haldeyken, örneğin bir şeyle meşgulken, göz teması kurup kurmadığını daha iyi fark edebilirsiniz. Bu aşamaya ulaştığında, kendisine yan gözle baktığınızı farketmesi (ve size aynı şekilde bakması) an meselesidir. 

Viv Schaffel CBS Watch!, New York Times, Working Mother ve New York Post gibi çeşitli yayınlar için yazılar yazan bağımsız bir gazeteci ve deneme yazarıdır. Skeç komedi yazarı/oyuncusudur ve US Weekly’nin Moda Polisi olarak kırmızı halı riskleriyle ilgili espriler yazmaktadır.

PedagogSoru Sor

Gaziantep Öğrenci Koçluğu

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.
WhatsApp chat