– İyi bilin ki ancak Allah’ı zikretmekle gönüller huzur bulur. (Ra’d, 28)
 
– Ve insana tarafımızdan bir rahmet tattırsak, sonra onu ondan çekip alsak, muhakkak ki o, tamamen ümitsiz bir nankör olur. (Hud,9)

– İnsana nimet verdiğimiz zaman (bizden) yüz çevirip yan çizer; ona bir de zarar ziyan dokunacak olsa iyice karamsarlığa düşer. (İsra,83)

– Gerçekten insan tahammülsüz, hırslı, aceleci ve sabırsız yaratılmıştır Başına bir fenalık gelince feryat eder; hayır dokundu mu kıskanç ve cimri kesilir. (Mearic, 19-21)

– ‘İnsanın, başına bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek ona yalvarır. (Zümer,8)

 
–  ”İnsana bir nimet verdiğimiz zaman (bizden) yüz çevirir ve yan çizer fakat ona bir kötülük dokunduğu zaman da yalvarıp durur. (Fussilet,51)
 
–  İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, “Rabbim bana ikram etti” der. Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, “Rabbim beni aşağıladı” der. (Fecr,15-16)
 
– İnsan, aceleci (bir tabiatta) yaratılmıştır. Size âyetlerimi göstereceğim; benden acele istemeyin. (Enbiya, 37)
 
–    Şüphesiz insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir. Ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür. (Adiyat, 6-8)

– Nefsanî arzulara, kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara çekici kılındı. Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir. Halbuki varılacak güzel yer, Allah’ın katındadır. (Al-i İmran, 14)

– De ki: “Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Zaten insan çok cimridir.” (İsra,100)

– “Allah’a iman edin ve Resûlü ile birlikte cihat edin” diye bir sûre indirildiğinde, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve “Bizi bırak da oturup kalanlarla birlikte olalım” dediler. (Tevbe, 86)

– İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor? (Beled, 5)

– Onlara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Peygamber’e gelin” denildiğinde onlar, “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter” derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı? (Maide,104)

– İnsanlardan kimi vardır ki, hiçbir bilgisi olmadığı halde Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer. (Hac,3)

– O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla seyrettiği, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada ona şiddetli bir fırtına gelip çatar ve her taraftan dalgalar onlara hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını (batıp boğulacaklarını) anlayınca dini Allah’a has kılarak “Andolsun, eğer bizi bundan kurtarırsan, mutlaka şükredenlerden olacağız” diye Allah’a yalvarırlar. Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapıyorlar. (Yunus,22-23)

– İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek ona dua ederler. Sonra Allah onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki içlerinden bir grup, Rablerine ortak koşuyorlar.(Rum,33)

– “Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler,(sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.(Ahzab,72)

– Doğrusu biz sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz (Araf,10)

– Allah sizden (yükünüzü) hafifletmek ister; çünkü insan zayıf yaratılmıştır. (Nisa,28)

 
–  Hakikaten biz bu Kurân’da insanlar için her türlü misali sayıp dökmüşüzdür. Fakat tartışmaya en çok düşkün varlık insandır. (Kehf,54)