Ailelere tuvalet eğitimi konusunda tavsiyeler

Tuvalet eğitiminde çocuğun hem fizyolojik hem de psikolojik bakımdan hazır olması gerekmektedir. Tuvalet eğitiminin verileceği ideal zaman aralığı 18-36. aylardır.

Tuvalet eğitiminin verildiği yaşın, 2 yaş sendromu olarak da anılan çocukların yoğun inatlaşma dönemlerine denk gelmektedir.

Çocuklar, bu yaş dönemlerinde bir nevi kişisel alanlarını oluşturmaya çalışıyor ve ebeveyn ile güç savaşına girebiliyor. Böylece sınırlarını öğreniyorlar. Bu dönemde anneyle kıyafet seçimi, yemek seçimi gibi birçok konuda savaş başlıyor. Tuvalet eğitiminde ise durum farklı. Bu süreçte anne, birden çok hassas davranmaya başlıyor. Ses tonu çok yumuşak ve heyecanlı oluyor. Çocuk bir yandan kaslarını kendi başına kullanabilmenin, tutma ve bırakma eyleminin hazzını yaşarken bir yandan da anneyi bu şekilde kontrol edebildiğinin farkına varıyor. Annenin tuvalet için bu bekleyişi çocuk için bir zafer olarak nitelendirilebilir. İlk defa bir alanda sadece kendisi karar verebiliyor.

Ailelere tuvalet eğitimi konusunda tavsiyeler

Çocuğunuzun içinde bulunduğu dönemin özelliklerini iyi bilin ve tuvalet eğitimini çocukla otorite savaşı haline getirmeyin.

Bu dönemin, fizyolojik ve psikolojik olarak hazır bulunurluk gerektirdiğini unutmayın ve eğitime başlamak için çocuğunuzu zorlamayın.

Sabırlı olun ve çocuğunuza sert tepkiler ve ceza vermekten kesinlikle kaçının. Çocuğunuzun bunlara maruz kalması ileride kişilik olarak otorite karşısında sıkıntı yaşayan, özgüveni düşük, aşırı düzenli bireyler olmasına neden olabilir.

Çocuğunuz tuvalet eğitimine başladığında aşırı sevinç ya da beklentiye girmeyin, bunun doğal bir süreç olduğu aklınızdan çıkarmayın.

Bu dönemde çocuğunuza teşvik için büyük ödüller koymak çocuğun bu durumu kullanabileceği bir süreç haline gelebilir, dikkatli olun.

Eğitimin çocuğunuzun kişiliğini etkileyen önemli bir süreç olduğunu unutmayın.

Tuvalet eğitimi konusunda sorun yaşarsanız bir uzmandan destek almaktan çekinmeyin.

Pedagog Kimdir? Ne İş Yapar? – Gaziantep Pedagog

Pedagog desteği ile çocuklarınızın gelişim süreçleri daha sağlıklı bir şekilde ilerlerken, sorunları da terapiler sayesinde giderilir. Çocuklara uygulanan terapiler ile tuvalet alışkanlığı, kardeş kıskançlığı, öfke kontrolü, izinsiz eşya alma gibi davranışlara yardımcı olunuyor çözüm bulunuyor ve henüz küçük yaşta bu problemlerin geçmesine destek olunuyor.

Pedagog desteğine başvurmayı düşündüğünüz konular şu şekilde olabilir;

  • Davranış Bozuklukları
  • Kaygı Bozuklukları
  • Fobiler
  • Hiperaktivite
  • Öğrenme Ve Dikkat Bozuklukları
  • Sınav Kaygısına Yönelik Hizmetler
  • Okul Başarısızlığı Ve Uyumsuzluğu
  • Yaygın Gelişimsel Bozukluklar
  • Gecikmiş Dil Ve Konuşma Bozuklukları
  • Kekemelik
  • Aile Danışmanlığı

 

Pedagog Kimdir? Ne İş Yapar?

Pedagoji bölümünün 1982 yılında üniversitelerden kaldırılmasından sonra Pedagog olmak için girilmesi gereken bölüm Psikolojik Danışmanlık Ve Destek bölümü olmuştur. Bu bölümden mezun olan kişiler aldığı eğitimler ile kendilerini geliştirerek Pedagog olabiliyor. Fakat pedagog seçiminde sizin bakmanız gereken bazı temel unsurlar var. Bu unsurlar ise şöyle;

  • Deneyim ve tecrübe
  • Çocuklarla arasında kurduğu bağ ve samimiyet
  • Aldığı eğitimler
  • Uzmanlık alanları

Tüm bu etkenler pedagog seçiminde önemli rol oynar ve çocuğunuzun kendini daha iyi ifade edebilmesini sağlar. Tıpkı sizlerin olduğu gibi çocukların da seçimleri ve ilgi alanları olduklarını unutmayın. Seçtiğiniz pedagog ile yeterli bağı kuramayan çocuk, kendini ona açmayacaktır.

Çocuklarda Tuvalet Alışkanlığı

Çocukların öğrenme süreçleri tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi farklılık gösterir. Bu yüzden her çocuğun aynı şeyi öğrenme süreci aynı zamanlamayla ilerlemez. Kimi çocuğun bir ayda öğrendiği şeyi kimi çocuk 1 haftada öğrenebilir. Tuvalet alışkanlığının oturması için de çocuğun kaslarını kontrol altında tutabilmesi gerekir. Çocuk, kontrolü ele aldığında ve tuvaletini kendisi yapabilmeye başladığında bu durum onu da mutlu edecek ve rahatlatacaktır. Bunun sonucunda ise kendi kendine tuvaletini yapabilme alışkanlığını devam ettirir ve bu adımı aşmış olur. Fakat bazı çocuklar tuvalet alışkanlığını kazanmayı reddedebilir ya da öğrenmeye açık olmayabilirler. Bu gibi problemlerle karşılaştığınızda vakit kaybetmeden bir uzmana danışmanızda fayda olacaktır.

Çocuğunuza nasıl özgüven kazandırırsınız?

Çocuğun özgüvenini geliştirmek için anneye düşen görevler vardır. Yeterlilik ve değerlilik duygusunu hisseden çocuk, hayatı boyunca daha başarılı ve mutlu olacaktır. Peki, çocuğa özgüven kazandırma yolları nelerdir? Profesyonel Koç Neslihan Erdoğdu, “çocuğuma nasıl özgüven kazandırabilirim?” diyen anneler için altın değerinde bilgiler sunuyor.

Annelik dünyadaki en kutsal mertebelerden birisi. Nesillerin devamı için annelerin çocuklarına “doğru” yaklaşımlarda bulunması, onları iyi bir şekilde yönlendirmesi şart. Anneler kimi zaman aşırı sevgiden çocuklarına zarar da verebiliyorlar. Anne-çocuk arasındaki ilişkiyi doğru tesis etmek için kimi noktalara dikkat etmek gerekiyor.

Çocuğa özgüven kazandırmanın yolları var!

Annelerin hepsi çocuklarını seviyor. Çocukları için yapamayacakları şey nerdeyse yok. Millton Ericson bir çalışmasında 48 kilogram ağırlığındaki bir annenin bir arabayı nasıl kaldırdığından bahseder. Çok sevmek çocuğun her istediğini almak, onu ağlatmamak, her işine koşmak, bir dediğini iki etmemek, zorlandığı her anda yanında olmak çözüm bulmaksa eğer, burada durmak ve bir düşünmek gerekir.

Bir annenin temel görevinin çocuğunu hayata hazırlamaktır. Hayata hazırlanırken zorlanmayan, üzülmeyen, ağlamayan hatta kendi sınırlarını aşmayan çocuk, birey olamaz.

Çocuğun başarması için izin verin!

Emeklerken ayağa kalkıp bir iki adım atan çocuğun gözündeki mutluluğu hatırlayın, en son kendinizi ne zaman o kadar mutlu hissettiniz. Biz çocuklarımızı sevdiğimiz için onların bu anlarını çalan birer hırsızız aslında. Bu kadar özel, değerli, muhteşem ve şahane yaratılmış varlıklara biz neden yetersizlik duygusu yüklüyoruz. Neden bize muhtaçlarmış gibi davranıyoruz? Bir annenin çocuğuna gösterdiği tavır aslında kendilik değeri ile de ilgilidir. Pek çok kadın çocukları üzerinden kendilerini var ediyorlar. Kendi eksikliklerini çocuklarına yaptıklarıyla gidermeye çalışıyorlar. Elbette bunu bilmeden yapıyorlar. Ancak olan çocuklara oluyor ve bunu mümkün olan en erken zamanda fark edilmesi çok önemli. Bu nedenle anneler çocuklarını severken onları yetersizlik duyguları ile tanıştırmak yerine ‘yapabilirim ve yeterliyim’ duyguları ile tanıştırmak zorundadır.

PedagogSoru Sor

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.