İyi bir yalancıyı nasıl tanırsınız

İyi bir yalancıyı tanıyabilmeniz, çözebilmeniz için sahip olduğu 18 özellik!

İşte size iyi bir yalancıyı tanıyabilmeniz, çözebilmeniz için sahip olduğu 18 özellik!

Hollandalı psikolog Aldert Vrij, ekibiyle birlikte “iyi bir yalancı” olabilmek için ne gibi özellikler gerektiğini araştırdı.

Yalancıların 18 ortak özelliğe sahip olduğunu ortaya çıkartan Vrij ve ekibi, bu özelliklere sahip olan kişilerin en iddialı sorgucuyu bile terleteceğine inanıyor.

Davranışları manipülatiftir (yönlendirme yeteneğine sahiptirler): Makyavelciler pragmatik yalancılar olup, hiçbir şeyden korkmazlar ve endişe duymazlar. Bunların sürekli dolap çevirdiklerini ve planlarını çok akıllıca kurguladıklarını belirten Vrij şöyle konuşuyor:

“Konuşurken sizi etkileri altına almaya çalışırlar. Ancak bunu yaparken son derece rahattırlar ve özgüvenleri tamdır.”

Rol yaparlar: İyi aktörler iyi yalan söyler; izleyicilerin yalanlarına kandığını görünce özgüvenleri artar.

İfade yetenekleri çok gelişmiştir: İnsanlar üzerinde iyi izlenim bırakırlar. Böylece dikkatleri farklı yöne çekerek insanların düşüncelerine tecavüz ederler.

Fiziksel olarak çekicidirler: Haklı veya haksız, güzel ve yakışıklı insanların, çirkin ve itici tiplerden daha dürüst olduğuna inanılır.

Doğal performans sanatçılarıdır: Bu insanlar ani değişikliklere çok kolay uyum sağlarlar ve bunun yaparken de çevrelerini kolayca kandırırlar.

Yalan konusunda deneyimlidirler: Daha önce yalan söylemeye alışık olan insanlar korku ve suçluluk gibi duygularını örtbas etmekte ustadırlar. Oysa deneyimsiz bir insan bu duyguları davranışlarına yansıttığı için kendisini ele verir.

Özgüvenleri tamdır: Her şeyde olduğu gibi kendinize güvendiğiniz zaman mücadeleyi yarı yarıya kazanmış sayılırsınız. İnsanları kandırma konusunda yeteneklerinize güvenmeniz şarttır.

Duygusal kamuflaj: Yalancılar gerçek duygularını maskelemekte ve bunların tam tersi bir izlenim uyandırmakta ustadırlar.

İyi hatiptirler: Etkili konuşma yeteneğine sahip olan yalancılar, sözcüklerle oynayarak dinleyicilerin kafasını karıştırırlar. Sorulara verdikleri yanıtların, soru ile ilgisi olmadığı için dinleyici ne sorduğunu bile hatırlayamaz.

Hazırlıklıdırlar: Her soruya hazır bir yanıtları olduğu için tereddüde yer bırakmazlar. İnsanlar hızlı yanıtların doğru olduğuna inanır.

Doğrulanması mümkün olmayan yanıtlar: Bilgiyi gizlemek (“Gerçekten hatırlamıyorum”, “ Şu anda aklıma gelmiyor” vb..) bazen o anda uydurulmuş bir yalana tercih edilebilir, çünkü onaylama gereksinimi ortadan kalkar.

Bilgiyi tutumlu kullanırlar: Yalancılar, kendilerine sorulan soruları yanıtlarken minimum bilgi verirler. Böylece ayrıntılarla ilgili soru sorulmasını engellemiş olurlar.

Acil durumlar için ilginç ve orijinal düşünceler: Kılı kırk yaran bir yalancı bile beklenmedik bir soru veya durumla karşılaşırsa afallayabilir. Bu gibi durumlarda cebinizde her koşula uyabilecek orijinal ve ilginç düşünceleriniz bulunmalı.

Hızlı düşünme yeteneği: Duraksamalar ve “hımmm”, “ıııı” gibi dolgular, dinleyicilerde kandırılıyormuş kuşkusunu doğurur. Dolayısıyla hızlı düşünen ve tek ayağı üzerinde yalan kıvırabilen yalancılar makbuldür.

Zekâ önemlidir: Zekâ yalancının üzerine binen “bilişsel yükü” kaldırmasında çok büyük kolaylık sağlar. Yalan söyleyen bir kişi, söylediği yalanın yarattığı içinden çıkılması zor durumlardan zekâsı ile yara almadan kurtulur.

İyi bir bellek şarttır: Sorgucunun kulakları tutarsızlara çok açıktır. İyi bir bellek, yalancının ayrıntılar konusunda hata yapmamasını sağlar.

Doğrudan çok fazla uzaklaşmamak yararlıdır: “Doğruyu büken” yalanlar, 180 derecelik yalanlardan genellikle daha inandırıcıdır ve daha az bilişsel çaba gerektirir.

Kuşkuyu okuma becerisi: İyi bir yalancı, dinleyicilerde ortaya çıkan en ufak bir kuşku belirtisini bile sezebilme ve anında gerekli ayarları yapma becerisine sahip olmalıdır.

Fakat bu özelliklerin pek çoğuna insanlar doğuştan sahiptir: pek çoğu kişiliklerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Başka bir deyişle insanlar iyi bir yalancı olarak doğar.”

 

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

Terkedildiniz Ya Nasıl Unutacaksınız

Terkedilenler, ayrılık acısı çekenler, hayal kırıklığı yaşayanlar… Eski aşkınızı düşünmeden edemiyor musunuz? Herhangi bir zamanda ve mekanda kendi kendinize uygulayabileceğiniz kişisel hipnoz yöntemiyle, 10 basit ve hızlı adımda, ayrılık acınızı hafifletebilirsiniz.

Aşk acısı çekenler için 90 saniye içinde uygulanabilecek yöntem;

DERİN NEFES ALIN VE BEYNİNİZE ODAKLANIN

Hipnoz, gözleriniz açıkken ya da kapalıyken yapılabilir. Öncelikle gözleriniz açık olarak söylenenleri yapmalısınız. Duvarda bir nokta bulun ve devam etmeden önce o noktaya birkaç saniye gözlerinizi dikin. Gözlerinizi kapatmak sizi daha rahat hissettirecekse, bu adımları sesli mesaj olarak kaydedip, dinleyerek devam edin. Bu arada her adım arasında söylenenleri yapacak kadar süre bırakmayı da ihmal etmeyin. Hangi yöntemi seçerseniz seçin, derin bir nefes alarak ve sonra da nefesinizi yavaşça bırakarak başlayın.

AĞRI HİSSİ VAR MI DİYE VÜCUDUNUZU DİNLEYİN

Şimdi, eski aşkınız düşünün ve herhangi bir fiziksel acı hissi olup olmadığını hissetmek için zihnen tüm vücudunuzu tarayın. İlginç bir şekilde, acı veren duygular kişide fiziksel acıya da sebep olur. Küçük ölçekte, bir ayrılık yaşadığınızda, midenizde ya da kalbinizde bir ağrı ya da başka bir duygu hissedebilirsiniz. Bu his herhangi bir yerinizde ortaya çıkabilir, o nedenle bu süreçte o hissin üstünde çok fazla durmayın. Daha çok, hissettiğiniz ağrının yerini tespit etmeye kendinizi odaklayın. Nasıl bir şey? O hissi hatırlamaya çalışın.

O HİSSE KAFANIZDA BELLİ BİR ŞEKİL VERİN

Beyniniz duyguları ve anıları genelde holografik olarak (3D’de olduğu gibi) kaydetmeye meyillidir. Öyleyse, diyelim sırtınızda hissettiğiniz o ağrı, gerçekten onu düşündüğünüzde, belli bir şekle bürünecek. Canlanmazsa da, ona içinde bulunduğunuz ruh haliyle uyuşan herhangi bir şekil verin. Bir topa, yıldıza benzetebilirsiniz…

O ŞEKLİ VÜCUDUNUZDAN 60 CM UZAKLAŞTIRIN

Ağrınıza daha yakından bakabilmek için, gözlerinizin önünde uçtuğunu görene kadar vücudunuzdan uzaklaştırdığınızı hayal edin. Gerçekte var olmayan bir şeyi zihnen kendinizden uzaklaştırmada zorluk yaşıyorsanız, öyle yapıyor gibi davranmanız bile sizi transa benzer bir hale sokmak için yeterli.

UZAKLAŞTIRDIĞINIZ NESNEYİ DİKKATLİCE İNCELEYİN

Şimdi, ağrınıza verdiğiniz o şekil gözlerinizin önünde uçtuğuna göre, artık onu dikkatlice inceleyebilirsiniz. Tüm ayrıntılarını inceleyin. Ağrı şeklinizi incelerken, mümkün olduğunca onu ayrıntılı bir şekilde tarif etmeye çalışın, ne kadar ayrıntılı olursa o kadar iyi. Rengi, şekli…

NESNENİN TANIMLAYICI ÖZELLİKLERİNİ TAMAMEN DEĞİŞTİRİN

Ayrılık acınızın neye benzediğini net olarak görün. Şimdi onunla ilgili her şeyi değiştirin. Rengini değiştirin. Şeklini küçültün. Özelliklerini küçük, koyu renkli, keyifsiz ve sıkıcı bir nesneye dönüştürün, sonra da onu kendinizden uzaklaştırın. Bu sayede o nesneyle ilgili duygularınız değişecek. Yaptığınız şey beyni kandırmak değil, sadece beynin bilgileri nasıl kodladığını değiştirmektir.

ACI SEMBOLÜNÜZÜ ARKANIZA İTİN

Şimdi, farklı şekilde algılamaya başladığınız nesneyi vücudunuzdan uzaklaştırın, tercihen arkanıza koyun. Onu ittiğinizi, uzağa, çok çok uzağa ittiğinizi hayal edin. Öncelikle, onu bulunduğunuz odadan dışarı itin, sonra bir blok öteye, sonra bir sokak öteye, sonra da bir kilometre ötenize. Bunu yavaşça ve bilinçli olarak yapın. Onu, kendinizden uzaklaştırdığınıza gerçekten inanın. Acınızın sembolü olarak belirlediğiniz nesneden kendinizi soyutlayarak ve onu arkanıza iterek, beyninizin yaşadığınız ayrılıkla ilgili duygularınızı geçmişte bırakma sürecini hızlandırmış oluyorsunuz.

KENDİ KENDİNE HİPNOZ HALİNDEN ÇIKIN

Şimdi hipnoz halinden çıkmaya başlayın. Örneğin ayağa kalkıp, bulunduğunuz odada yürüyün. Her iki gözünüz de açık olmalı, derin bir nefes almalı, nefesinizi bir saniye tutmalı, sonra onu yavaşça dışarı vermeli, sonra ayağa kalkıp tekrar derin bir nefes almalı ve tekrar oturmalısınız.

DUYGULARINIZI TEKRAR GÖZDEN GEÇİRİN

8. adımdan sonra, büyük ihtimalle yaşadığınız ayrılık acısından kendinizi daha bir soyutlamış hissedeceksiniz. Duygularınızda hemen belirgin bir fark hissetmeseniz bile, rahatlamak ve bu adımları uygulamak bile tekrar üzüntü hissettiğinizde, ayrılık olayı üzerine fazla konsantre olmamanıza yardımcı olacak.

Egzersiz öncesi 10 seviyesinde “eski aşkımı çok özledim” diyorsanız ve bu egzersiz sonrası özleme yoğunluğunuz 7,5-8’e indiyse, bu bile bir gelişme ve tekrar bu adımları uygulamanız için geçerli bir sebeptir. Belki özleme seviyenizi 6’ya ya da 5’e bile düşecek, yaşadığınız ayrılık acısı gün boyunca sizin dikkatinizi dağıtmayacak. Bu teknik, birkaç dakika içinde insanlarda bir değişim sağlıyor, ama terapi yıllar boyu sürebilir.

GEREKTİĞİNDE 1-9 ARASI ADIMLARI TEKRARLAYIN

Bu egzersizi bir kere yapmanız bile ayrılık acınızı hafifletmeye yardımcı olsa da, gelecekte ne zaman yalnızlık sancısı çekeceğiniz ya da geçmişle ilgili pişmanlık hissine kapılacaksınız, hiç bilemezsiniz. Ne zaman tekrar üzüntüye düştüğünüzü hissederseniz, 1’den 9’a kadar bu adımları tekrar edin.

Artık eski aşkınızla ilgili zihninizi dağıtan düşünceleri geçmişte bırakmayı öğrendiğinize göre, şimdi gelecekteki aşkınız için zihninizde yer açabilirsiniz.

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

PedagogSoru Sor

Gaziantep Öğrenci Koçluğu

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.
WhatsApp chat