Kekemelik nedenleri neler? Tedavisi nasıl?

Bireyin çevresiyle kurduğu iletişimi etkileyebilen kekemelik, genel olarak 2 ile 5 yaş arasındaki erken çocukluk döneminde ortaya çıkıyor.

Kekemeliğin bir davranış biçimi olduğunu ve terapi yöntemleriyle düzeltilebileceğini söyleyen uzmanlar, aile tutumlarının iyileşmede etkili olduğunu vurguluyor. Uzmanlara göre, kekeleyen çocuğa müdahale etmemek ve sabırla dinlemek gerekiyor.

Yüz ve vücut hareketleri de değişebiliyor

Kekemeliği konuşma akışının duraksamalar (söylenenin kesilmesi), ses ve hecelerin tekrar edilmesi (ta-ta-takılma), uzatılması (ttttttakılma) ile bozulma durumudur.

Bu konuşma akıcılığı bozukluğuna, konuşma gayretine bağlı olarak ortaya çıkan yüz ve vücut hareketlerinde değişiklikler de eşlik edebilir. Tedavide yaş grubuna ve kekemelik şiddeti ve tipine göre değişiklik gösteren, konuşmaya akıcılığı kazandırmaya yönelik girişimleri içeren terapi yaklaşımları kullanılmaktadır.

Erken çocukluk dönemine dikkat!

Kekemeliğin genel olarak erken dönem çocukluk döneminde (2 ila 5 yaş civarında) belirgin olarak ortaya çıktığını ifade eden İbrahim Yaşa, “Ancak bazı durumlarda okul çağında da ilk belirtilerini verebilir ve çok nadir olarak da yetişkinlikte ortaya çıkabilir.

Kekemelik bir davranış biçimidir

Tedavisi hakkında bilgi veren İbrahim Yaşa, şunları söyledi:

Kekemelik tedavisinde gerek çocuk gerekse yetişkinlerde uygulanabilen başarıya ulaşmış çok çeşitli yöntemler ve teknikler vardır. Konuşmaya akıcılık davranışı kazanımı sağlanması hedeflenmektedir. Kekemelik konusunda tam bir “iyileşme”den ya da “hızlı çözüm”den bahsetmek, ilk aşamada doğru olmaz.

Kekemelik bir davranış biçimidir, yanlış bir konuşma alışkanlığıdır ve konuşma akıcılığında meydana gelen aksamaların akıcılık egzersizlerini içeren terapi yaklaşımlarıyla müdahalesi oldukça önemlidir.

Tedavide amaç kısa dönemde kekemeliğin ortadan kaldırılması değil, uzun dönemde iyiye doğru gitme, akıcılığın arttırılması ve iletişim kurmada başarıyı sağlama yönünde şeklinde girişimde bulunulmaktadır.

Durumu daha karmaşık hale getirmeyin!

Kekemelikte yanlış aile ve çevre tutumlarının kekeme bireyi etkilediğini ifade eden İbrahim etkilediğini ifade eden İbrahim Yaşa, önerilerini şöyle sıraladı:

Kekeleyen birey akıcı konuşmadığının farkında olmayabilir. Böyle bir durumda akıcılık bozukluğuna dikkati çekmemek gerekir. ‘Dur ve tekrar söyle’, ‘Konuşmaya başlamadan önce nefes al, düşün’, ‘daha yavaş ol’ ya da ‘Biri mi kovalıyor?’ gibi yorumlar durumu çözmeye yardımcı olmayacaktır.

Bireyin ne anlatmakta olduğuna odaklanın ve onu dikkatle, sabırla dinleyin, bireyin bunu nasıl söylediğine odaklanmayın.

Eğer bireyin konuşmasına bağlı olarak üzülmekte olduğunu gözlüyorsanız ona konuşma güçlüğü içinde olduğunu fark edip anlayışla karşıladığınızı destek olacak şekilde hissettirebilir ve söyleyebilirsiniz.

‘Bunu söylemek biraz zor oldu gibi’, ‘Bunlar olabilir’ ya da ‘Bazen konuşurken güçlük çekebiliriz’ gibi yorumlar bireyin kekemelik ile daha başarılı bir şekilde başa çıkmayı öğrenmesine yardımcı olacaktır.”

Çocuklarda Kekemelik ne zaman ortaya çıkıyor?

Kekeme olan bireylerin özellikle heyecanlandıklarında, baskı altına girdiklerinde, stres yaşadıklarında, sinirlenince, yeni kişilerle konuşurken, toplum karşısında konuşurken, önemli bir kişiyle konuşurken takılmanın arttığı belirtiliyor.

Kekemelik ne zaman ortaya çıkıyor?

Kekemelik, genellikle dil gelişiminin erken dönemlerinde ortaya çıkıyor (2-6 yaş). Çocuklarda, 1,5-2 yaşına dek süren dönemin ardından düşünce gelişimi, konuşma gelişimine göre daha ön planda olduğu için düşüncesini kelimelere aktarması sorun olabilir, bu da kekemeliğe yol açabilir. Kekemeliğin daha çok belirgin olduğu ortalama yaşı 5 yaş civarıdır.

Erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla kekemelik daha çok görülmektedir.

Neden kaynaklanıyor?

Kekemeliğin birden fazla nedeni vardır. Bu durumun psikolojik, fizyolojik ya da kalıtımsal nedenlerden kaynaklanabilecektir. Fizyolojik olarak beyin dalgalarından gelen iletim bozuklukları kekemeliğe neden olabiliyor. Solunum bozukluğu ve nefesi doğru kullanamama da nedenler arasında yer alıyor. Çocukların psikososyal anlamda sıkıntı veren çevrelerde bulunması, ailevi problemler, herhangi bir şeyden duyulan şiddetli korku da kekemeliğe sebebiyet verebiliyor. Baskı ve stres altında kalmaları, onlardan büyük beklentilerin olması, titiz ve kontrolcü bir çevrede yetişmesi nedeniyle kekemelik ortaya çıkabilir. Genelde kekemeliği başlatan korku ve strestir. Kekemeliğin çok görüldüğü bir neden de travma durumlarıdır. Birey ani korku, kaygı gibi ağır ve ani duygu değişlerinden sonra kekeleyebilir veya konuşamayabilir. Kekemeliğin nedenlerinden biri de ev içerisinde ebeveynler ya da yakın akrabalardan birinin kekeme olmasıdır. Çocuk bu durumda o kişi ile özdeşim kurarak kekemelik gösterebilir.

Ailelere düşen görevler

Çocuğun ilk sosyalleştiği ortam aile olduğundan kekeme çocukları olan anne – baba ve diğer aile bireylerine önemli görevler düşüyor.

Çocuk kekelediğinde yüzünüzde oluşacak üzülme ya da acıma ifadelerinden kaçınmalısınız. Düzgün konuşması yönünde ısrarlı şekilde telkinde bulunmak, çocuğun sözünü yarıda kesip cümlesini tamamlamak çocuk üzerinde bir baskı ve heyecan oluşturacak ve daha çok kekelemesine neden olacaktır. “Kekeme” terimi çocuğun duyabileceği ortamlarda vurgulanmamalıdır. Sabırlı olmanız, çocuğunuzu konuşurken dinlemeniz ve düzgün konuşmanızla çocuk için rol model olabilirsiniz. Konuşması sırasında kekeme çocuklar göz teması kurmaktan kaçınabilirler, ancak siz yine de çocuğunuz ile göz teması kurmaya çalışın ve konuşurken dudaklarına bakmayın.

PedagogSoru Sor

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.