YGS 2017 sınav yorumları YGS soru cevaplar nasıldı?

2017 YGS bitti soru ve cevaplar da ÖSYM tarafından osym.ais’te öğrencilerin erişimine açılacak. Peki YGS soruları bu sene nasıldı zor muydu kolay mıydı? Öğrenciler tartışıyor. Siz de 2017 YGS soru yorumlarınızı yazın, paylaşalım… Adaylar YGS sonuçlarını, T.C kimlik numaraları ve şifreleri ile ÖSYM’nin “https://sonuc.osym.gov.tr” internet adresinden, SMS ve mobil uygulamalarından öğrenebilecek.

2017 YGS bitti öğrenciler şimdi YGS soru ve cevapları ÖSYM tarafından yayınlandı. Peki 2017 YGS soruları nasıldı Türkçe mi zordu matematik soruları mı zordu? Bu sene 2017 YGS soruları nasıldı, öğrenciler YGS 2017 matematik soruları, 2017 YGS türkçe soruları ve 2017 YGS sosyal bilimler soruları ve 2017 YGS fen bilimleri soruları cevapları nasıldı bunu tartışıyor. Türkçe daha zordu diyen de var matematik kolaydı diyen de… Üniversiteye girişin ilk aşaması olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)’na giren adaylar 2017 YGS soruları ve cevap anahtarına ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi sayfası ais.osym.gov.tr adresinden erişebilecekler.

YGS YORUMLARI 

YGS’den çıkan öğrenciler sosyal medyadan YGS yorumlarına başladı. Sosyal medyadan dikkat çeken ilk yorum ise ÖSYM’nin sınavda kullanılması için dağıttığı silgiler oldu. YGS yorumu yazan öğrenciler ‘Silmeyen silgi koymuşlar’ diyerek ÖSYM’ye tepki gösterdi.

GS 2017 TWITTER YORUMLARI

@haluk_levent Günaydın. Ygs’den sıfır çeken ilk 3 kişiyi Twitter’dan instagram’dan ve Facebook’tan takip edeceğim..

@daeguswagz Sınavdan çıktıktan sonra gelen keşke YGS ye çalışmaya anaokulunda başlasaydım düşüncesi  #ygs2017

@ygslystiwitleri Naneli ve limonlu şeker üretimi yapan bütün fabrikaların Allah belasını versin!

@dilandmiir Kızlar ygs den sonra ağlayacak bir omuz ararsanız ben burdayım

@xzehraefil Ygs yi boş verin ve mesneviden ders alın

@deadlosss ben artık ygs öğrencisi miyim 🙁

@omer_frk_1522 #ygs2017 Düsman dusmandir Almanya yine yapti yapacagini silgileri silmiyo Adamlar ince dusunuyor kdşm

@ygslysmatsoru Son sınıfların YGS ye girmesiyle birlikte 11 lerin içine düşen ateş..

@boyIebiseyaptim YGS sınavına giren öğrenci ve okul bahçesinde hatim indiren teyzelerimize başarılar. Ygs2017

@degisikruhhali Bugün YGS’ye girecek tüm arkadaşlarıma başarılar diliyorum, Allah zihin açıklığı verir inşallah istediğinizi elde edersiniz.

YGS SORULARI VE CEVAP ANAHTARI ÖSYM AİS SİSTEMİNDE OLACAK

Üniversiteye girişin ilk aşaması olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)’na giren adaylar 2017 YGS soruları ve cevap anahtarına ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi sayfası ais.osym.gov.tr adresinden erişebilecekler.

 

Sisteme TC Kimlik Numarası ve ÖSYM Aday Şifreleri ile giriş yapılabiliyor. Giriş yapılan sayfadan YGS 2017 Soru kitapçıklarına (YGS Temel Soru Kitapçığı) ulaşılabilecek.

Adaylar sisteme giriş yapmak için TC Kimlik No ve ÖSYM Aday Şifreleri’ni kullanmaları gerekiyor. Giriş yapılan sayfadan YGS 2017 Soru kitapçıklarına yani bildirilen adı ile ‘Temel Soru Kitapçığı’ na ulaşabilecekler.

YGS SORU CEVAPLARI HAKKINDA

Yükseköğretime Geçiş Sınavı; Türkçe, Sosyal Bilimler, Temel matematik ve fen Bilimleri olmak üzere 4 bölümden oluşur. Her bölümden 40 soru olmak üzere toplamda 160 soru sorulmaktadır. Sınav süresi, tek oturumda 160 dakikadan oluşmaktadır. lisans Yerleştirme Sınavı’na girmeye hak kazanabilmek için herhangi bir puan türünde 180 puanın geçilmesi gerekir.

Sınava giren adayın sınav sonuçları; YGS-1, YGS-2, YGS-3, YGS-4, YGS-5, YGS-6 olmak üzere 6 farklı puan olarak açıklanır.

 

YGS SINAVI 160 DAKİKA SÜRECEK

YGS (Yüksek Öğrenime Geçiş Sınavı) olarak adlandırılan birinci aşama sınavı 160 dakika sürdü. Sınavdan çıkan herkes YGS soru ve cevapları öğrenebilmek için bilgisayar başına geçti.

YGS’de uygulanan testlere verilen cevaplar, her test için ayrı ayrı değerlendirmeye alınacak. Adayların Türkçe, sosyal bilimler, temel matematik ve fen bilimleri testlerinden her biri için birer standart puanı hesaplanacak.

YGS’ye girenlere sonuç belgesi gönderilmeyecek. Adaylar YGS sonuçlarını, T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile ÖSYM’nin “https://sonuc.osym.gov.tr” internet adresinden, SMS ve mobil uygulamalarından öğrenebilecek.
YGS’de en az bir puan türünde 150 ve üzeri puan alamayan adayların, sınavsız geçiş hakkı olanlar hariç, YGS puanları ile bir yükseköğretim programını tercih etme ve LYS’lere girme hakları bulunmayacak. YGS puanı 150’nin altında olan adaylar için ilgili yerleştirme puanı (Y-YGS) hesaplanmayacak. YGS puanlarından en az biri 180 ve daha fazla olan adaylar, Lisans Yerleştirme Sınavlarına (LYS) girme hakkı elde edecek.

 

SONUÇLAR 28 MART’TA!

ÖSYM, sınav sonuçlarını 28 Mart’ta açıklayacak. Adaylara sonuç belgesi gönderilmeyecek. Adaylar YGS sonuçlarını, T.C kimlik numaraları ve şifreleri ile ÖSYM’nin “https://sonuc.osym.gov.tr” internet adresinden, SMS ve mobil uygulamalarından öğrenebilecek.

YGS’de en az bir puan türünde 150 ve üzeri puan alamayan adayların, sınavsız geçiş hakkı olanlar hariç, YGS puanları ile bir yükseköğretim programını tercih etme ve LYS’lere girme hakları bulunmayacak. YGS puanı 150’nin altında olan adaylar için ilgili yerleştirme puanı (Y-YGS) hesaplanmayacak. YGS puanlarından en az biri 180 ve daha fazla olan adaylar, Lisans Yerleştirme Sınavlarına (LYS) girme hakkı elde edecek.

 

 

RAKAMLARLA YGS 2017

150- YGS’NİN İLK BARAJI

900.000-EK PUAN MAĞDURU ÖĞRENCİ

24-TERCİH SAYISI

200.000-MİMARLIK BARAJI

40.000-TIP BARAJI

240.000-MÜHENDİSLİK BARAJI

150.000-HUKUK BARAJI

İşte 2017-YGS yorumları…

Türkçe, Sosyal Bilimler, Temel Matematik ve Fen Bilimleri testlerinden oluşan YGS saat 10.00’da başladı. 160 dakika verilen sınav tek oturumda tamamlandı.Saat 10.00’da başlayan ve 2 milyondan fazla adayın ter döktüğü YGS maratonu, 12.40’da sona erdi.

Peki öğrencilerden gelen sınava ilişkin ilk yorumlar nasıl?

@peopleofmonarch
Ygs ye hiç çalışmadığım halde beklediğimden iyi geçmesi…

@axingever30
Üniversite okumak isteyen 2 milyon genç ve buna engel olan bir adet YGS

@Onurayydin
Ygs optiğini sayısal loto kolonu gibi doldurdum beklentim büyük

@tnrverdisml
Bu kadar basit ygs mi olur ya

@batuhancirak11
Ölüm gibi birşey oldu ama kimse ölmedi -YGS-

YGS Bitti, LYS Nasıl Çalışılır

YGS Sınavı Bitti ve Artık Tek Gündemimiz var LYS Nasıl Çalışılır, LYS sınavının getirisi nedir, LYS için stratejiler, LYS’ye ne zaman başlanmalı, İşte Stratejiler

Öncelikle YGS sınavı zordu kolaydı, yapmıştım yapamamıştım, iyi geçti, kötü geçti tüm bunları düşünmekten vazgeçip LYS sınavına motivasyonunuzu arttırmakla başlamak gerekiyor.

Üniversite sınavı ikili sınav olduğu için YGS’ye değeri kadar bakmak lazım asıl belirleyicilik LYs sınavındadır ve geçmişte sizden önceki sınava girenlerde bu durum açık şekilde gözükmektedir.

YGS sınavında umduğunuzu bulamayıp LYS de o açığı kapatanlar çok sayıdadır. YGS iyi geçip buna güvenerek LYS ye fazla asılmayıp çuvallayanlarda yok değildir.

O Zaman YGS sınavı iyi geçende kötü geçende LYS deki performansı ile şekillenecektir. Unutmayın Klaisk olarak YGS %40 LYS %60 Etkili bunu asla unutmamak gerekiyor.

Ümitsizliğe kapılmadan veya çok fazla özgüvenle LYS umursamamazlık yapmadan Yeni bir çalışma takvimi belirleyip LYS için kolları sıvamalı ve yoğunlaşmalıdır.

Pekala ne zaman başlanmalı; LYS için YGS sınavın hemen ertesinde yani sınavdan sonra 3 günlük bir ara kafayı boşaltma stresi attıktan sonra 4. Gün artık LYS çalışma planlaması yapılmalı.

LYS için stratejiniz belli olmalı ve iyi bir çalışma takvimi ile çalışma planınızı belirlemelisiniz. Biliyorsunuz ki LYS genel anlamda ezberler, formüller ve daha somut bilgilerle ölçüm yapmaktadır. O nedenle çalışmalarınız bu bilgiler ışığında olmalıdır.

LYS çalışma takviminiz ve planınız için rehber öğretmeninizle veya bu işin uzmanlarıyla hazırlamanız ve takip sizin için daha yararlı olacaktır.

LYS için iyi çalışmalar dilerim.

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman

 

onlineterapim-randevual

 

Çocuğunuz hangi meslekte daha başarılı olabilir?

Çocukların hafıza türünün, başarılı olacağı mesleğin de işaretçisidir. Çocukların, meslek yaşamında başarılı olabilmesi için okul kayıt döneminde işitsel, görsel ve dokunsal hafızalarına göre sınıflandırılması gerekir.

Çocukların başarılı olacağı mesleğin belirlenmesinde, hafıza türüne dikkat edilmesi gerekmektedir.

GÖRSEL ÖĞRENCİLER 

Eğer bir çocuk bir markayı düşündüğünde billboarddaki fotoğrafları anımsıyorsa görsel hafıza tipine sahiptir. Görsel öğrencilerin dersi öğrenirken özellikle şekilsel notlar alması, onların öğrendikleri şeyleri çok daha iyi hafızada tutmalarını sağlar. Örneğin görsel hafıza tipine sahip bir öğrenci, Fatih Sultan Mehmet dönemini çalışırken Fatih’in Karadeniz’de aldığı yerleri akılda tutması için, Karadeniz’de yüzen bir sat komandosu çizerek, üzerine “SAT-K” yazması ve alınan yerler neresidir diye sorulduğunda baş harflerden yola çıkarak Sinop, Amasra, Trabzon ve Kırım diyebilmesi onun için eşsiz bir yöntemdir.

İŞİTSEL ÖĞRENCİLER 

Öğrenci bir markayı anımsadığında görsel reklamdan çok, aklına markanın radyoda çalan cingılı geliyorsa muhtemelen işitseldir. İşitsel yapıdaki bir öğrencinin mutlak surette çalışmalarını sesli yapması gerekir. İşitsel yönü kuvvetli bir öğrenci ses CD’leri ile çalışırsa öğrenme verimi maksimum seviyeye çıkar. Eğitim koçlarının en çok önem verdikleri CD ile öğrenme teknikleri işitsel öğrencilerde muhteşem sonuçlar vermektedir.

DOKUNSAL ÖĞRENCİLER 

Bir tekstil markasını anımsadıklarında, ürünün kumaşı ve dokusu aklınızda kalmış ise muhtemelen dokunsal bir yapıya sahipsiniz. Dokunsal öğrenciler hiperaktif olarak adlandırılan öğrencilerin büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır. Dokunsal öğrencilerin derse oturduklarında öğrenme konsantrasyon süreleri 20-25 dakikadır. Dolayısıyla dokunsal öğrencilerin görsel ve işitsel olan öğrencilerle aynı sınıfta ders görmesi onlara yapılacak en büyük köreltme yöntemidir. Dokunsal öğrencilerin Avrupa’da pek çok ülkede sınıfları ayrıdır ve teneffüs süreleri 25 dakikada bir 5 dakika şeklinde yürütülmektedir.

Öğrencilerin uzmanlaşacağı alanların, görsel hafıza tiplerine uygun meslekler olması gerekmektedir. Bunlar arasında, görsel sanatlar, bilgisayar, yazılım mühendisliği, mimarlık, dekorasyon, televizyon, ressamlık, grafikerlik, reklamcılık, moda tasarımcılığı gibi mesleklerin bulunmaktadır.

İşitsel öğrencilerin uzmanlaşacağı alanların, işitsel hafıza tiplerine uygun olması gerekmektedir. Örneğin pek çok kişiyi rahatsız edebilen bir makina sesi, işitsel bir insana bir şarkı gibi gelebilir, iletişimle ilgili konular, avukatlık, öğretmenlik, halkla ilişkiler, radyo, siyaset bilimi, uluslar arası ilişkiler, tercümanlık ve yöneticilik bu meslekler arasındadır.

Dokunsal öğrencilerin uzmanlaşacağı alanların, dokunsal hafızayı beslemesi gerekmektedir. Beden eğitimi öğretmenliği, tıp, diş hekimliği, aşçılık, çevre mühendisliği gibi doğayla özdeş, hareketli mesleklerin tam bu sınıfa hitap ettiğini kaydetti.

 

 

online-ogrenci-danismani-online-egitim-danismani-online-ogrenci-kocu-okanbal

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

 

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.
psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Online Terapi, Online Danışmanlık, Evinizden Terapi Yöntemleri

Kısaca Online Terapi yeni yaygınlaşmaya başlayan bir psikoterapi şeklidir. Terapist ile danışanı, internet ortamında kurulan görüntülü bağlantı aracılığıyla görüştüren bir uygulamadır. Online Terapi, özellikle farklı şehirlerde ya da ülkelerde ikamet eden kişilerle psikoterapi görüşmesi yapmayı mümkün kıldığı için, yadsınamayacak bir öneme sahiptir. Online Bağlantı ile psikoterapi, merkezimizde yüz yüze yapılan terapilerle aynı etik kurallara, yöntemlere ve ücrete tabidir.

Online danışmanlık ve terapi Türkiye’de yaygınlaşıyor. Online terapi, internetten psikolojik danışmanla konuşma yoluyla iletişim kurma ve bireysel terapiyi internet üzerinde sesli ve görüntülü konuşma şeklinde gerçekleştirmektir. Bu yöntem tüm dünyada yaygın olarak kullanıldığı gibi, ülkemizde de kullanımı hızla yaygınlaşmaktadır.

Online terapi için web kamerası olan bilgisayar, cep telefonu ve Skype, Hangouts  adlı görüntülü görüşme programlarından birisinin olması yeterlidir. Bu araçları kullanılarak ses ve görüntü kalitesi açısından sağlıklı, bir online terapi görüşmesi gerçekleştirilebilmektedir.

Günümüzde çoğu insan problemlerinin farkında olup yüz yüze bir terapiye gitmeye çekinebilir. Online terapi bu konuda probleminizin çözümü bulmak adına bir çözüm yolu olarak görülebilir.

 

Online Terapi ve Online Danışmanlıkta Hangi Konular Yardım Alabilirsiniz:

Bireysel Sorunlar

İlişki sorunları (İş ilişkileri, arkadaşlarla veya akrabalarla ilişkiler),

Çift, Evlilik ve aile sorunları,

Eğitsel Danışmanlık (öğrenci takip ve  diğer öğrenci sorunları)

Kaygılar (Sınav kaygısı, obsesyonlar (takıntılar) ),

Depresyon (Majör Depresiyon hariç),

Ergenlik Sorunları

Meslek Danışmanlığı

Tercih Danışmanlığı

 

Online danışmanlık hizmeti almak almak istiyorsanız, randevu al linkimizi tıklayarak online terapi veya online psikolojik danışmanlık almak istediğinizi bildiriniz. Talebiniz en kısa sürede değerlendirilerek size uygun bir görüşme saati belirlenecektir. İnternet üzerinden terapi görüntülü ve sesli görüşme imkanı sağlayan Skype, Google Hangouts programını kullanabilmeniz önemlidir.

Yüz yüze terapiye gelmekten çekiniyorsanız ve internet üzerinden yani online terapi görüşmesi yapmak size daha iyi hissettiriyorsa,Türkiye dışındaki bir ülkede yaşıyor ve bir danışmanla online görüşme yapmak istiyorsanız,  yoğun iş temponuz sebebiyle bir danışmanla yüzyüze terapi görüşmesi için zamanınız yoksa, online danışmanlık yardımı alabilirsiniz.

Online terapi uygulamaları, birebir görüşmeden çekinme durumunda insanların tercih ettikleri bir psikolojik destek türüdür. Önemli sınavlar yaklaştığında trafikte zaman kaybetmek istemeyen, online terapi yönteminden yararlanarak konforlu ve sessiz ev ortamlarında terapi seanslarını gerçekleştirebiliyorlar. Bazı danışanlarımız ise, bazı görüşmelerini yüz yüze, bazı görüşmelerini ise online gerçekleştirmek istiyorlar. Sağlıklı iletişim kurulabildiği sürece her iki yöntem de yararlı olmaktadır.

 

Hangisi Daha Etkili: Online Danışmanlık mi yoksa Yüz yüze Danışmanlık mi?

Aslında her iki yöntem de etkili. Önemli olan, içinden çıkamadığımız bir durumda uzman bir terapistten yardım almak. Bazen kendi kendimize düşünüp durduğumuz, tanıdıklarımıza açamadığımız bir konuyla ilgili yardıma ihtiyaç duyarız. Bazen konuyu tanıdıklarımıza açsak da bize işlevsel bir yol gösteremediklerini, ya da yaşadığımız problemi çözmemize yardımcı olamadıklarını görürüz. Problemlerin paylaşılması, en azından en yakınlarımızla paylaşılması, hiç konuşulmamasından çok daha iyidir.

İnsanların bazıları yüzyüze yapılan görüşmelere katılmak isterken, bazıları da online görüşmeleri tercih etmektedirler. Bu tercih tamamen kişiye özeldir. Bazılarımız bir terapi koltuğunda oturup terapistle karşılıklı olarak konuşmayı tercih ederken, bazılarımız da kendi evindeki koltuğunda otururken terapistle bilgisayar üzerinden görüşmeyi tercih ediyorlar.

 

Online-terapi hangi durumlar için uygun değildir?

  • Psikiyatrik atak veya psikiyatrik kriz durumları için uygun değildir.
  • 18 yaşından küçük bireylerle psikoterapi için uygun değildir.
  • Aile ve çift terapisi için uygun değildir.
  • İntihar düşünceleri ve kendine zarar verme gibi kritik durumların varlığında uygun değildir.
  • Kişinin başkaları tarafından zarar gördüğü durumlar için uygun değildir.
  • Madde bağımlılığının tedavisinde uygun değildir.
  • Obsesif Kompülsif Bozuklukların tedavisi için uygun değildir.
  • Cinsel İşlev Bozuklukların tedavisi için uygun değildir.

Yukarıda saydığımız durumlarda mutlaka yüzyüze terapiyi gerekli görmekteyiz.

 

Online Terapi, Online Danışmanlık için başvuru

İlk olarak, sorununuzun bizim yardım edebileceğimiz bir konu olup olmadığına ve online-görüşmeyle ele alınmaya uygun olup olmadığına dair bir ön değerlendirme yapmamız gerekmektedir. Bu değerlendirme öncelikle sizin haklarınızı korumak için gereklidir.

İnternetten online danışmanla konuşmak ve online danışmanlık desteği almak için randevu al linkimizden randevu talep ediniz. Randevunuz bize ulaşır ulaşmasa sizinle en kısa sürede iletişim kurulacaktır.

 

 

Başvuru için Tıklayın

Online-bağlantı için nasıl bir teknolojiye ihtiyaç var?

Güncel bir bilgisayar veya tablet ile kolayca bağlantı kurabilirsiniz. Bu işlem için aşağıdakiler yeterli olacaktır;

Hızlı bir internet servisi (Önerilir)
Bir bilgisayar veya tablet
Skype veya Google Hangouts programını indirmek
Skype veya Google Hangouts için bir kullanıcı hesabı oluşturmak (Kullanıcı hesabınız varsa bu işleme gerek yoktur.)

Bu konuda, e-mail (bilgi@okanbal.com ya da iletisim teknik destek alabilirsiniz.

 

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü Adına Profesyonel Danışmanlık Hizmeti

(Yüz-yüze veya Online Randevu) Alabilirsiniz.

psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Online Öğrenci Danışmanlığı ile Profesyonel Öğrenci Takibi

Sınava hazırlanan öğrencilerin en sık karşılaştıkları problemin başında motivasyonlarını koruyamamaları ve çalışma stratejilerini tam anlamı bilemediklerinden yorgunluk, yılgınlık ve isteksizlik ile beraber motivasyon düşüşleri yaşamaktadırlar. sınav sürecinin zamanla birlikte bir yarışma süreci olduğunu düşünürsek öğrencilerin bu konudaki karşılaştıkları sorunları profesyonel online öğrenci danışmanlığı ile üstesinden gelinebilecektir. Online Öğrenci Danışmanlığı ile öğrenci çalışma ortamı evinde takip edilmiş olup zaman kaybının önüne geçilmiş olacak. Öğrencinin takip süreci aileninde bilgi dahilinde olacak ve sınav konusunda her aile bireyinin sorumlulukları paylaştırılmış olacak. Böylelikle öğrenci daha stressiz ve sağlıklı bir sınav süreci ile sınava hazırlanmış olacaktır.

 

Online Öğrenci Danışmanlığının Öğrenciye Katkısı Ne Olacaktır

1- Öğrencinin sınav çalışma takibi daha sağlıklı olacaktır.

2- Öğrenciye çalışma programı hazırlama; kısa orta ve uzun vadeli hedeflerle takip etme.

3- Çalışma stratejileri ile program hazırlama ve daha etkili çalışmayı öğrenme.

4- Haftalık seanslar ve değerlendirme toplantılarıyla motivasyonu üst seviyede tutabilecek.

5- Sınav hazırlığında hangi derse nasıl ve ne kadar çalışacağını fark edecek.

6- Ders ve konu takibi ile eksik kalan konuları belirleyebilecek zamanını boş çalışmadan kurtarmış olacak.

7- Yaptığı denemelerin analizi ile sınavda karşılaşabileceği zorlukların üstesinden gelebilecek.

8- Mesleki danışmanlıkla kendi ilgi yetenek ve günümüzün koşulları değerlendirilerek meslek seçimi kolaylaşacak.

9- Çalışma kaynak önerileri, çalışma odası düzenlemesi ve zaman planlama konusunda daha bilinç olacak.

10- Öğrenci ve aile arasında daha sağlıklı iletişim kurulmuş olacak ve öğrenci takibi daha profesyonel bir süreçte olacaktır.

 

Öğrenci Danışmanlığında Öğrenci Takibi Nasıl Yapılıyor

Öğrenci ile ilk görüşmeden sınav gününe kadar devam edecek süreçte başlıca yapılacaklar listesi;

1- Öğrenci Takip Takviminin Belirlenmesi. (Haftalık, Aylık Takip Tarihleri)

2- Sınav Çalışma Programı ( Okul, Kurs ve Ev Çalışma Programı) Hazırlanması.

3- Haftalık seanslar

  • Çalışma programı takibi. (Aksayan çalışmalar belirlenmesi)
  • Kaynak kitapların takibi
  • Soru hedeflerinin takibi
  • Sonraki haftanın planlanması ve soru hedefi oluşturulması
  • Ders ve Konu Takibi
  • Eğer Deneme sınavı çözülmüşse Deneme analizi
  • Okul, kurs ve ev çalışmalarının değerlendirilmesi

4- Belirlenen Tarihlerde Değerlendirme Toplantıları ( Aile-Öğrenci Bilgilendirme)

  • Çalışmalarının grafik olarak analizinin yapılması.
  • Çalışma sürecinde öğrencinin karşılaştığı sorunların değerlendirilmesi.
  • Bir sonraki değerlendirme toplantısına kadar hedef belirleme.

4- Meslek testi uygulaması ve mesleki danışmanlık.

5- Öğrenciye özel psikolojik danışma konularında destek seansı.

 

Öğenci Danışmanlığı Görüşmeleri Nasıl Yapılacak ve Neye İhtiyaç Var

Güncel bir bilgisayar veya tablet ile kolayca bağlantı kurabilirsiniz. Bu işlem için aşağıdakiler yeterli olacaktır;

Hızlı bir internet servisi (Önerilir)
Bir bilgisayar veya tablet
Skype, Mesenger ve Google Hangouts veya diğer kullanılabilecek video görüntülü görüşme sağlayan herhangi bir pc programı.

Bu konuda, e-mail ya da telefon aracılığıyla ekibimizden de teknik destek alabilirsiniz.

 

Online Öğrenci Danışmanlığı Görüşmesini İçeriği Nasıldır?

Öğrenci ile yapılacak Seanslar öğrenci takip takvimi içerisinden belirtilen tarih ve saatte gerçekleşecektir.

Öğrenci ve aile bu takvimi takip etmede hassasiyet göstermelidir.

Her seans belirli bir zaman (Ortalama 60-90dk) arasındadır. Her seans kendisine özeldir ve kıymetlidir.

Öğrenci online görüşme yapacağınız yer ise, kendisini rahat ifade edebileceği ağırlıklı olarak kendi çalışma odası eğer internet bağlantısı ile ilgili sorun varsa herhangi bir rahat davranabileceği oda olabilir. Ancak yine de bu odada bazı düzenlemeler yapmanız gerekebilir.

Sessizlik: Odada müzik çalar, televizyon, cep telefonu, başka bir bilgisayar gibi dikkat dağıtacak aletlerin kapalı olmasına dikkat etmek.
Bölünme ve kesintileri önlemek: Görüşme sırasında odaya girip çıkan birilerinin olmaması, görüşmeyi bölebilecek olayların yaşanmaması için gerekli düzenlemeleri yapın. Seans sırasında Cep telefonunuzu kullanmamanızı özellikle rica ediyoruz.

 

Okan Bal
Uzman Psikolojik Danışman
Eğitim ve Öğrenci Danışmanı

 

Profesyonel Eğitim ve Öğrenci Danışmanlığı Desteği Almak İçin Randevu Alınız.
psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

İş Mülakatında Başarılı Olmanın Sırları

Yüksek lisans veya iş için başvurularınızı yaptınız, kağıt üzerinde istenilen her şeye uygun bir CV’niz var. Geriye bir tek mülakat kalıyor. Peki, mülakatta elenmemek için neler yapılmalı?

  • Mülakat odasına alındınız, muhtemelen el sıkışmak gerekecek. Yapılan araştırmalar, sıcak ve kuru ellerin güven verdiğini, soğuk ve nemli ellerinse itici geldiğini gösteriyor. Mülakattan önce ellerinizi lavaboda ısıtabilir veya sıcak bir kahve fincanı tutabilirsiniz.
  • Ellerinizi sürekli hareket ettirmeniz karşınızdaki kişinin dikkatini dağıtacaktır. Aynı zamanda, kollarınızı göğsünüzde kavuşturmamalısınız çünkü bu kendinizi kapattığınız izlenimi yaratır.
  • Bazı pazarlamacılar, mülakatı yapan kişinin güvenini kazanmak için onların hareketlerini yansıtma tekniğini kullanırlar. Yani, onların hareketlerini, tonlamalarını, jestlerini, nefes alıp verme hızlarını kendinize uygulayarak iletişim kurabilirsiniz. Ancak bunu yaparken çok da göze batmamak gerekir.
  • Mülakat sırasındaki en önemli kurallardan biri, heyecanlı olduğunuzu belli etmemenizdir. Özgüveni olan kişiler, mülakatı yapanlar üzerinde daha iyi bir etki bırakırlar. Tedirgin adaylar kadar aşırı özgüvenli davrananlar da olumsuz bir izlenim bırakırlar. Kibar ve normal davranmak gerekir.
  • Mülakat sırasında kısa ve hızlı nefes alıp vermemek, sorulan soruları hemen cevaplamadan önce biraz düşünmek heyecanı gizlemek için uygulanabilecek yöntemlerdendir. Çünkü yavaş ve sakin nefes alıp vermek, her tür baskı altında sakin tavırlı davranacağınız izlenimi yaratır.
  • Sorulan soruları sonuna kadar dinlemeli, karşınızdaki kişinin sözünü asla kesmemelisiniz.
  • Mülakatı yapan kişilerin tepkilerini ölçmek, söylediklerinize ilgi gösterip göstermediklerini anlamanız açısından önemlidir. Eğer ilgileniyorlarsa güvenle konuşmaya devam edebilir, onlara başvurunuzu neden kabul etmeleri gerektiğini anlatabilirsiniz.
  • Mülakattan önce başvuru yaptığınız yerin ihtiyaçlarını, sorunlarını ve isteklerinizi araştırmanız gerekir. Buradan yola çıkarak, hem kendinizi tartabilir hem de mülakatı yapan kişileri “uygun” olduğunuz konusunda ikna edebilmek için doğru ifade şekilleri bulabilirsiniz.
  • Geçmiş başarılarınız ve sorunları nasıl çözdüğünüze yönelik açıklamalarınız hem konuşurken kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar hem de karşınızdakilere tecrübenize dair güven verir.

Kaynaklar: http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/03/160330_vert_cap_is_mulakati

 

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü Adına Profesyonel Danışmanlık Hizmeti

(Yüz-yüze veya Online Randevu) Alabilirsiniz.

psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Çocuğum Büyüyünce Ne Olmalı?

Yaptığım işi sevmiyorum, diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Mutsuzluğun faturası her daim üniversite tercihlerine kesilse de en büyük sorun, ebeveynlerin küçük yaşlarda çocukları yanlış yönlendirmesinde. Uzmanlar gelişim sürecinde yapılan ‘iyi gözlem’in mesleki kararsızlıkları ortadan kaldıracağını söylüyor.

Bir öğrenci üniversiteyi yarıda bırakıp sınava giriyor, başka bir öğrencinin dilinde, “Okuduğum bölümü sevmiyorum…” cümlesi. Birler bir araya gelince kalabalık bir kitle oluşuyor. Yaptığı işi sevmeyen, mutsuz, keşke kelimesini sık sık kullanan bir kitle. Bu durum masaya yatırılırken karşımıza her zaman üniversite tercihleri çıksa da asıl sorun, bireyin küçük yaşlarda yanlış yönlendirilmesinde.

Anne-baba çocuğunu gözlemlemeli (özellikle anaokulunda ve ilköğretim birinci kademede), kendini geliştirebileceği alana yönlendirmeli. Kas gelişimi iyi olan bir çocuk spora, el beceresi gelişmiş bir çocuk el sanatlarına yönlendirilirse (bir de severek ilgileniyorlarsa) ilerde başarılı olma ihtimali oldukça yüksek. Ancak şu ayrıntıyı göz önünde bulundurmak lazım: “Her çocuğun kişisel özellikleri farklı. Çocuk kardeşiyle bile kıyaslanmamalı.”

Bu aşamada ebeveynin gözlemi ve çocuğu doğru alana yönlendirmesi yeterli değil. Ona hareket alanı tanımalı, alanını çeşitlendirmeli. Çocuk farklı şeyleri dener, aile sürekli gözlemler. İlgi alanı ve yeteneğine göre de kendini yetiştirmesi sağlanır. Çocuk iyi resim çiziyorsa resim kursuna gönderilir, müzik kulağı iyiyse bir enstrüman alınır. Bunun için illa büyük paralar harcanarak özel hocalar tutulmasına gerek yok. Örneğin bir çocuğun görsel hafızası çok iyi. Ebeveyn bir legoyla gelişimine katkıda bulanabilir. Legoya para vermek istenmiyorsa bir gazeteyi parçalayıp lego gibi kullanabilir.

Bu konuda dikkat edilmesi gereken başka bir nokta daha var: Proje çocuk… Aile her yönüyle donanımlı olsun diye bale, basketbol, tiyatro vb. kurslara gönderirse çocuk tempoyu kaldıramaz. Hatta istekli değilse bir süre sonra bunlardan nefret eder, büyüyünce bu tür sosyal aktivitelerle arasına mesafe koyar. Ailenin kafasında çocuğu için meslek belirlemesi yanlış. Çocuğun yeteneklerini göz ardı edip buna yönelik yetiştirirse onu, mutsuz bir birey daha dâhil olur aramıza. İyi bir iş sahibi ama mutsuz bir birey.

Günümüzde doktor olup keşke mühendis olsaydım.” diyen kişilerin sayısındaki artışı buna bağlıyor. Çünkü ailelerde mesleki sınıflar var. Çocuk ‘doktor olsun, mühendis olsun’ yeter. Yeteneği ya da isteği önemli değil bu düşünce yanlışlığına düşmemek lazım. Bunun için “Doktor olmak huzurlu olmak demek değildir. Seçimlerde çocuğa da söz hakkı tanınmalı. Ebeveyn çocuğun yeteneklerini keşfedip rehberlik etmeli. Farklı kabiliyetleri varsa bunu geliştirmek için (Teknik lisede olabilir) yönlendirilmeli.

Erken Teşhis Hayat Kurtarır!

Çocuğun rol modelleri sürekli değişiyor. Bir şeyler anlatırken sunucu olmak, hasta olduğunda doktor olmak isteyebilir. Özellikle ergenlik döneminde kararsızlık artar. Üniversite çağına geldiğinde mantıklı kararlar vermeye başlar. Çocuktaki bu değişim oldukça normal. Önemli olan geçiş dönemlerinde (ortaokulu bitirirken, üniversiteye başlarken) çocuğa doğru rehberlik hizmeti vermek. Yetenekler ne kadar erken teşhis edilirse o kadar iyi. Anaokulunda ve ilköğretimde öğretmenlerle iyi iletişim kurup çocuğun eğilimlerini tespit etmek gerekiyor. Bunun için bazı testlerden de faydalanılabilir. Özel merkezlerde zeka, mesleki eğitim, temel kabiliyet testi yapılıyor. Temel hedef çocuğun dil yeteneğini, akıl yürütme becerilerini vb. çözmek.

 

Çocuğunuzun Akademik Gelişimini Bir Eğitim Danışmanı Tarafından Takip Edilmesini İstiyorsanız Eğitim Danışmanından Randevu Alınız.

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü Adına Profesyonel Danışmanlık Hizmeti

(Yüz-yüze veya Online Randevu) Alabilirsiniz.

psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

İş Görüşmelerinde Kullanabileceğiniz 7 Psikolojik Püf Nokta

İş görüşmelerinde ne söylediğiniz kadar nasıl davrandığınız da önemlidir. Görüşme yaptığınız kişiler bilinçli olarak sözlü cevaplarınızla ilgilenir notlar alırlarken aslında bir yandan da vücut dilinizden kişiliğiniz ve tutumlarınız hakkınızda da bilgi sahibi olurlar. Vücut dilinizle doğru sinyaller verebilmeniz için aşağıda belirteceklerimizin size yardımcı olmasını umuyor ve başarılı iş görüşmeleri diliyoruz.

1.Isının

Susan Bearry iş görüşmesine girmeden önce tuvalette sıcak su veya el kurutma makinesi ile ellerinizi ısıtmanızı öneriyor. Belirttiğine göre kuru ve sıcak eller kendinden emin olmanın bir işareti olarak algılanıyor. Soğuk ve terlemiş eller gergin olduğunuza işaret edebilir.

2.Davranışları taklit edin

Görüşmeyi yürüten kişinin hareketlerini taklit etmeniz o kişiye aslında ne kadar benzer olduğunuz mesajını verir. Yalnız bu noktada dikkat etmeniz gereken nokta karşınızdaki kişinin karşısında bir ayna olduğu hissini ona yaşatıp onu ürkütmemeniz. Uygun bir örnek vermek gerekirse, karşınızdaki kişi sol eliyle burnuna dokunduğunda siz de sağ elinizle hafifçe yüzünüze dokunabilirsiniz.

3.Zamanınızı iyi kullanın

Size bir soru sorduklarında kendinizi hızlıca cevap vermek zorunda hissedebilirsiniz ama cevap vermeden önce birkaç saniye düşünüp düşüncelerinizi toparlamaktan çekinmeyin. Bu şekilde düşünmeden ağzınızdan çıkıveren kelimelerden pişman olma riskini en aza indirmiş olacaksınız.

4.Vücut dilinizi takip edin

Herkesin gergin zamanlarında fark etmeden gerçekleştirdiği parmaklarını çıtlatmak, bacağını sallamak, kalemle oynamak gibi huyları olabilir. Fakat bu alışkanlıklar karşımızdakine yanlış izlenimler verebilir bu sebeple vücut dilinizi takip edip bu hareketlerden kaçınmalısınız.

5.Görüşmecinizle bağ kurun

Görüşmecinizle ortak bir noktanız olduğunu bulmak kişisel bir bağ yaratır ve bu sizi daha akılda kalıcı ve sevimli bir hale getirir. Susan Bearry, görüşmecinize zekice iltifat etmenin, sizi birbirinize bağlayacak bir konu bulmanın önemli olduğunu belirtmiştir.

6.İdeal iş görüşmenizi gözünüzde canlandırın

John Sannicandro, iş görüşmesinden birkaç gün önce görüşmeniniz kafanızda canlandırmanız gerektiğini söylüyor. Görüşmede nasıl bir duygu durumu içerisinde olmak istediğinizi günler öncesinden tecrübe etmeye başladığınızda o an geldiğinde daha rahat olacağınızı da ekliyor.

7.Görüşmecilerin yüzündeki ipuçlarını okuyun

Görüşmeyi yürüten kişinin vücut dili görüşmenin nasıl gittiği hakkında size geri bildirim verecektir. Örneğin bakışlarını size kilitlemiş bir görüşmeci muhtemelen daha fazla ayrıntı vermenizi bekliyordur.

 

Sorunlarınızın Daha Sağlıklı Çözümü Adına Profesyonel Danışmanlık Hizmeti

(Yüz-yüze veya Online Randevu) Alabilirsiniz.

psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Mühendisler Ne İş Yapar ve Ne Kadar Kazanırlar?

Mühendis dallarından herhangi birisi tercih edilirken dikkate alınan kriterlerden en önemlilerinin başında, mevcut ülke şartlarında kazanabileceği ortalama maaş miktarı gelmektedir. Ancak çoğumuz tam anlamıyla hangi mühendislik dalının hangi işi yaptığını ve ne kadar ortalama maaş aldığını bilmeden, kulaktan dolma bilgiyle o bölüme yöneliriz. Peki gerçekten, mühendisler ne kadar kazanıyor ve yaptıkları işler tam manasıyla neler? Haberimizin detayını yazımızda bulabilirsiniz.

Elbette ki hepimiz çalışmamız karşılığı olarak ferah ve rahat bir hayat standardına sahip olmak isteriz. Grafikte görüldüğü üzere açık ara önde olan petrol mühendisleri. Ancak bu grafiklerdeki veriler tabi ki de dünya standartları verilerine göre tasarlanmış. Her ülkede iş yapan sektör değişiklik gösterebilir. Örneğin, yurdumuzda özellikle makine, inşaat, bilgisayar ve elektrik mühendisleri ya da bu bölümlerin türevlerinde iş yapanlar ciddi paralar kazanabilmektedirler. Diğer mühendislik dallarında kazanmak daha zor olmakla beraber, işini iyi yapan ve özgün olan yaratıcı insanlar her daim kazanır ki bu da bilinen bir gerçektir.


Şekil 1: Alınan eğitim seviyesine göre kazanılan maaş grafiği.
Ülkemiz inşaat sevdalısı bir memleket olduğundan inşaat mühendisliği alanı çok fazla mezun vermesine karşın hala sektöre yeni adaylar almaya açık bir bölümdür. Otomotiv, makine, elektrik-elektronik, bilgisayar mühendisliği gibi revaçta bölümler çok hızlı gelişmekte olup özellikle bilgisayar mühendisleri, yazılımcılar ülkemizde çok ciddi rakamlarda maaşlar alabilmektedirler. Üst düzey şirketlerin yönetim kadrosu ise genellikle Makine mühendisleri arasından seçilmekle beraber MBA yapmış endüstri mühendisleri ve kendini yetiştirmiş diğer mühendislik disiplinlerinden gelmiş adaylarda öne çıkmaktadır. Üst düzey yönetici- Ceopozisyonunda çalışan Makine ve Endüstri mühendisleri %31 ile zirvede yer almaktadırlar. Ülkemizi yöneten, geliştiren ve çağ atlatan mühendislik dalları gerçekte ne yapar? Bunu irdeleyelim…

► Petrol Mühendisleri

Petrol mühendisleri ülkemizde pek iş bulamaz diye bilinirdi ancak bir gazete de çıkan ilan tüm fikirlerimizi alt üst etti. Devlet, aylık 15 bin dolar maaşla yurt dışında çalışabilecek mühendis arıyor ilanı herkesi petrol mühendisleri ne iş yapar sorusunu sordurttu. Petrol mühendisleri yeni doğal gaz rezervi bulmaya uğraşmanın yanı sıra bu doğal gazı nasıl daha ekonomik ve kolay şekilde çıkarabilirim sorusunun cevabını arayandır. Ülkemizde ender olması sebebiyle değerli olan bir mühendisliktir.

► Nükleer Enerji Mühendisi

Özellikle ülkemizde Mersin Akkuyu’da kurulması planlanan nükleer santralinde çalışacak mühendis alımı olacağı haberi ile duyulan bir bölümdü. Söz konusu santralde çalışacak kişiler, ilk olarak Rusya’da uzun bir eğitim sürecinden geçirilip, ortalama 3.000 dolar gibi doygun bir maaşla işe başlayacağı duyurulmuştu.

Nükleer santrallerde çalışan mühendisler birçok konudan sorumludur. Özellikle nükleer atıkların zararsız bir şekilde saklanması, nükleer madde içeren sistemlerin tasarlanması ve en dikkat çekici nokta ise acil bir durumda nükleer santrali en güvenli şekilde kapatmak ve toplumda görülebilecek etkileri sıfıra indirgemenin tüm yollarını en ince ayrıntısına kadar bilmek, bu dalda çalışan mühendislerin sorumlulukları altındadır.

Bilgisayar ve Yazılım Mühendisleri

Artık sınırsız kaynak elimizin altında, online olarak üniversite bitirmek bile mümkün. Hayatımızı kolaylaştıran tüm araçlar, bilgisayar başında bin bir zahmetle yazılan kodlara bağlı desek yanlış olmaz. Onlar kullanıcı ihtiyaçlarına odaklanmak ve gelişmiş sistemler geliştirmek için çalışıyorlar. Daha gelişmiş sistemler üretmek için bir sürü  yazılım dili mevcuttur. Bu mühendislik dalı özellikle ülkemizde çok popüler olmuştur. Ancak ciddi anlamda zaman harcanmadığı sürece kendinizi geliştirmenin pek mümkün olmadığı bir daldır. Uzun süreli eğitimler ile sağlam altyapıya kavuşan bir bilgisayar mühendisi iyi bir maaş ile çalışabilmektedir. Mühendislik sektörü her daim bilgisayar mühendisine ihtiyaç duyar. Bu sebepten işsizlik oranı diğer alanlara göre daha düşüktür.

Makine Mühendisleri

Ülkemizde %31’lik bir oranla en çok Ceo barındıran mühendislik dalıdır. Ar-Ge alanında çok iyi rakamlar kazanılabildiği gibi pazarlama alanında yetenekli bireyler çok yüksek miktarda prim ve maaş alabilmektedirler. Makine mühendisliğinin en önemli avantajı, ayrıldığı kollarının çok fazla olmasıdır. Kişiyi yönelmesi için tek bir alana zorlamaz. Birey, otomobil fabrikasında da çalışabilir ya da torna, freze, klima vs pazarlayan bir firmada pazarlama yapıp prim üzerinden iyi maaş da alabilir. Yeni ürünler geliştirmek, daha ekonomik ve daha pratik makine tasarımları yapmak ve geliştirilen tüm her şeyin pazarlamasını yapmak makine mühendislerinin görevleri arasındadır.

İnşaat Mühendisleri

Ülkemizde en çok tercih edilen mühendislik dalıdır. İnanılmaz boyutta mezun vermesine karşın, yurdum insanı bina yapma sevdalısı olduğundan açıkta kalmaları zordur. O yüzden okullardaki kontenjan ne kadar çok artırılsa da hala popülerliğini korumaktadır. Yapıların plan, proje, denetlenmesi ile ilgili uğraşan mühendislik dalıdır. Ülkemizde iş bulma olasılığı çok yüksektir.

Elektrik Mühendisleri

Arabaların, robotların, navigasyon cihazlarının ve aklımıza gelebilecek her türlü cihazın elektrik aksamından sorumlu mühendislik dalıdır. Mevcut sistemleri geliştirmek, elektriğin üretildiği ilk noktadan son tüketici noktasına kadar minimum kayıpla taşınması, dikilecek direk sayısı, izolasyon koşulları, trafolar ve hayatımızı kolaylaştıracak yeni elektronik sistemlere imza atmak elektrik mühendisliğinin amaçlarındandır.

Yukarıda sayılan mühendislik dalları ülkemizde en çok rağbet gören ya da 5 senelik bir etapta rağbet görülmesi beklenen (nükleer enerji mühendisi gibi) mühendislik dallarıdır.
Bireyler mühendis olmak istiyorlar ise, aile ya da akraba çevresinden etkilenmek yerine uzun uzun araştırmalar yapıp en çok ilgisini çeken, kafasının yattığı ve kendini o konuda gelişmeye hazır hissettiği bölüme yönelmelidir. Yaptığınız tercihin kendiniz için doğru olması dileği ile…

Önümüzdeki 10 yılda hangi meslekler revaçta olacak

Geleceğin meslekleri deyince, hayal dünyanızı zorlayabilirsiniz. Ancak önümüzdeki 10 yıl içinde büyük bir istihdam alanı vadeden meslekler çoktan ortaya çıktı. Uygulama geliştiriciliği, pazar araştırma analistliği, sağlık servisleri yöneticiliği gibi alanlarda, ortalama yüzde 20’lik bir büyüme olacağı tahmin ediliyor. Yaşlanan nüfus ve uzun yaşam süreleri sağlık alanlarını güçlendiriyor. Gelişen bilgisayar teknolojileri ise geleceğin mesleklerini şekillendiriyor. ABD merkezli iş ve finans dergisi Kiplinger, gelecek 10 yılda öne çıkacak meslekleri belirledi.

Hemşirelik

Dünya nüfusu ve yaşam süresi ortalamaları gün geçtikçe artıyor. Ülkelerde halk sağlığı politikaları iyileşiyor. Bu sayede bir önceki yüzyıla göre daha çok insan, sağlık hizmetlerinden faydalanıyor. Ortalama yaşam süresinin yüksek olduğu ABD gibi gelişmiş ülkelerde özellikle hemşirelik gibi sağlık alanlarının parlak geleceği dikkat çekiyor. 2015-2025 arasında bu meslekte yüzde 25.7’lik bir büyüme öngörülüyor. Kurulan yeni hastaneler, sağlık merkezleri, nitelikli hemşirelere iş fırsatı sunuyor.

Uygulama geliştiricisi

Uygulamalar artık hayatın her anında yanımızda. Mail mi atacaksınız, ya da kalp atış hızınızı mı merak ediyorsunuz? Mobil uygulamalar pazarı uçsuz bucaksız. Her ne kadar on binlerce uygulama yayınlanmış olsa da, daha atılacak çok adım var. Uygulama geliştiriciliğinin ABD’de 2015-2025 yılları arasında yaklaşık yüzde 23 büyümesi bekleniyor. Diğer tüm iş alanlarının ortalamasının yüzde 11 olduğunu düşündüğümüzde, bu mesleğin ne kadar büyük bir gelecek vadettiği görülebilir.

Bilgi güvenliği analisti

Kötü niyetli kişiler çevrimiçi dünyada büyük şirket ve kamu kuruluşlarının bilgilerini ele geçirebiliyor ya da şirket içindeki bilgisayar ağlarına zarar vererek milyonlarca liralık zarara neden olabiliyor. Bilgi güvenliği analistleri şirketlerin bilgisayar ağlarındaki güvenlik açıklarını belirlemek ve bunlar için önlemler almakla yükümlü. Bu meslek alanının ABD’de 2015-2025 arasında yüzde 30.9 oranında büyüme kaydedeceği düşünülüyor.

Fizyoterapist

Bilgisayar karşısında yaşıyor, hareket etmiyor ve sporla hiç ilgilenmiyorsanız, muhtemelen bir fizyoterapistin kapısını çalacaksınız demektir. Bu meslek alanı iyi bir kazanç ve büyüme oranı ile önümüzdeki 10 yıl daha revaçta olacak. ABD’de 2015-2025 arasında bu mesleğin yüzde 25.9 büyüyerek, daha fazla insana istihdam sağlayacağı tahmin ediliyor.

Tıbbi sonografi uzmanı

Ameliyattan korkuyor musunuz? O zaman tıbbi sonografi uzmanlarına çok şey borçlusunuz. Çünkü onlar iç organlarınızı dışarıdan hiçbir cerrahi müdahaleye başvurmadan inceleyebiliyor. Son yıllarda bu alandaki teknolojik gelişmelerle rahatsızlıklar çok daha hızlı ve net bir şekilde tespit edilebiliyor. Sonograf uzmanları, özellikle doğum öncesi kontrollerde büyük bir rol oynuyor. Bebeğin tüm gelişim süreçlerini inceliyor ve raporluyor. ABD’de bu mesleğin 2015-2025 arasında yüzde 33.3 oranında gelişme göstereceği tahmin ediliyor. Geleceğin meslekleri arasında hiçbir meslek alanı, tahmin edilen büyüme oranlarında tıbbi sonografi uzmanlığını yakalayamıyor.

Sağlık servisleri yöneticisi

Sağlık verilerinin derlenmesi ve analizinde büyük bir rol üstlenen sağlık servisleri yöneticileri, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir olması konusunda hastane gibi kurumlarda kritik görevler üstleniyor. Ameliyathane, muayene odaları gibi tesislerin durumlarını denetliyor, hastanelerin bu alandaki ihtiyaçlarını belirleyerek, gerekli olanakların sağlanması için çalışıyor. Sağlık servisleri yöneticiliğinin artan yaşlı nüfus ve uzun yaşam süreleri nedeniyle 2015-2025 arasında yüzde 17.5 oranında büyüme göstermesi bekleniyor.

Pazar araştırma analisti

Özellikle son dönemde büyük verinin gelişimi ile bu alan büyük bir ivme kazandı. Pazar araştırma analisti, pazarlardaki artan rekabet alanlarını belirliyor. Müşteri davranışlarını analiz ediyor. Bunlara göre pazar koşullarındaki değişimleri değerlendirerek, şirketlere kârlarını artırmak için yol haritaları sunuyor. Pazar araştırma analistliğinin ABD’de 2015-2025 arasında en azından yüzde 28.2 oranında büyüyeceği öngörülüyor.

Ağız ve hijyen uzmanı

Şekerli yiyecekler, kötü beslenme ve bakımsızlık dişlerimizi her an tehdit ediyor. Ağız ve hijyen uzmanları diş sağlığı için uygun beslenme ve ağız sağlığının sürdürülebilirliği konusunda hastalara özel beslenme programları belirliyor. Zaman zaman ağız sağlığı konusunda dokümantasyon hizmetlerinde de görev alıyorlar. Ayrıca kliniklerde dişlerin temizlenmesi, röntgen çekilmesi gibi görevleri de yerine getiriyorlar. Bu mesleğin ABD’de önümüzdeki 10 yılda yüzde 21.8’lik büyüme yaşayacağı düşünülüyor.

Operasyon araştırma analisti

İş dünyası daima daha iyisini; daha ucuz ve en hızlı şekilde yapma baskısı altında. Bu meslektekiler matematiksel ve analitik metotları kullanarak firmaların verimliliklerini geliştiriyor, daha az maliyetle kârlarını artırıyor. ABD’de operasyon araştırma analistliği alanının yüzde 23.2 gibi önemli bir büyüme oranını yakalayacağı tahmin ediliyor.

Bilgisayar sistem analisti

Artık kullandığımız telefondan kahve makinemize kadar her şey bilgisayarlaştı. Bilgisayar sistem analistleri çalıştıkları organizasyonların teknolojik ihtiyaçlarını belirliyor ve bunların gelişimini sağlıyor.
Şirketler bilgisayarlara daha da bağımlı hale geldikçe, bu meslek mensuplarını uzun yıllar parlak bir istihdam geleceği bekliyor. ABD’de bu mesleğin 2015-2025 arasında yüzde 22.5’lik bir büyüme yaşacağı belirtiliyor.

 

 

psikolojik-danisma-ogrenci-danismanligi-randevual1-gaziantep

Psikanalitik yaklaşımda meslek seçimi ve kariyer danışmanlığı

“Sevebilen ve çalışabilen bir insan psikolojik olarak sağlıklıdır.”  Sigmund FREUD

SIGMUND FREUD VE PSİKANALİZ

Sigmund Freud, 1856’da Moravya’nın Freiber şehrinde doğmuştur. 4 yaşındayken ailesiyle birlikte Viyana’ya taşınmış ve hayatının büyük bir kısmını
burada geçirmiştir. Yaşamının son yıllarında yakalandığı çene kanseri sebebiyle ruhsal açıdan çok sıkıntı çekmiştir. Doktorunun tüm ısrarlarına rağmen çalışmalarına devam etmek için ilaç kullanmayı reddetmiş, ancak günde 20 puro içmeyi de ihmal etmemiştir. Acılarının dayanılmaz bir hâl aldığı zamanda (1939) ötanaziyle yaşamına son vermiştir.

Freud, okul hayatı boyunca çok parlak ve çalışkan bir öğrenciydi. Ailesi, ciddi maddi sıkıntılar içinde yaşarken dahi onun çalışmasına sonuna kadar
destek olmuştur. Tıp fakültesini başarıyla bitiren Freud, burada birlikte çalıştığı Breur adlı arkadaşıyla yıllar sonra tekrar bir araya gelecek ve psikanalinizin temelini atacaklardır.

Freud, yaşadığı dönemin özelliklerinden radikal bir biçimde ayrılarak kapsamlı bir kuram geliştirmiştir. Ona göre özgür irade bir illüzyondan ibarettir. İnsan, bilinçdışı güdü ve dürtülerle hareket eder.

Diğer bilim adamları bilinçdışını, lazım olduğu zaman kullanılacak bir depo olarak görürken Freud, bilinçaltını cinsel ve agresif dürtülerin, isimsiz korku ve isteklerin ve travmatik çocukluk hatıralarının barındığı dinamik bir yapı olarak tanımlamıştır.

Ona göre söz konusu dürtüler: rüyalar, dil sürçmeleri, akıl hastalığı belirtileri ve toplumun kabul edeceği sanat ve edebiyat eserleri olarak bilince çıkar.

Freud, meslek seçimi konusunda detaylı bir araştırma ve açıklama yapmamıştır ancak onu takiben bazı bilim adamları Freud’un kuramını esas alarak meslek seçimi ve kariyer gelişimini açıklamaya çalışmışlardır.

 

PSİKANALİTİK YAKLAŞIMDA MESLEK SEÇİMİ

Psikanalitik yaklaşımın meslek seçimine bakış açısı elbette bilinçaltının etkisini vurgulamak olmuştur.

Bu yaklaşımda, meslek seçimi kişiliğin somut bir göstergesidir. Ayrıca özdeşleme ve savunma mekanizmaları kavramlarının meslek seçimi üzerinde etkili olduğu belirtilmiştir.

 

PSİKANALİTİK YAKLAŞIMDA MESLEK SEÇİMİ

Kişiliği ve dolayısıyla meslek seçimini etkileyen asıl faktörünün erken çocukluk dönemindeki gelişim olduğu belirtilmiştir. Buna göre yetişkinlikteki olay ve davranışların meslek seçimi üzerindeki etkisi çok azdır.

Freud kuramında açıkladığı ve sırayla gelişim gösteren id, ego ve süperegonun bireyin ihtiyaçlarını doyuma ulaştırma güdüsünün yanında toplumsal yaşamının düzenlenmesini sağladığını söylemiştir.

Birey, ilkel dürtülerinin ve isteklerinin kontrol altına alınmasına ve toplum tarafından kabul edilebilir yollarla ifade edilmesini sağlayacak savunma mekanizmaları geliştirir.

Psikanalitik yaklaşımda Freud’un takipçileri meslek seçimi üzerinde en etkili savunma mekanizmasının yüceltme (sublimation) olduğunu söylemiştir.

Yani bu yaklaşımda mesleğin işlevi, ilkel güdü ve dürtülerin toplumun kabul edeceği düzeyde ifade edilmesi sağlanmalıdır. Bu yüzden birey yüceltme mekanizmasını kullanır.

Bu görüşü destekleyen yazarlardan Brill, meslek seçiminin rastgele gelişen birtakım olaylar zinciri sonucunda gerçekleşmediğini; aslında bireyin dürtülerinin onu yönlendirdiğini ve dolayısıyla bu şekilde yaşam doyumunu sağladığını söylemiştir.

Ayrıca ilgi ve yeteneklerin çok önemli bir rol oynamadığını da belirtmiştir.

Öte yandan Hendrick, meslek seçiminde savunma mekanizmalarının önemli bir rol üstlendiği görüşüne katılmamış, farklı bir bakış açısıyla ele almıştır.

Ona göre meslekten alınan hazzı açıklamakta savunma mekanizmaları yetersiz kalmaktadır. Brill, meslekten alınan haz ve yaşanılan çevreyi kontrol etme-değiştirme isteğinin temelinde iş prensibi ve başarma güdüsünün olduğunu ileri sürmüştür.

Psikanalitik yaklaşımda meslek seçimini en geniş kapsamlı açıklayan Bordin, Nachmann ve Segal, yüceltme savunma mekanizmasının etkili olduğu görüşünü genişletmişlerdir.

Onlara göre; yetişkinlikteki karmaşık etkinlikler, erken çocukluk dönemindekine benzer içgüdüsel doyum kaynaklarını içerir. İhtiyaçlar ve istekler zamanla farklı şekiller alsa da bunların özü ilk 6 yılda belirlenir.

Örneğin; bir iş makinası operatörünün bu mesleği seçmesinin nedenini psikanalitik yaklaşım şöyle bir hipoteze dayandırır: Bu kişi, yaşamının ilk 6 yılında içgüdüsel doyumu ısırma, çiğneme gibi oral saldırgan etkinliklerden karşılamıştır. Yetişkinlikte ise bu davranışlar dişlerden ellere, bıçaklara ve delicilere çevrilmiştir. Böylece kişi iş makinası operatörlüğüyle bu isteklerinin doyumunu sağlamıştır.

Bordin, sonraki yıllarda bu teoriyi gözden geçirmiş ve meslek seçiminde etkili tüm bu etmenlerin yanı sıra diğer başka etmenlerin de var olduğunu öne sürmüştür. Bunlar; ekonomi, kültür, sosyal çevre, aile vs.
PSİKANALİTİK YAKLAŞIM VE KARİYER DANIŞMANLIĞI SÜRECİ

Psikanalitik yaklaşıma göre meslek seçimi, zevk ve gerçeklik ilkelerine göre yapılan bir davranıştır.

Zevk ilkesi, insanı gerçeklikten bağımsız olarak hemen hoşlanacağını düşündüren davranışlara yöneliktir.

Gerçeklik ilkesi, insanı bu zevkten maiyet ve süresinin önemine yöneltmektedir.

Meslek seçiminde psikanalitik yaklaşımı en iyi tanımlayan çalışma Bordin ve arkadaşları tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmacılar üç mesleğe dayanan bir özer sistem taslağı geliştirmeye çalışmışlardır.

Muhasebe, sosyal çalışma ve sıhhi tesisatçılık mesleklerinin sağladığı doyum biçimlerinin boyutlarını saptayarak bir matris hazırlamışlar ve buldukları bu boyutların herhangi bir mesleği betimlemek açısından meslek seçimindeki gücünü ortaya koymuşlardır.

Bordin ve arkadaşlarının boyutlandırması aşağıdaki tabloda açıklanmıştır;
PSİKANALİTİK YAKLAŞIMIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Kuramın meslek danışmanlığına en önemli katkısı; meslek seçiminin altındaki bilinçaltı süreçlerinin, bireylerin aile geçmişinin yer alabileceği düşüncesidir. Bu düşünceden yola çıkarak birçok farklı kuramın ortaya atılmasını sağlamıştır.

Kurama yapılan eleştiriler ise meslek seçiminde bireyin erken çocukluk yaşantılarının ya da geçmişteki kişisel deneyimlerin ölçülebileceği sıkıntısıdır.
KAYNAKÇA
Yeşilyaprak, B. (Ed.). (2011). Mesleki rehberlik ve kariyer danışmanlığı: kuramdan uygulamaya. Ankara: Pegem
Sayar, K. & Dinç, M. (2013). Psikolojiye giriş. İstanbul: Dem
Yazgan İnanç, B. & Yerlikaya E. E. (2014). Kişilik kuramları. Ankara: Pegem
Kağıtçıbaşı, Ç. & Cemalcılar, Z. (2014). Dünden bugüne insan ve insanlar: sosyal psikolojiye giriş. İstanbul: Evrim

Gelecekte Popüler Olacak 10 Meslek

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte iş kollarında da değişiklikler meydana geldi. Bilgisayar ve internet sektörünün, hemen her sektörde ön plana çıkması da bu alandaki meslekleri popüler hale getirdi. Bilgisayar ve internet dendiği zaman birçok kişinin alına bilgisayar mühendisliği gelebilir. Oysa bu alanda belki de daha önce duymadığınız yepyeni meslekler bulunuyor. Geleceğin popüler olacak meslekleri arasında da bu meslekler yer alıyor.

Gençler ve kariyer seçimini yapacak olacak öğrenciler için geleceğin popüler mesleklerini sizlerle paylaşmak istiyoruz:

1-Sosyal Medya Uzmanlığı

Sosyal ağları artık küçük – büyük hemen herkes tanıyor. Elbette herkesin bildiği sosyal ağlar, Facebook, Twitter, Instagram gibi isimlerle sınırlı. Oysaki bu sosyal ağlar | escort kadıköy | escort maltepe | escort kartal | dışında daha niceleri bulunuyor. Bunun nasıl bir meslek olduğuna gelecek olursak. Şirketler kurumsallık anlamında, sosyal medya ağlarına oldukça değer vermeye başladı. Bu ağların yönetilmesi, takipçi sağlanması, yeni müşterilere ulaşmak için amaçlarla sosyal medya uzmanlarına gerek duyuluyor.

Marka danışmanlığı, tüketicinin yönetilmesi, kampanyalar gibi konular da sosyal medya uzmanının görevlerinden olacak. Reklam ve pazarlama departmanlarının yeni alması bile konuşulurken, sosyal medya uzmanlarının 5 – 6 yıl içinde oldukça artacağı söylenmektedir.

Sosyal medya uzmanlarının yaratıcı, özgün, meraklı olması oldukça önemlidir. Ayrıca iyi iletişim kurabilen, Facebook, Twitter, bloglar, sözlükler ve forumlarda etkin bir şekilde var olabilen kişiler olmalıdır. İçerik üretebilmeli, kriz yönetimi konusunda tecrübe kazanmalıdır. Stratejiler üretmek, mobil pazarlama ve sosyal medya raporlaması gibi görevlerin altından kalkabilmelidir.

2-Mobil Yazılımcılık

Yazılım işi bazılarına göre basit bir iş gibi görünür. Oysaki oldukça zor olan ve herkesin yapamayacağı bir iştir. Evet, güzel bir kazancı vardır; ama büyük emekler vermeniz de gerekmektedir. Günümüzde bilgisayardan çok mobil kullanıcı olduğunu düşünecek olursak, mobil yazılımcıların gelecekte daha da öne çıkacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Şirketler de işlerini mobil ortama döktüler ve mobil kullanıcı deneyimleri ile ilgili araştırmalar yapıyorlar. Yazılım mühendisliği, uzun yıllar çalışabileceğiniz güvenli meslekler arasında yer almaktadır. Bu nedenle bilgisayara bağlı kalmaksızın, mobilde de iyi işler çıkarabilecek ve sorunları çözebilecek mobil yazılımcıların ön planda olması pek de şaşırtıcı olmayacaktır.

3-Lojistik Elemanı

Ölmeyecek meslekler arasında lojistik, oldukça önemli bir konumda. Yeni ekonomik yapıyla birlikte şirketlerin, maliyetlerini azaltması, müşteri memnuniyetinin sağlanması gibi konulara odaklanması için lojistik elemanlarına daha da önce kazandıracak. Bu konuların gün geçtikçe önem kazanması da mesleğin popüler hale gelmesini sağlayacak.

Şirketlerin üretim departmanında düzgün işleyişi sürdürmesi için lojistik elemanlarını ön planda tutacakları biliniyor. Amerikan Çalışma Bakanlığı’na göre 2020 yılına kadar mevcut lojistik elemanı sayısı, % 26 oranında artacak.

4-Aktüer

Aktüerler, yalnızca bugünün değil, yarının da finansal belirsizliklerini değerlendirirler. Şirketlerin geleceğe dönük projeksiyon ve stratejik karar konularına önem vermesi, aktüerlere olan ihtiyacın artmasına neden olacak. Özellikle sigortacılık ve bankacılık sektörleri için aktüerler, oldukça önemli bir konuda yer alacaktır. Finans ve banka gibi alanlarda eğitim görüp kendini yetiştirmiş elemanlara olan ihtiyaçlar da bu şekilde giderek artacak. Bankacılık ve finans sektörünün de ölümsüz meslekler arasında yer aldığını unutmamalısınız.

5-Gıda Kimyageri

Ülkemizde Avrupa Birliği Uyum Yasası ile birlikte gıda mühendisliğini tercih eden öğrenci sayısı artış gösterdi. Buna rağmen iş bulma konusunda sıkıntı çektikleri de bir gerçektir. Ama üzülmeyi bırakın; çünkü gıda kimyagerleri geleceğin popüler meslek grupları arasında yer alıyorlar. Daha lezzetli yiyecek üretimi, yediklerimizin daha verimli hale getirilmesi için dokularıyla oynanması ve düzeltilmesi gıda kimyagerlerinin işidir. Bu alana gelecekte daha fazla gereklilik olması nedeniyle de, 2020 yılına kadar gıda kimyagerlerine olan ihtiyaç artacak.

6-İş Zekası Uzmanı

Şirketlerin stratejilerini belirleyen, verilerini analiz eden kişiler olarak iş zekası uzmanlarını seçiyorlar. Özellikle bankacılık, finans, hızlı tüketim ve perakendecilik gibi müşteri yoğunluğu olan sektörlerde bu uzmanlara gereksinim duyuluyor. Son yılların en gözde meslekleri arasında yer almasının yanı sıra geleceğin de en popüler mesleklerinden olacak.

Analiz edilmesi gereken çok fazla ham bilginin olduğu şirketler, iş zekası bölümü oluşturuyor. Bu sayede müşterilerin bilgileri derinlemesine inceleniyor, farklı açılardan hazırlanan raporlarla üst yönetimin pazarlama stratejileri birleştirilerek alınacak kararlarda etkili oluyor. Mesleğin adı iş zekası uzmanı, analisti veya mühendisi olarak değişiklik gösterebiliyor. İsim değişmesine rağmen görev ve sorumluluk değişmiyor.

7-Front End Mühendisi

Web sitelerini gezerken kullandığını butonlar ve çeşitli araçlar bazılarımızın dikkatini fazlaca çeker. Bu butonlar yardımıyla nasıl da kolay bir şekilde işlerinizi hallettiğinizi düşünürsünüz. Özellikle online alışveriş sitelerinde gördüğünüz butonlar sizi cezbedebilir. Hatta sitelerin renk tonlarının uyumunu bile farkında olmadan beğenirsiniz. İnternette karşılaştığınız bu ve buna benzer sorularınızın doğru ve net cevabı, size front end mühendisleri tarafından verilmektedir. Bunun ayrı bir iş dalı olduğunu düşünmek bile size garip gelebilir. Ama gelecekte onlara daha fazla ihtiyaç duyulacak.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte mühendislerin daha da değerlendiğini söyleyebiliriz. Gelecekte bu mühendislerin istihdamı % 22 oranında artacak ve oldukça popüler mesleklerden olacak.

8-Etik Hacker

Günümüzde bazı şirketler, güvenlik açıklarını saptamak ve önceden önlem almak için etik hacker’ları kullanıyor. Bu kişilere gelecekte ise çok daha fazla ihtiyaç duyulacak. Kendi verilerini korumak ve sistemlerini daha da güvenli hale getirmek isteyen şirketler, gelecekte bu kişileri istihdam etmeye başlayacak. Bu kişilere ihtiyacın 2020 yılında şimdikinden çok daha fazla olacağı tahmin ediliyor.

9-Veri Madenciliği

 

Hemen her bilgisayar başına oturduğunuzda veya akıllı telefonunuzu elinize aldığınız birçok arama yaparsınız. İşte bu şekilde oluşan veriler, altın kadar değerlidir. İnternette her gün yapılan aramalar, beğeniler, ne istediğiniz veya neye nasıl tepkiler verdiğiniz veri madenciliği adındaki yeni bir meslek tarafından oldukça önemlidir. Bu veriler işlenip, en iyi pazarlama raporları oluşturulur ve şirketlere sunulur. İşte bu şirketler için de bu işi yapan kişiler oldukça önemlidir. Bu mesleğe sahip olmak için bilgisayar mühendisliği okuyabilir ve veri madenciliği alanında açılacak bölümlere yönelebilirsiniz. Özel kurslar sayesinde de kendinizi geliştirmeniz mümkündür.

10-Yeni Medya

Günümüzde iletişimi nasıl sağlıyorsunuz veya uzaktaki bir yakınınızla nasıl haberleşiyorsunuz. Elbette hemen hepimiz hem görüntülü hem de sesli olarak görüşme yapabildiğimiz interneti tercih ediyoruz. Aynı zamanda yanınızdan ayırmadığınız cihazlarla internete bağlanarak tüm dünyadan da anlık haberlere ulaşabiliyorsunuz. İşte bu internet dünyası da, yeni medya adında bir meslek grubunu doğurdu.

Bilgisayar, internet ve telekomünikasyon teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte bilgiler, her an, her yer istenen yere ulaşabiliyor ve yayılabiliyor. Bilgi sistemlerinin yaratıcı sanatlar ve bilimle ile ilişkisinden doğan bu kolaylık sayesinde dünyanın diğer ucundaki birisiyle görüşebiliyorsunuz. Bir iş toplantısını bu şekilde gerçekleştirebiliyorsunuz. Bu şekilde de medya sektöründe farklı bir çalışma alanı oluştu. Günümüzün medya profesyonelleri, geleneksel medya ortamlarının yanında çevrimiçi yayıncılık, etkileşimli reklam, dijital görsel tasarım gibi birçok sanal medya ortamlarında içerik üretimi ve yönetimi konusunda yetkin olmaya başladı.

Dijital medya çalışması alanında oldukça disiplinli ve eleştirel bir yaklaşımla kuramsal ve uygulamalı eğitim verilmektedir. Bu meslek dalını seçtiğiniz zaman, çevrimiçi halkla ilişkiler, reklamcılık, internet gazeteciliği, dijital sanatlar gibi birçok alanda faaliyet göstereceksiniz. Yapacağınız iş ise dijital medya ortamlarının teknik ve estetik diline hakim olarak internet dünyasının profesyonellerinden olacaksınız.

Bir İş Bulmak için 10 Akıllıca Yol

Bir işe sahip olmak, günümüzde kadın – erkek ayırmaksızın bir gereksinim haline geldi diyebiliriz. Eğer düzenli bir gelire sahip olmak istiyorsak, kendimize uygun bir işimiz olmalıdır. Bu iş, ya eğitimini aldığımız alanda ya da becerimiz olduğu bir alanda olabilir. Kendi iş yerimize sahip olabileceğimiz gibi herhangi bir şirketin çalışanı da olabiliriz. Peki, bu işi nasıl bulabiliriz?

İş bulmak birçok üniversite mezunu için oldukça stresli bir aşamadır. Günümüz işsizlik oranlarına baktığımız zaman ülkelerin en büyük sorunlarından biri olarak görülmektedir. Ayrıca bu yalnızca ülkemiz için değil, tüm dünya ülkeleri için geçerlidir. Gençlerin bir iş sahibi olabilmek için başvurduğu çeşitli yollar vardır. Gerek iyi bir akademik kariyere sahip olma gerekse becerisi olduğu alana yoğunlaşarak kendi işini kurma yoluna giderler.

Şimdi sizlerle bir iş bulmak için 10 akıllıca yolu paylaşmak istiyorum. Belki bunlardan bazılarını zaten biliyorsunuz. Ama yine de bir göz atıp atladığınız noktaları teyit etmekte fayda var.

1Ne İstediğinize Karar Verin

Bir iş aramaya başlamadan önce ne istediğinize karar vermeniz gerekiyor. Eğer karar verememiş veya bu konuyu atlamışsanız, bir iş bulduğunuz zaman memnun olmayabilirsiniz. Daha sonra da çekilmez bir iş hayatınız olabilir. Bu karşılaşılan büyük sorunlardan birisidir. İş hayatı ile ilgili sorunlarla karşılaşmak istemiyorsanız, nasıl bir iş yapmak istediğinize karar verin.

Eğitimini aldığınız alan, çalışmaya başladığınız zaman da sizi tatmin etmeyebilir ve yanlış bir alan seçtiğinizi anlayabilirsiniz. Hiçbir şey için geç olmadığını bilmeniz gerekiyor. Eğer eğitimini alarak bir mesleğe sahip olmuşsanız, mutlaka bir şekilde faydasını göreceksiniz. Ama mutlu olduğunuz bir iş alanı bulabilmek için kararınızı geç olmadan vermelisiniz. Günümüzde birçok kişi eğitimini aldığı işi yapmıyor ve çok daha mutlu olduklarından bahsediyor. Sizlerde buna karar vererek kendinize yeni bil yol çizmeli, nasıl bir iş istediğinize karar vermelisiniz.

2At Gözlüklerinden Kurtulun

İşsizim diye yakınmak elinize hiçbir şey getirmeyecek ve sorununuzu çözmeyecek. Aynı şekilde işsiz olduğunu için ülkenin bulunduğu durumu yargılayarak da elinize bir şey geçmez. Elinizde var olan ise gençliğiniz ve dinamik beyninizdir. At gözlüklerinizden kurtularak dünyaya bir bakın. Sizinle aynı ülkede yaşamasına rağmen iş sahibi olup çalışan insanlar olduğunu görün. Demek ki, sizin için de uygun bir iş bir yerlerde sizi bekliyor. Ama sonsuza kadar beklemeyeceğini de bilmeniz gerekiyor.

Mezun olduktan sonra baktınız iş bulamıyorsunuz. Yakınmak yerine yapmanız gereken en faydalı faaliyet, dünya iş trendlerine bir göz atmak. Bakın bakalım insanlar hangi işleri yapıyor. Gelecek 10 yılın en parlak sektörleri hangileri. Bu sektörler arasında kendinize bir yer bulabilirsiniz. Bunun için ufkunuzu genişletmeniz, dünyadan haberleri takip etmeniz gerekiyor. Bugünün karlı işlerine bakmak yerine gelecekte yıldızı parlayacak işleri araştırmak iyi bir başlangıç olacaktır.

3İnterneti Kullanın

İnternet günümüz gençlerine oldukça farklı alanlarla birçok fırsat sunuyor. Gerek gelirinizi internetten elde edebilir, gerekse iş bulmak için kullanabilirsiniz. Günümüzde bir şirkete gidip elden CV verme devri çoktan modası geçmiş olarak tanımlanıyor. Çünkü artık CV’niz internet. İnternette oluşturacağınız bir CV, çok daha geniş kitlelere ulaşacaktır. Bunun için birçok site olduğunu biliyoruz. Tüm bunların yanında sosyal kariyer sitesi olarak tanımlanan Linkedln, yeni nesil iş bulma yeri diyebiliriz. Bu site aracılığıyla önce kendinizi en iyi şekilde tanımlayan bir profil oluşturun. Daha sonra ilgi ve eğitim alanlarınıza yönelik grupları takip edin. Sürekli profilinizi güncel tutun ve trendleri takip edin.

İnternet iş bulmak için iyi bir araçken para kazanmak için de oldukça iyi bir araçtır. İnternetten para kazanmanın birçok yolu vardır. E-ticaret yapmak, blog sahibi olmak, Google reklamları, yatırım yapmak gibi daha birçok şekilde internetten bir iş modeli oluşturabilirsiniz. Bunun için özellikle niche adı verilen daha el değmemiş alanlar keşfetmeniz gerekebilir. Yatırım yapmak ise günümüzde üniversite öğrencilerinin bile bir tercihi haline gelmiştir. Forex piyasasında internetten yatırım yapabilir ve istediğiniz şekilde rahatça para kazanabilirsiniz.

4Arkadaşlarınızla ve Ailenizle Konuşun

Kendinize yaratacağınız aktif bir sosyal çevre, iş bulma aşamasında size oldukça yardımcı olacaktır. Kaliteli sosyal bir çevreye sahip olduğunuz zaman iş fırsatları da önünüze beklemediğiniz zamanlar gelecektir. Eğer eve tıkılıp kalırsanız, hem dünyadan uzaklaşmış olursunuz hem de asosyal birisi olarak unutulursunuz.

Merak ettiğiniz alanlarla ilgili olarak birileriyle konuşmak size yol gösterici olacaktır. Kendi işinizi kurmak istiyorsanız, bu işi yapan kişilerle ilişkiler kurun. Size en doğru yolu o kişiler gösterecektir. Karşılaştıkları zorlukları da dinlemeyi ihmal etmeyin. Aldığınız kararlarda da ailenizin yanınızda olmasına dikkat edin. Çünkü karşılaşacağınız zorluklarda en büyük yardımcınız onlar olacaktır.

5CV’nizi Çeşitlendirin

CV’niz ne kadar ilgi uyandırırsa o kadar şanslı olacaksınız. Örneğin üniversite isimlerinin bile ne kadar etkili olduğunu hepimiz biliyoruz. Eğer ismi meşhur bir üniversiteden mezun değilseniz bile, kendinizi geliştirmek sizin elinizde. Evet, bir klişe olarak bunu size daha öncede söylediler. Ama herkesin tek bir ağız olarak bunu söylemesi de doğruluğa işarettir. Kendinizi ülkenin en ücra köşesinde bile geliştirebilirsiniz. Gerçek bir başarı hikayesi yazmak sizin elinizde.

Sürekli eğitimlere, seminerlere, eğitiminiz aldığınız alan ile ilgili olsun olmasın kurslara katılmak size artı olarak geri dönecektir. Yöneticilik, insan ilişkileri, finansal bilgiler gibi alanlarda da bilginizin olması sizi diğerlerinden bir adım öne taşıyacaktır unutmayın. Genellikle işverenler tek tip insanlar yerine birkaç alanda bilgisi olan kişilerle çalışmayı ister. Sizlerde bir veya birkaç alanda daha kendinizi geliştirerek rakiplerinize fark atabilirsiniz.

6Farklı İş Arama Kaynakları Bulun

İş arıyorsanız, gözünüzü dört açın. İş ilanlarına rastlayabileceğiniz birçok kaynak var. Gazeteler, internet siteleri, sosyal medya ağları, şirketlerin insan kaynakları sayfası gibi çeşitli yerleri sürekli olarak takip edin. İş dünyası ile ilgili dergileri, internet sitelerini, grupları takip edin. Ayrıca kendinize öyle güzel yetiştirin ki, gururla bir şirketin iş alım bölümüyle direkt iletişim kurun ve kendinizden bahsederek iş başvurusu yapın. Eğer bu kişilerin dikkatini çekmeyi başarırsanız, oldukça güzel bir adım atmış olacaksınız. Aynı zamanda özgüveniniz bu kişileri etkileyecektir. Ama bu noktanın oldukça hassas olduğunu da unutmamanız gerekiyor.

7“Ne Çıkarsa Bahtıma” Demeyin!

Her gördüğünüz ilana başvuru yapmayın. Başvuracağınız ilanları özenle seçmelisiniz. İşsizliğin artık hat safhaya ulaştığı zamanlarda genellikle, kişiler her gördükleri ilana başvuru yaparlar. Bu iş ararken dikkat etmeniz gereken en önemli noktalardan birisidir. İlanları gördüğünüz zaman iyice düşünün ve gerçekten size uygun mu, aradığınız özellikler bunlar mı, başarılı olabileceğiniz bir alan mı irdeleyin. Bu şekilde kendinize en doğru işi bulacaksınız.

Sizin vasıflarınıza uygun olan işlere başvurarak hem siz hem de işveren mutlu olacaktır. Vasıflarınızı olduğundan daha düşük veya daha yüksek göstermek mutsuz bir iş hayatına sahip olmanıza neden olacaktır. Beklentileri yüksek tutmak veya düşük tutmak gibi bir amacınız olmasın. Gerçekçi olmayı aklınızdan çıkarmayın! Belirtmekten çekindiğiniz yönleriniz varsa, bunları başka şekillerde yansıtmayın. Ya bu alanlarda kendinizi geliştirmeye gayret edin, ya da bu alanda bir beceriniz olmadığını kabul edin.

8Güven – Ego

İş ararken kendinize güvenin. Bunu iş görüşmesi yapmaya gittiğiniz zaman insan kaynakları zaten hemen anlayacaktır. Ama güvenmek ve egoyu birbirine karıştırmamalısınız. Belki siz farkında olmazsınız ama iş görüşmesini yaptığınız kişi bu konuda sizden daha deneyimli unutmayın. Bu nedenle gerçekçi olun ve başarılarınızın, yeteneklerinizin olduğu alanlarda net olun. Ben şu alanda başarılıyım demek yerine ben bu alanda başarılı olmak için şu süreçleri geçirdim, bu eğitimleri aldım, burada deneyim kazandım diyebilmeniz gerekiyor. Yoksa herkes kendine göre en iyi çorbayı pişirir!

9Yaptığınız Başvuruların Sonuçlarını Değerlendirin

Yaptığınız iş başvurularının sonuçları olumlu da olsa, olumsuz da olsa, mutlaka bilgi isteyin. Başvuru yaptığınız yerden olumsuz bir yanıt almışsanız, nedenini öğrenmek için geri bildirim isteyin. Bu sonuçlara göre de eksik olduğunuz alanlar varsa bu alanlarda kendinizi geliştirmeye bakın. Özelliklerinizle ilgili en doğru bilgileri bu alanda alabilirsiniz. Kimse eksik olduğu yönlerini kendine itiraf etmek istemez. Ancak bir başkasının size bunu söylemesi gerekir. İş başvurularında isteyeceğiniz geri bildirimler sayesinde de en iyi eleştiriyi almış olacaksınız.

10Kariyer Fuarlarına Katılın

Fuarlar son derece faydalı etkinliklerdir. Kendi alanınızdan birçok kişiyle tanışma imkanınız doğar. Hangi alanda gelişmek istiyorsanız, o alana ait fuarları kovalayın derim. Çünkü en iyi olanakları buralarda bulacaksınız. Birçok firma ile birebir tanışma imkanı bulacağınız fuarlar, kendinizi göstermeniz için bir fırsattır. Ayrıca kendinizi geliştirebileceğinizi de unutmayın!

Doğru Meslek Nasıl Seçilir?

Doğru mesleği seçmek zordur. Ancak iyi tanımlanmış bir kariyer yolunuz olursa iş bulmanız kolaylaşır.  Sıkı çalışarak, biraz planlamayla ve biraz da iç gözlemle sizin ve ailenizin ihtiyaçlarını karşılayacak kazançlı ve tatmin edici bir yol belirleyebilirsiniz.

“Doğru meslek nasıl seçilir?” diyenlerdenseniz özel bir meslek seçim rehberi niteliğinde bu yazımızı  sonuna kadar dikkatlice okumanızı tavsiye ediyoruz.

Meslek seçiminde ilgi alanlarınızı göz önünde bulunurun

1 – Hayalinizdeki mesleği düşünün

Meslek seçmeye çalışırken çalışmak zorunda olmasanız bile yapmak isteyeceğiniz bir mesleği düşünmelisiniz. Diyelim ki çok zenginsiniz ve çalışmanız gerekmiyor. Buna rağmen fırsatınız olsa hangi işi yapmak istersiniz? Bu soruya vereceğiniz yanıt sizin için en iyi meslek seçimi olmasa da ne yapmak istediğinize ilişkin fikir verecektir.

Oyuncu olmak istiyorsanız konservatuara veya iletişim fakültesine girmeyi düşünebilirsiniz.

Dünyayı dolaşmak istiyorsanız kabin memuru olabilirsiniz. Bu geçimizi sağlamanın ve hayallerinizi gerçekleştirmenin en iyi yoludur.

 

2 – Hobilerinizi düşünün

Hobilerinizi veya yapmayı sevdiğiniz şeyleri işe dönüştürmek çok kolaydır. Hobilerin birçoğu gerçek dünyanın ihtiyaçlarıyla ve durumlarıyla uyumludur. Yapmaktan hoşlandığınız şeyleri ve bunları nasıl işe dönüştürebileceğinizi düşünün.

Örneğin video oyunları oynamayı seviyorsanız video oyunu tasarımcısı, programcısı veya kalite kontrol uzmanı olabilirsiniz.

Sanattan veya resim yapmaktan hoşlanıyorsanız grafik tasarımcı olabilirsiniz.

Sporu seviyorsanız öğretmen olun ve sertifika alarak antrenörlük yapın.

 

3 – Keyif aldığınız şeyleri veya okuldayken keyif aldığınız dersleri düşünün

Akademik dersler ilerideki mesleğinizin temelini atabilir ancak bazı meslekler için daha çok okumanız gerekebilir. Lisedeyken en sevdiğiniz ders gelecekteki mesleğiniz olabilir.

Okuldayken en çok kimya derslerini mi seviyordunuz?  Laboratuar teknisyeni veya eczacı olabilirsiniz.

Okuldayken en çok edebiyat derslerini mi seviyordunuz? O zaman editör veya metin yazarı olabilirsiniz.

Okuldayken matematik derslerini mi seviyordunuz? O zaman muhasebeci veya aktüer olabilirsiniz.

 

Becerilerinizi göz önünde bulundurun

1 – Okuldayken veya şu anda en başarılı olduğunuz alanları düşünün

Okuldayken en başarılı olduğunuz dersleri düşünün. Başarılı olduğunuz alan yapmak istediğiniz şey olmayabilir ancak yetenekli olduğunuz bir alanı seçmeniz geleceğinizi garanti altına almanıza ve başarılı olmanıza yardımcı olur.

Fikre ihtiyacınız varsa bir önceki adımdaki örnekleri inceleyin.

 

2 – Uzman olduğunuz becerileri düşünün

Bir şeyleri tamir etmek veya bir şeyler yapmak gibi belirli becerilerde çok iyiyseniz bu becerilerinizi kullanarak başarılı olabilirsiniz. Eğitim almanız gerekebilir veya gerekmeyebilir ancak kalifiye işçilere olan talep daha yüksektir ve bu kişiler daha kolay iş bulur.

Örneğin marangozluk, oto tamiri, inşaat ve elektrik işlerinden anlayan insanlar elleriyle çalışarak veya bir şeyleri tamir ederek kazanç sağlayabilirler. Bu meslekler istikrarlıdır ve tatmin edicidir.

Aşçılık gibi becerilerde kolayca işe dönüştürülebilir.

 

3 – Kişilerarası ilişkilerinizi gözden geçirin

Becerileriniz diğer insanlara yardım etme ve diğer insanlarla iletişim kurmaya müsaitse sizin için uygun olan bir sürü iş seçeneği vardır. Diğerleriyle iyi iletişim ve etkileşim kuran insanlar pazarlama, satış veya benzer iş pozisyonlarında kolayca kariyer yapabilir.

Başkalarına göz kulak olmaktan hoşlanan bir insansanız hemşirelik yapabilirsiniz, yönetici asistanı veya büro müdürü olabilirsiniz.

 

4 – Bilmiyorsanız sorun!

Bazen başarılı olduğumuz alanları belirmekte zorlanırız. Hiçbir konuda iyi olmadığınızı düşünüyorsanız ailenize, diğer aile üyelerine, arkadaşlarınıza veya öğretmenlerinize sorun. Fikirleri sizi şaşırtabilir!

 

Şu anki durumunuzu göz önünde bulundurun

1 – Kendinizi keşfedin

Ne yapmak istediğinize karar vermek için kendinizi çok iyi tanımanız gerekir. Sizi gerçekten mutlu edecek bir iş yapmak istiyorsanız ne istediğinizi ve nelerden keyif aldığınızı net bir şekilde anlamanız gerekir. Bazı insanlar kendileri için önemli olan şeye karar vermek için bir süreliğine izin alırlar.

Bunda yanlış bir şey yoktur. Hayatınızdan nefret etmenize neden olacak bir işi yapmaktansa bir süre ara verip bir an önce ne istediğinize karar vermeniz gerekir.

 

2 – Finansal durumunuzu dikkate alın

Kariyerinizi değiştirme şansınız finansal durumunuza bağlı olarak değişecektir. Bazı kariyer yolları özel eğitimler gerektirir ve eğitimler pahalı olabilir. Ancak burslar veya teşvikler alabilirsiniz.

 

3 – İstediğiniz mesleği yapmak için gereken eğitimi düşünün

Sahip olduğunuz eğitimi veya alacağınız eğitimi göz önünde bulundurmanız önemlidir. Mali durumunuz daha fazla eğitim almanızı engelliyorsa sahip olduklarınızı göz önünde bulundurmanız sizin için daha iyi olacaktır. Zaman kısıtlamaları veya başka sınırlandırmalar varsa var olan lise diplomanız veya üniversite diplomanızla idare etmeniz gerekebilir.

 

4 – Okula dönmeyi düşünebilirsiniz

Kısıtlamalar yüzünden daha fazla eğitim almanız gerekiyorsa bu seçeneği dikkate alabilirsiniz. Herkesin üniversite diploması yoktur ancak çoğu meslek için eğitim önemlidir ve daha hızlı ilerlemenize yardımcı olur.

Örneğin teknik okullar geleneksel eğitimi tercih etmeyenler için iyi bir seçenektir.

 

5 – Daha fazla araştırma yapın

Kafanız hala karışıksa biraz daha araştırma yapın.

 

Geleceğinizi düşünün

1 – Ulaşması kolay olan meslekleri düşünün

Kolayca girebileceğiniz kariyer fırsatlarını düşünün. Bu meslekler hem becerilerinizin hem de torpilinizin olduğu meslekler olabilir.  Örneğin ailenizle aynı şirkette çalışabilirsiniz, aile şirketiniz veya arkadaşınız için çalışabilirsiniz. Seçenekleriniz sınırlıysa hızlı giriş yapabileceğiniz bir meslek seçmek en iyi seçenek olacaktır.

 

2 – Gelecekteki maddi refahınızı düşünün

Dikkate almanız gereken en önemli konulardan biri seçtiğiniz mesleğin kabul edilebilir maddi refah seviyesinde olmasıdır. Başka bir ifadeyle ailenizi ve kendinizi destekleyecek yeterli düzeyde para kazanabilecek misiniz?

Unutmayın ki bu çok büyük paralar kazanmalısınız anlamına gelmez. Önemli olan tek şey kendiniz ve yapmak istediklerinize yetecek kadar para kazanmanızdır.

 

3 – Gelecekteki iş istikrarınızı düşünün

Kariyerinizin istikrarını dikkate almanız hayati önem taşır. Toplum farklı zamanlarda farklı şeyler istediği için iş piyasası dalgalıdır. Belirli meslekler için her zaman talep varken bazıları istikrarsızdır. Bu nedenle seçtiğiniz mesleğin sizin için ve arzularınız için yeteri kadar istikrarlı olduğundan emin olun.

Örneğin bazı üniversitelerin hukuk fakültesi ücretleri çok yüksek olsa bile insanların çoğu hukuk fakültesine gider çünkü ileride yüksek maaşlar alacaklarını düşünürler. Bununla birlikte hukuk fakültesi mezunları için son birkaç yıldır fazla talep yok.

Bir diğer örnekte yazar olarak çalışmak veya freelance işler üzerine kariyer yapmaktır. Bazen bir sürü iş alırsınız bazen de elinizde hiç iş olmaz. Bu şekilde çalışmak için kararlılık ve disiplin seviyenizin yüksek olması gerekir ve bu da herkeste yoktur.

 

İpuçları

İnsanların birçoğu kendileri için hangi mesleğin doğru bilmezler ve bunu anlamaları yıllar sürer. Bu nedenle geri de kaldığınızı düşünmeyin!

Mesleğinizi sevmiyorsanız değiştirin! Bazen bu daha fazla çalışmanız anlamına gelir ancak bu herkes için mümkündür.

Hayalini kurmadığınız bir işi seçmeniz dünyanın sonu değildir. Hayatınızı zindan etmeyen ancak sizin ve ailenizin geleceğini garanti altına alan bir işiniz varsa hayatınız ve işiniz için mutlu olmaya bakın.

Psikoloji Okumak İçin Hangi Becerilere Sahip Olmak Gerekir?

Psikolojiye ilgi duyan belki de psikolog olmak isteyen birisiniz. Psikoloji okumak için hangi konularda beceri sahibi olmalıyım ya da okuyanlar hangi konularda iyi diye soruyorsanız doğru yerdesiniz. Psikoloji okumak için hangi becerilere sahip olmak gerek olabildiğince bahsetmeye çalışacağız.

Matematiksel Beceriler

Pat diye matematikten girdik konuya belki alakasız bulanlar olmuştur ancak psikoloji sosyal bir bilim olmasına rağmen matematiksel beceriler gerektirir. Bir psikoloji öğrencisi eğitimi boyunca birçok kez veri toplar bu durum akademik kariyer hedefliyorsa sonrasında da devam eder bu yüzden psikoloji öğrencisi elindeki sayısal verileri yorumlayabilmeli, olasılıkları, korelasyonları hesaplayabilmelidir ve daha birçok istatistiksel işlemi de… Ancak matematikle yıldızınız barışmamış olsa bile lisans hayatınızda aldığınız istatistik derslerinde kendinizi geliştirebilirsiniz.

İletişim Becerileri

Psikoloji insanla ilgilenen bir bilim dalıdır. Bu sebeple sahip olunan iletişim becerilerinin ciddi önemi vardır. Özellikle ilerde klinik psikoloji alanında çalışmayı planlayan kişiler, insanlarla birçok psikolojik, duygusal ve sosyal problemler üzerinde çalışacak ve bu kişilerle etkileşim halinde olmaları gerekecektir. Tamamen araştırma üzerine bir kariyer planlasanız dahi hem yazılı hem sözlü iletişim becerilerine sahip olmalısınız.

Araştırma ve Problem Çözme Becerileri

Psikoloji öğrencileri zamanların ve eğitim hayatlarının çoğunu araştırma yaparak geçirir. Literatür taramasından, veri toplamaya kadar birçok adımı başararak kendi araştırmalarını ortaya koyarlar. İşte bu sebeple iyi araştırma becerileri psikolojide çok kritik öneme sahiptir. Bilimsel araştırma yöntemleri önemli yere sahiptir ve öğrenciler bu konuda birçok ders alırlar.

Çalışma Becerileri

Bir psikoloji öğrencisi araştırma yaparken aynı zamanda okuyacak birçok kitaba ve makaleye sahip olur. Aldığı dersler arasında denge kurabilmek iyi çalışma becerilerine sahip olmayı gerektirir. Psikoloji öğrencileri için hayati önem taşıyan şeylerden birisi derslerde iyi not tutabilmektir. Çalışma becerilerini lise yıllarında geliştirmiş öğrenciler şanslı olabilirken geliştirmemiş olanlar da çalışma becerilerini iyileştirebilirler.

 

Psikoloji okumak gerektirdiği çabanın yanında son derece eğlenceli, zorlayıcı, ufuk açıcı olabilmektedir. Eğer psikoloji okumak istiyorsanız, çabaladığınız sürece başaracağınızdan emin olabilirsiniz.

İş mülakatında ilk 30 saniyeye önemli

 Tabii iletişim başarısının arkasında “görünüş”, “ses tonu” ve “söylenenler” de bulunuyor. Özellikle de iş mülakatlarında karşılaşılan bu durum adayları çok zorluyor. Siz de iş mülakatında doğal cazibenizin iyi bir izlenim için yeterli olacağını düşünenlerdenseniz yanılıyorsunuz.

Mülakatın daha başında çoğu insan gibi siz de genel hatalar yapabilirsiniz. Özellikle de ilk 30 saniyede. Uzmanlara göre odaya girer girmez iyi bir izlenim bırakmak için ilk 30 saniye çok önemli. Peki, bunun için ne yapmalı? Mülakatta kendinizi tanıtırken en iyi izlenimi bırakmanız için yapmanız gerekenleri sizin için sıraladık.

Kısa konuşun

Kendinizi tanıtırken kısa ve olumlu konuşun. O işle doğrudan ilgili ve sizinle mülakat yapan kişiye uygun şeyler üzerinde durun. Mülakatın sizin ne kadar zeki ya da iyi bir insan olup olmadığınızı değil, o işe ne kadar uygun olduğunuzu belirlemek için yapıldığını unutmayın.

Robot gibi davranmayın
Peki kendinizi nasıl takdim edebilirsiniz? Normal bir insan gibi. İşverenler insanların profesyonelce davranmasını ister, robot gibi değil.

İstekli olduğunuzu gösterin
Ancak fazla tecrübeniz yoksa ve yapmak istediğiniz şey staj tarzı bir işse daha önceki rolünüze dair veriler sunmak gerekmez. Kimse işletme bakımından önemli görevleri stajyerlere vermeyecektir. Sizden beklenen, biraz katkıda bulunmanızdır sadece. Bu durumda, zeki ve istekli bir genç olduğunuzu göstermeniz yeterli olacaktır.

Katkınızı sayılara dökün
Kendinizle ilgili söyleyebileceğiniz fazlaca şey olmayabilir; ama en azından iş için gereken asgari özelliklere sahip olduğunuzu göstermeniz gerekir. Örneğin; bir önceki işinizde yaptığınız katkıları rakamsal olarak ifade edebilmek, örneğin sizin sayenizde satışların ne oranda arttığını ifade etmek yararlı olabilir.

Hukukcu Olmak İsteyenlere Hukuk Fakültesi Tanıtımı

Üniversite sınavlarına hazırlanan ve Hukuk bölümünü seçmeyi düşünen adaylara bu meslek hakkında bilgileri, puanlarını ve mesleğin geleceği hakkında bilgileri. İşte Hukuk Bölümü –  Mesleği hakkında bilgiler :

Hukuk Bölümü Tanıtımı:

Toplumda bireylerin birbirleri ve devletle veya devletlerin birbirleriyle ilişkilerini düzenleyen yasaların uygulanması sırasında ortaya çıkan anlaşmazlıkların çözümü konusunda çalışacak hukukçular yetiştirilir. Hukuk fakültesini bitirenler, genellikle Hakim, Savcı ve Avukat ünvanı ile çalışmaktadırlar.

Programın Amacı: Hukuk programının amacı, toplumda bireylerin birbirleri ile ve devletle veya devletlerin birbirleriyle ilişkilerini düzenleyen yasaların uygulanması sırasında ortaya çıkacak anlaşmazlıkların çözümü konusunda çalışacak hukukçuları yetiştirmek ve bu alanda araştırma yapmaktır.

Programda Okutulan Belli Başlı Dersler: Hukuk programında hukuk felsefesi ve sosyolojisi, Türk hukuk tarihi, anayasa hukuku, Roma özel hukuku, medeni hukuk, idare hukuku, devletler umumi hukuku, İslam hukuku, borçlar hukuku, ceza hukuku, ticaret hukuku ve vergi hukuku gibi meslek dersleri verilir.

Gereken Nitelikler: Hukuk fakültesinde başarılı olabilmek için öğrencinin lisede aldığı felsefe, mantık, sosyoloji, kompozisyon ve Türkçe derslerinde başarılı olması beklenir. Hukuk fakültesi mezunları hangi alanda çalışırlarsa çalışsınlar üstün bir akademik yeteneğe, ikna gücüne, sağlam bir mantık ve seziye sahip olmalıdırlar. Hukuk fakültesine girmek isteyenler hukukun, sorumluluğu çok fazla olan bir meslek alanı olduğunu, sürekli çalışma, okuma ve araştırma gerektirdiğini öncelikle kabul etmelidirler. Sabır ve anlayış da bu alanda başarı için gerekli niteliklerdir.

Mezunların Kazandıkları Ünvan ve Yaptıkları İşler:

Hukuk fakültesinde 4 yıllık lisans programını tamamlayanlar daha sonra yaptıkları stajın konusuna göre genellikle “Hakim”, “Savcı” ve “Avukat” ünvanları ile çalışmaktadırlar. Bir kısmı da “Danışman” olarak görev yapar.

Hakim mahkemede, vatandaşlar arasında çıkan anlaşmazlıkların hukuk kuralları çerçevesinde çözülmesine çalışır.

Hakim veya savcı olabilmek için bir hukuk fakültesini bitirdikten sonra mahkemelerde staj yapmak gereklidir. Hakim veya savcı olmak isteyen bir kimse hukuk fakültesini bitirdikten sonra Adalet Bakanlığına başvurur. İsteklilerin ihtiyaçtan fazla olması halinde stajyer atamalarında hukuk diplomasının derecesine bakılır. Aynı dereceye sahip olanlar arasında önce başvuranlar sonrakilere, doktora yapmış olanlar hepsine tercih edilir.

Stajyerlik dönemini bitirenlerin atanacakları yer kura ile belirlenir Hakimlere ve savcılara, kendi yasaları hükümlerince bazı maddi ayrıcalıklar tanınmıştır. Bu ayrıcalıklar, iki yılda bir ilerleme (diğer memurlar 3 yılda bir derece ilerlemesi yapar), maaşlarının yarıdan fazlası kadar tazminattır.

Hakimlerin, görevleri gereği, siyasal etkilerden uzak tutulmaları ve kendilerini güvenlikte hissetmeleri için bazı önlemler alınmıştır. Sözgelişi, kendileri istemedikçe, hastalık veya yüz kızartıcı bir suç işlemiş olma durumları dışında, Anayasa’da gösterilen yaştan önce işten çıkarılamazlar, emekliye ayrılamazlar.

Avukatlık genellikle serbest yürütülen bir meslektir. Avukatlar insanların hukuki sorunlarıyla uğraşırlar. Avukat kendisine başvuranın şikayetini dinler, gerekirse davanın açılması için yol gösterir, savunmayı hazırlar ve mahkemede yargıca yazılı ya da sözlü olarak sunar, davayı kovuşturur, gerekirse olay yerine gidip keşif yapan mahkeme heyetine katılır. Avukat olmak isteyen bir kimsenin hukuk fakültesini bitirdikten sonra bir yıl staj yapması gerekir. Staj süresinin yarısı mahkemelerde, yarısı tecrübeli bir avukatın yanında geçer. Eğitimini başarı ile tamamlayan bir avukat bir yazıhane açarak dava kabul etmeye başlayabilir. Bazı avukatlar kamu kuruluşlarında ve özel kuruluşlarda avukat veya hukuk müşaviri olarak görev alırlar. Her avukat, avukatlık mesleğini yürütmek için meslek üyelerinin çalışmalarını denetleyen bir kuruluş olan Türkiye Barolar Birliğine kaydolmak zorundadır. Avukatlık mesleğinde iş bulma olanağı; bulunulan bölgenin ekonomik ve toplumsal koşullarına ve avukatın yeteneklerine bağlıdır.

Bunun dışında, hukuk fakültesini bitirenler hukuk danışmanlığı, müfettişlik, hariciye meslek memurluğu gibi mesleklerde de iş bulabilmektedirler.

ÜNIVERSITELERIN HUKUK FAKULTELERI TABAN PUANLARI VE BASARI SIRALAMASI ICIN TIKLAYIN

Doktor Olmak İsteyenlere Tıp Fakültesi Tanıtım

Üniversite sınavlarına hazırlanan ve Tıp bölümünü seçmeyi düşünen adaylara bu meslek hakkında bilgileri, puanlarını ve mesleğin geleceği hakkında bilgileri derledik. İşte Tıp Bölümü –  Mesleği hakkında bilgiler :

Tıp Bölümü Tanıtımı:

İnsanların sağlığını koruma ve geliştirme, hastalık ve sakatlıklarını iyileştirme alanında çalışacak hekimleri yetiştirme ile ilgili eğitim ve araştırma yapılır. Tıp fakültesi diploması alan bir kimse pratisyen hekim ünvanını taşır. Bir pratisyen hekim, uzmanlık sınavında başarılı olduğu taktirde aşağıda belirtilen alanlardan birinde uzmanlaşabilir:

Programın Amacı: Tıp programının amacı, insanların sağlığını koruma ve geliştirme, hastalık ve sakatlıklarını iyileştirme alanında çalışacak sağlık personelini (hekimleri) yetiştirmek ve bu alanda araştırmalar yapmaktır.

Programda Okutulan Belli Başlı Dersler: Tıp programında eğitim süresi 6 yıldır. Bu fakültelerde öğretim “Tıp Doktorluğu” ve “Temel Tıp Bilimlerinde Lisans Eğitimi” olmak üzere iki düzeyde yapılır. Tıp doktorluğu düzeyi üç kademeden oluşur:

(1)Temel Tıp Bilimleri Önlisans Kademesi, öğretimin ilk iki yılını kapsar. Bu dönemde biyoloji, fizik, kimya dersleri ile anatomi, fizyoloji, mikrobiyoloji vb. temel tıp dersleri verilir.

(2) Klinik Bilimleri Yüksek Lisans Kademesi, öğretimin 3., 4. ve 5. sınıflarını kapsamakta ve bazı temel tıp bilimleri dersleri ile klinik, poliklinik gibi uygulama alanları ve gerekli laboratuvar çalışmalarını içermektedir.

(3) Öğretimin 6. yılını kapsayan Aile Hekimliği Kademesi, klinik ve poliklinik uygulamalarını içermektedir. Temel Tıp Bilimleri Lisans Eğitimi ise, Temel Tıp Bilimleri Önlisans Kademesini başarı ile tamamlayanlardan dileyenlerin devam edebilecekleri 2 yıllık bir eğitimdir. Bu dönemde, botanik, zooloji, anatomi, biyokimya, biyofizik, mikrobiyoloji vb. dersler okutulmaktadır.

Gereken Nitelikler: Tıp programında okumak ve doktor olmak isteyen kimselerin çok üstün bir akademik yeteneğe, kuvvetli bir dikkat ve belleğe; operatör olmak isteyenlerin ayrıca el-parmak becerisine sahip olmaları gerekir. Tıp eğitimi uzun ve yorucu bir eğitimdir. Bunun için kişinin bilime, özellikle biyoloji, fizik, kimya, anatomi ve fizyolojiye içten ilgi duyması, sabırlı ve azimli olması, meslekdaşları ve hastaları ile iyi iletişim kurabilmesi için hoşgörülü, insan sevgisi ve insanlara yardım isteği güçlü bir kimse olması gerekir. Tıp eğitimi uzun ve masraflı bir eğitimdir. Kişinin bu hususu göz önünde tutması gereklidir.

Tıp programında aşağıdaki diplomalar verilir.

Temel Tıp Bilimleri Önlisans Diploması: Temel Tıp Bilimleri Önlisans Kademesini başarı ile tamamlayanlara üniversiteden ayrıldıkları takdirde “Temel Tıp Bilimleri Önlisans Diploması” verilir.

Temel Tıp Bilimleri Lisans Diploması: Temel Tıp Bilimleri Önlisans ve Temel Tıp Bilimleri Lisans eğitimini başarı ile tamamlayanlara “Temel Tıp Bilimleri Lisans Diploması” verilir.

Klinik Bilimleri Yüksek Lisans Diploması: Klinik Bilimleri Yüksek Lisans Kademesini başarı ile tamamlayanlara “Klinik Bilimleri Yüksek Lisans Diploması” verilir.

Tıp Doktorluğu Diploması: Tıp Doktorluğu için öngörülen Temel Tıp Bilimleri Önlisans, Klinik Bilimleri Yüksek Lisans ve onları takip eden Aile Hekimliği kademelerini başarı ile tamamlayanlara “Tıp Doktorluğu Diploması” verilir. Tıp eğitimini bitiren bir kimsenin hekimlik yapabilmesi için Tabipler Odasına kaydını yaptırması zorunludur. Tabipler Odası yasası gereğince her 100 hekimin bulunduğu yerde bir tabipler odası açılır. Oda, hekimlerin çalışmalarını meslek yasasına uygunluğu yönünden denetler, onların haklarını korur. Doktorun çalışma koşulları genellikle ağırdır. Resmi bir sağlık kuruluşuna bağlı hekimlerin gündüz çalışmalarına ek olarak gece ve hafta sonu nöbetleri vardır. Ülkemizde hekim sayısı az olduğundan bir hekime düşen hasta sayısı da çok fazla olmaktadır. Muayenehanesi de olan hekimler günün her saatinde dolu demektir. Geceleri hastaya çağrılan doktor, mesleki sorumluluğu gereği gitmek zorundadır. Tıp doktorluğu diploması alan bir kimse “Pratisyen Doktor” ünvanını taşır. Tıp doktoru olan kimse, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı, TUS’ta başarılı olduğu takdirde, aşağıda belirtilen alanlardan birinde uzmanlaşabilir.

– Koruyucu Hekimlik Uzmanlık Dalları: 

– Halk Sağlığı Epidemiyoloji İşci Sağlığı ve Güvenliği
– Okul Hekimliği Askeri Sağlık Hizmetleri Hekimliği
– Spor Hekimliği
– Hava ve Uzay Hekimliği
– Deniz Hekimliği
– Hijyen ve Koruyucu Hekimlik
– Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji
– Aile Hekimliği

II- İyileştirici Hekimlik (Klinik) Uzmanlık Alanları: 

– İç Hastalıkları,
– Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz,
– Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji,
– Ruh Sağlığı ve Hastalıkları,
– Deri ve Zührevi Hastalıklar,
– Nöroloji (Sinir Sistemi Hastalıklar),
– Genel Cerrahi,
– Çocuk Cerrahisi,
– Ortopedi ve Travmatoloji (İskelet Sistemi Hastalıkları),
– Anesteziyoloji ve Reanimasyon,
– Kadın Hastalıkları ve Doğum,
– Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları,
– Göz Hastalıkları,
– Üroloji (Boşaltım Sistemi Hastalıkları),
– Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon,
– Hidroklimatoloji,
– Radyoloji,
– Göğüs Cerrahisi,
– Kalp ve Damar Cerrahisi,
– Beyin ve Sinir Cerrahisi,
– Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi

III- Laboratuvar Uzmanlık Alanları: 

– Biyokimya ve Klinik Biyokimya,
– Patolojik Anatomi, Tıbbi Farmakoloji,
– Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji.

IV- Akademik Uzmanlık Dalları: 

– Adli Tıp,
– Anatomi,
– Fizyoloji,
– Fizyopatoloji,
– Tıbbi Histoloji ve Embriyoloji,
– Tıp Tarihi ve Deontoloji,
– Tıbbi Genetik,
– Nükleer Tıp

İster uzman ister pratisyen olsun bir doktorun en önemli görevi toplumu ve kişileri her türlü hastalıktan korumak, bütün çabalara karşın sağlığı bozulan kimseleri tedavi etmektir.

Çalışma Alanları: Ülkemizin sağlık personeline, özellikle hekime ihtiyacı gittikçe artmaktadır. Hekim ve sağlık personeli sayısının yetersiz olması ve yurt düzeyinde dengesiz dağılımı yüzünden sağlık hizmetlerinde istenen gelişme sağlanamamaktadır. Ülkemizde her alanda yetişmiş hekime, özellikle pratisyen hekime büyük ihtiyaç vardır. ekimlerin %70’i uzman hekim olup ülkenin gelişmiş bölgelerinde toplandıkları göz önüne alınırsa az gelişmiş bölgelerde hekime olan gereksinme daha iyi anlaşılabilir.

ÜNİVERSİTELERİN TIP FAKÜLTESİ TABAN PUANLARI VE BAŞARI SIRALAMASI

Üniversitelerin Hangi Özellikleri Sorgulanmalıdır?

Tercihlerinizi yaparken “ne olmak, hayatta ne yapmak” istediğinizin sorusunu kendinize sormalı ve üniversiteleri de buna göre sorgulamalısınız. Bir üniversitede ne aradığınızı bilirseniz, tercihiniz de kolaylaşır. Ayrıca barınma durumuna ve iş bulma imkânlarına da dikkat etmelisiniz.
Yapacağınız tercihlerdeki ayrıntılar, size yeni ufuklar açabileceği gibi hiç beklemediğiniz bir ortamla karşı karşıya kalmanıza da sebep olabilir. “Üniversite olsun da, neresi olursa olsun!” düşüncesi yanlış adımların atılmasını doğurur. Kaybedilen yıllar, sonradan gitmeyi arzuladığınız bölümleri kazanamama, sevilemeyen meslekler, önünüze çıkan maddî sıkıntılar üniversite hayatınızın da sonu olur. Bu nedenle tercih yapmadan önce kendinize bazı sorular sormalı ve bunların cevaplarını vermelisiniz. Üniversite seçimi özellikle iş hayatının ilk yıllarında fazlasıyla gerekli olabilir.

Bir üniversite değerlendirilirken şu soruların cevaplarını aramalısınız;

-Bölüm bitirildiğinde istihdam imkânı nelerdir?

-İl içi tercih yapılacaksa, seçilecek bölümler hangi ilçede öğrenim veriyor?

-Üniversiteye ulaşım imkânları nasıl?

-Öğretim kadrosu nasıl? Yatay geçiş (bölümler arası geçiş) ya da çift anadal (2 bölümü aynı anda okumak) programları var mı?

-Yabancı dile hazırlık programları var mı?

-Vakıf üniversitesi tercih edilecekse (ücretli ise) ücretleri ne kadar?

-Burslu programını seçecekseniz bursların devam koşulları neler?

-Barınma ve burs imkânı sağlanabiliyor mu?

-Mezunlarına iş imkânı sağlamada ne derece etkili?

-Teorik eğitimle hayatındaki pratiği birleştirebilmiş mi? Türü soruların cevabını öğrenmeye çalışıp ondan sonra tercihler şekillendirilmelidir. Aksi takdirde kazanılan ve bitirilen bölüm, üniversite adaylarını hayal kırıklığına uğratabilir.

 

Nasıl Meslek Seçim Danışmanlığı Randevusu Alabilirsiniz..

PedagogSoru Sor

Not:
OkanBal.Com üzerinde yer alan yazılar ve paylaşımlar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmaz. Tanı ve tedavi için muhakkak ilgili uzmanlara başvurulmalıdır.