Başarılı İnsanların Farklı Yaptığı 9 Şey

Siz hedeflerinizi gerçekleştirmede başarılıyken, başkalarının neden olamadığını anlayamıyor musunuz? Ya da tam tersi mi? Sorun değil, çünkü başarının sebebini anlayamamak çok başarılı insanların bile başına gelen birşey. Çok zeki ve yetenekli insanlar bile neden başarılı veya başarısız olduklarını anlayabilmede oldukça zorlanıyorlar. Ama başarıya dair araştırmalar şunu gösteriyor, başarılı insanlar kim oldukları için değil, yaptıkları şeyler sayesinde hedefelerine ulaşabiliyorlar.

1. Hedeflerinizi spesifik tutun. Kendinize bir hedef koyduğunuzda, örneğin, kilo vermek gibi. Bu hedef: ”Biraz kilo vereceğim.” olmasın. ”5 kilo vereceğim.” olsun. Tam olarak ne yapmanız gerektiğinizi bildiğinizde, o işi gerçekleştirene kadar motive olmanız daha olası. ”Artık daha az yemek yiyeceğim, daha çok uyuyacağım ya da daha çok spora gideceğim.” oldukça belirsiz hedefler. ” Her öğün protein ağırlıklı bir yemeği bir dilim ekmekle yiyeceğim, her gece 11’de yatağın içinde olacağım, ya da haftanın 3 günü işten sonra 1 saat spor yapacağım.” daha belirli ve sizi motive edici hedefler.

2. Hedefinize ulaşmak için anı yakalayın.Çoğumuzun çok yoğun bir  çalışma veya okul hayatı var. Dolayısıyla gün içinde birçok hedefi birden gerçekleştirmek zorunda kalıyoruz. Ve bu yüzden de önem verdiğimiz bazı hedeflerin farkına bile varmıyoruz. Ancak hedefleri gerçekleştirmek için bir zaman belirlersek, o zaman gün içinde başka birşeyle meşgul olsak bile bu hedefleri gerçekleştirmeye zaman ayırabiliriz.

Örneğin, uzun süredir yazmanız gereken e-mailler var. ”Akşam 9’da yemek yedikten sonra oturup bu e-mailleri yazacağım.” gibi bir hedef koyarsanız kendinize, beyniniz bunu size hatırlatacaktır.

3. Hedefinize ulaşmak için tam olarak ne kadar kaldığını bilin. Herhangi bir hedefi gerçekleştirmek için, onu düzenli ve dürüstçe gözlemlememiz gerekir. Hedefinize doğru ilerleme sürecini, hedefin tipine göre sıkça kontrol edin: Gerekirse haftada bir kez, ya da her gün.

4. Gerçekçi bir optimist olun. Kendinize bir hedef belirlerken, başarılı olacağınıza inanmak ve pozitif bir tutum takınmak sizi daha çok motive eder. Başarılı olmak için önünüze çıkabilecek engelleri atlama gücüne ve yeteneğine sahip olduğunuza inanmak, motivasyonunuzu sürdürmenize yardımcı olur. Ancak önemli olan şu ki, aynı zamanda başarıya ulaşmak için gireceğiniz yolculuğun zorlu ve uzun olduğunu kabul etmeniz gerekir. Eğer başarının size mucizevi bir şekilde, çoğunlukla şansla ve sizin çok efor sarfetmeden geleceğine inanırsanız, bu zamanla motivasyonunuzu kaybetmenize sebep olur ve başarısızlık şansını artırır.

5. Sadece iyi olduğunuza değil, daha da iyi olabileceğinize inanın. Çoğu insan, başarıyı kendi yeteneklerini kanıtlayabildiği sürecin bir sonucu olarak görür. Çünkü birçok kişi zeka, yetenek ve kişilik gibi özelliklerin değişken değil, sabit olduğuna inanırlar. Ancak araştırmalarda gösteriyor ki, bu kişiye özgü olguların değişmez olduğuna inanan insanlar hem daha düşük motivasyonlu, hem de genelde hedeflerini gerçekleştirmede daha başarısız oluyorlar. Ayrıca araştırmalar şunu da gösteriyor- bizim değişmez olduğuna inandığımız birçok özellik (yetenek, zeka, kişilik gibi) aslında değişken. Dolayısıyla başarıya giden yolda, sadece iyi olduğumuza değil, kendimizi daha da geliştirebileceğimize inanmak önemli bir etkendir.

6. Metanetli olun. Metanet, uzun süreli planları üstlenebilme ve zorluklar karşısında dik durabilme ve azmedebilme potansiyelimizi gösterir. Genel olarak, metanetli insanların hayatları boyunca hem daha uzun süre eğitimlerine devam ettikleri hem de daha genel olarak daha yüksek not ortalamasına sahip oldukları araştırmalarla gözlemlenmiş.

7. İrade kasınızı güçlendirin. Vücudunuzda çalıştırılmadığınızda gevşeyen kaslarınız gibi, soyut bir kas olan irade kası da siz onu egzersize tabi tutmayınca gevşer. İradenizi güçlendirmek için, normalde yapmak istemeyeceğiniz birşeyi düzenli şekilde hafta boyunca deneyin. Örneğin, yüksek kalorili abur cuburları kesmek, günde 100 mekik çekmek veya dik oturmak gibi. Eğer ki bu hedeflerden birini yapmayı kendiniz için zor görüyorsanız, iradenizin kırıldığını düşündüğünüzde nasıl başa çıkacağınızı planlayın. (Örneğin, ”Canım yağlı bir abur cubur çektiğinde kuru meyve yiyeceğim.” ”Bugün 30 mekikle başlayacağım, ve her gün 20’şer tane artıracağım.” gibi). İrade gücünüz arttıkça daha zorlayıcı aktivitelere yelken açabilirsiniz.

8. Kaderi küçümsemeyin. İradenizin ne kadar güçlendiğini farketseniz de, şunun da farkına varmamız önemli: Herkesin sabrı ve iradesi bir yere kadar. Çok zor işleri bir anda üstlenmeyin (Örneğin hem sigarayı bırakmak hem de rejime başlamak gibi). Ve şunu da bilin, etrafınızdaki yoldan çıkarıcı faktörleri küçümserseniz, kendinizi daha çok cezbedici faktörün olduğu durumlara koyarsınız, ve başarı şansınız azalır.

9. Ne yapacağınıza odaklanın, ne yapmayacağınıza değil. Örneğin kilo vermek istiyorsunuz, sadece ”Diyetimden karbonhidratların çoğunu keseceğim.” demek yerine, ”Karbonhidratlı yiyecekler yerine protein ağırlılıklı yiyecekler tercih edeceğim.” demek sizi daha motive edicektir. Araştırmalar gösteriyor ki, düşünceleri bastırma, tam tersine o düşüncelerin aklınızda daha çok yer etmesine sebep oluyor.

Sosyal Medya Bağımlısı mısınız?

Facebook’un üyelerinden kendi devletini kurabileceği konuşulup, sosyal medya bağımlılığı artık bilimsel bir araştırma konusu olmuşken, aslında beyinle ilgili araştırmalar yapanlar sosyal medyanın bu cazibesinin çok da sürpriz olmadığını tahmin edebiliyorlardı.

Harvard Business Review‘dan David Rock’un bahsettiği sinirbilimi (neuroscience) araştırmalarına göre, beynimizin hazırda bulunan ve bir aktiviteyle ilgilenmiyorken ki hali, başka insanları düşünüyor.

Aktif bir şeyle ilgilendiğimiz zaman, örneğin matematik problemi çözerken, bu sistem kapatılıyor. Ancak beynimiz sadece 2 saniye aktif angajman içinde değilken bile, doğrudan kendimizi ve başka insanları düşünmeye başlıyor.

Geçmiş araştırmalar yüz yüze başarılı sosyal etkileşimlerin beynimizde ödül devrelerini aktif hale getirdiğini, sosyal fobi ve dışlanma korkusunun ise fiziksel acı hissetmemize sebep olan aynı sinirleri stimüle ettiğini gösteriyor.

Twitter ve Facebook gibi sosyal medya sitelerinin başarısı da burada yatıyor. Bu siteler beynimizin inaktif haldeyken düşündüğü şeyler için beynimizi ödüllendiriyor. Ancak, Facebook veya Twitter’da takılmanın yüzyüze soyal etkileşimler kadar bizi pozitif etkileyeceğini düşünmeyin.

Aslında bir bakıma bu sitelerin sinirlerimiz üzerindeki etkisi uyuşturucular gibi: Beyin ilk kullanımlarda şiddetle uyarılıyor, dolayısıyla tekrarlayan kullanımlarda kullanıcılar ödül devrelerini aktifleştirmek için daha da uzun süre bu sitelerde vakit geçiriyorlar. Sonunda, beyin bu kolay ödüllendirilme mekanizmasına öylesine odaklanıyor ki, diğer meşguliyetlerimize odaklanmakta zorlanıyoruz.

Yapılan psikolojik araştırmalar gösteriyor ki, Facebook’ta uzun vakit geçiren öğrenciler daha sinirli, depresif ve saldırgan oluyorlar. Bir daha dostalarınızla Facebook’un veya Twitter’da ne kadar uzun vakit geçirdiğinizi  konuşurken, Twitter ve Facebook kullanımına  sigara veya alkol gibi bir sınır getirip getirmemeniz gerektiğini hepimizin düşünmesi gerek.

Hayatta Herşey Boş Geldiğinde

Hepimize olur, bir anda bomboş hissederiz. Hayatta herşey boş gelir. Kendimizi odalara kapatmak ve dışarı çıkmamak isteriz, ve yaşadığımız hayatı sorgularız. Kendimizi motive etmemiz güçleşir, herşey boş gelir. Bu bazen uzun süredir istediğimiz birşeyi bile başardığımızda olur. Yatağımıza yatmak ve kendi kabuğumuza çekilmektir o anda tek istediğimiz. Dr. Alex Lickerman bu boşluktan çıkmak için şunları öneriyor:
1. İnsanlarla bağ kurun. Arkadaşlarınızla sinemeya gidebilirsiniz, veya ailenizle vakit geçirebilirsiniz. Çoğu zaman hayatın akışında en sevdiklerimizi ihmal ediyoruz. ”quality time” denen kaliteli vakit geçirme çok önemli birşey. Arkadaşlarınızla sadece bir club’da veya cafe’de buluşmak değil de, onlarla beraber bir aktivite yapmak: Örneğin, birlikte bahçede çalışmak ve yemek pişirmek anılar yaratır ve paylaşarak mutlu hissedersiniz.Bir başka opsiyonunuz ise, muhtaca yardım etmek. Bir aşevinde çalışmak, haftasonu bir yetim çocuk yuvasını ziyaret edip onlarla vakit geçirmek, hediye dağıtmak. Müslümanlığa göre, zekat vermek. Modern tanımlamayla, topluma katkıda bulunmak. Bunlar hayatımıza anlam katan ve bizi zenginleştiren şeylerdir.
2. Yeni bir hedef belirleyin. Bazen bu boş hissetme duygusu hayatta bir hedefinizin olmamasıyla alakalıdır. Rutin, terfi olanaklarının az gözüktüğü bir iş hayatı; çocuklar büyüyüp üniversiteye yerleştikten sonra ilgilenecek ve kafanızı meşgul edecek kimsenin olmaması bazen bu hedefsizliği tetikler. Kendiniz için önemli hedefleri belirleyin, ve listenizi seneler geçtikçe yenileyin. Tek bir hedefe kilitli kalmayın. Sokak hayvanlarını düzenli beslemek bile basit ama anlamlı hedeftir. Hayata dair böyle detayları kaçırmayın.

3. Güzel bir kitap okuyun veya film izleyin.Kitapların ve filmlerin, hatta başka birçok sanat eserinin bizi bulunduğumuz yerden farklı bir yere götürme, bize farklı bir perspektif verme gücü vardır. Bazen kitaplar ve filmler üzerinden uzun süredir yabancı kaldığımız hisleri yaşarız: hüzün, hasret, mutluluk. Bu yüzden boş oturmayın, güzel bir film izleyin veya kitap okuyun!

4. Seyahat edin. Seyahat etmek pahalı bir yöntem. Ancak iyi para kazanıyorsanız ama kendinizi bir türlü iş hayatından ayıramıyorsanız bir ara verin. Seyahat edin. Farklı ortam ve kültürlerde bulunmak sizin kendinizde yeni şeyler keşfetmenize yardımcı olur. Kafanızı boşluktan alır ve güzel görüntü ve anılarla doldurur.

5. Biraz sabredin. Eğer klinik bir durumunuz yoksa hiç bir his sonsuza dek sürmez. Bazen içine düştüğümüz boşluk bizi hayatta yeni engelleri aşmamız ve hedeflere ulaşmamız için motive eder. İçine düştüğünüz boşluğun ve mutsuzluğun farkına varın ve kabullenin ve sizi yeni hedeflere götürmesi için ondan güç alın. Klinik bir durumunuz olduğundan şüpheleniyorsanız, profesyonel yardım alın. Hayatta hiçbir engeli atlatmak imkansız değildir.



Gaziantep Öğrenci Koçluğu

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.
Lisans
Uzman Psikolojik Danışman Okan Bal, Pedagog, Aile Danışmanı ve Öğrenci Koçu, Başlıca Danışmanlık Konuları, Aile Danışmanlığı, Evlilik Danışmanlığı, Anne Baba Danışmanlığı, Öğrenci Koçluğu, Çocuk Danışmanlığı, Çocuk Pedagog, Ergenlik Danışmanlığı, Ebeveyn Danışmanlığı, Bireysel Danışmanlık Desteği, Zeka Testleri, Çocuk Gelişim Testleri Konuları. Başta Gaziantep, Şehitkamil, Şahinbey Olmak Üzere Çevre İller Olan Adıyaman, Kahramanmaraş Şanlıurfa, Kilis, Nizip, Besni gibi yaşam alanlarından destek almak için randevu oluşturabilir destek alabilirsiniz.