Gaziantep Öğrenci Koçu

Öğrenci Danışmanlığı, Gaziantep Öğrenci Koçu

Hem Akademik Hem de Kişisel Sosyal Gelişimi ve Çocuklarınızın Başarısı İçin Profesyonel Öğrenci Danışmanlığı Randevu Alın.

WhatsApp İle Randevu Alabilirsiniz..

online-psikolojik-danisma-randevual-whatsapp-tel

 

 

 

Öğrenci Koçluğu Nedir?

Öğrencilerin kendilerini tanımaları, güçlü yanlarını ve yeteneklerini keşfetmelerini, hedef koymalarını sağlamaya ve kaynaklarını daha iyi kullanabilmelerine yönelik , yol haritası ve eylem planı yapmalarına destek sağlayan hizmettir.

Öğrenci koçluğu hangi faydaları sağlıyor?

Tamamen kişinin özelinde oluşturulacak, gizlilik ve etik değerler çerçevesinde sunulan bir programdır. Katılımcıların durum değerlendirmesini yaparak;

  • Öğrencinin okul başarısını artırmayı,
  • Kendine uygun hedefler seçmesini,
  • Etkin çalışmayı öğrenmesini,
  • Zamanı önceliklerini seçerek kullanmasını,
  • Güçlü yönlerini açığa çıkartması ve kullanmasını,
  • Doğru iletişim kurmasını,
  • Kendine güvenini geliştirmesini hedefler.

Öğrenci kimliğindeki bireyin, okul yaşamını ve hayatının diğer alanlarını düzenlemesinde çözüm üretici yaklaşımlarda bulunur. Öğrencinin, içsel dünyasında farkındalığını arttırır. Ders ve okul başarısının yanı sıra, hayat başarısı konusunda yardımcı olur, yön gösterir. Yeni bakış açıları geliştirerek kendini daha iyiye taşımasına yardımcı olur.

 

Planlı Ders Çalışmanın Kuralı Nelerdir?

Birçok öğrenci,  “Bu kadar dersi nasıl yetiştireceğim?”, “Okul dersleriyle birlikte sınavı nasıl birlikte götürebilirim?”, “Çalışmaya nereden başlamalıyım?”, “Konuları hangi sırayla çalışmalıyım?”, “Günde kaç saat ders çalışmalıyım?”, “Hazırladığım ders çalışma programına bir türlü uyamıyorum, hep aksatıyorum. Ne yapmalıyım” sorularına cevap bulamadığı için ders çalışma isteğinden uzaklaşıyor. Plan yapmak, programlı ders çalışmak birçok öğrencinin en büyük problemi arasında yer alıyor. Ne yazık ki birçok öğrenci vaktini plana uymak yerine plan yaparak geçirmektedir. Kendini doğru tanıyan öğrenci başarılı bir çalışma planı hazırlayarak ona uyabilir, öncelikle kendinizi doğru tanıyın.

Descartes’in ‘Plansız çalışan bir kimse, ülke ülke dolaşıp hazine arayan bir insana benzer. Plansızlık dikkatsizliğe, yorgunluğa, bitkinliğe, isteksizliğe ve dalgınlığa neden olur. Bu durum öğrencilerde psikolojik baskı, kararsızlık, çalışmaya motive olamama ve verimsiz çalışma gibi olumsuz birçok sonuca yol açar. Başarılı olan insanların hayatlarını incelediğimizde karşımıza çıkan temel nokta belli bir plan ve program dâhilinde çalışmış olmalarıdır. Neye, ne kadar zaman harcayacağını bilmek, hem zamanı planlamak hem enerjiyi doğru kullanmak hem de hedefe konsantrasyonu devam ettirmek açısından çok önemlidir.

Çok çalıştığını, ama bu çalışmanın sonucunu alamadığını söyleyen birçok öğrenci bulunmaktadır. Bu tipteki öğrencilerin genel özelliği kendilerini yeterince tanımamalarıdır. Doğru bir çalışma programı oluşturulabilmesinin asgari şartı kişinin kendini tanıyor olmasıdır. Çünkü öğrencilerin çalışma alışkanlıkları, bilgi birikimi, hedefleri, zayıf ya da güçlü yönleri, zekâ potansiyeli, çalışma koşulları birbirinden farklı. Dolayısıyla herkes için genel geçer bir çalışma programından bahsetmek de doğru olmaz.

Program kim tarafından, nasıl hazırlanmalı?

Öğrenciyi yakından tanıyan, potansiyelini, çalışma alışkanlıklarınızı bilen, tecrübeli eğitimcilerin programı hazırlamasının doğru olacaktır. Programın ana iskeletini siz belirlemelisiniz. Bünyeniz ne kadarını kaldırabilecekse o kadar saat çalışacak şekilde programınızı düzenlemelisiniz. Daha sonra çalışma saatlerinizi bir süreç dâhilinde artırmalısınız. Hazırlanan program, hedeflenen belli bir döneme ait olmalıdır. Durumunuza göre bu dönem 1 ay ya da daha fazla bir zaman dilimini kapsayabilir. Bünye alıştıkça ders çalışma saatinizi artıracağınızdan dolayı planlamanızda bir takım düzenlemelere gitmeniz gerekecektir.

Çok Ders Çalış Baskısı Çocuktaki Kaygıyı Arttırıyor

Velilerin sıkça tekrarladığı çok çalış cümlesi, başarıyı getirmediği gibi kaygıyı artırıyor. Başarıya ulaşmak için zaman kavramı önemlidir. Zaman kavramı çocuklarda beş yaşından itibaren gelişmeye başlıyor, başarı için neler yapılması gerektiği üzerinde duruluyor. Velilerden çocuklarına güvenmeleri ve onlara zaman ayırmaları çok çalış baskısının kaygıyı artırmaktan öte rol oynamaktadır. Velilerin hedef belirlemede çocuklara yardımcı olması öğrencinin motivasyonunu artıran en önemli faktörün ana-baba takdiri olduğudur. Velilere, çocuğunuzu takdir edin. Zamanı verimli kullanmalarını sağlamak için çocuklara çok küçük yaşlardan itibaren bazı alışkanlıkların kazandırılması gerekiyor.

Öğrenciler neler yapmalı?

* Amaç ve hedeflerinizi belirleyin.

* Plan yapma alışkanlığı kazanın ve önceliklerinizi belirleyin.

* Kişisel gelişime zaman ayırın (kitap okuma alışkanlığı, hobi alışkanlığı vb.).

* Çok çalışmak başarıyı getirmez, planlı çalışarak başarıyı elde edebilirsiniz.

* Düzensiz aralıklarla sadece sınavlarda ders çalışacağınıza, her gün yarım saat ders çalışarak başarıyı elde edebilirsiniz.

* Zamanınızı planlayarak arkadaşlarınıza vakit ayırın.

* Ders sırasında not tutma alışkanlığı edinin.

* Erteleme alışkanlığından vazgeçin.

* Başarılı olacağınız konusunda kendinize güvenin.

Resim, Müzik ve Beden Eğitimi Dersleri Çocukların Gelişimde Etkilidir

Resim, müzik ve beden eğitimi derslerine “gereksiz” gözüyle bakılmamalı

Bazı anne-babalar, çocuğunun matematik, fen, sosyal vb derslerdeki başarısını önemsediği kadar, müzik, resim ve beden eğitimi derslerindeki başarısını önemsememektedir. Çocuğu matematik sınavında zayıf aldığı için “ortalığı ayağa kaldıran” anne-baba, aynı hassasiyeti resim ya da müzik dersinde de göstermediği için doğal olarak öğrenci de bu dersleri yeteri kadar ciddiye almamaktadır.

Aslında anne-babalar bu tutumlarıyla farkında olmadan çocuklarının “sanata ilişkin yeteneklerinin” körelmesine sebep olduğu gibi, çocuklarının estetik duygusu, grupla işbirliği, arkadaşlık, yardımlaşma, paylaşma ve grup problemlerini çözme becerilerini de olumsuz yönde etkilemektedirler.

Gerçek şu ki resim, müzik ve beden eğitimi derslerinin “gereksiz” görülmesi, eğitim sistemimizin SBS ve YGS-LYS eksenli olmasından kaynaklanmaktadır. Ebeveyn ve öğrenciler “nasıl olsa sınavda bu derslerden soru çıkmıyor” düşüncesiyle hareket ettikleri için bu derslere hak ettikleri değeri vermemektedir.

Öğrenciler, ilköğretimden itibaren sınav maratonuna girip “yarış atı misali” yetiştikleri için test çözmeyi birinci gayeleri haline getirmektedir. Bunun neticesinde ise farklı sahalardaki istidatları körelmekte ve ruhlarındaki hazineler “saklı” kalmaktadır.

Günümüzde üniversite mezunu olduğu halde herhangi bir müzik enstrümanını kullanabilen yahut göze hoş gelen bir resim çizebilen insan sayısının oldukça az olmasının temelinde bu problemin yattığını söyleyebiliriz.  Belki aklınıza “resim ve müzik yetenek işi değil mi?” şeklinde bir soru gelebilir.

Peki, çocuklarımızın resim ve müzik yeteneklerinin ortaya çıkarılması ve geliştirilmesi de eğitimin bir amacı olması gerekmez mi?

 Resim, müzik ve beden eğitimi dersleri nazara verilmeli.

Çocuğunuzun resim, müzik ve beden eğitimi derslerini de en az diğer dersler kadar önemsemelisiniz. Elbette ki resim ve müzik derslerinin amacı ressam veya müzisyen yetiştirmek değildir.

Fakat çocuklarınızdaki farklı kabiliyetlerin inkişaf etmesinde, dolayısıyla da çok yönlü yetişmesine bu derslerin önemli katkı sağlayacağı da bir hakikattir.

Ayrıca bu dersler çocuklarınızın kendilerini ifade etmelerine imkân tanıdığı gibi gün boyunca yüklendikleri negatif enerjiyi de üzerlerinden atmalarına ve rahatlamalarına katkı sağlamaktadır.

Çok yoğun stres ve baskının yaşandığı sınava hazırlık döneminde, beden eğitimi dersinde yapılan spor etkinlikler de çok önemlidir. Bu sportif etkinlikler öğrencilerdeki zihinsel yorgunluğu azalttığı gibi, öğrencilerin kaygı ve stres düzeylerini de azaltmaktadır.

Özellikle 8.sınıf ile 12.sınıflarda beden eğitimi dersinin “gereksiz” görülüp bu dersin yerine öğrencilere test çözdürülmesi pek yararlı olmayacaktır. Çünkü SBS ve YGS-LYS sınavlarına hazırlandıklarından dolayı en stresli ve kaygılı öğrencilerin 8. ve 12.sınıfların olduğunu söyleyebiliriz.

Bu anlamda en çok “deşarj olması gereken” öğrenci gruplarını sportif faaliyetlerle rahatlatacağımız yerde onları testlere boğmak pek mantıklı bir uygulama olmasa gerek.

Eğitim Başarısını Arttırmada Ailenin Rolü

Anne babanın, gencin eğitim başarısı konusunda yapabilecekleri ,“katkı” ve “yardımla” sınırlıdır. Temel kural yardıma ihtiyacı olanın yardım istemesidir.

Bu nedenle ona yapmak istediğiniz yardımlarda onunla işbirliği içinde olmanız ve

Onun, söyledikleriniz ve yapmak istedikleriniz konusunda ikna olması ve inanması esastır.

Geçmişte başarı çok çalışmak iken, şimdi ise başarı etkili çalışmak olarak tanımlanmaktadır.

Etkili çalışmak, zamanı, belirlenmiş öncelikler doğrultusunda programlı olarak kullanmaktır. Etkili çalışmak için dinlenmeye, eğlenmeye, dostlarla vakit geçirmeye de gereksinim vardır. Eğitim başarısı ders başında ne kadar zaman geçirildiğine değil, çalışılan konudan öğrencide geriye ne kaldığına bağlıdır.

Çalışma ile ilgili önemli ilkeler vardır. Bunlar:

1)     Öğrenci problem çözerken çözüme ulaşıncaya kadar ara vermemesi,

(en fazla 40 dakika)

2)     Çalışmadan sonra 10 dakika tekrar, 10 dakika mola vermesi.

3)  Gece yatmadan öğrendiklerini 10 dakika tekrar etmesi

4)     Notların tekrar yazılması veya çalıştıktan sonra notların tekrarı ve hızla gözden geçirilmesi.

5)     Çalışma zamanının, çizelgeli çalışma programına göre planlanması.

6)     Çocuğunuza uygun çalışma ortamı hazırlamak için 18–20 derece oda ısısında derli toplu bir oda ya da köşe, sessiz ve ışığı yeterli düzeyde çalışma masası ve malzemelerin düzenli bir şekilde masanın üzerinde durmasıdır.

Çocuğunuzun Yanlış Çalışma Alışkanlıkları:

1)     TV izleyerek ya da müzik dinleyerek çalışmak,

2)     Yatarak, uzanarak çalışmak,

3)     Çalışırken atıştırmak,

4)     Posterle dolu bir oda,

5)     Çalışmayı sürekli erteleme alışkanlığı,

6)     Önemsiz işlere verimsiz saatleri harcamak,

7)     Programsız çalışmak olarak sayılabilir.

Çocuklarınızın başarıya ulaşmaları için düzenli aile hayatı, problemleri kabullenmek, sosyallik konusunda model olmak, ergeni iyi tanımak, yaratıcılığını desteklemek gerekir.

Olgun insanlar yetiştirebilmek için ebeveynlerin de olgun olması, olumlu benlik duygusuna sahip olması, yani yapıp yapmayacaklarının, sınırlarının farkında olması gereklidir.

Olgun biri diğerleriyle hem yakın hem de genel ilişkilerde sıcak bağlar kurma yeteneğine sahiptir. Dış gerçeklerle bağlantı içinde düşünür, hareket eder yani durağan değildir, değişikliklere uyum gösterir ve kendini yeniler. Değiştiremeyeceği durumu kabullenir ve soruna o noktadan yeni bir çözüm arar.

Unutmayın, “Hoşgörü, karşımızdakini istediğimiz gibi olmaya zorlamak değil, kendi istediği gibi mutlu olmasına imkân verme büyüklüğüdür.”

Çocuklarda Alt Islatma Sorunu

Çocuklarda çişlerini tutma öğrenilmesi 3 yaşının sonunda başlamaktadır. 4- 5 yaşlarına kadar ara sıra özellikle geceleri altlarını ıslatmaktadır. İlerleyen yaşlarda bu oranın düşmesi ve bu sorunların ortadan kalkması beklenmektedir. Kimi zaman ise bu sorun devam etmekte ve çocukların uzman desteğine ihtiyacı olmaktadır. Anne babaların bu durumda çocuklarının üstüne gitmemesi ve uzman kontrolünde sorunu çözmeye çalışmalıdır.

Çocuklar büyüme aşamalarında kimi zaman duygusal sorunlar yaşanmakta bu durumda tuvalet alışkanlığının kazanılmasında olumsuz etki yaratabilmektedir. Bu alışkanlık için oluşması gereken kasların tam olarak olgunlaşmaması nedeniyle psikolojik etkiler yanında fizyolojik etkilerden de kaynaklanabilmektedir. Bu nedenle sorunun kaynağı belirlenmeli, tedavi için bir uzmana başvurularak önerilenler dikkatli bir şekilde uygulanmalıdır.

Hastalığın Görülmesinde Etkili Psikolojik Etmenler

  • Çocuklarda görülen altına kaçırma sorunu çoğu zaman stresten kaynaklanmaktadır. Bir yakının kaybedilmesi, okul ya da ev değişikliği, anne ve babanın boşanması gibi durumlardan çok etkilenen çocuklarda bu sorun daha sık görülmektedir. Kardeş kıskançlığı yaşayan çocuklarda da rastlanmaktadır. Yeni doğan bebeklere kayan ilgi nedeniyle büyük çocuklar küçük kardeşlerini taklit etmekte, altını ıslatma, biberon isteme ya da konuşmasını bebekleştirme gibi davranışlarını geriye döndürmektedir.
  • Stres kaynaklı olabileceği gibi yaşanan sorunlar duygusal kökenli de olabilmektedir. Çocukların yaşadığı kaza, şok, ilgisizlik, sevgisizlik ya da tam tersine aşırı sevgi bu sorunu tetiklemektedir.
  • Tuvalet eğitiminde baskı gören çocuklar altlarını ıslatmaktadır.
  • Çok nadirde olsa tuvaletten korkulması durumunda da çocuklarda altlarını ıslatma sorunu yaşanabilmektedir.

Hastalığın Görülmesine Neden Olan Fizyolojik Etmenler

  • Genetik faktörler bu durumu tetiklemektedir.
  • İlgi kasların olgunlaşmaması alt ıslatma sorununa neden olmaktadır.
  • Böbrekler ve idrar yolu rahatsızlıkları, bel kemiği ve merkezi sinir sistemi bozukluklarının görülmesi durumunda alt ıslatma meydana gelmektedir.
  • Aşırı yorgunluk ya da yatmadan önce çok fazla sıvı tüketerek tuvalet ihtiyacının giderilmemesi bu soruna neden olmaktadır.

Tavisye Kitap;

Çocukların Motivasyonu Nasıl Sağlanır?

Odaklanmanın motivasyon gerektirdiğine dikkat çeken uzmanlar başarının en önemli anahtarının motivasyon olduğunu vurguluyor.

MOTİVASYONDAKİ FARK

Tatiller ve ani değişen hava koşullarının öğrencilerin ders çalışma isteklerini köreltmektedir. Bazı öğrenciler bir konuya ya da karşılaşılan probleme çözüm üretmede istekliyken, bazıları ise derslerde yeterince istekli olamayabiliyor. Motivasyon öğrenciler arasında farklıdır. Başarılı olmak için kendi motivasyon kaynaklarını keşfetmesi önemlidir.

HANGİ KAYNAKTAN BESLENMELİ?

Her insanın motivasyon kaynakları farklılık arz eder. Örneğin; bir öğrenci, ailesinin ya da öğretmeninin takdirini kazanmak için ev ödevini istekle yaparken bir başkası daha iyi not almak için çalışabilir. Bir diğeri kendi amaçlarına ulaşmak için öğrenmek ister. Eğer aile, öğretmen ve öğrenci birlikte hareket ederse başarı için ilk adım atılmış olur.

MOTİVASYON NE KAZANDIRIR?

Öğrenciler genelde ilgi duydukları konuları daha kısa sürede öğreniyor. Bu da öğrencinin motive olduğu ölçüde başarılı olduğunu gösteriyor. Motivasyon, öğrenci davranışlarının yönünü, kararlılığını önemli ölçüde belirler. Okulda ve sınıfta gözlenen öğrenme güçlükleri ve disiplin olaylarının önemli bir kısmının kaynağı motivasyonla ilgilidir.

MOTİVASYON İÇİN BUNLARI YAPIN!

Aileler çocuklarının eğitim hayatlarıyla yakından ilgilenmeli.

Ebeveynler çocuklarına verilen ödevlerde yardımcı olmalı. Bu tutum çocukları derslere karşı daha istekli hale getirir.

Ebeveynler eğitim kurumlarını sık sık ziyaret ederek çocuklarının performansı hakkında öğretmenlerinden bilgi almalı.

Aileler çocuklarını sosyal aktivitelerde bulunmaları için teşvik etmeli.

Öğretmenler öğrencilerini iyi tanımalı, onların kabiliyetlerini iyi bilmeli.

Öğrenciler sınıfta aktif rol oynamalı, bunun için cesaretlendirilmeli.

Öğretmenler öğrencileri derse teşvik etmek için zaman zaman ödüllendirmeli.

Öğrenci bir işi başarabileceğine inandırılmalı.

Online Öğrenci Koçluğu ile Başarıyı Yakalayın

Öğrencilerin kendilerini tanımaları, güçlü yanlarını ve yeteneklerini keşfetmelerini, hedef koymalarını sağlamaya ve kaynaklarını daha iyi kullanabilmelerine yönelik , yol haritası ve eylem planı yapmalarına  destek sağlayan hizmettir.

Tamamen kişinin özelinde oluşturulacak, gizlilik ve etik değerler çerçevesinde sunulan bir programdır. Katılımcıların durum değerlendirmesini yaparak;

  • Öğrencinin okul başarısını artırmayı,
  • Kendine uygun hedefler seçmesini,
  • Etkin çalışmayı öğrenmesini,
  • Zamanı önceliklerini seçerek kullanmasını,
  • Güçlü yönlerini açığa çıkartması ve kullanmasını,
  • Doğru iletişim kurmasını,
  • Kendine güvenini geliştirmesini hedefler.

Her birey başarılı olmak hayallerini gerçekleştirmek ister. Başarılı olmak için, açık, net ve ulaşılabilir hedefler belirlemeli, belirlenen hedeflere odaklanmalı ve hedefleri gerçekleştirmek için azimli olunmalıdır. Hedef belirlemeden başarılı olmak zordur.

Hedefini belirlemiş olmak bir ayrıcalıktır. Yaşam anlamlı hale gelir. Hedef belirlemek kolay bir iş değildir. Hedefinizi belirlediğinizde, sizi boğan sisler dağılıverir. Güneşin pırıl, pırıl aydınlattığı bir yolda yürüyüşe çıkmaktır gerisi. Hele birde tutkuyla bağlandıysanız hedeflerinize, kim tutar sizi…

Öğrenci Koçluğu ne sağlar?
Öğrenci kimliğindeki bireyin, okul yaşamını ve hayatının diğer alanlarını düzenlemesinde çözüm yaratıcı yaklaşımlarda bulunur. Öğrencinin, içsel dünyasında farkındalığını arttırır. Ders ve okul başarısının yanı sıra, hayat başarısı konusunda yardımcı olur, yön gösterir. Yeni bakış açıları geliştirerek kendini daha iyiye taşımasına yardımcı olur.

Aile’ye ne sağlar?

Öğrenci, beklentilerini ve ulaşmak istediği sonucu gerçekleştirmesinde sorumluluk geliştirmelidir. Ancak, aile etkileşimi, bu sorumluluğun paylaşımında önem kazanmaktadır. Başarı bir takım oyunudur. Ebeveynin davranış ve yaklaşımı, onun başarısında önemli bir faktördür. Bugüne kadar öğrencilerle başarı odaklı uygulanan çalışmalarda, başarının tam olarak oluşturulması için ailenin yardım ve desteğine ihtiyaç duyduğumuz yönündedir.

Öğrenci, çocukluk ve ergenlik döneminde duygusal bir süreci yaşadığından, doğal olarak duygusal tepkiler vermekte, ebeveynin mesajlarını, davranışlarını önemsemektedir.

Ailenin destekleyen tutumuna birinci sırada ihtiyaç duymaktadır. Etkin aile ortamında iletişim ve ilişkilerin kalitesini arttırmak hepimizin sorumluluğudur. Özellikle çocukların ergen dönemlerinde onları anlamak ve etkin bir paylaşım ortamı yaratmak önem taşır. Hele sınav stresinin de yaşandığı bir süreçte onlara destek olacak yaklaşımlar, başarı için kaçınılmazdır.

Başarı, sadece öğrencinin değil, ailenin de içinde olduğu bir takım oyunudur. Ve hayat başarısına giden yolda okul başarısı önem taşır. Bunun bilincindeyiz ve çocuklarımızı başarıya programlarken, onlarla aile içi iletişim ve ilişkileri de önemsiyoruz. Aile içinde birbirimizle olan ilişkimiz ne kadar sağlıklı ve iyi ise, aldığımız sonuçlar da o kadar mutluluk verici olacaktır.

Anne, baba ve çocuk hep birlikte ekip ruhuyla hareket etmek, sinerji yaratmak, baş başa vererek sorunlarla baş etmek, çözümsel yaklaşımlar geliştirmek ve pozitif iletişim dilini gerçekleştirmek.

Hedefimiz;

Öğrenci ile etkin bir iletişim ile kendisini tanıması ve tanımlamasını sağlamak,
Doğru sorularla yönlendirme ve farkındalık geliştirme becerisini artırmak,
Eğlenerek öğrenme (öğretme), yaratıcılık geliştirme ortamları yaratmak,
Aileye (öğrenci ebeveynlerine) farkındalık çalışmaları ile yaşanan ortak sorunlara yönelik çözümsel yaklaşımlar, yöntem ve uygulamalar sunmak,
Etkin bir paylaşım ortamı yaratmak için gereken sağlıklı davranış ve yaklaşımlar konusunda farkındalık oluşturmasına yardımcı olmak,
Aile ile öğrenci arasındaki bağları güçlendirmek, evdeki huzuru, etkileşim ortamını arttırmak,
İlköğretim, Lise ve Üniversite Öğrencileri için Gelecek Planı

“Her insan eşsizdir ve ihtiyacı olan bütün kaynaklara sahiptir.”

3 ayrı bakış açısı ile ışık tutmaya çalışıyoruz.

  • Keşif ve gelecek odaklı,
  • Konsantrasyon geliştirme,
  • Çözüm odaklı koçluk,

Pek çok insan sınavlarda heyecanlanır, sınav kaygısı yaşar. Kendinizi yönetebilirseniz bir miktar kaygı iyidir, performansınızı arttırır ve sizi motive eder.

Ne istediğinizi ve neler yapacağınızı biliyor olmak ise size güç verir.

“Kendine En Uygun Alan/Bölüm ve Meslek Seçimi için“

Kendiniz için en doğru seçimi yapmak için ise açık, net ve ulaşılabilir hedefler belirlemeli, belirlenen hedeflere odaklanmalı ve hedefleri gerçekleştirmek için azimli olmalısınız.

“Önemli olan nerede olduğumuz değil, nerede olmak istediğimizdir.”

  1. Önemli olan çok çalışmak değil, doğru ve etkili çalışmaktır.
  2. Önemli olan sadece sınav ve okul başarısı değil, hayat başarısıdır.
  3. Önemli olan hırslanarak yarışmak değil, kendimizi tanıyarak, kendi gücümüzü kullanmaktır.
  4. Çünkü; kendini daha iyiye taşıyan herkes yarışın birincisidir.
  5. Önemli olan başkalarının istediği gibi biri olmak değil, içimizdeki cevheri ortaya çıkarabilmektir.
  6. Önemli olan öğrenmek değil, öğrendiklerimizi uygulayabilmek, gerçekten olmak istediğimiz insan olabilmektir.
  7. Her birimiz, içinde büyük bir potansiyel ile doğarız. Bu potansiyeli fark ederek ortaya çıkarmak, öğrenci koçluğu çalışmasının özünü oluşturur.

Her öğrenci kendi içinde farklı algılama, görüş, öğrenme biçimi ve davranış biçimine sahiptir.

Her birey, farklı ihtiyaçlar ve çözümsel yaklaşımlar içinde yön bulur.

Ona öğüt vererek, nasihat ederek bunu yapamayız. Ona doğru sorular sorarak, kendi cevaplarıyla kendi yönünü bulmasına yardımcı olabiliriz.

Biz, öğrencilerimizin kendi başarılarını oluşturmasında onlara yol arkadaşlığı yapmak için yola çıktık.

Öğrenci Koçluğu çalışması, danışman (koç) ile danışan arasında gerçekleşir.

İlk görüşmede öğrenci koçu ile birlikte öğrenci birbirlerini tanırlar, çalışma konusu olacak ihtiyaçları belirlerler. Ve bu doğrultuda çalışırlar.

Öğrencinin ilk adımda istekli olması, tanımlanan, ortaya konulan durumu “halletmek” istemesi önemlidir.

Koçluk teknik ve yöntemleri, çözüm odaklıdır. Ve bu çözümü, çalışma süreci içinde kişi (öğrenci) kendi kaynaklarıyla bulur.

Öğrenci Koçluğu hizmetimizden yararlanmayı düşünen öğrencilerimizin aşağıdaki soruları kendilerine sormalarını öneriyoruz.

Sorulara verdiğiniz cevaplara bakın ve bu durumu değiştirmek istiyorsanız, bizimle tanışabilirsiniz. Kendinize bu konuda bir şans verin ve sadece tanışın.

Sonrasına siz kendi özgür iradenizle karar verin.

Konsantrasyonunuz yeterli mi? Daha iyi odaklanmak ister misiniz?

Keyifli olarak başarıya odaklanmak ister misiniz?

Sınav stresi ve kaygısı yaşıyorsanız, kontrol gücü sizde olsun ister misiniz?

Hedefinizi netleştirmek ve ne istediğinize tam olarak karar vermek ister misiniz?

Başkalarının sizi kontrol etmesi yerine, siz kendi kendinizi kontrol etmek, yönetmek ister misiniz?

onlineterapim-ogrenci-egitim-danismanligi

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

Adana öğrenci koçu, Adıyaman öğrenci koçu, Afyonkarahisar öğrenci koçu, Ağrı öğrenci koçu, Amasya öğrenci koçu, Ankara öğrenci koçu, Antalya öğrenci koçu, Artvin öğrenci koçu, Aydın öğrenci koçu, Balıkesir öğrenci koçu, Bilecik öğrenci koçu, Bingöl öğrenci koçu, Bitlis öğrenci koçu, Bolu öğrenci koçu, Burdur öğrenci koçu, Bursa öğrenci koçu, Çanakkale öğrenci koçu, Çankırı öğrenci koçu, Çorum öğrenci koçu, Denizli öğrenci koçu, Diyarbakır öğrenci koçu, Edirne öğrenci koçu, Elâzığ öğrenci koçu, Erzincan öğrenci koçu, Erzurum öğrenci koçu, Eskişehir öğrenci koçu, Gaziantep öğrenci koçu, Giresun öğrenci koçu, Gümüşhane öğrenci koçu, Hakkâri öğrenci koçu, Hatay öğrenci koçu, Isparta öğrenci koçu, Mersin öğrenci koçu, İstanbul öğrenci koçu, İzmir öğrenci koçu, Kars öğrenci koçu, Kastamonu öğrenci koçu, Kayseri öğrenci koçu, Kırklareli öğrenci koçu, Kırşehir öğrenci koçu, Kocaeli öğrenci koçu, Konya öğrenci koçu, Kütahya öğrenci koçu, Malatya öğrenci koçu, Manisa öğrenci koçu, Kahramanmaraş öğrenci koçu, Mardin öğrenci koçu, Muğla öğrenci koçu, Muş öğrenci koçu, Nevşehir öğrenci koçu, Niğde öğrenci koçu, Ordu öğrenci koçu, Rize öğrenci koçu, Sakarya öğrenci koçu, Samsun öğrenci koçu, Siirt öğrenci koçu, Sinop öğrenci koçu, Sivas öğrenci koçu, Tekirdağ öğrenci koçu, Tokat öğrenci koçu, Trabzon öğrenci koçu, Tunceli öğrenci koçu, Şanlıurfa öğrenci koçu, Uşak öğrenci koçu, Van öğrenci koçu, Yozgat öğrenci koçu, Zonguldak öğrenci koçu, Aksaray öğrenci koçu, Bayburt öğrenci koçu, Karaman öğrenci koçu, Kırıkkale öğrenci koçu, Batman öğrenci koçu, Şırnak öğrenci koçu, Bartın öğrenci koçu, Ardahan öğrenci koçu, Iğdır öğrenci koçu, Yalova öğrenci koçu, Karabük öğrenci koçu, Kilis öğrenci koçu, Osmaniye öğrenci koçu, Düzce öğrenci koçu 

Öğrenci Neden Bir Gruba Üye Olur?

Grup tarafından beğenilmeyenler, grup kurallarına, en az uyumu göstermişlerdir. Grup onlar için anlamını tamamen kaybetmiştir. Çünkü reddedilmişlerdir. Grup normlarına uyma veya uymamanın onlara bir şey kaybettirmeyeceğinin farkındadırlar.

İnsanlar gruba kabul edilinceye kadar kurallara en azami şekilde uyum göstermeye çalışırlar. Kabul edildikten sonra bir dereceye kadar grup kurallarından bağımsız bir şekilde hareket etmeye başlarlar veya böyle bir düşünce içine girerler.

Grup tarafından tamamen reddedilenler grup kurallarına önem vermemelerine rağmen, yine de gruptan atılmamak için itaat türünde dahi olsa bir dereceye kadar uyma davranışları sergilemişlerdir. Burada şöyle bir soru akla gelmektedir. “İnsanlar değer vermedikleri gruplarda neden kalmak isterler?” Bu soruya cevap bulmak için birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalarda şu sonuçlar alınmıştır.

Öğrenci Neden Bir Gruba Üye Olur?

  1. Güvenlik:Birçok insan, gerçek ya da hayal ürünü dış tehditlerden korunmaya ihtiyaç duyar. Üyesi olduğu grup, bireyin güvenlik duygusunu artırır. Örneğin, patron tarafından azarlanma, kovulma veya yalnız kalma endişesi bireyin karşılaşabileceği tehditler arasındadır. Grup, bu tür tehditlere karşı bireyi koruyabilmektedir.
  2. Sosyal İhtiyaçlar:Motivasyon kuramları ve temel kişilik kuramları bireylerin güçlü sosyal ihtiyaçlara sahip olduklarını göstermektedir. Bireylerin sosyal varlık olmaları, onların ilişkiler kurmalarını ve anlamlı dostluklar edinmelerini sağlar. Gruplar ise, bireylerin arkadaşlık kurabilecekleri ortamların oluşmasına yardımcı olurlar.
  3. Özsaygı:Gruptaki üyelik ilişkisi, bireylerin öz saygılarını geliştirmelerinde yardımcı olur. İnsanlar, saygın gruplarla arkadaşlık etmekten gurur duyarlar.
  4. Ekonomik ihtiyaçlar:İnsanlar kendi ekonomik ihtiyaçlarını karşılayabilmek için gruplar oluştururlar. İş ortaklıkları buna örnek olabilir.
  5. Ortak ilgiler:Bazı gruplar, grup üyelerinin ortak ilgileri doğrultusunda, ortak amaçlar için oluşurlar. Tek başına yapılması mümkün olmayan işler, ilgililer tarafından birleştirilip grup oluşturularak yapılması mümkün hale getirilebilir.

    Grubun Bireye Olumsuz Etkileri.

    Çeşitli sorunları çözmede grup eğilimi ile birey eğilimini karşılaştıran bazı araştırmalar, grubun daha çok riskli çözümleri benimsediğini doğrulamıştır.

    Çünkü grup içinde üyelere risk içeren çözümler hakkında birçok bilgi sunulmaktadır. Bu da üyelerin hiç çekinmeden riskli çözümlere yönelmelerini sağlamaktadır. Başka bir deyişle, riske girme eğiliminde olan insanlar grup içinde daha etkili olarak, yani risk alma konusunda diğer insanları ikna ederek riskli çözümleri benimsemelerine yardımcı olmaktadırlar.

    Grup içinde insanların riskli çözümleri benimsemelerinin nedenlerinden biri de, sorumluluğun paylaşılmasıdır. Yani grup içinde verilen kararın veya davranışın sorumluluğu yalnızca bir kişiye değil bütün gruba aittir. Bu da insanları riskli çözümleri benimseme konusunda cesaretlendirir.

    Ama kişi tek başına olduğunda riskli bir karar vermek istediğinde bütün sorumluluğun kendisine ait olacağını düşüneceğinden, riske girme cesaretini pek gösteremez.

    Grubun riskli kararlar almasında kültürel değerler de önemli bir etkendir.

Problemli Öğrenci Yoktur Problemi Olan Öğrenci Vardır

Problemli öğrenci konusunda önemli olan bu tür davranışların nedenlerinden çok, sınıf öğretmenin, sınıf ortamını olumsuz etkileyen bu davranışlar karşısında nasıl bir yol izleyeceğidir. Aslında öğrencinin sahip olduğu problem vardır. Öğrenci tamamen problem değildir.

Ancak bu şekilde öğretmen, sınıf içinde karşılaşılan problemlerle (nedeni ne olursa olsun) baş edebilir.

Öğretmenlerin unutmaması gereken, sınıf içindeki problem davranışların üstesinden gelmede, kontrolün kendilerinde olduğudur.

Anne-babaların çocuklarının sınıf içindeki problem davranışlarından sorumlu tutulması veya onlardan bu konuda bir şey yapmalarım beklemek çok da fazla çözüm sağlamayacaktır.

Sınıf öğretmenlerinin problem davranışlar karşısında neler yapılabileceğini bilmesi, olumlu sınıf ortamının sağlanması ve eğitim-öğretim amaçlarının gerçekleştirilebilmesi için birincil koşuldur.

Sonuç olarak sınıf öğretmeni olarak nasıl bir sınıf ortamına sahip olmak, öğrencilerinizin nasıl bir öğretmen modeli görmesin! istiyorsanız sınıfınızı o şekilde yönetmelisiniz.

Hep olumsuzlukları gören yakalayan, ceza veren, öğrencilerim hep eleştiren, tutarsız davranan bir model mi, yoksa olumlu davranışları fark edip, takdir eden, adil, tutarlı olumlu bir model olmayı mı seçiyorsunuz?

Unutmayınız ki öğrettiklerinizden çok davranışlarınızla kalacaksınız öğrencilerinizin belleğinde ve en önemli sorumluluğunuz onlara nasıl bir model olduğunuzdur.

Eğitimciler olarak okul ve sınıf ortamlarında davranış değişiklikleri gerçekleştirmek için elimizde sihirli, mucizevi bir çözüm yok.

Nedeni ne olursa olsun karşılaştığımız problemlerle baş etmede tek gücümüz bizim bu problemler karşısında izleyeceğimiz yoldur.

Okulda başarısızlık depresyon habercisi

Çocuklarda görülen depresyon, yetişkinlere nazaran daha ağır geçiyor. Yapılan araştırmalar çocuklardaki depresyonun en belirgin özelliğinin suçluluk duygusu olduğunu belirtiyor. Bu nedenle ailelerin depresyon yaşayan çocukları suçlayıcı davranışlarda bulunmamaları gerekiyor. Uzmanlar, “Bir çocuğun depresyona girmesinde ailenin etkisi büyüktür. Özellikle aile içi çatışmalar, çocuk ve ergenlerde depresyon riskini arttıran en önemli etkenlerin başında gelir” diyor.

ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ ÇÖKÜNTÜ YARATIYOR

Ailenin, çocuğun depresyona girmesinde büyük etkisi vardır. Özellikle aile içi çatışmalar, çocuk ve ergenlerde depresyon riskini arttıran etkenlerin başında geliyor. Çözüm zorlaştıkça depresyon artıyor. Anne ya da babası depresyonda olan çocuklar, diğerlerine göre daha fazla risk altında. Okul başarısızlığı da, depresyonu etkiliyor. Genellikle okulda başarı yakalayamayan çocuk, çöküntü yaşayarak depresyona giriyor. Günümüzde kendine güveni az olan, kendini beğenmeyip başarısız bulan çocukların da depresyona yakalanma oranları yüksek. Psikiyatride benlik saygısının düşüklüğü olarak tanımlanan bu durum, çocuğun depresyona yatkınlığını arttırıyor. Çocuğun yaşamını olumsuz etkileyen her türlü olay birer risk etmenidir. Boşanma, ölüm, hastalık, ağır ekonomik sıkıntılar gibi.

ANNEDEN AYRI KALAN BEBEK DEPRESYONA GİRER

Çocuklar bebeklikten itibaren her yaşta depresyona girebilir. Okul öncesi dönemde ilgisizlik, uykusuzluk ve kilo kaybı belirgindir. Bebeklik depresyonu ise farklıdır. Özellikle anneden ayrı kalma sonrası ortaya çıkan huzursuzluk, ağlamayı takiben beslenme bozukluğu, mide bağırsak sisteminde sorunlar ve son olarak içe kapanmaya varan bir sorun şeklinde ortaya çıkıyor. Bu durumda bebek çevre ile ilişkiyi tamamen keser. Duruşu, bakışı dikkat çekicidir. Anne kısa sürede geri dönerse, bebek düzelir. Yoksa kalıcı olur. Bebekken yetiştirme yurtlarına bırakılan çocuklarda depresyona sık rastlanır.

OKUL ÇAĞINDAKİ DEPRESYON, MUTLAKA GÖZLEMLENMELİ

Okul çağındaki çocuklarda depresyon belirtileri farklıdır. Aile, çocuğunu iyi bir şekilde gözlemlediği takdirde çocuğun azalan sosyal aktivitesi, huzursuz davranışları ve benzer belirtileri çocuğun depresyonda olduğunu gösterir. Depresyondaki çocukların kimisi ailesiyle iletişim halinde olur, üzüntü hissini, kendine zarar verme düşüncelerini, uyku bozukluklarını onlara anlatır. Kimi çocuklar ise hiçbir şekilde iletişim kurmaz, içine kapanır.

ERGENLİKTE UYUŞTURUCU VE ALKOL KULLANIMI, DEPRESYONA EŞLİK EDER

Ergenlik dönemindeki depresyon başlangıcı erişkin depresyonuna benzer. Bu dönemde uyuşturucu ve alkol kullanımı sıklıkla depresyona eşlik eder. Erişkin depresyonu için gerekli bazı tanı ölçütleri, çocuklar için de geçerlidir. Depresyonda olan kişinin dış görünümü değişim gösterir. Dışarıdan mutsuz, bakımsız, durgun, tedirgin hali dikkat çeker. Kişinin sosyal ilişkileri bozulur, konuşmaları yavaşlar. Hatta ağır durumlarda hiç konuşmazlar. Sık ağlama, özellikle sabahları yoğun olan kaygı, isteksizlik, zevk alamama, yakınlarına ilgisinde azalma ve bazen de çabuk öfkelenme durumu görülür. Unutkanlıktan yakınma çok sıktır ve unutkanlık, insanları en çok rahatsız eden bulgudur. Geçmişe pişmanlık duyma ve geleceğe umutsuz bakma, depresyonu işaret eder. Bu kişiler kendilerini suçlamaya eğilimli, kendine güveni ve saygısı azdır. Tüm bu duygular “ölsem de kurtulsam” ı yani intiharı getirebilir. Bu belirtilere iştahsızlık ve uyku azalması eşlik eder. Bazen de iştahta ve uyku isteğinde aşırı artma olabilir.

ÇOCUKLAR DA İNTİHAR ETMEYİ DÜŞÜNEBİLİR

Erişkinlerdeki depresif duygu durumu, içe kapanma, konuşmama gibi belirtiler görülürken, çocuklarda ise kolay kızma, bağırma şeklinde kendini gösterir. Erişkinlerde görülen aşırı iştah açılması çocuklarda da olabilir. Ancak erişkinlerde izlenen bulgulardan aşırı kilo kaybı yerine çocuklukta, gelişim dönemine göre beklenen kilo artışının olmayışı tanı için yeterlidir, çocuklarda kilo kaybetmesi koşulu aranmaz. Küçük çocuklarda üzgün yüz ifadesi, halüsinasyonlar, içine kapanma ve somatik belirtiler yani bedensel yakınmalar daha sık görülür. Depresyonda yaşla değişmeyen en önemli bulgular konsantrasyon bulguları, uykusuzluk ve intihar düşünceleridir. Her ne kadar intihar riski yaşla birlikte artsa da çok küçük çocuklarda bile olabilen bir risktir.

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

Yeni Eğitim Öğretim Yılı Hayırlı Olsun

hayirliolsun-egitim

2016-2017 Eğitim ve Öğretim yılının başta değerli öğretmen ve kıymetli öğrencilerimiz olmak üzere eğitim camiasının tüm çalışanlarına ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

Okul Alışverişinde Nelere dikkat etmeli?

Bakanlık denetlemeler yapmasına rağmen okul alışveriş döneminde her yerde toptan ve perakende okul malzemesi satışları yapılıyor. Hatta yollarda seyyar satıcılarda, pazarlarda açılmış tezgâhlarda bile kırtasiye şişli escort malzemeleri görülebiliyor. Bunların genelde Uzakdoğu’dan gelen ucuz ve sağlıksız ürünler olması dikkat çekiyor. Veliler çocuklarının okul ihtiyaçlarını daha ucuza satın alabilmek için buralardan alışveriş yapmamalı, yapacaklarsa da dikkatli olmalı. Türk Standardları Enstitüsü (TSE) onayı olmayan hiçbir ürünün güvenilirliği olmadığından, alınan ürünlerde çocukların sağlığı açısından özellikle TSE onayına dikkat edilmeli. etiler escort Çocuklar için zararlı olabilecek ürünlerin başında çok sık kullandıkları kokulu silgi, kokulu kâğıt, oyun hamuru, boya kalemleri, keçeli kalem, işaretleyici kalem gibi uçucu madde içerebilecek ürünler geliyor. Bunları alırken üzerinde yeşil nokta içinde ‘Solvent içermez’ şeklinde uyarılar bulunan, su bazlı ürünler seçilmelidir. Bazı okul malzemelerinde de plastiği yumuşatmak için kullanılan ‘ftalat’ maddesi yüksek değerlerde olabiliyor ve çocuklar ataköy escort üzerinde kanserojen etkisi bulunuyor. Bu madde genelde kalem, silgi, çanta, suluk, kalemlik gibi okul malzemelerinde kullanılıyor. Tüketicinin yani veli ya da öğrencinin ise bu maddenin fazla kullanıldığı ürünleri ayırt etme olanağı yok. Bu sebeple, okul alışverişi yaparken uzmanlar yine TSE onaylı malzemeleri tavsiye ediyor.

Hangi ürünlerde ne tür riskler var?

Pastel boya, suluboya, oyun hamuru, silgi ve diğer boyalar: Bu ürünlerde kanserojen olduğu için yasaklanan azo boyarmaddeler ve plastik ürün, baskı ve boyalarda yumuşatıcı olarak katılan fitalatlar kullanılabiliyor. Aynı zamanda kanserojen olan fitalatlar, insanlarda ve hayvanlarda hormon sistemine zarar veriyor. Ayrıca astım ve üreme bozukluğuna da neden olan bu kimyasal, pastel boyalarda da bulunabiliyor. Çocuklarda sinir, bağışıklık sistemini tahrip eden ağır metaller de boyalar içerisinde tespit ediliyor. Kanserojen boyarmaddeler ise deri ile temas sonucu deri tarafından direkt emilir.

Makas, kalemtıraş, zımba: Öğrencilerin hemen her gün kullandığı bu ürünlerde, ağır metaller ve fitalatlar kullanılabileceğinden test edilmesi önemli. Nikel, alaşım numunelerin kaplamasında, korozyona karşı direncinin artırılmasında ve sertliklerinin artırılmasında kullanılan bir madde. Uzun süre nikel içeren aksesuarlarla temas halinde olmak ciltte tahrişe ve alerjiye neden oluyor.

Çanta, beslenme çantası, kalem kutusu, matara ve kaplıklar: Bu ürünlerde de azo boyarmaddeler, alerjen boyarmaddeler ve kanserojen boyarmaddeler bulunabiliyor. Kanserojen oldukları için yasaklanan poliaromatik hidrokarbonlar (PAH) ve tekstilde buruşmazlık, çekmezlik apresi, boya ve baskının korunmasında kullanılan formaldehit, çantaların risklerinden. Alerji, tahriş, egzama ve akciğer kanserine neden olan bu kimyasal; önlük, pantolon ve çorap gibi tekstil ürünlerinde de bulunabiliyor.

Niteliksiz ürün almayın

İstanbul Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız, velileri sağlıksız kırtasiye malzemelerine karşı uyarıyor. Yıldız, “Kırtasiye malzemelerinin TSE belgeli olmasına da dikkat edilmeli. Veli ve öğrenciler kırtasiye malzemesi alırken sağlık açısından risk taşıyan, menşei belli olmayan, imalatında zararlı kimyasal maddelerin kullanıldığı niteliksiz kırtasiye malzemelerinden uzak durmalı. Çocuklar kendi başına alışveriş yapmamalı.” ifadelerini kullanıyor.

Laboratuvar testi önemli

65 ilde bulunan yaklaşık 152 şubesi olan NT Mağazaları, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın denetimlerinden sonra sağlıklı ürünlerin satımında duyarlı davranarak birtakım önlemler almış. Testlerden geçmeyen, zararlı kimyasal maddeler içeren ve uluslararası standartlara uygun olmayan kırtasiye malzemeleri almıyor. Mağazaların yüzde 50’sinde güvenli satış maksadıyla çocuk gelişimi uzmanları istihdam ediliyor. NT Genel Müdürü Murat Kara, “Tüm ithal ürünler için ‘Güvenilir Laboratuvar Test Raporu’ talep ediyoruz.” diyor.

Kırtasiyeleri denetlemek zor

Bünyesinde 2 bin 470 kırtasiye bulunan İstanbul Kırtasiyeciler Odası Başkanı Yavuz Tekçe, geçen yıl İl Sağlık Müdürlüğü’nden gelen tebligata göre Kırtasiyeciler Odası’na bağlı kırtasiyelerin ‘Uçucu maddelerin zararlarından insan sağlığının korunması hakkında yönetmelik’ doğrultusunda araştırma yapıp, yönetmeliğe uymayan işyerlerini bildirmesi gerektiğini belirtiyor. “Bu ne mümkün ne de sağlıklı bir denetim.” diyen Tekçe, güvenli satış yapabilmek için üyelerine sağlıksız ürünleri alıp satmama konusunda sadece uyarıda bulunduklarını söylüyor.

 

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

 

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.
psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Ne Zaman Psikolojik Destek Almalısınız? Test Et

Psikolojik rahatsızlık bireyin evde, okulda veya işteki günlük yaşamını etkileyebilir, ailesiyle veya arkadaşlarıyla olan ilişkilerini ciddi boyutlarda bozabilir. Danışmanlığın nihai amacı ortaya çıkmış rahatsızlık belirtilerini ortadan kaldırmak, böylece kişinin yaşamını yeniden verimli bir biçimde keyif alarak sürdürmesini sağlamaktır. Bununla birlikte psikoterapi yalnızca duygusal-zihinsel rahatsızlıklarla sınırlı değildir. Kişi, hayatındaki problemlerin üstesinden gelemediğini düşündüğünde, duygusal açıdan iyi hissetmediğinde, her zamanki haline göre farklılıklar hissettiğinde psikolojik danışmanla, psikologla veya psikiyatrla görüşebilir. Sizin Danışmaya İhtiyacınız var mı Test Edin Kendinizi

Ne Zaman Psikolojik Destek Almalısınız? Test Et

[os-widget path=”/okanbal/psikolojik-dan%C4%B1%C5%9Fmaya-%C4%B0htiyac%C4%B1n%C4%B1z-var-m%C4%B1-test-et” of=”okanbal” comments=”false”]

 

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü Adına Profesyonel Danışmanlık Hizmeti

(Yüz-yüze veya Online Randevu) Alabilirsiniz.

psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Çocuğunuzun Eğitimiyle Yakından İlgileniyor musunuz?

Okul Başarısı Nasıl Elde Edilir?

Çocuğunuzu eğitirken kararlı ve adil davranın. Çocuklar sorumluluk kazanmak ve bağımsız olabilmek için makul bir disiplin anlayışına gereksinim duyarlar.

Çocuğunuza evde sorumluluk üstlenmesini öğretin. Ev ortamında görevler vererek özdenetimini geliştirmesine yardım ederseniz, onu okul yıllarına da hazırlamış olursunuz.

Çocuğunuzla okulu hakkında konuşarak, okulda gerçekleştirilen etkinliklerle ilgilendiğinizi belli edin. Onu dinleyin.
Tüm aile bireylerinin katılabileceği,  müze ve tarihi kalıntıları ziyaret etmek gibi öğrenmeyi özendiren etkinlikler düzenleyebilirsiniz.

Öğrenmenin önemli olduğunu düşündüğünüzü ona belirtin. Kendilerini yetkin hisseden çocuklar yeni bilgilere hevesle yönelirler.
Çocuğunuza yapmaktan hoşlandığı ve başarılı olduğu etkinlikleri belirlemesi için yardımcı olun. Öğrenme deneyimlerini geliştirmesi için ilgi alanlarından yararlanın, örneğin çocuğunuz basketboldan hoşlanıyorsa onu basketbol tarihi veya oyuncuları hakkında bilgi toplaması için yönlendirmeniz  faydalı olacaktır.

Çocuğunuza yardımcı olurken ödül ve yaptırımları dengeleyin. Sürekli yaptırım uygulamak onu bezdirebilir. Ailenin yüksek başarı beklentisi ve ‘tembel’, ‘sorumsuz’ gibi olumsuz sıfatlarla çocuğu etiketlemesi onun kendine duyduğu güveni zayıflatır. Öğrencinin çabasını ve üretkenliğini ödüllendirin. Ancak unutmayın ödüllendirmek ona her zaman para vermek ve ayrıcalık tanımak değildir. Çocuğunuza sadece onunla gurur duyduğunuzu söylemek veya onun başarmak için sarf ettiği gücü fark ettiğinizi belirtmek yeterlidir.

Evinizin sakin bir köşesini çocuğunuzun ödev yaparken gerekebilecek malzemeleri kolayca bulabileceği bir çalışma alanı olarak düzenlemesi için ona yardım edin. İlköğretim çağındaki çocuğunuzla birlikte her gün ödevlere ne kadar zaman ayıracağınızı konuşabilirsiniz. Günlük ödev yapma saatini belirleyin. Bu saat süresince diğer faaliyetler durmalıdır. Aşırı televizyon izleme, bilgisayar ve video oyunlarıyla ilgilenme gibi öğrenmeyi etkileyen etkinliklerin süresini kısıtlayın.

Öğretmenlerine saygı duyduğunuzu çocuğunuza gösterin. Bir eğitimciyle yaşadığınız anlaşmazlığı çocuğunuzun önünde çözümlemekten kaçının. Sık sık öğretmenleriyle konuşun. Evde ve okulda geçen olaylar hakkında karşılıklı olarak bilgi paylaşımında bulunun.

Çocuğunuzun kronik bir hastalığı varsa, hastalık ve tedavi konusunda öğretmeni bilgilendirin. Okul idaresi ve rehberlik servisiyle görüşerek okulun sağlayacağı hizmetlerden yararlanın Örneğin devamsızlık nedeniyle eksik kalan bilgilerin etüt saatlerinde öğrenciye aktarılması, psikolojik danışmanlık verilmesi gibi.

Öğrencinin gelişme gösterdiği ve zorlandığı alanları belirlemek için çocuğunuzla birlikte öğretmeniyle görüşün.
Öğrenme güçlükleri, dikkat eksikliği gibi akademik başarıyı etkileyen konularda okuldaki öğretmen ve psikolojik danışmanların çocuğunuzla ilgili kuşku ve uyarılarına önem verin. Gerekli durumlarda uzmanlara başvurun.

Tatil günlerini, çocuğunuzun okulda neden zorlandığını belirledikten sonra uygun çalışma programıyla başarıyı yakalaması için bir fırsat dönemi olarak değerlendirirseniz hem çocuğunuz hem de çocuğunuzla olan ilişkiniz açısından yararlı olacaktır.

 

Profesyonel eğitim Danışmanlığı – Öğrenci Koçluğu Almak İstiyorsanız Bizimle İletişim Kurunuz

 

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü Adına Profesyonel Danışmanlık Hizmeti

(Yüz-yüze veya Online Randevu) Alabilirsiniz.

psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Üstün Zekalı Çocuğun Eğitimi Nasıl Olmalı

Anne ve baba olarak, üstün zekalı çocuğunuza yapabileceğiniz en büyük yardım onun, normal gelişim gösteren çocuklardan farklı olmadığını, sadece çeşitli yönlerden daha şanslı olduğunu kabul etmek.

Anne ve baba olarak, üstün zekalı çocuğunuza yapabileceğiniz en büyük yardım onun, normal gelişim gösteren çocuklardan farklı olmadığını, sadece çeşitli yönlerden daha şanslı olduğunu kabul etmek. Üstün zekalı çocuğunuzun da diğerleri gibi oyun oynamaya, sevgiye, anlayışa, şevkate, kirlenmeye, yaramazlık yapmaya, dilediği gibi yeme ve eğlenmeye ihtiyacı var. Ondan ileri zeka düzeyinde diye 1-2 yaş ileride davranışlar sergilemesini beklemek doğru olmayacaktır.

Onlar İçin Neler Yapabiliriz?

Üstün zekalı çocuğun yeteneklerini besleyip, geliştirmelerine yardımcı olacak nitelikte araç ve gereçleri temin etmekle birlikte her yönden örnek bir insan olarak yetişmelerini sağlamalıyız. Okul öncesi dönemdeki çocuğunuz için çeşitli oyuncakları evinizde sağlayamıyorsanız, ana okullarında onların türlü yetenekleri ve fiziksel güçlerine uyumlu oyunlar, temsiller ve halk danslarıyla bu ihtiyacı olumlu bir şekilde karşılanacaktır.

 

Çevrenizde ana okulu bulunmayabilir ya da aile bütçeniz uygun olmayabilir. Bu durumda fazla masraf yapmadan alınacak kitaplarla hikaye anlatımları, sulu boya ve renkli kalemlerle resim çizdirme ve iş kağıtlarıyla farklı etkinliklerle çocuğunuza hem öğretici hem de yaratıcı zaman dilimleri yaratabilirsiniz. Bu faaliyetlerle çocuğunuzun yaratıcılığını ve imgeleme güçlerini besleyerek, geliştirebilirsiniz.

 

Üstün zekalı çocukların okula başladıktan sonra da özel etkinliklere ihtiyacı var. Günlük etkinlikler arasında müzik ve resim dersleri de yer almalı.

 

Üstün zekalı çocuğumuzun günlük etkinlikleri arasında müzik ve resmin yer alması çok önemli. Güzel sanatlar alanında dersler veren dershanelerden yararlanabilirsiniz. Ücretli veya durumunuza göre ücretsiz ziyaret edilebilen müzeler, ucuz biletli konser ve tiyatrolar, okul ve üniversite gezileri, üstün yetenekli çocukların öğrenme isteklerini besleyip geliştirebilir.

 

Çeşitli iş alanlarına saygı göstererek de çocuğumuzun yeteneklerinin gelişmesine yardımcı olabiliriz. Örneğin, matematikten hoşlanmasak veya büyük ressamların çatı ve tavan aralarında ömür tüketen kimseler olduğunu bilsek de çeşitliliği ve farklılıkları öğrenmesi adına bu meslek hakkında bilgiler verirken negatif bir anlatımdan kaçınmalıyız.

 

Çocuğun dengeli bir yaşama ihtiyacı var. Tek bir oyunu oynayan veya tek bir alan içinde sıkışıp kalan çocukların bütün çalışma ve boş zamanlarını değişik alanlara yöneltmelerini istemeliyiz. Çocuk kafasını çalıştırdığı zaman bedenini de çalıştırmalı, farklı oyunlara ve etkinliklere katılmalıdır. Çocuklarımızı tek yönlü kişiler olmaktan kurtarmak için değişik ilgi alanlarına yönlendirmeliyiz.

 

Çocuğunuzun biri üstün zekalı, diğerleri normal zekalı olduğu durumlarda size daha fazla sorumluluk düşüyor.

 

Diyelim ki bir ailenin iki kız çocuğu var, bunlardan birisi üstün diğeri normal zekalı olsun. Üstün zekalı olan bu niteliğinden dolayı aile içinde daima okşanıp övülürse şımarır, “üstünlük duygusu” geliştirir. Diğer yandan normal zekadaki çocuk ise kendini küçük görür ve kendisinin değeri olmadığı kanısına kapılabilir. Buna benzer bir problem de anne ve babaların normal zekalı çocukların davranışları için tanıdıkları sınırsızlığa karşı üstün zekalılar için koydukları kısıtlamadan doğar. Bu da diğer kardeşleri gibi ulu orta hareket edemeyen üstün zekalı çocuğun küskünlüğüne neden olur. Bu durum dikkatlice ele alınmazsa bundan hem üstün yetenekli çocuk hem de orta düzeydeki çocuk zarar görecektir.

 

Böyle durumlarda anne ve babaların tarafsız olmaları, normal zekalı çocukların da yaptıkları iyi işleri olanaklardan yararlanarak övmeleri; belirli bir ayırım yapmamaları gerekir. Çocukların olumlu yönde yetişmeleri için okulla işbirliği şarttır. Öğretmenin rehberliğinden, gerekirse bu konuda çalışmalar yapan eğitim kurumlarından da her zaman bilgi ve yardım alınabilir. Okuldaki etkinlikler evde de sürdürülerek, çocuğun yetenekli olduğu alana yönelmesi sağlanmalı.

 

Üstün zekalı bilginlerimiz, buluşçularımız olmasaydı hayat sıkıntılı, güç ve anlamsız, görüş alanımız oldukça sınırlı olacaktı. Her zaman ihtiyaç duyulan üstün zekaya yüzyılımızda daha büyük ihtiyaç var. Değerleri bulup ortaya çıkarmak, toplumun hizmetine sunmak için siz anne ve babalara önemli sorumluluk ve görevler düşmektedir.

k: zamanecocuk

 

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü Adına Profesyonel Danışmanlık Hizmeti

(Yüz-yüze veya Online Randevu) Alabilirsiniz.

psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

PedagogSoru Sor

Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.