Cinsel İsteksizliğin Çözümü Nedir ?

istanbul Cinsel isteksizlik cinsel soğukluk olarak tanımlanabilen bir rahatsızlıktır. Hormonların tepkimesiyle var olan bu rahatsızlık çoğu zaman psikolojik bir algıdan dolayı oluşmuştur. Uzmanların gözünde iki ana temelde incelenir cinsel isteksizlik. İlki ergenlik döneminden bu yana gelen bir isteksizlik. Diğeri ise daha sonraları oluşmuş ve devamlı azalarak bu noktaya gelen isteksizlikler. Çözüm yolu psikolog veya cinsel terapi olan bir olaydır.

Erkekte ya da kadında olmasının bir engeli bulunmayan isteksizlik herkesin bünyesinde rastlayabileceği bir durumdur. Çoğu zaman duyu algılarımızla başlayan ve arzuyla bizi kontrolü altına alan cinsel isteğimizin azalması yada bitmesi oldukça kötü bir durum elbette. %1 oranında fizyolojik sebeplere %99 oranında ise psikolojik bir sebebe bağlı olan isteksizlik kesinlikle tedavi edilmesi gereken bir hadisedir. Daha önceden yaşanmış kötü tecrübe, bu tecrübe sırasında olan bir olay, aşırı deneyimsizliğe dayalı bir korku ve ya endişe bu tarz bir soğumaya temel hazırlamış olabilir. Yine ağrılı yaşanan cinsel yaşam, kanamalar ve ya o an olan vücut tepkimeleri cinsellikten soğumak için bir başlangıç olabilmekte. Bu tedavi süreci yaklaşık 10-12 seans civarı sürmekte olup sorunu yaşayan kişinin tamamen tüm yaşantısını bilmekle çözülebilir. Bireysel bir tedavi olarak sürecek olan bu zaman dilimi kişinin haz duyduğu bölgelerin tanınması, bulunması ve uygulanması yoluyla tekrar cinsel isteğe sahip olana kadar deneme yanılma yöntemlerinden geçer. Örneğin insanın en çok haz aldığı boyun, kulak ya da göğüs gibi bölgelerin hassasiyet değerleri öğrenilerek bir sonra ki ilişki esnasında sadece bu yoğunlukta pratik yapılmalıdır. Bu sayede kişinin haz almasını sağlayarak bir adım ileri gitmesi escort sağlanabileceği gibi özgüven açısından oldukça büyük bir önem taşımaktadır.

Cinsel soğukluk çok sık rastlanabildiği için ki şu sıralarda ülkemizde yaklaşık %33 oranında görülüyor oldukça sık görülen bir olaydır. Böyle bir durumun ilerlemesi daha kötü boyutlara sıçramasını sağlar. Yani cinsel bir isteksizlik yaşıyorsanız ve bunun için bir tedaviyi istemiyorsanız zamanla cinsel tiksintiye dönüşebilir. Bu sizin için aşılması daha güç problemler çıkartabilir. O yüzden mutlaka bir psikolog ya da cinsel terapiste başvurun.

Kadınların Cinsel Yaşamını Etkileyen Nedenler

Kadınların yaşamakta olduğu cinsel isteksizlik sorunu birden fazla nedene bağlı olarak gelişebilmektedir. Kadının cinsel isteğini etkileyen onlarca faktör bulunmaktadır.Bu faktörlerdenbazıları biyolojik ve fizyolojik bazıları ise psikolojik ve duygusaldır.  Ayrıca tüm bu etkenlerin yanı sıra hormon seviyesi, altta yatan hastalıklar, kullanılan ilaçlar, duygusal durum, stres, ilişki kalitesi, ailesel sorunlar, endişe durumları, ruh hali kadınlarda cinsel isteği yönetmektedir. istanbul escort bayan Cinsel isteksizlik problemi genç kızlıktan bu yana olabileceği gibi çoğunlukla normal cinsel fonksiyonu olan kadında sonradan da ortaya çıkabilir.

Cinsel isteksizlik, yeterli cinsel uyarı olmasına rağmen cinsel istek duyulmaması durumu olup cinsel istek bozuklukları grubunda yer almaktadır.Bazen kadın ve partnerinin kadın cinsel organlarının yapı ve fonksiyonlarını bilmemesi nedeni ile cinsel ilişki öncesinde kadının uyarılması sağlanamamakta, bu durumdaki kadın da cinsel istek duyamamaktadır.Cinsel sağlık için çok önemli olan bu tür problemlerin zamanında tespit edilerek özel cinsel terapilerin uygulanması pek çok cinsel problemi ortadan kaldırmaya yardımcı olmaktadır. Cinsel istek bozukluklarında tedaviye başlamadan önce bir jinekolog tarafından basit bir jinekolojik muayene yapılması gerekmektedir. Jinekolojik muayene sırasında kadının cinsel hazzını etkileyebilecek fiziksel nedenler araştırılır ve Avcılar escort bayan cinsel ilişkide ağrıya neden olabilecek durumlar değerlendirilir. Hastanın varsa kronik rahatsızlıkları, nörolojik problemleri ve kullandığı ilaçlar dikkate alınır.

Cinsel isteksizlikte fiziksel ve psikolojik faktörler yer almaktadır. Bağcılar escort bayan Cinsel isteksizliğin % 1’i fiziksel, % 99’u ise psikolojik nedenlere bağlı olarak etken göstermektedir.

Cinsel İsteksizlikte Fiziksel Faktörler

Cinsel isteksizlikte etken olan fiziksel faktörlerden bazıları;

  • Yaşlanma ve menopoz dönemi
  • Kullanılmakta olan bazı ilaçlar
  • Kronik hastalıklar
  • Alkolizm
  • Hormonal dengesizlikler
  • Ameliyat ile rahmin alınması
  • Böbrek, karaciğer ve kalp yetmezliği
  • İlişki esnasında ağrı hissetme durumu

Cinsel İsteksizlikte Psikolojik Faktörler

Cinsel isteksizlikte etken olan psikolojik faktörlerden bazıları;

  • Aşırı derecede stres
  • Partnerler arasında yaşanmakta olan ilişki sorunları
  • Gizli eşcinsellik
  • Beden şekli ile ilgili kaygılar
  • Geçmişte yaşanan taciz ve tecavüz durumları gibi etkenler

Hamilelik Sonrası cinsel isteksizlikle nasıl baş edilir?

Doğum yapmış olan kadınların büyük kısmında, cinsel isteksizlik görülmektedir. Lohusalık döneminde, cinsel ilişkide bulunması önerilmez. Bu süreçte kadınlar fiziksel ve ruhsal olarak doğumun yorgunluğunu atarak toparlanırlar. Vajina bu süreçte iyileşir. Bu sebeple de cinsel ilişkide bulunması önerilmez. Bu sürecin ardından da bazı kadınlarda cinsel isteksizlik görülebilir.

Bu durum, kadının yaşadığı kültüre ve tecrübelerine bağlıdır. Gebelik ve doğum sürecinde yaşadığı zorluklar ve bebek bakımı sebebiyle isteksizlik 1 sene boyunca devam edebilir.  Yorgunluk ve adapte olma sorunu giderildiğinde, cinsel isteksizlik de düzelecektir.

Doğumdan sonra cinsel isteksizliğe sebep olan nedenler:

Yorgunluk, halsizlik:

Hamilelik, zor ve yorucu bir süreçtir. Aynı zamanda heyecan, kaygı, mutluluk ve korku gibi duygu değişimlerin bir arada yaşanması, doğumdan sonraki uykusuz geceler ve vücudun yorgunluğu kadınları cinsellikten uzaklaştıran en büyük etkenlerden biridir.

Yeni dünyaya gelmiş bir bebek, sürekli olarak annesine ihtiyac duyar. Sık sık emzirilmek ister ve uyku sorunları yaşayabilir. Bu durumlarda da kadın bebeğiyle ilgilenmek durumundadır. İlgilenmeye ara verip, yeterli dinlenme zamanı da bulamaz. Bu sebeple de cinselliği unutabilir. Babanın durumda anlayışlı olması ve annenin omuzlarındaki yükü alması gerekir.

Lohusalık dönemi:

Kimi zaman cinsel isteksizlik yalnızca dışardan görülen basit bir faktördür. Ancak bu duruma yol açan temel faktör, lohusalık dönemidir. Lohusalık sendromunda kadınlar doğumdan sonra depresyona girebilir. Hormonal olarak yaşanan ani değişim ve vücuttaki fizyolojik değişimler annenin depresyona girmesine yol açabilir. Artık kadının annelik rolünü alması ve birçok sorumluluğun altına girmesi, bebeğine bir şey olacak korkusu onu bu sendroma sürükleyebilir. Terapi ile düzelecek bir sorundur. Kontrol altına alınması durumunda, ilerlemeden lohusalık döneminde tedavi edilebilir.

Vajina ile ilgili sorunlar

Doğum yaptıktan sonraki dönemde kadının cinsel hayatını sürdürebilmesi için ilk olarak doğumdan sonraki fizyolojik iyileşme sürecinin tamamlanması gerekir. Normal doğumdan sonraki iyileşme süreci 6 haftadır.  Sezaryen olan ya da vajinal dikişi olan kadınlarda ise bu süre daha uzundur. Kadın psikolojik olarak yaranın iyileşmediğini düşünerek psikolojik olarak acı çekeceğini düşünebilir ve ilişkiden kaçabilir. Emzirme dönemindeki hormonlar sebebiyle vajinada kuruluk olur. Bu kuruluk da cinsel ilişkide acı ve ağrıya yol açabilir. Bu kuruluğu gidermek için özel üretilmiş kayganlaştırıcı ürünler kullanılabilir.

Yeniden gebe kalmaktan korkmak

Yeni bebeğin zorlukları, gebelik dönemi gibi faktörler anneyi yeniden gebe kalma korkusuna sürükleyebilir. Bu sebeple de cinsel ilişkiden kaçılabilir. Doğumdan sonra cinsel ilişkiye başlamak için en doğru dönem, adetlerin yeniden başlamasıdır. Emzirme döneminde gebelik riski nispeten az da olsa, söz konusudur. Bu sebeple doğum kontrol yöntemleri kullanmak önemlidir.

Annelik güdüleri

Artık bir bebeği olan anne, hayatına bu rolü en merkeze alır. Bu sebeple cinselliğini bi süre unutabilir. İlk olarak önceliği bebeğini emzirmek ve korumak olan anne, uzun bir süre cinsel ilişkide bulunmak istemeyebilir. Bunun dışında özellikle normal doğum yapan anneler, vajinayı doğum ile özdeştirdiği için cinsellikle yakıştıramayabilir. Bu sebeple de bir süre boyunca kafaları karışabilir. Bu sebeple anneye zaman vermek, duruma alışmasını sağlamak ve o ne zaman hazır olursa, o zaman cinsel ilişkide bulunmak, ilerleyen zamanlarda annenin cinsellikten soğumasını engelleyecektir.

Emzirme dönemi

Emzirme süreci de cinsel arzuyu kötü yönde etkileyebilir. Emzirme döneminde prolaktin adı verilen bir süt hormonu salgılanır. Bu hormon vajinanın kuruluğuna sebep olur. Bundan dolayı da cinsel ilişki ağrılı ve acılı geçebilir. Bu sebeple de ilişkiden uzak durulabilir. Emzirme döneminde memelerin süt sızdırması gibi durumlar da ilişkide olumsuzluklara sebep olabileceği için ilişkide konsantre olma sorunları yaşanabilir.

Görünüşle ilgili kaygılar

Kadınlar, kendilerini güzel ya da çekici hissetmedikleri zaman cinsel ilişkiden kaçınmaktadır. Doğumdan sonra vücudun toparlanma süreci tamamlanmadan da kadınlar ilişkiye yanaşmayacaktır. Doğumdan sonra vücutta meydana gelen çatlaklar ya d fazla kilolar kadını cinsellikten soğutacaktır. Ancak vücut kendini toparladıktan sonra anne gene kendini kadın gibi hissetmeye başlayacaktır.

Baba ile ilgili sebepler

Doğum olduktan sonra meydana gelen cinsel isteksizliğin önemli bir başka sebebi de aileye yeni katılan bebek ile birlikte artar maddi sorumluluktur. Kadın hem bebeğe bakar, hem de maddi açıdan kaygılar duyar. Babanın çalışmasını ve kendinin bebek sebebiyle eve parasal anlamda katkı sağlayamamasını görerek, üzülebilir. Bu gibi durumlar lohusalık sendormunda daha yaygındır.

Doğum yaptıktan sonra kadın oldukça ilgi ve şefkat ister. Bu sebeple babalar maddi kaygılarını geride bırakıp eşleriyle ilgilenmelidir.

 

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

PedagogSoru Sor

Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.