Çocuk Gelişimi Aşamaları Nelerdir?

Çocuk eğitimi daha anne karnında başlar. Çocuk yapmaya karar verildiğinde her iki eşinde istekli olması ve aralarında sorun olmaması gerekir. Zeka düzeyi ve beslenme arasında sıkı bir ilişki vardır. Okul öncesi dönemde çocuğun kişilik yapısı ve zeka düzeyi büyük oranda belirlenmiş olur.

İnsan beynini en çok büyüdüğü dönem 0-3 yaş arasıdır.

Çocuk gelişimi sırasında, çocuğun bilişsel yönü kadar önemli diğer bir alan ise, çocuğun sosyallik yönüdür. Sosyal beceriler kişilik yapısı ile doğrudan bağlantılıdır. 3 yaş sonrası dönemde çocuğun eğitimi he aile ortamında hem de okul öncesi eğitimi veren uygun bir kurumda sürdürülmelidir. Anne babanın çocuğa model olması ve sevgi göstermesi önemlidir. Çocuğu sevmek ve şımartmak karıştırılmamalıdır. Çocuğa sorumluluk kazandırılması öncelikli amaç olmalıdır.

Özgüven, doğumla gelişmeye başlar ve 9-10 yaşlarına kadar gelişmeye devam eder.

Bu sebeple çocuğun başarıları takdir edilmeli ve ödüllendirilmelidir. Çocuk sosyal ve sanatsal faaliyetlere yönlendirilmelidir. Zorluklar karşısında umudunu yitirmemesi sağlanmalıdır. Çocuk geçmişle ilgili muhasebe yapamaz, geleceği de planlayamaz. Bu nedenle uzun vadeli sözler verilmemelidir.

Ceza ve ödüller sıcağı sıcağına uygulanmalıdır. Çocuğun davranışları üzerinden ödül ve ceza uygulanmalıdır;  kişilik ve duygular rencide edilmemelidir.

Çocuk Gelişimi Aşamaları ve Büyüme

Çocuklarda büyüme ve gelişme 5 döneme ayrılır:

Süt dönemi: 0-2 yaş arası
Oyun dönemi: 2-6 yaş arası
Okul dönemi: 6-12 yaş arası
Ergenliğe giriş: 11-12 yaş arası
Ergenlik dönemi: 12-18 yaş arası

Çocuk gelişimi aşamaları ve aylara göre analiz:

0-1 ay: Emme, yutma, kaka yapma gibi otomatik refleksler vardır.
1-6 ay: Uyku düzeni oluşmuştur.
6-12 ay: Yabancıları ayırt eder
10. ay: heceleme ve tek kelimeler başlar.
12-18 ay: İlk anlamlı sözleri söylemeye başlar, yürür ve kaşık kullanmaya başlar
18-24 ay: 2 kelimelik cümleler başlar, soru sorar, basit şarkılar söyler, tuvaletini haber verir
24-36 ay: 3 kelimelik kısa cümleler kurar, kendi benliğini kavramaya başlar, kız ya da erkek olduğunun farkındadır, taklit oyunları oynar
36-48 ay: konuşma hızı artar, 10’a kadar sayar, grup oyunlarına katılır
48-60 ay: Zaman kavramı gelişir, dinlediği hikayeyi anlatır, belirgin resimler yapar, arkadaş ilişkileri gelişmiştir.
60-72 ay: Kendi kendine yetecek duruma gelmiştir, mizah duygusu gelişmiştir, okul için hazırdır.

Çocuk Gelişimi Aşamaları – Beslenme ve Beslenme Sorunları

Düzenli yemek yeme alışkanlığı olmayan ailelerde büyüyen çocuklarda düzenli yemek alışkanlığı oluşmaz. Sağlıklı bir beslenme alışkanlığı için şu önerilere uyulmalıdır;

-Hamilelikte iyi beslenmek önemlidir.
-Çocuk ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmelidir.
-Şekerli ve unlu besinler tercih edilmemelidir, hazır mamalardan kaçınmak gerekir.
-Fazla yemek verilmemeli, kolalı ve gazlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
-Ara öğünlerde abur cubur verilmemelidir.
-Her grup besinden yenilmelidir.
-Çocuk yemek konusunda diğer çocuklarla kıyaslanmamalıdır.

İştahsızlık

Zorlayarak yemek yedirilmesi çocuğu iştahsızlığa sürükler. İştahsızlığa neden olan fiziksel etkenler şunlardır: hastalıklar gibi fiziksel etkenler, annenin kaygılı tutumu, gereğinden fazla yemek yedirilmesi, kardeş kıskançlığı vs

Şişmanlık

Son yıllarda şişmanlık çocuklarda giderek artmaktadır. Şişmanlık hem bedensel hem de ruhsal birçok sorunu beraberinde getirir, örneğin özgüven eksikliği. Şişmanlık sorunu olan çocuklarda hormonal sorunlar sıklıkla gözlenir. Şişmanlığa yol açan etkenler şunlardır: genetik yatkınlık, yeteri kadar anne sütü almamak, hareketsizlik, aile içi stres, beslenmeyle ilgili yanlış değer yargıları vs.

Şişmanlığın önlenmesi için şunlara dikkat edilmelidir:

Yanlış beslenme alışkanlıkları engellenmelidir.
Bol su tüketilmelidir.
Televizyon seyrederken yemek yenmemelidir.
Bilgisayardan uzaklaştırılarak, çocuk hareketli aktivitelere yönlendirilmelidir.
Çocuk spor etkinliklerine katılması konusunda yönlendirilmelidir.

Yemeklerde Seçici Davranmak

Çocuk her tür besin kaynağından tüketmelidir. Çocuk süt almıyorsa yoğurt ve peynir yedirilmelidir. Et yemiyorsa köfte yapılabilir. Çocuklar süslü ve göz zevkini okşayan yiyecekleri sevdiklerinden, besinle buna göre hazırlanabilir.

Çocuk Gelişimi Aşamaları – Anne Sütü Önemi

Anne sütü çocuk için çok besleyicidir. İlk 6 ay çocuğa sadece anne sütü verilmelidir. İnek sütü çocuk için zararlıdır ve 2 yaştan önce önerilmemektedir. Ek besinlere yarı katı olarak 6 aydan sonra geçilmelidir.

Emzirme İle İlgili Problemler

Doğum sonrası ilk saat içinde bebek emzirilmelidir. Emzirme sürecinde anne diyet yapmamalıdır ve bol sıvı alınmalıdır. Çalışan anneler süt pompası kullanabilir. Doğum sonrası depresyona dikkat edilmelidir. Süt kesme döneminde aşamalı olarak kesilmelidir. Gün içinde öğün süre ve sayısı azaltılır. Bir süre sonra sadece geceleri emzirilerek daha spnra tamamen kesilebilir.

Anne Sütünün Yararları

Anne sütü çocuğun bağışıklık sistemini geliştirir. Anne sütünün hazmı kolaydır, kansızlık daha az görülür. Anne-çocuk fiziksel olarak emzirme sırasında yakınlaşırlar. Anne çocukla göz teması kurar.

Emzirmenin Anne İçin Yararları

Annelik duygusunu daha fazla hisseder; anne kendisini daha huzurlu hisseder. Emziren anneler daha kolay kilo verirler. Emziren annelerin fiziksel görünümleri daha az bozulur. Emzirme anneyi kanserden korur.

Gelişimi Etkileyen Besin Öğeleri

Demir, iyot, çinko, B vitaminleri, folik asit, A vitamini, kalsiyum, kolin, magnezyum, omega 3

Çocuk Gelişimi Aşamaları – Resim Yeteneği

Çocuğun ilk çizgileri belli bir plan ve düzen çerçevesinde gerçekleşmez.

İlk çizgi ve noktalar genel olarak 18. ay dolaylarında görülür. 2 yaşında yuvarlaklar, ileri geri karalamalar ve irili ufaklı noktalar ortaya çıkar.

3 yaşındaki çocuğun çizgilerinde amaç belirginleşir ve kontrollü hareketler görülür. İnsan resmi olarak sadece yuvarlak baş çizilir ve başın içine 2 göz ve ağız konulur.

4 yaşına gelen çocuk insan figürü olarak genellikle çöp adamlar çizer. Baş kısmına kol ve bacaklar ekleyerek resmi tamamlamaya çalışır. Çok nadir olarak gövdeyi yapar. İnsan resmi en çok sevdiği çalışmadır. 5 yaşındaki çocuk halen insan figürü yapmaya devam eder. İnsan figüründe artık bütün organlar eksiksizdir. Çocuk yapacağı resmin konusunu önceden tasarlar. Yaptığı ev resmine ayrıntıları ekler.

6 yaşındaki çocuğun resimlerinde kağıt kullanımında ustalık görülür ve mekana yerleştirilen nesneler gerçek oranlara oldukça yakındır. Bir nesnenin arkasında bulunan şekiller görülüyormuş gibi çizilir, yani bir çok nesne saydamlaştırılır.

Çocuk resimlerine çevresel koşullar, kültürel ve kişilik özellikleri ve yaşantı gibi etkenler yön vermektedir. Çocuğun bilinç altında kalan istek, özlem, hayal, korku, endişe, merak ve bunun gibi düşünce ve hisleri resim aracılığıyla dışa vurur; ancak bu dışa vurum sembollerle olduğu için açık değildir. Çocuğun resim yapmasının temelinde dürtüsel bir isteğin yanı sıra, beğenilme ve haz alma amacı vardır.

Resim yapmak, çocuğun içselliğini simgelerle nesnel dünyaya kopyalama sürecidir. Bundan dolayı çocuk resim yaparken, müdahale edilmemelidir. Resim yapmak çocuğun düş gücünü geliştiren bir aktivitedir. Resim yapan çocuk, yönlendirildiği veya resmine sınırlamalar getirildiği zaman düş gücünü de sınırlamış olur. Resimler çocuğun nasıl düşündüğünü ve dünyayı nasıl algıladığını anlatır. Resim yapma becerisindeki ilerlemeler, çocuğun zihinsel ve devinimsel gelişimiyle aynı düzeyde seyreder. Resim, çocuk psikolojisinde olduğu kadar, klinik psikolojide de önemli bir yere sahiptir. Klinik psikolojide hem tanı koymada hem de tedavi sürecinde çocuk resimlerinden yararlanılmaktadır.

Çocuk resimleri değerlendirilirken şu ölçütlere dikkat edilmelidir:

– Çizim sırası
– Bireylerin organları
– Nesneler
– Bireylerin konumları
– Orantılar
– Kağıdın kullanım alanı, vs.

Anne ve babalar, çocuklarının resim ve diğer sanat dallarıyla buluşmalarını çok erken dönemde sağlamalıdır. Çocuk 1 yaşından sonra kağıt ve kalem ile tanışabilir. Çocuğun yaptığı resimler hakkında yorum yapması için fırsat tanınmalı ve çocuk cesaretlendirilmelidir.

Çocuk ve Müzik

Müzik ruhun gıdasıdır, diye çok bilinen bir söz vardır. Gerçekten de müzik, insan ruhu üzerinde inanılmaz olumlu değişiklikler yapar. Müziğin kendine özgü bir dili vardır ve bu nedenledir ki, evrensel bir boyuta sahip olduğu söylenir.
Müzik dinletilen bir çocuğun estetik duygusu ve ritim sezgisi gelişir ve içindeki güçlü duygular uyanır. Müzik çocuğu dinlendirir, canlandırır, sakinleştirir ve insani yönünü zenginleştirir. Çocuk dinlediği müziğe dans ile eşlik ederek, içindeki enerjiyi doğru bir şekilde aktarma olanağı bulur.

Bebekler İçin Müzik

Müzik, anne karnındaki bebeği bile olumlu yönde etkilemektedir. Birden fazla dinletilen müzik parçalarına veya ritmik seslere bebeklerin tepki verdikleri gözlenmiştir. Peter Happer ve Sara Shahidullah, 14 haftalık bir fetüsün dışarıdan gelen seslere tepki verdiğini, 24 haftalık iken ninnileri ve sakinleştirici müzik parçalarını dinlediğini tespit etmişlerdir. Doğumdan önce ve doğumdan sonra bebeğe dinletilen müzik belli bir düzen içinde verilmeli ve anne ile bebeğin günlük yaşam etkinlikleriyle bağlantı kurulmasına özen gösterilmelidir.

Hangi Müzikler, Ne Zaman ve Nasıl Dinletilmelidir?

Bebeklere, gerek doğumdan önce ve gerekse doğumdan sonra her çeşit müzik ve ritmik sesler dinletilebilir. Yağmur, rüzgar, dalga, hayvan sesleri, kuş ötüşleri olan albümler tercih edilebilir. Hamileliğin beşinci ayından itibaren, özellikle bebeğin hareketli olduğu saatlerde müzik dinletilmesi önerilmektedir. Günlük 10-15 dakikalık seanslar şeklinde müzik dinletilebilir. Çoklu zeka yaklaşımının en bilinen savunucusu Howard Gardner’e göre müzik başlı başına bir zeka türüdür. Müzikal zeka, en erken ortaya çıkan ve en erken fark edilen zeka çeşididir.

Tuvalet Eğitimi Ne Zaman Başlanmalı?

Her çocuğun gelişimsel hızı farklıdır. Bu nedenle her çocuk için farklı zamanlarda tuvalet eğitimi başlayabilir.  Bir çok anne- baba çocuklarının bir an önce tuvalet eğitimi konusuna geçmesi için acele etmekte ya da bu konuda geç kaldığını düşünmektedir.

Tuvalet eğitimi ne zaman başlanmalıdır? Ne zaman geç kalınmış olur?

Tuvalet eğitimi için bazı çocuklar 3-3.5 yaşa kadar fiziksel ve zihinsel anlamda hazır olmazken bazı çocuklar 18- 24. aylarda hazırım sinyalleri vermekte ve kısa bir sürede tuvalet eğitimini tamamlamaktadır. Öncelikli olarak çocuğunuzun çiş eğitimi alabilmesi için, fiziksel ve zihinsel  anlamda buna hazır olması gerekir. Eğer çocuğunuz 3 saatten fazla idrarını tutabiliyor hale gelebiliyorsa bu sürece hazır hale gelebildiğini gösteriyordur.. Çünkü çocuğunuz artık fiziksel ve zihinsel anlamda gerekli olan mesane kontrolünü sağlayabilmiştir. Tuvaletinin geldiğini size davranışsal ya da sözel anlamda  işaret  veriyorsa hemen bu uyarıları fark etmeli ve onu eğlenceli bir şekilde tuvalete götürmelisiniz. Çocuğunuzu tuvalet eğitimine olan motivasyonu da oldukça önemlidir. Tuvalete giderken sizi taklit etmeye başlamışsa ve bağımsız olarak hareketlerini kontrol etme ihtiyacı duyuyorsa ( ben yapacağım gibi) işiniz daha da kolaylaşır. Fakat tuvalet eğitimi için bu motivasyonu sağlaması için sabırlı olmalı ve onu beklemelisiniz. Önemli olan sizin eğitime başlama kararınız değildir onun hazır olduğu andır. Siz ne kadar çok isteseniz de, çok çabalar gösterseniz de bu eğitim süreci başarısız olabilir, o hazır olduğunda size olumlu tepkiler verecektir.  Tuvalet eğitimi başlarken sizin de çocuğunuzun da içinde bulunduğu ortamın huzurlu olması çok önemlidir.

Stresli bir dönemde ise bu eğitime hazır olamayacak, siz de bu süreçte gerekli sabrı gösteremeyeceksinizdir. Bazı çocuklar tuvalet eğitimi sürecini kısa bir zamanda tamamlarken,  bazı çocuklarda bu süreç ayları alabilir. Bunun için acele etmemeli, çocuğa baskı yapmamalı ve endişenizi çocuğunuza hissettirmemelisiniz. Bunu hisseden çocuğunuzun tuvalet eğitimi gecikecek ve çocuğunuz beklediğiniz tepkileri veremeyecektir.

Tuvalet eğitimi ve çocuğun öğrenmesi

Tuvalet eğitimi için hazır olduğunu hissettiğiniz çocuğunuzla önce bir alışverişe çıkın ve ona kendi seçtiği ve beğendiği ( tercihen eğlenceli)  bir tuvalet oturağı almalısınız. Eve bunu getirdiğinizde tuvalette istediği bir köşeye birlikte yerleştirin, oyuncaklarını ya da bebeklerini yanına getirin ve oturağında oturtmalı oyunlar oynayın.Eğer yetişkin tuvaletine yerleştirilen bir oturak almış iseniz çocuğunuzun kendisini güvende hissetmesi ve korkmaması için ayaklarını koyabileceği bir zemin hazırlayın. Daha sonra kendisinin oturup oturmak istemediğini sorun ( eğer istemiyorsa onu zorlamayın) , başlangıç olarak hemen kıyafetlerini soymayın, bu onu tedirgin edebilir. Ama bunu sözel olarak ifade edebilirsiniz.( çişimizi yaparken altımızda pantolonumuz varsa çıkarırız, çünkü çişimiz üstümüze gelir gibi)  Sonrasında aslında bunun bir oyuncak olmadığını , kakası ya da çişi geldiğinde kullanması gereken bir materyal olduğunu ona anlatın. Kendinizden – babasından örnekler verebilirsiniz.

Bu yaş dönemleri taklit davranışların en çok gözlemlendiği dönemdir. Bu nedenle tuvalet eğitimi için sizi taklit etmesini sağlayabilirsiniz. Bezine kakasını yaptığında bezdeki kakayı tuvalet boşaltın ki oturağının ne işe yaradığını ona daha net bir şekilde gösterebilesiniz. Çocuğunuz tuvalet eğitimi için oturağına oturmayı kabul ettiğinde, bu davranışın onun yaşamının rutin bir parçası olduğunu ona gösterin.Yani kahvaltıdan sonra, banyodan önce, sokağa çıkmadan önce, uyumadan önce uygulayın. Bunu yaparken önce az sayıda yapın zamanla bu sayıyı arttırın. Tuvalet eğitimi,çocuğunuza başlangıçta sık sık hatırlatır ve onu sürekli olarak tuvalete götürürseniz onu bu durumda sıkarsınız ve sizinle  inatlaşmaya başlar. Tuvalete gidemediğinde  ya da yetişemediğinde altına kaçırabilir, bunu olağan karşılayın ve hemen eskisi gibi rutin temizliğini yapın, başarılarını övün , kazaları görmezden gelin. Kendisini suçlu hissetmemesine özen gösterin.

Başardığını gören çocuk kakasını ya da çişini yaptığında  görmek isteyebilir, bu nedenle hemen sifonu çekmeyin. Bu onu mutsuz edebilir. Gündüzleri  bez kullanmayın, bu dönemde alıştırma kilotunu kullanabilirsiniz. Önce gündüz sonra gece kaçırmaları sona erecektir. Çocuğunuz yukarıda anlattığımız tepkileri vermediğinde sinirlenmeyin, hemen çiş eğitimine ara verin, sonrasında yeniden başlayabilirsiniz, bunu onsuz başaramazsınız bu nedenle onun hazır olmasını beklemek zorundasınız. Kız çocukları tuvalet  eğitimine erkek çocuklarından daha önce hazır hale gelebilirler.Kız çocuklarında tuvalet temizliğinin önden arkaya doğru yapılması gerektiğini unutmayın.

Kızınız kendi kendine bunu yapabilecek duruma geldiğinde, tuvalet eğitimi açısından ona bunu öğretin ve sonrasında 2. bir tuvalet kağıdı ile kurulamasını öğretin. ( hafif vuruşlar şeklinde – hızlı yapmamasına dikkat edin) Tuvalet eğitiminde idrar yolu enfeksiyonları gözlemlenebilir. Sık idrara çıkma, altına kaçırma, çiş yaparken acıma , karın ağrısı ile karşılaştığında çocuk doktorunuzla iletişim kurmalı ve eğitime bir süreliğine ara vermelisiniz. Kız çocukları ve erkek çocuklarının tuvalete oturma şekli birbirinden farklıdır. Bazen kız çocukları erkekler çocukları gibi, erkek çocukları da  kız çocukları gibi oturmak isteyebilir.

Bunu başlangıçta çok fazla engellemeyin, birkaç kere deneyebilir, zamanla bu pozisyona vücut parçalarının uygun olmadığını anlayacak ve doğru oturma pozisyonuna geçebilecektir.  Fakat erkek çocukları kız çocuklarına göre iki pozisyonu birlikte öğrendiklerinden  bu süreç kız çocuklarına göre daha uzun sürebilir. Çünkü çişini yaparken ayakta, kakasını yaparken oturuyor olacaktır , bu nedenle tuvalet eğitimi sırasında kız çocukları ile oğlunuzu asla karşılaştırmayın. Oğlunuz önce oturarak yapmayı öğrenebilir, ayakta yaparak öğrenmesini sağlamak için baba, amca ya da dayısını  izlemesini sağlayabilirsiniz, onu örnek alabilir. Bu çalışmalar yapılırken ayakta çiş yapmayı eğlenceli hale getirebilirsiniz, ( hedefe ulaşma oyunu: peçeteyi tuvaletin içinde bir köşeye düşürün ve onu ıslatma oyunu oynayın, ıslatınca mutlu olun ve takdir edin) ) Bu geçiş süreci  için de onu zorlamamaya özen gösterin.

Ailelere tuvalet eğitimi konusunda tavsiyeler

Tuvalet eğitiminde çocuğun hem fizyolojik hem de psikolojik bakımdan hazır olması gerekmektedir. Tuvalet eğitiminin verileceği ideal zaman aralığı 18-36. aylardır.

Tuvalet eğitiminin verildiği yaşın, 2 yaş sendromu olarak da anılan çocukların yoğun inatlaşma dönemlerine denk gelmektedir.

Çocuklar, bu yaş dönemlerinde bir nevi kişisel alanlarını oluşturmaya çalışıyor ve ebeveyn ile güç savaşına girebiliyor. Böylece sınırlarını öğreniyorlar. Bu dönemde anneyle kıyafet seçimi, yemek seçimi gibi birçok konuda savaş başlıyor. Tuvalet eğitiminde ise durum farklı. Bu süreçte anne, birden çok hassas davranmaya başlıyor. Ses tonu çok yumuşak ve heyecanlı oluyor. Çocuk bir yandan kaslarını kendi başına kullanabilmenin, tutma ve bırakma eyleminin hazzını yaşarken bir yandan da anneyi bu şekilde kontrol edebildiğinin farkına varıyor. Annenin tuvalet için bu bekleyişi çocuk için bir zafer olarak nitelendirilebilir. İlk defa bir alanda sadece kendisi karar verebiliyor.

Ailelere tuvalet eğitimi konusunda tavsiyeler

Çocuğunuzun içinde bulunduğu dönemin özelliklerini iyi bilin ve tuvalet eğitimini çocukla otorite savaşı haline getirmeyin.

Bu dönemin, fizyolojik ve psikolojik olarak hazır bulunurluk gerektirdiğini unutmayın ve eğitime başlamak için çocuğunuzu zorlamayın.

Sabırlı olun ve çocuğunuza sert tepkiler ve ceza vermekten kesinlikle kaçının. Çocuğunuzun bunlara maruz kalması ileride kişilik olarak otorite karşısında sıkıntı yaşayan, özgüveni düşük, aşırı düzenli bireyler olmasına neden olabilir.

Çocuğunuz tuvalet eğitimine başladığında aşırı sevinç ya da beklentiye girmeyin, bunun doğal bir süreç olduğu aklınızdan çıkarmayın.

Bu dönemde çocuğunuza teşvik için büyük ödüller koymak çocuğun bu durumu kullanabileceği bir süreç haline gelebilir, dikkatli olun.

Eğitimin çocuğunuzun kişiliğini etkileyen önemli bir süreç olduğunu unutmayın.

Tuvalet eğitimi konusunda sorun yaşarsanız bir uzmandan destek almaktan çekinmeyin.

PedagogSoru Sor

Gaziantep Öğrenci Koçluğu

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.