Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Tedavisinde İlk Tıbbi Cihaz Onay Aldı (DEHB Cihazı)

Uyarı: Kaynaklarda ismi geçen ilaçları ve cihazları lütfen doktorunuza danışmadan kullanmayınız. Yazı kesinlikle reklam amacı taşımamaktadır.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB veya İngilizce ADHD) kişinin çocukluk çağında teşhisi koyulabilen ve çocukların önce okul, sonra da gelecekteki yaşamlarını, iş hayatlarını etkileyen bir nörolojik durumdur.

Geçtiğimiz aylarda Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından bu konu ile ilgili çok büyük bir gelişme paylaşıldı: FDA, DEHB tedavisi için geliştirilen ilk tıbbi cihazın satışa sunulmasını onayladığını bildirdi. Sadece DEHB için, ilaç tedavisi görmeyen 7-12 yaş arasındaki çocuklarda kullanılabilecek olan bu cihaz; DEHB belirtilerinden sorumlu olan alın, göz, çene ve boyundan geçen bir sinire düşük dozda elektrik akımı gönderiyor.

DEHB tedavisi için dünyada ve ülkemizde yaygın olarak metilfenidat etken maddesini içeren reçeteli ilaçlar mevcut. Bu ilaçlar sinir hücrelerinde üretilen ve motivasyon, dikkat ve hareketlilikte rol oynayan dopamin ve norepinefrin isimli iki molekülün beyindeki seviyelerini arttırıyor. İlaçlı tedavi yöntemlerinin artıları ve eksileri bilim dünyası tarafından tartışılmaya devam ederken FDA tarafından onaylanan bu yeni cihaz sayesinde yine reçeteli ancak ilaçsız bir tedavi yöntemi sunulmuş oluyor.

NeuroSigma şirketi cihazı The Monarch eTNS (Trigeminal Nerve Stimulation: Trigeminal Sinir Uyarma) ismi ile 1000 doların biraz üzerinde bir fiyatla ABD’de satışa çıkarmaya hazırlanıyor. Cihaz henüz Amerikan sağlık sigorta sisteminin kapsamında değil. Tabii bizi daha çok ilgilendiren ise bu veya benzeri cihazların Türkiye’de ne zaman satışa çıkacağı. Umuyoruz en yakın zamanda böyle bir haberi sizlere duyurabiliriz.

Cep telefonu büyüklüğündeki Monarch eTNS isimli cihazın kablosuna bağlı olan bant, çocuğun alnına yapıştırılıyor ve çocuk uykudayken kolayca kullanılabiliyor. Ancak bu cihazın kullanımının mutlaka bir ebeveyn tarafından takibi gerekiyor. 2015 yılında başlayan ve üç yıl süren klinik araştırmalarda bu cihazın etkisinin yaklaşık bir ay gibi bir sürede gözlemlenebileceği gösterildi.

NeuroSigma şirketi, ilaçlarda olduğu gibi, cihazın da uyuşukluk, iştah artışı, uyku sorunları, diş sıkma, baş ağrısı ve halsizlik gibi yan etkilerinin olabileceğini belirtiyor. Ayrıca FDA bu cihazın kullanımı sırasında yakın çevrede cep telefonu gibi elektromanyetik enerji yayabilen cihazların veya insülin pompası cihazlarının olmasının da tedaviyi olumsuz yönde etkileyebileceği şeklinde kullanıcıları uyarıyor.

Haberin orijinali: https://www.cnn.com/2019/04/20/health/adhd-treatment-etns-device-fda-bn/index.html?utm_source=fbCNNi&utm_medium=social&utm_term=link&utm_content=2019-04-20T17%3A00%3A33&fbclid=IwAR0GpSoKkDhIvp5ktO1y9QwYRHCTSSKjzk_p6T_T7XVIoIEWgUX-GMpRDXw

Çocuğunuz Kekeliyorsa Neler Yapılmalı

Kekemelik; çocuğun konuşmasının gerek akıcılık gerekse zamanlama yönünden yaşına uygun olmayan biçimde bozulmasıdır. Konuşma sırasında ses ve hece yenileme, sesleri uzatma, sözcüklerin parçalanması, konuşma sırasında ara vermeler ve tek heceli sözcük tekrarları gibi aksaklıklar görülmektedir. Bazen kekelemeye göz kırpma, tikler, dudak ve yüz hareketleri, kafa hareketleri, nefes alma davranışları ya da yumruk sıkma gibi motor davranışlar da eşlik edebilir. Bunlar çocuğun kekelemeye başlamadan önce kekelemeden kurtulmak için yapmış olduğu davranışlardır.

Genellikle ergenlik döneminden önce başlar. Erkek çocuklarında 3 kat daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Kesin nedeni bilinmemekle beraber çocuğun konuşma akıcılığında bozulmaya neden olabilecek genetik, nörolojik ve psikolojik etkenler suçlanmaktadır.

Kekemelik şikayetiyle gelen çocukların büyük bir kısmında ailede konuşma bozukluğuna sahip kişiler olduğu öğrenilmektedir. Böyle bir genetik yatkınlığa sahip çocuklarda ani korkma ve korkutulma, travmalar, hayat düzeninde ki değişiklikler (kardeş doğumu, annenin çalışmaya başlaması, v.b.) gibi psikolojik etkenler çocuğun konuşma akıcılığında bozulmalara sebep olabilmektedir.

Konuşma sorunu; çocuğun kendine olan güvenini ve yetkinliğini olumsuz etkiler. Bana gülecekler, benimle alay edecekler endişesiyle konuşmaya çekinir. İletişim kurmaktan kaçındığı için arkadaşlık kurmakta zorluk çekebilir. Sosyal ve duygusal olarak içine dönen çocuğun; okul başarısı, ilerleyen dönemde birey olarak mesleki başarısı ve toplumsal iletişimi bozulabilir.

Kekemeliğin herhangi bir ilacı veya ameliyatı bulunmamaktadır. Uzmanlarca tanı konmuş bireylere dil ve konuşma terapistleri tarafından kekemelik terapisi uygulanıyor. Bazı durumlarda, özellikle ailede kekemelik geçmişi varsa ve çocuğun kekemeliği şiddetliyse terapilere hemen başlanması gerekebiliyor.

Çocuklukta konuşma ve dil gelişiminin en hızlı olduğu dönemde başlayan ve nörolojik bir duruma bağlı olmayan akıcılık sorunları Gelişimsel Kekemelik olarak adlandırılır. Genellikle 2-5 yaşlar arasında görülmekte, geçici olduğu ve tedavi gerektirmediği bilinmektedir. Kekeleme çocuğu sıkıntıya sokan bir durumda artar, çocuğun hoşlandığı durumlarda azalır, bazen çok iyi konuşurken bazen şikayetler çok artar, cansız şeylerle ve evcil hayvanlarla konuşma sırasında kekeleme görülmez.

Ailelere Öneriler;

Çocuğun kendini rahatça ifade etmesine olanak tanınmalı.

Çocuğun konuşma hızını azaltmak için onunla yavaş, sakin ve telaşsız bir şekilde sık sık duraklayarak konuşulmalı.

Çocuğa konuşması konusunda baskı yapılmamalı, kelime ya da cümleleri düzeltilmemeli ve tamamlanmamalı.

Konuşurken sabırla dinlenmeli, çocuğun dikkati konuşması üzerine çekilmemeli.

Ailenin tüm üyelerinin sırayla konuşması ve birbirlerinin sözünü kesmeden dinlemesi sağlanmalı.

Alay etme, utandırma, zorlama gibi tutumlardan kaçınılmalı.

Konuşma dışında diğer alanlardaki girişimlerine ve başarılarına açıklayıcı övgülerle geri dönüş yapılarak özgüveni desteklenmeli.

Ev içindeki aşırı titiz, düzenli, denetimci ve kuralcı tutum gevşetilmelidir.

Kekemeliğin ruhsal ve sosyal sorunlara yol açmadan çözülmesini sağlamak için uzman desteği alınmalı.

Çocuğunuz İlkokula Hazır mı? Okul Olgunluk Ölçeği

Çocuğun Okula hazır olması demek; 
hem akademik ve hem de duygusal olgunluğunun yeterli olup olmamasına bağlıdır. . . 
Çocuğunuz 2013-2014 arası doğumluysa, 
ilk okula başlama konusunda yeterli olup olmadığı, -Çocuğunuzun ilk okula Yeterli olmasına rağmen anaokuluna göndermenizin zararları ne olabilir? -İlkokula yeterliliği olmamasına rağmen, başlatmanızın zararları ne olabilir? -Zorunlu eğitim yaşı nedir? -Hangi durumlarda Veli dilekçesiyle ya da doktor raporu ile kayıt olmayabilir? . .
.
.
Çocuk, Ergen ve Aile Psikolojisi
Randevu Al: 0 534 363 98 96
.
Hizmetlerimiz
.
-Çocuk Psikolojisi
-Çocuk Gelişimi
-Ebeveyn Danışmanlığı
-Anne Baba Eğitimi
-Ergenlik Danışmanlığı
-Öğrenci Koçluğu
-Aile Danışmanlığı
-Boşanma Psikolojisi
-Boşanmış Ebeveyn
-Çocuk Gelişim Testi
-Dikkat Eksikliği
-Zeka Testleri
-Oyun Terapisi
-Öğrenme Güçlüğü
-Disleksi
-Otizm
-Konuşma Bozukluğu
-Öfke ve Hırçınlık
-Okul Olgunluk Testleri
-Gelişim Geriliği
-Kekemelik Sorunları
-Okul Korkusu
-Okul Başarısızlığı
-Yeme Bozukluğu
-Uyku Bozukluğu
.
.
Çocuk, Ergen ve Aile Psikolojisi
Randevu Al: 0 534 363 98 96
PedagogGaziantep.Com

Gaziantep Tercih Danışmanlığı

PedagogSoru Sor

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.