Çocuklarda konuşma gecikmesi

Konuşma geriliği; çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır.

Aylara göre konuşmanın normal gelişimi:

2. ay mırıldanma, yabancılara gülücük sese yönelme

3. anlamlı olmayan sesler çıkarma

4. ay gülme

6.ay sesli harfleri tekrar etme

9.ay sessiz harfleri tekrar eder

12.ay tek kelimeleri söyler

15.ay eliyle gösterip anne baba dışında kelimeleri söyler

18.ay 10 kelimeye kadar söyler

21.ay iki kelimeli cümleler

24.ay ihtiyaçlarını anlatacak kadar en fazla 3 kelimeli cümleler kurar

30.ay kendini ben diye tanımlar ve adını bilir

36.ay sayıları bilir konuşmaları anlaşılır olur

4 yaş olayları hikâyelendirir

KONUŞMA GERİLİĞİ SEBEPLERİ

Anatomik sebepler

Beyin hasarı

Anne karnında geçirilen enfeksiyonlar

Mikrosefali ( baş çevresi küçüklüğü )

Yarık damak

Enfeksiyonlar

Menenjit

Tekrarlayan orta kulak enfeksiyonu

Kimyasal ajanlara maruz kalma

Gebelikte alkol kullanma

Yenidoğan sarılığı

Travma

Kafa travması

İntrakaranial kanama

Damar tıkanıklığı ile seyreden hastalıklar

Metabolik

Otizim

Noromüsküler gelişim hastalıkları

Çevresel

En sık görülen nedenleri: zekâ geriliği, işitme kaybı, gelişimsel dil becerileri kaybı, otistik hastalılardır.

KONUŞMA GERİLİĞİNE YAKLAŞIM

Konuşma geriliği olan çocuklarda konuşmaları algılanmasında ve sesleri duymasında problem olmadığı tespit edilmelidir. Detaylı bir muayene sonrası başka becerilerinde gecikme olup olmadığı belirlenir. Genetik, metabolik, kas sinir hastalığı açısından araştırılır. Bulunan konuşma geriliğine yönelik tedavi planlanır.

KONUŞMA GERİLİĞİNDE KLİNİK İPUÇLARI

Çocuğun ilk sözcüğünü, anlamlı sözcüğünü ve anlaşılır konuşması ne zaman söylediği

İşitme ve görme problemi varlığı

Nörolojik gelişimi normal mi?

Çocukta gelişme geriliği varlığı

Konuşmasında normalden sapma var mı? ( otizm bulgusu olabilir )

Ailesel yoksunluk, ilgisizlik var mı?

Ailesel bilinen hastalık varlığı

Konvülsiyon hikâyesi varlığı

Konuşma geriliğinin tanısını koymada ve hastaya yaklaşımda önemli ipuçlarıdır.

MUAYENE BULGULARI

Baş çevresinde büyüklük veya küçüklük varlığı

Anormal yüz görünümü varlığı

Şekil bozukluğu olan kulak ve göz varlığı

Kulak zarında bozulma

Sosyal bozukluk içine kapanıklık korku ve tedirginlik hali

Sosyal çevre ile uyumsuzluk, ilgisizlik, kendine has ayrı bir hayatta yaşama

Beslenme bozukluğu ve büyüme gelişme geriliği varlığı

Koordine hareket bozukluğu

Çocukta halsizlik zayıflık çabuk yorulma

Muayene esnasında kontrol ve dikkat edilmesi gereken noktalardır. Şikâyetin tanımlanmasında yardımcı olur.

Yemek Yemeyen Çocuk İçin Öneriler

Uzmanlara göre 8-9 aylıktan okul çağına kadar sürebilen iştahsızlık sorununu, doğru zamanda, doğru besin seçimi ve doğru yaklaşımla çözmek mümkün.

‘Çocuğuma bir türlü yemek yediremiyorum’, ‘Saatlerce yemek vermesem, umurunda bile olmuyor’… Bu tür yakınmaları çevremizde sıkça duyuyoruz, çünkü hemen her annenin sorunu aynı; iştahsız çocuklar!

Özellikle 8-9 aylıktan okul çağına kadar uzanan dönemde, anne-babalar en çok çocuklarının iştahsız olmasından yakınıyor. Çocuğun yeme isteği büyüme hızına ve kişisel durumuna göre belli dönemlerde değişse de, özellikle 1-2 yaş arası, iştahın en düşük seviyede olduğu dönemi oluşturuyor.

İştahsız çocuk, anne-babaların çözüm bulmakta güçlük çektiği can sıkıcı sorunlardan biri. Bu dönemde özellikle yemek seçme ve yemeği reddetme davranışlarının sıkça karşılaşılan sorunlardan biri.

Çocuğunuz bazı günler az, bazı günler fazla yiyorsa bu yaşının getirdiği doğal bir özellik, dolayısıyla üzerinde durmanız gerekmiyor. Ayrıca çocuğunuz sık ve az yemeye alışmışsa, bu şekilde yenen yemek de ana öğünde yenen kadar besin değeri taşıyabileceği için ‘fazla besin almıyor’ diye endişelenmenize gerek yok. Ancak uzun süredir iştahsızca ve yetersiz kilo alıyorsa bu sorun bağırsak parazitleri, kabızlık, kansızlık veya idrar yolu enfeksiyonundan kaynaklanabileceği için mutlaka bir doktora başvurun.

ÇOCUKLAR NEDEN İŞTAHSIZ OLUR?

Çocuklarda iştahsızlık probleminin diş çıkarma, kansızlık ve ateşli hastalıklar gibi sağlık sorunlarında, anne-babanın boşanması gibi psikolojik travmalarda ama en çok da anne ve babanın beslenme konusunda yaptıkları hatalar sonucunda oluştuğuna dikkat çekiyor. Çünkü çocuğa yemek yeme konusunda baskı yapmak, yediği takdirde ödüllendirmek tam aksine yemediğinde ceza vermek bir işe yaramadığı gibi sorunun daha da büyümesine yol açıyor.

İŞTAH ARTIRAN ÖNERİLER

YEMEK ÖNCESİNDE…

• Çocukların aşırı yorgun ve uykulu oldukları zaman iştahları olmadığı için yemek saatlerini buna göre düzenleyin.
• Sofraya oturmadan önce çocuğunuzla oyun oynayın. Oyun sayesinde neşelenen çocuk yemekten daha fazla keyif almaya başlar.
• Yemek aralarında çocuğunuza şeker, çikolata, pasta, kolalı ve diğer fazla şekerli içecekler kesinlikle vermeyin. Yarım su bardağı kutu meyve suyu içmesi bile onun iştahının kapanmasına neden olabilir.

YEMEK SIRASINDA…

• Yemek yedirmek için ısrar etmeyin, onu ödüllendirmeyin veya ceza vermeyin. Sanılanın aksine bu davranışlar çocuğun yeme alışkanlıklarını olumsuz yönde etkiler.
• Çocuğunuz yemek zamanında mama iskemlesine oturarak ve aile sofrasına katılarak yemek yemenin sosyal bir olay olduğunu görerek öğrenmeli. Dikkatli olun, büyük kardeşlerinin ve aile büyüklerinin sofraya oturmaması, yemek seçmesi ve yemekleri beğenmemeleri çocuğunuzun yeme alışkanlıkları üzerinde olumsuz etki yapabilir.
• Yemeği televizyon olmayan, dikkatinin dağılmayacağı sessiz bir ortamda yedirin, zamanının güzel geçmesine özen gösterin. Bir şarkı ya da masalla bu süreci neşelendirebilirsiniz.
• Çocuklar 1,5 yaşından sonra çatal kaşık kullanabilirler, dolayısıyla bu yaştan sonra kendi kendine yemesini desteklemek için kaşığı ağzına vermektense eline verip, yemesini bekleyin. Böylece yediği yemekler konusunda karar verme inisiyitafinin kendinde olduğunu düşünecektir.
• Tabağı tepeleme doldurmak görüntü açısından itici gelebileceği için porsiyonları ufak tutun.
• Kolay çiğneyebileceği ve yutabileceği besinleri tercih edin. Zorlamadan değişik yemek çeşitlerine alıştırarak tek bir besin türüne bağımlı kalmasını önleyin. Örneğin aşırı miktarda süt tüketimi birçok besini reddetmesine yol açar.
• Çocuğunuz sizin beğendiğiniz yemek düzenini ve çeşidini benimsemek zorunda değil, kendi çeşidini kendisinin bulmasına izin verin.

• Acele yedirmek, yemek yemeğe yeterli zaman tanınmaması ya da tam tersine yemek süresini çok uzatmak (yarım saat normal bir süredir) ve yemeği döktüğünde tepki verilmesi çocuğunuzu olumsuz yönde etkiler. Dolayısıyla bu tür davranışlardan sakının.
• Yemeğin aşırı soğuk ya da sıcak olmamasına dikkat edin. Ayrıca birçok çocuk yemekte birbirine karışmış şeyleri reddeder, çok pişirilmiş ve tadı bozuk yemekleri yemezler. Bu noktayı da göz ardı etmeyin.
• Bu yaşlarda yemek seçme de sık rastlandığı için yemek çeşidini artırın. Yemek istemiyorsa yiyecekleri önünden alın, tepki göstermeyin, korkutmayın. Tekrar yemek isterse aynı yiyeceği önüne koyun, tekrar istemezse bir öğün başka yemek vermeyin. Alışkanlık yaratacağı için yemediği zaman aç kalacak endişesiyle süt ve sevdiği içecekleri vermeyin.
• Yemek yerken parmaklarını kullanmasına, yemeklerle oynamasına, etrafı dağıtmasına göz yumun, engellemeyin.
• Doyduğuna dair bir işaret aldığınız an yemesini durdurun, son lokmasına kadar yedirmek zorunda değilsiniz.

SÜT İÇMEK İSTEMİYORSA…

• Bazı çocuklar sütü soğuk bazıları ise sıcak ya da ılık sever. Çocuğunuzun sütü nasıl sevdiğini deneyerek bulun.
• Sütü renkli ve desenli bardağın içine koyun ve bardağına renkli bir kamış yerleştirin.
• Sütlaç ve muhallebi gibi tatlılar yapın.

• İçmemekte direniyorsa siz de ısrar etmeyin, çünkü yoğurt, peynir, et ve yumurta ile de çocuğunuzun protein ihtiyacını karşılayabilirsiniz.

ET YEMEK İSTEMİYORSA…

• Köfte sert geliyorsa, dolmalara kıyma ekleyin.
• Kırmızı et sevmiyorsa, balık ya da tavuk eti yedirmeyi deneyin.
• Makarna seviyorsa üzerine kıymalı sos yapın.
• Çok sık olmamak kaydıyla kıymalı börek yedirin.
• Yumurta sarısı, yoğurt, süt ve peynir de et yerine geçebilir.

SEBZE YEMEK İSTEMİYORSA…

• Salatalık ve havuç gibi sebzeleri çiğ olarak, çubuk biçiminde hazırlayın. Bu şekilde sunum çocuğunuzun hoşuna gidebilir.
• Sevdiği yemeklere, örneğin çorbalara, köftelere ya da soslara rendelenmiş olarak sebze ekleyin, çocuğunuz bunu fark etmeden yer.
• Evde siz de sebze yemekleri yiyin, böylelikle sizden görerek zamanla sebze yemeye alışır.
• Yememekte ısrar ediyorsa, meyveler de sebze yerine geçer. İstediği meyveleri ya da meyve sularını verin.

HEP ŞEKERLİ ŞEYLER YEMEK İSTİYORSA…

• Evde fazla şekerli besin bulundurmayın. Böylece kolayca bulup yiyemez.
• Meyveleri çocuğunuzun ulaşabileceği bir yere koyun.
• Çikolata ve şekeri ödül olarak kullanmayın.
• Kurabiye ve kekleri meyveli yapın, böylece daha az şeker kullanmış olursunuz.
• Şekerli gıdaları yemek sonrası verin. Kesinlikle öğün aralarında atıştırma niyetine vermeyin.

0-3 Yaş Sıfır Ekran

Son yıllarda ebeveynlerin çare olarak gördüğü, televizyonlar, ipadler, bilgisayarlar çocukların zeka gelişimi, dil gelişimi, göz teması kurma, sosyal iletişim ve becerileri, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ile ilişkili olduğunu gösteriyor.

Yapılan araştırmalar 3 yaşın altında çok fazla televizyon izleyen çocukların bilişsel gelişimlerinin olumsuz olarak etkilendiğini, dil gelişimlerinin geciktiğini ortaya koymaktadır.

Bu dönemde aşırı televizyon izleme ile; dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ve otizm arasında ilişki olduğunu gösteren pek çok araştırma bulunmaktadır.

Bu nedenle, önlem olarak 0-3 yaş çocuklarının televizyon, ipad ve akıllı telefon ekranlarından uzak durmaları gerekmektedir.



Gaziantep Öğrenci Koçluğu

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.
Uzman Psikolojik Danışman Okan Bal, Pedagog, Aile Danışmanı ve Öğrenci Koçu, Başlıca Danışmanlık Konuları, Aile Danışmanlığı, Evlilik Danışmanlığı, Anne Baba Danışmanlığı, Öğrenci Koçluğu, Çocuk Danışmanlığı, Çocuk Pedagog, Ergenlik Danışmanlığı, Ebeveyn Danışmanlığı, Bireysel Danışmanlık Desteği, Zeka Testleri, Çocuk Gelişim Testleri Konuları. Başta Gaziantep, Şehitkamil, Şahinbey Olmak Üzere Çevre İller Olan Adıyaman, Kahramanmaraş Şanlıurfa, Kilis, Nizip, Besni gibi yaşam alanlarından destek almak için randevu oluşturabilir destek alabilirsiniz.