Sıkılmadan Nasıl Ders Çalışılır

Sıkılmadan nasıl ders çalışılır? sıkılmadan nasıl test çözülür?  diyorsanız çözümü işte burada… Öğrencilerin veya herhangi bir sınava hazırlanan insanların ders çalışırken en büyük ve en çok yaşadığı problemlerin başında ders çalışırken sıkılıyor olmalarıdır.İlk zamanlar ders çalışmak için hevesli olanların ders çalışmaya başladıktan belli zaman sonra ders çalışmaktan sıkıldım, ders çalışmaktan yoruldum, ders çalışmaktan bunaldım gibi problemlerle

Sıkılmadan nasıl ders çalışılır? sıkılmadan nasıl test çözülür?  diyorsanız çözümü işte burada… Öğrencilerin veya herhangi bir sınava hazırlanan insanların ders çalışırken en büyük ve en çok yaşadığı problemlerin başında ders çalışırken sıkılıyor olmalarıdır.İlk zamanlar ders çalışmak için hevesli olanların ders çalışmaya başladıktan belli zaman sonra ders çalışmaktan sıkıldım, ders çalışmaktan yoruldum, ders çalışmaktan bunaldım gibi problemlerle karşılaşmaya başlıyorlar.Ders çalışmaya ilk başladıkları heves ve azimleri kalmıyor.Bu azimlerini ve heveslerini azaltan sebepler ve nedenler ise birden fazla olabilir ve kişiden kişilerde değişebilir.Bu gibi sıkıntı ve problemlerle karşılaşmak istemiyorlarsa öncelikle kendilerine bir hedef belirmeleri gerekiyor.Yani bir amaçlarının olmaları gerekir.

Sıkılmadan Ders Çalışma Yöntemleri

Ben ders niye çalışıyorum? Ben neden ders çalışıyorum veya neden ders çalışmalıyım gibi sorulara kendi kendilerine cevap vermeleri gerekiyor.Bu soruların aynılarını kitap ve testler içinde sormaları ve kendilerine cevap vermeleri gerekiyor.

Eğer bu soruların cevaplarını kendilerine verirlerse ders çalışmaları ve soru çözmeleri daha kolay olacaktır.Ayrıca ders çalışmayı ve soru çözmeyi eğlenceli hale getirmekte önemlidir.Ders çalışmayı nasıl eğlenceli hale getirelim diyorsanız ilk başta bir ders zevkli ve eğlenceli gelmeyebilir.Fakat zamanla çalışa çalışa soru çöze çöze birde göreceksiniz ki ders çalışmak ve soru çözmekten zevk almaya ve eğlenmeye başlayacaksınız.

Hayata Sıkı Tutunun!

İşte buruda önemli olan başta çabuk pes etmeden mücadele ederek bıkmadan geleceğinizi düşünerek hayallerinize ve ideallerinize ulaşmak için çalışmalısınız.Çünkü bu hayatı siz yaşayacaksınız yani bir nevi senaryoyu yazmak sizin elinizde…

 

onlineterapim-ogrenci-egitim-danismanligi

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

Sınavlarda Başarının Anahtarı Düzgün Psikoloji

Sınavlar yaklaştıkça öğrencilerin yaşamakta olduğu stres de artıyor.

Çoğu öğrenci çalışma imkanlarını yeterince değerlendirmediğinden içine düştüğü psikolojik zorluklar ortaya çıkmaktadır. Bu zorlukları yenmek için neler yapılabilir.

Çalışmalara etki eden olumlu ve olumsuz faktörleri görüp kendiniz için yeniden bir çalışma havasına sokmanın çoğu şeyi değiştireceğini unutmamalısınız.

Uzman kişilere danışarak psikolojik yardımlar almak sınav başarısı için katkı sağlıyor. Sınav hazırlık sürecinde birçok küçük sorunlar ve zaman alıcı şeyleri danışarak daha kolay atlatabileceğinizi hatırlatmak isterim.

İNANÇ BAŞARIYI KOLAYLAŞTIRIYOR

“Bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkânsız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar”

“Bir şeyi yapabileceğinize inandığınızda, gerçekten inandığınızda, aklınız yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için çalışmaya başlar.

Başaracağınıza inandığınız sürece yapacağınız çalışmalar size daha zevkli hale gelir, dersin başında ne kadar süre geçirdiğinizin farkına bile varmaz daha kolay amaçlarınıza ulaşırsınız.

Ama inanmadığınız sürece de zoraki ders çalışmalar büyük oranda size zahmet ve yorgunluk olarak yansıyacaktır.

Başarmaya inancınızı artırmak için yılmamak şarttır. Başarı biraz ketumdur. Yani hemen yüzünü göstermez. İstediğini hissettirmek çok önemlidir.

Öğrenmede, ısrarların sonunda başarı yüzünü gösterdiği zaman görülecek ki her şey değişmiş artık daha kolay sonuçlara ulaşılabiliyor olacaktır.

Yapamıyorum, olmuyor gibi değerlendirmeler işi yokuşa sürmekten başka bir şey değildir.

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

Sınav kaygısı ve ailelere düşen görevler

Ailelerin sorumlulukları çok büyük
Öncelikle karıştırılmaması gereken bir konu; sınav kişiliğin değerlendirmesi değil, öğrencinin bilgi ve çalışmasının değerlendirilmesidir.
Sınav kaygısının giderilmesinde ailelere büyük sorumluluklar düşmektedir.
Aileler sınavların mutluluğun ve başarının tek ölçütü olduğu düşüncesinin oluşmasına neden olacak davranış ve beklentilerden kaçınmalıdırlar.
Ayrıca anne ve babalar her bireyin yetenek ve kapasitelerinin farklı olduğunu bilmeli ve çocuklarının kapasitelerinden fazlasını başarmalarını beklememelidirler.
Öğrenciler ders çalışırken pozitif bir bakış açısı ile hareket etmeli, başarısızlığı değil başardığını hayal etmelidirler. Sınavın sadece bildiklerini gösterebilmek için bir fırsat olduğunu düşünmelidirler.
Öğrencilerin sınava girmeden önce deneme sınavlarına girmesi ve kendilerine uygun sınav stratejilerini belirlemesi büyük önem taşımaktadır.
Adaylar sınava kadar uyku düzeni ve sağlıklı beslenmeye özen göstermelidirler.
Ev içi etkinliklerin sınav çalışmaları göz önünde bulundurularak yapılması önemlidir.
Pozitif Dil Kullanmak ve destekliyici ifadeler her zaman daha yararlı olacaktır.

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

Çocuğunuzun Başarılı Bir Öğrenci Olması İçin Yapılması Gerekenler

Çocuğunuzun Başarılı Bir Öğrenci Olması İçin Yapılması Gerekenler

Her çocuk başarılı olmak ister ve tabi ki her veli de çocuğunun başarılı olmasını ister. Ancak bu başarının sağlanabilmesi öğrencinin de velinin de yapması gerekenler ve dikkat edilmesi gereken noktalar bulunmaktadır. Özellikle küçük yaştaki veya ilkokul çağındaki çocuklar için özellikle anne babalara oldukça fazla iş düşmektedir.

Çocuğun Okul Başarısı Aileler Neler Yapmalıdır?

Öncelikle her çocuğun zekâ düzeyinin farklı olduğu göz önüne alınmalı ve çocuklar üzerinde fazla baskı yaratmadan bu konunun üzerine eğilmelidir.

Genel olarak velilerin yanlışları, çocuklarının her konuda başarılı olmasını istemekten geçer. Bu durum pek çok çocukta geçerli olamadığından dolayı da çocuğun başarısız olduğu düşünülür ve bu durum çocuk üzerinde baskı oluşturur. Ancak her çocuğun ilgi alanının farklı olduğu bilinir ve eğitim hayatına bu durum göz önünde bulundurularak yön verilir ise çocuk başarılı ve uzman bir çocuk olarak büyüyebilir.

 

Çocukların Başarılı Olabilmesi İçin Velilere Bazı Öneriler

Çocuklar özellikle anne-babalarının onlara güvenmesini isterler. Çocuğun başarılı olacağına inanmak ve bu güveni çocuğa göstermek çocuk üzerinde olumlu etki sağlamaktadır.

Çocuklara verilecek olumlu mesajlar ve onlara yönelen övgüler de çocuklar üzerinde olumlu etki yaparak başarıya ulaşmayı sağlamaktadır.

Çocukların okul hayatının en önemli parçası olan öğretmenlerle velilerin bire bir ilişki içerisinde olması da başarılı olmanın en önemli adımları arasında yer almaktadır. Bu sayede çocukta yer alan herhangi bir olumsuz durumdan direkt haberdar olunabilecek ve müdahele edilebilecektir. Okulda yapılan toplantıları kaçırmamak ve hepsini takip etmek de okul hayatının başarılı olabilmesi için mutlaka şarttır.

Özellikle küçük yaştaki çocuklarda durmak bilmeyen bir soru sorma potansiyeli yer almaktadır. Onların sorularına cevap vermek ve onlarla ilgilenmek çocuğun öğrenmeye karşı olan ilgisini daima canlı tutar ve bu da başarıyı tetikleyen faktörler arasında yer alır.

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

Öğrenci Ders Çalışma Programı Nasıl Yapılmalı, Öğrenci Takibi

Sevgili öğrenci velileri yeni bir eğitim öğretim yılına girerken öğrencinin başarısında sizlerin katkılarının yüksek olduğunu belirtmek isterim. Okul öğrencilerimize yeni bilgileri öğretiyorken o bilgilerin pişmesi olgunlaşması ve kalıcı hale gelmesi sizlerin huzurlu ve mutlu yuvalarınız da olacaktır.

Öğrencinin başarılı olması sadece okul kurs çalışmaları ile ilgili değildir. Ev ve ev içindeki takip çalışmaların kontrolü öğrencinin başarısında etkilidir. Bilinçli anne babalar bu takibi yaparken okuldaki öğretmenleri ile irtibatlı şekilde yapmakta ve öğrencinin başarısı ve gelişimi adına güzel adımlar atmaktadır.

Bu yazımda bir öğrencinin sınıf bazında başarılı olması adına atmanız gereken basit birkaç öneriden bahsedeceğim ve sizlere düşen elinizden geldiğince bu önerileri takip ederek çocuğun başarısına katkı sağlamak olacaktır. Çocuğunuzun başarısını gördükçe daha bilinçli anne baba olmanın mutluluğunu yaşayacaksınız.

1- Öncelikle tatil bitti ve hem çocuğumuzun hemde anne baba ve diğer aile fertlerinin tatil alışkanlıkları bitmeli.

  • uyku aile içinde düzenli hale gelmeli
  • sabah kahvaltıları düzenli olmalı
  • yemek saatleri düzenli olmalı
  • ev içindeki etkinlikler, gezi, dışarıdaki organizasyonlar öğrencinin çalışma performansına göre ayarlanmalı

2- Öğrencinin ev içindeki ders çalışmasına engel olan dikkatini dağıtan, zamanını alan televizyon, telefon, bilgisayar tablet vb cihazları kullanımları sınırla hale gelmesi ve öğrencinin çalışma saatinde ailede bu cihazlardan uzak durması çocuğun çalışma kalitesini artıracaktır.

3- Çalışma odasının ve çalışma masasının düzenlenmesi dikkati dağıtan objelerin çıkartılması ve daha sade çalışmaya elverişli hale getirilmesi.

4- Okul çıkışlarında öğrencinin eve geliş saatinde özellikle ev hanımı anneler daha hassas olmalı ve çocuğu kapıda karşılamalıdır.

5- Çocuğunuza muhakkak okulda gününün nasıl geçtiğini okulda neler yaptığını sormak; çocuğu için nelerin önemli olup olmadığını ve arkadaşlarını öğrenmesi adına etkili bir iletişim olacaktır.

Ders Çalışma Programı Nasıl Hazırlanmalı;

Ders çalışma programı hazırlanırken muhakak sınıf öğretmenleri ile irtibatlı olmak önemlidir. Ama çocuğunuzla başbaşa program hazırlarken

1- Günün Tekrarı ve Ödev; Okul günü öğrencinin sınıfta gördüğü derslerin tekrarı için zaman ayırmalı. Örneğin öğrenci türkçeden bir konu görmüş ise onu kitabından veya öğretmeninin yazdırdığı defterinden tekrar yapmalı. Örneğin matematikten dersi varsa o gün gördüğü konuyu kitabından veya defterinden tekrar etmesi için programa ekleme.

Verilen ödevler içinde programa ekleme yaparak çocuğun hangi gün hangi derse ve hangi ödevini yapacağını bilmesi önemli olacaktır.

Program hazırlarken etüt çalışma dakiki ilk başlarda en az dk olan 20 dklık olarak başlaması alışkanlık kazandıkça artırılması faydalı olacaktır.

Örneğin;

Pazartesi

Matematik Tekrar En az 20dk, En Fazla 40dk Etüt

Türkçe Tekrar En az 20dk, En Fazla 40dk Etüt

Ödev Yapma En az 20dk, En Fazla 40dk Etüt

Ödev Yapma En az 20dk, En Fazla 40dk Etüt

Kitap Okuma En az 20dk, En Fazla 40dk Etüt

 

 

onlineterapim-ogrenci-egitim-danismanligi

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

Yeni Eğitim Öğretim Yılı Hayırlı Olsun

hayirliolsun-egitim

2016-2017 Eğitim ve Öğretim yılının başta değerli öğretmen ve kıymetli öğrencilerimiz olmak üzere eğitim camiasının tüm çalışanlarına ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

Hiperaktif Çocukların Özellikleri Nelerdir?

Hiperaktif, çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik ve dikkat eksikliği belirtileri olan bir bozukluk durumudur. Hiperaktiflik genellikle 3-4 yaş çocukluk döneminde başlasa da bebeklik döneminde de görülebilir. Hiperaktif bebeklerde fazla uyuma, huysuzluk, huzursuzluk, sürekli ağlama gibi belirtiler görülmektedir. Ayrıca erkeklerde görülme olasılığı kızlara oranla 3-4 kat daha fazladır.
Hiperaktivite değişik nedenlerle olabilir. Bunlar arasında; beyinde bazı yapısal işlevsel bozukluklar, kalıtım etkisi, çevre etki görülmektedir. Hiperaktiflik gebelik döneminde tespit edilememektedir. Bu yüzden doğum öncesi herhangi bir önlem yada tedavi yoktur. Ancak ilaç, alkol ve sigara kullanımından kaçınarak önlem alınabilir.
Hiperaktif çocuklar çoğunlukla yaramazlık ile karıştırılmaktadır.
Hiperaktif Çocukların Özellikleri Nelerdir?
  • Dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik belirtilerinin dış uyaranlara bağlı olmadan geliştiği görülür.
  • İlgileri kısa süreli olduğu için çabuk sıkılıp başladığı bir işi yarım bırakırlar.
  • Yaşıtları ile veya kardeşler ile ilişki sorunları görülür.
  • Saldırgan davranışlar yaparlar.
  • Heyecan ve adrenalin arayan davranışları vardır.
  • Hayallere dalma ve koordinasyon eksikliği görülmektedir.
  • Çocuk çok hareketlidir, olduğu yerde duramaz. Oturduğu yerde uzun süre duramaz hemen kalkar.
  • Kendilerini kontrol etmelerindeki güçlük nedeniyle nerede durmaları gerektiğini bilemezler. Korkusuzca davranmaları çeşitli tehlikelerle karşılaşmalarına neden olur.
  • Tehlikeyi kavrayamaz, birden atılır. Soru bitmeden cevap verir, konuşma aralarına girer. Başladığı bir işi bitiremez.
  • Dikkat eksikliğinden dolayı dersleri anlayamaz. Okul hayatında başarısızlık görülür.
Hiperaktivite Tedavisi ve Önemi

Hiperaktiviteden şüpheleniliyorsa hiç paniğe kapılmadan uygun bir teşhis için uzman doktora danışılmalıdır. Bunun bir rahatsızlık olduğu ancak çözülebilir bir problem olduğu bilinmelidir. Sevgi, saygı ve şefkat ile hiperaktif çocuklar a diğer sağlıklı çocuklara yakın bir büyüme ve gelişme gösterebilirler. Genelde aileler de ilaç kullanımını alışkanlık yapacağı zannedilir ve ilaç kullanmaktan kaçınırlar. Oysa ilaç kullanmak alışkanlık yapmaz. İlaç kullanması gerektiği halde ilaç almayan çocuklarda bu rahatsızlık ilerleyerek madde kullanımı gibi daha kötü alışkanlıklara sebep olabilir. Bundan dolayı uzman doktorun önerdiği tedavi uygulanmalıdır.

Bu çocukları ortama uydurmak zordur ama ortam bu çocukları kabul etmeli ona göre davranılmalıdır. Onlara kural koyarken uzman önerisi göz önünde tutularak anlayışlı bir şekilde davranılmalıdır. Hiperaktivite teşhisi koyulduktan sonra hekim, aile ve öğretmen birlikte bir tedavi stratejisi belirlemelidir. Aile ve öğretmenin yaklaşımı da en az uzman hekimin tedavisi kadar önemlidir. Hiperaktif çocuğun öğrenme stratejisi diğer çocuklardan farklıdır. Bu çocuklarda dikkat eksikliği göz önünde tutularak, onların da katılımını sağlamak eğitim materyalleri kullanarak dikkatini çekmek gibi yöntemler kullanılabilir.
Bu zorlu süreçte elbette ki en büyük zorluk ve sabır gerektiren görev anne ve babaya düşmektedir. Çocuğa karşı bir anlık öfke iyileşme sürecini etkileyeceği için oldukça sakin ve sabırlı olmalıdırlar. Çocuğun sinirlenip kontrolden çıkacağını anlayınca ona derin derin nefes almasını söylemek aynı zaman da kendisi de yaparak örnek olmalıdır. Birlikte yürüşe çıkmak, oyunlar oynamak yanında olduğunu hissettirmek gerekir. Çocuğun odasını açık renklerde boyamak, dikkatini dağıtacak fazla eşya koymamak gerekir. Çocuğu günlük tutmaya teşvik etmek, hissettiklerini özgürce yazmasını sağlamak gerekir. Hiperaktif çocuklarda beslenme de son derece önemlidir. Özellikle tatlı ve kalorisi yüksek gıdalara dikkat edilmelidir. Dengeli ve düzenli bir beslenme programı uygulanmalıdır.

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

Okula Yeni Başlayan Çocuğun Psikoloji Nasıldır

Okulun ilk günü ebeveyn ve çocuk için heyecanlı bir deneyimdir!

Her yıl okula başlama zamanı hem aileler hem de çocuklar için sevinç ve sıkıntıyı bir arada barındırır. Okula başlanan ilk günün her insan için özel bir hatırası vardır. Ev ortamının, sıcak, korunaklı, biricik olduğunu hissettiren yapısından çıkıp; hiç tanımadığı yaşıtlarının arasında, kural ve bilgilerle dolu bir yere girmek pek çok güçlüğü de beraberinde getirir. Çocuğunuzun hem psikolojik hem de davranışsal olarak sürece hazır olması, adaptasyon sürecini kolaylaştıracaktır.

İlkokula başlayacak olan birçok çocuk bazı endişelere sahiptir; “Okul dedikleri nasıl bir yerdir? Annem de okula gelecek mi? Oradaki çocuklar neler yapar? Neden okula gidiyorum? Okulda annem olmadan istediklerimi nasıl söyleyeceğim?”. Belirsizlik uzun vadede kaygı oluşturur; bu nedenle tüm soruların cevapları çocuğa okula başlamadan önce verilmeli ve gerekli açıklamalar yapılmalıdır. Çocuk, neyle karşılaşacağını bilmeli, yaşadığı zorluklar karşısında baş etme becerileri geliştirebilmelidir.

Okulun sadece ders yapılan bir yer olmadığı, orada da oyun oynayacağı, arkadaşları ve öğretmeni ile güzel vakit geçireceği ifade edilmelidir. Anne babalar, okula hazırlık sürecinde çocuğun “okul” algısında yanlış yorumlara neden olabilecek ifadeler kullanabiliyorlar. En sık karşılaştığımız örneklerden bazıları “artık sen büyüdün, okula gidiyorsun, bundan sonra her şey farklı olacak, bu kadar oyun oynamak yok artık” gibi ifadeler, çocuğun endişesini arttırmaktadır.

Okul ile ilgili çok uzun ve detaylı konuşmalar yapmamak, çocuğun kendi deneyimlerini yaşamasını beklemek ve anlatmak istediğinde onu dinlemeniz yararlı olacaktır. Gün içerisinde sık sık bu konuşmaların yapılması çocuğu sıkabilir ve endişelerini arttırabilir.

Okulun ilk günü hem aile hem de çocuk için heyecanlı bir deneyim olacaktır. Çocuğunuz ilk gün ağlayabilir. Ağlama, iletişim yöntemidir ve normaldir.

 

İlk gün ile ilgili küçük tüyolar;

– Çocuğunuz sizin duygularınızı ayna gibi yansıtır. Sizin ne hissettiğinizi anlamaya çalışacak ve sık sık yüz ifadelerinizi kontrol edecektir. Duygularınızı kontrollü yaşar ve soğukkanlı olursanız; çocuğunuzda bir o kadar rahatlayacaktır.

– Okul hakkında kısa ve genel bilgilendirmeler yapın. Okul binasını ve kullanım alanlarını gezdirin. Lavabo, kantin, sınıflar vs.

– Vedalaşmayı kısa tutun. Ağlamanın sizi geri döndüren bir yöntem olduğunu keşfetmesin. Bazı anne-babaların saatlerce okulun bahçesinde ve sınıf kapısında beklediği görülmektedir. Bu durum uyum sürecinin, süresini uzatır. Siz, her an ulaşabileceği biryerde bulunduğunuz sürece kaygı duygusu tetiklenecektir.

– Kol saati kullanın. Çocuğunuzun koluna okulun başlangıç ve bitiş zamanlarını gösterebilceğiniz bir kol saati taktığınızda; belirsizliği hafifletmiş ve onu rahatlatmış olursunuz.

– Çocuğunuzu söylediğiniz vakitte okuldan almaya özen gösterin.

– Okul hakkında konuşmak istediğinde sizinle gün içinde yaptıklarını paylaşacaktır. Onu ilk gördüğünüz andan itibaren soru yağmuruna tutmayın. ”günün nasıl geçti?” gibi genel bir soruyla onun anlatmasını teşvik edebilirsiniz.

Okul sendromunun hızlı şekilde atlatılabilmesi, çocuğun istikrarlı bir şekilde okula devam etmesiyle sağlanır. Okula gitmemek ya da geç gitmek konusunda taviz vermeyin. Mümkün olduğunca okul ve sınıf değiştirmeyi düşünmeyin. Cesaretlendirici konuşmalar yapın. Bir süre sonra kendiliğinden ağlama ve yakınma belirtilerinin azaldığını göreceksiniz. Tüm bu zorlu süreçte çocuğumuz yeni bir dünyaya adım atarken onun korkularını anlayarak, iletişime açık bir şekilde ve stresle baş etme yöntemlerini öğreterek okul yıllarına daha kolay alışmasını sağlayabiliriz.

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

Çocuklarda okul kaygısı anne desteğiyle aşılıyor

Çocuklar okula ilk başladığında anne ve babadan ayrılma endişesi duyar. Birçok çocuk, okula gitmek istemez ya da annesini yanında görmek ister. Bu belki bir hafta belki de bir ay sürer.

Aileler, çocukların okula başladığı dönemde birçok sıkıntıyla karşı karşıya kalıyor. Anne ve babadan ayrılmak istemeyen çocuk, okula adapte olamıyor ve gitmek istemiyor. Bu durum, çocukların önceki döneminde de kaygılı olmalarından kaynaklanıyor. Çocuktaki ilk iki yaşın güvenli bağlanma için çok önemli olduğu bir dönemdir. Ailenin ve okulun bu gibi durumlarda ısrarcı olması gerekmektedir. 18 ay içinde çocuğun ailesiyle güvenli bir ilişki geliştiremediğin de bu durumun özellikle okul döneminde daha fazla ortaya çıkmaktadır. Öğretmenlerin, ‘Çocuğu okula bırakıp evlerinize geri dönebilirsiniz’ gibi bir yaklaşımları olabiliyor. Bu da çocuktaki kaygıyı ve endişeyi daha da artırmaya neden oluyor. Zaten çocuk, ‘Annem beni burada bırakacak, bir daha göremeyeceğim’ düşüncesiyle hareket ediyor. Bu durum karşısında anne ve baba, öğretmen ile işbirliği içerisinde bulunmalı.”

Okullarda alıştırma dönemlerinin başlamasıyla sıkıntılar biraz olsun azaldığı gözlenmektedir. Aileler, 1 hafta boyunca çocuklarının yanında bulunuyor fakat her çocuk aynı tepkiyi vermeyebilir, öğretmenler bu durumu anlayışla karşılamalı. Çocuk, ihtiyacı olduğu zaman annesini yanında bulabileceğini hissedebilmeli. Bir yandan da ‘Şu an ben senin yanında duruyorum ama ilerleyen dönemlerde sen de sınıftaki diğer arkadaşların gibi oturmalısın’ gibi belli zamanlarda çocukla konuşulmalı. Sıkıntının devam etmesi durumunda ise annenin daha sabırlı olması davranış göstermelidir.

İlk haftadan sonra çocuk hâlâ alışmamakta ısrar ediyorsa anne, sınıf dışında beklemeli. Çocuk ihtiyaç duyduğu anda ‘Annem burada mı?’ diye sorduğu zaman gidip görebilmeli. Böylelikle çocukta ‘Annem beni burada bırakıp gitmeyecek’ düşüncesi yerleşir. Bu sağlandığı vakit, anne bu sefer sınıf dışında bir yerde beklemeli. Önceden istediği zaman çocuk dışarı çıkıp annesini görebilecekken ilerleyen süreçte birkaç dakikalık bir görüşme istenebilir. Burada aşamalı olarak çocuğu sınıfa alıştırmak gerekiyor.

 

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.
psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Veli-Öğretmen görüşmesinin etkili olması için öneriler

Öğretmenle çocuğunun durumu görüşmek isteyen bir veli nelere dikkat etmeli? Öğretmenle sağlıklı bir görüşme yapmanın 10 kuralı.

Günümüzde veli-öğretmen görüşmesine velinin veya öğretmenin önemli gördüğü bir sebepten dolayı ihtiyaç duyulmaktadır. Bu önemli sebep kötü not veya davranış bozukluğu gibi tatsız bir neden de olabilir. Oysa bu görüşmeler belli aralıklarla, henüz bir problem ortaya çıkmadan yapılsa daha faydalı olur. Böylece ebeveynler bir taraftan çocuklarının genel durumu hakkında bilgi sahibi olurlar ve onların okul gündemlerini takip etme imkânı bulurlar, diğer taraftan da öğretmenle diyaloglarını geliştirmiş olurlar. Zira anlaşmanın yolu tanışmaktan geçer. Her ne kadar görüşmeler sınıfta bir masada karşılıklı oturarak gerçekleşse de aslında veli ve öğretmen ortak bir hedef için çaba gösteriyor; çocuğunuzun iyi bir insan ve başarılı bir öğrenci olmasını sağlamak!

Velinin öğretmenle görüşmeye gitmeden önce dikkate alması gereken hususları şu şekilde sıralayabiliriz:

Özel Randevu talep edin:
Öğretmenden özel olarak randevu talep ediniz. Ayaküstü yapılan kısa görüşmelerin yarardan ziyade zararı olacaktır. Öğretmenin acelesi olabilir, kafasında başka sorunlar olabilir. Oysa randevu alarak gittiğinizde tamamen size ve çocuğunuza odaklanmış olacaktır.

Görüşmeye ön hazırlık yaparak gidin:
Görüşmeye gitmeden önce hangi konulara değinmek istediğinizi not edin. Konuyla ilgili çocuğunuzla önceden görüşerek onun bakış açısını da kaydedin. Kendinize ‘bu görüşmede hedefim nedir?’, ‘nasıl bir çözüm bekliyorum?’ gibi sorular sorun.

Görüşme öğrenci endeksli olmalı:
Ayrıca dikkat edilecek bir diğer nokta da görüşmenin öğrenci endeksli olmasıdır. Öğretmenin yeterliliği ya da okul sistemindeki eksikliklerin tartışılacağı yer veli-öğretmen görüşmesi değildir. Görüşmede ithamlardan, akıl verircesine konuşmalardan kaçınmak gerekir. Zira kazananın ve kaybedenin olduğu yerde iletişim gerçekleşmemiş demektir.

Öğretmene pozitif yaklaşın:
Öğretmene karşı pozitif bir yaklaşım sergileyin. Ona güvendiğinizi ifade edin. Takdir edin. Bunun için çocuğunuza öğretmeninde sevdiği özellikleri sorabilirsiniz. (Unutulmamalı ki yaygın bir atasözümüz şöyle: Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.) ‘İçinde bulunduğunuz durumu tahmin edebiliyorum’ gibi cümleler kurarak onu anladığınızı hissettirin.

Uzlaşmanın yolunu arayın:
Çözüme ulaşmak için uzlaşmaya açık olun. Bunun için öğretmenin bakış açısını da sabırla dinleyin. ‘Çocuğum haklı, öğretmen haksız’ ön kabulü ile görüşmeye gitmeyin. Öğretmenin önerilerini ve eleştirilerini ciddiye aldığınızı belirterek ‘sizce nasıl davranmalıyım?’ gibi sorularla önerilerini dile getirmesine fırsat verin. Bu tür ifadeler görüşmenin atmosferini olumlu yönde etkileyecektir.

Kendi bakış açınızı dile getirmekten çekinmeyin:
Kendi bakış açınızı mutlaka ifade edin. Duygularınızı ve endişelerinizi açık ve samimi bir şekilde dile getirin. ‘Anladığım kadarıyla…’, “Bana göre…’ diye başlayan ifadelerle ne düşündüğünüzü söyleyin. Konu hakkında çocuğunuzla daha önce görüştüğünüzü ve konu hakkında neler düşündüğünü de belirtebilirsiniz.

İçinde bulunduğunuz şartları öğretmenle paylaşın:
Görüşmede gerekirse ailevi konulara da değinebilirsiniz. Örneğin aile fertlerinden birinin hastalığı veya anne babanın boşanma aşamasında olduğu gibi bilgiler öğretmenin çocuğunuzun durumunu daha iyi anlamasına olanak sağlayacaktır.

Yap(a)mayacağınız şeyler vaat etmeyin:
Öğretmene gerçekleştirilmesi zor hatta imkansız vaatlerde bulunmayın. ‘Bir sonraki yazılıda mutlaka daha iyi bir not alacak’ gibi bağlayıcı ifade yerine, ‘bundan sonra ödevlerini düzenli olarak kontrol edeceğim’ gibi ifadeler kullanmanız daha yerinde olacaktır.

Öğrenciyi de görüşmeye dahil edin:
Gerekli görüyorsanız öğrenciyi de görüşmeye dahil edilebilirsiniz. Sorunu öğretmenle değerlendikten sonra çözüm konusunu öğrenci ile birlikte konuşmak faydalı olacaktır. Birlikte alınacak olan kararlar daha sonra gereksiz yanlış anlamaların önünü alacağı gibi öğrenci tarafından da ciddiye alınacaktır.

Not alın:
Görüşme sırasında küçük bir tutanak şeklinde not alın. Böylece değinilen noktalar, belirlenen hedefler ve getirilen çözüm önerileri kayıt altına alınmış olur. Görüşmenin sonunda ihtiyaç görüyorsanız bir sonraki randevu için tarih belirlenmesini isteyebilirsiniz. Unutmamak gerekir ki ayda yılda bir yapılan görüşme değil, belli aralıklarla yapılan düzenli görüşmeler öğretmenle aranızda sağlam bir iletişim köprüsünün oluşmasının sağlayacaktır. Bundan ise en çok öğrenici, yani çocuğunuz, faydalanacaktır.

 

 

online-ogrenci-danismani-online-egitim-danismani-online-ogrenci-kocu-okanbal

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

 

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.
psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Çocuğunuz Okula Hazır mı?, Okula Uyum İçin Ne Yapılmalı

Ailer çocuğun okula başlamasıyla birlikte ne büyük ruhsal gerilim yaşadığını pek bilmezler. Bir çok ailenin şartlı sevgisi çocuğun gerilimini daha da artırır. Ailenin yapması gerekli olan şey çocuk başarısız da olsa sevgisini esirgememesi gerektiğidir. İlkokula yeni başlayan çocuklar için unutulmaması gereken husus şudur: Çocuğunuzun okul hayatındaki tek şansı, iyi bir öğretmene rastlamış olmasıdır. Hepsi bu.

Okul hayatı boyunca çocuğunuza yapacağınız en büyük iyilik onun öğretmeniyle ilişki ve dostluk kurmanızdır. Bu dostluğun çocuğunuzun eğitim hayatına pozitif yansımalarını göreceksiniz. Herşeyden önce öğretmen çocuğunuza daha itina ile ilgi gösterecek bu durumunda çocuğunuzun dersleri ve okul ortamını sevmesine vesile olacaktır.

Bu dönemde birinci sınıfa başlayacak bir çocuğunuz var. Çocuklarda okula gitmek istememe, ders çalışmama ya da başarısız olma gibi problemleri çevrenizden duyuyorsunuz. Siz de çocuğunuzun çok iyi bir eğitim almasını istiyorsunuz. Eşiniz ve siz bu hususta her türlü fedakârlığı yapmaya hazırsınız. Fakat cocuğunuzun “Okul Dünyası“ na daha sağlıklı bir şekilde dahil olup, başarılı olması için, neler yapmak gerektiği hususunda anne baba olarak yeterli donanıma sahip değisiniz. Çocuğunuzun “Okul Dünyası“ na sağlıklı bir şekilde adım atmasına aileler olarak sizlerin nasıl yardımcı olacağına dair bilgileri konu aldık bu yazımızda.

Okul öncesi dönemde – 0- 5 yaş – çocuk üzerinde tek hakim güç aile iken okulla birlikte iki ayrı dünya daha çocuğun hayatına girmiş olur: Okul ve arkadaş. Aileler çocuğun okula başlamasıyla birlikte ne büyük ruhsal gerilim yaşadığını pek bilmezler. Bir çok ailenin şartlı sevgisi çocuğun gerilimini daha da artırır. Ailenin yapması gerekli olan şey çocuk başarısız da olsa sevgisini esirgememesi gerektiğidir. İlkokula yeni başlayan çocuklar için unutulmaması gereken husus şudur: Çocuğunuzun okul hayatındaki tek şansı, iyi bir öğretmene rastlamış olmasıdır. Hepsi bu.

1.Çocuğunuzun ilkokulda neler okuyacağı konusunda fikir sahibi olun: Unutmayın ki sizin öğrendiklerinizin çok değişmiş olduğunu göreceksiniz. Çocuğunuza yardımcı olabilmeniz için bu yeni durumların öğrenilmesi çok önemlidir.

2.Okulu ve öğretmeni hakkında bilgi toplayın: Okul hayatı boyunca çocuğunuza yapacağınız en büyük iyilik onun öğretmeniyle ilişki ve dostluk kurmanızdır. Bu dostluğun çocuğunuzun eğitim hayatına pozitif yansımalarını göreceksiniz. Herşeyden önce öğretmen çocuğunuza daha itina ile ilgi gösterecek bu durumunda çocuğunuzun dersleri ve okul ortamını sevmesine vesile olacaktır. Sizin ya da çocuğunuzun öğretmeniyle problemi varsa biran önce bunu çözmeye bakın. Ya öğretmenle ya da okul yönetimiyle konuşarak problemi çözün. Cözemiyorsanız mutlak okulunu değiştirin.

3.Okumayı sevdirmek birinci vazifeniz olsun: Çocuğunuzun ilkokulda öğreneceği en önemli beceri “Okumak“ tır. Okumak alışkanlığı bütün öteki konuların anahtarıdır. Okumayı sevdirmek için : Okul öncesi dönemde olduğu gibi yine okumayı sürdürün. Ona kitaplar alın. Birlikte kütüphane ziyaretleri yapın ve hediye kitap alın. Üçüncü ve dördüncü sınıfta çocuğunuza kitap okumayı bırakın ve yeni bir uyku geleneği başlatın. Uyumadan önce çocuğunuz kendisi birşeyler okusun ve öyle uyusun. Aynı zamanda çocuk dergilerine mutlaka abone yapın. Posta kutusundan dergileri kendisi alsın.

4.Okul eğitiminde okumadan sonra ikinci önemli konu matematik öğrenmesidir: Çocuğunuz henüz küçükken somut nesnelerle ona matematik kavramları ögretmişseniz zorluk çekmeyecektir.

5. Evde bulundurulması mutlak gerekli araçlar vardır. Bunlar her zaman başvurulacak araçlardır: Sözlükler , Atlaslar ve Ansiklopediler…

6. Çocuğunuza nasıl ders calışacağını öğretin: Sınıfta nasıl not alacağı, bir kitabı okumakla çalışmak arasındaki farkı, çeşitli testlerin nasıl uygulanacağını öğretin. Bütün bunları ev ödevlerini hazırlarken yapabilirsiniz.

7. Çocuğunuzun belirli bir çalışma yeri olmalı: Televizyon, internet vb ilgi çekici ve caydırıcı unsurların olduğu bir odada çocuğun konsantre olup başarılı olması beklenemez. Sessizlik ders çalışma ve okuduğunu anlama adına önemli bir unsurdur. “Cıstak cıstak” bir müzik eşliğinde ders çalışılsa da verimli olmak mümkün değildir.

8. Belirli bir ders çalışma saati belirlenmeli: Ders çalışma saati her çocuk için farklı farklı olabilir. Fakat kesinlikle ders çalışılması uygun olmayan bir zaman vardır o da okuldan geldiğinde çalışmaktır. Çocuğun dinlenip zihnen boşaldıktan çalışması durumunda verimlilik ortaya çıkar.

 

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

 

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.
psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Öğrenci Başarısı İçin Öğrenci Takibinin Önemi

Okullar açılıyor ve şimdiden başarıya odaklanmak adına zihinsel olarak hazırlık yapılması ve başarı odaklı sağlıklı bir öğrenci takibinin nasıl yapılacağını bu yazımızda görebilirsiniz.

Öğrencilerin özellikle lise dönemlerinde ergenlik döneminin getirdiği duygusal fiziksel sorunlarıyla birlikte değerlendirmek adına onun hem ruhsal gelişimi hemde akademik gelişiminin sağlıklı olması için takip yapılması önemlidir. Bunun için;

Öğrencinin sağlıklı takibini yapmak için okulla ilişkilerin daha sıkı olması gerekir. Anne veya baba bu takip konusunda ortak olarak hareket ederek sağlıklı  bir şekilde takip edilmesi öğrencinin başarısının yükselmesine katkı sağlayacaktır.

Bu nedenle öncelikle okulda ve kurstaki sınıf öğretmenleri ile daha sık iletişim içerisinde olmak, okul rehber öğretmenlerinden destek almak ve buna bağlı olarak ortalama iki haftada bir okul ziyareti çok büyük önem arz etmektedir. Buradaki ziyaretler bir sorunun oluşmasından öncesinde müdahale edebilmektir. Örneğin Yazılılar olmuş sonuçlar gelmiş ve sorunlar birikmiş şekilde öğrenci takibi mi yoksa yazılılar öncesi tedbirler alınmış çalışma düzenine hassasiyet gösterilmiş ve sorunlar oluşmadan ortadan kalkan bir takibi mi istersiniz. Sizin takibinize katkı sağlayacağını düşündüğüm başlıca maddeleri kontrol etmenizi ve hangileri konusunda ne kadar aşama ilerlediğinize bakarak çocuğunuzu ne kadar takip ettiğinizle ilgili fikir sahibi olabilirsiniz.

İşte öğrenci takibinde dikkat edilecek bazı öneriler..

GENCİN ARKADAŞLARINI TANIMA

  • Genci Tanımanın En Kolay Yolu Arkadaşını Tanımaktan Geçer
  • Arkadaşları İle Mutlaka Tanışın.
  • Birlikte Etkinlikte Bulunun. (Yemek, Sinema, Gezi vb)
  • Arkadaşlarının Aileleri İle Tanışın ve Etkinlikte Bulunun.

EVDE TAKİP NASIL OLMALI

  • Evde Hangi Sorumlulukları Var. ( Yatağını Toplama, Ekmek Alma, Çöp Dökme, İşyerine Çağırma)
  • Ders Çalışma Programını Takip Ediniz.
  • Ne Tür Kitapları Okuyor.
  • TV’de Neler İzliyor. (Hangi Dizi veya Program)
  • İnternette Nasıl Vakit Geçiriyor. Hangi Sitelerde Dolaşıyor.
  • Cep Telefonu Kullanma Sıklığı Nedir.
  • Kullandığı sosyal paylaşım sitelerinde neler paylaşmış

OKUL TAKİBİ NASIL OLMALI

  • Sınıf Öğretmeni İletişim
  • Okul Ziyaretleri
  • Branş Öğretmenleri İle İletişim. (Hangi Derste Ne Düzeyde)
  • Okul ve Kurs Programlarından Haberdar Olmak.
  • Yazılı-Deneme  Takibi
  • Okuduğu Kitaplar (Birlikte Karşılıklı Kitap Okumak)
  • Okul ve Kursa Devam Devamsızlık takibi

Yukarıdaki maddeleri çocuğunuz sağlıklı takibinde sorun oluşmadan çözüm bulmada size yardımcı olacaktır. Burada bunlar uygulanıyorken çocuğunuzun da fikirlerini alınarak onun mantık ve ruh dünyasına da hitap edecek davranışlarda bulunmak önemli. Bazı maddeler esnetilebilirken bazıları sıkı takibi gerektirebilir. Bu durum tamamen sizin ve çocuğunun arasındaki iletişim bağına bağlı olarak değişecektir. Eğer takip konusunda sıkıntılar yaşıyor ve sağlıklı bir takip konusunda sorunlarla karşılıyor ve aşamıyorsanız eğitim danışmanı desteği de alabilirsiniz.

 

 

online-ogrenci-danismani-online-egitim-danismani-online-ogrenci-kocu-okanbal

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

 

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.
psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

2017 YGS Sayısal, Tm, Sözel Konuları, 2017 YGS Hangi Konular Çıkacak

2017 LYS MATEMATİK KONULARI 

  1. Sayılar
  2. Sayı Basamakları
  3. Bölünebilme
  4. Obeb-Okek
  5. Rasyonel Sayılar
  6. Basit Eşitsizlikler
  7. Mutlak Değer
  8. Üslü Sayılar
  9. Köklü Sayılar
  10. Çarpanlara Ayırma
  11. Oran Orantı
  12. Denklem Çözme
  13. Kümeler
  14. Fonksiyonlar
  15. Permütasyon
  16. Kombinasyon
  17. Binom
  18. Olasılık
  19. İstatistik
  20. II. Dereceden Denklemler
  21. Karmaşık Sayılar (Kutupsal Gösterim Yok)
  22. Parabol
  23. Polinomlar
  24. Mantık
  25. Modüler Aritmetik
  26. Eşitsizlikler
  27. Logaritma
  28. Diziler
  29. Limit ve Süreklilik ( Sadece 0/0 ve ∞/∞ Belirsizliği var)
  30. Türev (Ters Trigonometri fonksiyonlarının türevi kaldırıldı)
  31. İntegral (Ters Trigonometri fonksiyonlarının İntegrali ve Hacim hesabı kaldırıldı)

 

2017 YGS GEOMETRİ KONULARI 

  1. Doğruda ve Üçgende Açılar (9.Sınıf)
  2. Dik ve Özel Üçgenler (9.Sınıf)
  3. Dik Üçgende Trigonemetrik Bağıntılar (9.Sınıf)
  4. İkizkenar ve Eşkenar Üçgen (9.Sınıf)
  5. Üçgende Alanlar (9.Sınıf)
  6. Üçgende Açıortay Bağıntıları (9.Sınıf)
  7. Üçgende Kenarortay Bağıntıları (9.Sınıf)
  8. Üçgende Eşlik ve Benzerlik (9.Sınıf)
  9. Üçgende Açı-Kenar Bağıntıları (9.Sınıf)
  10. Çokgenler (10.Sınıf)
  11. Dörtgenler (10.Sınıf)
  12. Yamuk (10.Sınıf)
  13. Paralelkenar (10.Sınıf)
  14. Eşkenar Dörtgen (10.Sınıf)
  15. Deltoid (10.Sınıf)
  16. Dikdörtgen (10.Sınıf)
  17. Çemberde Açılar (10.Sınıf)
  18. Çemberde Uzunluk (10.Sınıf)
  19. Daire (10.Sınıf)
  20. Prizmalar (10.Sınıf)
  21. Piramitler (10.Sınıf)
  22. Küre (10.Sınıf)
  23. Vektörler-1 (9.Sınıf)
  24. Koordinat Düzlemi ve Noktanın Analitiği (10.Sınıf)
  25. Doğrunun Analitiği (10.Sınıf)
  26. Tekrar Eden, Dönen ve Yansıyan Şekiller (10.Sınıf)

 

2017 YGS FİZİK KONULARI 

  1. Fizik Bilimine Giriş
  2. Vektör-Kuvvet ve Kuvvet Dengesi
  3. Basit Makineler
  4. Madde ve Özellikleri
  5. Sıvıların Kaldırma Kuvveti
  6. Basınç
  7. Isı ve Sıcaklık
  8. Genleşme
  9. Doğrusal Hareket
  10. Dinamik
  11. İş Enerji
  12. Işık ve Gölge
  13. Düzlem Ayna
  14. Küresel Aynalar
  15. Kırılma ve Renkler
  16. Merceler ve Aydınlanma
  17. Elektrostatik
  18. Elektrik Akımı ve Devreler
  19. Temel Dalga Bilgileri
  20. Yay Dalgaları
  21. Su Dalgaları
  22. Ses ve Deprem Dalgaları

 

2017 YGS KİMYA KONULARI 

  1. Kimya Bilimi
  2. Atom ve Yapısı
  3. Periyodik Sistem
  4. Kimyasal Türler Arası Etkileşimler
  5. Asitler-Bazlaar ve Tuzlar
  6. Bileşikler
  7. Kimyasal Tepkimeler
  8. Kimyanın Temel Yasaları
  9. Maddenin Halleri
  10. Karışımlar
  11. Endüstride ve Canlılarda Enerji
  12. Kimya Her Yerde

 

2017 YGS BİYOLOJİ KONULARI 

  1. Biyoloji Bilimi, İnorganik Bileşikler
  2. Organik Bileşikler
  3. Hücre
  4. Madde Geçişleri
  5. DNA-RNA
  6. Protein Sentezi
  7. Enzimler
  8. Canlıların Sınıflandırılması
  9. Ekoloji
  10. Hücre Bölünmeleri
  11. Eşeysiz-Eşeyli Üreme
  12. İnsanda Üreme ve Gelişme
  13. Mendel Genetiği
  14. Kan Grupları
  15. Cinsiyete Bağlı Kalıtım

 

2017 YGS TÜRKÇE KONULARI 

  1. Kelime Bilgisi:  Kelimede anlam, Kelimelerin farklı anlamlarda kullanımı, Sözcük öbeklerinde anlam
  2. Cümle Bilgisi: Cümlede anlamın oluşumu, Cümlenin ögeleri, Metinde kazandıkları anlamlara göre cümleler
  3. Paragraf Bilgisi: Paragrafta yapı, Paragrafta anlam ve ana düşünce, Paragrafta düşünceyi geliştirme yolları
  4. Sözcük türleri: İsim, Sıfat, Zamir, Bağlaç, Fiil, Edat, Ünlem
  5. Ses Bilgisi ve Telaffuz (Söyleyiş): Ses özellikleri
  6. Anlatım Türleri
  7. Yazım Kuralları ve Noktalama İşaretleri
  8. Anlatım Bozuklukları

 

2017 YGS TARİH KONULARI 

  1. Tarih Bilimi: Tarih biliminin ve diğer bilimler ilişkisi
  2. Uygarlığın Doğuşu ve İlk Uygarlıklar: Tarih öncesi çağlar, Tarih çağları, İlk çağ uygarlıkları, Anadolu’da yaşamış uygarlıklar, Ege ve Yunan uygarlıkları, Hunlar, Göktürkler, Uygurlar ve diğer orta Asya ve Avrupa Türk Devletleri
  3. İslam Tarihi ve Uygarlığı: İslamiyet’in doğuşu, Dört Halife Dönemi, Emevi, Endülüs, Abbasi Devletleri
  4. Türk-İslam Devletleri: Türklerin İslamiyet’i kabulü, Karahanlılar
  5. Türkiye Tarihi: Türkiye Selçukluları
  6. Beylikten Devlete (1300-1453): Osmanlı Devleti’nin gelişimi, Balkanlarda fetihler, İskan Siyaseti ve Anadolu’daki faaliyetler
  7. Dünya Gücü: Osmanlı Devleti (1453-1600): Osmanlı’da toplumsal, askeri, ekonomik yapı, Kanuni Sultan Süleyman, Reform Hareketleri, Coğrafi Keşifler ve Osmanlı’ya etkileri
  8. Arayış Yılları (17. Yüzyıl): Avrupa’daki gelişmeler ve Osmanlı’ya etkileri, Kapitülasyon ve imtiyazlar, Islahat arayışları ve Siyasi/askeri faaliyetler
  9. Avrupa ve Osmanlı Devleti (18. Yüzyıl): Fransız İhtilali, Sanayi devrimi, Osmanlı’da yönetim ve bürokrasi yapısında değişmeler
  10. En Uzun Yüzyıl (1800-1922): Balkanlarda milliyetçilik, Şark Meselesi, Sanayi Devrimi’nin Osmanlı Devleti’ne etkileri, Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanı, I ve II Meşrutiyet, Trablus ve Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı
  11. Milli Mücadelenin Hazırlık Dönemi: Mondros Mütarekesi, Kuvayı Milliye, Kongreler, TBMM’nin açılması
  12. Kurtuluş Savaşında Cepheler: Doğu, Güney ve Batı Cepheleri, Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz
  13. Türk İnkılabı: Saltanatın kaldırılması, Lozan Konferansı’nın süreci ve Lozan Barış Antlaşması, Laiklik, Çok partili hayata geçiş, Hukuk, Eğitim ve Toplumsal alandaki değişimler
  14. Atatürkçülük ve Atatürk İlkeleri: Atatürkçü Düşünce Sistemi, Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik, İnkılapçılık
  15. Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası: Lozan, Musul Sorunu, Dış Borçlar, Sadabad Paktı, Milletler Cemiyeti, Balkan Antantı, Montrö Boğazlar Sözleşmesi Hatay’ın anavatana katılması

 

2017 YGS COĞRAFYA KONULARI 

  1. Doğal Sistemler: Doğa ve insan etkileşimi, Harita bilgisi, Koordinat sistemi, Eş yükselti eğrileri (izohips), Dünyanın şekli ve hareketleri, Atmosferin özellikleri ve hava olayları, Hava durumu ve iklim özellikleri, İklim elemanları, Dünyanın tektonik oluşumu, Jeolojik zamanların özellikleri, İç kuvvetler ve Dış kuvvetlerin yer şekillerinin oluşumuna etkileri, Kayaçlar, Levha hareketleri, Su, Toprak ve Bitki kaynakları
  2. Beşeri Sistemler: Beşeri dokular, Yerleşim yerleri, Nüfus özellikleri, Nüfus Dağılımı, Nüfus Değişimi, Nüfus piramitleri, Ekonomik faaliyetler
  3. Türkiye Coğrafyası: Türkiye’nin Coğrafi konumu ve etkileri, Yer şekilleri, İklim, İklim elemanları, Toprak kullanımı, Su varlıkları, Bitki örtüsü, Yerleşim ve Nüfus özellikleri, Göçler, Ekonomik ve  sektörel dağılım
  4. Küresel Ortam: Bölgeler ve sınırları, Uluslararası ulaşım yolları
  5. Çevre ve Toplum: Doğal afetler ve Doğal afetlerle baş etme yolları

 

2017 YGS FELSEFE KONULARI 

  1. Felsefe’nin Konusu: Felsefenin tanımı, Bilgelik, Felsefenin anlamı, Felsefenin soruları, Felsefi düşüncenin nitelikleri, Hayatın anlamlandırılması
  2. Bilgi Felsefesi: Bilgi türleri, Doğruluk ve gerçeklik, Bilginin doğruluk ölçütleri, Felsefenin bilgiye bakışı, Bilgi felsefesinin problemleri, Bilginin mümkünlüğü, Bilginin kaynağı
  3. Varlık Felsefesi: Varlık felsefesinin konusu, Varlıkla ilgili temel sorular, Varlığın niceliği ve temel niteliği , Çağdaş varlık görüşleri
  4. Ahlak Felsefesi: Ahlak felsefesinin konusu, İyi ve kötü kavramları, Erdem ve yaşam ilişkisi, Özgürlüğün anlamı, Ahlaki eylemin amacı, Evrensel ahlaki ilkeler
  5. Sanat Felsefesi: Sanat felsefesinin konusu, Güzellik kavramı, Güzelliğin kaynağı, Sanat eserlerinin nitelikleri, Sanata ve sanatçıya etki eden unsurlar
  6. Din Felsefesi: Din felsefesinin konusu
  7. Siyaset Felsefesi: Devletin nasıl ve neden ortaya çıktığı, Toplumun düzenine ilişkin görüşler
  8. Bilim Felsefesi: Bilime felsefesinin konusu, Felsefe ve bilim ilişkisi, Bilimin ve bilim anlayışının gelişimi, Bilim felsefesi yaklaşımları, Bilimsel yöntem

 

online-ogrenci-danismani-online-egitim-danismani-online-ogrenci-kocu-okanbal

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

 

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.
psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Okula Uyum Sorunu, Okul Korkusu Nasıl Aşılır

Okula yeni başlayan çocuklarda uzun süren ayrılık kaygısı ve buna bağlı ağlama nöbetleri, başka sorunların da habercisi olabiliyor.

Her yıl olduğu gibi bu yılda yüz binlerce çocuk, ilk kez anne babasından okulların açılmasıyla saatlerce ayrı kalacak.

Birçoğu ne olup bittiğini anlayamadan duygularıyla baş etmeye bir kısmı ağlayıp, annesini arayıp, evine gitmek isteyecek.

Kısacası “ayrılık kaygısı” hatta okul korkusu yaşayabilir..

Uzun süren ayrılık kaygısının anne baba davranışlarından ortaya çıkmaktadır. Okulun ilk günlerinde çocuğunuzu iyi gözlemleyin. Onu neyin tedirgin ettiğini bulmaya çalışın ve güvende hissettirin. Eğer bu kaygı nedeniyle yaşadığı ağlama nöbetleri birkaç hafta sürerse bir uzmandan yardım almak gerekebilir.

Çocukların ailenin güvenli ortamından, yabancı bir ortama geçişlerin sancılı bir süreçtir, “ayrılık kaygısı” olarak tanımlanan duygu durumunun da sıklıkla görülmektedir. Ancak sanıldığının aksine ayrılık kaygısı, kreş ya da okul çağıyla başlamıyor.

Çünkü bir bebeğin annesinden ayrı odada uyuyamaması, o işe giderken ağlaması da onun kaygı duyduğunu gösteriyor. Bebeklik çağında bunun temel nedeni, bebeğin anneden ayrılık anlarında yaşayacağı duygulara karşı kendini sakinleştirebilme yeteneğini geliştirememesi oluyor. Bu yetenek yavaş yavaş kazanılıyor.

Annelerin doğumdan itibaren bebeğe yaklaşımının bu yeteneğin gelişmesini etkileyen en temel faktördür. Bu nedenle ayrılık kaygısı olan çocuklarda annenin tutumuna odaklanılır.

Ayrılık kaygısı tedavisinde anne ve çocuğun birbirinden sağlıklı, mutlu ve güvenli bir biçimde ayrı kalabilmeleri için aşama aşama planlanan sürecin sonunda, her iki taraf da kaygı ve güvensizlik hissi oluşmadan birbirinden ayrılabiliyor.

Öncelikle çocuk ve annenin her gün sistemli bir şekilde kaliteli vakit geçirmesidir. Çocuğun anne ile kaliteli ve sınırlandırılmış ilişki kurarak ‘yeterli yakıt aldığı’ seansların ardından kendi başına vakit geçirmeye başlaması şaşırtıcı biçimde hızlı olur. Kaliteli vakit geçirmekle kastedilen ise aslında çok basit ve herkesin bildiği bir şeydir; oyun oynamak!.

Çocukla oyun oynamanın ise üç temel kuralı var; oyun iki taraf için de eğlenceli olmalı, telefon, kapı zili, televizyon programı gibi dış faktör tarafından kesintiye uğratılmamalı ve süre olarak sınırlandırılmış olmalı.

Bu kurallara uyularak sistemli olarak egzersizler devam ederken, çocuğun ayrılık anları aşamalı olarak planlanıyor. Örnek olarak, yalnız oyun saatleri ilk dönem annenin yanında olabilir. Ancak anne bu anlarda çocuğun oyununa katılmıyor. Sonraki aşamalarda çocuk odasında yalnız oynaması için cesaretlendiriliyor. Eğer ayrı değilse çocuğun yatağının ayrılması bu süre içinde yapılıyor. Kreşe ya da okula başlama yine bu sürecin içinde bir aşama olarak planlanıyor.

 

 

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü Adına Profesyonel Danışmanlık Hizmeti

(Yüz-yüze veya Online Randevu) Alabilirsiniz.

psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Çocuğunuzun Eğitimiyle Ne Kadar İlgileniyorsunuz?

Çocuğunuzu eğitirken kararlı ve adil davranın. Çocuklar sorumluluk kazanmak ve bağımsız olabilmek için makul bir disiplin anlayışına gereksinim duyarlar.

Çocuğunuza evde sorumluluk üstlenmesini öğretin. Ev ortamında görevler vererek özdenetimini geliştirmesine yardım ederseniz, onu okul yıllarına da hazırlamış olursunuz.

Çocuğunuzla okulu hakkında konuşarak, okulda gerçekleştirilen etkinliklerle ilgilendiğinizi belli edin. Onu dinleyin.
Tüm aile bireylerinin katılabileceği,  müze ve tarihi kalıntıları ziyaret etmek gibi öğrenmeyi özendiren etkinlikler düzenleyebilirsiniz.

Öğrenmenin önemli olduğunu düşündüğünüzü ona belirtin. Kendilerini yetkin hisseden çocuklar yeni bilgilere hevesle yönelirler.
Çocuğunuza yapmaktan hoşlandığı ve başarılı olduğu etkinlikleri belirlemesi için yardımcı olun. Öğrenme deneyimlerini geliştirmesi için ilgi alanlarından yararlanın, örneğin çocuğunuz basketboldan hoşlanıyorsa onu basketbol tarihi veya oyuncuları hakkında bilgi toplaması için yönlendirmeniz  faydalı olacaktır.

Çocuğunuza yardımcı olurken ödül ve yaptırımları dengeleyin. Sürekli yaptırım uygulamak onu bezdirebilir. Ailenin yüksek başarı beklentisi ve ‘tembel’, ‘sorumsuz’ gibi olumsuz sıfatlarla çocuğu etiketlemesi onun kendine duyduğu güveni zayıflatır. Öğrencinin çabasını ve üretkenliğini ödüllendirin. Ancak unutmayın ödüllendirmek ona her zaman para vermek ve ayrıcalık tanımak değildir. Çocuğunuza sadece onunla gurur duyduğunuzu söylemek veya onun başarmak için sarf ettiği gücü fark ettiğinizi belirtmek yeterlidir.

Evinizin sakin bir köşesini çocuğunuzun ödev yaparken gerekebilecek malzemeleri kolayca bulabileceği bir çalışma alanı olarak düzenlemesi için ona yardım edin. İlköğretim çağındaki çocuğunuzla birlikte her gün ödevlere ne kadar zaman ayıracağınızı konuşabilirsiniz. Günlük ödev yapma saatini belirleyin. Bu saat süresince diğer faaliyetler durmalıdır. Aşırı televizyon izleme, bilgisayar ve video oyunlarıyla ilgilenme gibi öğrenmeyi etkileyen etkinliklerin süresini kısıtlayın.

Öğretmenlerine saygı duyduğunuzu çocuğunuza gösterin. Bir eğitimciyle yaşadığınız anlaşmazlığı çocuğunuzun önünde çözümlemekten kaçının. Sık sık öğretmenleriyle konuşun. Evde ve okulda geçen olaylar hakkında karşılıklı olarak bilgi paylaşımında bulunun.

Çocuğunuzun kronik bir hastalığı varsa, hastalık ve tedavi konusunda öğretmeni bilgilendirin. Okul idaresi ve rehberlik servisiyle görüşerek okulun sağlayacağı hizmetlerden yararlanın Örneğin devamsızlık nedeniyle eksik kalan bilgilerin etüt saatlerinde öğrenciye aktarılması, psikolojik danışmanlık verilmesi gibi.

Öğrencinin gelişme gösterdiği ve zorlandığı alanları belirlemek için çocuğunuzla birlikte öğretmeniyle görüşün.
Öğrenme güçlükleri, dikkat eksikliği gibi akademik başarıyı etkileyen konularda okuldaki öğretmen ve psikolojik danışmanların çocuğunuzla ilgili kuşku ve uyarılarına önem verin. Gerekli durumlarda uzmanlara başvurun.

Tatil günlerini, çocuğunuzun okulda neden zorlandığını belirledikten sonra uygun çalışma programıyla başarıyı yakalaması için bir fırsat dönemi olarak değerlendirirseniz hem çocuğunuz hem de çocuğunuzla olan ilişkiniz açısından yararlı olacaktır.

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

 

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.
psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Çocuğa Ödev Yapma Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır?

Bazı çocuklar ödev yapma konusunda daha istekli ve motive olurken bazı çocukların ödev yapmamak için taklalar attıkları gerçeğini görmezden gelemeyiz.

İşte anne ve babalar için, bu konuda hayatlarını kolaylaştıracak ipuçları.

 

Olumlu Kelimeler Kullanmak

Tüm iletişim türlerinde olduğu gibi çocuğunuzla da iletişim kurarken kelimeleri doğru kullanmak gerekir.

Nihayetinde ödev yapmanın bir çocuk için çok da eğlenceli bir durum değildir.

Ancak ödev yapmak, çocukların zihinsel ve sosyal becerilerini geliştirdiği için önemlidir.

Bize düşen, nefret ettirmeden, aksine sevdirerek ödev yapma alışkanlığını çocuklara kazandırmaktır. Çocuğunuza ödev yaptırmak istiyorsanız şu cümleleri hayatınızdan çıkarmanız gerekli;

  • Ben söylemesem senin ödev filan yapacağın yok.
  • Bu ne biçim ders çalışmak!
  • Arkadaşın …….(siz kimin ismini söylüyorsanız) ne güzel ödev yapıyor, annesini de üzmüyor; bir de sana bak.

Çocuğunuzun benlik saygısını zedelemek, onu başkalarıyla kıyaslamak, bir işi yapamayacağına veya başarısız olduğuna dair ona mesajlar vermek asla yapıcı kabul edilemez.

Şu bir gerçektir ki, bizi güçlü kılan kelimelerimizdir. Probleminizi doğru kelimelerle ifade ederseniz, konu bir çatışma haline gelmeden uzlaşım çerçevesinde çözülecektir.

Emin olun, bir şeyleri çözmek için her zaman yıkıcı sözlerden daha iyisini bulabilirsiniz..

Çocuğunuzun Bir Ders Çalışma Programı Olsun

Her çocuk farklıdır. Her çocuk için aynı basmakalıp bir program yapmak neredeyse imkansızdır. Çocuğunuzla ve gerekirse çocuğun rehber öğretmeniyle birlikte, ona en uygun programı hazırlamalısınız. Bu programda çocuğun dinlenme zamanları, ders çalışma zamanları açıkça belirtilmiş olmalı.

Programı oluştururken, çocuğun sınırlarını zorlayan bir program yapmaktan kaçının. Program içerisinde esnek zamanlar muhakkak olsun. Programın zorlayıcı olması bir başarı değildir. Başarı programın uygulanabilir olmasında yatar.

 

Ona Bu İşin Nasıl Yapılacağını Öğretin

Aşırı koruyucu anne ve babalar; çocukların adına karar verir, çocukların yapması gereken her işi kendileri yapar. Bu durum, çocuğunuza ödev yapması konusunda önündeki en büyük engellerden biridir.

Örneğin; çocuğunuz bir kelimenin anlamını bilmediğinde, tutup da kelimenin anlamını söylemeyin. Sözlük verin ve kelimenin anlamına sözlükten kendisinin bakmasını isteyin. İçsel sorumluluk ancak böyle böyle kazanılabilir.

Tutarlı Davranış Sergileme

Hep söylediğim üzere, çocuğun ilk rol modelleri anne ve babasıdır. Önce siz disiplinli, otokontrollü, düzenli, tutarlı olacaksınız ki o da aynı yeteneklere sahip olsun.

 

Çalışma Ortamı İçin Uygun Ortam Ayarlanmalı

Her aile kendi imkanları çerçevesinde, çocuğuna çalışma ortamı hazırlamalıdır. Çocuğunuzun salonda, mutfakta ders çalışması değil; her gün kendisine tahsis edilmiş bir ortamda çalışma yapması gerekir. İlla ki bir oda olmasa bile, evin sessiz bir ortamı, çocuğa tahsis edilmelidir.

Çalıma ortamının aynı zamanda telefon, televizyon gibi dikkat dağıtan uyaranlardan da arındırılmış olması çok önemli.

Verimli Çalışmak Dedikleri

Bazen aileler, çocuklarına şöyle söyler: Ödevlerinin hepsini bitirirsen bilgisayarla oynayabilirsin. Bunun psikolojideki ismi Premack ilkesidir. Çocuk da bilgisayarla oynama hayliyle, ödevlerini çalakaşık tamamlar ve ödülünü bekler.

Ödevlerini kontrol ettiğinizde, çoğu zaman ödevin eksik ve hatalarla dolu olduğunu görürsünüz. Bu yanlış bir stratejidir. “Ödevlerini hatasız bir şekilde tamamlarsan, bilgisayarla oynayabilirsin.” derseniz ise bu daha doğru bir tutum olacaktır.

Sürekli ders çalışmak da, verimli çalışmak olarak algılanmamalıdır. Önemli olan çocuğun, etkin ve kalıcı bilgi edinmesini sağlayan bir çalışma faaliyeti içinde bulunmasıdır.

Tehditle Verimli Ders Çalışma Oluşmaz

Çocuğa kızmak, fiziksel ve sözel şiddette bulunmak asla doğru bir yöntem olamaz. Her çocuğun, kazanılabilecek bir tarafı var. Bunu görmeniz için de öfkenizden sıyrılmanız gerekiyor. Çocuğa bağırmak, kızmak çocuğun sürekli savunma durumunda kalmasına neden olur. Ders çalışma alışkanlığı kazandırmaya ise hiçbir katkısı yoktur.

 

Motivasyon Her Şeydir..

Motivasyon, yaşama sebebimizdir. Her yaptığımız hareketin temelinde bir motivasyon yatar. Çocuklar genelde dışsal motivasyona yani ödüle daha duyarlıdır. Ancak sürekli ödüllendirmek, alışmaya yol açacağından aralıklı ödüllendirmeler tercih edilmelidir. Çocuklardaki dışsal motivasyon, zamanla içsel motivasyon haline gelecektir ve çocuk, artık ödül almak için değil, gerçekten kendisi istediği için derslerini yapacaktır.

Eğitim Uzmanından Destek Alın

Çocuğunuzun okul gelişim sürecinde daha sağlıklı yaklaşımlar adına, sınıf rehber öğretmenleri, okul psikolojik danışmanları ve uzman eğitim danışmanlarından destek alarak daha akılcı ve sağlıklı yaklaşımlar sergilemiş olursunuz.

 

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

 

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.
psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

İçinde Bulunduğunuz Anı Yaşamayı Öğrenin

Kafamızın salim olması büyük ölçüde, içinde bulunduğumuz anı ne kadar yaşayabildiğimize bağlıdır. Bir gün veya, bir yıl önce neler olduğu, ya da, ertesi gün neler olabileceğinin önemi yoktur. Sizin var olduğunuz yer içinde bulunduğunuz andır. Bu her zaman böyledir!

Ne var ki, çoğumuz birçok şeyi aynı anda dert etme sanatında ustalaşmışızdır. Geçmişteki sorunlarımız ve geleceğe yönelik endişelerimiz yaşadığımız ana hükmettikçe, biz de kaygılarla ve ümitsizlikle dolu bir bunalıma gireriz. Bu durumdayken hayattan zevk almayı, önceliklerimizi ve mutluluğumuzu ileri bir tarihe erteleyerek, gelecekte “bir günün” bugünden daha iyi olacağına inanmaya çalışırız. Ne yazık ki, şimdi bize geleceğe bakmamızı söyleyen zihniyet, bunu hep tekrarlar ve o “bir gün” bir türlü gelmez. John Lennon’un bir sözü vardır: “Yaşam, biz başka planlar yapmakla meşgulken, olagelen şeylerdir.” Biz kendimizi bu başka planlara kaptırmışken, çocuklarımız büyür, sevdiğimiz insanlar bizden uzağa taşınırlar, kimi ölür, vücudumuz giderek biçim değiştirir; bu arada hayallerimiz uçup gidiyordur. Kısacası, hayatı kaçırıyoruz.

Çoğu insan hayatını, sanki gelecekte kullanacağı bir elbisenin provasıymış gibi yaşar. Oysa, hiç öyle değildir. Kimsenin yarın burada olacağına güvencesi yoktur. Sahip olduğumuz ve kontrol edebildiğimiz tek zaman, içinde bulunduğumuz andır. Aklımızı yaşadığımız ana verebilirsek, içimizden korkuyu atabiliriz. Bu korku gelecekte olabileceğinden kaygı duyduğumuz olaylardır… ileride parasız kalabiliriz, çocuklarımızın başı derde girer, yaşlanacak ve öleceğiz, diye duyduğumuz endişelerdir.

Korkuyla savaşmak için en iyi yol, dikkatinizi tekrar şimdiki zamana döndürmektir. Mark Twain’in müthiş bir sözü vardır: “Hayatım boyunca bir sürü korkunç olayla karşılaştım. Bunların birkaçını da gerçekten yaşadım.” Kimse konuyu bu kadar özlü açıklayamaz, herhalde. Bundan böyle dikkatinizi bulunduğunuz yere ve o ana vermeye çalışın. Gayretinizin karşılığını fazlasıyla alacaksınız.

 

 

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü Adına Profesyonel Danışmanlık Hizmeti

(Yüz-yüze veya Online Randevu) Alabilirsiniz.

psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Hatalarınızı Kabul Etmek Sizi Daha Mutlu Eder

Ben bugüne dek kesin kusursuzluğu arayan hiç kimsenin yaşamında iç huzuru bulabildiğini görülmedi. Her şeyin mükemmel olmasını aramakla, iç huzuru istemek birbirine ters düşer. Bir şeyi mevcut durumundan daha iyi hale getirmeyi hedef almışsak, neredeyse, kesinlikle kaybedeceğimiz bir mücadeleye girmiş oluruz.

Elde olanla yetinip şükredeceğimiz yerde, o konudaki yanlışlığa ve bunu nasıl düzeltebileceğimize odaklanıp kalırız. Tüm dikkatimizi bu yanlışlığa yoğunlaştırdığımız zaman da, durumumuzdan mutsuz ve şikâyetçi oluruz. İster dolabımızın dağınıklığı, otomobilimizdeki bir çizik, eksik sonuçlandırdığımız bir iş, birkaç kilo vermemiz gerektiği gibi, kendimizle ilgili konular olsun, ister başka birinin tavırları, görünüşü veya, yaşam biçimi gibi bize ters gelen şeyler olsun, dikkatimizi sadece kusurlara yöneltmemiz, bizi asıl hedefimiz olan sevecen ve ılımlı olmaktan uzaklaştıracaktır. Bu strateji elinizden gelenin en iyisini yapmayın, anlamına gelmez; sadece yaşamdaki yanlışlara kendinizi fazla kaptırıp, tüm dikkatinizi bunlara vermeyi bırakmanızı öngörür.

Bir işi daha iyi yapmanın mutlaka bir yolu vardır, fakat bu, mevcut durumun tadını çıkarmayıp, iyi yönlerini göz ardı etmek anlamına gelmez. Mesele bunun farkına varmaktır. Burada çözüm, mevcut durumu daha iyi hale getirmekte ısrar alışkanlığına kapılacağımız anda, kendimizi tutmaktır. Böyle olunca kendinize yaşamın o anda da pek fena sürmediğini hatırlatıverin. Kendi yargılarınızın yokluğunda, her şey pekâlâ güzel gidecektir. Yaşantınızın her alanında kusursuzluk arayışınızı bıraktıkça, yaşamın kendi içindeki kusursuzluğu keşfedeceksiniz.

 

 

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü Adına Profesyonel Danışmanlık Hizmeti

(Yüz-yüze veya Online Randevu) Alabilirsiniz.

psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Ders Çalışma Odası Nasıl Hazırlanmalı

Yeni eğitim ve öğretim döneminin başlayacağı şu günlerde, sadece ilk öğretim öğrencilerinde değil üniversite öğrencilerinde, kursiyerlerde, uzaktan eğitim öğrencilerinde de tatlı bir heyecan var.

Yeni bir başlangıç için planlar yapılıyor, günlük yaşamın rutin programları değişiyor, sorumluluklar artıyor. İster boş vakitlerinizi yeni bir yabancı dil öğrenmekle değerlendirmek için bir kursa kaydolmuş olun ister açık öğretim fakültesine devam ediyor olun…

Ders çalışmak için herkesin özel bir alana ihtiyacı vardır. Bu alanı dekore ederken dikkat edeceğiniz özellikler, verimliliğinizi doğrudan etkileyecektir. Sizin için ders çalışma ortamınızı kusursuz hale getirecek ve motivasyonunuzu artıracak önerileri derledik.

Hayallerinize büyük bir adım atacağınız, başarılı bir eğitim ve öğretim dönemi dileriz.

 

 

Renklerin diline kulak verin…

Uzmanlar, ders çalışma ortamlarında kullanılan renklerin çalışma performansını doğrudan etkilediğini vurgulamaktadır.

Çalışma odanızın duvarlarında ve tekstil malzemelerinde ağırlıklı olarak; açık mavi veya açık yeşil tonlarını kullanarak aydınlık bir ortam sağlayabilirsiniz.

Beyaz rengin hakim olduğu çalışma alanları, gözleri çabuk yormaktadır. Koyu renkler ise farkında olmadan karamsarlığa sürüklenmenize neden olabilir.

Çalışma masanızda ise desenli örtüler veya koyu renkler kullanmak yerine, açık ve sade tonlardaki modelleri tercih edebilirsiniz.

 

 

Çalışma sürenizi artıracak en önemli kriter: Rahatlık!

Ders çalışırken odaklanmanızı sağlayacak, konsantrasyonunuzu bölmeyecek en önemli kriterlerden biri çalışma sandalyenizin ve masanızın rahatlığıdır.

Ders çalışma masanızın ve sandalyenizin ölçüleri, vücut ölçülerinizle uyumlu olmalıdır. Aksi halde bel, boyun ve bacak ağrılarından şikayetçi olabilirsiniz. Çok sert sandalyeler veya çok yumuşak koltuklar ders çalışmak için ideal değildir.

Çalışma masanızı mümkünse sadece ders çalışmak için kullanın. Masanızın üstünde ders çalışmanıza yardımcı olacak, sizi motive edecek notlar ve aksesuarlar bulundurabilirsiniz.

Fakat ders çalışmakla ilgisi olmayan her nesne siz farkında olmasanız da motivasyonunuzu olumsuz yönde etkileyebilir.

 

 

Odanızın atmosferini gözden geçirin…

Çalışma odanızı titizlikle dizayn etttiniz. Sıra geldi odanın havasına, ısısına, ışığına. Çalışma odanızı günlük olarak havalandırmayı alışkanlık haline getirin.

Sıcaklık seviyesi ise hem üşümemenizi hem de sıcaktan bayılmamanızı sağlayacak seviyede olmalıdır.

Evde en çok kullanılan odanın en uzağındaki ışık alan, sessiz ve havadar odalar çalışma odası olmak için oldukça idealdir.

 

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

 

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.
psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Okul Başlıyor Öğrenci Başarısı İçin Öneriler

Bazı arkadaşlarının az bir çalışmayla başarılı olabildiğini gören öğrenciler, kendilerinin niçin çok çalışmak zorunda kaldığını anlayamıyor. Hâlbuki bu farkı eğitim döneminin başındaki bilinçli çalışma ve “öğrenmeyi öğrenmiş olma” oluşturuyor. Bunun için de motivasyon ve neyi, niçin öğrendiğini kavramak gerekiyor.

Okullar açılıyor, dersler başlıyor. Her öğrenci ve velisi, başarılı bir ders yılı hayal ederek seneye başlıyor. Bununla beraber öğrencilerin çoğu istekli başladıkları ders yılını büyük ölçüde hayal kırıklığı ile bitiriyor. Buna yol açan nedenler ise yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Başlangıçta düzgün olan yazılar bozulmaya, defterler kırışmaya başlıyor. Okula geç kalmak, derste dikkati verememek, tekrarları zamanında yapamamak, ödevleri unutmak, daha sonra yazılı tarihlerini karıştırmayı, öğretmenlerle iletişim sorunlarını ve sonuçta da başarı düşüklüğünü getiriyor. Sadece veliler değil, aslında öğrencilerin büyük çoğunluğu da kendi ders başarılarını yeterli bulmuyor ve daha çok çalışabilseler daha çok başarılı olacaklarına inanıyorlar.

Her öğrencinin başarılı olduğu dersler farklı olabilir. Belli derslerden başarılı olup diğerlerinde olamayan öğrenciler de var. Bazı öğrenciler, öğretmenini sevdikleri derslere daha çok çalışırken bazı öğrenciler de ilgili oldukları derslere daha çok çalışmayı tercih ediyor.

Bazı öğrenciler ise az bir çalışmayla da başarılı olabiliyor. Bunu gören diğer öğrenciler ise kendilerinin niçin daha çok çalışmak zorunda kaldıklarını anlayamıyorlar. Hâlbuki başlangıçtaki bilinçli çalışma sonucunda daha sonra daha az çalışılarak başarı yakalanabiliyor.

Bunun için öğrencinin daha küçük yaştan itibaren “öğrenmeyi öğrenmesi” gerekiyor. Bu da öğrencinin farklı konulara ilgisi, merak duygusu taşıması, öğrendikleri üzerinde düşünmesi ve anlamak istediği konuda eksikliğini fark ederek eksik bilgilerini tamamlaması yani derse motivasyonuyla mümkün.

İyi bir motivasyon için yeteneklerinin farkında ol!

Öğrencinin uyku, beslenme gibi temel alışkanlıkları yeterince kazanmış olması, fiziksel şartların sağlanmış olması, aile içi problemlerin ciddi boyutlarda olmaması, sağlığın yerinde olması da iyi bir motivasyonun temel şartlarındandır. Öğrencinin öğrenmeyi sevmesi ve merakı, öğrendiği şeylerin aklında kalmasını kolaylaştırıyor. Geçmiş bilgileri dersten önce gözden geçirerek eksiklerini tamamlaması, öğrenmeye hazır olmasını sağlıyor. Derste işlenen konulara ilgili, öğrenmeye meraklı öğrenci, başarıyı olumsuz olarak etkileyen faktörlerden daha az etkileniyor.

Öğrenmeyi öğrenmek hedef sahibi olmayı kolaylaştırırken öğrencinin bir hedefinin olması da öğrenmeyi kolaylaştırıyor. Öğrenmenin kendinden zevk alan çocuk, hedef sahibi olmazsa dikkatinin farklı alanlara dağılmasıyla başarı düşebiliyor. Ulaşabileceği bir hedefe sahip olması için öğrenci, kapasitesinin ve yeteneklerinin fakında olmalıdır. Öğrenciler, nasihat ve eksikliklerinin söylenmesi kadar hatta daha çok anne-baba ve öğretmenleri tarafından bireysel özelliklerinin keşfedilmesi ve bu özelliklerini nasıl değerlendireceklerine dair güzel örnek görmeleriyle hedef sahibi olabiliyorlar. Öğrenci, duygu ve düşüncelerini, sıkıntılarını ifade etme fırsatı bulduğunda ise kendisini daha iyi tanıyıp tanıtabilmektedir. Öğrenci, hedef sahibi olunca öğrenme ilgi ve isteği de daha çok oluyor.

Hedefin belirlenmesinde, gaye oluşumunda etkili olan nedenler yine kişiye özel. Bazen önemli bir hayat olayı, hatta yaşanılan bir travma bir yakının hastalığı, kaybı hedefe kapı aralıyor. Bazen de güzel bir örnek, bir yeteneğin keşfedilmesi, bir büyük tarafından bir alanda görülen takdir ve destek, ulaşılmak istenen hedefi oluşturarak kişinin öğrenmeyi öğrenmesini kolaylaştırıyor. Azmetmek ve çalışmakla birçok zorluğun üstesinden gelebildiğini iyi kavramış olan öğrencinin, yaşadığı zorluklara rağmen gayesine ulaşan kişilerle de ilgili güzel örnekler görme fırsatı olduğunda zaman zaman hissetmesi doğal olan yılgınlığı azalmakta, çalışma isteği ise artmaktadır. Hedefe giden yolda ödevleri zamanında yapmak, yeni konuları tekrarlamak, çok sayıda benzer soruları cevaplamak, sınav tarihlerinden önce zamanında çalışmak gibi süreçleri ihmal etmeden isteyerek öğrenmek ise başarıyı getirmektedir.

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

 

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.
psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

PedagogSoru Sor

Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.