Çok geç yatan çocuk sağlıklı gelişemiyor

Verimli uykunun, çocukların zihinsel olduğu kadar fiziksel gelişimindeki rolü;
Gelişme çağında, yüzeysel ve derin uyku dönemlerinde salgılanan büyüme hormonu çocuğun fiziksel gelişimi için gerekli ve önemlidir. Bu hormon gecenin ilk yarısında, yani 1.00 ila 3.00 saatlerinde yoğun şekilde salgılanır.

Geç saatlere kadar çalışan adolesan dönemdeki çocuklar hormonun salgılandığı saatlerde uyanık kalırlarsa, adolesanın geliştirici etkisinden yoksun; çelimsiz, zayıf, serpilememiş olarak büyürler.

Yetersiz uyku hatırlamayı zorlaştırıyor

Akademik başarıyla sağlıklı ve yeterli uyku arasında güçlü bir ilişki vardır. Uykunun, REM dönemi dediğimiz hızlı göz hareketlerinin olduğu, çoklukla rüyaların gözlendiği sürecinde, o gün öğrenilen teorik bilgiler pekiştirilir, kalıcı belleğe yerleştirilir. Bu nedenle sağlıklı ve yeterli uykuyla okul başarısı arasında güçlü bir ilişki var.

Eğer uyku düzeni bozuk ya da uyunan uyku yeterli değilse, bilgilerin pekiştirilme süreci aksar; kişi öğrendiklerini kalıcı belleğe yerleştiremez ve unutur. İhtiyacı olduğunda, örneğin sınavlarda hatırlayıp o bilgiyi kullanamaz, başarısı düşer. Uyku yoksunluğunun şiddetine paralele olarak depresyon ve sıkıntı hissinde artış da gözlenebilir.

Kimler, ne kadar uyumalı?

Anaokuluna giden 3-5 yaş grubunda uyku ihtiyacı 11-12 saat; ilkokul öğrencilerinde 10-11 saat; ortaokul öğrencilerinde 9-10 saat; lise öğrencilerinde 8-9 saat; üniversite öğrencilerinde ise 7-8 saattir. Bu sürelerin altında uyunduğunda uyku yoksunluğunun olumsuz etkileri yaşanır.

Anaokuluna giden öğrencilerin akşam 21.00 gibi; ilkokula giden öğrencilerin 22.00 gibi; ortaokul ve liseye giden öğrencilerin 23.00 gibi yatmaları, sabah da 7.00 gibi kalkmaları uygun olacaktır.

Çocuklar okullarına öğlen bile gidecek olsalar uyku ritminin sağlanması için en geç 8.00-8.30’ta kalkmaları uygun olur” değerlendirmesinde bulundu. Yılmaz anaokulu döneminde öğleden sonra uyunacak bir saatlik uykunun verimli ve gereklidir.

Bebeklerin Uyku Düzeni İçin Öneriler

Bebekler aslında uyku düzenine çabuk alışırlar. Ancak bu konuda ebeveynlerin sakin ve sabırlı olması gerekir. Bebeğiniz büyüdükçe dış dünyayı tanımaya başlayacak ve gece uykuları uzarken gündüz uykularında azalmalar hatta bunun yerini ufak şekerlemeler alacaktır. Bebeğinizin kendi uyku düzenini ayarlamasına fırsat vermeli ve ona zaman tanımalısınız. Bu nedenle ona karşı sabırlı olun. Böylelikle onun uyku döngülerinin giderek belli bir düzene girdiğini göreceksiniz.

İşte, öneriler…

1. Gündüz sık sık kucağınıza alarak dış dünyanın farklılıklarını algılamasını sağlayın.

2. Gün içerisinde olabildiğince uyanık tutmaya çalışın.

4. Uyku öncesi ılık bir banyo yaptırın.

5. Uyku vakti ev içinde ani değişimlerden kaçının. Birden yüksek sesle televizyon açmak ya da ani hareketlerde bulunmayın.

6. Derin uykuya geçişini takip edin. Bunu ağız ve burun hareketlerinden anlayabilirsiniz.

7. Gece uykularında olabildiğince sakin bir ortam sunmaya çalışın.

8. Uykusu geldiği sırada yaptığı vücut hareketlerini takip edin ve anlamaya çalışın.

9. Gece uykularında odasına götürün, ışığı kapatın ancak kapısını yarı açık bırakın.

10. Pijama giydirme, ninni söyleme ya da hafif bir müzik… Uykuya gidişi törensel bir havayla bebeğinize yaşatmanız onun uykuya hazırlanmasını ve daha çabuk uyumasını sağlar.

11. Bebeğinizi istemediğiniz bir şeye zorlamanız ya da sert hareketlerde bulunmanız onu huzursuz eder. Bu tarz yaşanabilecek anlaşmazlıkları mutlaka uyku öncesi çözün.

12. Ağlayarak uyanma durumunda yumuşak bir şekilde konuşarak, sakinleştirerek tekrar uyumasını sağlayın.

13. Evdeki ritüellerinizi çok fazla bozmamaya çalışın.

14. Bebekler, uyku düzenine çok çabuk alışırlar. Olabildiğince rahat olun, zorlamayın.

15. Gözlemlerinize göre uyku saatlerini belirleyin. Bir takvim oluşturun. Bu saatler sizin istediğiniz saatler değil, çocuğun doğal vücut ritminin belirlediği saatler olmalıdır.

PedagogSoru Sor

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.