Zihin gücünüzü kışkırtmanın 6 sırrı

Çoğu zaman içinizdeki potansiyeli kullanmadığınızı biliyor musunuz? Bu durum hem yetenekleriniz, hem bedensel gücünüz için geçerli olabilir. Bu yüzden zihin gücünüzü ortaya çıkarmaya yönelik bazı ipuçlarından yararlanmakta fayda var…

1-Sıcaklık

Bazı kişiler için, belirli sıcaklıklar düşünce konusunda etkili olacaktır. Genel olarak rahatsız etmeyecek, üşütmeyecek şekilde hafif serin ortamlar düşünce gücünü artırıyor. Siz de kendiniz için en ideal sıcaklığı deneyerek keşfedebilirsiniz.

2-Problem çözmek

Bir problem çözme stratejisi geliştirin ve buna bağlı kalarak, birkaç hafta boyunca sorunlara aynı yöntemle yaklaşmayı deneyin. Bunu bir alışkanlık haline getirmek çok yararlı olacaktır. Örneğin hafıza egzersizleri yapın. Olayları sondan başa doğru ters olarak hatırlamayı deneyin.

3-Gül kokusu

Gül kokusunun pek çok insan için rahatlatıcı özelliği vardır. Gün içinde kendinizi yorgun hissederseniz, gül veya gül yağı koklamayı deneyin. Eğer gül sevmiyorsanız, tarçın vb. sevdiğiniz kokular da zihninize iyi sinyaller gönderecektir.

4-Egzersiz

Egzersiz yapmak hem vücudunuz, hem ruhunuz için önemlidir. Ancak beyin gücünüzün e egzersizle ortaya çıktığını biliyor musunuz? Düzenli egzersiz yapmak, beynin gücünü ortaya çıkaracak ve sizi pozitif düşünceye yönlendirecektir.

5-Sezgiler

Einstein karar verme ve problem çözme konusunda sezgilerine çok önem verdiğini anlatır. Satranç ustası Gary Kasparov’un da kendisinden çok daha fazla sayıda adımı tahmin edebilen bilgisayar karşısında galip gelmesinin nedeni, sahip olduğu sezgisel kavrama yeteneğidir. Yeni şeyler öğrenip, beyninizi sürekli çalışmaya ve sezgilerinizi güçlendirmeye uğraşmalısınız.

6-Pozitif düşünce

Zeki olduğunuza ve zekileşebileceğinize inandığınızda, bunun mümkün olduğunu biliyor musunuz? Bu tarz olumlamalar oldukça etkilidir. Aklınıza güzel bir fikir geldiğinde, bunun ne kadar güzel olduğunu kendinize söyleyin ve olumlu düşünerek pozitif gücünüzü koruyun.

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

Neden Arkadaşınızla Değil de Bir Terapistle Konuşmalısınız?

İnsanlar genelde neden bir terapistle konuşuyorum ki bunları arkadaşıma anlatırım daha iyi diye düşünüyorlar. Terapistle neden konuşmanızın cevabı ise aslında çok açık:

“Terapi, güvenli bir ortam yaratmasının yanı sıra gizliliğe önem veren, yargılamayan ve terapistle benzeri olmayan bir ilişki kurduğunuz ortamdır.”

Terapist ile danışan arasındaki ilişki sorunlu davranışlarını değiştirmek için gelen danışanların tedavisinde oldukça belirleyicidir. Terapistle danışan arasında çok net bir şekilde tanımlanmış sınırlar terapistlerin, arkadaşlara göre daha farklı bir gözle danışana yaklaşmasını sağlar. Bu bakış açısından danışanlarıyla ilgili iki bilgiyi alırlar:

  • Birincisi, terapistler danışanlarını çok yakından dinlerler ve danışanın hayatıyla ilgili detayları ve diğerleriyle nasıl iletişim kurduklarını tam olarak anlarlar.
  • İkincisi, terapistler danışanların kendileriyle terapi ortamında nasıl etkileşim kurduklarını da incelerler. Bu terapistlere danışanın hayatında biri olmanın nasıl bir şey olacağı bilgisini de verir.

Danışanlar, terapistlere kendi yaşamlarını anlatırken terapist danışanın günlük rutinlerine ve davranış örüntülerine dair birçok bilgiyi edinir. Ayrıca terapistler danışanlarından dışarıdaki bazı diyaloglarını ve davranışlarını da canlandırmalarını isteyebilir. Böylelikle danışan, kendisinin dışarıda yaptığı ve kendisinin farkında olmadığı bazı davranışları terapist aracılığıyla değerlendirme şansı bulunur.

Diğer yandan, terapi sürecini normal arkadaşlıktan ayıran en önemli şeylerden birisi, terapideki davranış örüntülerinin dışarıdaki hayata da yansımasıdır. Terapistler danışanlarına karşı iletişim, empati ve ilişki kurma konusunda da bir rol model haline gelirler. Danışanlar bu örtük öğrenme süreciyle terapistlerinden öğrendiklerini dışarıdaki yaşamlarında da uygularla ve böylelikle daha sağlıklı ilişkiler kurarlar. Bu örtük öğrenmenin yanı sıra terapist danışana açık olarak bazı sorunlarla başa çıkma becerilerin kazandırır. Özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi gibi danışanın eğitimine önem veren yaklaşımlarla kişi ruhsal rahatsızlıklarına ve onlarla nasıl başa çıkabileceğine dair birçok şey öğrenir ve bunları günlük yaşantısına aktarabilme şansı bulur.

Terapistle danışan ilişkisi kişiye değişme ve gelişme imkânı sağlar. Tamamen güvende hissettiği ve koşulsuz olumlu destek alacağı bir ortam, danışanın dışarıdaki sosyal ilişkilerinde bulamayacağı bir şeydir. Bu yüzden birçok konuda, özellikle danışanın değişmek için başvurduğu konularda uzmanlaşmış bir terapist, danışanın hayatına diğer insanlardan çok daha farklı şekilde etki edecektir.

Terk mi Edildiniz? Ya Sonrası İçin Ne Yapmalı

Alexander Pope “aşkın ne kadar da geniş bir belleği vardır” derken terk edilenlerin acısına mı gönderme yapmıştı acaba? Kadın ya da erkek olmanız fark etmez. Terk edilmenin bünyedeki etkisi oldukça benzerdir. Terk edilmenin etkisi cinsiyete göre değil, kişinin partnerine olan tutkusu ölçüsünde hissedilir. Genelde terk edilen hazırlıksız yakalanan taraftır. Çünkü aşkının yoğunluğundan yaklaşan acı sonu görememiştir. Çünkü aşk onun iki gözünü de kör etmiştir.      Aşağıda belirtilenler terk edilmenin acısını hafifletmek ve kişinin kendisini yeniden toparlamasına yardımı olacak, etkisi kanıtlanmış yöntemlerdir. Ancak bunlar bir zincirin halkalarına benzer. En zayıf halkası kadar güçlüdür ve her biri dikkate alınmalıdır.
Önce Aklınızı Başınıza Devşirin
      Öncelikle aşk konusunda anlaşılması gereken ilk şey, aşkın çok da ‘akılcıl’ bir süreç olmadığı gerçeğidir. Terk edilmeyle birlikte duygusal dünyamız bir anda alt üst olur. Kontrolü kaybederiz çoğunlukla. Aptalca şeyler yapma potansiyelimiz artar. Bu nedenle sağlıklı düşünme yapısının tekrar kazanılması gereklidir. Bunun için kendinize, davranışlarınızın olası sonuçlarının neler olacağını devamlı şekilde hatırlatmak gereklidir.
Gerçekten Unutmak İstiyor muyum?
      Kendinize samimi bir yanıt verin. Onu unutmayı gerçekten istiyor musunuz? Terk edilme sonrasında üzüntü yaşayanların kendilerine sorması gereken ilk soru bu olmalıdır. Gerçekten onu unutmak ve ona olan duygularınızı yok etmek istiyor musunuz? Yoksa oturup onun dönmesini mi beklemek istiyorsunuz? Sadece bu sorunun yanıtından emin olamamak bile çözüm yollarını imkansız hale getirebilmektedir.
Gemileri Yakmalı mıyım?
      Kesinlikle evet. Terk edilmenin acısını gidermenin önündeki önemli engellerden birisi de onun size tekrar döneceğini beklemektir. İşte işin trajik yanı da burada başlar. Çünkü beklemek umut etmeyi gerektirir. Ama bu durum, siz acı içinde beklerken sadece çektiğiniz acıların devam etmesine neden olur.
Kaçan Kovalanır..Ya Kovalamazsa?
      Asla yapmamanız gereken şeylerden birisi de, peşinden gitmektir. Eğer üstüne gider, ayaklarına kapanırsanız kırmızı karta itiraz eden sporcular gibi bir duruma düşersiniz. Ona yönelik her türlü davranışınız, talebiniz, onun sizden uzaklaşmasına ve bu kararını haklı çıkarmasına neden olur. Bunu yapmayın!
Boşlukları Doldurun
      Şu bir gerçek ki, partneriniz hayatınızda oldukça büyük bir yer tutuyor olabilir. Bu genelde anlaşılan ve olağan bir durumdur. Ayrıca ortak arkadaşlarınız olabilir. Elbette bunun derecesine göre onun hayatınızda yarattığı boşluğu doldurmak zor olacaktır. Ancak bu konuda hızlı davranın. Başka şeylerle uğraşarak dikkatinizi dağıtmadığınız sürece, onu düşünmek için fazlaca vaktiniz olacak ve acınız devam edecek demektir. Arkadaşlarınızla daha sık görüşmeye başlayın. Ayrıca karşı cinse yönelik radarlarınızı da açık tutun. Doğaldır ki hala duygularınız yoğun olduğu için başka biriyle görüşmek size garip gelebilir. Ancak yaşam sürprizlerle doludur.

Gözden Uzak Olan…
      Onu size hatırlatan tüm şeyleri ortadan kaldırın. Fotoğraflar, hediyeler, kazaklar vb. Gözden uzak olan gönülden de uzaktır. Onunla vakit geçirdiğiniz yerlere gitmeyin. Tabii bu durum, zorunlu olarak görüştüğünüz ortamlar dışında yapabileceğiniz şeyler için geçerlidir. Eğer iş arkadaşıysanız bu elbette zor olacaktır. Eğer sık karşılaşma olasılığınız yüksekse, yapabiliyorsanız uzun bir tatile çıkın.
Zaman Lehinize İşliyor
      Böylesi durumlarda genelde melankolinin dibine vurulur. Her türlü acı çekme eylemi, sarhoş olma, kendine acıma, başkalarıyla dertleşme isteği hat safhadadır. Ancak bunların olması sizin seçiminizdir. Kendinize zaman tanıyın, örneğin 3 günlük bir süre belirleyin ve bu sürede acınızı doyasıya yaşayın. Beyniniz bu talebinizi yerine getirecektir. İnanın, Don Juan bile terkedilse böyle bir süreye ihtiyaç duyardı. Mucize beklemeyin. Ancak zaman sizin lehinize işlemektedir, bunu da aklınızdan çıkarmayın.

Eylemde Kalın
      Atalet ve depresyon belirtileri görülecektir, buna hazırlıklı olun. Ancak bu sürecin farkında olmanız şimdilik sizin için yeterli olacaktır. Hareket halinde kalın, kendinizi fiziksel ve zihinsel olarak sürekli meşgul edin. Yapabiliyorsanız başkalarına yardım ederek zaman geçirin. Zihninizi kesinlikle boşlukta bırakmayın.
Olumsuz Yönlerine Odaklanın
      Aldatılma durumları nedeniyle biten ilişkilerde, ‘ego’nun devreye girmesi kaçınılmazdır. Aslında acı veren şey, aşkınızın bitmesinin yanında egonuzun da incinmesidir. Özgüveni zayıflatır. Böylesi durumlarda sevgi duygunuzun öfkeye dönüşmeye başladığını hissedersiniz. Aslında terkedilme acısını bastırmada bunun bu şekilde oluşması bir avantajdır. Ondan nefret etmeniz acınızı biraz hafifletebilir. Onun sizi sinir eden yönlerini düşünün. Aşkınızın etkisiyle onda hoş gördüğünüz olumsuz taraflarına odaklanın.

Ve Onu Bağışlayın
      Son olarak söylenmesi gereken bir şey varsa o da, her ne olursa olsun onu yüreğinizde bağışlamanız gerektiğidir. Bu kolay olmayacaktır elbette. Ama bunu zaten kendiniz için yapacaksınız. Çünkü onu affetmediğiniz müddetçe bu acı, içinizde kanayan bir yara olarak kalmaya devam edecektir. Şöyle düşünün; belki de bu yaşananlar sizin için iyi olacaktır. Belki de gerçekten hak ettiğiniz birini bulacak ve daha iyi bir ilişkiye başlayacaksınızdır. Belki de dönüp bir gün ona teşekkür bile edeceksinizdir. Kim bilir.
Gaziantep Tercih Danışmanlığı

PedagogSoru Sor

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.