Hayatta Herşey Boş Geldiğinde

Hepimize olur, bir anda bomboş hissederiz. Hayatta herşey boş gelir. Kendimizi odalara kapatmak ve dışarı çıkmamak isteriz, ve yaşadığımız hayatı sorgularız. Kendimizi motive etmemiz güçleşir, herşey boş gelir. Bu bazen uzun süredir istediğimiz birşeyi bile başardığımızda olur. Yatağımıza yatmak ve kendi kabuğumuza çekilmektir o anda tek istediğimiz. Dr. Alex Lickerman bu boşluktan çıkmak için şunları öneriyor:
1. İnsanlarla bağ kurun. Arkadaşlarınızla sinemeya gidebilirsiniz, veya ailenizle vakit geçirebilirsiniz. Çoğu zaman hayatın akışında en sevdiklerimizi ihmal ediyoruz. ”quality time” denen kaliteli vakit geçirme çok önemli birşey. Arkadaşlarınızla sadece bir club’da veya cafe’de buluşmak değil de, onlarla beraber bir aktivite yapmak: Örneğin, birlikte bahçede çalışmak ve yemek pişirmek anılar yaratır ve paylaşarak mutlu hissedersiniz.Bir başka opsiyonunuz ise, muhtaca yardım etmek. Bir aşevinde çalışmak, haftasonu bir yetim çocuk yuvasını ziyaret edip onlarla vakit geçirmek, hediye dağıtmak. Müslümanlığa göre, zekat vermek. Modern tanımlamayla, topluma katkıda bulunmak. Bunlar hayatımıza anlam katan ve bizi zenginleştiren şeylerdir.
2. Yeni bir hedef belirleyin. Bazen bu boş hissetme duygusu hayatta bir hedefinizin olmamasıyla alakalıdır. Rutin, terfi olanaklarının az gözüktüğü bir iş hayatı; çocuklar büyüyüp üniversiteye yerleştikten sonra ilgilenecek ve kafanızı meşgul edecek kimsenin olmaması bazen bu hedefsizliği tetikler. Kendiniz için önemli hedefleri belirleyin, ve listenizi seneler geçtikçe yenileyin. Tek bir hedefe kilitli kalmayın. Sokak hayvanlarını düzenli beslemek bile basit ama anlamlı hedeftir. Hayata dair böyle detayları kaçırmayın.

3. Güzel bir kitap okuyun veya film izleyin.Kitapların ve filmlerin, hatta başka birçok sanat eserinin bizi bulunduğumuz yerden farklı bir yere götürme, bize farklı bir perspektif verme gücü vardır. Bazen kitaplar ve filmler üzerinden uzun süredir yabancı kaldığımız hisleri yaşarız: hüzün, hasret, mutluluk. Bu yüzden boş oturmayın, güzel bir film izleyin veya kitap okuyun!

4. Seyahat edin. Seyahat etmek pahalı bir yöntem. Ancak iyi para kazanıyorsanız ama kendinizi bir türlü iş hayatından ayıramıyorsanız bir ara verin. Seyahat edin. Farklı ortam ve kültürlerde bulunmak sizin kendinizde yeni şeyler keşfetmenize yardımcı olur. Kafanızı boşluktan alır ve güzel görüntü ve anılarla doldurur.

5. Biraz sabredin. Eğer klinik bir durumunuz yoksa hiç bir his sonsuza dek sürmez. Bazen içine düştüğümüz boşluk bizi hayatta yeni engelleri aşmamız ve hedeflere ulaşmamız için motive eder. İçine düştüğünüz boşluğun ve mutsuzluğun farkına varın ve kabullenin ve sizi yeni hedeflere götürmesi için ondan güç alın. Klinik bir durumunuz olduğundan şüpheleniyorsanız, profesyonel yardım alın. Hayatta hiçbir engeli atlatmak imkansız değildir.

Konsantrasyon Bozukluğu, Unutkanlık

Konsantrasyon bozukluğu, unutkanlık ve öğrenme güçlüğü beyin yorgunluğunu işaret ediyor

Günümüzün yaşam şartları,  mazide kalmış birçok acı hatıra, üzüntü ve pek çok stres faktörü zaman içerisinde beynin biyokimyasını değişmektedir.  Sürekli ilerlemekte olan teknoloji, cep telefonları,  trafik problemleri, kalabalık şehir hayatı derken, beyin yorgunluğu artık pek çok kişinin problemi haline geldi.

Beyin yorgunluğunun belirtileri

Beyin yorgunluğu, yaşa bağlı bellek bozukluğundan ve Alzheimer’dan farklı olarak sadece yaşlılık problemi olmayıp her yaşta görülebilir. Beyin yorgunluğunda en çok karşılaşılan şikayetler, unutkanlık, odaklanamam, konsantrasyon ve algılama eksikliği, öğrenme ve ezberleme zorlukları, beyinde ağırlık hissi, dikkatsizlik, tahammülsüzlük ve çabuk sinirlenme gibi belirtilerdir. Beyin yorgunluğunda beyinin kayıtlama merkezi Alzheimer hastalığındaki gibi bozulmamıştır ancak yeni bellek kaydında gecikme ve zorlanma vardır. Örneğin kişi okuduğu şeyleri anlamak için tekrar okumak zorunda kalabilir. Kitabın bir sayfasını okunurken, bir önceki sayfaya sık sık bakılabilir. Ezber yapmak zorunda olanlar için daha da farklı bir sıkıntı vardır. Bunun için her zamankinden daha çok zaman harcanır.

Beynim dolu olduğu için konsantre olmakta ve düşüncelerimi toparlamakta zorlanıyorum,  stres altındayım, yaşadığım olayların etkisinden kurtulamıyorum, son zamanlarda başarı grafiğim çok düştü, sağlıklı kararlar alamıyorum, işlerimi takip ve kontrol edemiyorum diyorsanız “beyin yorgunluğu” yaşıyor olabilirsiniz…

Beyin yorgunluğu hangi meslek gruplarını daha çok etkiliyor?

Ekonomik verilerle uğraşan kişilerde, yoğun iş temposuna maruz kalan yöneticilerde, elemanlarda, öğrencilerde ve buna benzer birçok meslek grubunda beyin yorgunluğu yaşanabiliyor. Ekonomik verilerle uğraşan birçok kişide bireyin verimliliği düşer. Yeni fikir üretmede güçlük yaşar, sorunlara pratik çözümler getirmez. Analitik ve çözümleyici düşüncelerde olumsuz etkilenmeler yaşayabiliri, yatırım ve bütçe planlamalarında da hatalar yapabilirler. Aynı şekilde her zaman başarılı bir grafik çizen bir yöneticide de beyin yorgunluğu varsa performans düzeyi hızla düşmeye başlar. Kişi kendisindeki değişiklikleri fark eder fakat çoğu zaman adlandıramaz. Beyin yorgunluğu yaşayan çalışanlarda da aynı sonuçlar gözlenir kişisel üretim düşer. Çalışanın arkadaşları ile olan ekip ruhu ve diyaloglarında zedelenmeler yaşanır. Kişiler daha sinirli ve alıngan davranışlar sergiler. Yoğun bir tempoyla çalışan öğrencilerde de durum farklı değildir. Ders notlarında ve algılamada güçlükler yaşanabilir. Dolayısıyla da bu durum karşısında bireylerin okul ve iş hayatı açısından olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilir.

Beyin yorgunluğu nedenleri nelerdir?
–    Uzun süreli stres yaşama
–    Yoğun çalışma temposu,
–    Metropol şehirlerde sıkça karşılaşılan havasız, küçük ve dar ofisler
–    Elektronik cihazlardan yayılan elektromanyetik dalgaları,
–    Cep telefonu sinyalleri, TV ve Radyo dalgaları, telsiz dalgaları, yüksek gerilim hatları, baz istasyonları gibi elektromanyetik kirlilik,
–    Alkol alışkanlığı, uykusuzluk, depresyon ve anksiyete sorunları,
–    Hastalık sebebiyle kullanılan bazı ilaçlar,(kanser, epilepsi ve depresyon ilaçları gibi)
–    Vitamin eksikliği, (B12 folik asit, demir eksikliği ve troid hormonlarının yetersizliği)
beyin yorgunluğuna ve durgunluğuna neden olabilir.

Beyin yorgunluğuna iyi gelen besinler
Fındık, ceviz, badem, çekirdekli kuru üzüm, yeşil sebzeler, böğürtlen, yaban mersini, somon ve sardalye balığı, üzüm suyu, elma, kepekli pirinç ve sıcak kakao beyin yorgunluğuna iyi gelen gıdalardır. Çay ve kahve de beyin yorgunluğuna iyi gelir.


Beyin yorgunluğuna karşı ne yapılabilir

–    Kişi kronik stres oluşturan durumlardan uzaklaştırılmalıdır.
–    Sağlıksız çalışma ortamlarından uzak durulmalıdır. Çalışanların fiziksel sağlığı kadar ruh sağlıkları da düşünülmelidir.
–    Havasız mekanlarda insanların çalıştırılmasına engel olunmalıdır.
–    Günlük düzenli spor aktiviteleri yapılmalıdır. İş aktiveleri arasında ya da sonrasına
herhangi bir müzik aleti ile uğraşmak beyini dinlendirir.
–    Yoğun iş aktiviteleri arasında tatil ve dinlenmeye zaman ayrılmalıdır.
–    Sınavlara hazırlanan öğrenciler ise düzenli aralar vermeli ve aralarda spor, müzik gibi  aktiviteler yapmalıdırlar.

 Beyin yorgunluğu ve TMS tedavisi
Beyin  yerli yersiz birçok kayıtla dolmakta, eğer tedavi edilmezse beyin yorgunluğu ve durgunluğu gelişmektedir. Bu durumda unutkanlık ve hafıza bozuklukları kaçınılmazdır. Ayrıca konular ve olaylar arası koordinasyon ve bilişsel yorumlama da sağlıklı yapılamayacağı için yaşam için gerekli olan doğru sentez ve analizler de yapılamaz. Bu ise topyekün bir performans düşüklüğü ve başarısızlık getirir. Bu nedenle dünya da önemli firma yöneticileri ve CEO’lar muhtelif aralıklarla mesela birer ay ara ile TMS seansları alarak beyinlerini zinde ve enerjik tutmaktadırlar. TMS tedavisi ile duygu, düşünce, hareket ve hafıza gibi birçok beyin fonksiyonu normal hale gelmektedir.
TMS uygulamasının depresyon, panik atak, obsesif kompulsif bozukluk, felç, alzheimer gibi hastalıklarda ve daha bir çok nöropsikiyatrik bozukluklarda başarıyla kullanılmaktadır.



Gaziantep Öğrenci Koçluğu

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.
Lisans
Uzman Psikolojik Danışman Okan Bal, Pedagog, Aile Danışmanı ve Öğrenci Koçu, Başlıca Danışmanlık Konuları, Aile Danışmanlığı, Evlilik Danışmanlığı, Anne Baba Danışmanlığı, Öğrenci Koçluğu, Çocuk Danışmanlığı, Çocuk Pedagog, Ergenlik Danışmanlığı, Ebeveyn Danışmanlığı, Bireysel Danışmanlık Desteği, Zeka Testleri, Çocuk Gelişim Testleri Konuları. Başta Gaziantep, Şehitkamil, Şahinbey Olmak Üzere Çevre İller Olan Adıyaman, Kahramanmaraş Şanlıurfa, Kilis, Nizip, Besni gibi yaşam alanlarından destek almak için randevu oluşturabilir destek alabilirsiniz.