Özel Üniversite mi Devlet Üniversitesi mi ?

Eğitim hayatınızın geleceği hakkında hiç ikileme düştünüz mü? Eğitim hayatınızın ilerleyen zamanlarında ikilemde kalacağınız bu soruyu kendi kafanızda erken cevaplandırmak hedefleriniz için çok belirleyici olacaktır. Ebeveynlerin %65i son tercih zamanlarında bu ikilem arasında çok kalıyorlar. Bir taraf özel üniversiteleri desteklerken bir tarafta tam tersine özel üniversiteleri kesinlikle reddediyorlar.

Tabi özel üniversite olayı biraz imkanlar konusu ama son günlerde özel üniversite konusunda ciddi bir sektör genişlemesi var ve ücretler gitgide cüzileşiyor. Diğer yandan birde burs imkanlarınız var. Özel üniversiteler ve devlet üniversitelerinin hem bir çok ortak hemde farklı yanları var peki, nedir bunlar ?

Ebeveynler için kararsızlık söz konusu olan en büyük konular arasında Özel Üniversite ve Devlet Üniversitesi arasındaki seçim en başlarda geliyor
İlk bakışta iki seçenekte birbirine çok yakın geliyor çünkü ne olursa olsun birey eğitim alıcak. İki üniversitede alanlarında uzmanlaşmış öğretmen ve profesör doktorlar var. Tabi bu öğretmenler değişkenlik gösterebiliyor. Bir çoğumuzunda bildiği gibi devlet üniversiteleri arasında herkesin kesinlikle gitmek  isteyeceği bir çok üniversite var. Ama bunun yanında her devlet üniversiteside aynı şartlarda değil bir çoğunda sınıflardaki öğrenci çoğunluğu ve öğretmenlerin zaman azlığı söz konusu.Ne yapılırsa yapılsın bu değiştirelemeyecek gerçek eğer devlet üniversitelerinde okuyan bir yakınınız tanıdğınız varsa genellikle söyledikleri şeyler şunlardır; “Rektörün yüzünü gören cennetlik.” , ”Dersimi dinliyorum,sınavıma giriyorum ve çıkıyorum, bunun dışında hocalarla çok samimiyet kuramıyorum.” Tabi bu söylediklerim genelleme yani devlet üniversitelerinin %90a yakını böyle. Eğer aksini idda edicek olursa biraz araştırmanız yeter.

Özel üniversiteler bu hususta çok iyi bir tavır sergiliyor şayet kendimden biliyorum reklam vermemek ve üniversite adı söylemek istemiyorum devlet veya özel olarak.Ama size gerçekten söyleye bilirim ki öğretmenlerimle samimiyet içerisindeyim anlamadığım bir konu herhangi bir şey olduğunda çekinmeden dersten sonra aralarda veya herhangi hocanın müsait olduğu bir zamanda hocalarımla konuşuyorum.

Ayda en az bir kere rektörümüzün öğrencileriyle toplantıları oluyor konferans salonunda ve yani her derdimizi dikkate alıyor. Yani ben rektörle birebir görüşebiliyorum hazırlık sınıfında olmama rağmen.

Devlet üniversitelerinde öğrenci çok olur dedim bunun artılarıda var tabi daha kolay arkadaş edinme çevernin olması gibi bunlar size ekstra bir artıdır sosyalleşmek için ama özel  üniversitelerindede azımsanacak bir çoğunluk yok tabi aynı şeyler özel üniversitelerdede var. Ama derslerde bu durum sıkıntı olabiliyor bu kadar fazla öğrenci olması kişi başına düşücek ilgi derecesini minimuma düşürüyor.

Ayriyeten özel üniversitelerde yabancı öğrencileri çoğunluk olarak görebilirsiniz tabiki bursluluklarından dolayı yurt dışından gelen öğrenciler burslu olarak gelmek zorunda oluyor genelde ve çoğunlukla özel üniversiteler bu imkanları sağlayabiliyor. Benim üniversitemde hazırlıkta %25-27 oranında yabancı oranı var yani bu bana çok büyük bir katkı çoğu Türkçebilmiyor ve sizde İngilizce konuşmak zorunda kalıyorsunuz.Onların kültürünü öğreniyorsunuz,  onlara kültürünüzü öğretiyorsunuz bunlar çok büyük artılar.

İmkan konusunda konuşmak istersek bildiğiniz gibi özel üniversiteler kendi dayanakları ve kaynakları var yani bir proje yaptığınızda devletteki gibi prosedürlerle çok zaman harcamıyorsunuz eğer projenizin elle tutulur ve mantıklı bir yanı varsa emin olun desteğinizi özel üniversitelerden alabilirsiniz. Güneş gibi parlayarak 1-0 önde başlıyorsunuz diğer projelere göre.Kütüphane,laboratuvar ve derslik imkanları da buna dahil tabikide. Yani anlatmak istediğim şey aslında devletin devlet üniversitelerine  verdiği destek özel üniversitelere çoğu zaman yetişemeyecek düzeyde.Bu sebepten dolayı özel üniversitelerdeki imkanlar yardımıyla öğrenciler görsel deneylerle daha destekli olarak öğreniyorlar.

Buda tabiki başarı oranını arttırabilecek bir faktör. Arttırabilecek bir faktör diyorum çünkü olay öğrencinin kendisinde biter son noktayı yine öğrenci koyuyor.

Ayriyeten çoğu özel üniversitelerin şirketlerle veya kurumlarla anlaşmaları oluyor staj yada mezun olunca iş bulma açısından.Yani açıkçası size bir torpil gibi bir durum siz 2.-3. sınıftayken gidiyorsunuz seçilen anlaşmalı şirketlerde stajınızı üniversite bünyesinde yapıyorsunuz.

Yani buda demekki alanınızda uzman staj merkezlerinde deneyim ve tecrübe kazanmak demek bu ekstra bir puandır geleceğe yönelik. Devlet üniversitelerinde bu staj imkanları çok daha kısıtlı genellikle staj yapacağınız yeri siz seçiyorsunuz eğer sizi bir şirkete yönlendiren profesyonel bir öğretmeniniz yoksa.

Ailelerin özellikle özel üniversiteler hakkındaki korkusu çocukalrı burslu kazanmadıysa düşünülen şey her zaman şudur ; “Oğlum sen gidiceksin ama onlar paragözlü üniversiteler,seni sınıfta bırakmaya çalışacaklar sürekli para sömürmek için.” Tamamen yanlış bir ön yargıdır bu yani dayandırılacak bir tutanak yok.

Hatta para verilmesi bazen öğrenci yararına bile olabiliyor öğrenci madem para veriyorum sınıfta kalmayayım derslerimi vereyim ekstradan yaz okuluna para vereceğime gider tatilimi yapar veya başka alanlarda paramı kullanırım diye düşünüyorlar.

Yani bu önyargıyı atlatmak lazım önce bir sağlıklı düşünmek için böyle bir yargı olduğunu biliyorum çünkü ilk gönderirken benim ailemde böyle tedirgindi ama şimdi üniversitedeki öğretmenlerimden benim hakkımda bilgi bile alabiliyorlar derslerim veya sınav tarihleri tatil tarihleri veya bunun gibi şeyler.

Özetlemek gerekirse, özel üniversiteler ve devlet üniversiteleri bir çok ortak paydaya sahip olsada aralarında neredeyse bir uçurum kadar fark var benim kânaatımca.Eğer oturup iki seneçeğinde artı ver ekilerine bakılırsa mantıklı seçim özel üniversitedir ama en baştada söyledğim gibi bu bir imkan meselesi ama bursluluk durumuda var tabi.

Ama eğer imkanlar el veriyorsa ve durumunuz müsaitse burslu veya burssuz özel üniversiteler devlet üniversitelerine göre daha iyi bir eğitim hayatı daha iyi imkanlar ve bunların doğrultusunda daha iyi bir kariyer ve iş hayatı sağlar.

Kemalcan HALLI

Lise tercihi yaparken 7 altın kural

TEOG sonuçları açıklandı. Puan kadar tercihlerde kaydedilen isabet de önemli. Yanlış okul seçimi  telafisi mümkün olmayan sonuçları beraberinde getiriyor. Peki, lise tercihleri yaparken dikkat edilmesi gereken hususlar neler?

1 milyondan fazla 8. sınıf öğrencisinin merakla beklediği Temel Eğitimden Öğretime Geçiş (TEOG) sınavı sonuçları dün açıklandı. Öğrencileri ve velilerini şimdi de isabetli tercih telaşı sardı. Yanlış bir tercih telafisi çok zor sorunları beraberinde getiriyor. Bu sene de öğrenciler bir defada 25 okul tercihi yapacaklar. Özel okula gitmeyi kararlaştıranlar başka tercihte bulunamayacak. Tercihteki altın kural, “öğrencinin kendisini tanıması.” Üniversitede mühendislik ve tıp gibi alanlarda eğitim görmek isteyenler fen liselerine; hedeflerine hukuk, siyasal ve uluslararası ilişkileri koyanlarsa sosyal bilimler ya da Anadolu liselerine yönelmeli.

1. Ev ve okul mesafesi

Tercih esnasında okulun eve uzaklığına çok dikkat edilmeli. “En iyi okul eve yakın olan okuldur” kaidesi akıldan çıkarılmamalı. Fakat öğrencinin puanı yatılı imkanı olan Fen lisesine ya da  Galatasaray, Kabataş Anadolu lisesi, İstanbul Erkek lisesi gibi bazı kaliteli Anadolu liselilerine tutuyorsa bu şart önemini yitirir.

2 . Okulun fiziki durumu

Okulun sahip olduğu bahçe, laboratuvar, tiyatro, sinema salonu gibi alanların yeterliliğine dikkat edilmeli. Okul ve çevresinin hijyen durumuna bakılmalı. Geçen sene yapılan düzenlemeyle  Anadolu liselerinde derslik sayıları 34’ten 40’a çıkarıldı. Bu hususa da dikkat edilerek tercih yapılmalı.

3. Eğitim müfredatı

Tercih edilen lisenin eğitim müfredatı öğrencinin üniversite sonrasındaki hedefleriyle ilişkilendirilebilir olmalı. Örneğin mühendis olmak isteyenler Fen liselerini ya da Alman ekolü okullarını, sosyal bilimler okumak isteyenler ise  sosyal bilimler liselerini vaya Fransız ekolü okulları tercih edebilir.

4. Yabancı dil eğitimi

Eski Anadolu liselerinde yabancı dil eğitimi sonradan Anadolu lisesine dönüşenlere nispeten daha iyi. Bazı seçkin okullarda yabancı dil olarak Fransızca veya Almanca öğretiliyor. Bu okullarda hazırlık sınıfı olduğu için normal süreden daha fazla eğitim veriliyor. Öğrenciler tercih öncesinde bu durumu göz önünde bulundurmalı.

5. Akademik başarı

Bir lisenin üniversite sınavındaki başarısı, ulusal veya uluslararası bilim olimpiyatlarında elde ettiği dereceler o okul hakkında önemli ölçüde bilgi verir. Ayrıca okulun, akademik anlamda öğrencinin kendini tanımasına, kabiliyetlerinin keşfedilmesine olanak tanıyıp tanımadığına bakılmalı. Bu hizmetlerin bilimsel bir anlayışla yapılıp yapılmadığına dikkat edilmeli.

6. Sosyal imkânlar

Lise seçiminde akademik başarı kadar sosyal imkânlar da önemli. Öğrencinin kendisini tanımasına, sorumluluk almasına ve ekip çalışmasına imkân tanıyan okullar tercih edilmeli.

7. Eğitim kadrosu  

İyi bir lisede, hızla gelişen eğitim  modellerini takip eden, bunları eğitim sürecine uygulayabilen aynı zamanda öğrencinin farklı gelişim alanlarındaki gelişimine yardımcı olabilecek uzman eğitimci kadrosunun olması gerekiyor. Tercih öncesinde okulların eğitim kadrosu hakkında bilgi sahibi olunmalı.

Üniversite Tercihi Nasıl Yapılmalı, Tercihte Dikkat Edilecek Hususlar

LYS ve YGS sınav döneminden sonra başlar tercih dönemi. Üniversiteye bir adım kala vereceğiniz bu önemli kararı bir kabusa dönüştürmeyin. İyice düşünün, ne istediğinizi tartın ve sakin bir şekilde seçimlerinizi yapın. Bu tercih döneminde aklınızda tutabileceğiniz birkaç tavsiyemiz var.

1. Tercih yaparken puanınızı değil sıralamanızı ve yüzdelik diliminizi dikkate alın.

Çünkü katsayılar her sene farklı faktörlerden etkilenirler. Ancak sıralama daha gerçekçi bir tahmin yapmanıza yardımcı olabilir.

2. “Çok da içimden gelmiyor” dediğiniz hiç bir bölümü tercih etmeyin ve tüm alternatifleri ölçüp biçmekten korkmayın en son gelecek yıl sınav olabilir düşüncesini de alternatifler arasına koyabilirsiniz.
3. Tercih edeceğiniz üniversite bir vakıf üniversitesi ise direkt olarak okulun öğrenci işlerinden ve okuyan öğrencilerinden okula dair bütün detayları öğrenin.

Çünkü her vakıf üniversitesinin kuralları farklıdır. Eğitim ücretlerinin yıllık artışında hangi yöntemin kullanıldığını öğrenin. Örneğin bazı vakıf üniversiteleri TEFE-TÜFE’yi geçmeyecek şekilde ücret artışı yaparken bazı üniversiteler okul bütçesi göz önüne alınarak artış yapar ki bu da son derece ucu açık bir tanımlamadır. Ayrıca burslu bölüm tercih eden öğrenciler bursun hangi durumlarda kesileceği hangi durumlarda askıya alınabileceğini öğrenmeyi unutmasınlar. Yani koşulsuz 7 yıl devam mı edecek yoksa ortalaması 2.00 ‘ın altına düştüğü an kesintiye mi uğrayacak? Bunun dışında vakıf üniversiteleri ingilizce eğitime ağırlık verdikleri için hazırlık sınıfları devlet üniversitelerine nazaran daha yoğun geçer ve hazırlık sınıfında zorlanan öğrenciler olabilir.

4. Meslekleri gerçek anlamda öğrenin. Mümkünse o meslek gruplarından profesyonel insanlarla konuşun.

Örneğin kimya mühendisliği kimyagerliğin üzerinde bir bölüm değildir. Kimya mühendisi ve kimyager aynı iş kolunda farklı pozisyonlarda çalışan insanlardır.

Ayrıca aynı bölüm farklı üniversitelerde farklı müfredatlara sahiptir. Bu nedenle tercihlerinizi yaparken hem bölümü hem de üniversiteleri iyi araştırın. Siz matematikçi olmak isteyip İstanbul Üniversitesi Matematik Bölümünü yazarken aslında istediğiniz tarz bir matematik eğitimi Marmara Üniversitesi’nde veriliyor olabilir.

5. “Şu bölümün iş alanı yok, mezunları iş bulamıyor” gibi genellemeleri ciddiye almayın.

Unutmayın ki işe diplomanız değil, siz gireceksiniz. Kişisel özelliklerinize uygun, kendinizi gösterebileceğiniz bütün meslek gruplarında yeteri kadar gelir elde edebilirsiniz. İsteyerek okuduğunuz bir bölüm ardından severek yaptığınız bir iş, sonunda başarı da getirecektir!

PedagogSoru Sor

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.