Sevgi, çocuğun beyin gelişimini hızlandırır

Birçok bilimsel çalışma çocukların gelişimi için sevginin ve şefkatin önemini vurguluyor. Özellikle beyin gelişimin yüzde 80’inin tamamlandığı ilk yıllarda sevgi, bebeğin beyin gelişiminde önemli role sahip. Araştırmalar ilgisiz ve sevgisiz kalan bebeklerin beyinlerinin sevgi ve ilgi ile büyüyen çocuklardan daha küçük olduğunu, hatta bu bebeklerin bazılarının öldüğünü gösteriyor. Sevgi bu kadar değerli. Peki, çocuğumuza bu sevgiyi nasıl gösterebiliriz?

ONA SEVGİ İLE BAKIN!

Yapılan araştırmalar bebeklere şefkatle dokunmanın beyin hücreleri arasında bağlantıyı arttırdığını, istismar ve ihmalle büyüyen bebeklerin ise beyin hücrelerinin öldüğünü gösteriyor. Çocuğa şefkatle dokunmak, saçını ve yüzünü okşamak, sarılmak, gülümseyen gözlerle ona sevgi göstermek beyin gelişimini hızlandırır. Günümüzün tüketim ve teknoloji çağında aslında çocuğunuza vereceğiniz en önemli hediye şefkatli bir dokunuş, göz kontağı kurmak ve gülümsemektir.

YANINDA OLMAK YETMİYOR

Anne-babalar çocuklarını mutlu etmek için sürekli yiyecek ve oyuncak alır. Bu oyuncakla çocuğu baş başa bırakır ve kendi dünyasına döner. Ya da çocuk ısrar ederse çok aceleci şekilde en fazla beş dakika çocuğu yönlendirerek onunla oynar. Oysa çocukla ilgilenmek demek, onun yanında tüm ruhumuzla, zihnimizle olmak demektir. Çocukla oynarken aklımızda başka bir şey varsa, çocuğu takip edemiyor ve aynı frekansta kalamıyorsak çocuğa ayrılan bu saatin hiçbir kıymeti yoktur. Bu nedenle çocuğunuzla baş başa geçireceğiniz, gözlerinin içine bakabileceğiniz, ona şefkat ve sevgi göstereceğiniz zamanlar yaratın.

ÇOCUKLA ZITLAŞMAYIN!

Özellikle küçük çocuklarla ile asla güç kavgasına girip, zıtlaşmayın. Güç kavgası ve inatlaşmak çocuğun beyin gelişimini olumsuz etkiler. Bunun yerine sağlıklı sınırlar koyarak, seçenekler sunarak ikna etmeye çalışın. İkna etmek için onu korkutmayın, tehdit etmeyin, zıtlaşmayın. Çocuğunuzu her fırsatta takdir edin ve sergilediği başarıları görün. Çocuğa üstünkörü ‘aferin’ demeyin, gerçekten başarısını ve yeteneğini görüp takdir edin.
Çocuğunuzun kendine güvenen, sağlıklı ve başarılı bir birey olmasını istiyorsanız bunu sadece eğitim vererek sağlayamazsınız. Eğer siz de çocuğunuzun başarılı ve mutlu olmasını istiyorsanız yaşı kaç olursa olsun sevginizi ve şefkatinizi gösterin ve onu eleştirmek yerine takdir edin.

 

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü Adına Profesyonel Danışmanlık Hizmeti

(Yüz-yüze veya Online Randevu) Alabilirsiniz.

psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Mutlu çocuk yetiştirmenin 10 altın kuralı

Mutlu çocuk nasıl yetiştirilir?

Mutlu, özgüveni yüksek, kendine ve başkalarına karşı saygılı olmayı başarabilen bireylerin, mutlu bir çocukluk geçirmiş olduklarını söyleyebilirim.

Yaşamımız boyunca birçok acı – tatlı, iyi – kötü, güzel – çirkin, sevgi dolu – sevgisiz anlar yaşarız. Önemli olan bu anlarda dahi öz huzurumuzu elimizde tutabilmektir.

Dünyaya gelen her çocuk, annesi – babası tarafından yetiştirilemiyor maalesef. Bu yazı çocuk yetiştiren tüm bireyler için yol gösterici olması amacıyla kaleme alınmıştır.

1) Tutarlı olun

Tutarlılık; herkesin kendisi için istediği ama çoğu zaman karşısındakine uygulayamadığı bir kavramdır. Çocukların yetiştirildiği ortamda olması gereken en önemli davranış biçimi tutarlılıktır. Doğru rol model olabilmek; sözlerimizle davranışlarımızın birbirine örtüşmesi ile mümkün olur. Sürekli paylaşmanın olmazsa olmaz olduğunu konuşan bir babanın acil bir durumda ihtiyacı olan arkadaşına arabasını vermemesi tutarsızlığın en basit örneğidir.

2) Sevginizi doğru gösterin

Kuşkusuz her anne – baba çocuğunu çok sever. Önemli olan bunu doğru biçimde göstermek ve sevginin koşulsuz olduğunu öğretmektir. Koşullar ve istekler üzerine kurulmuş sevgi ilişkileri, hem karşılıklı güven sorgulamasına açıktır hem de temel olarak değersizlik hissi yaşatır. Her birey koşulsuz sevildiği zaman mutludur ve koşulsuz sevmeyi öğrendiği zaman huzurludur.

3) Yapabileceği işleri elinden almayın

Çocuklar hangi yaş grubunda olursa olsun işe yaradığını hissetmek ister ve bu duygu var olma güdülerini güçlendirir; yeterlilik hissini pekiştirir. Merdivenden çıkmak, masa hazırlamak, kapıyı açmak ve bunun gibi her yaş grubuna uygun birtakım fiziksel eylemleri gerçekleştirmesine izin vermek, çocuğunuzun özgüvenini pekiştirir ve başarma duygusunu tatmasını sağlar. Bu duyguyu çocuğunuzun elinden almayın.

4) Rekabeti değil işbirliğini öğretin

Rekabetçi yaklaşım her birey için uygun değildir. Herkeste aynı etkiyi göstermez.Ama işbirliği duygusu, bütünleştirici, öğretici ve içinde saygı barındıran bir duygudur. Takım sporları, grup çalışmaları, birlikte oynadığınız oyunlar, okul projeleri gibi faaliyetlerde birleştirici ve tamamlayıcı yaklaşımda bulunmayı tercih edin.

5) Saygıyı öğretin

Bireyin sahip olması gereken temel duygulardan biri de; kendisine ve başkalarına saygı duymasıdır. Çocuklarımıza bu durumu ancak davranışlarımızla gösterebiliriz. Onlar bizim aynamızdır. Ne konuştuğumuza değil nasıl davrandığımıza bakarlar ve bu şekilde kendilerini yönlendirirler. Eşimize, arkadaşlarımıza gösterdiğimiz saygı onlar için yol gösterici olur.

Uzman Psikolog aile ve çift terapisti Gamze Eser

6) Mükemmel diye bir şey yoktur

Mükemmel olmasını istemek çocuğa zarar verir. Kimse mükemmel değildir. Sizler de değilsiniz. Eksiklerimizi ve yapamadıklarımızı çocukların tamamlamasını istemek ve zorlamak mutsuz birey yetiştirmek için yapılan bilinçsiz davranışlardır.

7) Geçmişte yaşamak ve yaşatmak

Sürekli yaşanmışlıklardan bahsetmek, yaşanan olumsuzlukları durmadan dillendirmek, yaptığı hataları affetmemek ve sürekli hatırlatmak çocuklarınızın sizden uzaklaşmasına ve onları anlayacak başka birilerini aramaya iter. Bunun yerine, affedin, dinleyin ve geçmişte yaşamayı bırakın.

8) Önemli hissettirin

Hepimiz sevdiğimiz kişiler tarafından değerli olduğumuzu hissetmek ve bilmek isteriz. Çocuklarımıza değerli olduklarını maddi temellerle gösteremeyiz. Bu, sadece onların değerli olma algısını tamamen yanlış şekillendirmiş olmakla kalmaz;aynı zamanda mutluluğun temelini paraya dayandırmış oluruz. Önemli hissetmek için sizin güzel sözleriniz ve davranışlarınız yeterlidir.

9) Kıyaslamayın

Kıyaslanmaktan hoşlanan birey yoktur. Hoşunuza gitmeyen, rencide edici ve özgüven kırıcı bu davranışı çocuklarınıza uygulamayın. Herkes dünyaya farklı parmak iziyle gelirken okulda aldığı notlar, sosyal ve fiziksel becerileri yüzünden kıyaslanmayı hak etmez. Herkes özeldir. Hepimizin becerileri farklı farklıdır. Mutsuz çocuk sürekli etrafındaki yaşıtlarıyla kıyaslanan çocuktur; unutmayın!

10) Sorgulamayı öğretin

Çocuklarımıza isteklerini, davranışlarını, söylemlerini sorgulamayı öğretin. Bunun için sorular sorun ve cevaplar bekleyin. Asla yargılamayın. “Ben öyle istiyorum, öyle olacak!” kalıbından uzak durarak yaklaşımda bulunun. Çocuğunuza evet veya hayır cevabını verirken mutlaka gerekçesini de sunun. Bu sayede o da sorgulamayı, her söyleneni doğru kabul etmemeyi öğrenecektir.

Gaziantep Tercih Danışmanlığı

PedagogSoru Sor

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.