Çocuklarda Kekemelik ne zaman ortaya çıkıyor?

Kekeme olan bireylerin özellikle heyecanlandıklarında, baskı altına girdiklerinde, stres yaşadıklarında, sinirlenince, yeni kişilerle konuşurken, toplum karşısında konuşurken, önemli bir kişiyle konuşurken takılmanın arttığı belirtiliyor.

Kekemelik ne zaman ortaya çıkıyor?

Kekemelik, genellikle dil gelişiminin erken dönemlerinde ortaya çıkıyor (2-6 yaş). Çocuklarda, 1,5-2 yaşına dek süren dönemin ardından düşünce gelişimi, konuşma gelişimine göre daha ön planda olduğu için düşüncesini kelimelere aktarması sorun olabilir, bu da kekemeliğe yol açabilir. Kekemeliğin daha çok belirgin olduğu ortalama yaşı 5 yaş civarıdır.

Erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla kekemelik daha çok görülmektedir.

Neden kaynaklanıyor?

Kekemeliğin birden fazla nedeni vardır. Bu durumun psikolojik, fizyolojik ya da kalıtımsal nedenlerden kaynaklanabilecektir. Fizyolojik olarak beyin dalgalarından gelen iletim bozuklukları kekemeliğe neden olabiliyor. Solunum bozukluğu ve nefesi doğru kullanamama da nedenler arasında yer alıyor. Çocukların psikososyal anlamda sıkıntı veren çevrelerde bulunması, ailevi problemler, herhangi bir şeyden duyulan şiddetli korku da kekemeliğe sebebiyet verebiliyor. Baskı ve stres altında kalmaları, onlardan büyük beklentilerin olması, titiz ve kontrolcü bir çevrede yetişmesi nedeniyle kekemelik ortaya çıkabilir. Genelde kekemeliği başlatan korku ve strestir. Kekemeliğin çok görüldüğü bir neden de travma durumlarıdır. Birey ani korku, kaygı gibi ağır ve ani duygu değişlerinden sonra kekeleyebilir veya konuşamayabilir. Kekemeliğin nedenlerinden biri de ev içerisinde ebeveynler ya da yakın akrabalardan birinin kekeme olmasıdır. Çocuk bu durumda o kişi ile özdeşim kurarak kekemelik gösterebilir.

Ailelere düşen görevler

Çocuğun ilk sosyalleştiği ortam aile olduğundan kekeme çocukları olan anne – baba ve diğer aile bireylerine önemli görevler düşüyor.

Çocuk kekelediğinde yüzünüzde oluşacak üzülme ya da acıma ifadelerinden kaçınmalısınız. Düzgün konuşması yönünde ısrarlı şekilde telkinde bulunmak, çocuğun sözünü yarıda kesip cümlesini tamamlamak çocuk üzerinde bir baskı ve heyecan oluşturacak ve daha çok kekelemesine neden olacaktır. “Kekeme” terimi çocuğun duyabileceği ortamlarda vurgulanmamalıdır. Sabırlı olmanız, çocuğunuzu konuşurken dinlemeniz ve düzgün konuşmanızla çocuk için rol model olabilirsiniz. Konuşması sırasında kekeme çocuklar göz teması kurmaktan kaçınabilirler, ancak siz yine de çocuğunuz ile göz teması kurmaya çalışın ve konuşurken dudaklarına bakmayın.

Bebeklerin rahat bir uykuya dalması için öneriler

Çocukların uykuya olan ihtiyacı ve uyku süreleri büyüme dönemlerine göre farklılık gösteriyor. Çocuğun yeterli büyüyüp gelişmesi için geceleri düzenli uyuması gerekiyor.  Sağlıklı uyku alışkanlığını kazandırmak için bebeklikten itibaren belirli bir saatte, bebeğin uyuması ve uyanmasını sağlamak büyük önem taşıyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Erkan Uçlar, bebeklerin sağlıklı ve kaliteli uykusu için neler yapılması gerektiği hakkında bilgi verdi.

Bebeğinizin aşırı yorgun olmamasına dikkat edin

Bebeklerin uyku saatleri biyolojik ritme göre düzenlenmelidir. Bebeğin geç uyutulması, uyku süresinin daha uzun olacağı anlamına gelmez. Hatta bebek bu nedenle yorgun düşerse uyku düzeni etkilenir, uykuya dalmakta ve uykuda kalmakta zorluk çeker, bir süre sonra da kronik uykusuzluk gelişebilir. Bu nedenle bebeğin yorgunluğunun belirtileri iyi gözlemlenmelidir. Bebeğin yorgun olduğu ancak bu yorgunluğun aşırı olmadığı an çok önemlidir.

Bebeğin rahat bir uykuya dalması için 8 altın kural;

  1. Ilık banyo yaptırmak
  2. Badem, papatya ya da lavanta yağı ile masaj yapmak
  3. Kitap veya masal okumak
  4. Şarkı söylemek
  5. Hafif müzik dinletmek
  6. Beslemek
  7. Memede uyuma alışkanlığı kazandırmamak
  8. Odasının karanlık olmasına özen gösterin

Emerek uykuya dalmasını engelleyin

Bebekler için yatma vakti rutini geliştirilmelidir. Uyku vaktinden bir saat önce gerçekleştirilen bu rutin, bebeğe uyku vaktinin geldiğini işaret eder ve uykuya hazırlanmasında yardımcı olur. Eğer bir bebek uykuya sürekli emzirilerek ya da biberonla beslenerek dalıyorsa, emzirme ile uykuyu ilişkilendirebilir. Bu durum zamanla uykuya başka yollarla dalmasına engel olur. Bebeğin herhangi bir yardım olmadan uykuya dalması isteniyorsa, uykulu hale gelene kadar emzirilmeli fakat bu şekilde uyuyakalması engellenmelidir.

Uyanırken nasıl sesler çıkardığına dikkat edin

Bebeğin daha uzun uyuyabilmesine yardım etmek için ilk adım onun uykuda çıkardığı seslerle, uyanmış olduğu zamanlarda çıkardığı sesleri belirleyebilmektir. Bu durumda bebeğin gerçekten uyanmaya başlarken onu beslemeye başlamanız ya da uykuya dalması için kullandığınız sözcüklerle onu nazikçe okşamanız, uykusunu bölmeden tekrar uyumasına yardımcı olabilir. Aksi takdirde bebek en ufak kıpırdanışında kucaklanıp beslenir, bakımı yapılır veya sallanırsa, zamanla uykuya dalabilmek için bu rutine ihtiyacı olduğunu düşünür.

Sağlıklı bir uyku alışkanlığı kazandırmak için bunlara dikkat edin;

  • Gece bebeğin uyuduğu odayı olabildiğince karartın
  • Geceleri yanındayken sakin ve yavaş hareket edin
  • Gece çok gerekli olmadıkça alt değiştirmemeye çalışın ve bezini nazikçe kontrol edin
  • Gece uyandığında kendini oyun zamanında hissetmemesi için hareketli oyuncakları bebeğin yatağından uzak tutun
  • Bebeği yatırırken kullandığınız “pış pış, uyku zamanı” gibi bazı anahtar kelimeleri birkaç hafta boyunca tekrara edin
  • Bebeğin akşam uyuyacağı odada gün boyunca kitap okuma, şarkı söyleme ve oyun oynama gibi sakin zamanlar geçirin. Bu odada onu gün boyunca 2 ya da 3 kez gündüz uykusuna yatırın. Bu bebeğin kendi yatağının güvenli ve çok rahat bir yer olduğunu öğrenmesinde yardımcı olacaktır
  • Kendi başına oynaması için yatağında bırakıp o oynarken arkasına geçip onu izleyebilirsiniz
  • Bebeğe uykuyu anımsatacak oyuncak ya da battaniye gibi bir uyku oyuncağı alabilirsiniz
  • Uyuyan bir bebek beslenmemelidir.
  • Eğer bebek on sekiz aylıktan büyükse ve onunla uyumayı isteyecek ondan daha büyük bir kardeşi varsa birlikte uyumalarını sağlayın
  • Düzenli bir öğle uykusu, beslenme ve aktivite programı takip ederek, bebeğin iç saatinin ayarlanmasını sağlayın

Hızlı düşün mutlu ol

Keyifsiz misiniz? Güzel şeyler düşünmeye kendi nizi zorlamayın, sadece hızlı düşünün yeter. Yeni bir çalışmaya göre hızlı düşünme duygu durumunu düzeltebiliyor. Princeton ve Harvard Üniversitesi’nde yapılan deneylerde, araştırmacılar deneklerin düşüncelerini hızlandırmayı hedeflediler. Onlardan 10 dakika içerisinde olabildiğince çok sayıda prob – lem çözücü fikir üretmelerini, bilgisayar ekranındaki görüşleri hızlıca okumalarını veya hızlandırılmış bir şekilde video izlemelerini istediler.

Sonuçta hızlı düşünme katılımcıları daha sevinçli ve yaratıcı kıldı, enerjik ve güçlü hissetmelerine yol açtı. Çalışmanın öncü yazarı Emily Pronin’e göre, bulmaca çözmek veya bir fikir hakkında hızlı bir şekilde beyin jimnastiği yapmak enerji ve duygu durumunu yükseltiyor. Pronin hızla ateş alan düşüncenin kimi zaman olumsuz sonuçlar da doğurabileceğine dikkat çekiyor. Bipolar bozukluğu olan kişilerde, yarış halindeki düşünceler manik bir tablo oluşturarak, caydırıcı olabilir.

Pronin ve arkadaşları yayınladıkları makalede farklı hız ve türdeki düşüncelerin mizaç üzerindeki etkisini analiz ettiler. Çok yönlü ve hızlı düşünme kişiyi mutlu ederken, hızlı fakat tekrarlayıcı düşünceler anksiyeteyi tetikleyebiliyor. Ayrıca çok yönlü, yavaş bir şekilde düşünme, eskilerin deyimiyle tefekkür, huzurlu bir mutluluğa kapı ararlarken, yavaş, tekrarlayıcı düşünceler enerjiyi tüketip, depre – sif düşünceler uyandırabiliyor.

Düşünce hızının duygu durumunu neden etkilediği bilinmiyor. Pronin ve arkadaşlarına göre bizim kendi beklentilerimiz bunda rol oynuyor olabilir. Önceki araştırmada, genellikle insanların hız – lı düşünmeyi iyi bir duygu durum belirtisi olarak algıladıkları saptandı. Bu durumda şa – yet hızlı düşünüyorsak, içgüdüsel olarak mutlu olduğumuz sonucunu çıkartıyor olabiliriz. Ayrıca hızlandırılmış düşünceler beyinin yenilikten hoşlanan ödül sistemini harekete geçiriyor olabilir.

Gaziantep’te Çocuğunuzla Gezilecek Yerler

Gaziantep’te müzelerden, parklarına, çocuk oyun merkezlerine, bilim merkezinden planetaryuma çocuklar için oluşturulmuş aktivite alanları mevcuttur.

Gaziantep Hayvanat Bahçesi

Gaziantep Hayvanat Bahçesi, 1000 dönümlük alana kurulmuş Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun istanbul eskort birinci, Avrupa’nın ikinci, Dünya’nın üçüncü en büyük hayvanat bahçesidir.

Çocukların Görebilecekleri Başlıca Hayvan Türleri;

Hayvanlarımızı görüntülemek için kategoriyi seçiniz.

Akvaryum, Egzotik Kuşlar, Hipopotam, Keseli Memeliler, Sürüngenler, Yırtıcı Kuşlar, Tek Toynaklılar, Yırtıcı Hayvanlar, Çocuk Hayvanat Bahçesi, Çift Toynaklılar
Adres: Yamaçtepe Mahallesi, Burç Ormanı İçi, 27410 Yamaçtepe, Şahinbey/Şahinbey/Gaziantep
Telefon: (0342) 360 58 40

Gaziantep Oyuncak Müzesi

Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi 1700’lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en gözde örneklerinin sergilendiği tarihi bir Antep evine ve Gaziantep’in en eski mahallelerinden biri olan Bey Mahallesi’ne konumlandırılmıştır.Bu masalsı ev, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından kamulaştırılmış, 2010-2011 yılı aralığında restorasyonu yapılarak, müzenin kuruluşuna öncülük eden Yazar ve Şair Sunay  Akın’ın küratörlüğünde, 6 Nisan 2013 yılında Türkiye’nin  4. Oyun ve Oyuncak müzesi olarak, kapılarını oyuncak tutkunlarının ziyaretine açmıştır.

Adres: Bey Mahallesi, Hanifi Oğlu Sk., 27010 Şahinbey/Gaziantep
Telefon: (0342) 220 15 51

Masal Park

Masal Park, 100.Yıl Atatürk Kültür Parkı’ nın 80.000 m2 olan 2.etap park alanı içerisinde yer almaktadır.

Masal park iki bölümünden oluşmaktadır. Birinci bölümünde Türk masal kahramanlarının rölyef ve heykellerinden oluşan canlandırmalar yer almakta ve masal dinleme sistemi bulunmaktadır. İkinci bölümde ise çocuk oyun alanları ile botlarla gezi yapılabilecek su kanalları oluşturulmaktadır. Masal Parkının yapılmasındaki amaç çocukların hayal dünyalarını, yaratıcılıklarını ve yeteneklerini geliştirici oyun ortamları oluşturarak onları geleceğe hazırlamak, ruhsal gelişimlerinin sağlıklı olmasına katkıda bulunmak, sorumlu ve girişimci bireylerin topluma kazandırılmasına katkıda bulunmaktır.

Adres: İshak Rafet Işıtman Cd. 27400 Sarıgüllük, Sehitkamil, Gaziantep
Tel: +90 (342) 227 44 41

Planetarium ve Bilim Merkezi

Gaziantep Gezegenevi ve Bilim Merkezi 25 Aralık 2010’da açıldı.

Turkcell, çocukların ve gençlerin bilim ve teknoloji alanlarında deneyerek öğrenebilecekleri alanların yaratılmasına destek olmak amacıyla Gaziantep Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde Turkcell Gezegenevi ve Bilim Merkezi’nin kurulmasına katkı sağladı.

Gezegenevi ve Bilim Merkezi, 5000 m2 alan üzerinde, 1500 m2’ si yeşil alan, 3500n m2’ si kapalı alan olarak yapılandırılmıştır.

Gezegenevinin kubbe çapı 10.6 metre olup, koltuk sayısı 77′ dir. Gezegenevinde planetaryum projeksiyon sisteminin öncüsü Carl Zeiss firmasının ZKP4 Opto-mekanik ve Spacegate Quinto 5 dijital projeksiyon sistemleri kullanılmaktadır.

Gezegenevi projeksiyon sistemi, sınırları zorlayan çoklu ortam (multimedia) yeteneklerine ve yüksek hesap gücüne sahip bilgisayarlarla kontrol edilmektedir.

Seyircilere, bir tarih ve gözlem yeri için, gökyüzünün gerçek zamanlı görüntüsü sunulmaktadır. İlaveten, zamanda uzak geçmişe veya uzak geleceğe istenen hızda ve doğrultuda sanal uzay yolculuğuna da çıkarabilmektedir.

Ayrıca yaygın halk eğitiminde de etkin rol oynamaktadır. Her kesimden insanların yeni bilgiye mutlaka ilgisi bulunmaktadır. Bu anlamda gösteriler, Gezegenevi’ni ziyaret eden, belki de Astronomi ile hiç ilgisi olmayan kişilerin bile yaşadığımız evren konusunda ufuklarının açılmasına yardımcı olmaktadır.

Adres: Zubeyde Hanim Bulvari Uzay Parki, 27060
Telefon: (0342) 338 82 02

Parkantep Harikalar Diyarı

Parkantep Harikalar Diyarı 2009 yılının Mart ayında hizmete açılmıştır. Türkiye’nin ilk Tema Park-Eğlence Parkı özelliğini taşımaktadır. Toplam 120.000 m² alan üzerine kuruludur. Tema parkımız 11 ünite ile hizmete başlamıştı. Daha sonra 2010 yılı sezon sonuna doğru Family Coaster-Aile Treni adlı oyun grubumuz devreye alınmıştır. 2012 yılı sezon ortasında da Dağ Kızağı adlı oyun grubumuzda tamamlanarak toplam oyun grubu sayımız 13 ünite olmuştur. 2013 yılında ise 7.000 m² alana kurulu olan At Biniciliği hizmete açılmıştır. 2009 yılında hizmete başladığımızda restoran ve kafeterya tarzı hizmet alanı ve yeme-içme servisi yapabilecek birimler mevcut değildi. Bugün ise 4 adet Fastfood tarzı kafeterya ve 1 adet 300 kişilik tam donanımlı restoranımız vardır. Ayrıca ziyaretçilerimizin kullanımına açık bay-bayan mescid, çocuk bakım odası ve 12.000 m² açık alan araç otoparkı tesis açıldıktan sonra yapılarak hizmete alınmıştır.

İçerikler Eklenecek…

Psikolojik destekli diyet

Diyet yapmak son yılların en önemli trendlerinden biri. Neredeyse her on kişiden üçü sürekli diyet halinde. Hem güzel, hem kilolu olmak bir arada mümkün görünmüyor.

Kilo vermede yaşanan problemlerden en önemlisi kişinin sıklıkla kilo verme girişimleri olsa da her defasında kiloları hızla geri alması ya da kilo vermek de çok zorlandığını kendini durduramadığını ifade etmesidir. Bu kişilerin belirledikleri tek hedef kilo vermektir. Bu nedenle de diyet yapmak zorlaştığı gibi diyet sonrasında kilolar hızla geri alınmıştır. Bir süre sonra da “ben kilo veremem”,“kilo versem de hemen alıyorum” “yapamıyorum” gibi olumsuz inançlar geliştirmişlerdir. Odak noktası kilo vermek olunca zayıflamak zorlaşmaktadır. Oysa psikolojik diyette beslenme alışkanlıklarını düzenlemek, dürtülerin kontrol edilmesi, kişinin kendini algılayışı, stresle başa çıkma becerileri son derece önemlidir. Bunların düzenlenmesi ile kişi kendini daha iyi hissetmektedir. Doğaldır ki, kendimizi iyi hissettiğimiz durumlar da yaptığımız her iş başarılı olmaktadır

Kilo almaya neden olan en önemli etkenlerden biri kişinin karşı konulmaz bir yemek yeme isteği duymasıdır. Yemek yeme isteği önce bir gerginlikle başlar, gerginlik arttıkça kişi karşı konulmaz bir istek duyar. Bu kişiyi, yemek yemeye yöneltir. Yemek yerken büyük bir haz duyar ancak sonrasın da pişmanlık duygusu hisseder. Özellikle de kilolar arttıkça bu duygu derinleşir. Kişilerin içten gelen bu isteğe direnebilmesi psikojik destekle mümkündür. Kişinin kendi isteklerine ‘hayır’ diyebilmesi kendi kendini kontrol edebilmesi zaman alan bir çalışmayı gerektirir. Sadece kilo vermeyi hedefledğinizde kendi kendinize zarar veren isteklerimize hayır demeyi bu kadar kısa sürede öğrenmemiz mümkün değildir. Bu öğrenilmediği için de kilo verildikten bir sure sonra kişiler tekrar kilo almaya baş- lamaktadır. Aşırı yemek yemesi ve kendisine zarar veren istekleri üzerinde kontrol sağlayan kişide, kendine güven oluşur. Bu da uzun süreli koruyucu etki yapar.

Beslenme alışkanlıkları

Diğer belirlenen hedef de kişinin beslenme alışkanlıklarının değişmesidir. Hedeflenen, kilo vermekten çok yaşam biçimi edinmektir. Kilo ile ilgili sıkıntıları olan kişilerde ilişki problemleri, duygularını ifade edememe sık görülen problemlerdir. Bu nedenle de stresle başa çıkabilmek psikolojik destekli diyette en temel konulardan biridir. Stres yaşantımızın bir parçasıdır. Her an karşılaştığımız bir durumdur. Stresi oluşturan faktörler ayrılık, boşanma, hastalık olabildiği gibi, kendimize koyduğumuz katı kurallar, kendimizi algılayışımız, ya hep ya hiç şeklindeki düşünce şekilleri ve duygularımızı paylaşmakta yaşadığı- mız zorluklar olmaktadır. Bu uyaranlar kişi için rahatsız edici duruma geldiğinde vücut kendini korumaya yönelir. Stresle karşılaşınca stres hormonları salgılanır. Problem çözüldüğü zaman stres belirtileri ortadan kalkar. Stresle baş edemediğimiz zaman vücudun uyumu zorlanır ve kronik stres belirtileri ortaya çıkar. Çarpıntı, baş ağrısı ve bitkinlik dışında en önemli stres belirtilerinden biri mide bağırsak bozukluğu ve sindirim zorluğudur. Bu zorluklar kişinin kilo vermede zorlanmasına neden olur.

Stresle birlikte duygusal belirtiler de ortaya çıkar. Kişi huzursuz, kaygılı, mutsuzdur. Buna sosyal hayatın azalması da eşlik eder. Sosyal hayatın azalması ev içinde geçen zamanın artmasına ve kişinin evde vakit geçirmeyle birlikte yemek yemeye yönelmesine neden olur. Özellikle de gerginliği yiyerek azaltmaya yönelir. Bir süre sonra kilolar artmaya başlayınca bu sefer yemek bir stres kaynağı olur ki, durum işin içinden çıkılmaz hal alır. Bu şekilde baktığımızda psikolojik destekli diyet farklı boyutlarda (sosyal, duygusal ve fiziksel) kişiye destek sağlamaktadır. Stresle baş etmek ve yemekten zevk almak yerine yaşamımızdan zevk almayı bilmek kilo problemlerinin aşılmasında önemlidir. Yaşam içinde insanın psikolojisini etkilemeyen insana ait hiç bir alan yoktur. Kendimizi iyi hissettiğimizde, kendimize güvendiğimizde, kendimizle ilişkili durumlar üzerinde belli bir oranda kontrolümüz olabildiğini gördüğümüzde sorunlarla daha kolay başa çıkarız.

 

Beyni Geliştiren Egzersizler

Sağlıklı bir beyne sahip olmak aslında çok da zor değil. Belli egzersizlerle beyninizi geliştirebilir, konsantrasyonunuzu artırabilirsiniz.

Resim yapmak
Karakalem ile çevrenizde gördüğünüz her şeyi çizmeye çalışın. Renkli boyalar ile renklerin karışacağı desenler yapın.

Müzik âleti çalmak
Beyni daha fazla öğrenmeye ve gelişmeye zorlar. Beyinde bu durumda yeni yollar ile yeni sinir hücreleri yarattığı bilinmektedir.

Yeni lisan öğrenmek
Beyni kullanma kapasitesini arttırarak beynin gelişimini destekleyecektir.

Zor matematik sorularını çözmeye çalışmak
Zekayı keskinleştiriyor. 5 hafta boyunca zihinsel egzersiz yaptırılan çocukların IQ’su 8 puan yükseldi.

Sudoku gibi zeka oyunları oynamak
Sudoku oynayarak bilişsel zekamız gelişiyor. 3000 yetişkin erkek ve kadın arasında yapılan araştırmalarda, günde 60-75 dakika sudoku oynayan kişilerin beyin performanslarının 10 yaş daha iyi olduğu kanıtlanmış. Alzheimer gibi hastalıklara yakalanma riskini de azaltmaktadır.

Satranç oynamak
Satranç bir oyun olmaktan daha fazla özelliğe sahip. Uzaysal ve matematiksel analiz yeteneğini arttırmanın yanında akıl yürütme, karar verme, problem çözme gibi alanlarda gelişim sağlar. Satranç oynayan 75 yaş ve üzeri insanlarda satranç gibi strateji oyunları oynamanın bunama ve diğer hafıza kaybı sorunlarının yaşanma ihtimalini düşürdüğü gözlenmiştir.

Doğru nefes alın
Düzenli olarak nefes egzersizi yapın. Aşırı stresten, negatif düşüncelerden uzak durun. Kendinize ve hayata olumlu bakmayı öğrenin.

Günlük alışkanlıklarınızda değişiklikler yapın
Çalışıyorsanız işyerine başka yoldan gelin. Diş fırçalamak, saç taramak, çay karıştırmak gibi günlük basit işleri yaparken sürekli kullandığınız eli değil diğer elinizi kullanın.

Bedensel egzersizler yapmak
Spor ve sistemli bedensel çalışmalar, beyne daha fazla kan pompalanmasını sağlar, beyin hücrelerinin gelişimini sağlayan proteinlerin salgılanmasını arttırır. Bir çok araştırma hafızayı güçlendirdiğini ve depresyonu engellediğini gösteriyor.

Günde 1-2 fincan kahve içmek
Kahve hafızayı güçlendirir ve dikkati toplar.

İnsan Beyni Hakkında 10 İlginç Bilgi

Bunun birden fazla nedeni var. Aslında bilinmez bir durum olmasa da beyin hakkında bilmediğiniz gerçekler sizi çok şaşırtacak. İnsan beynini küçümseyenler ise insan beyni hakkında artık daha farklı şeyler düşünmeye başlayabilir.

Sizler için insan beynindeki 10 enteresan durumu inceledik. Bu araştırma sonucunda bizler çok şaşırdık. Siz de beyin ve beyincik hakkında şaşırmaya hazırsanız başlayalım.

1. Bir insanın beyninde 90 milyar kadar nöron yani sinir hücresi bulunmaktadır. Bir insan 90 milyara kadar saymayı kaç günde gerçekleştirebilir bilinmez ama beyindeki sinir hücreleri bu şekilde tespit edilmiş.

2. Beynimizin sol kısmında, sağ tarafına göre 200 milyon daha fazla nöron bulunmaktadır.

3. Beynimizde bulunmakta olan nöronların (sinir hücreleri) büyüklükleri 4 ya da 100 mikron yani milimetrenin binde biri arasında bir değişim göstermektedir.

4. Oldukça küçük yapılı olmalarına rağmen, günümüz biliminde tek nöron (sinir hücresi) üzerinde ölçüm yapılabilmektedir. Beyne mikro elektrotların yerleştirilmekte olduğu bu işlem ile “Tek- ünite-kaydı” ismiyle bilinmektedir.

5. Beynin cinsiyete göre farklılık göstermekte olduğu konu tartışmalı olan bir konudur. Ama 2014 yılında yürütülmekte olan araştırmaya göre kadınların
beyninde daha çok miktarda gri madde bulunmaktadır. Griliğin çok miktarda olması demek dil yeteneklerinin oldukça iyi gelişmiş olduğu anlamına gelmektedir.
Eğer düzenli olarak hiç aksatmadan egzersiz yaparsanız hipokampüste bulunmakta olan gri olan madde miktarını arttırabilirsiniz.

6. Erkeklerinin beyin yapılarında daha çok ak madde bulunmaktadır ve beyinde bulunmakta olan omurilik sıvısı olduğu düşünülmektedir. İnsan Beyni Hakkında 10 İlginç Bilgi Bilim insanları birçok alanda olduğu gibi insan anatomisinde de önemli araştırmalar yapmıştır. Günümüze gelene kadar insan vücudunda yer alan bölümler arasında en ilgi çekici kısım ise beyin olarak öne çıkıyor.

7. Yağ beyniniz için oldukça faydalıdır ama kalbiniz için zararlı olabilmektedir. Miyelin de dâhil, insan beyninin yarısından çoğu yağdan oluşmaktadır.

8. İnsan beyni tam ortalama olarak 1,5 kilo ağırlığa sahiptir ve beden ağırlığının %2 ya da %3’lük kısmını oluşturmaktadır. Ama vücutta bulunmakta olan vücut oksijeninin %20’sini ve vücut glikozunun %15 ya da %20’sini tüketmektedir.

9. İnsan beyni çok fazla enerji üretmektedir. Uyumakta olan beyin 25 watt’lık bir ampulü bile çalıştırabilecek kadar enerji bulunmaktadır beyinde.

10. Beynimiz evrim sürecindeyken sürekli olarak küçülmüştür. Hâlâ da küçülmektedir. Bu esnada da beynimizin verimliliği artmış bulunmaktadır.

 

Erkek Çocuklarda Boy ve Kilo Cetveli

Çizelgede bebek ve çocuklarınızın,yaşlarına göre boy ve kilo ortalamalarını görebilirsiniz.

ERKEK ÇOCUK

ERKEK ÇOCUKLARDA BOY VE KİLO CETVELİ

KİLO

YAŞ

BOY

Alt Sınır

Ort.

Üst Sınır

Alt Sınır

Ort.

Üst Sınır

2.8

3.4

4.0

Doğum

47.0

50.0

52.0

4.1

5.9

7.5

3 Ay

54.5

60.5

64.5

5.6

7.8

9.7

6 Ay

59.5

66.5

70.5

6.5

9.0

11.3

9 Ay

64.0

71.0

75.5

7.4

10.0

12.5

1 yaş

68.0

74.7

80.5

8.1

10.8

13.5

1 yaş 3 ay

71.5

78.0

84

8.6

11.5

13.8

1 yaş 6 ay

75.0

81.5

88

9.1

12.1

15.0

1 yaş 9 ay

77.0

84.0

92.5

9.5

12.7

15.7

2 yaş

79.5

86.5

93.0

9.9

13.1

16.3

2 yaş 3 ay

81.5

89.0

97.5

10.3

13.5

17.0

2 yaş 6 ay

83.5

91.0

100.0

10.7

14.1

17.7

2 yaş 9 ay

85.3

93.5

102.5

11.1

14.6

18.3

3 yaş

86.7

95.3

105.0

11.4

15.1

18.9

3 yaş 3 ay

88.3

97.4

107.3

11.7

15.6

19.6

3 yaş 6 ay

89.7

99.0

109.5

12.0

16.2

20.8

3 yaş 9 ay

91.0

101.0

111.5

12.3

16.7

21.2

4 yaş

92.5

102.5

114.0

12.7

17.7

22.6

4 yaş 6 ay

95.5

106.4

118.0

13.4

18.7

24.0

5 yaş

98.0

109.5

121.5

14.1

19.7

25.6

5 yaş 6 ay

101.3

113.0

125.0

14.8

20.0

26.8

6 yaş

104.0

116.0

127.5

15.6

22.0

28.4

6 yaş 6 ay

106.7

119.0

130.5

16.4

23.2

30.1

7 yaş

109.5

121.5

133.5

17.3

24.7

31.9

7 yaş 6 ay

112.3

124.0

136.5

18.1

26.1

33.8

8 yaş

115.0

127.0

139.5

19.0

27.8

36.1

8 yaş 6 ay

117.5

129.5

142.5

20.0

29.5

38.6

9 yaş

120.0

132.0

145.5

21.0

31.6

41.8

9 yaş 6 ay

122.5

135.0

148.0

22.0

33.7

45.7

10 yaş

125.0

137.5

151.5

22.9

36.1

49.5

10 yaş 6 ay

127.5

140.6

153.0

24.1

38.5

52.8

11 yaş

130.0

143.5

158.0

25.4

40.8

56.5

11 yaş 6 ay

132.5

146.5

161.5

26.7

43.1

60.1

12 yaş

135.0

150.0

165.0

28.3

45.6

64.0

12 yaş 6 ay

137.5

153.0

167.5

30.0

48.0

67.5

13 yaş

140.5

156.0

171.5

32.0

50.4

70.4

13 yaş 6 ay

143.0

159.0

175.0

34.2

52.8

72.8

14 yaş

146.5

162.0

178.5

36.8

55.6

75.5

14 yaş 6 ay

149.0

165.0

181.0

39.5

58.3

76.0

15 yaş

152.5

168.0

182.5

42.1

60.9

76.5

15 yaş 6 ay

155.5

170.5

184.0

44.9

63.3

80.8

16 yaş

158.0

172.5

185.0

47.4

65.0

82.0

16 yaş 6 ay

160.0

173.5

185.0

48.4

66.2

82.7

17 yaş

162.0

173.5

185.5

50.4

66.7

83.0

17 yaş 6 ay

162.0

173.5

185.5

50.7

67.0

83.3

18 yaş

162.0

173.5

185.5

Kız Çocuklarda Boy Kilo Cetveli

Tabloda kız çocuklarınızın yaşlarına göre boy ve kilo ortalamalarını görebilirsiniz.

KIZ ÇOCUKLARDA BOY KİLO CETVELİ

KIZ ÇOCUKLARDA BOY VE KİLO CETVELİ

KİLO

YAŞ

BOY

Alt Sınır

Ortalama

Üst Sınır

Alt Sınır

Ortalama

Üst Sınır

3.3

Doğum

50.0

52

4.0

5.4

7.0

3 Ay

54.0

58.5

62.5

5.4

7.4

9.2

6 Ay

58.0

64.5

66.5

6.4

8.6

10.3

9 Ay

61.5

69.5

73.5

7.1

9.9

12.1

1 yaş

64.5

73.0

77

7.7

10.4

13.0

1 yaş 3 ay

68.0

76.5

81

8.3

11.0

13.7

1 yaş 6 ay

71.0

79.5

84.5

8.7

11.6

14.4

1 yaş 9 ay

73.5

83.0

88

9.2

12.2

15.1

2 yaş

76.5

85.5

91

9.5

12.7

15.7

2 yaş 3 ay

79.0

88.5

93

9.9

13.1

16.3

2 yaş 6 ay

81.5

90.5

96

10.2

13.5

16.9

2 yaş 9 ay

83.5

92.5

98

10.6

14.0

17.5

3 yaş

85.5

95.0

100

10.9

14.4

18.3

3 yaş 3 ay

87.0

96.5

103

11.2

15.0

19.0

3 yaş 6 ay

89.0

98.5

105

11.4

15.5

19.8

3 yaş 9 ay

90.5

100.0

106.5

11.6

16.0

20.6

4 yaş

92.0

102.0

108

12.0

17.1

22.0

4 yaş 6 ay

94.7

105.0

111.5

12.6

18.2

23.8

5 yaş

97.5

108.0

114.5

13.2

19.2

25.2

5 yaş 6 ay

100.5

111.0

116.5

13.7

20.2

26.5

6 yaş

103.0

114.0

121

14.4

21.3

28.3

6 yaş 6 ay

105.5

117.0

124

15.3

22.5

30.0

7 yaş

108.0

120.0

127

16.2

23.8

31.8

7 yaş 6 ay

112.0

122.5

130

17.3

25.4

34.0

8 yaş

115.0

125.5

133

18.6

27.4

36.5

8 yaş 6 ay

117.0

128.0

136

20.0

29.4

39.0

9 yaş

120.5

130.5

138.5

21.6

31.7

42.0

9 yaş 6 ay

123.0

133.5

141.5

22.0

34.0

45.0

10 yaş

125.5

137.0

144

24.8

37.0

49.3

10 yaş 6 ay

129.5

141.0

148

26.5

40.0

53.5

11 yaş

133.5

145.0

152

29.3

42.4

56.6

11 yaş 6 ay

137.0

149.0

157

30.4

44.8

59.2

12 yaş

140.5

152.5

160.0

32.5

46.8

61.5

12 yaş 6 ay

143.0

154.5

163.0

34.6

48.8

63.3

13 yaş

144.5

156.0

164.0

36.5

50.5

65.0

13 yaş 6 ay

146.0

157.5

165.5

38.0

51.8

66.3

14 yaş

147.5

158.5

167

39.3

52.5

67.5

14 yaş 6 ay

148.0

159.0

168.0

40.3

53.0

68.4

15 yaş

148.5

159.5

169.0

41.0

54.4

69.2

15 yaş 6 ay

148.5

159.6

170.0

41.8

55.0

70.0

16 yaş

148.5

159.0

171.0

42.5

55.5

70.5

16 yaş 6 ay

148.5

160.0

171.0

43.0

56.0

71.0

17 yaş

148.5

160.0

171.0

43.5

56.4

71.5

17 yaş 6 ay

148.5

160.0

171.0

44.0

56.6

18 yaş

148.5

160.0

Bu Cümleler Seni Mutlu Edecek

Bazen bir söz, hayatta daha mutlu olmak için ilham verir; işte bunu düşünerek birbirinden güzel 18 özlü sözü bir araya getirdik.

Risk alın. Aslında dağları yerinden oynatacak güce sahip olduğunuzu unutmayın. ‘Cheryl Richardson’

Milton, herkesin cenneti ve cehennemi içinde taşıdığını söyler. Siz, pişmanlık ve suçluluk duygularınızdan arınarak cennetinizi seçin. Böylece acılarınızı sevgiyle dindirip yaralarınızı saracaksınız. “Sylvia Browne”

Kafanızdaki tüm olumsuz düşüncelere sert bir sesle ‘defol’ deyin. Zihninizin tek yöneticisi sizsiniz ve kendi iyiliğiniz için çalışın. ‘Louise L. Hay’

Canınız sıkıldığında mutlaka bir şeyler yapın. Dışarı çıkın, su için, dans edin, dua edin, gezin. Can sıkıntısı depresyona kapı aralar. “Sylvia Browne”

Dünya barışına sahip olmanın yolu iç huzurdan geçer. Herkesin huzurlu olduğu bir dünyada elbette ki barış dolu olur. “Dr. Wayne W. Dyer”

Başkalarının sizi nasıl göründüğüne odaklanmaktan vazgeçin. Gerçekten mutlu olmak istiyorsanız, başkalarını memnun etmeye uğraşmayın. “Tavis Smley”

İlerlemek ve gelişmek için bir şey öğrenmeniz, üstlenmeniz ve uygulamanız gerekir. Öğrenin, üstlenin ve uygulayın. Bunları her zaman tekrarlayın.”Stephen Covey”

Besleyici gıdalar tüketerek daha hafif ve enerjik bir hayata sahip olabilirsiniz. Vücudunuza gösterdiğiniz özeni aslında ruhunuza gösterdiğinizi unutmayın. “Marianne Williamson”

Her zaman kendiniz ve başkaları için en iyi sonucu hayal edin, dileyin. Evrene ne verirseniz, onu alırsınız. “Leon Nacson”

Az konuşun, dürüst ve şefkatli olun, kibirden kaçının. “Daniel Levin”

Negatiflik ve şüphe duvarlarınızı yıkın. Hiçbir şey, hayallerinizi gerçekleştirmenize engel olmasın. “Keith Harrell”

Bugünün hazırlığı, yarının başarısını belirler. Bugününüzü, yarın karşınıza çıkacak fırsatlara hazırlık yaparak geçirin. “Keith Harrell”

Sırf eğlence olsun diye birşeyler yapın. Eğlence, hayatın en temel besinlerindendir. “Cherly Richardson”

Kendinize saygı duyun. Siz neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar verebilecek en iyi hakimsiniz. “Cherly Richardson”

Fikrinizi değiştirme hakkına her zaman sahipsiniz, nikah masasında bile! Eğer içinize sinmiyorsa, o fikri uygulamayın. “Cherly Richardson”

Karşınızdaki ister eski bir dost, isterse bir banka görevlisi olsun onlara yaklaşımınız, onların size yaklaşımını belirler. Yani, ne ekerseniz onu biçersiniz. “Deepak Chopra”

Düzenli olmak önemlidir çünkü evimiz, ofismiz, iş takvimimiz kim olduğumuzu yansıtmakla kalmaz, hayatta ne istediğimizi ve yol haritamızı da açıkç gösterir. “Julie Morgenstern”

Para, enerji ve hizmet takasıdır. Ne kadar para hak ettiğinizi düşünüyorsanız, o kadarına sahip olursunuz. ‘Louise L. Hay’

Diyet Yaparken İradeniz Nasıl Güçlenir

Özellikle diyetteyken birçok kadın kocaman bir paket çikolataya Laura Branigan’ın ”You take my self, you take my self control…” (”İrademi elimden alıyorsun…”) şarkısını adayabilir. Öz iradesini sevgilisinin elinden aldığından şikayetçi olan Laura Branigan’ın durumuna hepimiz, gün içinde stresin, diyetin, ve daha başka birçok kısıtlamanın etkisiyle düşebiliyoruz.

Peki neden bazı insanlar diyet süresi boyunca atanmaya aday bir asker gibi her denileni yerine getirirken, bazılarımız da elimize ne geçtiyse onu yemek ve bitirmek istiyoruz?

Özdenetim biyolojik birçok altyapının oluşturduğu psikolojik bir özellik. Ancak kısmen genetik olması, sizin kendinizi bu konuda geliştiremeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Diyette olsun, öfke kontrolünde olsun, üşengeçliği yenmekte olsun öz iradenizi geliştirmek için 3 stratejiyi yazacağım size:Gerçekten de bazı insanlar daha iyi bir özdenetime sahipler: Diyetlerinin gereklerini daha iyi uygularlar, sporlarını aksatmazlar, işlerini bırakıp gezmeye gitmezler ve birileri onları ajite etse de hemen sinirlenip bağırıp çağırmazlar. Peki kimimizin irade, kimimizin özdenetim diye adlandırdığı bu özellik genetik mi?

Iradeyi Güçlendirmek için 3 Strateji:

1. Neden kendinizi kontrol edemediğinizi düşünün.  Hayatlarımız stresli. Ailemize, patronumuza, annemize babamıza, dostlarımıza karşı sorumluluklarımız varken, bir de kendimize karşı sorumlu olmamız zorlayıcı olabiliyor. Bir senaryo düşünün, tüm gün zorlu bir proje üzerinde çalışmışsınız, üstünüzde patronunuzun baskısı, işten çıkınca yemeğe gideyim diyorsunuz. Ame en küçük pizza yerine orta boyu söyleyip hepsini bitiriyorsunuz ve bu sefer de şişkinlikten kendinizden rahatsız oluyorsunuz. ”Hem çok yedim, hem de spora gitmedim.” diyip iyice kızıyorsunuz kendinize. Ama kendinizi suçlayabilir misiniz? Eğer kararlarınızda sizin nelerin etkilediğinin farkına varmazsanız bu çıkmaza düşersiniz.

2. Bir mola verin. Tam orta boy pizzayı ısmarlayacakken kendinizi durdurun, bir mola verin. 1. maddeye dönün: ”Neden bunu istedim?” cevabını kendinize verdikten sonra bir de ”Neden küçük boyu ısmarlayacağım?” diye düşünün. İyi sonuçlara odaklanmak, insanların iradelerini test eden birşey olduğunda doğru karar vermelerinde önemli bir etken: ”Daha sağlıklı bir yaşam süreceğim (uzun vade) / Mayonun içinde bu yaz daha iyi gözekeceğim. (orta vade) / Küçük boyu yersem kendimi daha sonra kötü hissetmeyeceğim (kısa vade).” Günlük yaşantımızda bizim irademizi sınayan birçok olayla karşı karşıya kalıyoruz. Bu yüzden karar anında mola vermek, ve genel olarak kafamızı sakinleştirmek ve meditasyon yapmak irademizi güçlendirmekte etkili yöntemler.

3. Hareket biçiminizi değiştirin. İradeyi artırmak için ilginç bir yöntem, güçlü olmayan yönlerimizi kullanıp birşeyler yapmak: Örneğin, baskın olmayan elinizle bilgisayar farenizi kullanın, dişinizi fırçalayın ve belki de yazı yazın 2 hafta boyunca. Bunları yapmak ve başarabilmek irade gerektirir. Bunları yaptıkça disiplininiz artar ve bu disiplin hayatınızın başka yönlerine de yayılır. Duruş biçiminize dikkat etmek bile (dik oturmak, ayaktayken karnınızı içinize çekmek) öz denetiminizi artırır ve baskı altında bile sakin ve kontrolde olmayı öğrenirsiniz.

Kilo Vermek İçin Psikolojinize Dikkat Edin

Bayanların büyük bir kısmının arzusu sıkı, fit bir vücuda sahip olmaktır. Ancak diyet zamanında yapılan hatalar sebebiyle kilo vermek oldukça güç bir hal alıyor.

Diyete Karar vermek için psikolojinizin hazır olması veya psikolojinizi hazırlamalısınız. Kendinizi hazır hissettiğinizde kilo vermeniz daha kolaylaşacaktır.

Kilo Vermek İçin Yapılabileceklerm

  • Öncelikle diyetinizi uzun süreli yapmaya gayret edin. Kısa süreli diyetler kalıcı olmayıp, bir süre sonra verdiğiniz kiloları almanıza sebep olabilir.
  • Asla vazgeçmeyin. Arkadaşınız ile aynı diyeti uyguluyorsunuz ve o sizden daha fazla kilo veriyor olabilir. Her insanın metabolizma hızı gibi değerleri farklı olduğundan kilo verme farkı meydana gelebilir. Böyle durumlarda düzenli istikrar sağlanmalı ve diyete devam edilmelidir.
  • Diyet listesinin dışına çıkmayın. Diyet listeleri özenle hazırlanmış listelerdir. Genellikle kişiye özel hazırlanmıştır ve listenin dışına çıkmamalısınız.
  • Alacağınız yiyeceklere dikkat edin. Yiyeceklerinizi güvenilir kaynaklardan sağlayın. Mümkünse organik olarak beslenin. Elinizden geldiği kadar ev yapımı, doğal besinleri tüketin. Abur cubur besinlerden uzak durun, mümkünse abur cubur alternatifi sağlıklı besinleri tüketin.
  • Hedefinizi belirleyin. Örneğin: “bu ay yaptığım diyetin ile 10 kilo vereceğim” gibi sözlerle kendinizi diyete ikna edin.
  • Diyet esnasında istisnai hareketler yapmayın. Çevrenizdekilerin ısrarı ile diyetinizi yarıda kesmeyip, kararlılığınızı gösterin.
  • Kilo vermenin sadece beslenme ile kesişiyor olduğunu düşünmeyin. Diyet esnasında sadece beslenmenize değil, hal ve hareketlerinize de dikkat etmelisiniz. Düzenli olarak spor, egzersiz yapmayan birisi kilo vermek için oldukça zorluk çekebilir.
  • Diyetinizden zevk alın. Düzenli istikar ve inancı sağladıktan sonra uzun soluklu diyet yapabilirsiniz. Diyetinizi yaparken zevk almaya çalışın. Aksi takdirde diyetiniz size sıkıcı gelmeye başlayacak ve diyeti yarıda bırakma fikirleri olgunlaşacak.

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

Bitki Çayları ve Faydaları

Yeşil Çayın Faydaları;Günde 4-5 fincan yeşil çayın kanser üzerinde koruyucu etkisi vardır.Üstelik yeşil çay yaşlanma , yıpranmaya yol açan maddeleri vücuttan atılmasına yardımcı olur.Kalp sağlığını korur.Yeşil çayda bulunan polifenol ve kateşin adı verilen maddeler tümör oluşumunu etkiler.Yeşil çay tüketimi batıya göre daha çok olan Asyada Batıya göre daha az kanser vakası görülmektedir.

Ginseng Çayının Faydaları;Ginseng çayı yaşlılık ve ona bağlı etkileri azaltmaktadır.Bunun için ginseng çayının bir diğer ismide gençlik aşısıdır.Cinsel gücü,fiziksel ve zihinsel kapasiteyi arttırır.Sabah ve öğle günde 2 defa tüketimi idealdır.

Sarı Kantaron Çayının Faydaları;

-Hazmı kolaylaştırır
-Mide yanmasına iyi gelir
-Uykusuzluk konusunda rahatlatıcı etki yaratır.
-Kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar.

Ada Çayı Faydaları;

– Antiseptik özelliği var
– Direnci artırır
– Hafızayı açar
– Canlandırıcı etkisi var
– Bulantıyı kesiyor
– Hazım sistemini düzenliyor
– Göğsü yumuşatıyor
– Sinirleri yatıştırıyor
– Cilde iyi geliyor

Biberiye Çayı Faydaları;

-Sindirim sistemine yardımcı olur
-Kabızlığa iyi gelir
-İdrar söktürür
-Uykusuzluğa iyi gelir
-Vücuttan zehirli maddelerin atılmasında yardımcı olur
-Dolaşımı canlandırır

Defne Çayının Faydaları;

– Antiseptik özelliği var
– Hazmı kolaylaştırıyor
– Uykusuzluk problemine yardımcı oluyor
– Saç dökülmesini engelliyor
– Rahatlatıcı etkisi var

Melissa Çayının Faydaları;

-Antiseptik özelliği vardır
-Gerginliği alır.Uyumaya yardımcı olur
-Gazı giderir ve terlemeyi sağlar
-Mideyi rahatlatır,hazmı kolaylaştırır

Kişniş Çayı;

-Gaz giderir
-Hazmı kolaylaştırır

Kuşburnu Çayının Faydaları;

– C vitamini içerir
– Kabızlığın giderilmesine yardımcı oluyor
– Güç kazandırıyor
– Öksürüğe iyi gelir
– Alerji egzama ve hemoroide karşı yararlıdır

Ihlamur

-Öksürüğe iyi gelir
-Yatıştırıcı etkisi vardır
-Uykusuzluk problemine iyi gelir
-Balgam söktürücü etkisi vardır

İlginizi çekebilir :  Yeşil Kahve Faydaları

Nane Çayı Faydaları;

– Hafif antiseptik özelliği vardır
– Mide bulantılarına karşı etkilidir
– Koku verir ve ferahlatır
– Çarpıntıya iyi gelir
– Soğuk algınlığına iyi gelir
– Sinir sisteminde yatıştırıcı etki yaparak uyku problemlerine yardımcı olur

Papatya Çayı;

-Sindirim sistemini kolaylaştırır.
-İdrar attırır ve sinirleri yatıştırır
-Gaz giderir
-Antiseptik özelliği vardır

Sinameki Çayı;

– Bağırsak üzerinde müshil etkisi yapar.
– Kabızlık sorunu için önerilir

Rezene Çayının Faydaları;

– Sancıların giderilmesine yardımcı olur
– Mideye iyi gelir
– Sinirleri yatıştırır
– Gaz giderir
– Sindirimi düzenler

YazililarGaranti.Com İle Yazılı Sınavlarda Daha Yüksek Puan Alabilirsiniz

YazililarGaranti.Com İle Yazılı Sınavlarda Daha Yüksek Puan Alabilirsiniz

TÜM VİDEO PAKETLERİNDE

İNDİRİM KAZANMAK İÇİN

İNDİRİM KODUNUZ: 180052

ILKOKUL – ORTAOKUL – TEOG

İyi bir gelecek için yazılılardan alınan yüksek notların önemi tartışılamaz.

MEB’in yeni sistemiyle okul not ortalamaları Fen Liseleri ve Anadolu Liseleri’ne girişte 150 puana (Toplam puanın yaklaşık %30’u) kadar katkı sağlamaktadır.

Bu nedenle okullarda yapılan her yazılı sınavı geleceğimizi etkilediğinden gerçek yazılı denemeleri ve çözümleri hayati bir öneme sahiptir.

LİSE – YGS – LYS

Üniversite giriş sınavlarında okul not ortalamalarının etkisi giderek daha da artmaktadır. Lise öğrencilerinin not ortalamalarının yüksek olması üniversiteye girişte büyük avantaj sağlamaktadır.

Unutulmamalıdır ki lise yazılı ortalamasının 1 puan yüksek olması üniversiteye yerleşmede öğrenciyi 9000 kişinin önüne geçirebilmektedir.

Yazılıya Çalışmak Hiç Bu Kadar Kolay Olmamıştı

YazililarGaranti.Com Sitesindeki Yazılı Soru Videolarını İzleyerek ve İşleyerek Yazılılarda Çıkabilecek Soruları Çözmek Yazılıların Daha Kolay Geçmesine Yardımcı Olacaktır. Yazılı Korkusuna ve Çalışamadım Hangi Sorular Çıkacak Kaygısına Son Vermiş Oluyorsunuz.

Nasıl Satın Alabilirsiniz?

Öncelikle YazililarGaranti.Com Sitesine Üye Olmalısınız. Üye Olmak İçin Tıklayın

Üye Olduktan Sonra Belirtmiş Olduğunuz Mail Adresine Üyelik Doğrulama Linki Gönderilecektir Mail Adresinden Üyelik Doğrulamayı Yapınız.

Satın Almak İçin Sitenin Üst Kısmındaki SATIN Al Butonunu Tıklıyorsunuz. Ve Satın almak İstediğiniz Sınıfı Seçiyorsunuz.

yazililar-garanti-satin-al

VİDEO PAKETLERİNİ İNDİRİMLİ ALABİLİRSİNİZ?

Sınıfı Seçtikten Sonra İndirim Kodunu Girmelisiniz YazililarGaranti.Com Tarafından Sitemize Özel İndirim Kodu (180052) dir. İndirim Konudu İlgili Alana Eklediğinizde İndirim Yasıyacaktır.

yazililar-garanti-indirim-kodu-satin-al

KAZANACAĞINIZ İNDİRİM ORANLARI

İLKOKUL

Normal Fiyat 210 TL   >  İndirimli Fiyatı: 160 TL 

ORTAOKUL

Normal Fiyat  235 TL   >  İndirimli Fiyatı: 185 TL

LİSE

Normal Fiyat  260 TL   > İndirimli Fiyatı: 210 TL

TEOG PAKETİ

Normal Fiyat  430 TL   > İndirimli Fiyatı: 330 TL

YGS-LYS PAKETİ

Normal Fiyat  980 TL   > İndirimli Fiyatı: 780 TL

İndirim Kodunuz Olan 180052 Kodunu Girdiğinizde İndirim Yansıyacaktır. Ödemelerini İster Tek Çekim İstersenizde 9 Ay Taksit Seçenekleri İle Yapabiliyorsunuz.

yazililar-garanti-indirim-kodu-satin-al-odeme

DEMO DERS VİDEOLARINI İÇİN TIKLAYIN

TÜM VİDEO PAKETLERİNDE

İNDİRİM KAZANMAK İÇİN

İNDİRİM KODUNUZ: 180052

Hangi Sınıfların Yazılı Soru Videoları Var

  1. Sınıf Yazılı Soru Anlatım Videoları,
  2. Sınıf Yazılı Soru Anlatım Videoları,
  3. Sınıf Yazılı Soru Anlatım Videoları,
  4. Sınıf Yazılı Soru Anlatım Videoları,
  5. Sınıf Yazılı Soru Anlatım Videoları,
  6. Sınıf Yazılı Soru Anlatım Videoları,
  7. Sınıf Yazılı Soru Anlatım Videoları,
  8. Sınıf Yazılı Soru Anlatım Videoları,
  9. Sınıf Yazılı Soru Anlatım Videoları,
  10. Sınıf Yazılı Soru Anlatım Videoları,
  11. Sınıf Yazılı Soru Anlatım Videoları,
  12. Sınıf Yazılı Soru Anlatım Videoları,

Teog Sınav Hazırlık Soru Anlatım Videoları,

YGS-LYS Hazırlık Soru Anlatım Videoları,

Başlıca Tüm sınıfların Dersleri Olan 

Matematik Dersi Yazılı Soruları ve Anlatım Videosu,

Türkçe Dersi Yazılı Soruları ve Anlatım Videosu,

Sosyal Dersi Yazılı Soruları ve Anlatım Videosu,

Hayat Bilgisi Dersi Yazılı Soruları ve Anlatım Videosu,

Fen Dersi Yazılı Soruları ve Anlatım Videosu,

Fizik Dersi Yazılı Soruları ve Anlatım Videosu,

Kimya Dersi Yazılı Soruları ve Anlatım Videosu,

Biyoloji Dersi Yazılı Soruları ve Anlatım Videosu,

Geometri Dersi Yazılı Soruları ve Anlatım Videosu,

Edebiyat Dersi Yazılı Soruları ve Anlatım Videosu,

Din Kültürü Dersi Yazılı Soruları ve Anlatım Videosu,

İngilizce Dersi Yazılı Soruları ve Anlatım Videosu,

Tarih Dersi Yazılı Soruları ve Anlatım Videosu,

Coğrafya Dersi Yazılı Soruları ve Anlatım Videosu,

DEMO DERS VİDEOLARINI İÇİN TIKLAYIN

TÜM VİDEO PAKETLERİNDE

İNDİRİM KAZANMAK İÇİN

İNDİRİM KODUNUZ: 180052

Son zamanlarda zihnimi toparlayamıyorum, Ne yapılmalı

Günümüzün yaşam şartları, siyasi gündem, çalışma ortamı, mazide kalmış birçok acı hatıra, üzüntü veya pek çok stres faktörü zaman içerisinde beynin biyokimyasını değiştiriyor

Tabii bunlara sürekli ilerlemekte olan teknoloji, cep telefonları, trafik problemleri, kalabalık şehir hayatını da eklersek beyin yorgunluğu artık pek çok kişinin problemi haline geliyor. Zihin yorgunluğunda en çok karşılaşılan şikâyetler; unutkanlık, odaklanamama, konsantrasyon ve algılama eksikliği, öğrenme ve ezberleme zorlukları, beyinde ağırlık hissi, dikkatsizlik, tahammülsüzlük ve çabuk sinirlenme gibi belirtilerdir.

Beynim dolu olduğu için konsantre olmakta ve düşüncelerimi toparlamakta zorlanıyorum, yaşadığım olayların etkisinden kurtulamıyorum, son zamanlarda başarı grafiğim çok düştü, sağlıklı kararlar alamıyorum, işlerimi takip ve kontrol edemiyorum.

Hangi meslekler beyni yoruyor?

Ekonomik verilerle uğraşan kişiler, öğrenciler, yoğun iş temposuna maruz kalan yöneticiler ve onların elemanları en çok beyin yorgunluğu yaşayanlar. Ekonomik verilerle uğraşan birçok kişide bireyin verimliliği düşer. Yeni fikir üretmede güçlük yaşar, sorunlara pratik çözümler getirmez.

Analitik ve çözümleyici düşüncelerde olumsuz etkilenmeler yaşayabilirler, yatırım ve bütçe planlamalarında da hatalar yapabilirler. Aynı şekilde her zaman başarılı bir grafik çizen bir yöneticide de beyin yorgunluğu varsa performans düzeyi hızla düşmeye başlar. Kişi kendisindeki değişiklikleri fark eder fakat çoğu zaman adlandıramaz. Beyin yorgunluğu yaşayan çalışanlarda da aynı sonuçlar gözlenir kişisel üretim düşer. Çalışanın arkadaşları ile olan ekip ruhu ve diyaloglarında zedelenmeler yaşanır.

Kişiler daha sinirli ve alıngan davranışlar sergiler. Yoğun bir tempoyla çalışan öğrencilerde de durum farklı değildir. Ders notlarında ve algılamada güçlükler yaşanabilir. Dolayısıyla da bu durum karşısında bireylerin okul ve iş hayatı açısından olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilir.”

Nasıl atlatırız?

Kişi kronik stres oluşturan durumlardan uzaklaştırılmalıdır.

Sağlıksız çalışma ortamlarından uzak durulmalıdır. Çalışanların fiziksel sağlığı kadar ruh sağlıkları da düşünülmelidir.

Havasız mekânlarda insanların çalıştırılmasına engel olunmalıdır.

Günlük düzenli spor aktiviteleri yapılmalıdır. İş aktiveleri arasında ya da sonrasına herhangi bir müzik aletiyle uğraşmak beyni dinlendirir.

Yoğun iş aktiviteleri arasında tatil ve dinlenmeye zaman ayrılmalıdır.

Sınavlara hazırlanan öğrenciler, düzenli aralar vermeli ve aralarda spor, müzik gibi aktiviteler yapmalıdır.

Hangi gıdalar iyi gelir?

Fındık, ceviz, badem, çekirdekli kuru üzüm, yeşil sebzeler, böğürtlen, yaban mersini, somon ve sardalye balığı, üzüm suyu, elma, kepekli pirinç ve sıcak kakao beyin yorgunluğuna iyi gelen gıdalardır. Çay ve kahve de beyin yorgunluğuna iyi gelir.

 

Okan Bal

Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Terapisti

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü İçin
“Online Terapi” Randevusu Alabilirsiniz.

onlineterapim-randevual

Baş ağrısından kurtulmanın 5 yolu

Tabii uykusuzluk veya az su içmek gibi hatalı alışkanlıklarımızın tetikleyici rolünü de unutmamak gerekiyor. Yaşam kalitemizi olumsuz yönde etkileyen bu baş ağrısından günlük yaşam alışkanlıklarında düzenlemeler yaparak korunmamız mümkün.

1-Ilık havluyu şakaklarınıza koyun
Ilık havlu ya da bir beze sarılmış buz kalıpları alın, şakak ile boyun bölgesine yerleştirerek bir süre bu şekilde tutun. Ardından aynı işlemi 20 dakika arayla 3 kez tekrarlayın.
2-Gevşeme terapilerinden faydalanın
Gevşemek demek, televizyon karşısında koltuğa uzanmak değildir. Derin nefes alma, davranış terapileri ile akupunktur gibi gevşeme terapileri beyindeki serotonin düzeyini arttırıyorlar. Bu sayede baş ağrısından korunmada etkili oluyor.
3-Ne az, ne fazla uyku
Uyku eksikliği her türlü ağrı için tetikleyici oluyor. Uyku düzeninizi; vücudun ihtiyacı olan bir erişkin için günde ortalama 6 saatten daha az uyumamak ve 10 saati de aşmamak şeklinde düzenleyin.
4-Duruşunuza dikkat edin
Düzgün bir duruş, özellikle kasların gerginliğini alarak ağrıyı azaltmaya yardımcı olabiliyor. Ayakta iken omuzlarınızı geriye ve yukarıya doğru itip, karın ile kalça kaslarınızı içe çekerek bu postürü sağlayabilirsiniz. Otururken de vücudunuzun dik olmasına ve başınızı öne doğru eğmemeye özen gösterin.
5- Öğün atlamayın
Alınan gıdaların türünden çok, öğün atlamak, bir başka deyişle uzamış açlık, baş ağrısını tetikleyebiliyor. Bu nedenle ara öğünlerle birlikte günde 5-6 öğün beslenmeyi ihmal etmeyin.

Hamilelikte en sık rastlanan 5 şikayet

Hamilelik bir kadının hayatında belki de en heyecanlı ve keyifli süreç olsa da, vücutta oluşan fizyolojik, hormonal değişimler nedeniyle çeşitli sorunları da beraberinde getirebiliyor.Örneğin; bulantı, kusma, sırt ağrısı, halsizlik, midede yanma ve kabızlık gibi. Bu sorunlar bazı hamilelerde hafif seyrederken, bazılarında ise yaşam kalitesini ciddi boyutlarda etkileyebilecek kadar şiddetli gelişebiliyor. Neyse ki gerekli önlemler alınarak hamilelikte bu yakınmalardan büyük oranda korunmak mümkün olabiliyor.Üstelik yaşam alışkanlıklarında ve beslenme düzeninde alınacak basit yöntemlerle. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Belgin Selam, hamilelikte en sık rastlanan 5 şikayeti anlattı, bu sorunlardan kurtulmak için alınması gereken önlemleri sıraladı.

 1. BULANTI VE KUSMA

Bulantı ve kusma sabahları daha sık olmakla birlikte, günün her saatinde gelişebiliyor. Genellikle ilk hamileliklerde, genç kadınlarda ve ikiz hamileliklerde daha şiddetli oluyor.

Bulantılar, çoğunlukla 4 – 8 haftalıkken başlıyor ve 14 – 16 haftalar arasında azalıyor. Fakat bazı hamilelerde 3. aydan sonra başlayabiliyor ve bazılarında da tüm hamilelik süresince devam edebiliyor.

Ne yapmalısınız?

  • Sabah kalktığınızda bulantınız çok ise yataktan çıkmadan önce demli olmayan bir çay için. Yatağın başında galeta ve tuzlu kraker gibi kuru şeyler bulundurun.
  • Sabahları yataktan ani bir şekilde kalkmayın.
  • Hamileliğin erken döneminde sık görülen yorgunluk da bulantıyı şiddetlendirebiliyor. Dinlenmeyi ihmal etmeyin.
  • Mideyi tamamen boş veya tamamen dolu tutmak bulantıyı artırabiliyor. Gün içinde sık sık ve küçük öğünler şeklinde beslenin.
  • Yemekler sırasında az sıvı almak da bulantı sorununuzun hafiflemesine yardımcı olabiliyor.
  • Katı, kuru, yağsız ve tuzlu gıdalara yönelin. Tatlı veya meyve yediğinizde bulantınız olmuyorsa bunları da yiyebilirsiniz.
  • Hoş olmayan koku ve yiyeceklerden kaçının. Özellikle mutfak kokularından ve ağır parfümlerden uzak durun.
  • Tüm önlemlere rağmen bulantınız geçmiyorsa doktorunuza başvurun. İlaç tedavisi veya bir süre için hastanede yatışınız gerekebilir.

2. SIRT VE BEL AĞRISI

Hamilelikte hormonların etkisiyle eklemlerde gevşeme ve özellikle ilerleyen hamilelik haftalarında postür değişiklikleri bel ağrılarından sorumlu oluyor. Yürüyüş, eğilme ya da yük kaldırma hareketlerinin ardından hafif dereceli ağrı hissedilebiliyor. İlerleyen hamilelik haftalarında sırt ve bel ağrısının şiddeti artıyor. Bazı kadınlarda hamilelik sonrası da kalıcı şikayetler devam edebiliyor.

Ne yapmalısınız?

  • Hamilelikte aşağı doğru hareket ederken belden eğilmek yerine diz eklemlerinizi kullanarak çömelin.
  • Otururken belinizi destekleyen yastık kullanmaya çalışın.
  • Yüksek topuklu ayakkabılardan kaçınarak ortopedik destekli, az topuklu ayakkabılar kullanın.
  • Çok fazla a ağırlık kaldırmayın.
  • Uzun süre ayakta durmayın.
  • Yatakta çok yumuşak zemin tercih etmeyin.
  • Hafif ağrı kesici ilaç kullanabilirsiniz.
  • Sıcak uygulama yapın ve istirahat edin.
  • Sırt kaslarınızı güçlendirecek egzersizler uygulayın. Günlük 30-40 dakika yürüyüş, yoga ve yüzme gibi aktiviteleri düzenli yapmayı ihmal etmeyin.

3. HALSİZLİK

Erken hamilelik haftalarından başlayarak pek çok hamilede yorgunluk ve artan uyku ihtiyacı görülüyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Belgin Selam, bu sorunun genellikle hamilelikte artan Hormon seviyeleriyle bağlantılı olduğunu belirterek, “Özellikle hamileliğin ilk haftalarında gelişen bulantı ve kusma, halsizlik şikayetlerini arttırıyor” diyor.

İlerleyen hamilelik haftalarında ise uyku kalitesi zamanla azalabiliyor. Hamileliğin son aylarında uyku süreleri kısalıyor, huzursuz bacak sendromu gelişebiliyor. Kansızlık sorunu varsa demir ve B12 vitamin takviyeleri kullanılıyor. Tiroit fonksiyonlarında sorun mevcutsa, gerekli tedaviler uygulanıyor.

Ne yapmalısınız?

  • Hamileliğin ilk haftalarında artan uyku ihtiyacını doğal olarak kabul etmelisiniz. İlerleyen haftalarda gece uykusuz kaldığınız dönemlerde gündüz kısa süreli uyku molaları verin ve düzenli egzersiz yapın.

4. MİDEDE YANMA

Hamilelikte en sık görülen şikayetlerden birini midede yanma oluşturuyor. Hamilelerin yüzde 50-80’inde bu sorun mide içeriği ve asidin yemek borusuna kaçması sonucu oluşuyor. Rahmin büyümesi mideye baskı yaparak yukarı doğru itiyor. Progesteron hormonunun etkisiyle yemek borusunun alt seviyesini büzen kaslarda gevşeme görülüyor. Dirençli durumlarda ender de olsa endoskopi gerekebiliyor.

Ne yapmalısınız?

  • Az miktarda sık öğünler tercih edin.
  • Yemekten hemen sonra yatarak istirahat etmeyin.
  • Yatağınızın başucunu yükseltin.
  • Gerekirse yemeklerden sonra antiasit sıvı ya da tabletler kullanabilirsiniz.

5. KABIZLIK

Kabızlık da hamilelikte sık görülen bir sorun. Hormonların etkisiyle bağırsak hareketlerinde yavaşlama görülüyor. Büyüyen rahim ve bebeğin bağırsaklar üzerine bası yapmasıyla şikayetler artıyor. Özellikle hamilelikte demir takviyeleri kullanımı da bağırsak hareketlerini etkiliyor.

Ne yapmalısınız?

  • Sıvı alımı bağırsak hareketlerinin artmasında ve hamilelikte ortaya çıkabilecek kabızlık sorunlarının azalmasında etkili oluyor. Günde 1-2 litre sıvı alımını, su, süt ve ayran gibi içeceklerle sağlamalısınız.
  • İçerdikleri bol lif nedeniyle sebze ve salata ve ara öğünlerde de meyve tüketin. Aynı şekilde düzenli egzersiz yapmak ve probiyotik kullanımı da fayda sağlayacaktır. Gerekirse arada bağırsak hareketlerini arttıran hafif laksatifler de kullanabilirsiniz.

Hafızayı güçlü tutmanın 10 doğal yolu

Gün boyunca yediklerimiz, içtiklerimiz doğrudan beynimizin çalışma temposunu ve verimliliğini etkiler. Özellikle bilgi depomuz olan hafızanın gelişiminde de rol oynar. Besin yetersizliği ve kalitesizliği beyin fonksiyonlarında aksamalara sebep olabilir! Eğer siz de bu durumdan şikayetçiyseniz ya da önceden önleminizi almak istiyorsanız; bu doğal yöntemleri uygulamanız yardımcı olacaktır.

 Omega-3
Somon, alabalık, palamut, sardalya gibi omega-3 yağ oranı yüksek olan balıkları tüketmeye özen gösterin. Çünkü omega-3 yağı Alzheimer hastalığı riskini düşürür, hafıza kaybını önler, beynin sağlıklı çalışmasına yardımcı olur, kalp ritmini düzenler. Serotonin hormonu salgılatan o3 yağı kişinin kendisini iyi hissetmesine katkı sağlar.

Kepekli gıdalar

Beyin fonksiyonlarının enerji deposu olan kepekli ürünler, dikkat dağınıklığını azaltır, odaklanmaya yardımcı olur. Aynı zamanda kan dolaşımını düzenler. Sofralarda beyaz ekmek yerine kepekli ekmek tüketmenizi de tavsiye ederiz.

Yaban mersini

Koyu kırmızı ve mor renkli meyve ve sebze tüketimi hafızayı geliştirir ve kısa süreli hafıza kaybını önler. Yaban mersini bunlardan sadece biri. Stresi azaltır. Özellikle çalışan kesimin birincil doğal antidepresanıdır.

B vitaminleri

Özellikle B6 ve B12 vitaminlerinin tüketimi felç, bunama, Alzheimer hastalığı riskini azaltır. B vitaminleri bakımından zengin olan tavuk,balık,yumurta ve yeşil yapraklı bitkilerin tüketilmesi şiddetle tavsiye edilir.

Kuş üzümüİçerisinde bulunan C vitamini zihinsel çeviklik kazandırır. Yaşa bağlı olan bunamaya ve Alzheimer hastalığına karşı koruyucu görevindedir. Kuş üzümüyle beraber turunçgiller ve brokoli de bu korumayı destekler.
DomatesYaz mevsiminde salataların vazgeçilmezi olan, anti-oksidant özelliğiyle bilinen domates, vücuttaki hücre yenilenmesini hızlandırır ve hafızayı güçlendirir. Erken bunamanın ve kısmen Alzheimer hastalığının önüne geçer. Sofranızdan eksik etmeyin
Kabak Çekirdeği

Çinko bakımından zengin, sayısız mineral içeren kabak çekirdeği tam bir beyin dostu. Stresi azaltır, serotonin hormonu salgılatmaya yardımcı olur. Dizi veya film izlerken ayçiçeği çekirdeği yerine kabak çekirdeği tüketmenizi tavsiye ederiz.

Brokoli

C vitamininin yanında K vitamini deposudur. Sinir sisteminin dinç durmasını sağlar, reflekslerinizi kuvvetlendirir, beynin gelişimini hızlandırır. Ayrıca vücuttaki toksinlerin atılmasına büyük katkı sağlar. Detoks yapmak isteyenlere duyurulur.

Adaçayı

Diğer bir adıyla ’dişotu’ olarak bilinen adaçayı, hafızaya büyük katkısı vardır. Özellikle odaklanma sorunu yaşayanlar için bir numaralı doğal ilaçtır. Diğer bir yandan günlük stresi azaltır. Beyin nöronlarının arasındaki bağlantıyı kuvvetlendirir.

TÜİK verilerine göre, Türkiye’nin ortalama yaşam süresi 78 yıl

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi 78 yıl olarak hesaplandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “Hayat Tabloları, 2013-2015” istatistiklerini açıkladı. Buna göre, doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için toplamda 78 yıl olarak belirlendi. Söz konusu rakam 2014 yılında da 78 yıl olarak hesaplanmıştı.Doğuşta beklenen yaşam süresi, erkeklerde 75,3, kadınlarda 80,7 yıl olarak saptandı. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşarken, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,4 yılı buluyor.Çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki kişilerin ortalama kalan yaşam süresi 64,2 yıl olurken, bu süre erkekler için 61,6 yıl, kadınlar için 66,9 yıl oldu.Türkiye’de 30 yaşındaki bir kişi için ortalama 49,7 yıl olan kalan yaşam süresi, erkeklerde 47,1 yıl, kadınlarda 52,1 yıl olarak belirlendi. Bu yaş için kadın ve erkek arasındaki beklenen yaşam süresi farkı 5 yıl olarak hesaplandı.

Türkiye genelinde 50 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 30,6 yıl, bu süre erkeklerde 28,3 yıl, kadınlarda 32,8 yıl olarak belirlendi.Türkiye’de 65 yaşında olan bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 17,8 yıl olarak kayıtlara geçerken, bu süre erkeklerde 16,1 yıl, kadınlarda 19,4 yılı buluyor

Motive Olmanızda 15 Film Önerisi

Bazı filmler vardır ki, izledikten sonra sizi harekete geçirebilir ve kendi hayatınıza başka bir açıdan bakmanızı sağlayabilir. Özellikle kendi yaşamınızdaki sorunları çözmeniz konusunda size motivasyon sağlayabilir. Bu yazımızda sizi motive edecek 15 film önerisi paylaşıyoruz.

Zafer Bizimdir (WeAre Marshall)

Bir üniversitenin Amerikan futbolu takımı uçak kazasında hayatını kaybeder. Ansızın yaşanan bu kaza sonrasında takımın ve şehrin şampiyonadaki kaderi belirsizdir. Bir anda tüm sorumluluk genç koç Jack Lengyel’in omuzlarına yüklenir.

 

Annapolis

Prestijli bir deniz akademisine kabul edilen Jake kendisini bekleyen zorlukların farkında değildir. bu sürecin ne kadar zorlu olabileceğini bin bir zorlukla görür ve akademinin en sert subaylarından birinin saygısını kazanmak için çabalar.

 

Kazanma Sanatı (Moneyball)

“Oakland A” beysbol takımı en iyi oyuncularının takımdan ayrılması üzerine zor zamanlar yaşamaya başlar ama takımın yöneticisi BillyBeane tüm olumsuzluklara karşı takımını ayakta tutmaya kararlıdır.

 

Hayatımın Maçı (The Greatest Game Ever Played)

Herkes golfü zenginlerin oynadığı oyun olarak görürken işçi bir aileden gelen Francis’in hayali ise harika bir golf oyuncusu olmaktır. Hayatındaki zorluklara ve ona karşı çıkanlara rağmen hayalinin peşinden gitmeye devam eder.

 

Asla Pes Etme (Never Back Down)

Yeni taşındıkları şehre adapte olmakta zorlanan ve arkadaş edinemeyen Jake’in hayatı bir dövüş kulübüne katılmasıyla değişir. Ancak katıldığı kulüpte dövüşmenin yanı sıra hayata dair de birçok şey öğrenir.

 

Yenilmez (Invincible)

İşini ve karısını kaybettikten sonra 30 yaşındaki Vince profesyonel bir Amerikan futbolu takımının parçası olma hayalinin peşinden koşmaya karar verir.

Akıl Oyunları (A Beautiful Mind)

John Nash tam bir matematik dehasıdır kendine büyük ün getiren bir keşif yapar. Hayatı son derece mükemmel bir şekilde ilerlerken hiç beklenmedik gelişmelerde tepetaklak olacaktır.

 

Sınıf (Front of the Class)

Brad küçük bir çocukken bile öğretmen olma hayaliyle yanıp tutuşur ama 6 yaşından beri onunla birlikte olan hastalığı ona zorluk çıkarmaktadır. Ne olursa olsun hayalinin peşinden koşmaya kararlıdır.

 

Sokak Dansı (Step Up 2: The Streets)

Israrcılığı ve vazgeçememesi sayesinde Andy Maryland Sanat Okulu’na girmeyi başarır ama orda kalmak ve kendini ispat etmek için çalışmaya devam etmelidir.

 

Can Dostum (The Intouchables)

Zengin bir aristokrat olan Philippe geçirdiği kaza sonrasında kendisine bir bakıcı tutar. Aslında görünürde bu işe en az uygun olan kişiyi işe almış gibi görünse de ikilinin ilişkisi güzel bir hal alır.

 

Sosyal Ağ (The Social Network)

Harward’da okuyan iki sınıf arkadaşının hayatı ortak geliştirdikleri bir projeyle değişir.

 

Kör Nokta (The Blind Side)

Amerikan futbolu oyuncusu Michael Oher’in hayat hikayesinden esinlenilen bu filmde evsiz bir gençken hayatı değişen bir gencin hikayesi anlatılıyor.

 

Zoraki Kral (The King’s Speech)

Prens Albert için topluluk karşısında konuşma yapmak tam bir kabustur. Ama abisi tahttaki hakkından vazgeçince tahta çıkmak zorunda kalmıştır. Bir kral olarak toplum önünde konuşmayı öğrenmesi gerekecektir.

 

Çöl Çiçeği (Desert Flower)

Waris Dirie 13 yaşındayken zorla evlendirilmekten kurtulmak için ailesinin yanından kaçmıştır. Çocukluğunda sünnet edilen bu kadın ünlü bir model olmuş ve kadın sünnetine karşı yürütülen kampanyaların sesi olmuştur.

 

Her Şeyin Teorisi (The Theory of Everything)

Stephen Hawking’in hayatından esinlenilerek  beyaz perdeye aktarılan filmde Hawking ve eşinin yaşadıkları zorlukları görüyoruz ve aynı zamanda sevgi ve destekle nelerin üstesinden gelinebileceğini de.

PedagogSoru Sor

Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.