2017 YGS Neler Değişti, 2017 LYS Neler Değişti

Her yıl açıklanan ÖSYS kılavuzu ÖSYM tarafından açıklandı. Kılavuz ile birlikte bu sene ne gibi değişiklikler olacağı da ÖSYM tarafından duyuruldu.

Bu sene üniversite sınavlarına girecek öğrencileri önemli değişiklikler beklemekte. İşte o değişiklikler:
1- Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından ön lisans programlarına sınavsız geçişle yerleştirme işlemi kaldırıldığından mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar, ön lisans programlarına ek puanları ile yerleştirileceklerdir.
2- Adaylar, saat 10.00’da başlayan sınavlarda saat 09.45’ten sonra; saat 14.30’da başlayan sınavlarda saat 14.15’ten sonra sınav binalarına alınmayacaklardır.

3- LYS’lerde kısa cevaplı sorular yer alacaktır.

4- LYS-1’de (Matematik Sınavı) Matematik Testi yer alacaktır.

5- Açıköğretim önlisans/lisans programlarına da puan türü konulmuş olup puan türü programın örgün programdaki puan türü ile aynıdır.
6- Öğretmenlik programlarında baraj puan 240 bin olarak belirlenmiştir.

7- Öğretmenlik programlarının tamamı ve İlahiyat programı LYS ile öğrenci alacaktır.

ÖSYM’nin açıklamasına göre; Kısa cevaplı soruların değerlendirilmesinde doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının dörtte birinin çıkarılmayacağı belirtildi.

Buna göre, LYS-1 Matematik testinde 3 soru, LYS-2’de Fizik, Kimya, Biyoloji testlerinin her birinde 1’er soru, LYS-3’te Türk Dili ve Edebiyatı testinde 2 soru, Coğrafya-1 testinde 1 soru, LYS-4’te Tarih testi ve Coğrafya-2 testinin her birinde 1’er soru, Felsefe grubu ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testinde tüm adaylar için ortak olan 1 soru “kısa cevaplı” olacak.

Yabancı Dil testinde (LYS-5) ise 3 soru,”kısa cevaplı” sorulardan oluşacak. Kısa cevaplı soruların değerlendirilmesinde doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının dörtte biri çıkarılmayacak.

Değişikliklere Bakışımız Nasıl Olmalı?
Üniversiteye giriş sisteminde yapılan değişiklikler üniversite adaylarımızda kaygı meydana getirebilir. Fakat unutulmamalıdır ki; bu değişiklikler bütün adaylar için geçerlidir. Bu yönüyle adaylarımızın değişiklikleri yalnızca kendisi için geçerliymiş gibi değerlendirmesi objektif ve makul bir yaklaşım olmayacaktır. Sistemde her ne değişiklik yapılırsa yapılsın, düzenli ve verimli bir şekilde çalışma kararlılığını sürdüren adayların mutlaka başarılı olacağı gerçeği değişmeyecektir. Bununla birlikte yapılan değişikliklerin farkına varmak ve değişikliklerin etkilerini değerlendirmek çalışma ve sınav stratejilerinizi daha sağlıklı belirlemenize yardımcı olacaktır. Şimdi de üniversiteye giriş sisteminde yapılan ve 2017 yılında uygulanacak değişiklikleri detaylı bir şekilde inceleyelim;
Sınavsız Geçiş Tamamen Kaldırıldı
Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan öğrencilerin alanları ile ilgili ön lisans programlarına sınav puanı aranmaksızın birtakım önceliklerle beraber ortaöğretim başarı puanı ile yerleşmeleri esasına dayanan sınavsız geçiş tamamen kaldırıldı. 2015 yılında kademeli olarak başlayan sınavsız geçişin kaldırılması (sınavsız geçiş kontenjanları önce %40, geçen yıl da %50 azaltılmıştı) için yapılan kanunsal düzenleme birkaç ay önce de kamuoyuna ilan edilmişti. Kılavuzun yayınlanması ile bu durum üniversite adayları için de kesinleşmiş oldu. Sınavsız geçişin kaldırılması, sağlıkla ilgili ön lisans programlarına ve adalet, çocuk gelişimi, uçak teknolojisi gibi daha fazla tercih edilen ön lisans programlarına daha fazla alan dışı (genel lise mezunu) adayın yerleşmesine olanak sağlayacaktır.
Meslek Liseliye Ön Lisans Tercihinde Ek Puan Getirildi
Sınavsız geçişin kaldırılması ile birlikte meslek liselerine olan ilginin azalmaması adına mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu mezunlarına ön lisans tercihlerinde ek puan uygulamasına geçildi. 2017’den itibaren mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu mezunları alanlarının devamı niteliğinde olduğu kabul edilen ön lisans programlarını tercih ettiklerinde ek puan alacaklar. Başka bir ifade ile sınavsız geçiş yapılan programlara artık ek puan verilecek. Ek puan, ortaöğretim başarı puanının 0,06 ile çarpılmasıyla elde edilecek. Böylece ek puan öğrencinin ortaöğretim başarısına (lise başarısı) göre en az 15, en fazla 30 olacak. Meslek liselilerin alanları ile ilgili ön lisans programlarına ek puan alması, meslek lisesi öğrencileri arasında düzenli çalışmanın belirleyici olmasına, ön lisans programlarına daha nitelikli adayların yerleşmesine ve daha nitelikli mezunların verilmesine katkı sağlayacaktır.
LYS Oturumlarında Açık Uçlu (Kısa Yanıtlı) Sorular Yer Alacak
2017 yılında adaylar ilk defa açık uçlu sorularla tanışacak. Açık uçlu soruların yanıtı kısa olacak. Yanıt, adaylar tarafından cevap kağıdına hem yazılacak hem de kodlanacak. Optik okuyucu kodlamayı dikkate alacak. Açık uçlu soru bir tarih, neden-sonuç veya sorgulaması yapılan bir olayın adı veya bir işlemin sonucu şeklinde olacak. ÖSYM tarafından yayınlanan kısa yanıtlı soru örneklerine ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.
Her LYS oturumunda 3’er kısa yanıtlı soru olacak. Buna göre oturumlarındaki kısa yanıtlı (açık uçlu) soruların dağılımı şöyle;
  • LYS-1 Matematik Sınavı: Matematik Testi’nde 3 kısa yanıtlı soru yer alacak.
  •  LYS-2 Fen Bilimleri Sınavı: Fizik, Kimya, Biyoloji Testlerinin her birinde 1’er olmak üzere toplam 3 kısa yanıtlı soru yer alacak.
  • LYS-3 Edebiyat-Coğrafya Sınavı: Dili ve Edebiyatı Testinde 2 ve Coğrafya-1 Testi’nde 1 olmak üzere toplam 3 kısa yanıtlı soru yer alacak.
  • LYS-4 Sosyal Bilimler Sınavı: Tarih, Coğrafya-2 ve Felsefe Grubu testlerinin her birinde 1’er olmak üzere toplam 3 kısa yanıtlı soru yer alacak. Felsefe Grubu testindeki kısa yanıtlı soru, tüm adaylar için ortak olan sorulardan yani Sosyoloji, Psikoloji veya Mantık sorularından biri olacak.
  • LYS-5 Yabancı Dil Sınavı: Yabancı Dil Testi’nde 3 soru kısa cevaplı soru olacak.
Bu konu ile ilgili önemli bir nokta da kısa cevaplı soruların doğrulardan götürmeyecek olması. Mevcut YGS-LYS test uygulamasında 4 yanlış 1 doğruyu götürüyor. Fakat kısa yanıtlı soruların yanlış olması puan kesintisine neden olmayacak.
LYS-1’de Sadece Matematik Testi Yer Alacak
2017 LYS’de yapılan önemli değişikliklerden biri de LYS-1‘de sadece Matematik Testi’nin yer alması oldu. Daha önce Matematik ve Geometri testlerinden oluşan LYS-1 sınavı yine 80 sorudan oluşacak ve 135 dakika olacak. Yeni uygulamada geometri soruları da Matematik Testinde yer alacak. Böylece sınavda iki kitapçık yerine tek kitapçık kullanılacak. Bu durum hem kitapçık toplama ve dağıtma sürecindeki zaman kaybını önleyecek hem de geometri yapmayan veya yapamayan adayların bütün süreyi matematik sorularına ayırmalarına fırsat tanıyacak. Önceki uygulamada iki kitapçık olduğundan matematik testi için tanın süre sonrasında matematik soru kitapçığı toplanarak geometri soru kitapçığı dağıtılıyor ve aday geometri yapsa da yapamasa da 60 dakika geometri soruları ile baş başa kalıyordu.
MF ve TM Puan Türlerinde Geometri Sorularının Katkısı Arttı
LYS-1 sınavında Matematik ve Geometri testlerinin birleştirilerek sadece Matematik Testi’ne yer verilmesi Matematik-Fen (MF) ve Türkçe-Matematik (TM) puan türlerinde Geometri sorularının ağırlığını arttırdı. Yeni uygulamada Matematik testinin ağırlığı, önceki uygulamadaki matematik ve geometri testinin ağırlıklarının toplanması ile elde edildi. Bu durum geometri sorularının değerini yükseltti. Örneğin eski sistemde Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon vb. sağlık programlarına yerleştirmede kullanılan MF3 puan türünün hesaplanmasında geometri sorularının katkısı en az olarak %5 iken; yeni uygulamada geometri sorularının katkısı, sorular matematik testinde yer alacağı için %18 olacak. Yine Hukuk, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Psikoloji programlarına yerleştirmede kullanılan TM3 puan türünün hesaplanmasında geometri sorularının katkısı yüzde 5 iken, yeni uygulamada yüzde 23 olacak.
Açıköğretim Programlarına Puan Türü Getirildi
Eski sistemde açıköğretim programlarının puan türü bulunmuyor ve yerleştirme sırasında en yüksek puan dikkate alınıyordu. Daha önce kontenjan sınırlaması olmayan açıköğretim programlarına kademeli olarak kontenjan sınırlaması getirilmesi süreci geçen yıl sona ermişti. Bu yıl da açıköğretim ön lisans ve lisans programlarına puan türü getirildi. Programın örgün öğretimdeki puan türü neyse açıköğretimde de aynı puan türü geçerli olacak. Örneğin açıköğretim Sosyoloji programı da örgün Sosyoloji programları gibi TM3 puan türünden öğrenci alacak.
Öğretmenlik Programlarının Tamamı ve İlahiyat LYS İle Öğrenci Alacak
Öğretmenliklerin programlarının büyük bir bölümü LYS puan türü ile öğrenci alırken bir kısmı da YGS puan türü öğrenci alıyordu. Bazı öğretmenliklerin YGS puan türü ile öğrenci almasının nedeni, ilgili öğretmenliğe ek puan alarak yerleşebilen meslek lisesi öğrencilerin bulunmasıydı. Fakat lisans programlarına ek puan uygulaması da geçen yıl kaldırıldı. Bu yıl YGS ile öğrenci alan öğretmenliklerin ve ilahiyat programının (Mezunları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olarak da atanıyor) da LYS’ye aktarılması ile bütün öğretmenliklerin LYS puan türü ile öğrenci alması ve böylece öğretmenlik programları arasında bir standart oluşması sağlandı. YGS’den LYS’ye aktarılan öğretmenlikler şöyle;
  • Daha önce YGS1 puan türü ile öğrenci alan Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği yeni düzenleme ile artık MF1 puan türü ile öğrenci alacak.
  • Daha önce YGS2 puan türü ile öğrenci alan Kimya Öğretmenliği yeni düzenleme ile artık MF3 puan türü ile öğrenci alacak.
  • Daha önce YGS4 puan türü ile öğrenci alan İlahiyat/Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni yeni düzenleme ile artık TS1 puan türü ile öğrenci alacak.
  • Daha önce YGS4 puan türü ile öğrenci alan Özel Eğitim Öğretmenliği yeni düzenleme ile artık TS1 puan türü ile öğrenci alacak.
  • Daha önce YGS5 puan türü ile öğrenci alan Okul Öncesi Öğretmenliği yeni düzenleme ile artık TS1 puan türü ile öğrenci alacak
  • Daha önce YGS6 puan türü ile öğrenci alan Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği yeni düzenleme ile artık TM2 puan türü ile öğrenci alacak.
Öğretmenliklerin LYS puan türüne aktarılmasında en dikkat çekici olanı Okul Öncesi Öğretmenliği. Okul Öncesi Öğretmenliği, eşit ağırlık YGS puanlarından YGS5 ile öğrenci alırken LYS’de Türkçe Sosyal (TS1) puan türünden öğrenci alacak. Bu durum sözel alandan üniversiteye hazırlanan adaylar için büyük bir fırsat oluşturdu.
Öğretmenlik Programlarına Taban Başarı Puanı Getirildi
YÖK, Tıp Fakültesi ile başladığı taban başarı sırası uygulamasına bu yıl öğretmenlikleri de ekledi. 2017’den itibaren Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık programı da dahil öğretmenlik tercihinde bulunabilmek için ilk 240 bin içerisinde yer almak gerekecek. Yeni uygulama ile 240 bin başarı sıralamasına ulaşamayan aday, vakıf üniversitelerinin ücretli öğretmenlik kontenjanlarına da yerleşemeyecek. Öğretmenlik programlarına 240 bin başarı sırası gerisinden yerleşmeler genellikle vakıf üniversitelerin ücretli kontenjanlarına yapılıyordu. Örneğin geçen yıl rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümünün devlet üniversitesi kontenjanlarına en düşük 60 bin 400 başarı sırası ile yerleştirme yapılmışken, aynı bölümün vakıf üniversitesi ücretli kontenjanlarına en düşük 627 bin başarı sırası ile yerleştirme yapılmıştı. Üniversiteye giriş sisteminde uygulanan diğer taban başarı puanı uygulamaları da şöyle;
  • Tıp Fakültesi 40 bin,
  • Hukuk Fakültesi 150 bin,
  • Mimarlık 200 bin,
  • Mühendislik programları (Orman, Ziraat, Su Ürünleri Fakülteleri hariç, Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği programı dâhil) 240 bin,
  • Öğretmenlik programları 240 bin.
Geciken Aday, Sınav Binasına Alınmayacak!
ÖSYM bu yıl ilk defa sınav binasına (sınav salonu değil, birçok sınav salonunun bulunduğu sınav binası) girişlere süre sınırlaması getirdi. Yeni uygulama ile adaylar, saat 10.00’da başlayan sınavlarda saat 09.45’ten sonra; saat 14.30’da başlayan sınavlarda ise saat 14.15’ten sonra sınav binalarına alınmayacak. Bu sınırlama özellikle büyük şehirlerdeki adayların ulaşım konusunda daha dikkatli olmalarını gerektiriyor.
Yeniliklerin üniversite adaylarımıza hayırlı olması dileklerimle, yapılan değişikliğin bütün adaylar için geçerli olduğu ve değişmeyen tek şeyin düzenli ve verimli bir şekilde çalışma kararlılığını sürdüren adayların mutlaka başarılı olacağı gerçeğinin değişmeyeceğini tekrar hatırlatmak isterim.

Sıkılmadan Nasıl Ders Çalışılır

Sıkılmadan nasıl ders çalışılır? sıkılmadan nasıl test çözülür?  diyorsanız çözümü işte burada… Öğrencilerin veya herhangi bir sınava hazırlanan insanların ders çalışırken en büyük ve en çok yaşadığı problemlerin başında ders çalışırken sıkılıyor olmalarıdır.İlk zamanlar ders çalışmak için hevesli olanların ders çalışmaya başladıktan belli zaman sonra ders çalışmaktan sıkıldım, ders çalışmaktan yoruldum, ders çalışmaktan bunaldım gibi problemlerle

Sıkılmadan nasıl ders çalışılır? sıkılmadan nasıl test çözülür?  diyorsanız çözümü işte burada… Öğrencilerin veya herhangi bir sınava hazırlanan insanların ders çalışırken en büyük ve en çok yaşadığı problemlerin başında ders çalışırken sıkılıyor olmalarıdır.İlk zamanlar ders çalışmak için hevesli olanların ders çalışmaya başladıktan belli zaman sonra ders çalışmaktan sıkıldım, ders çalışmaktan yoruldum, ders çalışmaktan bunaldım gibi problemlerle karşılaşmaya başlıyorlar.Ders çalışmaya ilk başladıkları heves ve azimleri kalmıyor.Bu azimlerini ve heveslerini azaltan sebepler ve nedenler ise birden fazla olabilir ve kişiden kişilerde değişebilir.Bu gibi sıkıntı ve problemlerle karşılaşmak istemiyorlarsa öncelikle kendilerine bir hedef belirmeleri gerekiyor.Yani bir amaçlarının olmaları gerekir.

Sıkılmadan Ders Çalışma Yöntemleri

Ben ders niye çalışıyorum? Ben neden ders çalışıyorum veya neden ders çalışmalıyım gibi sorulara kendi kendilerine cevap vermeleri gerekiyor.Bu soruların aynılarını kitap ve testler içinde sormaları ve kendilerine cevap vermeleri gerekiyor.

Eğer bu soruların cevaplarını kendilerine verirlerse ders çalışmaları ve soru çözmeleri daha kolay olacaktır.Ayrıca ders çalışmayı ve soru çözmeyi eğlenceli hale getirmekte önemlidir.Ders çalışmayı nasıl eğlenceli hale getirelim diyorsanız ilk başta bir ders zevkli ve eğlenceli gelmeyebilir.Fakat zamanla çalışa çalışa soru çöze çöze birde göreceksiniz ki ders çalışmak ve soru çözmekten zevk almaya ve eğlenmeye başlayacaksınız.

Hayata Sıkı Tutunun!

İşte buruda önemli olan başta çabuk pes etmeden mücadele ederek bıkmadan geleceğinizi düşünerek hayallerinize ve ideallerinize ulaşmak için çalışmalısınız.Çünkü bu hayatı siz yaşayacaksınız yani bir nevi senaryoyu yazmak sizin elinizde…

 

onlineterapim-ogrenci-egitim-danismanligi

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

Öğrenciler için Ders Çalışma Programı Nasıl Hazırlanır

Üniversite sınavına hazırlanırken mutlaka bir ders çalışma programınız olmalıdır. Belirli bir program dahilinde çalışmayan öğrenciler çoğu kez o an ki çalışma isteklerine göre “savruk ve düzensiz” çalışırlar. Bu öğrenciler bazen iyi motive olup günlük 4 – 5 saat ders çalışırken bazen de günlük en fazla bir saat ders çalışabilmektedirler.

Saman alevini andıran bu tarz bir çalışma şeklinin ise verimli olmaktan çok uzak olduğu aşikârdır. Hâlbuki üniversite sınavına hazırlanırken istikrarlı olmak ve ders çalışmaktan soğumamak büyük önem taşımaktadır.

Çalışmaktan soğuyan birisinin kendisini tekrar toparlaması için de epeyce bir zamanın geçmesi gerekmektedir. Unutmamalısınız ki en kötü program bile kişinin hiç programının olmamasından daha iyidir.  Ayrıca programlı ders çalışmanız moralinizin yükselmesine ve kendinizi daha iyi hissetmenizi de sağlayacaktır.

Ders Çalışma Programı Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmeli?  

  • Çalışma programınızı aylık, haftalık ve günlük hedefler şeklinde düzenlemeniz çok önemlidir. Öncelikle bir ay süreyle çalışmayı düşündüğünüz konuları belirlemelisiniz. Daha sonra belirlediğiniz bu konuları 4 haftaya bölün. Son aşamada ise haftalık konuları günlere bölmelisiniz. Bu tarz bir program hazırlamanız önünüzü görmenizi sağlayacak ve motivasyonunuzu yükseltecektir. Böyle bir dağılım yapmadığınız takdirde çalışmanız gereken konuları gözünüzde büyütebilir ve “bu kadar konuyu nasıl yetiştireceğim” düşüncesiyle ümitsizliğe kapılabilirsiniz.
  • Ders çalışma programınızın gerçekçi olmasına yani çok ağır veya çok hafif olmamasına özen göstermelisiniz. Özellikle hırslı öğrenciler program hazırlarken abartıya kaçabiliyorlar. Bu öğrenciler normal bir tempoyla 2-3 haftada bitirilmesi gereken konuları bir haftada bitirmeye çalışırlar. Fakat çoğu kez bu yükün altında ezilir ve erken pes ederler. Tabii ki bu durum onların ümidinin kırılmasına ve çalışma iştiyaklarının olumsuz etkilenmesine sebep olmaktadır. Hâlbuki asıl önemli olan husus, ders çalışırken “istikrarlı olmanızdır.” Gerçekçi olmayan programınız “saman alevine” benzerken, gerçekçi olan ise kömürün yanması gibi uzun süreli olacaktır.
  • Çalışma programınızı hazırlarken hangi derslere hangi saatlerde çalışacağınızı iyi belirlemelisiniz. Zihinsel ve bedensel olarak dinç olmanızın yanı sıra dikkatinizin de yoğun olduğu saatler sizin için en verimli saatlerdir. En verimli saatlerinizi kavramakta en çok zorlandığınız konulara ayırmalısınız. Çünkü dinç halinizle iki saatlik ders çalışmanız yorgun olduğunuz zaman ki dört saatlik çalışmanıza bedel olabilir.
  • Günlük programınızın tümünü sadece bir derse ayırmanız sıkıcı olabilir. Bir günde tek bir derse çalışmak yerine iki derse çalışmak daha motive edici olabilir. Fakat ikiden fazla derse çalışmak pek yararlı olmayacaktır. Çünkü böyle bir durumda konulara yüzeysel çalışmış olursunuz ki bu da son derece verimsiz bir çalışma tarzıdır. Bunun yanı sıra aynı formattaki derslere üst üste çalışmak da sizi bunaltabilir. Bunun yerine çalıştığınız derslerden birisinin sayısal, diğerinin sözel olması sizin için daha motive edici olabilir.
  • Blok halinde ders çalışmak konusuna gelince… Blok halinde 1,5 veya 2 saat çalışmak yerine 45 – 50 dakikalık dilimler halinde çalışmanız daha mantıklıdır. Çünkü ne kadar iyi niyetli olsanız da blok şeklindeki çalışmalarda dikkatiniz daha çabuk dağılacaktır. 45 – 50 dakikalık çalışmadan sonra 10 – 15 dakika dinlenmelisiniz. Fakat bu dinlenme süresini çok uzatmamalısınız. Aksi takdirde çalışmaktan soğuyabilirsiniz. Hedeflediğiniz saate kadar sıkı bir şekilde ders çalıştıktan sonra gönül rahatlığıyla kendinize zaman ayırabilir ve dinlenebilirsiniz.
  • Ders çalışırken zamanı verimli kullanmak çok önemlidir. Disiplinli ve tempolu bir çalışmayla iki saatte bitireceğiniz bir konuyu eğer 4 – 5 saatte ancak bitirebiliyorsanız, bu durum zamanınızı verimli kullanamadığınızı ve ders çalışırken çok “oyalandığınızı” gösterir. Bazı zor konular elbette ki sizi çok oyalayacaktır. Bu son derece normal bir durumdur. Fakat çok basit konularda bile saatlerce oyalanmanız ve bunu bir alışkanlık haline getirmeniz zamanınızı iyi kullanamadığınızı ya da verimli ders çalışmayı bilmediğinizi gösterir. Ders başında geçen sürenin uzaması ise kendinize daha az zaman ayırmanıza ve hoşlanarak yapacağınız etkinliklere yeterince zaman ayıramamanıza sebep olacaktır. Bu durum ise belli bir zaman sonra ders çalışmayı sizin için bir kâbus haline getirebilir. Yani saatlerce çalışma odanızda kalmanız sizi bunaltacağı gibi ders çalışmaktan da zevk almamanıza sebep olacaktır. Öğrencileri ders çalışırken en çok oyalayan hususlara gelince; hayallere dalmak, cep telefonuyla oynamak, müzik eşliğinde ders çalışmaktır.
  • “Yeni konu bitirmek” temel prensibiniz olmalıdır. Dolayısıyla programınızı hazırlarken buna dikkat etmelisiniz. Bildiğiniz konularla çok fazla oyalanmamalı ve sınava kadar bütün konuları bitirmiş olmalısınız. Konu eksiğiniz olduğu halde sınava girmeniz kaygı düzeyinizi arttıracak ve kendinize olan güveninizi olumsuz yönde etkileyecektir.
  • Programınızda mutlak soru çözme hedefi olmalıdır. Yeteri kadar soru çözmeseniz konuları tam olarak kavrayamazsınız. Eğer çalıştığınız konuyla ilgili soruların yaklaşık % 80’ini doğru olarak çözebiliyorsanız konuyu anlamışsınız demektir. Yanlış sayınızın fazla çıkması halinde ise yeni bir konuya geçmemeli, tekrar konuyu ele alıp pekiştirene kadar devam etmelisiniz.
  • Çalıştığınız konularla ilgili geçmiş yıllarda üniversite sınavında çıkmış soruları çok iyi incelemelisiniz. Özellikle son on yılın sınav soruları sizin için başvuru kaynağı olmalıdır.
  • Programınızı hazırlarken danışabileceğiniz veya birlikte program hazırlayabileceğiniz birisinin olması yararlı olacaktır. Okulunuzda veya dershanenizdeki öğretmenlerinizden bu konuda destek alabilirsiniz. Fakat birkaç kişiden farklı programlar almanız size yarar sağlamaktan çok “kafanızın iyice karışmasına” sebep olabilir. Üstelik iki farklı program takip etmek sizi çok yoracağından çabuk pes edebilir ve programlarınızı yarı yolda bırakabilirsiniz.
  • Konularınızın yetişemeyeceğini düşünerek paniğe kapılmayın. Çünkü paniklemiş haldeki çalışmanız konuları yarım – yamalak bir şekilde geçmenize sebep olacaktır. Bunun ise çok verimsiz bir çalışma tarzı olduğunu unutmamalısınız. Konularınızı en az % 80 oranında anlayıp öyle geçmelisiniz. Sistemli ve düzenli çalıştıktan sonra konuların yetiştiğini göreceksiniz.

 

Okan Bal

Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

PedagogSoru Sor

Kategoriler
Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.