Kimler öğrenci koçluğuna ihtiyaç duyar?

Kimler öğrenci koçluğuna ihtiyaç duyar?
👇🏻👇🏻👇🏻
🚩 Sınavlara hazırlanan, kendisini stres altında hisseden öğrenciler [stres yönetimi]
🚩 Sınav esnasında çok heyecanlanarak bildiklerini unutan öğrenciler [sınav kaygısı]
🚩 Sınavlardan korkan öğrenciler [NLP teknikleri]
🚩 Ders çalışma esnasında zihnini derse odaklanmada zorlanan öğrenciler [odaklanma becerileri]
🚩 Verimli ders çalışma yöntemini bilmeyen öğrenciler [ders çalışma teknikleri]
🚩 Ders çalışmayı erteleyen öğrenciler [planlama becerileri]
🚩 Çalıştıkları dersi hafızalarında tutamayan öğrenciler [hafıza teknikleri]
🚩 Özgüven sorunu yaşayan öğrenciler [özgüven geliştirme teknikleri]
🚩 Başarısız olacağından korkan öğrenciler [pozitif yaşam becerileri]
🚩 Gelecekte hangi mesleğin kendine uygun olduğunu tespit edememiş öğrenciler [kendini tanıma ve ilgi alanlarına göre doğru meslek seçimi]
🚩 Zaman yönetimi yapamayan öğrenciler [etkin zaman yönetimi becerileri]
🚩 Sosyal anlamda problem yaşayan öğrenciler [sosyal becerileri geliştirme/kendini ifade edebilme]

 

Uzman Pedagog Desteği İle Öğrenci Koçluğu
İletişim: 0 534 363 98 96

Sınav Esnasında Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Sevgili öğrenciler sınav esnasında aşağıdaki dikkat edilecek hususlar sıralanmıştır. Bu Bilgiler Sınav Öncesi Zihnen Sınava Hazırlanmanız Adına Size Yardımcı Olacak ve Karışılabileceğiniz Soru ve Sorunlarla Nasıl Baş edeceğiniz Konusunda Bilgi İçermektedir.

– Sınava başladığınızda her şeyi unuttuğunuz duygusuna kapılabilirsiniz. Bu geçici bir durumdur. Birkaç soruyu çözdükten sonra bu durum ortadan kalkar.

– Sınavın başında çok heyecanlı iseniz soruları çözmeye başlamadan önce 5-10 saniye nefes alıp-veriniz. Kendi kendinizi sakinleştirmeye çalışınız. Soruları cevaplarken heyecanlanmayın, telaşlanmayın kendinizi kontrol ediniz.

– Sınava en iyi bildiğiniz ve ağırlık verdiğiniz bölümden başlayınız.  Denemelerle kazandığınız deneyimi değiştirmeyiniz.

– Her Soruya Ne Kadar Zaman Ayarlamanız Gerektiğini Unutmayınız.

– Zor sorularla kolay sorular arasında puan değeri bakımından fark yoktur. Zor soruyu çözdüğünüzde de, çok kolay bir soruyu çözdüğünüzde de aynı puan değerini alacaksınız.

– Optiğe işaretleme yaparken denemelerde nasıl yapıyorsanız aynı şekilde yapmaktan vazgeçmeyin.

– Zaman yetmez diye bir şey düşünmeyin. Çünkü size verilen toplam süre mutlaka soruların çözümlerine göre görevlilerce hesaplanarak belirlenmiştir. Kimseye size verilenden fazla süre verilmiyor. Zaman yetmemesi soruların cevaplarını bilip bilmemeye, çabuk yada geç bulmaya bağlıdır.

– Esas olanın bildiklerinizi çözmek olduğunu düşünün. Bir iki tekrarla anlayamadığınız, cevabını bulamadığınız soruya bırakıp sonraki soruya bakın.

– Sınavdaki soruları sırayla çözünüz. Turlama tekniğini kullanınız. Birinci turda doğruluğundan kesinlikle emin olduğunuz soruları cevaplayınız. Size zor gelen soruların cevaplandırılmasını ikinci tura bırakınız.

– Bir soruyu belirli bir süre geçtiği halde çözemiyorsanız soru üzerinde daha fazla uğraşmayınız. Bir sonraki tura bırakınız. Sorularla inatlaşmayınız. Diğer sorulara geçiniz . Aklınız çözemediğiniz sorularda kalmasın.

– Uzun sorulardan korkmayın özellikle paragraf sorularından, çünkü bu tür sorular aslında iyi açıklanmıştır. Paragraf ya da parçaya bağlı sorularda önce alttaki soruyu okuyun.

– Sınav sırasındaki dikkatiniz dağılabilir. Soruyu tekrar okumak yerine dikkatinizi toplamak için kalemi bir süre bırakıp 5-10 sn. dinlenin. ( derin nefes alma, gözleri kapama gibi )

– İlk doğru gördüğünüz seçeneği hemen işaretlemeyin, tüm seçenekleri okuyun. Çünkü en doğrunun istendiği bir soru ise ilk seçtiğiniz ne kadar doğru olsa da en doğru olmayabilir. Doğru cevabı bulduğunuzu sanarak diğer seçenekleri okumamak sizin zararınıza olabilir.

– Dört yanlış bir doğruyu götürür. Bu yüzden anlamadığınız soruları kesinlikle boş bırakınız.

– Soruları çok dikkatli okuyup, anladıktan sonra cevaplayınız. Sorulara kendinizden yorum katmayınız. Soruyu hazırlayan gibi düşünmeye çalışınız.

– Soru kökü bazen“olamaz “, “değildir “, yanlıştır “, mamalıdır “gibi olumsuz ifadeler taşıyabilir. Zihin hep olumlu soru türlerine şartlandığı için, sorudaki olumsuz ifade gözden kaçabilir. Altı çizgili ifadeleri de dikkatlice okumanız gerekir.

– soru kökleri sorunun anlaşılmasında önemli yer tutar “……….değildir ?”, “……..yoktur?”, “…………….beklenmez?”, “………….en önemlidir?”, “……………..olamaz?” v.b. bu nedenle soru kökünü anlamaya çalışın hatta soru kökünün altını çizin.

– Soruyu anlayamadığınız zaman önce soru kökünü sonra seçenekleri okuyun. Daha sonra da seçeneklerin ışığında soruyu bütünüyle inceleyin.

– Bir sorunun cevap seçeneklerini eleyip ikiye indirdiğinizde o sorunun doğru cevabını bulma şansınız % 50’dir.Kalan iki seçenek arasında tahmininizi hızlı bir şekilde yapınız ve fikrinizi değiştirmeyiniz.

– Bazen iki veya üç doğru cevabın ard arda aynı seçeneği temsil eden harfte toplandığı görülebilir. Eğer daha fazla sayıda aynı harf olursa tekrar kontrol ediniz. Büyük bir ihtimalle en az birinin yanlış olduğunu göreceksiniz.

– Önceden bildiğinizi sandığınız bazı soruları hatırlamayabilirsiniz. Böyle durumlarda ümitsizliğe düşmeyiniz.

– Çözemeyeceğiniz soruların da olduğunu unutmayınız. Karamsar olmayınız.

– Cevap kağıdına, doğru yerlere, kaydırma yapmadan kodlama yapın. Bunun için soru kitapçığındaki her sayfa için şu işlemi yapın. Önce o sayfadaki soruların cevaplarını soru kitapçığı üzerinde işaretleyin, sonra o sayfadaki sorular bitince cevapları cevap kağıdına topluca işaretleyin. Sonra da bir sonraki sayfada yer alan sorulara bakın. Böylece hem cevapları kaydırmadan cevap kağıdına işlemiş olacaksınız hem de belirli aralıklarla zihninizi toparlamak için zaman kazanmış olacaksınız.

– Eğer zihninizin sınavdan koptuğunu fark eder veya hissederseniz (aynı soruyu veya satırı anlamadan tekrar tekrar okuyorsanız, camdan dışarıya bakıyorsanız. v.b.) birkaç saniye zihninizi dinlenmeye ihtiyacı vardır demektir. Dinlendiğiniz bu süreyi kayıp olarak düşünmeyin. Kaleminizi

bırakın, gözlerinizi kapatın, alnınızı ve şakaklarınızı ovarak veya sizi rahatlatacak başka bir dinlenme egzersizi yaparak 5-10 saniye gibi bir süreyi bu amaçla kullanınız.

– Sınav süresini son saniyesine kadar değerlendiriniz.

– Soruların cevaplarını işaretlerken, kodlamanız da bir hata ve kaydırma olmadığından emin olunuz bu nedenle Cevaplamanız bittiğinde, cevap kâğıdınızı son bir kez kontrol ediniz.

– Sınav sonunda tüm belgelerinizi eksiksiz olarak salon görevlilerine teslim ediniz.

 

Okan Bal
Uzman Pedagog & Aile Danışmanı

 

Sınav Kaygısı Yaşıyorsanız Uzman Pedagog Desteği Alabilirsiniz Tıklayın

Stresinizi Rahatlatacak Nefes Egzersizi Nasıl Yapılır?

Nefes egzersizleri vücudunuzun daha çok oksijenle beslenmesini sağlayarak sağlıklı bir döngüye kavuşmanıza yardımcı olan nefes alıp vermeye dayalı çalışmalardır. Hem fizyolojik hem de psikolojik olarak iyi hissetmenizi sağlayan çalışmalar, özellikle Doğu felsefelerinde meditatif etkileri ile biliniyor. Günümüzde modern dünya insanının huzur arayışında karşısına çıkan yollardan biri olan nefes çalışmaları, bir uzman eşliğinde yapılabildiği gibi doğru tekniklerle kendiniz de uygulanabiliyor.

Nefes egzersizleri nasıl yapılır?

Başlangıç seviyesindekiler için uygun olan nefes egzersizleri arasında ilk olarak “eşit nefes alıp verme çalışması” yer alıyor. İşlem oldukça basit olmasına rağmen hissettirdiği sonuçlar çalışma sonrası kişileri oldukça şaşırtıyor. Nefes dörde kadar sayarak alınmalı ve yine dörde kadar sayarak verilmeli. Sadece burnunuzdan nefes almalısınız ve egzersizi yaptıkça dört sayısını artırabilirsiniz. Odaklanmayı artıran, rahatlatan ve stres üzerinde etkili olan egzersiz uyku öncesi yapıldığında uykuya daha kolay dalmaya yardımcı oluyor.

İlerleyici kas gevşemesi

Nefes çalışmalarına yeni başlayanlar için ideal olan ilerleyici kas gevşemesi nefes egzersizleri için gözlerinizi kapatarak hazır konuma geçebilirsiniz. Tüm kaslarınıza odaklanarak gevşetip bırakarak sırayla birkaç saniye beklemelisiniz. Ayak parmaklarınızdan ayaklara, dize, kalçaya, kollara, ellere, boyun ve baş kaslarına sırayla odaklanarak kaslarınızı hissetmelisiniz. Derin derin alınan bu nefesleri yavaşça alıp vermeniz önem taşıyor, burundan nefes alarak ağızdan yavaşça vermek tavsiye ediliyor. Her an yapılabilecek olan bu egzersiz stresin etkisini azaltıyor ve kasları gevşetiyor.

Karından nefes tekniği

Başlangıç seviyesindekilerin kolaylıkla yapabileceği bir diğer nefes egzersizi ise karından nefes almayı öğretiyor. Bir elinizi göğsünüze, diğerini karın boşluğunuza koyarak hazır pozisyon alabilirsiniz. Diyaframa yani karnınıza nefes alarak başlayabilirsiniz, bu esnada göğsünüzün şişmemesine dikkat etmelisiniz. Dakikada altı ile on arası derin nefesle yapılan çalışma nefesin yavaş yavaş verilmesini öngörüyor. 10 dakikada tamamlanan çalışma sonrası tansiyon ve kalp atış hızı düşerek yoğun stres anlarında rahatlama sağlanıyor.

Sınav öncesi, stresli bir sunum ertesi veya zor bir günün ardından yapılan bu çalışma uzun vadede daha sağlıklı hissetmenize imkan tanıyor.

Nefes alış-veriş hızınızı değiştirerek, nefes esnasında farkındalık edinerek bedeninize iyilik yapabilirsiniz. Günde 10 dakika ayırarak yapacağınız bu ufak çalışmaları zamanla geliştirerek ileri düzeylere geçebilirsiniz.

Üniversite Sınavı Öncesi Sınav Kaygısı Nasıl Yenilir?

Sınavlar geldi. Üniversite giriş sınavı için ise bir hafta kaldı. Sınav öncesi, en zor geçen son gün ve sınav sırasında olabilecek bir heyecan ya da kaygı, sonuçları etkileyebilir. Peki, o saatleri nasıl daha sakin geçirebiliriz?

Bir gün önce

1. Nasıl rahatlayacağınızı ve gevşeyeceğinizi öğrendiğinizden emin olun. Kriz anında, nasıl davranacağınızı bilirseniz kendinizi daha güvende hissedebilirsiniz.

2. Komik bir film, eğlenceli bir kitap ya da dergi okumak rahatlatır.

3. Ne kadar kaygılı olursanız olun sınava yakın bir zamanda (örneğin bir gece önce ya da aynı sabah ) çalışmayın. Ilık bir duş alın, kısa bir yürüyüş yapın, sizi kaygılandırmayacak insanlarla sohbet edin.

4. Sınavdan önce normal hayatınızda değişiklik yapmaya çalışmayın. Örneğin normalde yedi saat uyuyorsanız ve bu yeterli geliyorsa, sadece sınav olduğu için daha erken yatmaya çalışmayın. Çünkü uyuyamazsanız, kaygınız artar. Alışık olmadığınız aktiviteleri de sınavdan önce yapmayın, alışık olmadığınız yemekleri yemeyin. Sadece bazı değişiklikler yapabilirsiniz: Örneğin kahveyi azaltmak ya da taze meyve ve sebze yemeye çalışmak iyi gelebilir.

5. Kendinizi kötü hissetseniz de bir şeyler yemeye çalışın. Birkaç tuzlu bisküvi de olur. Önemli olan midenizin boş olmamasıdır.

6. Sınavın nerede ve saat kaçta olduğunu bildiğinize emin olun. Sınav yerine çok geç ya da çok erken gitmeyin. Erken gitmek, sizin gibi kaygılı olanlarla konuşmak ya da söylediklerine kulak misafiri olmak, sadece kaygınızı yükseltir. Geç kalmak da aynı şekilde…

7. Sınav girişi için belgelerinizin hazır olduğundan emin olun

8. Ders materyalini evde bırakın. Son dakika göz gezdirmeye çalışmak sadece kaygınızı artırır.

Sınav sırasında bunlara dikkat edin!

1. Sıraya oturduğunuzda rahat olduğunuza emin olun. Tuvalete gitme ihtiyacınız varsa giderin. Eğer çok terliyor ya da üşüyorsanız kıyafetlerinizde ona göre bir ayarlama yapın. Daha önce çalıştığınız nefes egzersizlerini birkaç kez uygulayın. Gerçekten rahat olduğunuza inandığınızda sınav kâğıdına bakın.

2. Birçok kişi için en gergin an bu andır. Şimdiye kadar nasıl ve ne kadar hazırlandığınız, şu an önemli değil. Sizin için şu an en önemli olan, elinizden gelenin en iyisini yapmaktır.

3. Aklınıza olumsuz ve kaygınızı artırıcı düşünceler geliyorsa, içinizden “Dur,” deyin. Bu yolla düşüncelerinizin önüne geçtikten sonra o an için uygun stratejiyi belirleyin (gevşeme, nefes alma egzersizi, vs).

4. Olumsuz düşünceleri sorgulayın ve daha işe yarar, daha gerçekçi alternatifler bulmaya çalışın. Örneğin: “Bu sınavdan yüksek not alamazsam mahvolurum,” yanlış düşüncedir. Onun yerine “Sınava çalıştım ve yüksek not almak için elimden geleni yapacağım. Ancak alamazsam da bir telafisi mutlaka olacaktır. Bu dünyanın sonu değil,” diye düşünmek doğru olur.

5. Soruların sırasına göre gitmek zorunda değilsiniz. En iyi hazırlandığınızı düşündüğünüz konuyla ilgili sorudan başlayın. Acele etmeyin. Sorudaki yönergeyi dikkatle okuyun. Olumsuz ifadelere özellikle dikkat edin.

6. Etrafınızdakileri görmezden gelmeye çalışın. Düşünmek için kafanızı kaldırdığınızda, insanlara değil pencereden dışarıya tavana ya da yere bakmaya çalışın.

7. Zamanı ayarlayın. Gözünüz saatinizde olsun. Bir soruyla uğraşmayı bırakmak ve diğer soruya geçmek için uygun zamanı böylece anlayabilirsiniz.

8. Kaygınız giderek kötüleşirse, kalemi kâğıdı bırakın. Gözlerinizi bir süreliğine kapatın ve nefes egzersizlerini deneyin.

9. Kaygınızdan tamamen kurtulmaya çalışmayın, çünkü bir miktar kaygı gerekli ve doğaldır. Kaygı duyabileceğinizi kabul edip onu kontrol altında tutmaya çalışın.

Aileler, çocuklarınıza güvenin ve kaygılanmayın!

Ailelerin çoğu sınava girecek olanlardan daha kaygılı. Bu kaygıyı onlara yansıtmadıklarını düşünseler de yansıtıyorlar. Çocukları onların başarı beklediklerini, hayal kırıklığı yaşayacaklarını biliyor. Oysa bu girilecek sınavdan daha büyük bir sorumluluk ve yüktür. Ailenizi hayal kırıklığına uğratma, onların gözünde değersizleşme korkusu, tüm sınavların yaratacağı kaygıdan büyük bir kaygı yaratır. Bu nedenle sevgili aileler kaygılanmayın. Çocuklarınıza, çalışmalarına ve kendi katkınıza güvenin. Onların sınav stresini artırmayın. Çocuklarınızın sizler için her sınavdan, her başarıdan, her kazançtan önemli olduğunu hatırlayın ve bunu onunla paylaşın. Herkese başarılar dilerim.

Sınav Stresine Karşı Neler Yapılmalıdır

Bu zorlu süreçte anne babalar da çocukların motivasyonunda önemli rol oynuyor. Nefes egzersizleri, eksikliklere takılmak yerine olumlu düşünmek ve ailece kaliteli zaman geçirmek gibi önlemler başarılı sonuçlar alınmasına yardımcı oluyor.

Kendinizi yetersiz hissetmeyin

Sınav yaklaştıkça öğrencilerde sınavın nasıl geçeceğine ve sonuçlarına dair önemli endişeler görülmektedir. Korku, tehlikeyi yok etmek ya da ondan kaçmak için bir sinyal görevi görürken; “nesnesiz korku” olarak tanımlanan endişe, daha içsel süreçlere bağlı olarak gelişmektedir.  Endişeli öğrenci sürekli kendisi ile uğraşır, eleştirir ve tatminsizlik hisseder. Daha rahat yapıdaki öğrenciler ise sınavı objektif güçlükler içinde görerek ona göre hazırlık yapabilir.

Yoğun sınav kaygısı fiziksel rahatsızlıklara neden olabilir

Sınav öncesi, konsantrasyon zorluğu, panik reaksiyonları ve sindirim sistemi bozuklukları gibi birtakım bedensel rahatsızlıklar öğrenciyi etkileyebilmektedir. Konulara hakim olunduğunda; endişenin yerini güven, huzursuzluğun yerini konsantrasyon almaktadır. Öğrenmede belirsizlik kalırsa bunun psikolojik belirsizlik duygusuna ve endişeye dönüşmemesi mümkün değildir.

Bu sorulara cevabınız çoğunlukla evet ise sınav stresi yaşıyorsunuz demektir

  • Sık sık çarpıntım olur ve hızlı nefes alıp veririm
  • Gergin ve sinirli olurum
  • Ellerim ve vücudum terler
  • Titreme olur
  • Ağzım kurur
  • Mide ve bağırsak şikayetlerim olur
  • Telaşlı ve şaşkın olurum. Dikkatimi sorulara veremem
  • Sık sık baş ağrısı ve dönmesi yaşarım
  • Ortamdan uzaklaşmak isterim
  • Çok yorgun ve uykusuz olurum
  • Yemek yiyemem ya da çok yerim
  • Ne kadar çalışmış olsam da kendime güvenmem
  • Kafamda kaygılı düşünceler olur

Olumsuz düşüncelerden uzaklaşın

Sınav kaygısı yaşanırken, ailelerin çocuklarına olumlu motivasyonda bulunmaları gerekir. Sınava girecek öğrencilere sonuca değil, sürece odaklanmanın gerekliliği hatırlatılmalıdır. Her aile küçüklükten itibaren çocuğunun yeteneklerini ve ilgi alanlarını takip etmeli ve bu alanlar doğrultusunda çocuktan beklentide bulunmalıdır. Sınav stresi yaşayanlar içsel konuşmalarında olumsuz cümlelerden arınmak için çabalamalı, olumsuz düşünceler yerine alternatif olumlu düşünceler içinde olmalıdır.

Son ana kadar ders çalışmayın

Beden ve zihnin birbirini etkilediği unutulmamalıdır. Bu nedenle sınav döneminde doğru beslenme ve uyku düzeni çok önemlidir. Bunların yanında çok yorgun hissettirecek aşırı egzersizden, fazla uyarıcı maddelerden kaçınmak gerekmektedir. Son ana kadar ders çalışmak kişinin gevşemesine izin vermeyeceği için sınav sonucunu etkilemektedir.

Bunun yerine aile ve arkadaşlarla keyifli aktiviteler gerçekleştirilmelidir.

Hedefleriniz gerçekçi olsun

Sınavdan önce gevşeme tekniklerini öğrenmek, nefes egzersizleri yapmak, eksikliklere değil daha önceki olumlu süreçlere odaklanmak ve gerçekçi bir beklentiye sahip olmak rahatlamayı sağlar. Bununla beraber her sınav öncesi biraz kaygı hissetmenin normal olduğu unutulmamalıdır. Bu kaygı kontrol altına alınabilir ancak öğrencide aşırı bir kaygı varsa bununla ilgili psikolojik destek almak gerekmektedir.

2017 YGS Neler Değişti, 2017 LYS Neler Değişti

Her yıl açıklanan ÖSYS kılavuzu ÖSYM tarafından açıklandı. Kılavuz ile birlikte bu sene ne gibi değişiklikler olacağı da ÖSYM tarafından duyuruldu.

Bu sene üniversite sınavlarına girecek öğrencileri önemli değişiklikler beklemekte. İşte o değişiklikler:
1- Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından ön lisans programlarına sınavsız geçişle yerleştirme işlemi kaldırıldığından mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar, ön lisans programlarına ek puanları ile yerleştirileceklerdir.
2- Adaylar, saat 10.00’da başlayan sınavlarda saat 09.45’ten sonra; saat 14.30’da başlayan sınavlarda saat 14.15’ten sonra sınav binalarına alınmayacaklardır.

3- LYS’lerde kısa cevaplı sorular yer alacaktır.

4- LYS-1’de (Matematik Sınavı) Matematik Testi yer alacaktır.

5- Açıköğretim önlisans/lisans programlarına da puan türü konulmuş olup puan türü programın örgün programdaki puan türü ile aynıdır.
6- Öğretmenlik programlarında baraj puan 240 bin olarak belirlenmiştir.

7- Öğretmenlik programlarının tamamı ve İlahiyat programı LYS ile öğrenci alacaktır.

ÖSYM’nin açıklamasına göre; Kısa cevaplı soruların değerlendirilmesinde doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının dörtte birinin çıkarılmayacağı belirtildi.

Buna göre, LYS-1 Matematik testinde 3 soru, LYS-2’de Fizik, Kimya, Biyoloji testlerinin her birinde 1’er soru, LYS-3’te Türk Dili ve Edebiyatı testinde 2 soru, Coğrafya-1 testinde 1 soru, LYS-4’te Tarih testi ve Coğrafya-2 testinin her birinde 1’er soru, Felsefe grubu ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testinde tüm adaylar için ortak olan 1 soru “kısa cevaplı” olacak.

Yabancı Dil testinde (LYS-5) ise 3 soru,”kısa cevaplı” sorulardan oluşacak. Kısa cevaplı soruların değerlendirilmesinde doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının dörtte biri çıkarılmayacak.

Değişikliklere Bakışımız Nasıl Olmalı?
Üniversiteye giriş sisteminde yapılan değişiklikler üniversite adaylarımızda kaygı meydana getirebilir. Fakat unutulmamalıdır ki; bu değişiklikler bütün adaylar için geçerlidir. Bu yönüyle adaylarımızın değişiklikleri yalnızca kendisi için geçerliymiş gibi değerlendirmesi objektif ve makul bir yaklaşım olmayacaktır. Sistemde her ne değişiklik yapılırsa yapılsın, düzenli ve verimli bir şekilde çalışma kararlılığını sürdüren adayların mutlaka başarılı olacağı gerçeği değişmeyecektir. Bununla birlikte yapılan değişikliklerin farkına varmak ve değişikliklerin etkilerini değerlendirmek çalışma ve sınav stratejilerinizi daha sağlıklı belirlemenize yardımcı olacaktır. Şimdi de üniversiteye giriş sisteminde yapılan ve 2017 yılında uygulanacak değişiklikleri detaylı bir şekilde inceleyelim;
Sınavsız Geçiş Tamamen Kaldırıldı
Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan öğrencilerin alanları ile ilgili ön lisans programlarına sınav puanı aranmaksızın birtakım önceliklerle beraber ortaöğretim başarı puanı ile yerleşmeleri esasına dayanan sınavsız geçiş tamamen kaldırıldı. 2015 yılında kademeli olarak başlayan sınavsız geçişin kaldırılması (sınavsız geçiş kontenjanları önce %40, geçen yıl da %50 azaltılmıştı) için yapılan kanunsal düzenleme birkaç ay önce de kamuoyuna ilan edilmişti. Kılavuzun yayınlanması ile bu durum üniversite adayları için de kesinleşmiş oldu. Sınavsız geçişin kaldırılması, sağlıkla ilgili ön lisans programlarına ve adalet, çocuk gelişimi, uçak teknolojisi gibi daha fazla tercih edilen ön lisans programlarına daha fazla alan dışı (genel lise mezunu) adayın yerleşmesine olanak sağlayacaktır.
Meslek Liseliye Ön Lisans Tercihinde Ek Puan Getirildi
Sınavsız geçişin kaldırılması ile birlikte meslek liselerine olan ilginin azalmaması adına mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu mezunlarına ön lisans tercihlerinde ek puan uygulamasına geçildi. 2017’den itibaren mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu mezunları alanlarının devamı niteliğinde olduğu kabul edilen ön lisans programlarını tercih ettiklerinde ek puan alacaklar. Başka bir ifade ile sınavsız geçiş yapılan programlara artık ek puan verilecek. Ek puan, ortaöğretim başarı puanının 0,06 ile çarpılmasıyla elde edilecek. Böylece ek puan öğrencinin ortaöğretim başarısına (lise başarısı) göre en az 15, en fazla 30 olacak. Meslek liselilerin alanları ile ilgili ön lisans programlarına ek puan alması, meslek lisesi öğrencileri arasında düzenli çalışmanın belirleyici olmasına, ön lisans programlarına daha nitelikli adayların yerleşmesine ve daha nitelikli mezunların verilmesine katkı sağlayacaktır.
LYS Oturumlarında Açık Uçlu (Kısa Yanıtlı) Sorular Yer Alacak
2017 yılında adaylar ilk defa açık uçlu sorularla tanışacak. Açık uçlu soruların yanıtı kısa olacak. Yanıt, adaylar tarafından cevap kağıdına hem yazılacak hem de kodlanacak. Optik okuyucu kodlamayı dikkate alacak. Açık uçlu soru bir tarih, neden-sonuç veya sorgulaması yapılan bir olayın adı veya bir işlemin sonucu şeklinde olacak. ÖSYM tarafından yayınlanan kısa yanıtlı soru örneklerine ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.
Her LYS oturumunda 3’er kısa yanıtlı soru olacak. Buna göre oturumlarındaki kısa yanıtlı (açık uçlu) soruların dağılımı şöyle;
  • LYS-1 Matematik Sınavı: Matematik Testi’nde 3 kısa yanıtlı soru yer alacak.
  •  LYS-2 Fen Bilimleri Sınavı: Fizik, Kimya, Biyoloji Testlerinin her birinde 1’er olmak üzere toplam 3 kısa yanıtlı soru yer alacak.
  • LYS-3 Edebiyat-Coğrafya Sınavı: Dili ve Edebiyatı Testinde 2 ve Coğrafya-1 Testi’nde 1 olmak üzere toplam 3 kısa yanıtlı soru yer alacak.
  • LYS-4 Sosyal Bilimler Sınavı: Tarih, Coğrafya-2 ve Felsefe Grubu testlerinin her birinde 1’er olmak üzere toplam 3 kısa yanıtlı soru yer alacak. Felsefe Grubu testindeki kısa yanıtlı soru, tüm adaylar için ortak olan sorulardan yani Sosyoloji, Psikoloji veya Mantık sorularından biri olacak.
  • LYS-5 Yabancı Dil Sınavı: Yabancı Dil Testi’nde 3 soru kısa cevaplı soru olacak.
Bu konu ile ilgili önemli bir nokta da kısa cevaplı soruların doğrulardan götürmeyecek olması. Mevcut YGS-LYS test uygulamasında 4 yanlış 1 doğruyu götürüyor. Fakat kısa yanıtlı soruların yanlış olması puan kesintisine neden olmayacak.
LYS-1’de Sadece Matematik Testi Yer Alacak
2017 LYS’de yapılan önemli değişikliklerden biri de LYS-1‘de sadece Matematik Testi’nin yer alması oldu. Daha önce Matematik ve Geometri testlerinden oluşan LYS-1 sınavı yine 80 sorudan oluşacak ve 135 dakika olacak. Yeni uygulamada geometri soruları da Matematik Testinde yer alacak. Böylece sınavda iki kitapçık yerine tek kitapçık kullanılacak. Bu durum hem kitapçık toplama ve dağıtma sürecindeki zaman kaybını önleyecek hem de geometri yapmayan veya yapamayan adayların bütün süreyi matematik sorularına ayırmalarına fırsat tanıyacak. Önceki uygulamada iki kitapçık olduğundan matematik testi için tanın süre sonrasında matematik soru kitapçığı toplanarak geometri soru kitapçığı dağıtılıyor ve aday geometri yapsa da yapamasa da 60 dakika geometri soruları ile baş başa kalıyordu.
MF ve TM Puan Türlerinde Geometri Sorularının Katkısı Arttı
LYS-1 sınavında Matematik ve Geometri testlerinin birleştirilerek sadece Matematik Testi’ne yer verilmesi Matematik-Fen (MF) ve Türkçe-Matematik (TM) puan türlerinde Geometri sorularının ağırlığını arttırdı. Yeni uygulamada Matematik testinin ağırlığı, önceki uygulamadaki matematik ve geometri testinin ağırlıklarının toplanması ile elde edildi. Bu durum geometri sorularının değerini yükseltti. Örneğin eski sistemde Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon vb. sağlık programlarına yerleştirmede kullanılan MF3 puan türünün hesaplanmasında geometri sorularının katkısı en az olarak %5 iken; yeni uygulamada geometri sorularının katkısı, sorular matematik testinde yer alacağı için %18 olacak. Yine Hukuk, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Psikoloji programlarına yerleştirmede kullanılan TM3 puan türünün hesaplanmasında geometri sorularının katkısı yüzde 5 iken, yeni uygulamada yüzde 23 olacak.
Açıköğretim Programlarına Puan Türü Getirildi
Eski sistemde açıköğretim programlarının puan türü bulunmuyor ve yerleştirme sırasında en yüksek puan dikkate alınıyordu. Daha önce kontenjan sınırlaması olmayan açıköğretim programlarına kademeli olarak kontenjan sınırlaması getirilmesi süreci geçen yıl sona ermişti. Bu yıl da açıköğretim ön lisans ve lisans programlarına puan türü getirildi. Programın örgün öğretimdeki puan türü neyse açıköğretimde de aynı puan türü geçerli olacak. Örneğin açıköğretim Sosyoloji programı da örgün Sosyoloji programları gibi TM3 puan türünden öğrenci alacak.
Öğretmenlik Programlarının Tamamı ve İlahiyat LYS İle Öğrenci Alacak
Öğretmenliklerin programlarının büyük bir bölümü LYS puan türü ile öğrenci alırken bir kısmı da YGS puan türü öğrenci alıyordu. Bazı öğretmenliklerin YGS puan türü ile öğrenci almasının nedeni, ilgili öğretmenliğe ek puan alarak yerleşebilen meslek lisesi öğrencilerin bulunmasıydı. Fakat lisans programlarına ek puan uygulaması da geçen yıl kaldırıldı. Bu yıl YGS ile öğrenci alan öğretmenliklerin ve ilahiyat programının (Mezunları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olarak da atanıyor) da LYS’ye aktarılması ile bütün öğretmenliklerin LYS puan türü ile öğrenci alması ve böylece öğretmenlik programları arasında bir standart oluşması sağlandı. YGS’den LYS’ye aktarılan öğretmenlikler şöyle;
  • Daha önce YGS1 puan türü ile öğrenci alan Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği yeni düzenleme ile artık MF1 puan türü ile öğrenci alacak.
  • Daha önce YGS2 puan türü ile öğrenci alan Kimya Öğretmenliği yeni düzenleme ile artık MF3 puan türü ile öğrenci alacak.
  • Daha önce YGS4 puan türü ile öğrenci alan İlahiyat/Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni yeni düzenleme ile artık TS1 puan türü ile öğrenci alacak.
  • Daha önce YGS4 puan türü ile öğrenci alan Özel Eğitim Öğretmenliği yeni düzenleme ile artık TS1 puan türü ile öğrenci alacak.
  • Daha önce YGS5 puan türü ile öğrenci alan Okul Öncesi Öğretmenliği yeni düzenleme ile artık TS1 puan türü ile öğrenci alacak
  • Daha önce YGS6 puan türü ile öğrenci alan Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği yeni düzenleme ile artık TM2 puan türü ile öğrenci alacak.
Öğretmenliklerin LYS puan türüne aktarılmasında en dikkat çekici olanı Okul Öncesi Öğretmenliği. Okul Öncesi Öğretmenliği, eşit ağırlık YGS puanlarından YGS5 ile öğrenci alırken LYS’de Türkçe Sosyal (TS1) puan türünden öğrenci alacak. Bu durum sözel alandan üniversiteye hazırlanan adaylar için büyük bir fırsat oluşturdu.
Öğretmenlik Programlarına Taban Başarı Puanı Getirildi
YÖK, Tıp Fakültesi ile başladığı taban başarı sırası uygulamasına bu yıl öğretmenlikleri de ekledi. 2017’den itibaren Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık programı da dahil öğretmenlik tercihinde bulunabilmek için ilk 240 bin içerisinde yer almak gerekecek. Yeni uygulama ile 240 bin başarı sıralamasına ulaşamayan aday, vakıf üniversitelerinin ücretli öğretmenlik kontenjanlarına da yerleşemeyecek. Öğretmenlik programlarına 240 bin başarı sırası gerisinden yerleşmeler genellikle vakıf üniversitelerin ücretli kontenjanlarına yapılıyordu. Örneğin geçen yıl rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümünün devlet üniversitesi kontenjanlarına en düşük 60 bin 400 başarı sırası ile yerleştirme yapılmışken, aynı bölümün vakıf üniversitesi ücretli kontenjanlarına en düşük 627 bin başarı sırası ile yerleştirme yapılmıştı. Üniversiteye giriş sisteminde uygulanan diğer taban başarı puanı uygulamaları da şöyle;
  • Tıp Fakültesi 40 bin,
  • Hukuk Fakültesi 150 bin,
  • Mimarlık 200 bin,
  • Mühendislik programları (Orman, Ziraat, Su Ürünleri Fakülteleri hariç, Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği programı dâhil) 240 bin,
  • Öğretmenlik programları 240 bin.
Geciken Aday, Sınav Binasına Alınmayacak!
ÖSYM bu yıl ilk defa sınav binasına (sınav salonu değil, birçok sınav salonunun bulunduğu sınav binası) girişlere süre sınırlaması getirdi. Yeni uygulama ile adaylar, saat 10.00’da başlayan sınavlarda saat 09.45’ten sonra; saat 14.30’da başlayan sınavlarda ise saat 14.15’ten sonra sınav binalarına alınmayacak. Bu sınırlama özellikle büyük şehirlerdeki adayların ulaşım konusunda daha dikkatli olmalarını gerektiriyor.
Yeniliklerin üniversite adaylarımıza hayırlı olması dileklerimle, yapılan değişikliğin bütün adaylar için geçerli olduğu ve değişmeyen tek şeyin düzenli ve verimli bir şekilde çalışma kararlılığını sürdüren adayların mutlaka başarılı olacağı gerçeğinin değişmeyeceğini tekrar hatırlatmak isterim.

Sıkılmadan Nasıl Ders Çalışılır

Sıkılmadan nasıl ders çalışılır? sıkılmadan nasıl test çözülür?  diyorsanız çözümü işte burada… Öğrencilerin veya herhangi bir sınava hazırlanan insanların ders çalışırken en büyük ve en çok yaşadığı problemlerin başında ders çalışırken sıkılıyor olmalarıdır.İlk zamanlar ders çalışmak için hevesli olanların ders çalışmaya başladıktan belli zaman sonra ders çalışmaktan sıkıldım, ders çalışmaktan yoruldum, ders çalışmaktan bunaldım gibi problemlerle

Sıkılmadan nasıl ders çalışılır? sıkılmadan nasıl test çözülür?  diyorsanız çözümü işte burada… Öğrencilerin veya herhangi bir sınava hazırlanan insanların ders çalışırken en büyük ve en çok yaşadığı problemlerin başında ders çalışırken sıkılıyor olmalarıdır.İlk zamanlar ders çalışmak için hevesli olanların ders çalışmaya başladıktan belli zaman sonra ders çalışmaktan sıkıldım, ders çalışmaktan yoruldum, ders çalışmaktan bunaldım gibi problemlerle karşılaşmaya başlıyorlar.Ders çalışmaya ilk başladıkları heves ve azimleri kalmıyor.Bu azimlerini ve heveslerini azaltan sebepler ve nedenler ise birden fazla olabilir ve kişiden kişilerde değişebilir.Bu gibi sıkıntı ve problemlerle karşılaşmak istemiyorlarsa öncelikle kendilerine bir hedef belirmeleri gerekiyor.Yani bir amaçlarının olmaları gerekir.

Sıkılmadan Ders Çalışma Yöntemleri

Ben ders niye çalışıyorum? Ben neden ders çalışıyorum veya neden ders çalışmalıyım gibi sorulara kendi kendilerine cevap vermeleri gerekiyor.Bu soruların aynılarını kitap ve testler içinde sormaları ve kendilerine cevap vermeleri gerekiyor.

Eğer bu soruların cevaplarını kendilerine verirlerse ders çalışmaları ve soru çözmeleri daha kolay olacaktır.Ayrıca ders çalışmayı ve soru çözmeyi eğlenceli hale getirmekte önemlidir.Ders çalışmayı nasıl eğlenceli hale getirelim diyorsanız ilk başta bir ders zevkli ve eğlenceli gelmeyebilir.Fakat zamanla çalışa çalışa soru çöze çöze birde göreceksiniz ki ders çalışmak ve soru çözmekten zevk almaya ve eğlenmeye başlayacaksınız.

Hayata Sıkı Tutunun!

İşte buruda önemli olan başta çabuk pes etmeden mücadele ederek bıkmadan geleceğinizi düşünerek hayallerinize ve ideallerinize ulaşmak için çalışmalısınız.Çünkü bu hayatı siz yaşayacaksınız yani bir nevi senaryoyu yazmak sizin elinizde…

 

onlineterapim-ogrenci-egitim-danismanligi

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

YGS ve LYS Başarısı İçin Test Tekniklerini Geliştirin

ETKİLİ TEST ÇÖZME TEKNİKLERİ

Bilgi: Öğrenmeyle kazanılır. Tekrarlarla pekiştirilir.Test çözme tekniğini kullanmanın temelini teşkil eder.

Yorum: Öğrenilen ve tekrarla pekiştirilen bilgiyle ilgili düşünce geliştirme veya bilgiye farklı açılardan bakabilme gücünü ifade eder. Test çözme tekniğinin geliştirilmesini sağlar.

Hız: Kazanılan bilgiye ve elde edilen yorum gücüne ait problemlerin zaman sınırlaması içinde

çözülmesidir. Hız, test çözerken zamanı etkili şekilde kullanmanıza yardim eder. Denemelerde hep şu konudan soru geliyor ve ben onları yapamıyorum. Gerçek sınavda da gelirse yapamam demeyin.

 

ETKİLİ TEST ÇÖZME TEKNİKLERİ

Her sorunun kendine has mantığı vardır. Test çözerken kendi mantığınızla değil, sorunun mantığına göre hareket etmelisiniz.

Soru kökünün iyi okunup anlaşılması, daha sonra cevabının düşünülmesi gerekir. Soru kökü anlaşılmadan cevabı düşünmeye çalışmak hızı düşürür. Zaman kazanmak için soruyu okumadan cevap şıklarına koşmak sizi yanıltabilir.

Soruda sizden ne isteniyorsa ne eksik ne fazla, sadece istenileni düşünmelisiniz. Bazı sorular sizin için çok kolay gelir ve cevabin böyle kolay olmayacağını düşünürsünüz. Halbuki bazen böyle kolay sorular sormak da bu işin tekniğinin bir parçasıdır.

Her testte bilgi seviyesinin altında ve üstünde sorularla karsılaşırsınız. Ancak testin genelini standart bilgi birikimi ve yorum gücüyle çözülebilecek sorular oluşturur. %10’u çok zor/çok kolay, %20’si zor/kolay ve %40’i normal bilgi seviyesindedir.

Sorulara önyargılı yaklaşmayın. “Bu soru zor ben yapamam; bu soru kolay cevap A şıkkı!” gibi zaman kazanmaya yönelik aceleci davranışlar kazanmak yerine kaybettirebilir.

Hertürlu soru çözme yöntemi, testteki her soruyu incelemenize yardımcı olur. Cevaplandırılmayan soruları soru kitapçığında bir işaret veya bir simgeyle simgelendirmek o soruların ikinci turda daha kolay bulunmasını sağlar.

Hatalı okuma davranışları da önemli sıkıntılar yasamanıza neden olabilir. Olumsuz bir ifadeyi olumlu olarak okumak, soruyu veya cevabı hatalı düşünmenize sebebiyet verebilir.

İnsan psikolojisi soru içindeki ifadeleri olumlu yönde algılamaya eğilimlidir. Bu nedenle soru formlarında altı çizili veya kalın yazı karakterli ifadeleri daha dikkatli okumalısınız.

Soru kökünün veya soru metninin uzun oluşu sizin için daha fazla ipucu anlamına gelir. Bu sebeple uzun metinli sorular daha kolay çözülebilen sorular olarak algılanmalıdır.

Paragraf tipli sorularda genellikle paragraftan önce soru kökünün okunması paragrafın ikinci defa okunması mecburiyetini önler. Soru kökünü okuyan zihin, soruyu zihni hazırlıkla okuma eğiliminde olur.

YGS bütün soruları cevaplama mecburiyeti olan bir sınav değildir. Biliyorsanız elbette cevaplandırmanızda mahsur yoktur. Ancak cevabı konusunda tereddüt ettiğiniz soruları gelişigüzel cevaplandırmak fayda değil, zarar verir. Unutmayın ki her soru, her net önemlidir.

Cevap şıklarından sorunun çözümüne gitmek de test tekniğinde önemli bir yoldur. Yüzde yüz emin olmadığınız sorularda şıkları eleyerek doğru cevaba yaklaşabilirsiniz. Cevap şıklarını elerken eğer 2 şıkka indirebilmişseniz bunlardan birisini seçmenizde mahsur yoktur. Ancak ikiden fazla şık cevap olabilecek nitelikteyse bu soruyu cevaplandırmamanız, en azından sınavın sonlarına doğru soruya dönmek üzere boş bırakmanız daha uygun olacaktır.

Test çözerken sorunun doğru cevabini bulmak kadar önemli olan bir diğer olay da cevap olmayacak şıkların tespitinin yapılmasıdır. Böylece çözüm alternatiflerini daha netleştirir ve doğru şıkka ulaşabilme hızınızı daha da arttırabilirsiniz.

LYS tipi sınavlar hem psikolojik gerilimi yüksek olan hem de muhteva zenginliği bulunan sınavlardır. Bu sınavlarda test çözümünü sekteye uğratan en önemli unsurlardan birisi, sınav kaygısı ve bu yüksek kaygı seviyesinin soruları anlamayı ve problemleri çözmeyi zorlaştırmasıdır. Test çözümü esnasında testte yer alan konuların dışında düşünme süreçleri , konsantrasyonu bozar. Bu sebeple hangi testi çözüyorsanız, zihni yorgunluğunuz da o konunun sınırları içinde olması gerekir.

Cevap şıklarında cevaba benzeyecek bazen iki, bazen de üç şık bulunabilir. Bunlara çeldirici adi verilir. Çeldiriciler ilk başta cevap gibi görünebilir ama ufak bir zihni egzersizle doğru cevabı bulmanız mümkündür. Bu tip sorularda cevap genellikle soru metninde saklıdır.

Test çözümünde kodlama da önemlidir. Soruyu kitapçık üzerinde çözmüş olmak o soruyla işinizin bittiği anlamına gelmez. Soruyu doğru çözmek kadar optik forma doğru kodlamak da önemlidir. Kodlama her sorudan sonra yapılmalıdır. Bu asla bir zaman kaybı değildir. Çünkü kodlama için geçen süre bir ölçüde dinlenme sürenizdir. Bu zaman dilimi içinde bir soruyla olan zihni bağınızı koparır, başka soruya geçmek için zamanın geldiğini düşünürsünüz. Bu bilinçdışı bir faaliyettir. Ayrıca sınavın ilerleyen diliminde boş cevap kağıdı görmek yerine dolu cevap kağıdı görmek kendinize güven duymanıza yardım eder. Zaman kazanacağım diye kodlamayı sona bırakmak sınav sonrası yorgunluk ve dikkat dağınıklığının fazlalığı nedeniyle hatalı veya eksik kodlama riskini arttırır, kaydırma yapmanıza yol açabilir. Her yıl % 0,5 adayın kaydırma hataları nedeniyle mağdur olduğunu unutmayınız.

 

SON BİR KAÇ TAVSİYE DAHA

* Testi iyi çözmek için sadece doğruları bilmek yeterli değildir. Verilen zaman dilimi içinde bu doğruları bulmanız gereklidir. Bu nedenle her bir soruya ne kadar zaman harcanması gerektiği baştan planlanmalıdır.

Çok sorulu testlerde turlu soru çözme yöntemi, bilinen soruların çözümünü hızlandırır. Bilinmeyen sorularla zaman kaybını önler. Ayni zamanda zorluk derecesi yüksek sorulara bakmayı ve bu sorular için daha fazla zaman kullanmasını sağlar.

Zaman kazanmak için soru metni ve kökünü okumadan cevap şıklarına koşmak sizi yanılgılara düşürebilir.

Soruları okurken hızınızı kesecek davranışlar olabilir. Mesela sesli okuma alışkanlığı, dudak kıpırdatarak okumaya çalışmak, okunan her ifadenin altını çizmek gibi. Hızlı okuma teknikleri kullanılmalı ve sınav öncesi okuma egzersizleriyle okuma hızınızı arttırmalısınız. Soru cümlesini ve metni okurken kelimeleri tek tek okuma yerine gruplandırarak okuyun. Hızlı okuma hem anlamayı kolaylaştırır hem de daha az yorulmanızı sağlar. Bir diğer faydası da dikkatimizi daha çok toplamamızı sağlar.

Sınavda zaman kullanımını en fazla zora sokan bildiklerimizi ve bilmediklerimiz değil, biraz bildiğimiz ya da tereddüt ettiğimiz sorulardır. Bu yüzden soruyla inatlaşmak, “bu soruyu çözmezsem ölürüm!” mantığı testin sonunda hüsrana uğrama riskini artırabilir.

Soru içinde geçen ipuçlarından faydalanmayı bilin. Bunlar altı çizili, koyu puntoyla yazılmış, tırnak içinde, değildir, olmaz, her zaman, hiçbir zaman, bütün, zaman zaman, yoktur, vardır, birbirinden farklı, birbirine benzer, eşdeğer, birden fazla, ayrı ayrı, iç içe, yan yana, ikisi bir arada, ana düşünce, yan düşünce, benzer düşünce, asla, genellikle, çoğu, vb. ipuçlarıdır.

Soruları okurken mutlaka kurşun kalem kullanın ve önemli ipuçlarının altını çizin.

Öncelikle soru cümlesini okuyarak ne isteniyorsa altını çizin ve aklınızdan geçirin. Sonra metin kısmını okuyarak soruda sizden istenen kelimelerin altını çizin. Daha sonra şıkları elemeye başlayın.

Uzun paragraf sorularını cevaplandırırken soru cümlesini okuduktan sonra paragraftan bir cümle okuyarak şıkları eleme yöntemini kullanarak ve bunu paragraf bitene kadar devam ettirerek de çözebilirsiniz.

Her soru üzerinde mutlaka işlem yapın, sonuca ulaşamadığınız zaman işlemi sondan başlayarak kontrol ediniz.

İki şık arasında kaldığınız zaman; öncelikle soru cümlesini tekrar okuyun, sonra iki şıktan size en kuvvetli geleni okuyarak metne geçin. Ulaşmak istediğiniz sonucu bulduğunuz zaman doğru cevap bu şıktır. Eğer bulamadıysanız doğru cevap diğeridir. Hemen diğer seçeneği işaretleyin.

Her test bölümü arasında mutlaka ara verilmeli, bu arada gözler dinlendirilmeli, vücut hareket ettirilmelidir. Kan dolaşımı hızlandırılmalı, beynin ihtiyaç duyduğu enerji, kan dolaşımı sayesinde verilmelidir.

Çok soru çözün. Bir günde çözebileceğiniz soru sayısını belirleyip her 15 günde bir soru sayısını arttırın. Böylece çok sayıda soru çözüp, ÖSYM”nin yaptığı sınavlardaki soru tiplerini yakalarsınız.

*Öğrenci Seçme Sınavına kadar son 10-15 yılda çıkmış soruların çözülmesi, YGS-LYS sorularına aşinalığınızı artıracaktır.

 

 

online-ogrenci-danismani-online-egitim-danismani-online-ogrenci-kocu-okanbal

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.

psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

PedagogSoru Sor

Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.