Dil Gelişimi İçin Aşamalar ve Dil Gelişim Dönemleri

Dil gelişimi konusunu etkileyen bir çok faktör bulunmaktadır. Ebeveynler çocuklarının dil gelişim sürecini yakından takip etmektedir. Çocukların bireysel farklılığı olsa da hemen hemen bazı evrelerden geçişler aynı zamana denk gelmektedir. Çocuğunuzun konuşma sürecini etkileyen evreleri sizler için listeledik.

Dil Gelişim Evreleri

Agulama Evresi

 

Ses ve sıra vardır ancak anlam henüz tam kazanılmamıştır. Bu dönem evrenseldir. Kendi içinde üç aşamada incelenir.

Ağlama evresi (0-2 ay)

Çocuk bilinçsiz ve refleks sesler çıkarır. Özellikle doğumdan sonraki iki hafta ağlama dışında sesler çıkarmaz. Ancak bu çocuğun ihtiyaçlarını anlatması bakımından önemlidir.

Babıldama Evresi (2-6 ay)

Çocuk ünlü ve ünsüz sesleri birlikte kullanarak anlamsız ve bilinçsiz sesler çıkarır. Bu sesleri doğuştan işitme engelli bebeklerinde çıkarttığı gözlendiği için doğuştan olduğu düşünülmektedir. Bu sesler daha çok “oooo”, “ahhhh” gibi seslerdir.

Heceleme Evresi (6-12 ay)

Bu evredeki bebekler ünlü ve ünsüz harfleri sıraya koyarak dilde olan yada olmayan pek çok sesi çıkartır. Ancak bu seslerden dilde kullanılmayanlar zamanla azalarak ortadan kalkar. Bebekler bu evrede ses çıkartmak için gırtlaklarını, dil, diş ve dudaklarını kullanırlar. Dönemin sonuna doğru yetişkinleri taklit yoluyla, vurgu, tonlama ritimde, yöresel özellikler dilde görülmeye başlar. Sağır bebekler özel bir eğitim almazsa bu evreden öteye gidemez ve çıkardıkları sesler azalır. İlk anlamlı kelimeye hazırlık evresidir.

Tek Sözcük (12-18 ay)

Çocuk ilk anlamlı sözcüğü bu dönemde kullanır ve tek bir sözcüğe farklı anlamlar yükler. Yani çocuk bir kelime ile birçok şeyi anlatmaya çalışır. Bu dönem gelişim açısından kritik dönemdir. Alıcı dil ifade edici dilden daha gelişmiş durumdadır.

Telagrafik Konuşma Evresi (18-24 ay)

İki veya daha çok sözcüğü bir araya getirerek anlamlı ama kuralsız sözcük grupları oluşturur. Aşırı kurallaştırma görüşür. Çocukta dil öğrenmeye isteklilik gözlenir.

İlk Gramer Evresi (24-60 ay)

 

Çocuk gramer yapılarını kullanarak kurallı ve düzgün cümleler kurabilir. Kelime hazinesi çok hızlı gelişir. 24 aylık bir çocuk 500-600 kelime kullanabilirken, 72 aylık bir çocuk 8000-12000 kelime kullanabilir.

2-3 yaş

  • Çok farklı cümle tiplerini anlar.
  • Dört-beş sözcüklük cümleler kullanır.
  • “Neden” soru tipini kullanır.

3 -4 yaş

  • Çok sayıda sorular yöneltir
  • Yaptıklarını anlatır.
  • Yaklaşık beş-altı sözcüklü cümleler kurar.

4-5 Yaş

  • Uzun öyküler anlatır.
  • Beş sözcükten daha fazla sözcük içeren cümle kurar.

5-6 yaş

  • 6-8 kelimelik cümleler kurabilir, söylendiğinde tekrarlayabilir.
  • Günlük yaşantısını anlatabilir.
  • Niçin sorusunu açıklayarak cevaplayabilir.

Bebeklerde Dil Gelişimi

İletişim halindeyken kullandığınız kelimeleri düşünün… Kelimeleri nasıl telaffuz ettiğinizi, onların ne anlama geldiğini ya da onları hangi sıraya koyduğunuzu anımsayın… Özneye uygun doğru fiil zamanlarını ve cümle yapılarını kullanıyorsunuz ve konuşurken uygun tonlama ve vurgulamaya sahipsiniz. Aynı kelimeleri kullandığınızda bile farklı kelime sırasıyla, takılarla, tonlama ve vurgulamayla anlamın nasıl değiştiğini biliyorsunuz. Dahası bütün bu karmaşık şeyleri görünüşte çok az çaba ile yapıyorsunuz. Peki, bir bebek bütün bu karmaşık işlevleri ilk üç yıl boyunca hangi aşamalardan geçerek öğreniyor?

 

Dil öncesi gelişimi:

Bebeklerin ilk anlaşılır kelimelerini konuşmadan önceki dönemdir. Bu dönem ağlamayla başlar. Doğumdan ilk iki hafta boyunca bebekler ağlama dışında çok az ses çıkarırlar. Bebek ilk olarak sesleri işitir ve sesleri birbirinden ayırt edebilmeye başlar. Özellikle bebeklerin ilk aylarda insan seslerine karşı ilgisi yapılan çalışmalarla desteklenmiştir. İnsan sesi ile obje seslerine yönelik farklı tepkiler verebilirler.

İkinci aşama agulamadır. İkinci ayın başlamasıyla birlikte bebekler agulama diye nitelendirilen sesler çıkarmaya başlar. Bu sesler daha çok “ooo”, “aaah” gibi açık ünlülerden oluşur. İlk olarak bu sesleri çıkarmaya başlamasının nedeni dil, dudak ve dişle daha az eklemleme gerektirmeleridir. Sağır bebekler bile hiçbir insan sesi duymasalar bile aguladıkları için bu eğilimin doğuştan olduğunu düşünebiliriz.

Üçüncü aşama cıvıldamadır. Bebekler altı aylık olduklarında ünsüzlerinde içinde olduğu çeşitli sesler için dudaklarını, dillerini, dişlerini ve gırtlaklarını çok fazla kullanırlar. Bu süreçte bebek duyduğu sesleri taklit eder. Özellikle  “da da da” “ba ba ba ” gibi tekrarlı hecelere dönüşürler. Büyüklerin dilinin tonlama, ritim ve vurgulama örüntülerini kullanmaya başlarlar.

Sağır bebekler her ne kadar kendilerini ve başkalarını duymuyorlarsa da aynı başlangıç evrelerinden geçerler. Ancak destek verilmezlerse cıvıldama aşamasından öteye gidemez; tonlama ve vurgulama örüntülerini kazanamazlar.

 

Dilsel gelişim

Çocukların ilk sözcüklerini konuşmalarından sonraki dönemdir. Bu dönem de üç aşamadan oluşur. Tek sözcük aşaması bir yaş civarında ilk anlaşılır sözcüklerin ortaya çıkmasıyla başlar. Anlamlı sözcük ve kelime ifadesinden önce bebekler başkalarının söylediklerini anlamaya başlar. Buna alıcı dil denir. Daha sonra ifade edici dil gelişir. Yaklaşık 15 aylık dönemlerde sözcük dağarcığı 10’a, 19 aylık dönemde ise 30 kelimeye kadar çıkar. Diğer aşama telgraf aşamasıdır. Yaklaşık iki yaş civarında çocuklar 2-3 kelimeyi yan yana koymaya başlar. Telgraf olarak isimlendirilmesinin nedeni kelimelerin etkin bir şekilde bağlanmasındaki güçlüktür. “Baba ev” “babam evde” anlamına gelir, ancak ekler ve bağlayıcılar etkin bir şekilde kullanılamamaktadır.

Tam cümleler aşamasında fiil çekimleri kazanılır ve cümle içinde kullanılır. Daha sonra soru cümleleri eklenerek cümleler zenginleşmeye, sözcük dağarcığı genişlemeye başlar. Yaklaşık 3 yaşında bu aşamaya geçilir.

Yaklaşık 3 yaşından itibaren hiçbir kelimesi olmayan, ses çıkarmayan, taklit etmeyen, söylenileni anlamayan ya da anlamıyormuş gibi görünen, şarkı ya da tekerlemelere mırıldanarak eşlik edemeyen çocuklarda bir konuşma gecikmesinden bahsedilebilir. Bu durum çocukların sosyal ilişki kurmakta ve devam ettirmekte zorluk yaşamasına neden olur. Bu çocuklar yalnız kalır ve dışlanırlar. Konuşmada gecikme öğrenme güçlüğünden otizme kadar birçok durumun habercisi olabilir. Bu nedenle bir çocuk psikoloğu tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Bebekler dili öncelikle taklit ederek öğrenmeye başlar. Annenin bebeğinin tepkilerine karşı geliştirdiği tutumu bebeğin sözel davranışını ve gelişimini etkiler. Bebek çıkardığı seslerle annesinin dikkatini, gülümsemesini ve konuşmasını sağlar. Annenin tutumu ses çıkarması için bir pekiştireç görevi görür. Annesinden daha fazla dikkat ve ilgi beklediğinde daha fazla ses çıkarır.

Bebekler Kaç Aylıkken Konuşur?

Bebek Ne Zaman Konuşmaya Başlar?

Her anne – baba bebeğinin artık konuşabilmesini ister. Ancak bebeğin ne zaman konuşacağı net olarak bilinmeyebilir. Çünkü bebeğin konuşmaya başlaması vakit alan ve çaba isteyen bir süreçtir. Bebeğin ilk söyleyeceği kelime de hem anne için hem de baba için merak konusudur.

Bebekler Kaç Aylıkken Konuşur?

Bebek, doğduktan sonra ilk aylarını uyuyarak ve annesini emerek geçirmektedir. Aylar geçtikçe bebeğin anne ve babasına verdiği tepkiler netleşir. Bebek artık çevresiyle iletişim kurmaya başlar. Bu iletişim ilk zamanlar inceleme, tanıma ve öğrenme şeklinde olur. Konuşma ise zamanla öğrenilecek ve geliştirilecek olan bir iletişim şeklidir. İlk aylarda bebek gözleriyle iletişim kurarken zamanla ellerini de işin içine katar. Daha sonra anlamsız kelimeler çıkararak çevresindekilerle iletişim kurmak istediğini belirtir. Çevresinde olup bitenlere karşı tepki verir duruma gelir. Ortalama 3 aylık olduktan sonra çıkan bu sesler sayesinde bebeğin aç, mutlu, rahatsız ya da kızgın olduğu anlaşılabilir.

Bebek 5 – 6 aylık olduktan sonra oyunlarını sesli şekilde oynamaya başlar. Zamanla bebeğin ses ve hareket etme mekanizması gelişir. Bebek 9 – 12 aylık olduktan sonra sesleri daha iyi algılayabilmektedir. Bu dönemde bebek, ses çıkarmanın bir iletişim aracı olduğunu anlar ve buna yönelik eğilim gösterir. Bebek bu dönemden sonra anlaşılır olan ilk kelimelerini söyleyecektir. Genellikle 12 ila 18 aylar arasında gerçekleşen bu anlamlı kelimeler anne ve baba için oldukça önem taşıyan kelimelerdir. Bebek bu süreçte anlamlı kelimeler çıkarmaya devam ederken eski anlamsız kelimelerini de bir anda bırakmaz. Her ikisini harmanlayarak kendine has bir dil geliştirir.

Ancak unutulmamalıdır ki her bebek farklı bir gelişim gösterir. Yukarıda belirtilen aylar ortalama olarak ele alınmaktadır. Ancak bebeklerin gelişimleri birbirleri arasında çeşitlilik gösterebilmektedir. Bu durumda kitaba bağlı kalarak teorik bilgileri bebeğin uygulamasında birebir görmeye çalışmak doğru bir davranış olmayacaktır. Eğer bebeğin gelişimi hakkında endişeniz varsa ve geri kaldığını düşünüyorsanız bu durumda yapmanız gereken en doğru hareket uzman doktora danışmak olacaktır.

Bebek, doğduktan sonra ağlama refleksiyle birlikte sesle tanışır. Daha sonra bu sesleri geliştirerek anlamsız kelimeler çıkarmaya başlar. Sonrasında ise bu anlamsız kelimeler yerine çevresindekilerle iletişim kurabileceği anlamlı kısa kelimeler söylemeye başlar. Bu seslerle bebek, iletişim kurabildiğini fark eder ve gelişimi bu şekilde tetikler.

 

Peki, Bebek İlk Hangi Kelimeyi Söyler?

Bebekler ilk önce hece söylemleriyle ses çıkarmayı öğrenirler. Bu heceler genelde tekrarlar şeklinde ortaya çıkar. Örnek olarak, ma – ma, ba – ba, de – de, be – be gibi hecelerdir. Daha sonra farklı heceleri bir araya getirmeyi öğrenir. Buna örnek olarak da ad – da, da – ba gibi heceler verilebilir. Bu dönemde bebek aslında henüz gerçek kelimeleri söylemeye başlamamıştır. Ancak çoğu zaman ebeveynler bu süreci gerçek kelimelerle karıştırabilmektedir. Bu durumda bebek ilk önce “baba” kelimesini söylemiş gibi olmaktadır. Ancak bebek henüz bunun ayrımını yapacak seviyede değildir.

Bebekler ilk önce a, b, m, y harflerini kullanmayı öğrenirler. Daha sonra d, f, k, g, n, p gibi sessiz harfleri kullanmaya başlarlar. Diğer sessiz harflerin kullanılması ise 3 yaşı bulabilmektedir. Ancak bu süreden sonra da bebek henüz harfleri doğru çıkaramayabilir. Özellikle r harfinin çıkartılmasındaki hatalar oldukça fazla görülmektedir. Bu durum kimi bebeklerde geçiciyken kimi bebeklerde kalıcı olabilmektedir. 4 yaşından sonraki harf bozukluklarında bir uzmana danışmakta fayda vardır. Bu sayede gerekli bilgi elde edilmiş olur.

Aile Çocuğa Konuşması İçin Nasıl Yardım Edebilir?

Konuşma yaşı çocuktan çocuğa farklılık gösterebilir. Çocuklarda konuşmanın gelişimi için ailenin de tutumu önemlidir. Çocuktan konuşmasını istemek değil, çocuğu konuşmaya teşvik etmek, konuşmayı eğlenceli hale getirmek önemlidir.

Konuşma yaşı çocuktan çocuğa farklılık gösterebilir. Çocuklarda konuşmanın gelişimi için ailenin de tutumu önemlidir. Çocuktan konuşmasını istemek değil, çocuğu konuşmaya teşvik etmek, konuşmayı eğlenceli hale getirmek önemlidir.

Konuşma gelişimi 2.5 yaşında tamamlanmış olmalıdır

  • 1 yaşında çocuk bir-iki kelime kullanmalı, ‘buraya gel’ gibi basit istekleri takip
  • edebilmeli, ‘ayakkabıların nerede’ gibi basit soruları anlayabilmelidir.
  • Çocuk; 2-3 yaşlarında, iki ya da üç kelimelik cümleleri konuşurken veya bir şeyler
  • sorarken dilini kullanmalı ve ‘topunu getir ve masanın üstüne koy’ gibi iki isteği aynı
  • anda yerine getirebilmelidir.
  • Ayrıca çocuğun konuşması hem aileye hem de onu tanımayanlara anlaşılır olmalıdır.
  • Konuşma gelişimi 2.5 yaşında tamamlanmış olmalıdır.
  • Eğer bir çocuk 3 yaşına geldiği halde hala konuşamıyorsa bu durum gecikmiş konuşma olarak adlandırılır.
  • Bir çocuk 2 yaşında eğer tek tek sözcük kullanamıyorsa ebeveyn konuşma gecikmesinden şüphelenmelidir.

Dil nasıl öğrenilir?

  • Çocuklar dili ve konuşmayı, çevrelerinde konuşulan dili dinleyerek, işiterek ve uygulayarak öğrenirler.
  • Bu yol, dil kodunun kurallarını edinmelerini sağlar.
  • Dil bir defada öğrenilmez, zaman içinde yerleşir, edinilir.

Aile çocuğuna konuşmayı öğrenmesi için nasıl yardım edebilir?

  • Aile çocukla bol bol konuşmalı ve kitap okumalıdır.
  • Çocuktan konuşmasını isteyerek değil, çocuğu konuşmaya teşvik ederek ve konuşmayı eğlence haline getirerek çocuğa yardımcı olunmalıdır.
  • Dil gelişimi konusunda ne zaman profesyonel yardım alınmalıdır?
  • Anne babalar çocuklarının konuşma sorunları ile ilgili yardım alma konusunda zaman zaman kararsızlık yaşarlar.
  • Ancak anne babalar çocuklarının dil gelişimi konusunda kaygı duymaya başladıkları zaman profesyonel bir yardım almalı ve gecikmemelidirler.
  • Hiçbir çocuk yardım almak için küçük değildir.
  • Eğer bir sorun varsa, erken müdahale önemlidir.
  • Ayrıca işitme sorunları da dil ve konuşmayı etkiler.
  • Özellikle yaşamın ilk yılı, dil ve konuşma öğrenilmesi için önemlidir.
  • Hafif işitme kayıpları bile çevredeki dil ve konuşma girdilerinin kaçırılmasına sebep olabilir ve önemli gelişimsel gecikmelerle sonuçlanabilir.
  • Bilhassa kulak enfeksiyonu, sık üşütme ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonu ya da alerji durumları sık tekrarlanıyorsa, çocuk düzenli olarak odyoloğa götürülmelid ve işitme muayenesi yaptırmalıdır.
  • Bunların yanında dil özrüne sebep olan fiziksel nedenler olabilir.
  • Ancak dil özrü herhangi bilinen bir fiziksel neden olmaksızın da gözlenebilir.
  • Bazen çocuklar dilin kurallarını öğrenebilmek için yeterli dil girdisine maruz kalmayabilirler.
  • Çocuk konuşmaya ihtiyaç duymayabilir çünkü aileler konuşmadan ziyade çocuğun işaretlerine ve jestlerine hemen karşılık verirler.
  • Ayrıca birçok dil özrünün tanımlanabilen bir nedeni yoktur.
  • Çocuk gelişiminde deneyimli bir dil ve konuşma terapisti çocuğun dil gelişimini değerlendirebilir, bireysel veya grup terapi planı yapabilir.

PedagogSoru Sor

Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.